Soner Yalçın: "Bize zehir yediriyorlar" (16.01.2018) 

Başlatan bozadi, 16 Ocak 2018, 14:29:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dionysos

#30
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista
Adam astım krizi geçiriyor nefes alamıyor neyin tercihini yapacaksınız

Böyle bir kişiye genelde o duruma gelmeden yardım edilmeli. Gözleyici-gözetici, önleyici hekimlik. İş bölüşmüş toplum.. Dayanışmış toplum..Kurumsal sağlık-herkese ulaşan..

Bilginin kurumsallaşmasından sözediyorum ya da yapılanmasından/yapılandırmasından. Yapılandırılmış kurumsal bilgiden sözediyorum. Bu açık değil mi? Yani astıma müdahalenin ortak bilgisi, toplumsal bilgisi. Farketmiyor kimin nasıl müdahale edeceği... Bilgi olduğunda uygulanır. Süreç bilginin yapılanması ya da doğru-uygun bilginin varoluşu ve yapılandırması ya da onun kimin elinde olduğu olacağı, nasıl kullanılacağı ile ilişkili. Karmaşa bunlara ilişkin.

Astımı önleyen, oluşmasını bertaraf eden toplum ya da bilgi mümkün değil mi? Tıp mümkün değil mi?

Kişi nefes alamıyor çünkü viral salgınlar var çünkü bağışıklık zayıf. Hatırlarsanız gribin ilacı yok. O hastanelere rağmen zatürre neden 6. ölüm nedeni o zaman, neden astım var. Astımı mı tedavi ediyorlar,yokediyorlar ve azaltıyorlar mesela. Ben bunları söylüyorum...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#31
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Siz güzel laflar ediyorsunuz ama ciddi bir hastalık yaşamadan, ağrıdan yerleri tırlamadıysanız hepsi lafı güzaf,sizinki teorik olarak hoş ve çekici hatta romantik bir tepki.Adam astım krizi geçiriyor nefes alamıyor neyin tercihini yapacaksınız böyle bir kişiye yardım edebilirseniz konuşun.Hayal aleminde yaşıyorsunuz
.

Ben en basit, en kaba örneği vereyim sana/size. Laura  ve Frank adında iki kişi Amerikan oturup bir tabla ile herhangi türden bilgi alıp bize bildiriyorsa 5 iyi niyetli insan birleşip bir bilgi üretebilir. 5 kişi benim ya da onun sağlığı için birleşebilir. Belki bir tabla da bize bildirebilir bilmiyorum. Belki bu yolla bir tıp kitabı da derlenebilir. Mesela diyorum-Kemal Sunal gibi...

Sahi 5 hekim birleşip bilgi alamıyor mu?
Bunları bilmiyorlar mı? Bunlara inanmıyorlar mı?
Sanırım böyle sorunlar var değil mi?

Düşünsenize bir hastane de 5 hekim kanallama yapıyor..

Öte yandan çok ciddi sağlık sorunları-durumları çektim ben yaşam boyu ve o anlam da en azından eleştiri görmemeyi rica ediyorum..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#32
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Siz güzel laflar ediyorsunuz ama ciddi bir hastalık yaşamadan, ağrıdan yerleri tırlamadıysanız hepsi lafı güzaf,sizinki teorik olarak hoş ve çekici hatta romantik bir tepki.Adam astım krizi geçiriyor nefes alamıyor neyin tercihini yapacaksınız böyle bir kişiye yardım edebilirseniz konuşun.Hayal aleminde yaşıyorsunuz.
fidelista lüzumsuz derecede duygusal, ajitatif ve alakasız bir yöne çekiyorsun konuyu bence. Kafanda belirli bir "aşı karşıtı" tip çizip onu bize (aşıların ciddi şekilde sorgulanması gerektiğini savunanlara) projekte edip kavga ediyorsun. Bu tartışmada hayal dünyasında yaşayan, yel değirmenleriyle savaşan sensin bence.

Tekrar tekrar tekrar tekrar tekrar belirtmek gerekirse, burada herhangi birinin veya Soner Yalçının "aşı karşıtı" ("bütün aşılar kötü"cü) olduğunu sanmıyorum, kendisi de bunu tekrar tekrar tekrar söylüyor. Sadece tartışmaya açma, sorgulama çabası var. Seni veya herhangi birini, herhangi bir hastalık, kriz, bunlara dair bir şüphe veya tedbir bağlamında aşı yapmaya giderken yolundan çeviren veya aşıyı yapacak kişiyi veya kurumu tehdit eden oldu mu? Neden öyle bir durum varmış gibi ajitatif bir resim çiziyorsun ısrarla?

Erdoğan'ı belirli bazı konularda aşırı "kutuplaştırıcı" olmakla, nifak çıkarmaya çalışmakla suçluyorduk hani, şimdi sen aşı savunucuları ile aşı karşıtları şeklinde aslında son derece yapay, bölücü, nifak çıkarıcı bir kutuplaşma yaratıp beslemeye çalışanlarla aynı tarafa geçmekte olduğunun farkında mısın? Öyle bir kutuplaşmanın olmasını arzuluyor gibisin. Kutuplaşma aslında özellikle bizim deneyim ortamımızda hayatın doğal, gerekli bir mekanizması ama önemli olan kutuplaşmanın "doğal", "objektif" olması. Senin bu bağlamda çizmeye çalıştığını gözlemlediğim "aşı dostlarına karşı aşı düşmanları" şeklindeki bir kutuplaşma hiç de doğal, objektif, doğru ve gerçek bir kutuplaşma değil ama sen bunun gerçek olmasını istiyor gibisin. Birilerinin militan aşı dostu, birilerinin de militan aşı düşmanı olmasını ve bi tarafın diğer tarafı yenip ezmesini, haddini bildirmesini arzuluyorsun görebildiğim kadarıyla.

Evet, aşıları, içeriklerini sorgulayanlar, örneğin Soner Yalçın da bunu belki en ideal şekilde yapmıyor olabilir, aceleci bazı tepkiler gösteriyor olabilir belki ama birinin artık bunu yapması gerekiyor. Vücudumuza, kanımıza enjekte edilen her maddenin en ayrıntılı şüphesini duyup sorgulamasını yapmak hakkımızdır. Devlet, veya her kim o aşıların uygunluğuna, doğruluğuna, güvenliğine kalıbını basan bir tavır takınıyorsa, eğer gerçekten topluma yardımcı olmak istiyorlarsa, infiali önlemek veya azaltmak istiyorlarsa, o zaman çıkıp mümkün olan en basit ve etkili dille, kanıtla, deneyle, sonuçlarla, verilerle söz konusu aşıların korkulduğu gibi bir etkisi olmadığını en sade, en etkili ve güzel şekilde açıklasınlar, göstersinler. Medya ne için var? Tek bir tarafın görüşlerini demagojik bir şekilde savunan bir-iki haberden bahsetmiyorum, büyük bilgilendirme kampanyalarından bahsediyorum. Karşı tarafı düşmanlaştırmaya çalışmadan, bu konuda zıt görüşte olanları bir araya getirip ortak sorgulama, inceleme, araştırma kurulu oluşturup gerçek neyse onu ortaya çıkarmaya çalışmaktan bahsediyorum. İnsanlıktan, kardeşlikten bahsediyorum. Kutuplaştırmak yerine kazanmaya çalışmaktan bahsediyorum.

