Ve Kılıçdaroğlu yürüyüşe başladı (15.6.17)

Başlatan bozadi, 15 Haziran 2017, 16:00:26

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#30
27 Haziran 2017

Adalet Yürüyüşü 13. gününde: Provokasyonlara karşı 12 maddelik genelge!


Kılıçdaroğlu'ndan Adalet Yürüyüşü'nün 13. gününde açıklama: 12 maddelik genelge hazırladık




CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından başlattığı 'Adalet Yürüyüşü'ne 13. günde devam ediyor. Yürüyüş öncesi kısa bir açıklama yapan CHP lideri, provokasyonlara karşı 12 maddelik genelge hazırladıklarını belirterek, "Şu veya bu nedenle bizi protesto edenlere bir saldırı, bir şiddet, bir ağır söz kullanmayın. Ne söylerlerse söylesinler, sadece onları alkışlayın' dedik" değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasına tepki için Ankara Güvenpark'tan başlattığı yürüyüşe devam ediyor.

Konakladığı Kaynaşlı ilçesindeki Bolu Dağı Varan Tesisleri'nde gazetecilere açıklama yapan Kılıçdaroğlu, yürüyüşünün 13'üncü gününe geldiğini söyledi.

KÖROĞLU GİBİ OLANLARA SELAMLAR

"Bugün Köroğlu'nun diyarını terk ediyoruz. Köroğlu'na selamlar. Köroğlu gibi olanlara selamlar." diyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Onlar için yürüyoruz. Adalet için yürüyoruz. Birlikte yürüyoruz. Hiç kimse rahatsız olmasın. Provokasyonlara karşı dün akşam 12 maddelik bir genelge hazırladık, katılan herkese vereceğiz. 'Sakın şu veya bu nedenle bizi protesto edenlere bir saldırı, bir şiddet, bir ağır söz kullanmayın. Ne söylerlerse söylesinler, sadece onları alkışlayın.' dedik. Dolayısıyla bu da bizim demokratik tavrımızı gösteriyor, adalete olan inancımızı gösteriyor, adalete ne kadar değer verdiğimizi gösteriyor ve insanlara ne kadar değer verdiğimizi gösteriyor."

Kılıçdaroğlu, açıklamasının ardından yürüyüşüne başladı.

GEZİ AİLELERİ DE YÜRÜYOR!

Yürüyüşün bugünkü bölümüne Gezi eylemleri sırasında hayatını kaybeden Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz ve Ethem Sarısülük'ün aileleri de katılıyor. Kortej, "adalet" sloganları atarak yürüyüşüne devam ediyor.


 

Kaynak: ABC Gazetesi

 

bozadi

#31
28 Haziran 2017

Beşiktaş taraftarından Adalet Yürüyüşü kararı!


Beşiktaş taraftarı 1 Temmuz'da Adalet Yürüyüşü'ne katılacağını açıklayarak, 'Büyük Beşiktaş taraftarına' çağrı yaptı.




Beşiktaş'ın taraftar grupları "Herkes için adalet" talebiyle 1 Temmuz'da Adalet Yürüyüşü'ne katılma kararı aldı.

Gruplar herkesi formalarıyla yürüyüşte yerini almaya çağırdı.

Beşiktaşlılar 1 Temmuz sabahı saat 5.00'da Beşiktaş'ta bulunan Conrad Otel önündeki minibüs duraklarından ve Kadıköy Nikah Dairesi önünden otobüs kaldıracak.


 

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

#32
28 Haziran 2017

Ve Karadeniz de yürüyüşe geçti!


CHP'nin Doğu Karadeniz teşkilatları, 'Adalet Yürüyüşü' kortejiyle buluşmak için yola çıktı.




CHP Trabzon il teşkilatı, diğer bölge illerinin parti teşkilatları ile bir araya gelerek, 'Adalet Yürüyüşü'ne katılmak için Trabzon'dan Giresun'a doğru yola çıktı.

