Haberler:

🎉 BaskalarinaHizmet.com 17. Yaşında! 🎉

Ana Menü

Basından

Başlatan Mordevrim, 14 Haziran 2009, 20:36:28

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

#30
153 Yolculu Yemen Uçağı Düştü

Yemen hava yolu şirketi Yeminia'ya ait Airbus 310 tipi yolcu uçağının Komor Adaları açıklarına düştüğü bildirildi.

Havayolu şirketinin yetkilisi, uçağın 142 yolcu ve 11 kişilik mürettebat taşıdığını belirtti.

Yetkili, Yemen'in başkenti Sana'dan Komor adalarının başkenti Moroni'ye giden uçaktaki yolcular arasında Fransızlar ve Komorlular olduğunu, hayatta kalan olup olmadığı hakkında ise henüz bilgi bulunmadığını kaydetti.

Komor Devlet Başkanı Yardımcısı İdi Nadhoim ise başkent Moroni'deki havaalanından Reuters ajansına yaptığı açıklamada, uçağın düştüğü yeri hala tam olarak bilmediklerini, ancak Komor Adalarını oluşturan Büyük Komor adasının Mitsamiouli kenti civarına düştüğünü tahmin ettiklerini belirtti.

Bu arada, Paris havaalanından bir sözcü, Yemenia'ya ait bir uçağın dün sabah Paris'ten havalanarak Yemen'e uçtuğunu, oradan da Moroni'ye hareket ettiğini bildirdi.

Öte yandan Afrika ve Madagaskar Havacılık Güvenliği ve Seyrüsefer Kurumu (ASECNA) temsilcisi İbrahim Kasım, Reuters ajansına yaptığı açıklamada, uçağın muhtemelen kıyıya 5-10 kilometre yaklaştığını, arama çalışmaları için sivil ve askeri botları seferber ettiklerini kaydetti.

Havaalanındaki bir BM yetkilisi de kontrol kulesinin uçakla iniş için temasa geçtiğini, ancak daha sonra bağlantının kesildiğini belirtti.





Kutsal Ahit Sandığı Bulundu Mu?

Hz. Musa'ya Tanrı'nın gönderdiği 10 Emir yazılı tabletlerin konulduğuna inanılan ve bugüne kadar binlerce filme, kitaba ve komplo teorisine konu olan "Ahit Sandığı" yüzyıllardan beri kayıp. Sandığın iyileştirici ve sonsuz güce sahip olduğuna, dünyanın sonundan az önce Mesih tarafından ortaya çıkarılacağına inanılıyor. Ancak binlerce yıl önce Kudüs'teki Süleyman Mabedi'nde saklanan sandık daha sonra kayboldu. Son olarak Ahit Sandığı'nın Etiyopya'da olduğu iddia edildi. İtalyan haber ajansı Adnkronos'a göre Etiyopya Ortodoks Patriği Abune Pauolos, bu hafta Vatikan'ı ziyaret etti ve Papa 16'ncı Benedict ile gizli bir görüşme yaptı. Patrik, açıklamasında "Onu bulduk. Sandığı gözlerimle gördüm. En kısa zamanda dünyaya açıklayacağız" diye konuştu. Yahudi kavimleri tarafından binlerce yıl önce Etiyopya'ya götürüldüğüne inanılan sandığın kısa süre sonra basına tanıtılacağı tahmin ediliyor Sandık Indiana Jones serisinin ilk filmi "Kutsal Hazine Avcıları"na da konu olmuştu. Filmde Nazi subayları sonsuz güç için sandığı arıyorlardı.




Çok Gizli Toplantının Katılımcıları

Dünyanın en zengin insanları arasında yer alan bir grup zenginin New York'ta gizlice biraraya gelmesi merak uyandırdı. Dolar milyarderlerinin, Mayıs ayı başında, New York Doğu Nehrine bakan Rockefeller Universitesi tesislerinde gizlice bir araya geldikleri ortaya çıktı. Bill Gates'ten Warren Buffet'e, George Soros'tan David Rockefeller'a, Ted Turner'dan Michael Bloomberg'e kadar birçok milyarderin katıldığı belirtilen toplantı ile ilgili katılımcılar ser veriyor sır vermiyor. Toplantıda, katılımcıların konuşulanlar ve katılım hakkında dışarda hiçbir şey konuşmama sözü verdikleri belirtiliyor. Gerçekleştikten 20 gün sonra duyulan toplantıya yakın kaynakların bunun "bağış ve hayırseverlik" konulu bir toplantı olduğunu belirtmelerine rağmen, olağanüstü gizlilik içinde yapılmış olması dikkat çekti.

Bu kadar önemli ismin kimin daveti ile biraraya gelebildiği ve bunun medyadan nasıl gizli tutulduğu esrarını koruyor. Toplantı, İrlandalı Amerikalıların web sitesi 'İrishCentral'da yer alınca deşifre oldu. Site, toplantı hakkında bilgisi olan bir kaynağa dayandırdığı haberinde, toplantının Rockefeller Üniversitesi kampüsünde Doğu Nehri manzaralı bir odada 5 Mayıs günü öğleden sonra gerçekleştirildiği kaydetti.

Forbes'un en zenginler listesi temel alındığında, katılımcıların 120 milyar dolarlık toplam serveti yöneten insanlar olduğuna dikkat çekiliyor. Rockefeller Üniversitesi sözcüsü Joseph Bonner, gazetecilerin ısrarlı soruları üzerine verdiği kısa bilgide, katılımcıların daha sonra Rockefeller özel rezidansında akşam yemeğine katıldıklarını söyledi.