Örneğin devlet ve Sol portal nasıl oluyorsa bu konuda aynı "cephede" birleşmiş. Çok ilginç bir şekilde, bazı söylemlerinde kutuplaştırıcı / nifak çıkarıcı olmakla suçladığımız Erdoğan o grip aşısı tartışması zamanında global şirketlerin satmaya çalıştığı aşılara son derece şüpheyle yaklaştığını açıkça söylemiş ve insanları da aynı şüpheyi duymaya davet etmişti ve bence çok da iyi etmişti. Gerçekten bir katakulli dönüyordu orada, global ilaç pazarlayıcıları namına. Ama bugün devletin kurumları, "aşıcı" (aşıları bütünsel olarak "aklayıcı") bir tavır sergiliyor ve Sol portal (sol.org.tr) de aynı tavırda gibi görünüyor, Soner Yalçın'ı aşağılamaya gayret ediyor. Soner Yalçın'a bu şekilde saldırılması, Sol namına utanç verici bir tavır bence ve solun kendi bazı karanlıklarıyla bağlantılı olduğunu düşünüyorum bunun.

Devlete de söylüyorum, sol'a da (bilinen, lafı duyulan biriymişim gibi): Yahu elinizde medya var. Düşmanlık yapmayın, kutuplaştırıcı davranmayın. Karşı görüş olarak gördüğünüz insanları davet edip dostça konuşun, bir ortak araştırma kurulu oluşturun. İnsanlık namına bu konuda işbirliği yapın, işin eğrisini doğrusunu ortaya çıkarın, bu konuda medya yoluyla geniş çaplı bilgilendirme materyalleri hazırlayın. En basit ve en etkili dille. Birşeyin yeterince kanıtı varsa, onu en basit dille gayet ikna edici bir şekilde anlatmak mümkündür. Eğer bunu yapmıyorsanız, orada başka sorunlar var demektir.

Ben aşıları sorgulamaya açmaya çalışan herkesin de pozitif niyetle hareket etmiyor olabileceğini anlıyorum, elbette mümkündür. Global karanlık güçler, daha doğrusu evrensel KH güçleri, tartışma ne olursa olsun onun taraflarını marjinalleştirmeye, uçlara gitmeye, yıkıcı olmaya teşvik edeceklerdir elbette. Bu tuzağa düşmeyelim. Aşı tartışmasını kardeş kavgasına dönüştürmeyelim. Ben de bu konuda en ideal tavra sahip olmayabilirim ama olayın, tartışmanın bendinden taşıp çok lüzumsuz yıkıcı mecralara kaymasını istemiyorum kesinlikle, çünkü hepimiz kaybederiz o zaman.


Dionysos

#33
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Siz güzel laflar ediyorsunuz ama ciddi bir hastalık yaşamadan, ağrıdan yerleri tırlamadıysanız hepsi lafı güzaf,sizinki teorik olarak hoş ve çekici hatta romantik bir tepki.Adam astım krizi geçiriyor nefes alamıyor neyin tercihini yapacaksınız böyle bir kişiye yardım edebilirseniz konuşun.Hayal aleminde yaşıyorsunuz
.

Bakın Soner Yalçın'ı bütünüyle anladığımı düşünüyorum. Neden?
Diyabeti var. Diyabet majör depresyon sebebi. Berbat bir şeydir. Yaşamın tadı tuzu kalmaz. Eskiyi ararsınız. Yaşamın tadını ararsınız. Doktorlara gidersiniz elinize ilaçlar tutuştururlar, size yaşamın tadını-anlamını, eski neşesini-keyfini geri vermez. Bunu umarsınız. Kronik bir enflamasyon ya da hastalık çoğu zaman berbattır.Bunu kabullenmek yıllar sürer. Eskisi gibi olma beklentisi taşırsınız. Sağlık beklentisi. Birilerinin yardım edeceğini umarsınız. Bir bakarsınız herkes hasta. Çoğu hasta ve çoğu bu durumda yaşıyor katlanıyor. Bunlar neden olur diye sorgulamaya başlarsınız, belki kabullenirsiniz.
 İşin aslı hastalıkların nedeni (çoğu zaman biriken çözümlenmeyen) kronik enflamasyonlar, toksinler. Yani psikosomatize edip-zihinleştirip o boyutta yorumlamıyorsak. Fizik yorumu bu.
Bunlar çözülebilir şeyler ya da ortaya konulması önlenebilir diyelim.

Soner Bey ilk kitabına "Saklı Seçilmişler" ismini vermiş. Bu ismi bile anladığımı düşünüyorum. Gizli elit. Onlar neden hasta olmuyor. Neden keyfi rahatı yerinde. Çocukluktan korunuyor. Belki belli tavizler. Hatırlarsanız K'lar Laura ve Frank'e çocukluk manipülasyonlarından sözetti, kimimizin hayatına sokulan zor deneyimlerden. Bunlardan biri de tabi ki duygu manipülasyonu, sağlık götürüsü de var. Laura ve Frank'e diyorlar ki; Size sahte anılar verdiler, okulda başağrısı ve mide bulantısı geçirmenize sebep oldular. Tüm bunları anlıyorum. Benzer şeyi deneyimlediğimi düşünüyorum..

Kanser deniyor. Kanser abartılmış bir şeydir-satılmış korku. Çoğu vücutta  birikmiş enflamasyonlar. Karaciğeri göremiyor müdahale edemiyoruz ve bağırsağı. Sınırlı. Dışsal belirtiler var oysa hepsine dair okunabilir ipuçları ve sağlık belirtileri.

Antibiyotikler berbattır çünkü dost bakterileri öldürür. Flora eksikliği çekersiniz. Bu flora açlığı (probiyotik yoksunluğu) ciddi bir konudur. Mesela Pika Sendromu diye bir şey var. Çocuk kireç badana ve toprak yer. Bu durum demir ya da vitamin eksiğine yorulur. Tıpkı bunun gibi probiyotik açığı var. Bu yolla neler olduğunu az çok kavrıyoruz. Ben kişisel nedenlerle 7 yılı aşkın süredir sağlık araştırması okuması yapıyorum. Sağlık ya da onun bilgisi sanıldığı kadar korkutucu ve kompleks değil aslında. Tabi şu an hasta olanlarımız -ben dahil- yapılabilecek müdahaleler sınırlı olsa da gelecek için değil..
Çoğu sorun aşı ve antibiyotiklerin yol açtığı sorun ve hasarlar. Çünkü bağışıklığı baskılıyor. Bunun dışında toksin ağır metal, yanlış eksik beslenme ve bir çok duygusal fiziksel koşul var evet.

