Ve Kılıçdaroğlu yürüyüşe başladı (15.6.17)

Başlatan bozadi, 15 Haziran 2017, 16:00:26

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#15
Tuğrul Türkeş: "Bizi izleyenlerin huzurunda yemin ediyorum. Vallahi ve billahi o TIR'lar Türkmenlere gitmiyordu."





bozadi

#16
16 Haziran 2017

Kılıçdaroğlu kaç kilometre katedecek; Adalet Yürüyüşü kaç gün sürecek?


Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler çadırlarda konakladı




CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından dün Ankara Güvenpark'tan İstanbul'a 'Adalet Yürüyüşü'nü başlattı. Kılıçdaroğlu, ilk molasını 4 saat sonra verdi. Kılıçdaroğlu ve beraberindekilerin ilk günkü yürüyüşünü Batıkent Hipodromu'nda sonlandırdı. Kılıçdaroğlu yürüyüş sırasında "Yürüyüşüm gayet güzel gidiyor. Yürüyeceğim. Haklı olduğumuz için dünyaya, Türkiye'ye, bütün insanlara mesaj vermek istiyoruz. Adalet istiyoruz" diye konuştu. 25 gün sürecek 432 kilometrelik yürüyüşün ilk günü, 19 kilometrenin katedilmesiyle sona erdi. Yürüyüşün bugün sabah 08.00'de CHP'li tüm vekillerin katılımıyla devam edeceği öğrenildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 'Adalet' yürüyüşü Güvenpark'taki ilk noktada iki bin kişiyle başladı. Kızılay sonrasında Sıhhiye, Opera, Ulus, İstanbul Yolu, Varlık, Lalegül, Batıkent ve son olarak Eryaman Hipodrum çıkışına geldiğinde Kılıçdaroğlu'na eşlik eden sayısı, polisin verdiği bilgiye göre 10 bin kişiye ulaştı. Katılanlar ellerinde Türk bayrakları ile 'adalet' yazan dövizler vardı. Selvi Kılıçdaroğlu Kızılay'dan sonra yürüyüşe bir süre daha devam edip sonra bıraktı. Oğlu Kerem Kılıçdaroğlu ile nişanlısı ise ilk molaya kadar yürüyüşü sürdürdü.

432 kilometre, 25 gün sürecek

Hürriyet gazetesinden Rifat Başaran'ın haberine göre, 25 gün sürecek 432 kilometrelik yürüyüşün ilk günü, 19 kilometrenin katedilmesiyle sona erdi. Yenimahalle Belediyesinin Hipodrom'da kurduğu çadırlarda geceyi geçirecek olan yürüyüşçüler, yarın sabah İstanbul Maltepe Cezaevine doğru yollarına devam edecekler.

23 mola noktası

CHP'liler İstanbul'a kadar toplam 23 nokta belirledi. Yürüyüşte E-5 Karayolu güzergahı takip edilecek.

Kılıçdaroğlu'ndan yürüyüş sonrası açıklama

Kılıçdaroğlu, ilk günkü yürüyüşün sonunda "Endişeli değiliz. Umarım hedefe ulaşırız. Az önce bir haber geldi. Bir gazeteci arkadaşımızın serbest bırakıldğına ilişkin olarak. Bu bizi mutlu etti. İnşallah İstanbul'a vardığımızda gönül ister ki hapiste hiçbir gazeteci kalmasın.Zaman zaman yolda provokatif eylemler de oldu. O tahriklere kapılmadık. Kapılmayacağız. Biz haklıyız. Adalet için yürüyoruz. Yürümeye devam edeceğiz. Gün gelecek bugün adaletsizliği yaratanlar için de adalet geçerli bir kavram olacak. Onlara da adalet lazım olacak. Biz, onlar adaletsiz yargılandıkları zaman yine yollarda olacağız. Adalet bu ülkede yaşayan 80 milyon vatandaşın hak ettiği bir olgudur. Dolayısıyla kararlılıkla, azimle yolumuza devam edeceğiz.Bir ara uçakta seyahat ederken meclis başkanına şunu söylemiştim: 150'nin üzerinden gazetecini hapiste olduğu bir ülkede siz demokrasiyi dünyaya anlatamazsınız. Gerçekten de demokrasiyi dünyaya anlatamazlar. Bu yürüyüşümüzü uluslararası yayın organlarının da çok geniş bir şekilde verdiklerini söylediler. Bizim televizyonlarımız da geniş bir şekilde vermiş" dedi.


 

"Akşam burada konaklayacağız"

CHP lideri, "Bu yürüyüşümüz bir şenlik aslında adalet arıyoruz. Endişeli değiliz. Diğer illerde de elbette olacaktır. Adalet bizim için geçerli bir kavram. Diğer illerde ilçelerde adalet yürüyüşü olursa mutluluk duyarız. Akşam burada konaklayacağız. Şenlikli bir akşam olacak. Ben de arkadaşlarımla beraber olacağım" diye konuştu.

Çadırlar kuruldu

CHP Genel Başkanı Bülent Tezcan, Kılıçdaroğlu ve yanındaki CHP'lilerin, hipodromun açık otoparkının bir bölümüne kurulan çadırlarda sabaha kadar konaklayacağını söylemişti. Geceyi bir karavanda geçirmesi beklenen Kılıçdaroğlu yarın sabah saatlerinde İstanbul'a doğru tekrar yola çıkacak.