Hareket öncesinde Atatürk Alanı'nda bir araya gelen partililere hitap eden CHP Trabzon İl Başkanı Turgay Güngör şunları söyledi:

"Artvin, Rize, Trabzon, Gümüşhane, Giresun, Ordu, Samsun, Sinop ve Amasya CHP il örgütleri olarak ülkemizde, hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukukunun egemen olmasını, haksız ve adaletsiz bir biçimde hukuk yolları tükenmeden insanların gözaltına alınmasını, tutuklanmasını, cezaevlerine konulmasını açık hukuk cinayetleri olarak değerlendiriyoruz. Son zamanlarda gerçekleştirilen 1341 hakim savcı atamasının yüzde 90'ının AKP'li yönetici ve üyelerden seçilmesi, 'AKP'li olmayan adalet beklemesin' anlamı taşımaktadır."

CHP'nin Doğu Karadeniz il örgütleri olarak önce Giresun ve Ordu'ya, daha sonra da Samsun'a gideceklerini kaydeden CHP İl Başkanı Güngör, "Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun yarın sürdüreceği yürüyüş kortejine yaklaşık bin 800 kişi ile katılacağız" dedi.

Açıklamanın ardından yüzlerce yurttaş, geniş güvenlik önlemleri altında Karadeniz Sahil Yolu üzerinden, daha önce açıklandığı gibi Akyazı mevkisine doğru yürüyüşe başladı. Ancak aşırı sıcak hava nedeniyle grup Toklu Mahallesi'nde Akyazı'dan gelen otobüslere binerek Giresun'a doğru yola çıktı.

Kaynak: ABC Gazetesi

 

bozadi

#33
28 Haziran 2017

Birleşik HAZİRAN Hareketi YK üyeleri Adalet Yürüyüşü'ne katıldı


Birleşik HAZİRAN Hareketi Yürütme Kurulu üyeleri Adalet Yürüyüşü'ne katıldılar.




Birleşik HAZİRAN Hareketi Yürütme Kurulu üyeleri 14. gününüde Adalet Yürüyüşü'ne katıldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun partisinin milletvekili Enir Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından Ankara'dan İstanbul'a doğru başlattığı Adalet Yürüyüşü'nün 14. gününde, Birleşik Haziran Hareketi Yürütme Kurulu üyeleri de yürüyüşe katıldılar. HAZİRAN yürütme Kurulu'ndan TKP Genel Başkanı Erkan Baş, ÖDP Başkanlar Kurulu'ndan Alper Taş ve Önder İşleyen, CHP Parti Mecliisi üyesi Canan Kaftancıoğlu, CHP milletvekillleri Orhan Sarıbal, İlhan Cihaner, Ali Şeker, Zeynep Altıok Akatlı yürüyüşün Düzce etabında yer aldılar.


 

Kaynak: İleri Haber


bozadi

#34
1 Temmuz 2017

Antikapitalist Müslümanlar'dan Adalet Yürüyüşü'ne destek


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'Adalet Yürüyüşü'nün 17'nci gününe başlarken, Sakarya'nın Akyazı İlçesi Ormanköy Mevkii'ndeki mola yerinde açıklamada bulundu. Yürüyüşe Antikapitalist Müslümanlar da katıldı.




CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Allah'ın yarattığı kainatın içerisinde bir denge ve adalet olduğunu belirterek, "Bu adaleti ve dengeyi bozan da maalesef insanoğludur" dedi. Bugünkü yürüyüşe Antikapitalist Müslümanlar grubu 'Allah adaleti emreder' yazılı pankart açarak destek verdi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'Adalet Yürüyüşü'nün 17'nci gününe başlarken, Sakarya'nın Akyazı İlçesi Ormanköy Mevkii'ndeki mola yerinde açıklamada bulundu. Adalet duygusunun yüceltilmesini, adaletli davranılmasını isteyen Kılıçdaroğlu, "17'nci günümüze başlıyoruz. Yine güzel bir gün. Güneş güzel ve 'Adalet Yürüyüşümüz' devam ediyor. Allah'ın yarattığı kainatın içerisinde bir dengesi ve adaleti vardır. Bu adaleti ve dengeyi bozan da maalesef insanoğludur. Biz isteriz ki adalet duygusu 7'den 70'e herkes tarafından kabul edilsin. Adalet duygusunu yüceltelim, adaletli davranalım. Hiçbir ayrım yapmaksızın, kimlik, inanç, yaşam tarzı ayrımı yapmaksızın hep birlikte huzur içerisinde yaşayalım. Bunun temel yolu adalettir, adalettir, adalettir" dedi.
         
