Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 5 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#510
K forumda orijinal celsenin altında 23 sayfa yorum vardı. O yorumlarda bu konu hakkında birşey sorulmuş mu diye bir tarama yaptım ama ne yazık ki o yönde bir soruya veya açıklamaya rastlamadım. Bu, herkesin o meseleyi tam olarak anladığı, bildiği, vakıf olduğu anlamına gelmiyor bence.

Bu arada, Laura o celseyi yayınladıktan sonraki mesajlarından birinde, o celseden kısa bir süre önce çektikleri bir fotoğrafı yayınlamış:

http://laura-knight-jadczyk.com/images/20120304-20-59-49-session45.jpg


En sağdaki "Pierre", sonun yanındaki "Joe" diye biliyorum. Onun yanındaki Laura'nın kızlarından biri olabilir. Onun yanındaki "Chu". Fotoğraftaki diğerlerinin hangi kişiler olduklarını bilmiyorum. Laura muhtemelen masada tablanın başında elleri görünendir.

Tgur

#511
Bozadi dostum,söylediklerinde baştan sona haklı olabilirsin zira İngilizceye vakıf değilim.Konu ingilizceyi mükemmel bilenler için bir tartışma donesi olabilir,

Biz verilenin üzerinde varsayımlar yapabiliyoruz ,diğer yandan yorum yapacağız diye kimsenin kafasını karıştırmak da istemem kişi her durumda kendi zihnini kullanabilirse  farkındalık basamaklarında yükselir,bizim bahsettiğimiz insan öyle olmalı,bak sen kifayetsiz gördüğün tercümelerinde kendini nasıl üç boyutlu görebiliyor ve samimiyetle söyleyebiliyorsun  bahsettiğim farkındalıklı insan budur.

Benim yorum yaparken göz önüne aldığım kısım daha çok babaya verilen tavsiye ile ilgili ,yani sen oğlunla ilgili sorumluluk duyma yerine kendi ve fazlasıyla çevren ile ilgili fikri gelişmişlik ile meşgul ol bölümü.

Sen onun hangi hallere geçtiğini geçeceğini bilemezsin varoluşun aklımızın ermediği birçok hali olabilir,

Ruhun deneyim macerasında cinsiyet farkı yokken çift cinsiyeti oluşturup madde yoğunluklarında belki de onu da oluşturarak  deneyime devam etmesi ve bu yolda ilerlerken maddeye tapmayı esas alan KH oluşumu haline dönüşmesi ve insanları seksle aldatarak bu halin daim olduğu maniplasyonu ile diğer dile getirdiğimiz aldatışları da ortaya koyup üzerindeki oyunu devam ettirmesi varoluşun bu kısmındaki olanları bize göstermiyor mu ,

Sonuçta, tablonun genelini görebilen bir göz ile benim anlayabildiklerimin özeti bu ve tercüme belirsiz bile olsa bu geneli tekrar vurgulamakatan kendimi alamıyorum ,

Tablonun bütününü görebilme için yaşadıklarım ve bilgiyi önümüze sermeye çalışan varlıkların ve özellikle senin rolünün büyük olduğunu da tekrar belirtmekten geçemiyeceğim..




Tgur

#512
Bir süredir  K.ların "yaratımdan önceki kaosu yaşıyorsunuz" a takıldım zihnimde evirip çeviriyorum, bu ne demektir ,

Birincil olarak her yaratımdan evvelki oluşumlar neyse bunlar önemli bunu kaydetmeli,

Daha sonra mevcut kaos halinin sürebileceği, tabii bizim zaman ölçümüzle ,gerçeğini göz ardı etmemezlik edemiyeceğimizi ve bunun bahsi geçen 1000 yıllık zaman kapsamında olabileceğini ,

Bu esnada farkındalık hallerinin ızdırap çekmede önemli bir unsur olabileceğini, yani bu kaosta ortaya çıkan felaketimsi hallerin farkında olan kişi için zihni dönüştürme ile (algılama özelliği/kalitesi ile) doğal ve normal olduğu kabulunu sergilenmesini söyleyebiliriz,

Bu son paragrafı biraz daha açmak istersem, bu yoğunluğu terk etmek mecburiyeti doğuran felaketimsi durumla karşılaşınca K.ların "önemli olan beden değil ruhtur"sözünün hatırlanması ve kabulü örneğini verebilirim ,affınıza mağruren bu örneği çok kullandım ama düşününce farkındalıkta çok önemli bir kavşağı atlattıran özelliği vardır..