Toplantıya katılan bazı isimler ile bu isimlerin Forbes Dünyanın En Zenginleri Listesindeki sıralamaları şöyle: Bill Gates (1), Warren E. Buffett (2), Michael R. Bloomberg (17), George Soros (29), Eli Broad (93), Oprah Winfrey (234), David Rockefeller Sr. (305), Ted Turner (376), Peter G. Peterson (430), Julian H. Robertson Jr. (559) ve John Morgridge (647).


http://www.netpano.com/haber/3396/%C3%87ok/Gizli/Toplant%C4%B1n%C4%B1n/Kat%C4%B1l%C4%B1mc%C4%B1lar%C4%B1





CIA Başkanı: Cheney, ABD'ye Yeniden Saldırı İstiyor

CIA Başkanı, Cheney'nin Barack Obama liderliğindeki yeni Amerikan yönetiminin politikalarını boşa çıkaracak bir terör saldırısından memnuniyet duyacağını ifade etti. Panetta, Obama yönetiminin terörizm konusuna yaklaşımını eleştiren Cheney için, "Haklı olduğunu kanıtlamak için neredeyse ülkesine yeniden saldırılmasını istiyor.'' dedi. Leon Panetta, New Yorker dergisinin 22 Haziran'da yayımlanacak sayısı için verdiği demeçte, Dick Cheney'nin ulusal güvenlik konusunda "sudan bile kan kokusu aldığını" söyledi. Panetta, Cheney'nin tehlikeli bir siyaset yürüttüğünü kaydetti. Cheney, Obama'nın politikalarıyla ilgili olarak "Amerikan halkını hedef alacak yeni bir saldırı riskini artıracak tercihlerde bulunuyor." ifadelerini kullanmıştı.

George W. Bush döneminde ABD başkan yardımcılığı yapan Dick Cheney'nin Barack Obama liderliğindeki yeni Amerikan yönetiminin politikalarını boşa çıkaracak bir terör saldırısından memnuniyet duyacağı ifade edildi. Amerikan Merkezi Haberalma Örgütü (CIA) Başkanı Leon Panetta, Obama yönetiminin terörizm konusuna yaklaşımını eleştiren Cheney için, "Haklı olduğunu kanıtlamak için neredeyse ülkesine yeniden saldırılmasını istiyor.'' dedi. Panetta, New Yorker dergisinin 22 Haziran'da yayımlanacak sayısı için verdiği demeçte, Dick Cheney'nin ulusal güvenlik konusunda "sudan bile kan kokusu aldığını" söyledi.

Eski ABD Başkan Yardımcısı Cheney, birçok kez, Obama'nın, ABD'yi daha az güvenli duruma getirdiğini savunmuştu. Yeni Amerikan yönetimini ülkeyi zayıflatmakla suçlayan Cheney, Barack Obama'nın politikalarıyla ilgili olarak "Amerikan halkını hedef alacak yeni bir saldırı riskini artıracak tercihlerde bulunuyor." ifadelerini kullanmıştı.

CIA Başkanı Panetta ise Cheney'nin ifadelerine tepki göstererek, "Alt satırını okuduğunuzda kendini haklı çıkarmak için neredeyse ülkeye yeniden saldırılmasını istiyor gibi. Bunun tehlikeli bir siyaset olduğunu düşünüyorum." dedi.

Cheney, geçen ay yaptığı bir konuşmada da Obama'nın terörle mücadele politikasını eleştirerek, ABD Başkanı'nı "düşüncesiz" olmakla suçlamıştı. Cheney, kendi hükümetleri döneminde yapılan ve Obama yönetiminin "işkence" kabul ettiği sorgulama tekniklerini savunarak, söz konusu işkence metotlarını yasaklamasının "doğruculuk örtüsü altına gizlendiğini ve son derece akılsızca olduğunu" söylemişti. Bush dönemi Başkan Yardımcısı Cheney, Barack Obama'nın Guantanamo Üssü'nü kapatma kararına da tepki göstermişti. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ise katıldığı bir televizyon programında "Cheney'nin ABD'nin güvenliğinin nasıl sağlanacağına yönelik yargısının hata- lı olduğunu düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Dick Cheney hakkında geçtiğimiz günlerde çarpıcı iddialar da ortaya atılmıştı. CIA'e yakınlığı ile tanınan Amerikalı gazeteci-yazar Wayne Madsen, 2005 yılında bombalı bir saldırı sonucu hayatını kaybeden eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri'yi Cheney'nin emrindeki bir suikast timinin öldürdüğünü ileri sürmüştü.



YILDIRIM HABERLERİ


İstanbul'da yıldırım dehşeti

Gülhane parkında hafta sonu gezisine çıkan "Yıldırım" ailesinin yakınına düşen Yıldırım, anne Hülya Yıldırım, baba İrfan Yıldırım'ın yaralanmasına yol açtı.

2 kişi Haseki hastanesinde tedavi altına alına. Baba İrfan Yıldırım'ın vücudundaki yanık yarasının ciddi olduğu öğrenildi.

Ailenin 3 yaşındaki çocukları Kerem Yıldırım'ın durumu ise iyi.

Kaynak: Haber 3

Tarih: 16:35:04 28.06.2009

--------------

Danışment köyündeki ormanlık alanda hayVanlarını otlatan Muhsin Yıldırım'a (35) yıldırım isabet etti. Yıldırım, olay yerinde hayatını kaybetti.

Muhsin Yıldırım'ın cesedinin, hayVanların köye yalnız dönmesinden şüphelenen ailesinin ormanlık alanda yaptığı arama sonucu bulunduğu bildirildi.

--------

Hindistan'da yıldırım 35 can aldı


Kaynak: Haber 3

Hindistan'da yıldırım çarpmaları sonucu 35 kişi yaşamını yitirdi.

Yetkililer, ülkenin batısındaki Bihar eyaletinde 6'sı çocuk 18 kişinin, Jarkhand eyaletinde ise 2'si çocuk 17 kişinin dün yıldırım çarpmaları nedeniyle öldüğünü açıkladı.

Hindistan'da yıldırım çarpmalarında yaralanan 12 kişinin de hastanelere kaldırıldığı ifade edildi.

-----------

Tokat'ta yıldırım düşmesi sonucu bir anne hayatını kaybederken, kızı ağır yaralandı.