Alanya'daki orman yangınına değinen Kılıçdaroğlu, kısa sürede kontrol altına alınmasını ve önlenmesini umut ettiklerini, doğaya, kelebeğe, kuşa gösterilen saygının ağaç ve ormanlara gösterilmesi gerektiğini anlattı. CHP Genel Başkanı, şöyle devam etti:
"Ormanların olmadığı bir ülkede rahat, huzurlu yaşayamayız. bir ağacın baharda çiçek açmasının insanın ruhuna verdiği esintiyi güzelliği emin olun kimse rahat rahat başka olayda hissedemez. Onun için adalet için yürüyoruz, birlikte yürüyoruz. Beni yalnız bırakmayan, adaleti özleyen, savunan tüm dostlarıma arkadaşlarıma, değişik siyasal partilerden arkadaşlarıma, hiçbir siyasi partiye üye olmayan vatandaşlarıma bu adalet yürüyüşünde destek verenlere hepsine yürekten teşekkür ediyorum. Hepiniz sağolun varolun. Yolumuza devam ediyoruz. Adalet için, adalet için."

DESTEK VERDİLER

Yürüyüşe İhsan Eliaçık, Mustafa Sarıgül, 17 baroya üye 300 avukat katılarak destek verdi. Kendilerini 'Antikapitalist Müslümanlar' olarak nitelendiren bir grup,, 'Allah adaleti emreder' yazılı pankart açtı. Yürüyüş sırasında 1100 metre uzunluğunda bayrak açıldı.

SICAK HAVA BUNALTTI

Sabah Akyazı Ormanköy mevkiinde başlanan yürüyüşte Erenler İlçesi Bekirpaşa mevkiine ulaşılarak mola verildi. Yürüyüşe katılanlar, 'Nükleersiz gelecek için adalet', 'Çevre hakkı için adalet', 'Adalet demokrasi için', 'Kadınlar adalet istiyor', 'Herkese adalet', 'Adalet mülkün temelidir', 'Adalet' ve Halkevci Kadınlar grubu ise 'Eşitliği de adaleti de kazanacağız', 'Adalet tekmecilerin yargılanmasıdır', 'Erkek adalet değil, gerçek adalet' gibi dövizler taşıdı. Hava sıcaklığı 32 dereceye ulaşırken, asfalt yolda yapılan yürüyüşte hissedilen sıcaklık daha da yüksek oldu. Güneşten korunmaya çalışanlar şapka takarken, bazı kişiler ise şemsiyelerini açarak yürüdü. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yürüyüş sırasında sık sık su içti. Yürüyüşe katılanlar kan ter içinde kalırken, yine de keyifli oldukları görüldü.

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

#35
5 Temmuz 2017

Kılıçdaroğlu: İstanbul'a yakın bir noktada üzerimize saldıracaklar


Provokasyon duyumlarının ayrıntılarını açıklayan Kılıçdaroğlu, "Ülkücüler içinden hükümete yakın bir grup bu amaçla kullanılacak. İstanbul'a yaklaşılan bir noktada üzerimize saldırtacaklar" dedi.




CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "Provokasyon duyumları geliyor" açıklamasında bulunmuş, Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş ise "Uyanık olmanızı istirham ediyoruz" yanıtını vermişti.

Hürriyet yazarı Murat Yetkin bugünkü köşe yazısında Kılıçdaroğlu'nun provokasyon duyumlarına ilişkin ayrıntıları aktardı.

"İSTANBUL'A YAKIN BİR NOKTADA SALDIRACAKLAR"

Yürüyüş İstanbul'a yaklaşırken Yetkin'e konuşan Kılıçdaroğlu, "Ülkücüler içinden hükümete yakın bir grup bu amaçla kullanılacak. İstanbul'a yaklaşılan bir noktada üzerimize saldırtacaklar. Polisin bu saldırıyı önleyeceğini bekleriz. Görünüşte saldırıyı hükümet yaptırmamış, bizim Adalet Yürüyüşü'nden tahrik olmuş bir grup yapmış olacak. Bu da hükümetin eline yürüyüşümüzü İstanbul'a ulaşmadan "toplum kutuplaştı, kamu düzeni tehdit altında" diyerek olağanüstü hal gerekçesiyle yasaklama bahanesi verecek."

