Haberler:

🎉 BaskalarinaHizmet.com 17. Yaşında! 🎉

Ana Menü

10 Ocak 2015

Başlatan bozadi, 12 Ocak 2015, 23:49:51

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#45
Batılı devletlerin dayattığı anlamdaki "Ermeni soykırımı kabulünün" çoğu durumda BH eğilimli olduğunu düşünmüyorum ben de. Siyasi bir sopa veya tehdit olarak kullanılıyor çoğu durumda. Ermenistan devlet yönetiminin de konuya yeterince sağduyulu ve çözümcül yaklaştığını sanmıyorum. Çok olağan, ciddi oranda egosal "devlet" tutumu.

Şu da var ki, "soykırım" illa soykırıma uğrayan tarafın nüfusunun son bireyine kadar yok edilmesiyle meydana gelen durumu ifade eden bir terim değil.

Vikipedi'deki açıklamaya bakalım:

Alıntı YapSoykırım, ırk, canlı türü, siyasal görüş, din, sosyal durum ya da başka herhangi bir ayırıcı özellikleri ile diğerlerinden ayırt edilebilen bir topluluk veya toplulukların bireylerinin, yok edicilerin çıkarları doğrultusunda önemli sayıda ve düzenli biçimde yok edilmeleridir. Tam tanımı soykırım konusunda çalışan akademisyenler arasında değişim gösterse de, 1948'de Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Engellenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nde (SSECS) hukuksal bir tanımı bulunmaktadır. Sözleşmenin 2. maddesi soykırımı "ulusal, etnik, ırksal ve dinsel bir grubun bütününün ya da bir bölümünün yok edilmesi niyetiyle girişilen şu hareketlerden herhangi biridir: grubun üyelerinin öldürülmesi; grubun üyelerine ciddi bedensel ya da zihinsel hasar verilmesi; grubun yaşam koşullarının bunun grubun bütününe ya da bir kısmına getireceği fiziksel yıkım hesaplanarak kasti olarak bozulması; grup içinde doğumları engelleyecek yöntemlerin uygulanması; [ve] çocukların zorla bir gruptan alınıp bir diğerine verilmesi." şeklinde tanımlar.

Aynı vikipedi maddesinde, genocide/jenosit/soykırım kavramını ilk kez yaratan/kullanan Yahudi hukukçunun (Raphael Lemkin) Ermeni soykırımına da özellikle gönderme yaptığı belirtiliyor.

Yine aynı maddede Lemkin bu terim için şu mantılı tanımı yapıyor:

Alıntı YapGenel anlamda konuşursak, soykırım milletin tüm üyelerinin kitlesel kırımlarla yok edildiği durumlar hariç, bir milletin anında yok edilmesi anlamına gelmek zorunda değil. Ulusal bir grubun yok olması niyetiyle grubun elzem yaşam kaynaklarının yok edilmesi amacını taşıyan çeşitli hareketlerden oluşan örgütlü bir planı ifade eder. Bu tür bir planın hedefi ulusal gruplara ait siyasi ve toplumsal kurumların, kültürün, dilin, milli hislerin, dinin ve iktisadi varlığın tahrip edilmesi ve bu gruplara dahil kişilerin bireysel güvenlik, özgürlük, sağlık, onur ve hatta yaşamlarının yok edilmesidir.

Bence Anadolu Ermenilerinin bir soykırıma maruz bırakıldığı açık bir gerçektir. Ama onların da aynı duygu ve amaçlarla Türklere ve diğer bazı etnik/kültürel gruplara yaptıkları saldırılar, kitlesel katliamlar söz konusudur. Evet, tüm Ermenilerin iştirak ettiği, istediği arzuladığı bir durum değildir ama "Türklerin" yaptığı soykırımı da tüm Türkler veya tüm Türkiye halkları arzulayıp uygulamış değildir. Bunlar daha ziyade global faşistlerin planları doğrultusunda yapılan / yaptırılan "horoz dövüşleridir". Arada halk ezilsin diye. Tıpkı TSK-PKK meselesi gibi. Global faşizmin her iki taraf üzerindeki kontrolü olmasa bu işler kesinlikle bu noktalara getirelemezdi. Ama bu durum halkları "masum" kılmıyor. Senin adına yapılan herşeyde senin de payın, sorumluluğun vardır. Eğer halklar koyun olmasa, istikrarlı bir zekaları, bellekleri, iradeleri olsa, kendileri adına her türlü şerefsizliği yapan global faşistleri ve onlara köpeklik eden veya boyun eğen yerel devlet görevlilerinden hesap sormayı da bilirlerdi ama yapmıyorlar. O yüzden de başlarına gelen şeyleri ciddi oranda hak etmiş oluyorlar. Ders almaları gerekiyor. Hipnozu, korkuyu kırmaları gerekiyor.

