Soner Yalçın: "Bize zehir yediriyorlar" (16.01.2018) 

Başlatan bozadi, 16 Ocak 2018, 14:29:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

fidelista

#15
Milyonlarca hasta insan var ,acillere başvuran hastalar var ,kalp krizi geçirenler var zatürre geçiren ölümün kıyısında nefes alamayan hastalar var ,kanser hastaları  var....çözümünüz nedir ? Git başının çaresine bak mı diyeceksiniz,tıbba doktorlara bu şekilde saldırmak doğru değildir.Doktorlar aptal değil ilaç verdikleri hastaları takip ediyorlar yılların tecrübesi var adamlar geri zekalımı sürekli gözlemliyorlar ,internentten belge toplayıp laptopun başında kitap yazıyor bazıları.Canla başla çalışan dürüst milyonlarca sağlık çalışanı var.Şöyle diyebilirsiniz tıp içinde belli konumlarda firma ve doktor bazında suistimal edenler var bunu anlarım doğrudur  ,Soner Yalçına inanıpta tedavi olmaktan kaçınıp ölen insanlara hazırlanın öyleyse vebali var.
Kübada kaldım adamlar o yoklukta aşı yapıyorlar emperyalistler onlara diş geçiremiyor , kanser tedavisi yapıyorlar Küba binlerce gönüllü doktoru diğer ülkelere  gönderiyor ,aşını kendin yapacaksın aşıyı sana silah olarak kullanmalarına izin vermeyeceksin yoksa aşı zararlı diye ortaya çıkmak saçmalık her türlü ilaç içinde durum aynı.
Soner Yalçın cesurca bazı şeylerin üzerine gideyim derken çok yanlış sonuçlara varcak adımlar atıyor iyi niyetli olduğundan şüphe yok ama bu konu çok çok hassas bir konu sağlık konusunda gerek tvlere çıkıp konuşanlar gerek kitap yazarlar çok çok ince düşünmek zorundalar bunu yapmıyorlar.

İlaç kullanmayın diyorsunuz bende size diyorumki cep telefonu bilgisayar kullanmayın motorlu araca binmeyin evinizdeki duvar boyasında kanserojen madde var hemen dışarı çıkın. ;)
Soner Yalçın yarın kalp krizi geçirse acile didecekni gitmeyecekmi cavabını versin :) Yada kullandığı gözlüğü hangi paracı doktor yazdı acaba :) Yada kanser olsa ne yapacak :) Halka verdiği fikirleri uygulayabilecekmi.?

fidelista

#16
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

fidelista al sen seversin https://www.youtube.com/watch?v=_OyQ2gPfWjs

https://youtu.be/5bo-9wTxQ8c?t=105

gerçek tosun paşa

#17
fidelista bence burada kimse ve Soner Yalçın da dahil, zaten canla başla çalışan, nöbetini tutan doktorlara birşey demiyor. Sağlık çalışanlarının çoğu zaman hakkı ödenmez. Burada bahsettiğimiz kişiler cefayla okumuş doktor olmuş iyi niyetle mesleğini kendi çapında icra etmeye çalışan insanlar değil. Büyük resme odaklanmak gerek.

bozadi

#18
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

İlaç kullanmayın diyorsunuz bende size diyorumki cep telefonu bilgisayar kullanmayın motorlu araca binmeyin evinizdeki duvar boyasında kanserojen madde var hemen dışarı çıkın. ;)

Evet, kısmen de olsa bu örneğin isabetli bir yönü olduğunu düşünüyorum. S. Yalçın "tüm ilaçlardan, aşılardan kaçın" demiyor ama zararları olduğu bilinen veya şüphelenilen ve eleştiri konusu olan ilaç veya aşıların en azından bir kısmı, tıpkı cep telefonu / wifi kullanımı, sigara kullanımı veya az-çok aşina olduğumuz başka pek çok "zararlar" içeren "imkanlar"la da bir ölçüde benzeşiyor olabilir. Ama bu durum eleştiriye veya sorgulamaya kapalılık gibi bir durum yaratmaz sanırım.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

fidelista al sen seversin https://www.youtube.com/watch?v=_OyQ2gPfWjs

https://youtu.be/5bo-9wTxQ8c?t=105
Cem Yılmaz bence büyük psikologluk yaptı valla bu millete; güldürürken bilinçaltlarını boşalttı, hafifletti :))

Yalnız bu kadar "doktorcu" olman, "doktorlara laf söyletmeme" konumunda olman bana biraz tuhaf geliyor fidelista.