Kaynak: İleri Haber


bozadi

#36
5 Temmuz 2017

Kadın örgütleri Adalet Yürüyüşü'ne
Pippa'nın öldürüldüğü yerden katılacak


Pipca Bacca 9 yıl önce Gebze'de öldürülmüştü




CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu öncülüğünde partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanması ardından başlattığı "Adalet Yürüyüşü"ne 70'den fazla kadın örgütü yarın katılacak. Aktivist ve sanatçı Pippa Bacca, 9 yıl önce katledildiği yerden Adalet Yürüyüşü'ne katılacak olan kadınlar kendi adalet talepleriyle yürüyüşte yer alacak.

Evrensel'de yer alan habere göre, 70 kadın örgütünün imzaladığı bildiride Aktivist ve sanatçı Pippa Bacca'nın bundan tam 9 yıl önce, 2008 yılında Türkiye'de katledildiği belirtilerek "Dünyanın hâlâ güvenilir bir yer olduğunu kanıtlamak için ve dünya barışı için otostopla dünyayı dolaştığı sırada, hayatı erkek şiddetiyle son buldu. Bugün olduğu gibi, o dönemde de medya kadınlara yönelik suçları "gerekçelendirmekle" meşguldü. Bunun örttüğü gerçek ise her zamanki gibi kadınlara her türlü saldırının istatistiklerinin tutulmadığı, analizlerinin yapılmadığı, erkek şiddetinin kökenindeki ayrımcılığın ve eşitsizliğin ülkeyi yönetenlerce meşrulaştırıldığı, mahkemelerde dağıtılan "iyi hal" indirimlerinin ve cezasızlığın suçluları cesaretlendirdiğiydi.
 
Bugünlerde de hak, hukuk ve adalet talebiyle yürüyen binler Pippa'nın öldürüldüğü yerden geçecek. Barışın ve güvenli/güvenceli bir yaşam ihtimalinin hepimize hayli uzak ama bir o kadar da hayati olduğu bu günlerde..." denildi.

'Kadınlar olarak kendi taleplerimizle katılacağız'

 "Biz kadınlar bu Adalet Yürüyüşüne kendi adalet talebimizle katılmayı önemsiyoruz" denilen açıklamada: "Pippa'nın öldürüldüğü zamandan bu yana, tıpkı öncesinde olduğu gibi, erkeklerin işlediği suçlar, bazen gerekçe gösterme gereği bile duymadan, çoğu zaman da manâsı kendinden menkul bir "genel ahlak" namına hafifletilirken binlerce kadın toprak oldu, lgbti+lar nefret suçlarına – hatta cinayetlerine – maruz kaldı, binlerce çocuk istismar edildi, zarar gördü. Nefretin ve kendinden farklı olanı linç etme halinin adı 'hassasiyet' oldu, kutsandı, alkışlandı. Bu durum, özellikle Olağanüstü Hal'in ilanından bu yana körüklenen şiddetin ve nefret dilinin hayatlarımızın her alanına sirayet etmesiyle çeşitlendi, daha da dayanılmaz hale geldi. Bir yılını doldurmak üzere olan OHAL kararı ve kararnameleri sırasında hayatını kaybeden kadın sayısı üç yüzü aşmış durumda – ve bu kadınlar dinamitten baltaya, testereye, şiddetin en vahşi biçimlerini 'hak etmiş' sayılıyorlar.
 
"Adalet" ve Kalkınma Partisi kendi görüşüne muhalefet edilen her yerde, toplumun en az yüzde ellisini terörist ilan edip, yüzbinlerce insanı düşünceleri için bir gecede işlerinden, ekmeklerinden, hayatlarından, evlerinden, haysiyetlerinden ve özgürlüklerinden mahrum ederken, bütün bir toplum insan bedenlerinin açlık grevinde eriyip gitmesine seyirci kılınırken yaşanan tüm bu hukuksuzluklara ve zulümlere karşı adalet kavramı üzerine düşünmek, adalet için ses çıkarmak çok kıymetli. Bizler de, adaletin "erkek" yüzünü ortaya çıkarmak için yıllardır mücadele eden kadınlar olarak hukuksuzluğun ve keyfiyetin 'olağan' hale getirildiği bu zamanda gerçek adalet için sokakta olmayı önemsiyoruz.
 