Yaşam uzatma kavramına takıntılanmış durumdalar çünkü korkuyorlar. İşin aslı biliş sisinden korkunç bir kavram yok yaşamdan en çok o eksiltiyor. Deneyimden...


İlaç demek gerekliyse doğa hep ilaç bakın. Naturapati bilgisi var. Tıp bunlardan yapıldı-ilaçlar. Kimyasal moleküller keşfedip patentleyip bunları satmak. Bunların çoğu sentetik, doğaya uygun değil ve yapay, insanın evrimsel biyolojisinin tanımadığı ajanlar. Doğal moleküller, yapıtaşları neden kullanmıyorlar...

Buradaki konu Soner Yalçın'ın da gördüğünden ve sandığından karmaşık inanın..

Küba da insanların kişisel bitkisel ilaç tarlaları var.

Tıp Kapitalizmin bir yüzü ve oraya esir... Ben doktorları küçümsemiyorum.. Ne kimyasal tıbbı ne de bilgiyi bütünüyle reddetmiyorum ama belli özeleştiriler verilmeli. Bugün beyin de mikro fauna bulundu. Bakteri dengesi-tıpkı bağırsak gibi. Bugün araştırabilirsiniz vücuda tek bir bakteri eklemenin (tek bir bakteri) majör depresyonun seyrini değiştirebileceğine dair yayın ve çalışmalar var.

Şunu da biliyorum. Teknoloji var evet. Mesela kızamık virüsünü programlayıp onunla gidip beyindeki bir tümörü yokettiler ve bu 5 dakika sürdü. İnsanlığın bir yüzü bunu tartışıyor, diğerleri hasta  ve sefalet için de... Ne deneceğini bilmiyorum ama son bir eleştiri vereyim o halde. Yani korkuya gerek yok. Size modern sağlık sistemini eleştirtmeyen ya da korumaya yönelten refleks bu. çözümler yok sanıyoruz. Şimdi bakın tıp bilgisi, ilaç bilgisi dahil bilgi yapılacaksa kurumsallaştırılacaksa bu herkeste olsun. Bu Amerika'dan yayınlanmak zorunda değil. Herkese aşı ve ilaç üretebilir olsun...  İşin aslı ilaç mantığına emin olun girerseniz bunun altı boş bir faaliyet olduğunu görürsünüz. Bunları sihirli haplar/ajanlar sanıyorsunuz değiller. İyi satılmış pazarlamalar. Plasebo etkinliği... Öyle sihirli ilaçlar yok. Modern tıp bugün diyabeti, Soner Yalçın'ın hastalığını sadece yüzde 25 kontrol altına alabildiğini ancak bu kadar katkı sağlayabildiğini kabul ediyor. Hiç bir çözümü iyleştirmeye gidermeye  yönelik değildir. Yaşam boyu ilaca ilişkindir. Kronik hastalıklar ilaçlarla geçmez. Şeker hastasıysanız şeker ilacı alırsınız ve diyabetiniz geçmez. Ciğeriniz floranız marazlıysa zatürreniz geçmez-yineler.
Saklı Seçilmiş olmayanlara sunulan çözümü biz biliyoruz...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#34
Bu yanlış bir yorum olabilir. Anladığım gördüğüm, gözlemlediğim kadarıyla yazıyorum.

Amerika da şu var bakın. Modern tıbbı eleştiren, şeytan olarak gören ve aşı ilaç dahil hiç kullanmayan muhafazarlar. Bir de modern tıbbın içinde gelişmiş karşı cephe ve karşı tıp, alternatif tıp. Tıpkı Laura'ların alternatif bir kilise örgütlemesi gibi alternatif bilgi örgütlüyor. Alternatif bir klinik kuruyor. Mesela o klinikte bitkisel çözümler uyguluyor, kendi yöntemini deniyor. Mesela o klinikte kanseri damardan C vitamini vererek tedavi etmeyi deniyor. Amerika da bu ayrım yaygınlaşmış sanırım. Biz de henüz bu yok.
Siz istediğinize gidiyorsunuz..

Mesela iyotla ilgili Brownstein isimini okuyoruz. Masela celselerden daha önce Hulda Clark ismini duyduk. Yaşamı boyunca ilaç tekelleriyle hakkında açılan davalarla boğuşmuş özgür kendince doktorluk yapmaya çalışmış biri. Mesela Lyme ve Otizmi olanlar bilirler. Dr Klinghardt. Alternatif bir doktordur. Mesela Dr Eric Westman'ın bir keto (ketojenik diyet) kliniği vardır. Biz de Canan Karatay ve başkası oluşu gibi diyelim Dr. Öz'leri var..

Yani Amerika da asıl modern tıp yargılanıyor ve en güçlü biçimde yargılanıyor. İşi naslı bugün aşı karşıtlığı dahil, modern tıbbi eleştiren çoğu kitap ve bilgi yine Amerika'dan yayılıyor. Orda belki Avrupada da naturopatik ilaç edinimi daha kolay. Herşeyin özü-ekstresi var. Alternatif ilaç var. Buna ulaşabilecek ekonomik özgürlük var.

Afrika'ya aşı yetiştiriyorlar arkdasından Bill Gates bilmem ne fonu çıkıyor. Amerika da yapılan çocuk felci ay da kızamık neyse (ikisinden biriydi) aşı da canlı virüs yok deniyor ve damardan yapılıyor ama Afrika'ya giden aşı ağızdan veriliyormuş ve riskliymiş. Aşılarda alüminyum ve civa var ve aşıyı güçlendirebilecek alternatif çözümlerin ya da bitki bazlı vb ürünlerin de olabileceği felan tartışılıyor. Bunu geçtim aşı üretme bilgisini versin madem iyiniyetli... Bunlar insan sağlığıyla ilgili değil bütünüyle ticari reflekstir burdan anlayın...

ABD de 30 kadar aşı zorunlu Japonya da zorunlu aşılama diye bir şey yok ancak devlet 8-10 kadar aşıyı öneriyor. Üçüncü dünya ülkelerine pazarlanan aşı içerikleri emin olun aynı mı belli değil..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#35
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Kitap bölümüne de bi materyal ekledim, gözatmanızı tavsiye ediyorum.