Haber Tarih : 27 Haziran 2009, 17:54
Yıldırım can aldı.Tokat'ta yıldırım düşmesi sonucu bir anne hayatını kaybederken, kızı ağır yaralandı.Edinilen bilgiye göre, Tokat merkeze bağlı Şehitler Yaylası'nda Adana'dan kırım için gelen orman işçilerinin üzerine piknik alanında yıldırım düştü. Meydana gelen gürültüyle birlikte panik yaşanırken, Meral Biçer (39) ile kızı Sinem Biçer (15) yerde baygın vaziyette bulundu. İlk önce korkudan bayıldıkları sanılan anne ile kızının ayaklarındaki yaradan yıldırım çarptığı anlaşıldı. Yakınları tarafından bir araca bindirilen anne ve kızını yolda 112 Acil Yardım ekipleri karşılayarak ambulansa aldı.

Tokat Devlet Hastanesi'ne getirilen Sinem Biçer, kalp masajı yapılarak tedavi altına alındı. Hastaneye getirilirken yolda hayatını kaybeden anne Meral Biçer ise sedye ile hastaneye alınırken, yakınları sinir krizi geçirdi.

Durumu ağır olan genç kız, ambulansla Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne sevk edildi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

İHA

------------

Bingöl'de yıldırım can aldı

18 Haziran 2009 / 23:48Merkez Göltepesi köyünün Körtufan mevkiindeki tarlasında çalışan Mehmet Kömürkuru'nun (55) bulunduğu bölgeye yıldırım düştü.

Yıldırım çarpması sonucu olay yerinde yaşamını yitiren Kömürkuru'nun cesedi, otopsisi yapılmak üzere Bingöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

AA

---------
Tarih: 16:35:02 28.06.2009

Sivas'ın Gürün ilçesinde, yıldırım isabet etmesi sonucu bir kişi hayatını kaybetti.

İlçeye bağlı Yeşildere köyünde Saffet Tatar (18), kardeşleriyle birlikte köy yakınlarındaki arazide gezintiye çıktı. Tatar, tuvalet ihtiyacını gidermek için kardeşlerinin yanından ayrıldığı sırada bölgeye yıldırım düştü.

Yıldırım çarpması sonucu ağır yaralanan Saffet Tatar, kaldırıldığı Gürün Devlet Hastanesinde öldü.

-----------

Giresun'un Dereli ilçesinde üzerine yıldırım düşen çocuk öldü.


Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Kızıltaş köyü Aşlama Yaylası'nda, ailesine ait koyunları otlatan Nevriye Yılmaz'ın (14) üzerine yıldırım düştü.

Yılmaz, olay yerinde hayatını kaybetti.


Etiketler: giresun dereli yıldırım şimşek çarpma ölüm

AA


Üniversite çatısına yıldırım düştü 
 
Abant İzzez Baysal Üniversitesi İktisat Fakültesi çatısına yıldırım düştü. Yıldırm sonrası çatı yanmaya başladı. 
 
 
 
Alevler içerisinde kalan çatıya Bolu Belediyesi itfaiye ekipleri müdahale ediyor. (CİHAN)
 
---------

Asiye'nin hayallerine yıldırım düştü     
 
 
 
A.A 26 Haziran 2009
 
 
 
 Haberler Anında Cebinizde Hürriyet Mobil
 
 Haberler Anında Bilgisayarınızda Haber Alarmı
 
 Haber Kaçırmaya Son Hürriyet Mind
 
 Sitene Haber Ekle Kazan Bumerang
 
Bursa'nın Yenişehir ilçesine bağlı Akçapınar köyünde, yıldırım düşmesi sonucu, annesiyle birlikte hayatını kaybeden lise öğrencisi Asiye Ünsal'ın (18), rehber öğretmen olmak istediği ve bu hedefi doğrultusunda ÖSS'ye için girdiği öğrenildi.
 

Gregorsamsa

#31
İngiliz Times gazetesinin İtalyan ANSA ajansına dayandırdığı haberde, İtalya'nın Bolzano-Bozen bölgesinde yaşayan emekli Johanna Ganthaler'in, Brezilya'da eşiyle birlikte tatil yaptığı ve 31 Mayısta Rio de Janeiro havaalanına geç kalarak düşen Air France uçağını kaçırdığı belirtildi.

Çiftin, kazadan bir gün sonra Rio'dan kalkan bir uçak bulmayı başardığı, ancak daha sonra Avusturya'nın Kufstein bölgesinde trafik kazası geçirdiği kaydedildi.

Yoldan çıkan araçlarının karşı yönden gelen bir kamyonun altına girdiği kazada, Johanna Ganthaler'in yaşamını yitirdiği, kocasının ise ağır yaralandığı ifade edildi.

9 Haziran 2009

...........

S: (L) Sorusu olan ? (J) Air France uçağının harap olmasına ne sebep oldu ?
C: Tunguska ' dakine benzer kometsel patlama, daha yükseklerde ama biraz daha küçüğü.

S: (L) Biz de başlamadan önce aynı şeyi söyledik. Benim söylediğim buna benzer bir şeydi, her ne kadar çevremde "bu imkansız!" diyerek beni bu düşünce konusunda şüpheye düşürenler olsa da. (Ark) Hayır. (L) Evet. (Ark) İhtimal dahilinde değil dedim (L) Ehh , sen bu ihtimal sıfır dedin ve ben de bu ihtimal sıfır degil dedim. (A) Bizim karşılaşmamız ihtimali sıfırdı! [ç.n. sanırım Laura ve Ark' ın tanışmasını kastediyor] (An__) Peki yetkililer bunu biliyor ve bunu örtbas etmeye çalışıyorlar mı ?
C: Bazıları.