Tüm doktorlar/tıpçılar, tıp alanında dönen tüm karanlıklardan, şeytanlıklardan şu veya bu oranda sorumludur. "Hepsi suçludur" gibi bir anlamda söylemiyorum bunu. Kendi meslek alanlarında dönen karanlıklardan isteseler de istemeseler de, doğrudan veya dolaylı şekillerde sorumludurlar. Bu diğer tüm meslekler için de geçerlidir. Meslek dışı bağlamlarda da geçerlidir.

Ve, doktorlar / tıpçılar, kendi meslek alanlarında dönen haksızlıklara, hukuksuzluklara, üçkağıtçılıklara, şeytanlıklara karşı örgütlenip seslerini yükseltmedikçe, o haksızlıklara karşı gelmedikçe, bunun mücadelesini vermedikçe, bunun için elinden gelen duyarlılığı, çabayı göstermedikçe ahlaken hepsi şu veya bu düzeyde suça da bulamış olur. Burada "suç" derken de zaten bilmem kaç milyar insan olarak bu KH düzeninde suça, çamura, kire bulaşmamış olmak gibi bir imkanın pek mevcut veya yaygın olmadığı görüşümü de belirtmek, vurgulamak istiyorum. Şaşkınlık duyduğum birşey değil yani. Hayatımızın o kadar olağan bir parçası ki bu.

Doktor var, doktor var. En Bh eğilimlisinden en KH eğilimlisine kadar her tür doktor, her tür tıpçı vardır. Ama diğer tüm alanlarda olduğu gibi tıp alanındaki insanların da çoğunluğunda KH eğilimlerinin doğrudan veya dolaylı olarak baskın olduğundan zerre kadar şüphe duymuyorum.

Senin doktorluğu/tıbbı "yüceltme" sebebini anladığımı düşünüyorum ve ben de tam olarak aynı nedenle doktorların/tıpçıların suçluluklarının diğer pek çoklarından daha fazla olduğu veya olabileceği görüşünü taşıyorum. Tıp insanların sağlığına, kanına, canına doğrudan müdahalelerin yapıldığı bir alan ve bu alanda özellikle ecza bağlamında insanlara resmen işkence edildiğine dair bir sürü kanıt var. Büyük Ecza şirketlerinin insanlığa yaptığı çok büyük işkenceler söz konusu ve tüm tıpçılar bu suçtan, bu cürümden doğrudan veya dolaylı olarak sorumludur. Madem o kadar okumuşlar ve okuyorlar, o kadar seçkinler, o kadar yüceler, o zaman araştırmak zorundalar, iyiyi-doğruyu, melekliği-şeytanlığı ayırt etmek, hakkı-hukuku savunmak, şeytanlığa karşı var güçleriyle mücadele etmek zorundalar, daha doğrusu BH eğilimi ("meleksilik"/"yücelik") bakımından beklenecek olan şey budur. Ama doktorların/tıpçıların ezici çoğunluğunun mevcut işkence sistematiğini şu veya bu şekilde sürdürücü bir rolleri vardır.

Şimdi ben bunu söyleyince, kimse doktora gitmesin, ilaç/aşı kullanmasın diye birşey söylemiş gibi mi görünüyorum? Hayır, kesinlikle öyle birşey söylemiyorum. Veya hayatımda hastanelerden, doktorlardan hiç yararlanmadım, fayda görmedim mi? Tabi ki gördüm, görürüm ve bunun için sevinç de duyarım, minnet de. Ama bu durum tıp alanında dünyanın en şeytani bazı işlerinin çevrildiğini, insanlara yapılan işkencelerin en büyüklerinden bazılarının yapıldığı ve tüm doktorların da bunda isteseler de istemeseler de çoğu diğer insandan daha fazla sorumlulukları ve hatta şu veya bu ölçüde suçlulukları olduğu gerçeğini değiştirmez. Tıp alanı böyle de diğer alanlar çok farklı gibi bir düşüncem de yok. Ama dediğim gibi, sen tıbbı niye kayırma gereği duyuyorsan, ben de tam olarak aynı sebeple tıbbı, tıpçıları daha fazla itham etme, suçlama gereği duyuyorum. Tıpçıların geneli böyle, ben harikayım, suçsuzum, tüm evrensel / ahlaki sorumluluklarımı yerine getiren biriyim gibi bir iddiam yok. Ben nasıl suçluyorsam, kendim de aynı derecede suçlanmaya açığımdır, suçlanacak şeyler yapmışımdır, yapıyorumdur, yapacağımdır. Bu durum ne tıpçıların asla suçlanmamasını, itham edilmemesini gerektirir, ne de benim.