Bozadı teşekkür ederim. Diyetler ve belli önlem müdahale ya da sistematik protokoller önerilmeksizin ve olmadan hiç bir çözüm yeterli değil en azında kronik sorunlar varsa.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#36
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Milyonlarca hasta insan var ,acillere başvuran hastalar var ,kalp krizi geçirenler var zatürre geçiren ölümün kıyısında nefes alamayan hastalar var ,kanser hastaları  var....çözümünüz nedir ?

Peki madem konu açılmışken buyrun linkler vereceğim inceleyin...

Buna ayrıca zaman için de düzenle butonu ile eklemeler sunacağım ya da sunabilirim. Lütfen tekrar inceleyin ve lütfen bağlantılarımı takip edin...

ZERDEÇAL'IN İLAÇ FONKSİYONU HAKKINDA[/i]

https://vitamingiller.com/piyasadaki-14-ilaca-denk-sifali-bitki-hangisi/
https://supplementansiklopedisi.com/depresyon-anksiyete-icin-zerdacali-kesfetmek/?fbclid=IwAR0HvuqN5dHtlcZTD3rHLGWseHhHB5XR0rk4JQptSA9O_PumXkUetLWUUf4
https://www.vitaminler.com/urun/imuneks-inflamax-optimize-zerdecop-60-kapsul-8654
https://urun.n11.com/krem-ve-losyon/agridin-krem-150-ml-P391916545
http://www.pudra.com/saglikli-yasam/uzmanlar/muhtesem-uclu-zerdecal-zencefil-ve-havlican-28638.htm?fbclid=IwAR2NFTaIGGdMM2DbPrIIKPBytIHg-dSgOQI0ki6b0EqvpBJXqaBCyQAFkhY
https://www.sott.net/article/414772-Natural-alternatives-to-deadly-prescription-opiates?fbclid=IwAR1aeeY1rXmAQivoylIZ-UJsMb5PzYaSrkjXP_akq3yYtAEcYlb-VD9XX38

[/i]Zerdeçal tek başına bir eczanenin bir rafına bedel görünüyor, değil mi;? Yanlış mı anlıyorum. Nasıl kullancağımızı bilmiyoruz ya da ilaca yüklenen plasebo anlamı/hizmeti henüz on da yok ve ona sağlanmadı, inanmıyoruz, ilaç[/i]

---

Belki Soner Yalçın beyaz dut özü kullanabilirdi ha ne dersiniz? Kullanabilir miydi? Belki dut yağrağı ciğneyebilir ya da karaciğer safra detoksuyla da tüm sorunlarında kurtulabilirdi, belki vücuda biraz bakteri eklemek gerekiyordu , bilmiyoruz...[/i]

DUT YAPRAĞI ÖZÜ[/i]

TEMSİLİ ÜRÜN
http://www.immunflex.com/dut-yapragi-ozu?fbclid=IwAR0QcXNvAgkRIRJWNzkCMHqllnbkk4hRPig4Cp2s66hb0U3aQFzmMwgm8ok

İLGİLİ BİLİMSEL MAKALELER

(Bu arada ben karşı psikiyatri gruplarına yazıyorum. YaniPsikiyatri ilaç karşıtı gruplar. Bu yüzden antidepresan vb etkileri derlendi. Yani elimde vardı ama emin olun şeker ilacı ve diyabet ilacı.
2 ayrı makale sunayım dut ağacı dal kabuk tozu şeker düşürüyor. İlaç kadar düşürüyor-kanmayın.Çünkü lif içeriyor. basit.)

Morus alba'nın kök kabuğunun etil asetat çözünür fraksiyonunun, zorla yüzme testinde sıçanların immobilite davranışı üzerindeki antidepresan benzeri etkileri.
(Antidepresan etkileri üzerine)
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/m/pubmed/24927367/

Morus alba Kök Kabuğunun Etil Asetat Çözünebilir Fraksiyonunun Antidepresan Benzeri Etkilerinin Zorunlu Yüzme Testinde Sıçanların Hareketsizlik Davranışı Üzerine Etkisi
(Antidepresan etkileri üzerine)
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC6271794/

Morus alba Kök Kabuğundan İzole Edilen Sanggenon G'nin Antidepresan Benzeri Etkileri, Sıçanlarda: Serotonerjik Sistemin Katılımı.
(Antidepresan etkileri üzerine)
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/m/pubmed/26289125/

Morus alba L. (dut) yapraklarının farelerde kaygı üzerine etkisi
(Anksiyolitik - Anksiyeteye etkileri üzerine)
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3023120/

Morus alba L. yapraklarının metanolik ekstresinin anti-dopaminerjik etkisi
(Antipsikotik işlevi üzerine)
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2792621/

Morus alba'nın sıçanlarda kronik footshock kaynaklı stres üzerine adaptojenik etkisi
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2846496/

Morus alba'nın antikonvülsan aktivitesi ve sıçanlarda beyin gama-aminobutirik asit seviyesi üzerine etkisi
(Antiepileptik etkileri üzerine)
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3996757/

İskemik hasara karşı anaerobik işlemle hazırlanan dut yapraklarının (Morus alba L.) nöroproteksiyonunun arttırılması.
(Nöroprotektif -nöron koruyucu işlevi üzerine)
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/1646203

----------
DEREOTU[/i]

Dereotunun çayının analjezik olduğunu biliyor musunuz? ya antiepileptik olduğunu. .Peki ya kadınların mensturasyon döngüsün de kullanabileceği olağanüstü bir içerik olduğunu. Ben bilmiyordum ve 41  yaşımda bunları okuyup öğrendim, üzülüyorum çünkü sırt ağrılarımı kesiyor-kesti ve güvenli. Parasetamol en bilinen ağrı kesici. Sott.net'i inceleyin lütfen. Duygu yoksunluğu ve empati sorunu (psikopati) sebebi..
Burun geniz vb. tıkanıklığından yakınan hastasından bunalan bir doktor hastasına demiş ki; Git karbonatla gargara yap ben öyle yapıyorum.
[/i]

Adet döngüsünde ağrı kesici olarak dereotu
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4115348/

Bu çift-kör randomize çalışmada, Dill'in primer dismenore'nin ağrı şiddetini azaltmada mefenamik asit kadar etkili olabileceği gösterilmiştir.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/m/pubmed/26872137/

Dereotu su ekstrenin, herhangi bir olumsuz etkisi olmadan, ilaç referansları (tramadol) ile karşılaştırıldığında önemli bir analjezik etkisi vardır.

-----------

Kekik yağının ne kadar güçlü olduğunu biliyor musunuz? antiviral-antibakteriyel-antimikrobik anlamda.. Zatürre ve astım sözü geçti. İlaçlar bunlardan güçlü değiller.
Yapılan/verilen tıbbi müdahaleler bunlarda iyi elzem ve aman aman da...