AKP ve politikalarına paralel söylemler üretenler; adalet kavramını erkekler arasındaki bir eşitlik, kadınların da kendi aralarındaki bir eşitlik olarak, yani 'cinsiyet adaleti' olarak öne sürüyorlar. Yalnızca kadınların kendi arasında tanımlanan bir eşitlik ya da adalet kavramı kadınların hayatın olanaklarından yoksun bırakılmasıdır. Bu yüzden kadınlar için adaletin yasa önünde ve hayatın her alanında, sokakta, işte, mecliste eşitlik olmadan ve demokratik bir ortam sağlanmadan gerçekleşmeyeceğini söylüyoruz" denildi

'Erkek adalet değil gerçek adalet' için bizler de yürüyüşe katılıyoruz!

Kadınlar olarak erkek adalet değil gerçek adalet için birlikte yürümek istendiği vurgulanan açıklamada şöyle denildi: "Son dönemde özellikle OHAL ile birlikte vahşileşen hukuksuzluk ve cezasızlık politikaları erkek şiddetini de katbekat arttırdı. Kadın vekillerin, siyasetçilerin ve belediye başkanlarının tutukluluğu, atanan kayyumların önce kadın çalışmalarını durdurmaları ve sığınakları kapatmaları, Kanun Hükmünde Kararnamelerle işinden edilen yüzbinlerce insanın yanı sıra kadınların dayanışma derneklerinin ve kadın odaklı habercilik yapan medya kurumlarının da kapatılması kadınların ve çocukların erkek şiddeti karşısındaki konumlarını kırılganlaştırıyor. Kadınların siyasi kazanımlarına el konuluyor, kadınlar siyasetten uzaklaştırılıyor. Hayatın her alanında, erkeklerle eşit haklara ve fırsatlara sahip olana kadar: Eşitlik yoksa adalet de yok.
 
Tüm kadınları, mor rengimizle 6 Temmuz'da Pippa Bacca'nın katledildiği yerde, yani Gebze'de Adalet Yürüyüşü'ne katılmaya; erkek adaletin ve OHAL hukuksuzluklarının değil gerçek adaletin, demokrasinin tesis edildiği, herkesin ve özellikle de kadınların eşit ve özgür oldukları bir dünya için yürümek üzere buluşmaya çağırıyoruz."