bona fide

#19
Aslında pozitif bilimde yapılan çıkar savaşlarını yine pozitif bilimcilerden öğreniyoruz soner yalçın bu çıkarımları kafasından yapmadı -ki kendisinden haz etmem o ayrı, onunda çok umurundaydı zaten- bahsettiği konulara dair bilim insanlarının doktorların çalışmalarını araştırmalarını derleyerek kitap haline getiriyor artı bu doktoların savunmalarıda çıkarım değil laboratuvar ortamında yada hastalardan alınan veri sonuçları misal daha öncede eklediydim bunları ısıtıyorum gine

bu bilgileri yazan insan göğüs kanseri cerrahı Robert M. Kradjian hayvanlara verilen hormonlar insanlarda kadın erkek çocuk bebek oluşan sayısız hastalıkları o donemlerde yapılan araştırma sonuçlarına göre ve kendi tedavi ettiği hastalardaki bulgulara göre yazmış ve 1994 taaa 94 te bu bilgileri kitap haline getirmiş linkte de bu bilgilerden derlenmiş bir çalışması var tıbba düşman değil cerrah örtbas edilenleri buna dünya sağlık örgütüde dahil anlatmış googıl çevirisiyle okunabiliyor
https://www.notmilk.com/kradjian.html

yüne, yüne mi yanlış yazımları silmicem artık  bu bilgileri yzan bir çocuk doktoru ve yurt dışında bizzat laboratuarlarda araştırmalara katılan biri
https://asihakkinda.com/2013/09/09/kontaminasyon-asilarda-sigir-serumu/
https://asihakkinda.com/2019/05/07/algi-yonetiminin-yeni-numunesi-kkk-asisinin-otizm-ile-alakasi-yok-mus/

https://asihakkinda.com/2018/04/01/immunogenetik-ve-tarihi-acidan-asi-illuzyonu-prof-dr-alisan-yildiran/

ve onlarca link bazen eklesem nolacakki diyorum kimse tınmıyor veganlık mucadelsi dicekler yok şöle üstelik tıp okumadım gazteci de değilim ahkam kesiyorum olacak herkesin kendi aklı kendine yeter belki ben yarım akıllıyımdır bu daha tehlikeli sonuçta. uzman olunca işte o belge herşeyin üstüne çıkıyor monoteizmde öyle değilmi ennnnn bilgilisi anamızı ağlatıyo laf mı soktum şimdi tıbba galiba öyle yaptım işini iyi yapan herkese saygı ve minnetlerimle
 

fidelista

#20
Türkiye ve Dünyada En Güvenilir Meslek Grupları Araştırması.

https://www.dusuncemektebi.com/d/189495/turkiye-ve-dunyada-en-guvenilir-meslek-gruplari-arastirmasi

gerçek tosun paşa

#21
Bozadiye katılıyorum. Fakat bir meslek grubunu yüceltme noktasında belirli bir skalam yok. Meslekleri ve yapılan işleri insanlar erdemli kılar ve yüceltir. Mesleğin kendisi değil. Nasıl öğretmenlik en kutsal meslek diyorsak bu erdemli bir insanın o mesleği gönül yoluyla icra etmesiyle ortaya çıkar. İnsanın tavrı mesleğine yansır. "Türkiye ve Dünyada En Güvenilir Meslek Grupları Araştırması" Bu tarz araştırmaların pek bir önemi olduğunu sanmıyorum. Sonuçta insanların sağlık durumu söz konusu olduğunda ve tıp gibi belirli bir alanda güvenmekten başka çare bırakılmaması başka bir problem değil midir?