Bu örnekler istenirse çoğaltılabilir. Örneğin damar ya da vasküler sorununuz mu var? Kırmızı asma yaprağı ve çam kabuğu ekstresini bir araştırın..

Başka sorunlarınız mı var suplement ansikopedisi adlı siteyi okuyun lütfen gözardı etmeyin ama orda çözümü var mesela yaban mersinine bir bakın, mürvere bakın, altın mühüre.. neye erişebiliyorsanız ona..
Kişniş-kekik tarçın herşey ilaç...
 
[/i]

Türkiye de eczacınıza bu tentürü-tentürleri hazırlatamıyorsunuz !!!

Türkiye de eczaneden iyot isteyemiyorsunuz !!!

Türkiye de eczaneden epsom tuzu alamıyorsunuz !!!

İstisnalar vardır-genel olarak böyle...

İLAÇ YAPMAK[/i]

Çoğu bitki ilaçtır. Birbirine benzer. Yani gidin pubmed okuyun neredeyse her ağacın yaprağı tansiyon kolesterol düşürür, lipit dengeler..
Bitklerin yağ, etanol -etil alkol- ,metanol ya da su vb. özleri (güçlendirilmiş ilaçlardır) ev de sizin tarafınızdan ya da eczacınız tarafında kolaylıkla hazırlanabilir. Yani adet döneminiz için zeytinyağında ya da alkol de beklemiş dereotunuz varsa başka bir ilaca ihtiyacınız yok. işin ilginci onun çayı da işe yarıyor..

NATUROPATİ[/i]

Naturapatların ilaç galerine bakın örneğin gidin Ümit Aktaş.. Sınırlı ürün vardır- herşeyi tedavi eder, koca bir ecza yığınına gerek yoktur. Amerika da Avrupa da en kompleks naturopati ürünü derleyen yerlere bakın.

Diyet perhiz her zaman sağlıkta birinci çözümdür.
En güvenli ilaç probiyotiktir. Tüm herşeyin ay da hastalıkların tedavisi için.
Hastalıklar genel de organ ve sistemlere yayılır tutar, inflamason kaynakları vardır. Kiminde fıtık, kiminde diş çürüğü kiminde bozulmuş karaciğer fonksiyonu. Gluten kazein ve karbonhidrat tüketimi inflamasyon artırır besler. Hastaya diyet verilmez.
Ağızdan alınan moleküllerle (ilaçlarla ilaç dahi olsa o)= tek başına hastalık çoğu zaman çözülmez. Kronik hastalıklar diyet perhiz karbonhidrat azaltma aralıklı oruç detoks gibi protokoller sürece eşlik etmelidir. Ağır metal toksin yükü kavramını bilmiyoruz-önemsemiyorlar. bu arada Cerrahpaşa idrardan DMSA ile ağır metal testi yapmaya başlamış ama elden 3 noktadan alınan kanla bunu yapan doktorlar var.

Kansere karşı en iyi mücadele de yine bunlardır...Farketmiyor...

Genel olarak bildiklerim bunlar.

Bu arada acil tıbbını ve genel müdahaleleri ben bütünüyle küçümsemedim..
Genel olarak kronik enflamasyon ve hastalık mücadelesinden sözediyorum..

Kanserle ilgili Kanser Keton Terapisi adlı bir sayfayı (bir bireyin kişisel uğraşını) ben ayrıca bir önceki sundum.. İncelebilir.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#37
Kronik hastalıklar bir günde gelmiyor. Ben geliyorum diyor ve bu bazen 3 yıl 5 yıl sürüyor ve tüm belirtileri veriyor. Mesela 10 gün de grip okur gibi diyabet olmuyorsunuz. Vasküler hastalıklar ve diyabet vb. ağır depresyonla bir çok belirtiyle hem de çok açık belirtilerle geliyor yerleşiyor. Diyabet olmadan yıllar önce insülin direnci geliştiriyorsunuz, işte aşırı su içme, sık tuvalete çıkma vb. Kişi bu aşama da diyete alınmalı ya da ne gerekiyorsa işte o. Mesela uygun lif tüketimi ve karbonhidrat dengesi içeren diyet ve bunu şu an ki tıp yapmalı. Bir kez diyabet olduğunuzda keto zorlaşıyor ve neredeyse imkansız hale geliyor. Diyabetin bir türüne keto önerilmez. Bir yan da hipoglisemi (düşük kan şekeri) bir yan da insülin direnci vardır. Keto bunları çözüyor. Ben okuyorum sadece pankreas değil asıl karaciğer ve safra yüküyle ilgili bu hastalık..
 Diğerin de mesela tansiyon yıllarca belirti verir. Başka belirtiler vardır. Kalp damar hastalarının yüzde 40-50 ağız hijyeni, diş çürüğü ya da ağız florası sorunu var. Belki dolaylı olarak bağırsak ya da oto-immunle ilişkili. Siz bunları görüyorlar mı sanıyorsunuz? Okuyabiliyorlar mı? Ben de öyle sanıyordum kusura bakmayın. Ben bu ülke de üniversite eğitimi aldım. Sınıfımda kaç kişinin gerçekten hukuk, siyaset, ekonomi anlayabildiğini biliyorum (3 ü 5 i geçmez) ve benle mezun olanların hiçbiri o işi yapmıyor. Hukuk mezunlarının hepsi hukuk, Psikoloji okuyanların hepsi insan psikolojisinden ne yazık ki anlamıyor. Bunlar hep yetenek işi, ehliyet işi...
Mesela bu hastalıkların altında ne var?. Kötü yaşam koşulları, kötü beslenme ve geçmiş yanlış tıbbi müdahaleler dahil bir zincir buluyoruz. Tüm bunlar önlenebilirdi ve önlenebilir. Sağlık konusunda kurulmuş bir çark var ne yazık ki ve Kapitalizmin dönmesiyle/döngüsüyle bağlantılı bu çark..

Mesela hep bunlar bireyin sorunları gibi görülüyor, aslında değil. Koruyucu hekimlik, aile hekimliği ile bile bunlar çözülebilir. Ben şahsen doktor olsam sanırım bir 2 bin hastayı gözlemleyebilirdim tıbbi geçmiş anlamında. Bunu biliyorum da söylüyorum.. Bir beslenme bilgisin de uyuşabilmiş değiller. Bir şeker, yağ, karbonhidrat tüketimini çözebilmiş değiller. Bilimi çarpıtıyorlar bunu defalarca ben gördüm.

Canan Hocaya saldırıp dava açıyorlar. Amerikan Kardiyoloji derneğinin yolundan giderek. Psikiyatri ki tıbbın en karanlık alanı, tartışamıyorsunuz. Bir tahlil yok, bir gösterge yok. Bıralarda ilaç denyleri komplosu çok yaygın haberiniz var mı hiç?
. İlaçların kendi toksik ve yıkıcı uyuşturucu vb. Sott'a bakın. Haşarı çocuklar uyuşturulur. Yaşlı ve bakımevlerinde olanlar. Topluma uyum sağlamayanlar aynı şekilde damgalanır. Çoğu Psikiyatrik denilen sorun biyolojik sorunlarla az çok içiçe. Ki bunlar en basit örnekler.