İmzacılar

17+ Alevi Kadınlar
78'liler Federasyonundan Kadınlar
Adana Kadın Platformu
AKA-DER Kadın Faaliyeti
AKDAM - Adana Kadın Dayanışma Merkezi ve Sığınma Evi Derneği
Ankara Kadın Platformu
Antalya Kadın Danışma Merkezi
Avcılar Kadın Dayanışması
Avrupa Kadın Lobisi Türkiye Koordinasyonu
Ayvalık Bağımsız Kadın İnisiyatifi
Bakırköy Kadın Dayanışması
Barış İçin Kadın Girişimi
Bodrum Kadın Dayanışma Derneği
Buca Evka1 Kadın Kültür ve Dayanışma Evi Derneği (BEKEV)
Demir Leblebi Kadın Derneği
DİSK/Genel-İş Sendikası'ndan Kadınlar
Dünya Kadın Yürüyüşü Türkiye Koordinasyonu
Ekmek ve Gül
EMEP'li Kadınlar
Erzincan Katre Kadın Oluşumu
Esenyalı Kadın Derneği
Eşit Yaşam Derneği
EŞİTİZ (Eşitlik İzleme Kadın Grubu)
Ev Kadınları Destekleme ve Kalkındırma Derneği (EVKAD)
F Feminist Düşün, Edebiyat ve Sanat Dergisi
Femin Art
FeminAmfi
Feminist Çukurova
Feminist Kadın Çevresi
Gülsuyu Gülensu Kadın Dayanışma Evi
Halkevci Kadınlar
HDK Kadın Meclisleri
HDP Kadın Meclisi
İlerici Kadınlar Meclisi
İmece Ev İşçileri Sendikası
İstanbul KESK Kadın Meclisi
İşçi Kardeşliği Partili Kadınlar
İzmir Amargi
İzmir Kadın Dayanışma Derneği
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu
Kadın Emeği Kolektifi
Kadın Komünü
Kadın Yazarlar Derneği
Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği
Kampüs Cadıları
KAOS GL
Karadeniz Kadın Dayanışma Derneği
Kazete - Bağımsız Kadın Gazetesi
Kocaeli Ekmek ve Gül Kadın Dayanışma Derneği
Kocaeli Kadın Platformu
Koza Kadın Derneği
Körfez Bağımsız Kadın Dayanışması
Lezbiyen Biseksüel Feministler
LGBTİ+ Barış Girişimi
Mor Dayanışma
Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği
Nar Kadın Dayanışması
ÖDP'li Kadınlar
Pendik Kadın Derneği
Sosyal Dayanışma Ağı SODA
SYKP Genel Kadın Meclisi
Şiddetsizlik Merkezi'nden Kadınlar
Tevgera Jinên Azad
TMMOB İstanbul İKK Kadın Komisyonu
Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği Kadın Komisyonu
TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu
Türk Kadınlar Birliği
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu
Uçan Süpürge
Üniversiteli Kadın Kolektifi
Yeniyol'dan Kadınlar
Yeryüzü Kadınları
Yeşil Feministler
Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu

Kaynak: T24


bozadi

#37
Feminizm bana pek çekici gelmez ama kadınların hem kendi hak-hukuklarına hem de evrensel hak-hukuk mücadelelerine güçlü bir şekilde sarılmalarından büyük bir coşku ve insanlık adına gurur duyuyorum. Bu ülkeyi kadınlar adam edecek! :)

bozadi

#38
Ben Erdoğan'ın göründüğü kadar hak-hukuk-eşitlik düşmanı olduğunu sanmıyorum ama bu konuda biraz muhalefet yardımına ihtiyaç duyuyor gibi, ki muhalfet de çok şükür giderek güçleniyor. Ama muhalefetin de vicdandan uzaklaşmamaya dikkat etmesi gerekiyor.

İktidar biraz da günahlarının ateşinden dolayı agresifleşiyor büyük ihtimalle, ki aynı şey daha sınırlı olarak muhalefet için de geçerli olabilir. Eğer iktidar ve muhalefet şuculuğu-buculuğu aşıp insanlık yolunda işbirliğinde buluşursa, birbirlerinin günahlarını da hafifletebilirler.

bozadi

#39
3 Temmuz 2017

Adalet Yürüyüşü'ne katılan Ahmet Türk'ten açıklama geldi


HDP, Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı Adalet Yürüyüşü'ne İzmit'ten katıldı. HDP'nin milletvekillerinden ve yöneticilerinden oluşan heyet de akşam saatlerinde yürüyüşe katıldı. Heyeti karşılayan CHP'li Necati Yılmaz, tokalaşarak 'hoşgeldiniz' dedi. HDP heyeti 'Herkes için adalet' yazılı dövizle yürüyüşte yerini aldı.




HDP heyetinde Ahmet Türk, Celal Doğan, Ertuğrul Kürkçü, Serpil Kemalbay, Mithat Sancar, Erol Dora hazır bulundu.

AHMET TÜRK AÇIKLAMA YAPTI

Adalet Yürüyüşü'ne katılan HDP'den ilk açıklamalarda gelmeye başladı.

Ahmet Türk, ''En fazla adaletsizliğe uğrayan Kürtlere demokratik şartlar sağlanmazsa, adalet arayışımız eksik olur. Adalet Yürüyüşüne destek vermek için buradayız. Kimseyi dışlamadan, herkesi kapsayacak bir noktaya taşınması gerekir.'' dedi.

