Ra Bilgileri Kasyaopya celseleri

Başlatan maiterya, 30 Nisan 2014, 02:56:20

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

maiterya

Merhaba 25 yıldır spritüel konuda çıkan eserleri takip etmeye çalışıyorum,kendi çapımda çalışmalarda yapıyorum bu güne kadarki yazılmış en iyi spritüel eserin Ra Bilgileri olduğunu düşünüyorum,4 cildide defalarca okudum,daha sonra Pleiades kitaplarını okudum,Geçen yıl Kasyopya celseleribi okuduktan sonra,bu mesajları çok ilginç bulmama rağmen hala pozitifmi negatifmi olduğunu anlayamdım,Ra daki negatif varlıklar hakkında bir çok kez kıyamet haberciliği,korku veren mesajların negatif kökenli olduğu ve pozitifliği taklit etme çabaları olduğunu belirtiyordu ve Kasyaopyada bu nitelikler maalesef var,sizce Kasyopya celseleri pzitif başkalarına hizmet 6. yoğunluk varlıklardanmı geliyor yoksa tersimi,bu konuda terddütler oluşması Kasyopya için negatif bir işaret sayılmazmı Ra nın pozitifliği konusunda en ufak bir şüphe yok.
 

bozadi

#1
Foruma hoşgeldin maiterya. Ra Bilgileri benim için de çok büyük, çok farklı bir eser. Ama Pleiades ve Kasyopya Bilgileri'ni okuduktan sonra şahsen artık bu bilgi kaynaklarını birbirinden ayrı düşünemiyorum. Hem çok büyük bir ortak paydaları, hem de farklı ve aslında birbirini bütünleyen yönleri olduğunu düşünüyorum. Farklı yönleri itibariyle, elbette dileyen bu tür kaynaklardan herhangi birini diğerlerine tercih edebilir ve hatta bazılarını hiç benimsemeyebilir. O durumda buna bir tercih gözüyle bakılır. Ama dediğim gibi, ben bu kaynakları (ve çeşitli başka kaynakları o veya bu ölçüde) aynı resimin çeşitli yönleri hakkında muazzam bilgiler veren kaynaklar olarak görüyorum.

Kasyopya bilgilerinde korkuya neden olan bazı bilgiler verildiği ve bu bilgilerin bir bölümünün (korkuya neden olabilecek tüm bilgilerin değil, bir kısmının) negatif varlıkların kanala sızması neticesi oluştuğu "bizzat Kasyopyalılar tarafından" belirtiliyor, ki kanalın bir ucunu oluşturan bu varlıkların böyle bir bilgi vermesi de sıradışı ve son derece takdire şayan bir durum bana göre. Ve kanala kısmen başka varlıkların sızmasının alıcı taraftaki bazı sorunlardan kaynaklandığı da gayet net ve ikna edici bir şekilde açıklanıyor.

Şunun da belirtilmesi gerekiyor ki, bize korkutucu "gelen" herşey negatif değildir. İçinde bulunduğumuz 3. yoğunluk deneyim ortamının gerçeklerinin bir bölümüyle yüzleşmek zordur. Bazen bu gerçeklerin söylenmesi bizde bir korkuya neden olabilir. Ama bizde korku tepkisi yaratan herşey negatif bir niyetle söylenmiştir diye yaklaşmak yanlış olur. İçinde yaşadığımız dünyada 7 milyar insanın neredeyse "rutin" bir şekilde maruz kaldığı pek çok durum, korku filmlerini kesinlikle aratmayacak niteliktedir. Yani insanlığın durumunda, "yüzleşilmesi son derece zor" ve gerçekten "korkunç" koşullar deneyimler söz konusudur ve bunların bir kısmına kendi şahsi deneyimlerimizle veya çevremizden veya hergün çeşitli haber kaynakları yoluyla şahitlik ediyoruz. İnsanlığın genel durumu gayet dehşete düşürücüdür biz bununla yüzleşmekten pek hoşlanmasak da. Kasyopya bilgilerinde verilen "korkutucu" bilgilerin bir bölümü korkutma amacıyla değil, hatırlatma/yüzleştirme/uyandırma maksadıyla söyleniyor bence.

Bir de şu var ki, binlerce sayfalık Kasyopya bilgileri sanki sırf korkutucu bilgilerden oluşuyormuş gibi bir resim çizmek de yanlış olur. Eğer tamamını veya büyük bir bölümünü okuduysan, söz konusu celselerde hiçbir korkutuculuğu olmadığı gibi son derece ilham, mutluluk, sevinç verici, aydınlatıcı "pek çok" bilginin de geçtiğini görebilirsin. Ama Kasyopyalıların özgünlüklerinden biri, gerçeklerin karanlık yönleriyle yüzleşme doğrultusunda büyük bir teşvik içermesidir. Bu herkese uymayabilir ama şahsen bana çok uyuyor ve bu konuda yalnız da olmadığımı düşünüyorum.