Global faşistler bizim bizim dinimizi, bizim devletimizi, bizim ordumuzu bize işkence etmede, anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getirmede yüzyıllardır kullanıyorlar ve bugün hala kullanmaya devam ediyorlar. Ve bizi kraldan çok kralcı yapmayı da başarıyorlar. Uyanmak gerekiyor artık.

maiterya

#46
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Majisyen

Elbette insan dogasi itibariyle KHdir.Karsilikli olarak cok ciddi acilar yasanmistir.Keske kimse olmeseydi ama maalesef bunlar oldu.Ben de konuya insani olarak yaklasilmasi taraftariyim ancak bilimsel olarak da yaklasmaliyiz.Bunun benzeri zamaninda Almanya ya da dayatildi.1. Dunya savasinda Belcika soykirimi yaptiklarina dair fakat sonradan bunun bir soykirim olmadigi anlasildi.Bizim tarihimizde de maalesef cok fazla Ermeni olmus olabilir ama bunun sistematik olarak toptan yok etme oldugunu zannetmiyorum.Soykirim kavrami Yahudi soykirimindan sonra ortaya cikmistir ve cok ciddi bir kavramdir  ve katlliamla ayni sey degildir. Yanlis anlasilmasin katliamlar da kotudur.Istanbul daki Ermeniler fazla bir zarar gormemistir tehcirdeki Ermenilere gore mesela.Soykirim kavrami  dogrudan kabul  edilmesi biraz da kuresel KH guclerinin bir dayatmasi gibi geliyor bana ozellikle de Amerika.Buyuk ortadogu projesinin bolgeyi dizayn etmesinde bir arac gibi daha cok.Ayni dunya Hocalı katliamina sessiz kaliyor                          diger taraftan.Bunlarin hepsinin genis bir perspektiften sorgulanmasi gerektigini dusunuyorum.Bu tarz konular mahkemeler yerine bagimsiz bilim insanlarinin arastirmalariyla ortaya cikarilmalidir.Tabi ilginctir ki Ermenistan arsivlerini acma cagrilarina kulak vermiyor bu noktada.Strazburg da Türk tarafi doksan kilo belge sundu Rusya uzerinden erisilen arsivlerden.Bunu dün duydugumda ben de sasirmistim ama gerceklerden biri bu.Kaldı ki pek cok batılı bilim insani da Türk tezlerine sahip cikmaktadir ve Fransa da soykirim yok dedigi icin universiteden atilan bir Fransiz tarihci vardi mesela.Umuyorum ki pek cok gercek ilerleyen yillarda su ustune cikacaktir.

Majisyen in yorumuna aynen katılıyorum,soykırım bir yalan propaganda ve dezenformasyondan başka bir şey değil,ermenilerin tehcirle zorunlu göçe tabi tutulması yaptıkları katliamların sonucu olmuştur,doğuda çalışırken kaç köylüden dinledim köylerinin yakıldığını insanlarının ermenilerce katledildiğini anlattıllar,her devlet kendi bütünlüğünü savunma hakkına sahiptir,osmanlıyı hasta adam ilan edip herkes yağma peşindeyken bazı ermenilerde köy basıp çoluk çocuk demeden halkı katletmesine karşılık olarak çatışmalar olmuştur ama bu sistematik bir yok etme olayı değildir,yinede keşke hiçbiri yaşanmasa ve kimse ölmesyedi ermenilerin çektiği acıların hesabını türklerden önce  batılı devletlere ve kendi içindeki bazılarına sorması gerekir,elbette bir insanın dahi burnunun kanamsını ve hiç bir ermeninin ölmesini arzu edeiyor değiliz ,herhangi birimiz bir ermeni ailedede doğabilridik hiçbir halkın diğerinden üstün yada geri olduğunuda düşünmüyoruz ,baskı yapmasınıda kabul etmiyoruz ama bu millette yapmadığı bir şeyi isnat etmek çok yanlıştır. Bir çok kişide ve bizdede olan bir duygu var; güçlünün güçsüzü ezmesine karşı duyulan öfke ve tiksinti duygusu ,bu foruma bizi getiren duygulardan biride budur,bu duygunun beynimizi bulandırıp bizi haksız isnatlarda bulunmaya itmesine izin vermemeliyiz,bu duygudan doğan tepkiselliğimiz bizi yanlı görüşe yargılara itebilir.Belki de bu durum yaşadığımız önceki hayat deneyimleriyle bağlantılıdır kim bilebilir ?
 

bozadi

#47
Ben ne Ermeni'yim, ne Ermeni dostuyum, ne de Ermeni düşmanıyım. Başka hayatlarımda Ermeni de olmuşumdur, Afgan da olmuşumdur, Afrikalı da olmuşumdur, Kızılderili de olmuşumdur.