Kaynak: T24

 
 

bozadi

#17
16 Haziran 2017

Kılıçdaroğlu yürüyüşünün 2. gününde: Bahçeli hiç meraklanmasın, onun da adalete ihtiyacı olacak


"Gerçekçi olmak lazım, 'Yorulmadık' diyemeyiz"





CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü'nün ikinci gününde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, Ankara'dan İstanbul'a doğru 24 gün sürecek yürüşü hakkında "Adalet yolda bulacağımız kayıp eşya, yürürken ayağımıza takılacak bir gömü değildir. Bunu bilmemek ise cehalettir" diyen Devlet Bahçeli'nin eleştirilerine "Hiç meraklanmasın, onun da adalete ihtiyacı olacak" sözleriyle yanıt verdi. Kılıçdaroğlu açıklamalarının ardından yürüyüşe başladı.

Devlet Bahçeli, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu'nun 25 yıl hapis cezasına çarptırılması ve tutuklanmasının ardından Ankara Güvenpark'tan İstanbul Maltepe Cezaevi'ne yürüme kararı alan Kemal Kılıçdaroğlu hakkında Twitter hesabından açıklama yapmış, "Akılsız başın cezasını ayaklar çeker" demişti.

Kemal Kılıçdaroğlu Bahçeli'nin sert eleştirilerine "Sayın Bahçeli hiç meraklanmasın, onun da adalete ihtiyacı oacak. Bu eleştirilere rağmen adalet yürüyüşünü yerine getireceğiz" yanıtını verdi.

"Bugün 22 kilometrelik yürüyüş yapacağız"

CHP lideri yoruldunuz mu sorusu üzerine "Gerçekçi olmak lazım. Yorulmadık diyemeyiz. Ama yolumuza devam edeceğiz. Dün biraz uzun bir yürüyüş gerçekleştirdik. Bugün 22 km'lik bir yürüyüş yapacağız. Bu yürüyüşe güzergah üzerinden de katılımlar olacak" dedi.

428 kilometrelik yürüyüş

CHP'nin 'Adalet Yürüyüşü' dün saat 11.00'de Ankara Güvenpark'ta başladı. Dünkü yürüyüşe Yürüyüşe Haziran Hareketi, ÖDP, Halkevleri destek verdi. AKP kurucularından Fatma Bostan Ünsal  ve eşi eski AKP Milletvekili Faruk Ünsal da yürüyüşe katıldı. Ünsal bir süre Kılıçdaroğlu ile birlikte yürüyerek sohbet etti.

Günde 18-20 kilometre

Kılıçdaroğlu, Hürriyet'e "Ortalama günde 18 - 20 km. yürüyeceğiz. Bayramda yollarda olacağız" dedi. CHP'liler İstanbul'a kadar 23 nokta belirledi. E-5 Karayolu güzergâhı takip edilecek.

Kılıçdaroğlu, ilk günkü yürüyüşe Ankara Batıkent'teki 75. Yıl Hipodromu yakınlarındaki alanda ara verdi. Kılıçdaroğlu, alanda bulunan otobüsten istirahat etmek için karavana geçti.

Dün oğlu ve nişanlısı da katıldı

Yürüyüşün ilk gününe Kılıçdaroğlu'nu eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile oğlu Kerem Kılıçdaroğlu ve nişanlısı Mine Alşan da katıldı. Selvi Kılıçdaroğlu bir süre sonra yürüyüşü bırakırken, oğlu ve gelini yürüyüşe gün boyunca devam etti.

Kaynak: T24

 

bozadi

#18
15 Haziran 2017

Gandhi kimdir? Tuz Yürüyüşü nedir?


CHP Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanması üzerine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün Ankara'dan İstanbul'a yürüyüş başlattı. Kılıçdaroğlu'nun bu kararı Hindistan'ın unutulmaz lideri Gandhi'ye atıflarla değerlendirildi. Tabii 'Adalet Yürüyüşü' de 'Tuz Yürüyüşü'ne benzetildi...




CHP milletvekilleri, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun Enis Berberoğlu'na MİT TIR'ları Davası'ndan 25 yıl hapis cezası verilmesinin ardından  başlayacağını duyurduğu 'adalet yürüyüşü' üzerine sık sık 'Gandhi' ve 'Tuz Yürüyüşü' benzetmeleri yaptı. Peki bugün hâlâ uygulanan oturma eylemlerinin, Hindistan'da İngiliz işgali ve savaş aleyhtarı gösterilerdeki pasif direnişin öncüsü sayılan Gandhi kimdi?

Ömrü boyunca ırkçılıkla mücadele edip Hindistan'ın bağımsızlığını kazanması için uğraşan Mohandas Karamchand Gandhi, 2 Ekim 1869'da Porbandar'da doğdu. Babası Karamchand Gandhi başvezir, annesi Putlibai dindar bir kadındı. Henüz 13 yaşındayken ailesi tarafından akranı Kasturba Makhanji ile evlendirildi. Kasturba ileride, dört çocuğunun annesi, öğretilerinin sıkı takipçisi ve hayat arkadaşı olacaktı.

Ailesi Gandhi'nin avukat olmasını istiyordu. Londra'daki okul yıllarında hukuktan ayırdığı zamanları keman, dans, hitabet ve Fransızca dersleri ile dolduruyordu. Bir süre sonra University College London'da eğitimini bitirip evine, Hindistan'a döndü ve iki yıl avukatlık yaptı. İşler istediği gibi gitmeyince önce lise öğretmenliğini, ardından arzuhalciliği denedi. Her ikisi de içine sinmeyince Güney Afrika'daki bir Hint firmasının teklifini kabul etti ve birinci sınıf kompartımanda yola çıktı. Bu yolculuk onun için dönüm noktasıydı; trende ayrımcılığa maruz kaldı. Görevliler biletini göstermesine rağmen onu "siyah" olmasından ötürü üçüncü sınıf kompartımana göndermek istediler. Reddedince trenden atıldı.