S: (J) Nasıl bir gidiş (ölüm) şekli bu... öyle aniden (L) Ama sanıyorum ihtişamın parlak kıvılcımları içerisinde gitmeyi seçtiysen yolu budur. (Ar__) En hızlı yolu bir de.
C: 5. Yoğunluğa bir bilet doğal olarak! Onlar bu gidişi belirli bir seviyede seçmişlerdi.[/size=3] Ölümün (ölünün) mutlu kabul edileceği günler gelecek. [ç.n. sanırım ölümün mutlu bir son, kurtuluş kabul edileceği korkunç günler gelecek anlamında bir cevap]
 

rinda

#32
İsrail'de dünyanın ilk "kendini sulayan" bitkisi keşfedildi

A.A.

İsrail'de Negev çölünde dünyanın ilk "kendisini sulayan" bitkisi keşfedildi.

İngiliz Daily Telegraph gazetesinin haberinde, İsrailli bilim adamlarının keşfettiği bitkinin, benzerlerinden 16 kat daha su fazla muhafaza ettiği ve kendisini etkili biçimde sulamak için yegane bir kabiliyet geliştirdiği bildirildi.

Terlemeyle oluşan su kaybını durduran küçük yapraklı diğer çöl bitkileriyle karşılaştırıldığında bir metre genişliğinde dev yapraklara sahip olduğu görülen bitkinin bu yapraklar sayesinde kendisini sulayabildiği belirtildi.

Bilim adamları, bitkinin dev yapraklarında, suyun akabileceği mikroskobik kanallar olduğunu, yapraklardaki kabarık çizgilerin, bitkinin terlemesini durdururken suyun yavaşça ve doğrudan bitkinin içine akmasını sağladığını söylediler.

Hayfa-Oranim Üniversitesi'nde Bilim Eğitim-Biyoloji bölümünde görevli bilim adamları, bitkinin yapraklarının, küçük bir sulama sistemi gibi görev yaptığını belirtirken, araştırma ekibinin lideri profesör Gidi Ne'eman, dünyadaki çöllerde bu şekilde başka bir bitki olduğunun bilinmediğini kaydetti.

Gidi Ne'eman, bitkinin yapraklarındaki derin ve geniş çukurların, yağmur suyunu, bitkinin derindeki köklerini çevreleyen zemine doğru yönlendiren, dağlardaki gibi bir sistemi yarattığını belirtti.
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

rinda

#33
Sezaryenda büyük tehlike

Sezaryenla doğumda çocukların tüm hayatını etkileyecek büyük bir tehlike ortaya çıktı.


İsveç'te yapılan bir araştırma, sezaryenle doğan çocukların DNA'larında değişim yaşandığı sonucunu verdi.

İsveçli doktorların, kadınların gittikçe daha çok tercih ettiği sezaryenle doğum konusunda yaptıkları araştırmaya göre, bu yöntemle doğan çocuklar ileride sağlık açısından sorunlar yaşıyor.

Karolinska Enstitüsünde yapılan araştırma, sezaryen yönteminin neden olduğu genetik yapıdaki değişimin şeker, kanser ve astım hastalıklarının görülme riskini artırdığını ortaya koydu.

Araştırma sırasında normal doğumla dünyaya gelen çocuklar ile sezaryenle dünyaya gelen çocukların kordon bağından alınan kan örnekleri laboratuvar ortamında tahlil edildi. Her iki gruptaki çocukların kanlarında bulunan al yuvarlarda farklılıklar olduğu, bu farklılığın da DNA'larda değişime neden olduğu belirlendi.

Doktorlar, bu değişimi, doğum sırasında bebeklerin yaşadığı strese bağladı. Normal doğumda bebeğin yaşadığı stres, doktorların olumlu olarak niteledikleri ağırdan başlayıp artan bir stres olurken, sezaryenle yapılan doğumlarda bebeklerin yaşadığı ani stres olumsuz olarak değerlendirildi.

Araştırmaya katılan doktorlardan Prof. Dr. Michael Norman, doğum ve stresin bebeğin DNA yapısı ve bağışıklık sistemi açısından önemine vurgu yaparken, "Doğum sırasında bazı genler aktif, bazı genler pasif hale geliyor. Doğumdaki stres de bunu etkilediği için sezaryenle doğan bebeğin DNA'sı değişiyor. Araştırmalarda, sezaryenle doğan bebeklerde DNA değişiminden dolayı bu bebeklerin kanser, şeker ve astıma yakalanma olasılıklarının daha yüksek olduğu ortaya çıkıyor" dedi.

Batı dünyasında sezaryenle doğumların arttığına dikkati çeken Norman, ileride çocukların karşılaşabileceği hastalıkların dikkate alınmasını istedi ve "Bu konuda daha dikkatlı olunsun. Sezaryenle doğum tamamen tehlikesiz görünmesin" dedi.
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Tiversonus

#34
"Manyetik Firtinalar" Iki Uçagin Düsmesine Neden Olduktan Sonra, Rusya Uçus Degisiklikleri Yapiyor


By: Sorcha Faal

 

Bugün Kremlin'de dolasan raporlar Rus Hava Kuvvetleri Komutanlarinin asagidaki bölgelerde ve bu bölgelerin etrafindaki uçuslar sirasinda kendi uçaklarina "asiri dikkat" göstermeleri uyarilarini yayinladigini söylüyor. Bu bölgeler: Enlem 17 Kuzey [Kuzey Atlantik Okyanusu] Enlem 3 Güney [Güney Atlantik Okyanusu]'den Enlem 8 Kuzey [Hint Okyanusu] Enlem 19 Güney [Hint Okyanusu] olarak tanimlanan bölge, 45 Bati, 33 Bati, 46 Dogu ve 33 Dogu ve Afrika Tektonik levhasinin büyük kismini kaplayan bölge.

 

Bu raporun bildirdigine göre bu benzeri görülmemis uyarinin nedeni, Afrika Tektonik Levhasindan yayilan "jeomanyetik firtinalar"in hizli olusumlaridir; bu firtinalar siddetleri nedeniyle geçen ay iki büyük yolcu uçaginin düsmesine neden oldu.