Ve son olarak yaratımdan evvel kaosun olma işinin biraz mecburiyet hali gerektirdiğini açayım, çok basit bir örnek ile ,

Yemek yapacaksınız ,türlü yemeği diyelim ,her başlangıç materyalini ilk önce kaosa sokmaz mısınız ,yani soğanları kabakları domatesleri fasulye ve patlıcanları v.s parçalayıp ilk durumlarından farklı bir hale getirmez misiniz ,sonrası malüm bu kaosa sokulmuş unsurlar sıcak karıştırma ve bekleme gibi diğer felaket ortamına sokulur ve ortaya bütün parçalardan farklı bir lezzet çıkar ,işte size yeni bir yaratım ,eskilerden tamamen farklı bir oluşum çıkmıştır ,

Ama dikkat edilirse bu yeni oluşum için eskiler kullanılmıştır o halde,

Var olmuş her şeyin bir değeri vardır..




Scyth

#513
Diğer bir deyişle doğum sancısı.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

JCA

#514
Pleiades bilgilerinde gecen dunyayi cevreleyen kh'in koydugu enerji izgarasi ile ra'nin bahsettigi karantina duvari ayni sey mi acaba? Ayniysa bir celiski var gibi.
 

bozadi

#515
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen JCA

Pleiades bilgilerinde gecen dunyayi cevreleyen kh'in koydugu enerji izgarasi ile ra'nin bahsettigi karantina duvari ayni sey mi acaba? Ayniysa bir celiski var gibi.
Benim de kafamı karıştıran ilginç hususlardan biri bu.

Pleiades öğretilerinde konu tam olarak nasıl geçmişti hatırlayamadım ama sanki K'lar Ra'nın bahsettiği karantinayı doğrulayacak hiçbir şey söylemediler diye düşünüyorum. Hatta belki tam tersine dair bazı imalar var gibiydi. Örneğin Atlantis zamanında dünyanın belirli kritik bölgelerine devasa piramitler yerleştirildiği, bunlar arasında bir tür enerji ızgarası oluştuğu iması vardı sanki. Ve tam olarak emin olmasam da, bahsettikleri şeyin zihin kontrolüne yönelik negatif bir proje olduğunu tahmin ediyorum.

Şimdi K forumda Ra'nın bahsettiği pozitif (koruyucu) karantina hakkında neler söylendiğini taramaya çalıştım. Laura Ra'nın bahsettiği karantinanın Ra'nın tasvir ettiği şekilde dünyanın etrafında bulunan ve KH uzay araçlarının girişine sınırlama getiren bir sistem olmadığını, bunun daha çok bireyler bazında gerçekleşen bir koruma olduğunu düşündüğünü söylüyor. Örneğin KH güçleri bir şahsa yönelik bir manipülasyon veya saldırı yapmaya giriştiği zaman, o şahsın Yüksek Benliği o şahsı orantısız bir müdahaleden korumak için negatif varlığa veya varlıklara bu tür bir "karantina" uyguluyor olabilir, diyor.

Ve Laura Ra bilgilerinde tanımlanan gezegensel karantinanın, alıcı gruptaki (muhtemelen medyumu kastediyor) bir "arzulu düşünüşün" neticesi olduğunu söylüyor, yani medyum konuyla ilgili aldığı bu bilgiyi çarpıtmış şeklinde bir iddiada bulunuyor.

Benim henüz net bir fikrim yok bu konuda doğrusu. Belki ikisi de var. Yani hem negatif, hem de pozitif nitelikli birden fazla filtre veya katman olabilir dünya yüzeyinde veya atmosferin bir yerlerinde.