'SATYAGRAHA' (ŞİDDET DIŞILIK) BAŞLIYOR

Güney Afrika'daki Apartheid rejiminde ırkçı politikalar yükselirken Gandhi kısa sürede Hint göçmenlerin savunucusu haline geldi. O ve bazı Hint arkadaşları 1894'te Natal Hint Kongresi'ni kurdu. Böylece ülkedeki Hindistanlılar bir siyasi çatı altında toplanabilecek, temizlik, sağlık, barınma ve eğitim sorunlarının çözümlenmesi için ortak adımlar atılabilecekti.

Gandhi, Güney Afrika'da Asyalı göçmenlere yönelik ayrımcı yasalara adeta savaş açtı. Hindistanlı kadınların ve çocukların parmak izinin alınması, Hıristiyan nikâhından başka nikâh tanınmaması gibi uygulamalara karşı ilk defa sessiz bir "yasalara uymama kampanyası" başlattı ve pasif direniş politikasını hayata geçirdi.
Daha sonra "Satyagraha" diye adlandıracağı bu hareket, hiçbir ayrıcalığı olmayan kitlelerin adalet ararken kullandıkları bir güce dönüşecekti.

Uygulamada, belirli bir kötülüğe karşı kararlılıkla ama şiddete başvurmaksızın direnmeyi öngören Satyagraha, Hint halkının İngiliz emperyalizmine karşı savaşımının temel yöntemi olacaktı. İleride başka ülkelerdeki protestocu gruplar tarafından da benimsenecek Satyagraha, "Ahimsa" (şiddet dışılık) kavramına sıkı sıkıya bağlıydı.

Gandhi, Güney Afrika'daki mücadeleleri boyunca elbette birkaç defa tutuklandı. İlk seferinde iki aylık cezası bitip özgürlüğüne kavuştuğunda o artık bambaşka biriydi.Üzerinde kendi eğirdiği ipten yaptığı basit beyaz elbisesi ile çıktı cezaevinden. Gandhi yavaş yavaş sadeleşerek, kişisel özgürlüğünü kazanıyor gibiydi.

İKİ BİN HİNDİSTANLI SINIRA YÜRÜDÜ

Gandhi, Güney Afrika'da Hintileri ezen yasa ve uygulamalarla uzun yıllar uğraştı. İki ileri bir geri şeklindeki kazanımlardan sonra 1913'teki yeni baskı tedbirleri bardağı taşırdı.  Onun önderliğinde iki bin işçi sınıra yürüdü. Bu protesto ciddi bir kamuoyu yarattı. Güney Afrika nihayet Hintlilere karşı alınan kararları iptal etmek üzere bir komisyon kurdu. Sıra kendi ülkesindeydi.

Ülkesinden ayrılışından tam 21 yıl sonra, 9 Ocak 1915'te Hindistan'a dönen Gandhi'yi on binlerce vatandaşı karşıladı. O Güney Afrika'da verdiği mücadeleler ile artık Hindistan için de simgeye dönüşmüştü. Hint Ulusal Kongre Partisi'ne katılan Gandhi, kısa sürede kolları sıvadı. Kendisini destekleyenlerle birlikte bir aşram (komün) kurdu. Zor durumdaki köylere destek oldu; okul ve hastaneler kurulmasını sağladı.

HALKIN 'YÜCE RUH'LU BABASI

Gandhi artık halk için "Bapu" (baba) ve "Mahatma"ydı (yüce ruh). Köylüler hükümet baskısı ile ezilirken kıtlık bitene kadar vergilerin kaldırılması için uğraşıyor, Britanya'yı Hindistan'ı terk etmeye zorluyordu. I'inci Dünya Savaşı henüz bitmişti ki Gandhi 1919'da Pencap'ta çıkan karışıklıkları bastırmak için hükümete olağanüstü yetkiler veren yasalara karşı çıktı. İngilizlerle çalışmama kampanyası başlattı. Gandhi öncülüğünde protestolar yayılırken, sıkıyönetim ilan edildi ve İngiliz polisi Amritsa'da katliam yaptı. Yüzlerce silahsız insan öldürüldü. Gandhi bu gidişata son vermek için kampanyayı durdurdu. Ama kimse pes etmiş değildi...

Ertesi yıl kocaman bir ateş yakıldı. İngiliz marka kıyafetler cayır cayır yanarken boykot başladı. Böylece Hindular "genel grev" yerine Gandhi'nin çağrı yaptığı dua günü ile gündelik hayatı sekteye uğrattı. Çocuklarını okullara göndermediler, mahkeme kararlarına itaat etmediler.

Hindistan'da da pek çok defa cezaevine girip çıkan Gandhi aslında şöyle bir yöntem benimsemişti: Yasakları delip tutuklanıyor, sonra kitleleri eyleme çağırıyordu. Kitleler de yasayı çiğneyip hapse atılıyordu. Bu noktada cezaevinde açlık grevi vesilesiyle kamuoyu yaratılıyordu. Bir süre sonra hapishaneleri kontrol etmekte zorlanan hükümet çaresizlik içinde yasayı kaldırıyordu.

Hindistan'ın ve Gandhi'nin tek derdi ne yazık ki bağımsızlık değildi. Gandhi ülkesindeki Hindu ve Müslüman toplulukları için bir arabulucuya dönüştü. Dört sene boyunca diyar diyar gezip uzlaşmalarını istedi. Son çare olarak 1924'te Delhi'de üç hafta süreyle açlık grevine başladı. Kısa bir süre için taraflar uzlaşacak, çatışmalar duracak ama ufak bir kıvılcım kavgayı daha defalarca alevlendirecekti.