Bir duygunun aşırı tesirinde kalıp önyargılara saplanma konusunda hepimizin öğrenmesi gereken dersler olduğunu düşünüyorum. Bu benim için geçerli olduğu gibi her birimiz için de geçerlidir.

Ermeni soykırımı meselesi 1915'te başlamıyor. 1800'lerin sonlarında Hamidiye katliamlarıyla başlıyor. Sultan II. Abdülhamid Berlin Antlaşması dahilinde Ermenilerin yaşadıkları bölgelerle ilgili olarak verdiği reform sözlerini tutmak yerine, kurdurduğu Hamidiye alayları yoluyla Ermenileri katletmeye başlıyor. Sadece kitlesel katliam değil, aklınıza gelebilecek her türlü canilik yapılıyor. Ve bu katliamlar zamanla Doğu Anadolu'nun çeşitli yerlerine yayılıyor. Hamidiye Alayları sadece Kürtlerden oluşmuyor ve genişleyen Ermeni katliamlarını yapanlar sadece Hamidiye alayları değil; Türk halkının çeşitli kesimleri de bu katliamlara katılıyor. Bu katliamlarda 80.000 ila 300.000 arasında Ermeni yok ediliyor. Ermeni "soyundan" on binlerce ve hatta yüzbinlerce insan açıkça hedef alınarak "kırılıyor". Buna "soykırım" deniyor. Ve bu soykırımı Osmanlı devlet yönetimi yaptı, yaptırdı. 1915 sürecinde de yine devlet güdümlü olarak 1 milyondan fazla Ermeni, hedef alınmak suretiyle, doğrudan ve dolaylı şekillerde katledilmiştir. Daha önce de belirttiğim gibi, ben Türkler veya Osmanlılar "suçlu", Ermeniler tamamen masum gibi bir fikirde değilim. Ama "Ermeniler de benzer şeyler yaptı" demek, "Türkler kötü birşey yapmadı" demek değil. "İğneyi başkasına, çuvaldızı kendine batırmaktan" bahsediyorum.

Devlet sadece Ermeni soykırımı mı yaptı? 1914 ila 1920 arasında Sultan II. Abdülhamid, İttihat ve Terakki Hükümeti ve Kürt aşiretleri ve başka bazı unsurların 300 binden fazla Süryaniyi katletmesine ne dersiniz? Devletin kendini koruma refleksi mi? Bu kadar şeytani refleksler gösteren bir devlet neyin devleti oluyor peki?

Yine Osmanlı Devleti ve İttihat Terakki'nin aşağı yukarı aynı süreçte 1 milyona yakın Rumu doğrudan ve dolaylı şekillerde katletmiş olmasına ne diyorsunuz? Keşke olmasaydı ama oluyor işte, yüce devletimizin ve dinimizin kendini koruma refleksi, mi?

Bıkıp usanmadan söylüyorum; ben kimsenin, hiçbir etnik, dini vs grubun tamamen masum olduğuna inanmıyorum. Irk/Millet düşmanı değilim, Devlet düşmanı değilim, Din düşmanı değilim. Ben bütün bu mekanizmalara sızan Şeytanın düşmanıyım ve o Şeytan'ı ifşa etmeye ve bu yolla kendi içimizdeki BH potansiyelini uyarmaya, uyandırmaya, güçlendirmeye niyet ediyorum. Ve yine söylüyorum, önemsediğim görüş ve yaptığım eleştirilerden kendime de pay çıkarıyorum, çıkarmaya gayret ediyorum

Meseleye ısrarla belirli bir Irkın ve/veya Milletin ve/veya Dinin ve/veya Devletin "Bekçiliği" psikolojisiyle yaklaşacaksanız, benimle ve forum bünyesiyle gereksiz bir çatışmaya girmiş olursunuz. Ben bir şekilde bir parçası olduğum bu milletin, dinin, devletin ve ordunun bünyesine sızmış şeytani tesirleri hedefliyorum. Ve bunu yapabilmek için de sorunlara o bünyenin mümkün olduğunca dışından bakabilmek ve karanlıklarla yüzleşmek gerekiyor.