Alıcılardaki kaçınılmaz ve doğal denebilecek bazı sorunlar nedeniyle kanala sızan bazı negatif varlıklar Kasyopyalıların bu bağlamda verdiği bilgilerin bazılarını çarpıtabildiği gibi, aynı negatif varlıklar Ra bilgilerinin alıcı grubunun aldığı bazı bilgileri de çarpıtabilmektedir ve çarpıtmışlardır da. Özellikle de her alıcı medyumun kendi karakterindeki bazı "sapmalar" negatif varlıklarca kullanılarak o sapmaya özgü çarpıtmalar bir ölçüde yapılabilmektedir. Örneğin Carla Rueckert gerçeklerin karanlık yönlerine pek ilgi duymayan bir medyum ve Ra'nın gerçeklerin karanlık bazı yönleriyle ilgili verdiği bilgilerin bir kısmının, biraz da negatif varlıkların yardımıyla çarpıtılmasına neden olan "tercihleri" var Rueckert'in. Yani bir ölçüde "toz pembeci" denebilecek bir eğilime sahip bir medyum üzerinden aktarılan bilgilerde meydana gelen sapmalar da "sevgicilik" (dengesiz/yanlış bir biçimde sevgicilik) temelinde meydana gelebiliyor. Yani her zaman değilse de, bazen bazı gerçekler "sevgicilik bahanesiyle" çarpıtılabiliyor ve olduğundan daha farklı ve hatta olduğundan çok farklı biçimde sunulabiliyor.

Elbette bu konu her yönüyle çok bilimsel, çok objektif bir şekilde ele alınıp kanıtlanabilecek birşey olmayabilir. Ama en basit örnek olarak, Ra bilgilerinin alıcı ekibinin, Ra ile olan celse kayıtlarının ciddi bir bölümünü ilk dört ciltten çıkarmış olması gibi bir gerçek var. Sonradan "belki" biraz da bu konuda bir hata yaptıklarını anlayarak, ilk dört ciltteki celselerden çıkardıkları bazı bilgileri 5. bir cilt olarak çıkardılar. Akaşa bu 5. cildi Türkçe'ye çevirmedi. Elbette o 5. ciltteki bilgierin hepsi gerçeklerin korkutucu yönleriyle ilgili değil ama bir kısmı öyle.

Alınan bilgilerin azımsanamayacak bir biçimde "editlenerek" kitaplaştırılması konusundaki bir diğer gerçek, celseler içinde özellikle de medyumdan kaynaklı bazı sorunlar nedeniyle aktarılan bilgilerde kısmi bazı sapmaların meydana geldiği yönünde Ra'nın yaptığı açıklamaların kitaplara yansıtılmamış olmasıdır. Verilen bilgilerin tutarlı bir görünüm ve böylece daha etkili (?) bir sunuma sahip olması açısından bir ölçüde makul karşılanabilir yazarların bu tercihi ama işte mesele objektiflik-subjektiflik ve negatiflik-pozitiflik karşılaştırması yapmaya geldiğinde, bu gerçeklerin de ele alınması gerekiyor.