Kanserden ölümlerin aslında kemoterapiden oluşu tartışılıyor. Kemoterapi ömür uzatmıyor. Uzatsa da uzayan ömür değil. Ömürden giden ömür..
Bypass mesela emin olun tartışılıyor.. O stendler mesela. Yağ sarıyor ona et yiyemiyorsunuz.

Tıbbın elinde sihirli deynek felan yok...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#38
Az önce sott ta okudum. 18.000 kolesterol duydunuz mu? Onsekiz bin.
Almanya da bir adamın kolesterolü 18 binmiş ve adam canlı koma da felan değil. Üst değerin 36 katı bu. Adamın kanını makineyle değiştiremiyorlar çünkü makineyi tıkıyor en son doğal yoldan kan alıp yerine plazma ve tuz veriyorlar.
Dikkat edin 200-300 kolesterolünüze statin yazıyorlar. Doktor size diyebilirdi Zerdeçal ektresi kullan, diyet yap, karaciğer temizle vs. Buyrun tartışalım...

26 yaşındaydım ben elime tansiyon kolesterol ilacı tutuşturulduğunda...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#39
Basit gripte çinko magnezyum takviyeleri, belki mürver gibi bir bitki belki başka bitkiler grip ilacı diye satılan şeylerden iyi çalışıyor çünkü bağışıklığı destekliyor ya da antiviral etkinliği var. Bilgi olarak buna erişmeniz 40 yılınızı alabilir ve dikkat edin bunları eczaneden satın alamazsınız. Bulabileceğiniz çinko içeren berbat tablet ve sıvının içine mısır nişastası bilmem ne katılmıştır, çinko seyreltilmiştir-azdır.
Neredeyse tüm takviyeleri Solgar Molgar dır. İçine ne katıldığı belli değildir. Doğal ürün bulamıyorsunuz-doğal eczaya erişmekte zor.

İnsülin direncinde/diyabette, magnezyum başta çinko, asetil l carnitin, laponeik asit, krom, potasyum  ve lifler gibi uzayan takviyelerin işe yarayabileceği söyleniyor. Doktorunuz önermiyor. Doktorunuz bilmiyor bile. Kulak asmıyor.

Hulda Clark'ın karaciğer detoks ve temizlik protkollerini inceleyin. Bu bir çok hastalığın çözümü, karbonhidrat enflamsayon sebebi ve yağlı karaciğer karbonhidrat enflamasyonu olabilir. Bunun mesela karaciğer temizliğinin 21 günlük magnezyum sülfatsız kolay kürleri de var. Karaciğer temizleyen bitkiler var mesela bu önemli. Bilinmiyor. Kulak ardı ediliyor. İkinci tıp deniliyor.

Safranız taşlarla dolduktan yıllar sonra tanı alabiliyorsunuz ve safra kesenizi alıyorlar. Su oruçları vb. yolla bu sorun çözülebilirken...

İyotu burada tartıştık biliyoruz. Bunlar en basit örnekler. Bipolar diye lityum veriliyor insanlara biliyor musunuz? Tiroidi engelliyor ya da iyotu.. Hala tartışıp duruyorlar. Arkasında bilim yok. Nasıl çalışıyor bu lityum da işe yarıyor onu anlamaya çalışıyorlar. Yani lityum normalde vücutta bulunup ölçülen bir şey değil. Tesadüfen uydurulmuş bulunmuş ilaçlar bunlar..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#40
Bipolar tanısı aldım 2012 de. 7 yıldır okuyorum. Hemen şu an sunabilirim bir bilimsel makaleden bunlar. Bipolarların yüzde 52'sin de insülin direnci ve bozulmuş glukoz metabolziması eşlik eder. Bu ilaçlardan oluyor deniyor yani diyabet ve insülin/glukoz metabolziması ile bu sorunun ne kadar geçiştiği ve organik bağı da ayrıca tartılışıyor ancak veri bu.
Diğer veri de şu. Aynı makaleden. Eğer Bipolarsanız (Tip 1 ya da tip 2) diyabet riskiniz (normal Bipolar olmayan bireye göre tam) 3 kat fazladır?   İyi de niye? Bipolarla Diyabet arasında ilişki mi var? Yok hayır diyorlar, bunu ilaçlar yapıyor. Yani kendi ilaçları Bipolar çözmek için verdikleri ilaçlar Diyabet yapıyor. Ne kadar insanı? Hesaplayalım mı? (Net bir veri yok zaten) Tip 1 ya da tip 2 diyabet (hangisi unuttum) bunun görülme sıklığı oranı gerekiyor bize ama göstergelik örnek bir hesap için yüzde 10 alayım. Yani 3 kat diyeceğiz Bipolar da bu oran yüzde 30 olur ve neredeyse 3 Bipolardan biri diyabet adayıdır. Bu ilaçlardan dolayı ama emin olun zaten 5 ilaç kullanıyorlar ve çoğunda insülin direnci ilacı Glifor felan vardır elince ve ayrıca (kilolar almıştır-karaciğer böbrek gitmiştir yarılanmıştır ve) Psikiyatrik karteladan 6 doktorla birlikte 58 ilaç değiştirmiş-denemişlerdir. Ellerinde yüzde 40 engelli raporu ve erken emeklilik hakları vardır. Amerika dan ithal bu sistem Bipolar adında bir sorunun yüzde 40 la 70 arasında geçerli çok ciddi engel oluşunu tanımlar ancak hastalığın etiyolojisinin bilinememekte olduğunu bütün makaleler doğrular.
Buyrun tartışalım...


Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#41
PSİKİYATRİK İLAÇLAR VE PSİKİYATRİ

Psikiaytrik ilaçlar hakkında söylenebilecek şeylerin aslında ucu bucağı yok ancak ilk aklıma gelenleri hemen yazayım

Burdan hemen gazeteduvar etiketiyle Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi gibi bir arama yapıp oralarda neler döndüğüne bakabiliriz.
Açıktan dönenlerin dışında da yaygın komplo iddiaları var. Biliyoruz...
 
Özellikle atipik denilen psikotiklerin (ki bunlar gen mutasyonu yapıyormuş ve başka etkiler karaciğer felan) kemoterapik etikleri hatta komplo düzeyinde bunların denenen kemoterapi ilaçları olduğunu düşünenler var. Genel antipsikotiklerin ve hatta anti-depresanların da.. Ya da anlamadığımız glukoz/insülin metabolziması dolayısıyla tesadüfen bu geçişmeler var bilmiyoruz. İlaç tıbbı şurda kaç yıllık belli değil. Bu neslin geleceği belli değil..