bozadi

#22
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

Aslında pozitif bilimde yapılan çıkar savaşlarını yine pozitif bilimcilerden öğreniyoruz soner yalçın bu çıkarımları kafasından yapmadı -ki kendisinden haz etmem o ayrı, onunda çok umurundaydı zaten- bahsettiği konulara dair bilim insanlarının doktorların çalışmalarını araştırmalarını derleyerek kitap haline getiriyor artı bu doktoların savunmalarıda çıkarım değil laboratuvar ortamında yada hastalardan alınan veri sonuçları misal daha öncede eklediydim bunları ısıtıyorum gine

bu bilgileri yazan insan göğüs kanseri cerrahı Robert M. Kradjian hayvanlara verilen hormonlar insanlarda kadın erkek çocuk bebek oluşan sayısız hastalıkları o donemlerde yapılan araştırma sonuçlarına göre ve kendi tedavi ettiği hastalardaki bulgulara göre yazmış ve 1994 taaa 94 te bu bilgileri kitap haline getirmiş linkte de bu bilgilerden derlenmiş bir çalışması var tıbba düşman değil cerrah örtbas edilenleri buna dünya sağlık örgütüde dahil anlatmış googıl çevirisiyle okunabiliyor
https://www.notmilk.com/kradjian.html

yüne, yüne mi yanlış yazımları silmicem artık  bu bilgileri yzan bir çocuk doktoru ve yurt dışında bizzat laboratuarlarda araştırmalara katılan biri
https://asihakkinda.com/2013/09/09/kontaminasyon-asilarda-sigir-serumu/
https://asihakkinda.com/2019/05/07/algi-yonetiminin-yeni-numunesi-kkk-asisinin-otizm-ile-alakasi-yok-mus/

https://asihakkinda.com/2018/04/01/immunogenetik-ve-tarihi-acidan-asi-illuzyonu-prof-dr-alisan-yildiran/

ve onlarca link bazen eklesem nolacakki diyorum kimse tınmıyor veganlık mucadelsi dicekler yok şöle üstelik tıp okumadım gazteci de değilim ahkam kesiyorum olacak herkesin kendi aklı kendine yeter belki ben yarım akıllıyımdır bu daha tehlikeli sonuçta. uzman olunca işte o belge herşeyin üstüne çıkıyor monoteizmde öyle değilmi ennnnn bilgilisi anamızı ağlatıyo laf mı soktum şimdi tıbba galiba öyle yaptım işini iyi yapan herkese saygı ve minnetlerimle
Teşekkürler bona. Daha önce de verdiğin asihakkinda.com linkini sanırım daha yeni kontrol ettim. Oldukça ilginç paylaşımlar var.

Kradjian'ın sütle ilgili açıklamlarına çok kısa baktım şimdilik, daha ayrıntılı araştırmayı planlıyorum.


Dionysos

#23
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Milyonlarca hasta insan var ,acillere başvuran hastalar var

Şimdi bu soru bana mı bilmiyorum

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

 ,kalp krizi geçirenler var

Kalp krizi nedir? Niye geçiriliyor. Masai'ler kalp krizi geçiriyor mu mesela. Ne demeliyim

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

zatürre geçiren ölümün kıyısında nefes alamayan hastalar var ,

Bakın ben de kötüyüm gitmiyorum yıllar oldu. Son aylar da oldukça nefes darlığı hatta akciğer problemlerim var. Bir daha antibiyotik alacağımı sanmıyorum.
İlaçlara eşdeğer hatta aşkın "natura" çözümler var emi nolu ndaha güvenli. Bunların işe koşulmasını bekliyoruz. K'lar der ki önünde "pati" olan her şey BH ilhamlı...

Mesela Naturapati gibi olmasın...

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista
,kanser hastaları  var....çözümünüz nedir ? Git başının çaresine bak mı diyeceksiniz,

K'lar diyor ki; eğer öfkeyi bırakırsan iyileşir.
Kanseri şekerin beslediği biliniyor-bilinen bir gerçek. Şeker alımı durdurulduğunda kanserin büyümesi yayılması kesiliyor-temel gerçek..
Ben size haber atayım sputnik kaynaklı bu yılın ocak ayından. İsrail de kanser ilacı geliştirildi ve 1 yıla tamamlanması bekleniyor diye. İsterseniz altındaki yorumları birlikte okuyalım.
Sott portal damardan verilen yüksek doz C vitamininin kanser savaşçısı olduğu ve bunun Big Pharma tarafından gizlendiği haberleri ile dolu..