 

Bu fenomenle düsen ilk uçak Air France yolcu uçagi. Bu raporlar 1 Haziran'da Air France yolcu uçaginin Afrika Tektonik Levhasinin bati sinirina yakin olan Brezilya'nin Fernando de Noronha Adalarinin yakininda bu jeomanyetik firtinalardan biriyle karsilasinca "tamamen parçalandigini" bildiriyor.

 

Afrika Tektonik Levhasinin dogu sinirinda ikinci uçak bugün düstü, bu jeomanyetik firtinalardan bir digeri gökyüzünden hizla çarparken Hint Okyanusundaki Comoros Adasina gitmekte olan Yemen Havayollarina ait bir uçak düstü.

 

Afrika Tektonik Levhasi içinde gerçeklesen felaket olaylariyla ilgili, bu, Etyopya'da olusan "yeni okyanus" raporuyla bir yildan fazla bir süredir bilinmekteydi, bunu Nature Haber Servisinin raporundan okuyabiliriz:  [http://news. softpedia. com/news/ New-Ocean- Forming-In- Ethiopia- 94628.shtml]

 

"Bir okyanusun dogumu en büyük tarihi ölçeklerde çok nadir bir fenomen olmasina ragmen, jeofizikçiler su siralar bu tür bir olayi deneyimliyorlar. Daha da göz kamastirici olan, bu Dünya'nin en barinilmaz ve kurak bölgelerinden birinde, Etyopya'daki Afar Çukuru'nda gerçeklesiyor.

 

Afrika kitasi Dogu Afrika Çatlagi olarak bilinen bölge boyunca eski bir gömlegin kolu gibi dikislerini söküp kendisini ayiriyor. Dogu Afrika Çatlagi Kizil Denizin güney ucunda basliyor, Eritrea, Etyopya, Kenya, Tanzanya ve Mozambik'ten geçiyor. Dünya'nin yüzeyinin altindaki erimis lav, onu sürekli iterek inceltiyor ve en sonunda kirip yirtarak ayiracak."

 

Batili bilim adamlari bu yeni okyanusun olusumunun milyonlarca yilda tamamlanmasinin olasi olmadigini beyan etse de, Rus bilim adamlari, su anda benzeri görülmemis Derin Solar Minimum nedeniyle Dünyamizin parçalara ayrilma veya henüz açiklanmamis, bazi arastirmacilarin gizemli Gezegen X (kadim insanlarin Nibiru, Hristiyan Incilinde Wormwood denen gezegen) dedikleri, Günes Sistemimizin en distaki menzilinden yayilan asiri güçlü, yerçekim kuvveti nedeniyle "tam bir kutup tersine dönüsüne" yakinlasma tehlikesinde oldugunu belirtiyor.

 

Rus bilim adamlari, Bati'nin insan yapimi Küresel Isinma "obsesyonu"nun kendi insanlarindan sadece Dünya'mizin degil, Günes Sistemimizdeki tüm gezegenlerin su anda hizli isinmaya maruz kaldigi gerçegini saklamak için kasten tasarlanmis bir propaganda oldugu konusunda uyariyor. Diger gezegenlerdeki isinma tüm süphelerin ötesinde Rusya'daki St. Petersburg's Pulkovo Astronomical Observatory'de uzay arastirma baskani Doktor Bilimadami Habibullo Abdussamatov tarafindan 2007'de Mars'in buz tabakalarinin önceki 3 yilda esi görülmemis hizda erimekte oldugunun bulgularini yayinladiginda kanitlandi.

 

Ve, Batili haber sitelerindeki "Jüpiter'de iki kirmizi noktanin kaynasmasi, Neptün'ün en büyük ayi Triton'da isinmanin kaniti, "bilim adamlarini sasirtan" Pluto'daki isinma ve elbette Mars'taki dökümante edilen isinma trendi" haberlerinin hepsi tüm günes sistemindeki artan solar aktivitenin ikna edici kanitini gösteriyor.

[http://www. globalwarminghys teria.com/ blog/2007/ 3/8/jupiter- neptune-pluto- and-mars- are-all-warming. html]

 

Afrika Tektonik Levhasinin su andaki istikrarsizligi ile ilgili raporlarin en ürpertici kismi, Rus bilim adamlarinin bu bölgeye uygulanacak yeterince güçlü yerçekimi kuvvetinin [Dünyamizin Gezegen X türünde bir kütlenin çekimine mazur kalmasi gibi] bu levhanin Atlantik ve Hint Okyanuslari ile dolmasina, su anda Afrika Kitasi olarak bilinen kitayi tamamen kaplamasina neden olacagini belirtmesidir. Buna karsilik olarak Atlantik Okyanusunun ortasindaki kadim insanlarin Atlantis Kitasi dedikleri kita ve Hint ve Pasifik Okyanuslarindaki Lemurya'nin yükselmesine neden olacak.

 

Su andaki bu olaylarin 20 nci yüzyilin en ünlü Amerikali kahini Edgar Cayce tarafindan kehanet edilmesini not etmek ilginçtir. Cayce Dünyamizin su andaki çaginin sonunda Atlantis ve Lemurya'nin tekrar okyanus üzerine yükselecegini söylemisti.

 

Yakinda gerçeklesecek olan felaketsel Küresel olaylarla ilgili gerçeklere kör kalan Batidaki insanlar var, 1950'de Rusya dogumlu Amerikali bagimsiz arastirmaci Immanuel Velikovsky Dünya'nin tarihinin gerçeklerini anlattigi, gelmekte olan olaylar için insanligi uyarmaya çalistigi Çarpisan Dünyalar kitabini yayinlatmak için basvurdugu 8 ABD yayincisi tarafindan geri çevrildi. Kitapta sunlar var:

 

Dünya Gezegeni hem insanligin kayitli tarihinde hem de bunun öncesinde küresel ölçekte dogal felaketlere maruz kaldi.

 

Jeolojik kayitlarda ve arkeolojik kayitlarda bu felaketlerin kaniti vardir.

 

Birçok türün yok olmasi felaketsel olarak gerçeklesti, Darwin teorisinin anlattigi gibi kademeli olarak degil.