Kaynak: Yurt Gazetesi


bozadi

#40
Kılıçdaroğlu HDP'li yöneticilerin Adalet Yürüyüşüne "parti resmiyeti altında olmadan" katılımlarına açık olduğunu beyan etmişti. Yani parti reklamı/propagandası yapmadan, sadece "adalet" talebine olan katılımlarını göstermek için gelmelerinin uygun olacağını belirtmişti bir haberden hatırladığım kadarıyla. Kılıçdaroğlu'nun bu kararını çok yerinde buluyorum. HDP'li yetkililerin bu yürüyüşe bu şekilde katılmaları değerli birşeydir. Bu katılım aynı zamanda adalet yürüyüşünün CHP'ye endeksli bir yürüyüş olmaktan çıkarılmasına da yardımcı olacaktır. Tıpkı Gezi Eylemleri gibi belirli bir partinin siyasi çıkarlarının ötesinde olmalıdır. Ve bence bu yürüyüş kesinlikle körü körüne "AKP/Erdoğan karşıtı" bir operasyona dönüştürülmeye çalışılmamalıdır. Ama evet, elbette ki ülkenin siyasi iktidarı olarak bu yürüyüşün başlıca muhatabı AKP hükümetidir, bu hükümetin ülkeyi idaresiyle ilgili adaletsizlik vakaları son derece çeşitli ve derindir ve sağlam bir muhalefet ilgisine ihtiyaç duyduğu gün gibi ortadadır.

Şimdi bu adalet talepleri giderek daha yüksek sesle ve daha örgütlü bir şekilde dillendirilmeye başlayınca AKP yöneticilerinin belaltı vuruş çabalarında bir tırmanış olduğu görülüyor. Örneğin CHP'nin "zaten FETÖ destekçisi" olduğu açık veya imalı bir şekilde dile getiriliyor. Evet, AKP'nin özellikle seçimlerde yoğun hilelere başvurduğu süreçlerde CHP'li yetkililer Fethullah'ın AKP karşıtı operasyonlarından memnun olmuş olabilirler ve kapalı kapılar ardında birileri Fethullah'la bir tür dirsek teması da kurmuş olabilir veya olmayabilir, bu konuda net bir bilgim yok ama olduğunu varsayma eğilimindeyim ama bu durum hiçbir şekilde CHP'yi FETÖ ile aynı gemiye sokmaz. AKP FETÖ'nün "önüne yattığı" ve "ona vermediğinin kalmadığı" uzun seneler boyunca CHP ve diğer çeşitli muhalefet unsurları ordu dahil olmak üzere ülkenin idaresinin pek çok alanında korkutucu boyutlara ulaşan Fethullahçı örgütlenme konusunda yırtınıp duruyorlardı ama AKP Feto'nun iflah olmaz kefiliydi o zamanlar. Şimdi alzaymırlığa yatmanın alemi var mı? Güneş balçıkla sıvanır mı?

Fethullahçı darbe teşebbüsünde CHP de parti bazında darbeye destek olmamış, darbe süreci devam ederken karşı yönde söylemini ifade etmiş ve darbe tehdidi atlatıldıktan sonra Yenikapı Miting'ine bizzat AKP tarafından "davet edilmiştir". AKP'nin birilerini "Fethullahçı Terör Örgütüne veya Paralel Devlet Yapılanmasına destek olmakla" suçlarken iki kere, yüz kere düşünmesi lazım, öncelikle onların paralel devlet haline gelmesini kimin sağladığını hatırlaması ve utançtan yerin dibine girmeleri gerekirdi ama bunun emaresi bile yok, ve CHP'yi Fetö destekçiliğiyle suçlarken ne kadar da pişkinler.

Bir diğer husus, HPD'li yetkililer Adalet Yürüyüşüne destek verdi ve katıldı diye, hiç utanmadan CHP'yi "PKK ile kolkola girmekle" suçluyorlar. Ulan HDP'yi Türkiye Büyük Millet Meclis'ine sokan sen değil misin? Madem tüm HDP'liler PKK'lı, ne diye onları ülkenin temsil merkezinde en üst düzeyde ağırlıyorsun, ülkenin kaderini belirleyen kuralların, yasaların belirlenmesinde söz hakkı veriyorsun? "Yüksekova'dan inin, Düzova'da siyaset yapın, derdinizi dile getirin" diyen siz değil misiniz? "Evet devlet size yanlış yaptı, eziyet etti, hakkınızı aramanızı teşvik ediyoruz" diyen sen değil misin? Kürtlerden aldığın oyu artırmak istediğin zaman yıkama yağlamayı iyi biliyorsun, sonra kendi milliyetçi/muhafazakar tabanının desteğini kaybetmemek için "bunlar terörist" demek ne kadar da kolay sizin için?! İslamcılık adıyla yapılabilecek alçaklıkların, ikiyüzlülüklerin, ahlaksızlıkların ansiklopedisini yazmaya karar verdiniz de bunun için gerekli bilgileri ortaya çıkarmak için kendinizi uygulamaya, deneye, pratiğe mi adadınız?!