Açıklayıcı olması için özetle vurgulamam gerekirse, bu forum Türk milliyetçisi değildir (ne de başka herhangi bir milletin milliyetçisi). Bu forum devletçi değildir  (ne Türkiye Cumhuriyeti ne de başka herhangi bir devlet). Bu forum İslamcı değildir (ne de başka herhangi bir dini esas alır). Bu forum başta bu belirtilenler olmak üzere her tür millete ve milliyete, her tür devlete, her tür dine ve her tür ideolojilere bulaşan şeytani tesirleri ifşa etmeye ve bunlar karşısında BH güdülerini uyarmaya, uyandırmaya önem veren bir forumdur. Eğer Türk (veya başka) milliyetçiliğiyle, devletçiliğiyle/orduculuğyla, dinciliğiyle özdeşleşmeniz, evrensel insanlık değerleri olarak tanımlanabilecek değerlerle olan özdeşleşmenizden daha güçlüyse ve öyle olacak/kalacaksa, bu forumda daima gereksiz kısırdöngülü tartışmalara neden olacak veya çekileceksinizdir muhtemelen. Bu tartışmaları aşmamız gerekiyor. Kasyopya bilgileri başta olmak üzere esas alınan bilgi kaynaklarına uygun bir forum ilkesidir bu.

Evet, elbette, "lokal" değerlerle "evrensel" değerler çatışmak zorunda değildir. Birlikte pekala dengeli ve faydalı bir şekilde var olabilirler ve öyle olmak durumundadır zaten, katılıyorum. Ama bizim gezegenimizdeki lokal değerler epeyce kirlenmiş durumda. Türk Ulusçuluğu/Milliyetçiliği ve İslamcılık da kesinlikle bunun istisnası değildir. O yüzden bunların aynı zamanda en çok eleştirel incelemeyi ve teşhisi çekecek olması da gayet doğal ve gereklidir. Kendinizi bu kirlenmiş lokal değerlerle fazla ilişkilendirdiğinizde, eleştirel incelemeler sanki şahsen size yapılıyormuş gibi hissetmeniz de doğal ama üzücü ve gereksiz bir durum olacaktır.

Niyet ettiğim ve bu forumda amaçlanan şey Türk milletinin veya Türkiye Milletinin, Devletinin, Ordusunun, Dininin (vs vs) yok sayılması veya yok edilmesi gerektiğinin savunulması değildir. Bunlar dahil ama başta kendi bireyselliğimiz olmak üzere şiddetli negativitenin teşhisi ve tedavisidir. Ermeni soykırımı / katliamı gibi "dışsal" olaylardaki şiddetli negativitenin teşhisi de bu anlamda faydalıdır ve nihai olarak kendi içimizdeki şiddetli negativitelerin tespiti ve teşhisine yardımcı olabilir. Ermenilerin yaptığı katliamlar da tamamen aynı nitelikte inceleme konusu olabilir. Mesele tümünün "aynı" olduğunu anlayabilmekte. Katliam katliamdır. Soykırım soykırımdır. "Kim yaparsa yapsın." Zaman zaman taraflardan birinin savunuculuğu pozisyonu almak gerekebilir. Ama bu forum genel olarak bunun yeri değildir. Bir Ermeni çıkar "Lanet olsun Türklere, bize şöyle şöyle kötülükler yaptılar" diye tek yönlü eleştirel veya saldırgan bir tavır alırsa, ona da verilecek cevabımız, hatırlatacak gerçeklerimiz var elimizde. Ve bu forumun öyle sığ tarafgir bir tartışmanın yeri olmadığını da söylemek durumunda oluruz öyle bir şahsa.

maiterya ve Majisyen kardeşlerim. Ben sizin evrensel değerlere sahip olmadığınızı, bunları bilmediğinizi düşünüyor değilim. O değerleri bildiğinizden, tattığınızdan, sevdiğinizden şüphem yok. Belki de konuyu zamanın akışına bırakmamız gerekiyor. Sizlerin de, benim de gereksiz yere zorladığımız şeyler olabilir. Yanlışlarımız varsa, ki hepimizin yanlışları olduğuna şüphe yok, zaman içinde bunlarla yüzleşmeye ve kendimizi geliştirmeye niyet edelim diyorum. Zaman içinde benzer temalarla benzer tartışmalar olsa da, her seferinde nihai çözüm için yol alabileceğimize inanıyorum. Benim de ciddi sorunlarım, kusurlarım, yanlışlarım olduğunu biliyor, kabul ediyorum, bazen yüzleşmeye yanaşmasam da.