Psikiyatrik ilaçların yan etkileri kalıcıdır-ciddidir..

Serotonin Sendromu, kalıcı mutsuzluk gibi iddia ya da durumlar var. İlaçsız mutlu olamazsınız ya da doğal olmaz-eskisi gibi olmaz..

Dünya seks üzerine kuruldur, çoğu ciddi kalıcı cinsel disfonksiyon yapabilir...

Psikiyatrik ilaç alırsanız asker polis olamazsınız bu yüzden millet uyandı reçetesiz kullanılıyor..

Ritalin adlı Psikiyatri ilacını millet burundan çekiyor... Odatv nin bir yazısına ithafen. Kaynak gösterebilirim. Eczacı beyanıdır. Eczanede elden alınan en çok satılan ilaçtır, ilaçlardan biridir. Dikkat için yeni nesil bunu sınav öncesi alıyor. Tekno nesil bizim gibi odaklanamıyor. Bu çocuklar bizim gibi kitap okumaya zorlanmamalılar. Sınav sistemleri değişmeli. Odaklanamıyorlar.
Bu ilaçlar Doping felan diye satılıyor. Çoğu aile anne baba çocuğum geri kalmasın diye göz yumuyor alıyor içiriyor. Tıp hukuk öğrencileri vize final dönemlerinde bunları yutuyor.

Yan etkisi ölüm olan Psikiyatri ilacı var. Tıp bu!

Kalıcı nörolojik hasar bırakan Psikiyatri ilacı var. Tıp bu!
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#42
BİPOLAR YA DA PSİKİYATRİ RAPORUNDAKİ CATCH 22 VE DİĞER ANOMALİLER

6 ay ilaç deneği olmadığım için Bipolar, Mental Bozukluk ya da sorun için rapor alamıyorum (talep bile edemiyorum) ve işgücü kaybı ve engel durumumu belirletemiyorum onaylatamıyorum çünkü mevcut sisteme göre tedaviyi kabul etmeliyim ya da tedaviyle düzelmediğimi belgelemeliyim. Tedavi için tek seçeneğim ilaçlar. (En az) 6 ay tedaviyle düzelme şansı olmayanlara rapor veriliyor. Tedaviyle (en azından ilaçlı tedaviyle) düzelmiş ya da düzeldiğini beyan eden (oh be ben bundan kurtuldum diyen) Bipolar hastası (asla) yok (ve olmadı.)
 6 aydan uzun süre ilaç kullanan (yani sözde ilaçla iyileşmeyen) ve bir kaç hastane yatışı, atak matak hikayesi olanlar, sorun çıkaranlar genelde rapor isteyebiliyor.
İlaçlı tedaviye inanmıyor güvenmiyorum ya da ilaçlı tedavi istemiyor ve kabul etmiyorum. Bu benim hakkım değil mi?
O halde Bipolar değil miyim? Bunu kimse bilmiyor. 7 yıldır işgücü kaybı yaşıyorum-toplumsal hiç bir destek yok. İlaç al kurtul yanıtından-dayatmasından başka.

Belirtilen konu da çok açık toplumsal çok geniş çapta mobbing vb sezdiğimi gördüğümü düşünmedim değil-durum öyle hissettiriyor..

Bipolar da çok çok az kişi ilaç bırakabiliyor ya da bırakıyor. Bunlar ne mutlak ne de yarım buçuk iyileşme bildirmiyorlar. Söylenen durumu nadı-ataksızlık, atak yaşamama.
İlaçlardan beziyorlar-etkilerinden öyle bırakıyorlar. Bunlar kronik hastalık görünümünde yani hastanın hayatına yerleşmiş bir olumsuzluk, mutsuzluk eşlik eden majör kronik depresyon, duygu dalgalanımı-mod değişimi ya da olumsuzluk vb. her durumda var mevcut. Ömrü billah var. Tersini söyleyen yok. İlaç bırakan hasta iyileştiği için bırakmıyor. İlaç etkilerinden korkma, yan etkiler nedeniyle ve artık atak deneyimlemediğini-deneyimlemeyeceğini düşünürse ilaç bırakıyor. İlaç bırakıp ilaçsız başedebilenler diyet ve bir sürü ek gıda takviye ile çoğu zaman bunu yapıyorlar.. Yaşam koşulları çatışmalı ilişkiler değişiyor genelde ya da maddi refah vb.
2.000 liralı ktakviye kullananları gördüm. İncir ve üzüm çekirdeği yağından Omega 3 e kadar. Bunları kim yapabilir.
İlaçların iyi etmesi diye bir durum asla sözkonusu değil.
Neyi nen olduğu belli değil. Atak denen tanımlanmış değil. Kimyasal belirti ölçüm yok..
Beyin gen savları saçma-inanın saçma asla tartışmaya deymez.

Bir sosyal bilimci yukarıyı dürüst objektif çözümleyebilir mi? Çünkü bunlar objektif veriler...

Bunun dışında ağaçtan düşmeye bağlı bir travma nedeniyle başka bir ilaç sanarak bir antiiskemik ve bir vertigo ilacıyla birlikte bir Beyin Sinir Omurulik Cerrahı tarafından yazılan Prozac/Depreks kullandım. 20 li yaşların başındaydım ne olduğunu bilmiyorum ancak hayatım da bir dönem daha sıkışıp bu ilacı bilinçsiz alıp bıraktım ve hayatım kaydı.. Muhtemelen gerçek mani ya da Psikoz nedenim de bu...


Bipolar mani ataklarının en büyük nedeni muhtemelen uykusuzluğun yolaçtığı fizyolojik hasar dengesizlikte olabilir ancak çok iyi bakın çoğu zaman altından kimyasal ilaç çıkıyor. Özellikle antidepresan vb Psikiyatri ilaçları ama başka ilaçlar da ama antidepresanların buna yolaçtığını en azından mevcut bilim ve makaleler onaylıyor ve kabul ediyor. Bu araştırmanın ölçütü geliştirilmeli. Mani atağı bildiren herkesin ilaç geçmişini tarayın...

Bu arada Bipolar toplumun yaklaşık neredeyse yüzde 5'ini ilgilendiren bir sorundur ve bu ifade de emin olun bir makaleden araklanmıştır. Psikiyatrik sorun damgası yersiniz ne idüğü belirsiz. İstanbul da bir okul da bir bekçiyi veliler Bipolar diye istemiyor haberle bakın şeker kalp gibi hastalık bu yaygın..