Scyth

#516
Bende bu kalkan işine inanıyordum ama şimdi safsata gibi geliyor.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

JCA

#517
@bozadi
Hatırladığım kadarı ile kh'in enerji ızgarası yerleştirdiği, bundan dolayı ışık frekanslarının yeryüzüne ulaşamadığı, ilk yaratıcıdan gelen ışığın gitgide artıp delmeye başladığından bahsediliyordu.
 

JCA

#518
Ra da geçen karantina ise bh koruyucuların gezegenin özgür iradesini güvence altına almak icin koydugu bir yapı.Ra'nın anlattığına göre bazen Rastgele delikler oluşuyor. KH degerlendirebilirse giriş yapabiliyor. Aynı şeyse bir tutarsızlık var gibi görünüyor.
 

beyrutkapı

#519
Bu ızgara konusu tartışılmaya değer gerçekten. Hatırlarsanız yine Ra bilgilerinde marsta başlayan ve dünyaya taşınan pozitif tarafın yaptığı bir takım hatalara göndermeler vardı. Gezegen için gerçekten bir karantina uygulanıyorsa bu iki taraf içinde geçerli demektir. Karantinanın bh lehine olması gibi bir ön kabul yanlış bir varsayım olabilir. Ayrıca kh ise kendi misyonu açısından bazı önlemler için gezegenin belli noktalarına yerleştirdiği jeneratörlerle dünyanın etrafında doğal olarak bulunan manyetik alanı guçlendirerek bir em ızgarası oluşturmuş. Bahsedilen kh ızgarası bu sanırım. Ki 70 bin yıldır kh nın bizzat olaylara doğrudan doğruya müdahale ettiğinden bahsediyor kasyopyalılar. Bu durumda bana öyle geliyor ki em ızgarası ve karantina uygulaması birbirinden çok farklı konular. Zira karantina gezegenin bizim içinde yaşadığımız frekansının gizlenmesi anlamına geliyor. Yani devasa bir hologramda bir rengi gizlemek gibi bir şey. Belki de em ızgarası karantina konusunda da kh ye bir avantaj sağlıyordur. Bilemiyorum elbette. Sadece fikir yürütüyorum. Fakat bu iki konu birbirinden tamamen farklı konular olabilir ve çok uzak bir geçmişte bh nin yaptığı iyi niyetli hatalar yada müdahaleler kh ye ızgara fırsatı vermiş olabilir. Neticede karantina uygulaması Bh ve kh kavramlarının dışında gibi geliyor bana. Koruyucular bu oyunun hakemleri olabilir belki de.                          kasyopyalıların daha önce söylediği bir şey vardı: Hepiniz bir deneyin içindesiniz. Sizden saklanan en büyük sır bu demişlerdi. Şuan ki bilgimiz ve farkındalığımızla hala meselenin bir çok yönüne vakıf değiliz maalesef. Ama eninde sonunda öğreneceğiz. Zira çok sık karşılaşıyoruz bununla farklı kaynaklarda; dünya evrende eşsiz bir deneyim. Pozitif ve negatif tüm yönleriyle. İki taraf için de son dakikaya kadar sınırsız hamle şansı demektir belki de böyle. Ve görünen o ki her şey aslında daha cevval olan kh nın hatalarına bağlı.
 

Tgur

#520
Beyrutkapı dostumuzun "evrende bir deney" benzetmesi bana yakın geldi deney yapılan bölgenin bir karantinaya alınması da keza,

Oluşturalan bu manyetik örtünün K.ların celselerinde de geçtiğini hatırlıyorum ama hangi celse belirtemiyorum ,

Karantinaya alınmayı kontrola alınma dışında bu olaya başka yönden de bakabiliriz dünyadaki varlıklar özellikle insanların çıkardıkları olumsuz enerjinin evrene dağılması (veya kirletmesi de diyebiliriz) yerine bu maniaya çarpıp  yine kendilerine dönmesi ile farkındalık yapılarında bu yolla bir kımıldama olabileceği  hesaplanmış/umulmuşu söyleyebiliriz.