Celsede soruları soran görevli olan Don Elkins bana göre Carla Rueckert'ten daha objektif bir yaklaşıma sahip. Rueckert genel olarak çok iyi bir medyum ama Ra bağlantısında alıcı taraftaki "zeka" faktörü daha çok Elkins tarafından sağlanıyor. Ama Elkins Ra'yla olan bağlantı sürecinin bir yerinde "intihar" etti. Tabancayla yaşamına son verdi ve Ra seansları da sona erdi. Ra, negatif varlıkların saldırıları konusunda pek çok uyarı yapıyordu celselerde. Rueckert gerçeklerin karanlık yönleriyle ilgilenmeye pek meyilli biri olmadığı için Elkins'in uğradığı psişik saldırılarla ilgili zamanında bir önlem alınmasını da zorlaştırmış oldu kanatimce. Elbette Elkins'in Ra ile iletişim nedeniyle negatif varlıkların yaptıkları saldırılar sonucu intihar ettiğine dair net bir bilgi yok ama intihar ettiği süreç, onun hayatının en büyük, en önemli bilgi bağlantısı olan Ra ile temas süreci içinde meydana geldi ve bu intiharın bizzat Ra ile olan bağlantının bazı yönleriyle ilgili özellikleri var. Yani özellikle de Rueckert'in bu konulardaki bazı önyargıları ve tercihleri nedeniyle, negatif varlıkların faaliyetlerini yeterince ciddiye alamadılar ve dolayısıyla yeterince tedbir de alamadılar ve Ra teması da bu nedenle acı bir şekilde sona erdi. Bundan alınması gereken bazı dersler olduğunu düşünüyorum. Elbetteki burada paylaştığım bilgi ve/veya iddialar son derece tartışmaya açık, mümkün mertebe kanıtları sunulması gereken, tartışılması gereken hususlardır ama kısacası ben şunu söylüyorum. Pozitiflik ve negatiflik durumunu yargılamak için bir kaynak yoluyla aktarılan bilgilerde ne kadar "sevgi vurgusu" yapıldığını ölçerek objektif bir sonuca ulaşmak sanıldığı kadar basit olmayabileceği gibi son derece yanıltıcı olabilir. Bize korkutucu gelen, belki de yüzleşmekten çekindiğimiz zorlu, acı bazı gerçeklerin paylaşılması da son derece pozitif etkiler yapabilir. Bu biraz da alıcının, okuyucunun, değerlendiricinin tercihlerine, yaklaşım biçimine bağlı birşeydir ama netice itibariyle, bana göre, Ra bilgilerinde de, Kasyopya bilgilerinde de doğal olarak çeşitli sapmalar, çarpıtmalar meydana gelmiştir. İki kaynak bazı bakımlardan son derece benzer, bazı bakımlardan da kendine özgüdür. Bana göre Ra bilgileri "sevgici" yönünde meydana gelmiş sapmaları itibariyle değersiz / niteliksiz bir kaynak haline gelmediği gibi, Kasyopya bilgileri de gerçekliğin karanlık bazı yönleri konusundaki "uyarıcı" yönlerinde meydana gelmiş sapmalar nedeniyle değersiz/niteliksiz hale gelmemiştir. İki kaynak da gayet iyi bir iş çıkarmıştır bana göre ve ikisinin birbirini dengeleyen yönlerinden yararlanmak en iyisidir kanaatindeyim.

Burada Ra bilgilerinde meydana geldiğini söylediğim sapmalar ile ilgili iddialarımı daha önce budur.com forumunda kısmen paylaşmıştım ve burada tekrar bu görüşlerimin bazı kanıtlarını paylaşmaktan erinmem, aksine, eğer konuyla ilgilenen kişiler karşılıklı olarak sabır ve anlayışla inceleme ve değerlendirme yapabilirsek, bilinçsel olarak bundan büyük faydalar sağlayabileceğimize inanıyorum.

bozadi

#2
Bu arada sevgili maiterya, şu anda bu konuyu konuştuğumuz forum bölümü sadece üyelerin görebildiği bir alan (Site içi iletişim). Özel ve gerekli olduğunu düşündüğün bir tercihse sakıncası olmaz belki de ama eğer senin için de uygunsa, konuyu tüm forum takipçilerin de inceleyebilmesi için herkesin görüntülemesine açık bölümlerden birine taşımak isterim.

Tgur

#3
Bence forumun geneline taşı kardeşim,çok iyi olur, ne zamandır şu intihar kısmının detaylarını öğrenmek istiyordum ,güzel açmışsın..
Ancak negatiflerin kanallara karışması ve alıcının egosal yöne kayması yoluyla verilenin negatife yönelmesini çok kişi anlayamıyor
Ve mutlak gelenin doğruluğuna kilitlenmiş bilinçler, bulunduğumuz ortamı cehenneme çeviriyor..
Zira ayırımın en önemli uygulayıcısının, sorgulamayan araştırmayan,körü körüne takılmış bilinçler olduğunu görmekteyiz ,

Özellikle şu son günlerde yurdumuzda..

Unttuğum için ilave ediyorum ,
Hoş geldiniz maiterya dostumuz ,bizlere şeref verdiniz,

Sevgiler.


bozadi

#4
Konuyu faydalı bulmana sevindim Tgur. Herkese açık bir alana taşımak istiyorum ben de. maiterya'nın da görüşünü alıp kısa bir süre içinde uygun bir başlık altına taşımış oluruz sanırım.

Bu arada konuyla ilgili bilgilerimizi artırmamıza yardımcı olabilmesi için bir iki kısa çeviri alıntısı yapmak istiyorum. Vaktim müsade ettikçe bu tür başka çeviriler ve ayrıca Ra'nın kitaplara yansımamış bazı celse kayıtlarından alıntılar aktarıp savunduğum görüşleri bazı bilgilerle desteklemek istiyorum. Körü körüne bir polemik için değil elbette. Herkesin mutlaka çeşitli bazı yanılgıları, hataları vardır. Ben zaman zaman kendimde bulduğum yanlışları, sorunları ele almaya gayret ediyorum.