Majisyen

#48
Sevgili bozadi,
Aslında hiçbirimiz temelde çok farklı düşüncelere sahip değiliz.Sana verdiğim bu cevabı lütfen bir zıtlaşma, kendi fikrimi sana empoze etme gibi algılama.Ben sadece önceki mesajlarda bu konuda gördüğüm, okuduğum tarihi kaynaklara dayanarak bir şeyler söylemeye çalıştım.Benim düşünce olarak senden burada farklı düşündüğüm nokta tamamen linguistik bir şeydir.Soykırım tabiri, bildiğiniz üzere Hitler'in yaptığı Yahudileri toptan imha etme eyleminden sonra 1948de hukuki olarak ortaya çıkmış bir terimdir ve bildiğim kadarıyla 1951de uygulanmaya başlamıştır.Benim karşı olduğum nokta bu hukuki terim üzerinden tek taraflı olarak Türkiye'yi hukuki olarak mahkum etme niyetindeki KH çabalarıdır.Bu hukuki terimi kullanarak Ermeni diasporası ve Ermenistan, çuvaldızı kendisine batırmadan tamamen at gözlüğüyle meseleye yaklaşmaktadır.Halbuki bu mesele ortak bir şekilde, karşılıklı, bilim insanlarıyla, insancıl ve bilimsel olarak ele alınmalıdır.Bu iddiaların temel amacı Türkiye'yi hukuki olarak mahkum etmektir ve bütün ülkeler küresel çapta böyle bir terimi kabul ettiği zaman biz ülke olarak korkarım ki tüm Dünya kamuoyu yönünde Nazi Almanyası gibi bir ülke konumuna düşeceğiz ve hatta Atatürk gibi bir insanı belki de Hitler'den bile daha büyük bir iblis olarak pazarlayacak küresel güçler.Bize dayatılmak istenen şey işte budur.Siz ülke olarak yapay bir ülkesiniz Ermeni soykırımı üzerine kurulu bir ülkesiniz denmektedir bize bu iddialar üzerinden.Bunun hukuki olarak kabul edilişi yine aynı şekilde Ermenileri %100 mağsum biz Türkleri ise %100 cani ilan edecektir, budur benim karşı olduğum nokta, ki bu noktada sen de tamamen benimle aynı şeyi söyledin; kimse yüzde yüz haklı değildir ve insan büyük ölçüde negatif yönelimlidir.

 Sevgili maiterya'nın söylediklerinde kesinlikle bir kötü niyet yoktur.O da kendince, geçmişte bu olaylarla ilgili bazı hatıraları olan insanlardan duyduğu şeyleri sundu bizlere.Ben ideolojik saplantıların anlamsız olduğuna inanan bir insanım ve maiteryanın da senin de buna inandığını düşünüyorum.Ve maiterya'nın dediklerinden anladığım; nasıl Türklük bir saplantı haline geliyorsa hümanizmin de ideolojik bir saplantı haline gelerek gerçekleri görmemizi engelleyebileceğidir.Tabi burada hümanizme karşı olduğum gibi bir yanlış anlaşılma olmasın.Rahmetli Hrant Dink'in güzel bir lafı vardır:"Türk Ermeni'nin doktoru, Ermeni de Türk'ün doktorudur."Ve onun da soykırım iddiaları üzerine düşünceleri, Türkiye'nin köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığıdır.Ve bence kendisinin ölümü, en çok KH eğilimli diasporaya yaramıştır ve bizim zararımızadır.Genel olarak demek istediklerimi toparlarsam bu iddialar Atatürk ve silah arkadaşlarını şeytanlaştırmada kullanılacak ciddi küresel materyallerdir ve genelde objektiflikten uzak bir şekilde ele alınmaktadır.Yazdıklarımla bu forumda kalp kırdıysam herkesten özür diliyorum ve ben de bu tartışmanın bir kısır döngüye dönüşmesine kesinlikle karşıyım.Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

mep

#49
selam arkadaşlar ...
yeni celse yayınlanmış
 

bozadi

#50
Selam mep, ben de kısa bir süre önce fark ettim. Yarın gün içinde 7 Şubat celsesinin çevirisini forumumuza aktaracağım bir aksilik olmazsa.

Önce Kasyopya forumda celse bölümünü yine erişim dışı bıraktıklarını gördüm. Üzüldüm ama cassiopaea.org sitesindeki Transcripts linkine tıkladığımda forumun celseler bölümüne erişilebildiğini gördüm.

bozadi

#51
Yeni celseyi birkaç saat sonra yayınlamış olacağım inşallah. 21:00 olmadan yayınlamış olurum gibi görünüyor.

Arulnool

#52
Celse celse hadi artık gelsee:) Yaradan sana güç versin bozadi.
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...