CHP de HDP de sütten çıkmış ak kaşık olmayabilir peki sen sütten çıkmış ak kaşık mısın?! Bu partilerin sana yönelttikleri eleştiriler, bu partilerle ilişkili sorunlu yönler yüzünden geçerliliğini kaybetmiş mi oluyor ve böylece sen eleştirilemezliğe mi kavuşmuş oluyorsun? Allah mısın sen?! Senden başka herkes kul da bi tek sen mi Allah'sın? Bu eleştirilmezlik, dokunulmazlık zırhı varsayımı nereden geliyor? Herkes haddini bilecek, bilmiyorsa öğrenecek. Buna iktidar da dahil, muhalefet de. Kimse sonsuza kadar ne iktidar olarak kalır, ne de muhalefet. Hepiniz günahlarınızla da sevaplarınızla da yüzleşeceksiniz. Birbirinizi körü körüne yemeye çalışmak yerine iyiliğin, doğruluğun, adaletin yolunda birleşin. Cehennem güzergahından uzaklaşmanın başka yolu yok.

bozadi

#41
4 Temmuz 2017

Müjdat Gezen:
AKP yöneticileri Adalet Yürüyüşü konusunda çok haklı...


Ünlü tiyatrocu Müjdat Gezen ve gazeteci Uğur Dündar Adalet Yürüyüşü'nün 20. gününe katıldı.




Adalet Yürüyüşü'nün 20. gününde  İzmit'in Yahyakaptan bölgesinden hareket eden kortejin bugün ki misafirleri arasında Müjdat Gezen ve Uğur Dündar vardı.

Medyascope'tan Fırat Fıstık'ın sorularıuna yanıt veren Müjdat Gezen yaptığı açıklamada 'AKP'li yöneticiler bu yürüyüş konusunda haklılar' diyerek ironik bir dille yürüyüşün ne kadar etkili olduğunu anlattı.


 

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

#42
5 Temmuz 2017

Ayşen Gruda: Adalet Yürüyüşü bizi titretti


Yeşilçam'ın ünlü oyuncusu Ayşen Gruda Adalet Yürüyüşü'ne katıldı.




Ayşen Gruda Adalet Yürüyüşü'nün 21. gününe katıldı. Ünlü oyuncu, verdiği röportajda yürüyüşe katılım için kendilerini gelip aldıklarını ve yürüyüş konvoyuna götürdüklerini söyledi. Yürüyüşün en başta barışçıl olduğuna dikkat çeken Gruda, adalet düşüncesinin tüm doğayı ve yaşamı kaplayacak bir biçimde dünyaya yayılması gerektiğini vurguladı.


 

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

#43

Uğur Dündar, Çağlar Cilara'ya konuştu: "Halk korku duvarlarını yıkıp çok büyük destek veriyor"

 


 

bozadi

#44
Bizzat AKP yöneticileri yargıdaki sorunlarla ilgili olarak "At izi it izine karıştı" gibi özeleştiriler yaparken, son dönemdeki bazı politikalarına destek verdiğim Perinçek'in "Yargı altın dönemini yaşıyor" gibi saçmasapan laflar edip Adalet Yürüyüşünü kötülemeye çalışması, CHP'yi Fetö'ye destek vermekle suçlaması ve PKK kamplarında Abdullah Öcalan'la seviştiği yıllara ait fotoğraflar hala nette dolaşıyorken, HDP'li yöneticiler Adalet Yürüyüşüne katıldı diye CHP'yi PKK'yla işbirliği yapmakla suçlaması... hiççç yakışık almadı.