'TUZ YÜRÜYÜŞÜ' BAŞLIYOR

Britanya'nın Hindistan'dan vazgeçmesi elbette kolay değildi. 1928'de İngilizler Hindistan'a bir yıl içinde dominyon statüsü verilmesi teklifini reddetti. Bunun üzerine Hindistan Ulusal Kongresi 26 Ocak 1930'da bağımsızlık ilan etti. 12 Mart'ta da Gandhi ve yoldaşları ünlü "Tuz Yürüyüşü"ne başladı. 1762'de hazırlanan Tuz Yasası sayesinde Britanya, tuz tekeline sahip olmuştu. Gandhi için bu yasayı delmek çocuk oyuncağıydı. Hint Okyanusu kıyısındaki Dandi köyüne kadarki 388 kilometrelik mesafeyi 24 günde yürüyen Gandhi, 6 Nisan'da peşinde binler varken sakince kıyıya geldi. Yerden çamura bulanmış bir avuç tuz aldı ve temizledi. Tuz yasası ihlal edilmişti. Çağrısına uyan binlerce köylü de tuz çıkarmaya başlayınca Gandhi istediğini elde etmişti. Bu ihlal nedeniyle 60 bin eylemci hapse atıldı. Ancak yasa işlemez hale getirilmişti bile.

Gandhi İkinci Dünya Savaşı başlayıncaya kadarki dönemi daha çok inzivadaymış gibi geçirdi. Rajkot şehrine yakın aşramında ziyaretçilerini kabul etti. Yaşamı iyice basitleşmişti. Bazen günü sadece bir meyve ile geçirdiği oluyordu. Kişisel arınma mevzusunda önemli aşamalar kaydeden Gandhi yine de protesto amaçlı oruçlarını ihmal etmedi. Hem İngilizlerle uğraştı hem de Hindularla Müslümanların arasını düzeltmeye çabaladı.

İKİYE BÖLÜNEN BİR ÜLKE VE ORTADA GANDHİ

Şubat 1947'de İngiltere Hindistan'ı terk edeceğini açıkladı. Ama ülke Hindistan ve Pakistan olarak ikiye bölünecekti. Gandhi ülkesinin özgürlüğünün tadını çıkaramadan yeniden oruca giriyordu. Çünkü Hindular ve Müslümanlar için acilen barış gerekliydi. 25 Ocak 1948'de Gandhi dini bir törende, sonraki toplantılara herkesin yanında bir Müslüman ile birlikte gelmesini önerdi. Bu teklif onu radikal Hinduların hedefine oturttu.

30 Ocak 1948'de Hindu suikastçı Nathuram Godse 500 kişinin katıldığı dua etkinliğinde namluyu ona çevirdi. Birla Evi'nin bahçesinde gece yürüyüşünü yaparken vurulan Gandhi aynı gün öldü. Ölümünden sonra külleri kaplara konarak, anma törenleri için Hindistan'ın çeşitli bölgelerine gönderildi.

Gandhi'nin Güney Afrika'da geçirdiği yıllarda oluşturduğu ideolojisinin temellerini, şiddet karşıtlığı, sivil itaatsizlik, pasif direniş, doğruluk, sadelik, Brahmaçarya ve Hinduizmin mistik öğelerinden beslenerek oluşturdu.

Kaynak: Gazete Duvar


bozadi

#19
16 Haziran 2017

Kılıçdaroğlu'nun adalet yürüyüşüne AKP kurucusu ve eski AKP'li vekil de katıldı


Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, partisinin milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının ardından 'adalet' talebiyle başlattığı yürüyüş 2. gününde sürüyor.




CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün sabah saatlerinde başlattığı yürüyüşe bugün eski AKP'li isimler ve İslamcı cenahta yakından tanınan kişiler de katıldı.

Kılıçdaroğlu'nun yürüyüşüne AKP kurucularından olan ve partiyle yolları ayrılan Fatma Bostan Ünsal ile eşi Mazlumder'in eski başkanı, eski AK Parti Adıyaman Milletvekili Faruk Ünsal, Merve Kavakçı'nın eşi olan ve Merve Kavakçı'nın eşi olan ve KHK ile üniversiteden ihraç edilen Prof. Cihangir İslam da katıldı.

Kaynak: Yeşil Gazete

 

bozadi

#20
17 Haziran 2017

Kılıçdaroğlu'nun yanında sürpriz isimler!


Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan Adalet Yürüyüşü'ne katıldı.




CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Adalet Yürüyüşü'nün 3. gününe destek her geçen artıyor.

Kılıçdaroğlu'na bugün gerçekleştirdiği yürüyüşte çok sayıda vatandaş ve CHP'li vekilin yanı sıra Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan ve EMEP MYK üyesi Levent Tüzel de Kılıçdaroğlu ile yürüdü.

Tüzel ve Gürkan ilk mola noktasına kadar Kılıçdaroğlu'nun yanında yürüdü.

Kaynak: ABC Gazetesi


bigsenfoni

#21
Bu yürüyüş onu aydınlatır gibime geliyor,
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#22
18 Haziran 2017

Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: Bu yürüyüş bitmeyecek, tehditlerine pabuç bırakmayacağız!


'Adalet Yürüyüşü'nde üç günü geride bırakan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, TELE 1 Ana Haber bültenine telefonla katılarak Erdoğan'ın hapis tehdidine yanıt verdi. CHP lideri, Enis Berberoğlu'nun tahliye edilmesi halinde ne yapacaklarını da açıkladı.




CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun MİT TIR'ları davasında tutuklanmasından sonra, "Bir bedel ödenecekse önce ben ödeyeceğim" diyerek 'Adalet Yürüyüşü'ne başlayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, eylemin üçüncü gününde TELE 1 Anahaber Bülteni'ne katılarak canlı yayında tehditlere yanıt verdi. AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın eleştirilerini değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Tehditlere pabuç bırakmayız, herkes için adalet gerçekleşene kadar devam edeceğiz" dedi.