Ben kimseye git başımdan demedim-Saygılar...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#24
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Soner Yalçın yarın kalp krizi geçirse acile didecekni gitmeyecekmi cavabını versin :) Yada kullandığı gözlüğü hangi paracı doktor yazdı acaba :) Yada kanser olsa ne yapacak :) Halka verdiği fikirleri uygulayabilecekmi.?

Ben size bir cevap vereyim yukarıdaki cevabımdan ayrıca çünkü yukarıdaki soruları düşündüm

Kalp krizi geçirsem gitmeyebilirim ya da göğse/kalbe adrenalin yapılıyor bunun dışında çözüm istemeyebilirim. En azından bypass istemiyorum. Ama sorun bu değil. Damarlar tıkanmışsa açılmalı ve bu standle bypassla değil. Uygun diyet ve uygun naturapati ile. Keto damar açıyor.Kişiye damar yüzde 70-80 tıkanmadan çözüm sunulmalı. Kalp krizini ortaya koyan faktör ortadan kaldırılmalı. O yaşam beslenme koşulları.

Kanser olsam kemoterapi de almam modern tıptan yardım da. bu benim tercihim.

Niye modern tıbbı savunuyorsunuz? Göz için bile egzersiz kitapları var. Skolyoz için olduğu gibi. Göz için fizik tedavi var. Her durumda mümkün olmayabilir ama var. Hem göz niye bozuluyor?
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#25
27 Aralık 2019

Solcu'ya bak!


SONER YALÇIN




Solcu yayınlar "Aydınlık" ve "Evrensel" aynı başlıkta buluştu:

-"Hekimoğlu'ndan Soner Yalçın'a gönderme."

Hekimoğlu adlı dizide, "çocuğuma aşı yaptırmıyorum" diyen anneyle doktor arasında geçen diyaloğa yer verilmiş! Bana gönderme ise şuymuş, "Kara Kutu-Yüzleşme Vakti" kitabım aşı düşmanıymış!

Neresini düzelteyim: "Hekimoğlu" dizisi, 2004-2012'de yayınlanan "Dr. House" adlı Amerikan dizisinin kopyası! Bana gönderme dedikleri sahne seneler önce "Dr. House" dizisinde aynen vardı!

Öyle ki... "Dr. House" dizisindeki o sahnenin videosu dünyaya dağıtıldı. Denildi ki, "aman aşıları tartıştırmayın!"

"Kara Kutu" kitabımın çıkmasıyla bugün Türkiye'de de olan bu; "aşı tartışılamaz!"

Haklılar:

-Aşıların raf ömrünü uzatmak için hangi katkı maddeler kullanıldığını tartışmayalım...

-Aşı mikroplarının patentini veya genetiği değiştirilmiş mikroplar ile aşı hazırlanmasını tartışmayalım...

-Yurt dışından ithal aşıları inceleyecek laboratuvarlarımızın olmadığını tartışmayalım...

-Hiçbir ön teste gerek duymadan, "Bağışıklık sistemi doğuştan zayıf ya da çevresel şartlarla zayıflamış bireylerin aşı olması doğru mu" veya "herkese aşı vurmak yerine virüsün coğrafi dağılımına göre, çıkış noktasından yayılmasını önleyecek şekilde bölgesel aşı uygulaması yapılabilir mi" gibi soruları tartışmayalım...

-15 aşı dayatması ve verilen dozlar fazla değil mi tartışmayalım...

-Normal doğan ile sezaryen bebeklerin aşılanması arasındaki farkı tartışmayalım...

-0-2 yaşındaki çocuklara etkisini tartışmayalım...

-Japonya'da yasaklanan "Gardasil" aşısının Türkiye'de aşı listesinde neden bulunduğunu tartışmayalım...

-Amerikan FDA'nın onay verdiği "Rotashield" aşısının ölümlere sebep verdiği için toplatılmasını tartışmayalım...

-Amerikan Ulusal Aşı Yaralanması Tazminat Programı/VICP'nin, aşı sebebiyle 2 bin 620 kişiye 3.8 milyar dolar tazminat ödediğini tartışmayalım...

TANIM DEĞİŞTİRİLDİ

-Artık küresel ilaç şirketlerinin kontrolüne giren Dünya Sağlık Örgütü'nün, Nisan 2009'da "pandemi" (salgın) tanımını değiştirerek daha çok aşı satmayı sağladığını tartışmayalım...

–Kuş gribi gibi aşı satışlarını artıran uydurulmuş salgınları ve patenti Rockefeller'a ait "Zika virüsü" gibi yalanları tartışmayalım...