 

Insanligin hafizasinda gerçeklesmis olan felaketler tüm kadim kültürlerin ve uygarliklarin mitlerinde, efsanelerinde ve yazili tarihlerinde kayitlidir.

 

Velikovsky birçok kültürün rivayetlerinde iddia edilen uyumluluklara isaret etti ve bunlarin ayni gerçek olaylardan söz ettigini ileri sürdü.

 

Örnegin, tufanin anisi Ibrani Incilinde, Yunan Deucalion efsanesinde ve Hindistan'in Manu efsanesinde kayitlidir.

 

Velikovsky, bu aslina uygun kayitlarin mitler ve efsaneler olarak görüldügü bir mekanizma olarak "Kültürel Hafiza Kaybi" psikoanalitik fikrini ortaya çikardi.

 

Bu dogal felaketlerin nedeni Dünya ve günes sistemindeki diger gezegenler arasindaki yakin karsilasmalardi – Satürn, Jüpiter, Venüs ve Mars insan hafizasinda farkli yörüngelerde hareket ediyordu.

 

Günes sisteminin konfigürasyonundaki degisiklere neden olan göksel mekanikleri açiklamak için, Velikovsky elektromanyetik kuvvetlerin yerçekimi ve yörüngesel mekaniklere karsi koyma büyük rolünü oynayabilecegini düsündü.

 

Ve, Velikovsky ortalama Batililari bunlarla ilgili uyarirken, ayni seyi geçen 8 ayda $60 trilyonu halkindan yagmalayan liderler yapmiyor. Bu liderler en basit gerçekleri bile bilmemeleri için insanlarin entelektüel seviyelerini düsünme planlariyla, kendi vatandaslarini terörize ederek herkesin sürekli korku içinde yasamasini sürdürüyorlar.




Pınar

#35
Haziran ayı boyunca çizilen çemberlerin bu konu ile bir ilgisi olabilir mi? Afrika'nın/ Nil'in en eski dilini kullanmaları, onların sembolleri ile anlatımlar, kuzey ve güneye çekilen dikkat, yeniden doğumu anlatan çember, her olasılığa karşı ayakta kalan hayvanlar...Ne dersiniz?
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Pınar

#36
Bu sabah okyanusa gömülen uçakta mucize kurtuluş!

Yemen havayolu şirketi Yeminia'ya ait Airbus 310 tipi yolcu uçağı Hint Okyanusu'ndaki Komor Adaları açıklarında düştü. Enkazına ulaşılan uçaktaki 153 kişiden bazılarının cesedi bulundu. Yolculardan birinin sağ olarak kurtulduğu açıklandı. Uçağın elverişsiz hava koşulları nedeniyle düştüğü sanılıyor.

Yemen Sivil Havacılık yetkilisi Muhammed Abdülkadir, gazetecilere yaptığı açıklamada, Komor Adalarının başkenti Moroni'nin yaklaşık 16-17 mil açıklarında su üzerinde bazı cesetlerin ve yakıt izinin görüldüğünü belirtti.

Fransa, kaza bölgesine 2 gemi ve bir uçak göndereceğini açıkladı. Fransa havacılık dairesinden bir yetkili de uçakta 66 Fransızın bulunduğunu ifade etti.

Yemen'in başkenti Sana'dan Moroni'ye giden, 142 yolcusu ve 11 kişilik mürettebatı olan uçak Hint Okyanusu'na düşmüştü.

Havaalanındaki bir BM yetkilisi kontrol kulesinin uçakla iniş için temasa geçtiğini, ancak daha sonra bağlantının kesildiğini belirtmişti.

Neden: Elverişsiz hava koşulları

Bu arada Yemen hava yolu şirketi Yemenia'ya ait Airbus 310 tipi yolcu uçağının havaalanına inmesinin beklendiği sırada hava koşullarının elverişsiz olduğu bildirildi.

Komor Adaları'nın başkenti Moroni'deki uluslararası havaalanının müdürü Hadci Madi Ali, uçağın yerel saatle 01.30'da inmesinin öngörülüğünü, uçak beklendiği sırada sert rüzgarların estiğini belirtti.

Fransa: 'Kaza uçakla ilgili değil'

Fransa Ulaştırma Bakanlığı da yaptığı açıklamada kazanın uçakla ilgili olmadığını söyledi.

Bugün düşen Yeminia'ya ait Airbus 310 tipi uçak, bu ay içinde okyanusa düşen ikinci Airbus.

Fransa Havayolları'na ait Airbus A330-200 de haziran ayı içinde Atlas Okyanusu'na düşmüş ve 228 kişi yaşamını yitirmişti.

30 Haziran 2009
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Tiversonus

#37
Türban takmadı diye kızını öldürdü

26/06/2009

Almanya'da insanın kanını donduran cinayet



 

MUNICH - 15 yaşındaki Büşra, babasının zorlamalarına rağmen türban takmaya karşı çıktı. Dönerci baba, Büşra uyurken onu defalarca bıçaklayıp kaçtı

Almanya, insanın kanını donduran bir cinayete sahne oldu. Bavyera eyaletinin Türklerin yoğun olarak yaşadığı Schweinfurt kentinde dönercilik yapan 45 yaşındaki Mehmet Ö., kızı Büşra'yı (15) gece uykusunda bıçaklayarak öldürdü. Alman basınının haberlerine göre, çevresinde muhafazakar yapısıyla tanınan Mehmet Ö., eşi ile kızları Hatun (23), Gülsün (20) ve Büşra'ya başörtüsü takmayı zorunlu kılmıştı. Ancak daha rahat bir yaşam tarzını benimseyen Büşra ile babası arasında sık sık tartışmalar yaşanıyordu. Bu nedenle Büşra, alt katlarında oturan dedesi ve babaannesinde kalmaya başladı. Çarşamba gecesi 03.30'da elinde bıçakla alt kata inen Mehmet, oturma odasındaki koltukta uyuyan kızını defalarca bıçakladıktan sonra kaçtı.