Kendine dönme konusu gerçekten önemlidir zira insanın olumsuzluklardan kurtulma çabası için maalesef çok defa olumsuzluklarla yüzyüze gelinmesi gerekiyor malüm yaşayarak öğrenme biraz acı verir ama bir daha eski takıntılara dönme hususunu tamamen devreden çıkarır..


Tgur

#521
İlaveten bu konuyu belirleştiren şu ilavelerimi de lütfen hatırlayınız,

İmtihansız hayat ipsiz uçurtmaya benzer,ne kadar uğraşırsanız uğraşın yükseltemezsiniz.

Üstataların sözlerine dikkat et onlar bilge genidir
Ama bastıkları yerden gitme, zaman eski değildir
Zoru seç koru tut gerekirse
Yansa bile ellerin gelen yeni deridir


Tgur

#522
Yine ilaveten söylediklerimizi nispeten vurgulayan son celselerden bir alıntı,
-----
"S: (L) Geçen gün ilginç bir konuşmada farklı bir zaman hattına geçtiğimize dair spekülasyonlarda bulunduk. Önceki yıllarda bir Putin'in, en azından şu andaki gibi bir Putin'in olmadığı veya olamayacağı bir zaman hattındaydık. Sonra bir şekilde kendimizi farklı bir zaman hattına taşıdık. Bir sinyal gönderme çabalarımızın bizi bu yeni zaman hattına geçirmiş olabileceğini ve bunun şu anda olmakta olan değişikliklerin tezahür etmesine yardımcı olduğunu söylemenin biraz egoistçe olduğunu biliyorum... Buna az da olsa yardımcı olmuş olma ihtimalimiz var mı?
C: Düşündüğünüzden daha fazla!
S: (L) Pekala. Birkaç yıl önce çeşitli toplantılarda yaptığım konuşmalarda, durumu değiştirmek için bir karar vermeyi, birşey yapmayı ve sonra bunu yapmaya devam etmeyi, günden güne seçimler yapmayı anlattım. Bu gerçekten insanı adım adım farklı bir zaman hattına taşır mı?
C: Evet
S: (L) Yani bu günlük adımların, günlük seçimlerin, günlük faaliyetlerin bir birikimi aslında
C: Evet ve eğer daha fazla üyeniz bunu öğrenip uygularsa son derece faydalı olacak.
S: (L) Bunu daha açık ifade edebilir misiniz?
C: Kendilerini arzu edilmeyen veya optimal olmayan bir yaşam hali içinde bulanlar için, başka bir gerçekliğe eğilimlerini beyan eden küçük gündelik eylemler birikerek bir faz geçişini tetikleyecektir.

S: (L) Pekala... Adımlar dediniz, günlük adımlar. İçinde bulunduğun gerçeklikten hoşlanmıyorsun, yani etrafına baktığında hoşlanmadığın bir gerçekliğe dair şeyler görüyorsun... Peki gündelik olarak ilk adımlar nasıl atılabilir? Eğer seni ve etrafındaki her şeyi kontrol altına alan bir gerçekliğin içindeysen bunun dışına nasıl adım atabilirsin? Pek çok insan böyle birşeyi bile yapamayacak bir durumda. İnsanlar en temel seviyede ne tür adamlar atabilirler?
C: En temeli kendini sunma ve temsil etme biçimini değiştirmektir.
S: (Galatea) Alışkanlıkları değiştirmek gibi mi mesela?
C: Evet "



Tgur

#523
Bahsi geçene bir de deney balonu yönünden bakalım ,deney balonu evren ,

Ruhsal bölümde yaratma gücünü kullanabilen çok varlıkların olduğunu biliyoruz,"sizler evrenler yaratacaksınız" "sizler ileri programlamanın şimdi öğretisini yapıyorsunuz" gibi mesaj aralarında söylenenleri hatırlayınız ,demekki varoluşun o engin ve sonsuz ortamlarında evren yaratma uğraşıları mevcut..Özetle bilincimizi sadece görebildiğimiz tanımaya çalıştığımız evrenin üstüne doğru kaydırıp olan biteni daha geniş bir bakışla değerlendirebilmeyi becerebilmeliyiz derim .