'Adalet Yürüyüşü'nün üçüncü gününde, ithalatçı-ihracatçı patronlara konuşan AKP Genel Başkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nu açıktan hapisle tehdit etmişti. Erdoğan, 'Adalet Yürüyüşü'nü hedef alarak, "Bu konuda söylenecek bir şey varsa bunu söylersiniz ama baskı unsuru olma gayreti içine girerseniz unutmayın ki (Anayasanın) 138. madde sadece siyasetçiler için çalışmaz, A'dan Z'ye herkes için çalışır ve yargı yarın eğer sizi de bir yerlere davet ederse şaşmayın" demiş ve Kılıçdaroğlu'nu tehdit etmişti.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bu tehdide ilk kez yürüyüş halindeyken canlı yayına katılarak yanıt verdi. TELE1'in Ana Haber bültenine telefonla bağlanan Kılıçdaroğlu, çok kritik iki soruya açıklık getirdi.

Yürüyüş ilerledikçe "Enis Berberoğlu tahliye edilirse yürüyüş bitecek mi?" diye sorulmaya başlanmıştı. Bunun üzerine bir de Erdoğan'ın tehditleri eklendi. Kılıçdaroğlu, dün akşam katıldığı TELE 1 Anahaber Bülteni'nde bu Evren Özalkuş'un yönelttiği soruları yanıtladı...

'ARZULADIĞIMIZ TÜRKİYE'YE YÜRÜYECEĞİZ'

TELE1 spikeri Evren Özalkuş, önce sağlığını ve toplumun bu yürüyüş konusundaki yaklaşımını sorması üzerine, "Gayet iyiyim, teşekkür ederim" diyerek açıklamalarına başlayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Yürüyüş gayet iyi gidiyor. Bugün Sanatçılar da katılığ yürüyüşümüze, destek verdiler. Düşündüğümden daha büyük bir katılım ve destek var. Toplumun her kesiminden destek alıyoruz. Hedef adaletli bir Türkiye, görüş farklılıklarımız olsa bile oturup konuşabilleceğimiz bir Türkiye, biz bunu arzuluyoruz. Bu ortak paydayı güçlendirmek zorundayız."

"Türkiye'de maalesef adalet yok" diyen CHP lideri, şöyle devam etti:

"Adaleti dağıtacak olanlar mahkemeler ve yargıçlar. Ama siyasi otoritenin baskısı altında kalan mahkemelerin görev yapmaları engelleniyor. O nedenle yargının bağımsızlığı bizim için çok önemli. Adaleti her ortamda, her koşulda savunacağız, yürüyeceğiz."

'UZUN BİR YOLUMUZ VAR'

Kılıçdaroğlu, "Kucaklamayı amaçladığınız toplum bu yürüyüşte sizin yanınızda mı?" sorusuna, "Elbette" diye yanıt vererek şunları söyledi:

"Değişik sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları, sanatçılar, işçiler, memurlar, emekliler bir şekilde destek veriyorlar. Biz bu destekten son derece memnunuz. İstanbul'a kadar uzun bir yolumuz var. Umuyoruz, bu destek artarak devam edecek. Amacımız adalet duygusunu toplumun her kesimine aktarmak. Bunu yapabilirsek çok büyük bir görevi başarmış olacağız."

YÜRÜYÜŞ SONA MI ERECEK?

TELE 1 sunucusu Özalkuş'un, "Millitvekili Enis Berberoğlu eylem sırasında bir şekilde tahliye olursa, yürüyüş sona  erecek mi?" şeklindeki herkesin merak ettiği kritik sorusunu da yanıtlayan CHP lideri Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Hayır, tabii ki sona ermeyecek. Bu yürüyüş sadece Enis Bey için yapılan bir yürüyüş değil. Görevine son verilen binin üzerinde akademisyen var. Açlık grevine başladı diye önce gözaltına alınan ve sonra hapishaneye gönderilen iki arkadaşımız var. Hapishanelerde Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerinin yazarları var. 150'nin üzerinde gazeteci hapiste. İşçilerin üzerinde büyük bir baskı var. Adalet duygusu o kadar güçlü ki, işverenin de işçinin de adalete ihtiyacı var. Dolayısıyla sayın Berberoğlu'nun 25 yıla mahkum edilmesi, bardağı taşıran bir damla, son damla oldu. Biz bütün kesimlerin, bütün mağdurların sesi olmalıyız. Eline silah bile almamış üç günlük asker eğer bugün hapisteyse, bunun hakkını birilerinin savunması lazım. Biz adalet talebi olan herkese yantı olacağız."

CHP liderinin, "Önümüzdeki günlerde, güçlü bir toplumsal birliği sağlamış olacağız, göreceksiniz" diye, özel bir vurgu yaptığı da dikkati çekti.

ERDOĞAN'IN HAPİS TEHDİDİNE CANLI YAYINDA YANIT

Erdoğan'ın Anayasa'nın 138. madesini işaret ederek, Kılıçdaroğlu'nun Adalet Yürüyüşü nedeniyle, "Adalet kendisini de çağırırsa şaşırmasın" şeklindeki, hapis tehditlerine ilk kez TELE1 aracılığıyla canlı yayında yanıt veren CHP lideri, şöyle konuştu:

"Tehdit ediyor. Biz o tehditlere pabuç bırakmayız. AKP'nin Genel Başkanı tehdit edebilir, şantaj yapabilir, ama biz pabuç bırakmayız onlara. Biz inandığımız yoldan kararlılıkla devam deriz. Bu ülkeye adalet ya gelecek ya gelecek!"

KILIÇDAROĞLU'NUN RESTİ UMUT DALGASINI BÜYÜTTÜ

CHP lideri Kemal kılıçdaroğlu'nun gösterdiğ kararlılık, Türkiye'de bir umut dalgası yaratan ve toplumun geniş kesimlerinden büyük destek alan Adalet Yürüyüşü'ne ilişkin beklentileri de yükseltti.