Okul arkadaşları yasta

Dedesinin hemen ambulans çağırmasına rağmen, ekipler eve ulaştıklarında Büşra'yı ölü olarak buldular. Polis kısa süre içinde Mehmet'i evin yakınlarında yakaladı. Sorgusunda cinayeti kabul eden Mehmet, kızını "İslam yolundan gitmediği için öldürdüğünü" söyledi. Polis sözcüsü Karl-Heinz Schmitt, Mehmet Ö.'nün ifadesinde gayet soğukkanlı olduğunu da belirtti. Cinayet haberi Büşra'nın evinden birkaç yüz metre uzaktaki okulunda da şok etkisi yarattı. 10'uncu sınıfa giden Büşra'nın sırası fotoğraflarıyla süslenirken, öğrencilere psikolojik destek verilmesi için okula uzmanlar gönderildi. Bild gazetesine konuşan sınıf arkadaşları "Hip hop dinlemeye bayılırdı. Neden kimse bu cinayete engel olmadı" diyerek isyan etti. Mehmet Ö.'nün işyerindeki komşuları, zanlıyı "Arkadaş canlısı" biri olarak nitelerken, aile üyeleri şoka girdiği için ifadeleri alınamadı. (Vatan Gazetesi)


Yorum: Dinler kontrol aracı olmuşlardır, dini ritüeller ile destek vermemiz, bizi de sorumlu yapacaktır. Gerçek din, yaşamın kendisidir.

Tulu

#38
benimde kanım dondu.böyle insanların dinle alakası yoktur
sadece formalitedir inanclı ve vicdanlı ınsan bir karıncayı bile ezemez
bu olay çok başka bir şey
 

Tiversonus

#39
İmam Gazali'nin Kimya_i Saadet'ini okudum geçenlerde ve sanırım o da asılmıştı. İşte peygamberler "bilgi" getirmişler insanlara ve diğer egolar bunları hep tahrif etmişler. Bilgisizliğin olduğu her yerde bunlar oluyor. Sistem ise "para kazanma" üzerine toplumsal değer oturtmuş, bilgili olmak geçer not olmuyor toplumda. İşte Gazali'nin başına gelenin bir benzeri.

rinda

#40
Güneşte inanılmaz patlama     
 
 
 
 6 Temmuz 2009
 
 
 
Rusya'nın "Koronas-Foton" uydusunun "Tesis" gözlemevi Güneş'te 4 Temmuzda son bir yılın en büyük patlamasını tespit etti.

Ria Novosti haber ajansına göre, 2008 yılı mart ayından bu yana Güneş'te meydana gelen en büyük patlama 11 dakika sürdü. Patlama sonucunda yayılan röntgen ışınlarının GOES ölçeğine göre C 2,7 şiddetinde olduğu bildirildi.

Güneş'te meydana gelen patlamalar yaydıkları röntgen ışığı şiddetine göre A, B, C, M ve X Latin harfleriyle belirtilen 5 sınıfa ayrılıyor. A 0.0 olarak belirtilen en düşük şiddetli patlama, Yer yörüngesinde 1 metre kareye düşen 10 nanovat ışına karşılık geliyor. Patlamanın şiddetine göre belirlenen her bir kademe artışında metre kareye düşen ışın miktarı 10 kat artıyor. Güneş etkinliğinin yoğun olduğu 2003 yılı ekim ayında X 17 olarak belirtilen 1 milyon nanovat şiddetinde patlamalar kaydedildi.

Uzmanlar, 4 Temmuz 2009'de Güneş'in güney yarımküresinde meydana gelen patlamanın 2008 yılı 25 Martında meydana gelen M 1,7 şiddetindeki patlamadan sonra en büyük patlama olduğunu belirtiyor.

Güneş etkinliğinin 2009 yılı mart ayından bu yana artan hızda yükseldiği ve bunun önemli belirtilerinden olan lekelere bakılırsa bu etkinlik daha da artacak.
Güneş ve uzaydaki hava durumunu gözlemleyecek ve Güneş'in fiziki yapısı hakkındaki güncel sorulara cevap arayacak "Koronas-Foton" uydusunun "Tesis" gözlemevi 30 Ocak 2009'da Rusya'nın Plesetsk uzay üssünden "Tsiklon-3" füzesiyle uzaya gönderildi. "Koronas-Foton" projesi Moskova Fizik Mühendislik Astrofizik Enstitüsü tarafından yönetiliyor.

"Koronas" uyduların ilki "Koronas-I" 1994-2001, ikincisi "Koronas-F" ise 2001-2005 yıllarında göreve gitti.

Güneş'in çapı Dünya'nın 103 katı, kütlesi ise Dünya'nınkinin 332 bin 946 katı.
 
Kaynak: hürriyet.com
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Pınar

#41
Haziran'ın 26'sında hayata veda eden Michael Jackson'ın 10 gün geçmesine rağmen hala gömülmemesi özellikle sanatçının hayranları tarafından tepkiyle karşılanırken, CNN International'da yayınlanan bu görüntü tartışmaları alevlendirdi.

Geçen hafta CNN'de canlı yayınlanan programda Michael Jackson'ın abisi Jermaine Jackson Larry King'e kardeşinin beklenmeyen ölümü nedeniyle röportaj veriyor. Röportaj sırasında Michael Jackson'ın evim dediği ve çok sevdiği Neverland'ın içi izleyicilere tanıtılıyor. Görüntünün 28. saniyesinde koridorda siyah bir karartı geçiyor.

http://video.haberturk.com/Video.aspx?v_ID=39272&k_A=haberturk

Bazı izleyiciler bunun oradan gecen birinin gölgesi olduğunu iddia ederken, bazıları ortamda bulunan ışığın açısı, bir gölgenin üç boyutlu olamayacağı, karartının boşlukta hareket ettiğini oysa gölgenin bir duvar ya da zemin üzerinde hareket edebileceği, karartının yere yansıması olduğunu fakat gölgenin yansıması olamayacağı gibi nedenlerle karartının gölge olduğu iddialarına karşı çıkıyor.