Bu girişle bulunduğumuz evrenin de bir deney balonu olduğunu söyleyebiliriz, zaman ve mesafe deneyinin ilk üçte başrolü oynadığı ve varlıkların birden yediye kadar yoğunluklarda yükselen farkındalıkla uğraşır olduğu bir deney sahası ,farkındalığın sonucu yediyle bir olabilecek bir hale gelmek,

Ve sonra, başka nasıl balonlar veya ona benzer değişik şeyler yaratabilirime doğru bakmak..



Tgur

#524
"(Heimdallr) Burada bu grubun daha fazla yapması veya odaklanması gereken herhangi birşey var mı?
C: Manyetikleşme.
1976
S: (L) Bu ne anlama geliyor? Kimi veya neyi manyetikleştirmekten bahsediyorsunuz?
(Galatea) Nerede? Ne zaman? Niçin?
(Heimdallr) Nasıl?
C: Deniz feneri işlevini yerine getirerek! Bozuk değilse onarma!
S: (Heimdallr) Sanırım zaten yapmakta olduğumuz şeye devam etmemiz gerekiyor? Daha fazla noktaya yayılmamız konusunda ne dersiniz?
C: Ne kadar çok, o kadar iyi! Göreceksiniz ki birleşik çabalar etkilerinin henüz tam olarak farkında olmadığınız bir sinyal gönderir. Burada önemli husus eşdoğrusallıktı "

--------------------------------------

Bozadinin PDF dosyaları üzerindeki yardımlarından ve böylece istediğimiz konuları bütün celselerin içinden yakalama işini hallettikten sonra yorumlara devam,

İlk olarak "bozuk değilse onarma" sözünde tercüme değişikliği var mı diye yine Bozadiyi yoracağım ancak herhalde yoktur zira başka yerlerde de geçen bir söz belki de deyim, bir yerde daha gördüm,

"C: Deniz feneri işlevini yerine getirerek! Bozuk değilse onarma!"

Bu sözü açmak için birkaç şık denemek gerekli,
*Onarılacak bir hal görüyorsan müdahele et
*Sağlam durumda ise dokunma, karışma
*Genelde müdaheleci olma deniz feneri gibi ol, ışığın yeter

Onarılacak bir durum varsa müdahele et ,bu sözde müdahelecilik gibi evrensel konuda istenmiyen bir şeyler yapın denmiyor sanırım ,bir zulüm haline müdahale edilebilecek bir kabiliyet olup da davranmamak o zulüme iştirak etmek olarak kabul edilir şeklinde K ların bir sözünü hatırlıyorum.

Bu halde onarılacak bir durum var kabul edilir,

Sağlamsa dokunma herhalde anlaşılıyor ,deniz feneri gibi ol şıkkı da keza.

Kanaatimce manyetikleşmenin açılımında anlatılanların daha net anlaşılabilinmesi için belirtilen bir izah, ve  daha fazla yayılma konusunun da iyi olduğunu vurgulayan ,  bu arada birleşik çabaların eşdoğrusallık özelliğinde vereceği sinyali anlamını da manyetikleşme kapsamı içine sokabiliriz.

Sonuçta bu müdahele edip etmeme konusu üzerinde ince bir izah algılıyorum ,genelde bilinci düşük kişilere ki ortamımızda yoğun, bildiğini öğretme çabaları ,onun bilinç seviyesine düşüp birşeyler anlatma merakı hepimizde vardır ,hatta bazen ilgilenmeseler bile israrlarımız olur ,işte bu gibi faaliyetlerin boşuna olacağı gerçeği .

Yayılma konusu üzerinde ağ çalışması yoluyla ve ilgilenenleri siteye davet ederek aktif olmak gerekli diye düşünüyorum .
"Manyetikleşme."