ABC Gazetesi ve TELE 1'in edindiği bilgilere göre; Adalat bakanı Bekir Bozdağ ile başlayan, Başbakan Binali Yıldırım ile devam eden ve nihayet Cumhurbaşkanlığı görevini de üstlenmiş AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ile devam eden tehditlere, Kılıçdaroğlu'nun "çektiği rest" ve "sonuna kadar gideceğiz" kararlılığı, başta CHP örgütleri olmak üzere, 16 Nisan'da oluşan "Hayır Cephesi" çevrelerinde de büyük bir heyacan dalgası ve destek yaratmış durumda.

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

#23
Her ne kadar Erdoğan'ın ilginç ve kritik bazı bakımlardan Türkiye'nin başında kalmasının daha hayırlı olduğuna inansam da, bu Erdoğan'ın her konuda yeterince doğru, bilgili, adil veya haklı olduğu anlamına gelmiyor. Aslında daha önce de ifade etmeye çalıştığım gibi, Erdoğan'ın yanlışlarının bile çok ilginç bir şekilde önemli doğrulara neden olduğu kanaatindeyim. Gezi olayları'nın o doğrulardan biri olduğuna inanıyorum. Bu yürüyüş olayının da benzer bir yönü olduğuna inanıyorum. Erdoğan farkına bile varmadan muhalefeti uyandırma, silkeleme, kendine getirme etkisi yapıyor. Ve aslında inanıyorum ki sonunda Erdoğan birbirine gayet muhalif olabilen çeşitli toplum kesimleri arasında samimi bir işbirliğinin oluşmasına da gayet bilinçli olarak çaba gösterecektir. Ama bunun için önce o kesimlerin kendi güçlerini, öz kimliklerini bulmaları, hatırlamaları, diriltmeleri gerekiyor ve Erdoğan bu sürece de doğrudan ve dolaylı şekillerde yardımcı oluyor. Bu değerli birşey. Yüksek pozitif güçlerin Erdoğan'ı iyicil bazı amaçlar için çok ilginç ve etkili bir şekilde kullandıklarına inanıyorum.

Tgur

#24
Çok doğru bir tesbit dostum,
Hayat derslerden ibarettir faslı altında konuyu değerlendirirsek olumsuz hallerin ya bir yeni ders sayfasını açacağı yahut ilgilenilmeyen bir hususta bireysel kümülasyon sağlayacağıdır.

Dağınık ve birleşmesi imkansız gibi gözüken gurupların bir çatı altında toplanmasını sağlayan ve ortak bir hayır çığlığı attıracak olumsuzluk, bu durumda şiddet derecesine bağlı olarak  çok kıymetlidir..

bozadi

#25
21 Haziran 2017

Adalet Yürüyüşü'nün 7'nci günü: Kılıçdaroğlu'na destek büyüyor


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ankara'dan İstanbul'a başlattığı 'Adalet Yürüyüşü'nün 7'nci günü başladı. Geceyi Bolu-Ankara il sınırında bulunan Meşeler Yaylası mevkisinde kurulan kampta geçiren Kılıçdaroğlu, elinde taşıdığı 'adalet' döviziyle saat 09.00'da yürüyüşe geçti. Kılıçdaroğlu ile yürüyen kumpas davalarının mağduru Emekli Kurmay Albay Türkşen, "Bizim başımıza gelenlerin başkasının başına gelmesini istemediğim için yürüyorum. Adalet, onun bunun çekiştirdiği, birilerinin talimat verdiği bir yer haline gelmesin diye yürüyorum" dedi.




'Adalet Yürüyüşü'nün 7'nci gününe, Ergenekon ve Balyoz davalarının mağduru olan emekli komutanlar da katıldı. Yürüyüşte 'Amirallere Suikast' soruşturması sırasında ikinci kez tutuklama kararı çıkarılmasının ardından intihar eden Yarbay Ali Tatar'ın ağabeyi Ahmet Tatar, Balyoz davası mağdurlarından emekli Kurmay Albay Ali Türkşen, emekli Tümamiral Fikret Güneş, emekli Kurmay Albay Bora Serdar ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın kurmay başkanıyken kumpas davalarına tepki olarak istifa eden emekli Koramiral Atilla Kezek gibi isimler yer aldı.

Öte yandan 'Adalet Yürüyüşü'nün 7'nci gününe, Manisa'nın Soma İlçesi'nde, 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen maden faciasında hayatını kaybeden maden işçilerinin yakınları da katıldı. İşçi yakınları, başlarına taktığı sarı baretlerle yürüdü.

BİRLİKTE PANKART TAŞIDILAR

CHP lideri Kılıçdaroğlu ve kumpas davalarının mağdurları, yan yana ve yürüyüş kortejinin en önünde bulunurken, aynı davalar sırasında hayatını kaybeden Ali Tatar, Murat Özenalp ve Cem Aziz Çakmak'ın fotoğraflarının bulunduğu bir pankartı da birlikte taşıdı.

'ADALET YÜRÜŞÜ' BOLU İL SINIRINDA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Adalet Yürüyüşü'nde 7'nci günün ilk molası, Bolu il sınırları içinde bulunan ve Gerede'ye yaklaşık 25 kilometre mesafedeki Aktaş mevkisinde verildi. 
Ankara'dan İstanbul'a başlatılan 'Adalet Yürüyüşü'nün 7'nci gününe katılan Ergenekon ve Balyoz davalarının mağdurları emekli komutanlarla Soma'daki maden faciasında hayatlarını kaybeden maden işçilerinin yakınları, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'yla birlikte yürüdü.

Yürüyüşe çok sayıda milletvekilinin yanı sıra farklı il ve ilçelerden gelen teşkilat mensupları da katıldı. Kalabalık grubun önündekiler, büyük bir Türk bayrağı taşırken gruptakiler, marşlar ve türküler söyleyerek yürüdü.   

YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMİ

Yürüyüş bugün de polis ve jandarmanın yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşti. Polis ekipleri, yol üzerinde önlem alırken, jandarma da ormanlık alanda nöbet tuttu. Yürüyüşe zaman zaman trafikte olan sürücüler de korno çalarak ve el sallayarak destek oldu.

CHP'li AĞBABA, DAVULLA YÜRÜYÜŞTEKİLERİ COŞTURDU

'Adalet Yürüyüşü'nde zaman zaman renkli görüntüler de yaşandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, davul çalıp, söylenen marşlara ve türkülere ritim tutarak, eşlik etti.

KUMPAS DAVALARININ MAĞDURLARI KONUŞTU

Yürüyüşte Ergenekon ve Balyoz davalarıyla tanınan Yarbay Ali Tatar'ın ağabeyi Ahmet Tatar, Mehmet Ali Çelebi, emekli Kurmay Albay Ali Türkşen, emekli Tümamiral Fikret Güneş, emekli Kurmay Albay Bora Serdar, Deniz Kuvvetleri'nin kurmay başkanıyken kumpas davalarına tepki olarak istifa eden emekli Koramiral Atilla Kezek gibi isimler de yer aldı.

Balyoz ve Ergenekon davalarının mağdurları, yürüyüş öncesi yaptıkları açıklamalarda, yürüyüşe katılmaktan dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdi. Emekli Kurmay Albay Türkşen, 'Adalet Yürüyüşü'ne katılmasıyla ilgili "Yürüyüşe katıldığım için çok mutluyum. Kumpas davalarında mağdur edilen arkadaşlarımız için yürüyorum. Türkiye'ye adalet gelmesi için yürüyorum. Bizim başımıza gelenlerin başkasının başına gelmesini istemediğim için yürüyorum. Adalet, onun bunun çekiştirdiği, birilerinin talimat verdiği bir yer haline gelmesin diye yürüyorum" dedi.

Emekli Kurmay Albay Serdar ise "Burada olmaktan onur duyuyorum. Balyoz davaları sırasında yaşadığımız adaletsizlikleri anlayamayanlar inşallah bugün mesajımızı anlayacaklardır" diye konuştu.


 

USTA TİYATROCU GENCO ERKAL VE YAZAR EMRE KONGAR 'ADALET YÜRÜYÜŞÜ'NDE

CHP'nin 'Adalet Yürüyüşü'nün 7 gününde, öğleden sonraki etaba usta tiyatrocu Genco Erkal, toplum bilimci, gazeteci ve yazar Emre Kongar ile Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen de katıldı. Erkal, Kongar ve Büyükerşen, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'yla birlikte kol kola girerek yürüdü.

CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun başkanlığında, Gerede sınırları içinde bulunan Aktaş mevkisinde verilen molada gerçekleşen MYK toplantısının ardından yürüyüş, saat 14.00'te yeniden başladı.

Kılıçdaroğlu, elinde 'adalet' yazılı pankartıyla yine kortejin en önündeydi. Genco Erkal, Yılmaz Büyükerşen ve Emre Kongar da 'adalet' yazılı pankartlarla Kılıçdaroğlu'yla kol kola yürüdü. Bu sırada, dörtlü arasında keyifli bir sohbetin yapıldığı da görüldü.

GENCO ERKAL: ADALET YÜRÜYÜŞÜ, ÖNÜMÜZÜ AÇACAK

Tiyatrocu Genco Erkal, yürüyüşe mola verildiği sırada, DHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Erkal, "Referandum sonuçları açıklandığından bu yana buna benzer bir eylem bekliyordum. Bu yürüyüş beklentimi karşıladığı için çok mutluyum. Bu 'Adalet Yürüyüşü' bizim önümüzü açacaktır diye düşünüyorum. Halkın açık seçik gücünü ortaya koyacaktır" dedi.

ESKİ SPORCULAR 'ADALET YÜRÜYÜŞÜ'NDE

Öte yandan CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu yol üzerinde, aralarında çeşitli spor dallarında madalyaları da olan bir grup eski sporcu grubu karşıladı. Sporcular arasında, Türk atletizminin efsane maratoncularından Veli Ballı, Kırkpınar güreşçisi Savaş Yıldırım, milli maratoncu Gazi Aşıkoğlu gibi isimler yer aldı. Güreşçi Yıldırım'ın yürüyüşe kispetiyle katılması ise dikkat çekti.  Sporcular, son mola noktasına kadar CHP lideri Kılıçdaroğlu'yla birlikte yürüdü.

Kaynak: Cumhuriyet


bozadi

#26
20 Haziran 2017

Ve Türkeş hakkında suç duyurusu


CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Enis Berberoğlu'nun 25 yıl hapse mahkûm edilmesine gerekçe olan MİT TIR'larına ilişkin söylediği sözler nedeniyle, Başbakan Yardımcısı Yıldırım Tuğrul Türkeş hakkında suç duyurusunda bulundu.




CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Enis Berberoğlu'nun 25 yıl hapse mahkûm edilmesine gerekçe olan MİT TIR'larına ilişkin söylediği sözler nedeniyle, Başbakan Yardımcısı Yıldırım Tuğrul Türkeş hakkında suç duyurusunda bulundu.

T24'ün aktardığına göre CHP'li Emir, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak Türkeş hakkında yaptığı suç duyurusunda şunları dile getirdi: "Yıldırım Tuğrul Türkeş, 21.11.2015 tarihinde CNN TÜRK'de yayınlanan Tarafsız Bölge isimli televizyon programında aynen aktarımla; 'TIR meselesine geldiğimizde de, Sayın Başbakan da Sayın Cumhurbaşkanı da meydan meydan gezip 'Onlar Türkmenlere gidiyordu' diyor. Bu konuda taraf tutmak MHP'ye yakışmaz. Burada bizi izleyenlerin huzurunda yemin ediyorum, vallahi ve billahi o silahlar Türkmenlere git-mi-yor-du. Bilerek söylüyorum' demek suretiyle, devletin güvenliği bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgiyi kamuoyuna açıklamıştır."