-Yüzyılın en büyük tıp skandalı domuz gribi gibi aşıların kadınlarda düşüklere vs. sebep olduğunu tartışmayalım...

-Avusturya, Fransa, Almanya, İtalya, Yunanistan, İsviçre ve İspanya'da yasaklanan "Fluad" ve "Aggripal" aşılarının kullanımlarını tartışmayalım...

-Beyaz Saray'da Başkan Clinton ve Bill Gates'in öncülüğünde küresel aşı şirketleri Merck, Wyeth (Pfizer), SmithKline Beecham (GSK), Aventis (Sanofi) ile yapılan "aşı hayat kurtarır" toplantısını tartışmayalım...

-Pfizer ilaç devinin, PowderMed, Coley, Wyeth ve AstraZeneca'nın Medlmmune'ü; Abbott'un Solvay Pharma'yı; Johnson & Johnson'ın, Crucell'i satın almasını "aşı hayırseverliği" olarak değerlendirip tartışmayalım...

-ABD Dışişleri Bakanı George P. Shultz'dan ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'e kadar "derin adamların" aşı sektöründe niye bulunduklarını tartışmayalım...

–FDA "Aşı Kontrol Başkanı" Dr. Anthony Morris'in, "Herhangi bir aşının, grip salgınını önlemede etkili olduğuna dair kanıt yoktur. Şirketler aşıların etkisiz olduğunu bildikleri halde satmaya devam etmekteler" açıklaması üzerine hemen görevinden alınmasını tartışmayalım...

ASIL DÜŞMAN

– Dünyada "aşı" denince akla ilk gelen ABD "Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi/ CDC" kimler tarafından, ne zaman, hangi amaçla kuruldu tartışmayalım...

-Dr. William W. Thompson gibi CDC çalışanlarının aşı itiraflarını veya CDC başkanlarıyla, küresel aşı şirketleri ve medya arasındaki ilişkileri tartışmayalım...

-"Aşı üreticileri, ilaç şirketleri ve sağlık otoriteleri birçok tehlikeyi bildikleri halde halktan aşı gerçeğini sakladılar" diyen British Columbia Üniversitesi'nden Prof. Lucija Tomljenovic gibi onlarca uzmanın sözlerini tartışmayalım...

–Rockefeller'ın Bellagio Evi'nde yapılan "Genişletilmiş Bağışıklama Programı/EPI toplantısının sonuçlarını tartışmayalım... (Dünya aşı pazarının neoliberalizm ile 1980'de yaklaşık 1milyar dolar iken, 2024 yılında 45 milyar dolara çıkması hedefleniyor.)

-Yerli aşı üretimine kimler son verdi tartışmayalım...

-Danimarka'dan İrlanda'ya dünyanın dört yanında yapılan aşı belgesellerini "aşı düşmanı" deyip tartışmayalım...

-Sadece "Kara Kutu" değil; benzer tıp ve kapitalizm ilişkini irdeleyen E. Richard Brown'ın yazdığı "Rockefeller Medicine Men" gibi onca kitabı "aşı düşmanı" deyip tartışmayalım...

Ne diyeyim:

"Sol elim/ Acemi elim/ Zavallı elim..."

Asıl aşı düşmanı kim bilmiyor!


Kaynak: Sözcü


Dionysos

#26
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista
 zatürre geçiren ölümün kıyısında nefes alamayan hastalar var ,kanser hastaları  var....çözümünüz nedir

Buna benzer/yakın bir sorunla boğuşuyorum şu an-belki yaşam boyu... Dünya da ölüm nedenlerinin 6.sı deniyor. Neden bu kadar çok var?

Yabani kekik ve çam iğdesi iyi geliyor-fena değil, tavsiye ederim..
İşte ayağı sıcak tutmak, yün giyinmek,soğuk almamak felan mümkünse
Sigara içiyorum keyifle...