Bazıları görüntünün montaj olduğunu iddia ederken diğer izleyiciler programın canlı olarak yayınlandığını söyleyerek bu ihtimalde düşük görüyor.
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

rinda

#42
Ay dedeyi vuracaklar!

NASA Ay yüzeyini ve kraterlerini inceleyip daha sonra bir Centaur roketi ile ay yüzeyine yeni bir krater açmayı planlıyorlar. Amaçları ise Ay yüzeyinde su olup olmadığına..

Ayda su var mı, yok mu? Patlatalım görelim.

NASA Ay yüzeyini ve kraterlerini inceleyip daha sonra bir Centaur roketi ile ay yüzeyine yeni bir krater açmayı planlıyorlar. Amaçları ise Ay yüzeyinde su olup olmadığına kesin olarak karar vermek.

17 Haziranda fırlatılacak "Lunar Crater Observation and Sensing Satellite - LCROSS", yani Ay yüzeyi krater inceleme uydusu yörüngesine girdikten sonra iki ay boyunca veri toplayacak. Ardından da 8 Ekimde Ay yüzeyini taşıdığı Centaur roketiyle vuracak.

9.000km/saatlik bir hızla, yani saniyede 2,5kmlik bir hızla Ay yüzeyine çarpacak Centaur roketinin 350 tonluk bir toz ve taş yığınını yaklaşık 10 km yukarı fırlatması bekleniyor. Güneş ışınlarına kadar ulaşacak toz bulutu amatör gözlemciler tarafından da izlenebilecek. Bu sırada uydu da bu toz bulutuna odaklanarak suyun izini arayacak.

Daha önce yapılan araştırmalar da Ayın kutuplarında hidrojene rastlanmış, ama bilim adamları bunun kuyruklu yıldız kalıntılarından kaynaklanabileceğini düşünüp kesin bir karara varamamıştı.

gazetevatan
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

rinda

#43
İşte gök bilimcilerin yeni keşfi...

Gök bilimciler, evrenin ilk zamanlarından kalma ve belki de bir galaksinin atası olabilecek gizemli dev bir gök cismi keşfettiler.

Bir uluslararası astronom ekibi tarafından yapılan ve Astrophysical Journal'ın 10 Mayıs tarihli sayısında yayımlanacak araştırmaya göre, Japon efsanesindeki bir kraliçenin adı olan "Himiko" ismi verilen bu olası devasa gaz topunun, evren 800 milyon yaşındayken var olduğu hesaplandı. Evrenin 13,7 milyar yaşında olduğu tahmin ediliyor.

Astronomlar, birçok teleskopla yapılan bu gözlemde, muhtemel dev gaz bulutu Himiko'nun 55 milyon ışık yılı büyüklüğünde olduğunu belirterek, bu büyüklüğün evrenin ilk zamanları için rekor bir ölçü olduğunu ve Samanyolu'nu oluşturan diskin ışıması kadar genişliğe sahip bulunduğunu kaydettiler.

Bu gök cisminin kendilerini çok büyük şaşkınlık içinde bıraktığını ifade eden bilim adamları, dünyanın en güçlü teleskoplarınca elde edilen mükemmel verilere rağmen, bu gök cisminin ne olduğundan emin olmadıklarının altını çizdiler.

Şimdiye dek keşfedilen en uzak gök cisimlerinden birisi olan Himiko'nun görüntüsünün, bilim adamlarının fiziki özelliklerini anlamalarına izin vermeyecek derecede bulanık olduğu dikkat çekiyor.

Bu gök cisminin, dev bir karadeliğin enerjisinden doğmuş koca bir gaz topu olabileceğini tahmin eden bilim adamları, bu gizemli gök cisminin arka arkaya oluşmuş iki büyük galaksinin çarpışmasıyla meydana gelmiş olabileceğine de dikkat çekiyorlar.

Bu gözlemi yapan uluslararası astronom ekibine başkanlık eden özel bilimsel araştırma kuruluşu Carnegie Enstitüsü'nden Masami Ouchi, "Evrende daha uzağa baktıkça zamanda daha geriye gidilir. Çok şaşırdım çünkü bu kadar büyük bir cismin aynı zamanda evrenin doğuşundan hemen sonra olabileceğini hiç hayal etmemiştim" diye konuştu.

"Big Bang" teorisine göre, evrenin yaratılışının başında önce küçük cisimler oluştu, sonra bunlar daha büyük gök cisimlerini doğurmak için bir araya geldiler
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Alemtac

#44
Beynin melodisi MR yardımıyla dinlendi Haber»

Manyetik rezonans cihazının (MR) yardımıyla beynin müziği "dinlendi" ve elde edilen müzik internette yayınlandı.

ABD'deki Hartford Üniversitesi'nden felsefe profesörü Dan Lloyd, MR görüntüleri ile müziği birleştiren bir bilgisayar programı tasarladı.

Lloyd, bilgisayar oyunu oynarken, oyundaki manzarayı izlerken ve dinlenirken MR ile beyninin görüntülerini aldı.

Aynı zamanda etkin hale gelen bölgeleri belirleyen bilim adamı, bu bölgelerin her birine bir ton verdi.

Sesin kuvveti bu bölgelerin faaliyet yoğunluğuyla bağlantılıydı. Sonuç olarak, bilim adamının hareketlerinin değişmesiyle ilginç bir melodi ortaya çıktı.

Bununla da yetinmeyen Lloyd, aynı deneyi başka sağlıklı kişiler ve şizofreni hastaları üzerinde de yaptı.

Şizofreni hastalarında müzikal değişimlerin daha belirgin olduğu görüldü.

Konuya ilişkin makale, Le Monde gazetesinin internet sitesinde yayımlandı. "Beynin melodisi" internetten dinlenebiliyor. İşte beynin melodisini bu linkten dinleyebilirsiniz:

http://brightcove.newscientist.com/services/player/bcpid1873822884?bctid=28310982001