Işık terapisi var uygulanmıyor, önerilmiyor. En acil çözümdür.
Çoğunda uyku bozukluğu (uzun süreli uyku eksiği vb) sirkadyen ritim sorunu vardır-doktor buna yönelik en ufak çözüm bilgi önermez bile
Melatonini hakeza. Bir kehribar gözlük ya da ışık filtresi bile işe yarıyor. Doktolar söylemez. Kendi bilgi almalısın. Google a bakma diyenler onlara söylüyorum. İstanbul da bir üniversite hastanesine google danıaşnlar yahoo ya gitsin gelsin bize değil yazmışlar. Gelmiyoruz zaten artık..

Atak öykülerinin altında eğer Psikiyatrik ilacı vb ilaç yoksa/çıkmayacaksa (ya da çok ağır travmalar) çoğu 2-6 aylık dinlenme, yoğun uyku, erken yatma, teknolojik mavi ışığa bir süre maruz kalmama ya da buna yönelik önlemler ve hava değişimi gibi çözümlerle mutlak neredeyse iyileşebilir. İlaca elini veren kolunu kaptırır.

Bipolarlar Diyabet adayı oldukları için diyet önerilmelidir-bilgilendirilmelidir. Yapılmıyor

Biri bana Tıp nerde;? Doktorluk ve Ecza? Anlatacak mı?

BEN GÖRMEDİM

Gören varsa buyursun. Bunları kendim araştırdım öğrendim, kendimi korumak zorunda kaldım. Tıp illetinden, modern otoriteden hatta zararlı zehirli toksik yan etkili ilaçlarından ve tedavilerinden hatta denek olmaktan...

Ömür boyu tansiyon ilacı dendi kullanmıyorum kendim düşürdüm...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#43
Çok yazdım kusura bakmayın ama bazı doktorlar dendi..
Bipolar özelinden gidiyorum ya da Psikiyatrik sorun. Yukarıda yazdıklarıma bağlı olarak

Bana eline ilaç tutuşturulup gönderilmekten başka ve öte, bir Psikiyatristten en azından Bipolar da sirkadyen döngü ve uykunun önemi düzeni, mavi ışık, belki buna karşı önlemler, ilaç kullanımına bağlı olası insülin diyabet gelişimi vb. ya da yukarıda anlattıklarım hakkında genel çerçeve de, eli yüzü düzgün genel bir bilgi almış hasta ya da bunu vermiş doktor ve Psikiyatrist bulun önerin.. Buyrun.... Emin olun istisnalar vardır? Ne kadar? Yüzde 3 mü? Sanmıyorum...
Doktor da bilmiyor ki..
reddit foruma gidiyorsunuz yurtdışında keto öneren doktorlar var. Tek bir ilaç kulandırıyor felan. Burdan beraber gidelim iki facebook Bİpolar grubuna. 5-10 bin üyesi olanlar. İlaçlarını soralım. 5 ilaç bir arada. Bir doktor diğerini görüp aa bunların 3 ü bir arada yazılabiliyormuş diyor. Böyle komik öyküler var.

Ellerinde antieplipetik ilaçlar var. Çok felsefik konuşanlara özel yazılıyor mesela. Ölçüt bu-gösterge. Bunu Antalya da bir kızcağızın Psikiyatri ilacıyla zehirlendiği bir haberden okuyabilirsiniz.

Doktorundan Bipoların ne olduğuyla ilgili bilgi alan var mı?
Olamaz..
Çünkü etiyolojisi bilinmiyor.
Beyindeki kimyasal anomali gen hepsi uyumsuz söylenceler bütünü. Genel kimyasal anomali evet-duygusal anomali evet. Fizyoloji niye bozuluyor? Fonksiyon?
Uykudan bozulsa geri düzelir, çoğu ilaç etkisi..
Ayrıca tiroid var ay da GAPS hekimi Natasha CAmpbell mesela kan şekeri regülasyonu ve nörotoksin der bağırsak der olabilir bilmiyoruz, ağır metal her şey olabilir.

Tele çıkıp, telen düşüp yaralananlarımız varmış. Onlar kimler? Mesela çitten düşene ne oluyor?
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#44
Bakın bu sözü abartmıyorum

Psikiyatrik hastane ya da doktorla hasta arasındaki ilişki çoğu zaman asker polis ve suçlu/zanlı vb. arasındaki ilişki ya da iletişim gibidir. Bu özellikle toplumdan kopma, yalıtma, bireysel çıkış kaçış vazgeçiş dönemleri ya da toplumsal mobbing dönemlerinde sığınma durumlarında. Kapitalizmin kafesi işlevi görür. Tutuklama yakalama ceza işlevi görür abartmıyoruz iyi bakınız.

Çalışamaz haldeki kişi çalışır edilir vb. Bunların hepsi sosyal gözlem abartı değil bakın. Bu durumdaki kimse isteyerek Psikiyatriste gitmez. Ailesi tarafından alıkonulur Psikiyatriste zorla götürülür. Diğer durum da gidenler de çalışmayacak ya da normal bir yaşam sürdüremeyecek hale geldiği için gidiyor. Yani bireyin Psikolojik tepkileri toplumsal isyanı bastırılıyor. İçgüdüsel tepkiler ve çıkış. Hepsi...

Psikiyatrik tanılar Amerikan DSM 5 kitabından alınmıştır. Burda ölçüt şudur. İşgücü..
Makine bireyler olarak ilaçlar sizi çalıştırabilmeye yöneliktir ya da toplumsal kafeste tutmaya.
Psiyatrik tanılar çoğu zaman ağır işgücü kayıplarını tanımlar. Bunlar uzuv kayıpları gibi ciddi fenomen. Verilen oranlara bakın...
Toplumsal engelli statüsü. Neredeyse ölçülebilir hiç bir fizik anomali yok.

Dün bir yazı okudum. Adı Psikojenik vazgeçiş ya da ölüm gibi bir şeydi. Yani birey yaşamaktan vazgeçerek ya ölüyor ya da ölmese bile farklı bir Psikolojik sığınma mekanizması geliştiriyor.

Ben iki ayrı forumda yazarlık serüvenim de Kasyopya dan bahsetmeye bağlı Tımarhane tehdidi aldım... Bunu veren-verebilen birey irrite edici biçimde özgül sığınılmış bir güç kara otorite ya da arkasında dayanakla (kurumsal otorite ya da bilgi farketmez) bunu yaptığını hissettirebiliyor.
Biz burda şimdi Kasyopya konuşuyoruz. Nerede yazabiliriz?
Burda Soner Yalçın Bey'i tartışıyoruz. Ben ona ve ekibine ve belki başkalarına da Kasyopyayı inceleme tavsiyesiyle kaç mail atmışım..?
Ne olarak sınıflanıyor? Bilgi değil peki? Deli işleri mi?
Delilerin okuduğu şeyler mi? Nedir?
Kaza rıza (hani google araması felan) okunurum diye de yazıyorum grup-forum yanlış anlamasın...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com