Zatürreye web de bakın. Virüs, bakteri, mantar, parazit vb. kaynaklı diyor. Eksik ama neyse..
Tedaviye bakın. Antibiyotik.
Nedir antibiyotik? Bakteri kökenli enfeksiyonu geçici durdurur.
Bir de diyor ki; bakteriye uygun antibiyotik bulunmalı, bu yüzden doktorunuz eğer geçmezse-yinelerse ikinci bir antibiyotik önerebilir deniyor..
Yani gittiniz doktora, geniş spektrumlu sözde güçlü bir antibiyotik kartelasının deneme ve atış tahtasısınız..
Alıp bir iki hafta kurtulacaksınız çünkü genel enflamasyon yükü hafifleyecek vücutta. Eğer aldığınız genel bir plasebo değilse o da. 10 doktora gidin 10 ayrı ilaç verir.
İlk soğukla muhtemelen geri gelir. Eski flora yerleştiğinde, geri gelir
Bir de florayı bozar o ilaçlar. Antibiyotik dost bakterileri öldürür, vücudu çözer, bir sürü yan etkisi var..
Muhtemelen 2-3 ay tüketilmelidir. Belki çoklu uygulanmalı.
1 kutu verilir elinize. İkinci kutuyu yazdırmanız gerekeceğinin bilgisini aldıysanız şanslısınız ya da ne yapılacağı nasıl başedileceği ve size aslında ne olduğu gibi önlemler felan.
Dediklerim doğru bakın.

Astımı üst solunum yolları florası ile ilişkilendiren yeni çalışmalar var.

Ne yazık ki ve sanırım tıbbi birincil ilaç şu, herşeyin ilacı
Probiyotik.

 K'ların bir lafı var. Mikrobu yenmek, çıkarmak, yoketmek değil de uygun bakteriyi vücuda eklemek gerekiyor diye. Ölen hasta bir köpek için söylüyorlar bunu.
Bir de ya bakteri kaynaklı değilse pnomoni. ,boşuna ilaç-antibiyotik aldınız. Belki viraldi. Viral ilaç yok gibi.
Belki bir mürver bitkisi daha iyi gelecekti size ya da genel bağışıklık tedbirleri. Örneği nmagnezyum çinko desteği probiyotik vs..

Mesela bu yüzden zatürre savaşındabelki de iyi bir probiyotikle birlikte bağışıklığı destekleyen şeyler (bilmiyorum atıyorum) ,belki ağız ve solunum yolları hijyeni desteği ve belki hem antiviral hem antifungal ,hem antiparzit hem antibakteriyel etkisi olan bir ya da bir çok natura birlikte kullanılmalı.
Tıp bunu ölçemiyor.
Belki diyet verilmeli ya da aksayan yani sorunu ortaya koyan durum çözülmeli.. 
El ağız hijyeni, solunum yolu hijyeni ve florası dahil, genel flora da belki soruna katkı istiyor. Örnek veriyorum..

Şunu yazacağım bağışlayın.
Yaşınızı ve sağlık durumunuzu bilmiyorum ama doktordan şunu bekliyorsunuz.
Bakıp size neyiniz olduğunu genel bir çerçeveyle söylemesi ve uygun yaklaşım sunması ve münkünse en uygun yakın çözümü sunması..
Tıp mesleğinin/geleneğinin bakın özü budur-felsefesi...
Eski kam-otacılar gibi hatta Kasyopya kanalı gibi net bir çözüm beklersiniz..
Derler ki K'lar; yaşlı psişikler bizi duyuyor ya da söyleyeceklerinin bizim söyleyeceklerimizden farkı yok. Birilerien güvenmek istiyorsunuz. Tıbba da bu anlam da tabi..
Eskiden öyle doktorluk varmış, şimdi deneme-yanılma tahtasısınız. Bunu sağlık sorunu çekenlerimiz biliyor. 5 yıl diyabet ilacıyla sürünen Soner Yalçın ve 6 yıl tansiyon ilacıyla sürünen ben az-çok biliyorum... Kendi başınızın çaresine bakmalısınız ya da ebeveyniniz sizi iyi korumalıydı, çocukluktan belki hasar aldınız, yaşamsal sağlık hataları yaptınız vb neyse..

Şunu yazacağım. Eğer zatürreye yatkınsanız ve kronikse tekrarlıyorsa bir süre modern tıbbın çözümlerinin işe yaramayacağını farkediyorsunuz
Dr. Natasha campbell'ın bir sözü var.
"Kronik hastalıklar da doktora/modern tıbba güvenmeyin. İnanın ananenizin size daha fazla faydası dokunur"
O da doktor. Bunu söyleyen de yeminli doktor.