Emir, suç duyurusu dilekçesinde şunlara da yer verdi: "Bilindiği üzere, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, kamuoyunda 'MİT TIRları Davası' olarak bilinen davada yargılanmış ve yerel mahkemece Türk Ceza kanunu 330/1 maddesi uyarınca cezaya çarptırılmıştır. Yıldırım Tuğrul Türkeş'in belirtilen programdaki beyanı da, şayet davalara konu olan bilgi devlet sırrı kapsamında ise, aynı kapsamda devlet sırrı niteliğindeki bilginin ifşa edilmesidir."

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

#27
23 Haziran 2017

"Adalet Yürüyüşü"ne KHK ile ihraç edilen akademisyenler de katıldı: Bilim itaat etmez!


"Adaleti ve barışı savunmaya devam edeceğiz"




CHP Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanması sonrası, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Adalet Yürüyüşü' Ankara Güvenpark'tan başlatıldı. Yürüyüş 9. gününde devam ediyor. 8. gün yürüyüşe KHK ile ihraç edilen akademisyenler de katıldı. Akademisyenler, "Bilim itaat etmez" dediler.

Evrensel'de yer alan habere göre, 'Adalet Yürüyüşü'nün 8'inci gününe CHP'nin Beykoz ve Ataşehir ilçe örgütleri, EHP Genel Başkanı Sibel Uzun asker kardeşini çatışmada kaybettikten sonra cenaze töreninde sarf ettiği "Düne kadar çözüm diyenler ne oldu da sonradan savaş diyor" sözleriyle gündeme gelen ve daha sonra KHK ile ihraç edilen Yarbay Mehmet Alkan, Kocaeli Demokrasi Girişimi üyeleri ve barış metnini imzaladıkları için KHK ile ihraç edilen barış için Akademisyenler katıldı. Akademisyenler, "Bilim itaat etmez, adaleti ve barışı savunmaya devam edeceğiz" dediler.

Kaynak: T24

 

bozadi

#28
Evet, Erdoğan zalimane davranıyor ama Erdoğan size bunu yapmasa, sizi bu kadar mağdur etmese sizin kendi aranızdaki küçük farklılıkları aşıp birleşerek sesinizi yükseltmeniz de mümkün olmayacak. O  yüzden, hiç kusura bakmayın ama Erdoğan'ın işkenceleri size "çok iyi geliyor" bence! Ta ki siz kimse size işkence etmeden, hiçbir dış itici güç beklemeden kendi içinizde ve aranızda birlik olup tarafsız bir şekilde hakkı-hukuku savunabilecek hale gelene kadar. Allah'ın size Erdoğan yoluyla ne kadar çok yardımcı olduğunun farkında mısınız acaba?!

Ve evet, CHP'nin doğrudan ve/veya dolaylı şekillerde Fethullah'la dirsek teması olmuş olabileceğini tahmin ediyorum. Yani CHP'nin bu konuda tam olarak masum olduğunu düşünmüyorum ama "çok suçlu" olduğunu da düşünmüyorum. Üstelik mesele Fethullah'a yardımcı olmaksa, devlet kurumlarında Fethullah'ın darbe yapabilecek kadar güçlenmesini, palazlanmasını kimlerin sağladığını hatırlamak gerekir.

Şu ülkede hem de İslamcılık maskesi altında yapmadığınız ahlaksızlık kalmadı, en son Başkanlık seçimini apaçık bir şekilde "hileyle" kazandınız. Birileri sizin ahlaksızlıklarınızı, suçlarınızı, işkencelerinizi söylediği zaman da hemen "FETÖcü" diye suçlamayı çok iyi biliyorsunuz, sanki yıllardır Fethullah'ın "önüne yatan" (Muammer Güler'in meşhur lafı) siz değilmişsiniz gibi...

AKP'nin dünya kadar suçları olduğu gibi, muhalefetin yapamadığı ve muhtemelen de yapamayacağı pek çok güzel işleri de var. Rusya'yla ittifak gelişmesi, ABD'ye ve dolaylı olarak İsrail'e karşı tavır artışı bunların başında geliyor ve sonuna kadar destekliyorum. Ama bu durum AKP'ye hiçbir itirazda, suçlamada, başkaldırıda bulunulmayacağı anlamına da gelmez, gelemez, gelmemeli.

İktidarın da muhalefetin de desteklenebilecek ve karşı konabilecek pek çok özelliği var. Ben genel gidişatı iyi buluyorum, kötü görüntülere ve seslere rağmen genel olarak doğru, iyi bir yönde ilerlediğine inanıyorum.

bozadi

#29
26 Haziran 2017

Gezi aileleri de 'Adalet Yürüyüşü'ne katılıyor


Gezi eylemleri sırasında hayatını kaybedenlerin aileleri 'Adalet Yürüyüşü'ne katılma kararı aldı.




CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun MİT TIR'ları davasında ceza alıp tutuklanmasının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde Ankara'dan İstanbul'a yürüyüş başlatılmıştı.

Berberoğlu'nun tutuklu bulunduğu Maltepe Cezaevi'nde sona ermesi planlanan yürüyüşte 12 gün geride bırakıldı.

Yürüyüşe bir destek de 'Gezi aileleri'nden geldi.

Haberi, Eskişehir'deki eylemler sırasında hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz'ın ağabeyi Gürkan Korkmaz Twitter hesabından duyurdu.


 

Kaynak: Diken