Zatürreniz varsa; bakteri, mantara, maya, küf çoğalmanız olabilir-muhtemelen dengesiz floranız vardır. Neden olur? Çocukluk hasarları. Özellikle çocukluk aşı, tıbbi yardım ilaç, antibiyotik hasarları ve diğer toksin ve zehirlenme ya da hastalıklar, ağır metal birikim ve yükleri vb. Ağız florası çok önemlidir. İlk mesela belki ağız diş sağlığı elden geçmeli.
Ağır metal yükünüz olabilir ya da karaciğer safra toksinleri yükü vb. olabilir. Bir şeyler ters gidiyordur. Buralar temizlenmeli. Doktorlar bunu size söyleyemiyor.
Şimdi mesela ben hep bunları okumak zorunda mıydım? Bana bu bilgi verilmiyor. Bana google dan bakma diyen doktor bir asgari ücretlinin 10-20 katı kazanan var günde 3 saatini okuma araştırmaya verebilir. Tıp mesleği saygın ve onurlu bir meslek ve addır, insan sağlığı önemlidir. İnsan onuruna yakışır şekilde yapılmalı. Aklı-yüreği kesmeyen de oraya talip olmamalı. Bu para alanı değildir. İnsan sağlığı.

Sizi temin ederim bilmiyorlar-anlamıyorlar. Bütüncül bir şekilde. Herkesin kafası karışık... Parçalı bilgi..

Çözümüm  tıp kurulması. Tıp bilgisi. Tıp-kı Laura'ların kanalladığı gibi... Ya da ehline bu işlerin verilmesi. Kim yaşlı?
Kim yaşlı psişikse toplumda işte o olsun doktor başkası değil...
Mesela. Organzie örgütlü toplum yani sonuçta ve bilgi..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#27
Arkadaşlar, zatürre ve benzer virüs/mantar/bakteri kaynaklı akciğer hastalıkları demişken, gümüş suyunun bu konuda önemli bir potansiyeli olduğuna tekrar değinmiş olayım. Yine yeri gelmişken, doğrudan sindirim (içme) yoluyla tüketilebileceği gibi, ciğerlere daha doğrudan etki etmesi için ultrasonik buharlaştırma cihazları (nebulizatör) kullanılabilir; bunların nispeten ucuz olanları var. Suyu veya bir sıvıyı ısıtma yöntemiyle değil de, ultrasonik titreşimler uygulamak suretiyle buhar/sis haline getiren cihazlar bunlar. Gümüş suyuyla kullanıma en uygun cihaz hangisidir bilmiyorum ama bu aralar bu konuyu araştırmayı ve bulgularımı forumda paylaşmayı düşünüyordum ki burada yeri gelmişken de paylaşayım dedim.

Türkçe fazla veya belki hiç kaynak yok gümüş suyunun buharlaştırılarak ciğere çekilmesi konusunda ama İngilizce kaynaklar var. O nedenle bunu araştırmaya gayret edeceğim. Ne kadar almak lazım, ne sıklıkta almak lazım vs.

Gümüş suyu markası olarak Siva Derm'in güvenilir olduğunu düşünüyorum. Bir süredir kullanıyorum. Virüs öldürücü, zararlı bakterilere karşı koruyucu etkisi ne kadar oluyor bilmiyorum ama olduğunu düşünüyorum. En azından herhangi bir olumsuz etki deneyimlemedim şimdiye kadar.

Bir de işte bu nebülizatör cihazlarını araştıracağım, gümüş suyunu ultrasonik titreşimler yoluyla buharlaştırıp ciğerlere çekme bağlamında. Müsait vaktimde İngilizce metin ve videolara gözatıp ilk tespit ettiğim dikkate değer iddiaları, değerlendirmeleri paylaşmaya gayret edeceğim, ve tabi önerilen kullanım şekilleri, dozları, sıklıkları vs.



bozadi

#28
Kitap bölümüne de bi materyal ekledim, gözatmanızı tavsiye ediyorum.

fidelista

#29
Siz güzel laflar ediyorsunuz ama ciddi bir hastalık yaşamadan, ağrıdan yerleri tırlamadıysanız hepsi lafı güzaf,sizinki teorik olarak hoş ve çekici hatta romantik bir tepki.Adam astım krizi geçiriyor nefes alamıyor neyin tercihini yapacaksınız böyle bir kişiye yardım edebilirseniz konuşun.Hayal aleminde yaşıyorsunuz
.