Paranormal konularda iyi bir bilgi kaynağı olan İngilizce Project Camelot sitesinde Don Elkins'le ilgili verilen bir bilgi:

Don Elkins

http://projectcamelot.org/don_elkins.jpg

Don Elkins 1930'da Louisville - Kentucky'de doğdu. Makine Mühendisliği alanında lisans ve mastır derecesi, bir İngiliz üniversitesinde felsefe alanında Ph.D derecesi aldı, on iki yıl boyunca Louisville Üniversitesi'nde Fizik ve Mühendislik Profesörlüğü yaptı ve 1960-61'de Alaska Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nü kurup başkanlığını yaptı. Kore Savaşı sırasında ABD Ordusu'nda üstün hizmet gösterdi. 1965'de UFO ve paranormal araştırma konusuna daha fazla vakit ayırabilmek için kadrolu profesörlüğü bırakıp bir Boeing 727 pilotu oldu ve 7 Kasım 1984'te intihar ederek yaşamını sonlandırana kadar Easter Airlines'ta kaptan pilotluk yaptı.

Elkins 1955'te reenkarnasyon araştırmaları için regresyon hipnozunu kullanmaya başladı. Tüm ABD'de UFO'larla temas kurduğunu söyleyen kişileri genellikle kendi küçük uçağını kullanarak ziyaret edip görüşmeler yaptı ve UFO'lar konusundaki araştırmalarının onu sevk ettiği pek çok paranormal araştırma alanına da girdi. Bir araştırmacı olarak çok aktif olan kariyeri boyunca pek çok bilimciyi, araştırmacıyı ve bu konularda sıradışı deneyimler yaşamış kişileri, uzaylılarca kaçırıldığını söyleyen kişileri ve kategorize etmesi zor pek çok başka insanı ziyaret etti.

Elkins öldüğü süreçte, Ra Material (Ra Bilgileri) çalışmasıyla derinden meşguldü. Ra Bilgileri Ocak 1981'de başlayan, Don Elkins'in Carla Rueckert ve James McCarty ile birlikte çalışmaya başladığı, kanallanmış, uzun ve karmaşık bir dizi öğretidir. Bu son araştırma alanında negatif psikolojik müdahaleler geliştiğine dair bilgiler vardır.


Kaynak: projectcamelot.org



Carla, Don Elkins'le birlikte yazdığı "THE CRUCIFIXION OF ESMERELDA SWEETWATER" adlı kitabın giriş kısmında verdiği bilgilerde, Elkins'in Carla ve McCarty ile tanıştıktan sonra Ra adlı varlık veya varlık grubuyla temas kurma aşamasına dair şunları söylüyor (çevirisi):

Çok sayıda Ra seansı yaptık. Fiziksel sorunlarımın bu temasları zorlaştırdığı zamanlarda, bende bir enerji kaybına neden olan bu seanslar da yavaşlıyordu. Herhangi mantıklı bir şekilde açıklanamayacak, isterik ve şüpheli bir kişi olarak görünmeme neden olabilecek kadar garip ve şanssız olaylar yaşamaya başladım. "Psişik selamlama" etkisi, bu olayların önemli bir kısmını oluşturuyor gibi görünüyordu. Örneğin bir keresinde civarda dolaşırken birden nefes alamamaya başladım. Bu yaklaşık 30 saniye sürdü. Bu 30 saniye fiziksel ölümüme yol açabilecek kadar uzun değildi ama kesinlikle travmatik bir deneyimdi. Bu tür olaylar giderek artmaya başladı. Bu durum Don'u çok rahatsız ediyordu ve seanslar arasında dinlenip kendime gelebilmem için seansları yavaşlatıyordu. Tipik olarak bir seansta 1 kg ile 1 buçuk kg arasında kilo kaybediyordum. 1983'te Don'un evde daha fazla vakit geçirebilmesi için onun pilotluk yaptığı Atlanta merkezli havayolu şirketine daha yakın bir yere taşınmamız gerekti. Neredeyse kesintisiz uçuşlar yaptığı için çok yorgun düşüyordu ve bu nedenle de Ra temasları çok nadirleşmişti.

Atlanta'ya taşınmamız Don'da bir değişimin sinyallerini verdi. Atlanta'da fiziksel olarak zayıflamaya ve hastalık izinleri almaya başladı. Hepimiz Atlanta'ya taşınmamızın bir felaket olduğu sonucuna vardık ve yalnızca beş ay sonra Louisville'e geri taşındık. Fakat bu taşınma ile birlikte Don'un hastalığı zihnine iyice yerleşti. Zihinsel hastalık anlaşılmaz çünkü anlaşılmasını önleyen bir yara var gibidir. Fiziksel hastalıklarla ilgili eğitimlerde zihinsel sıkıntı hakkında neredeyse hiç bilgi verilmez. Bu gerçeğe çok acı ve derin bir şekilde şahitlik ettim, çünkü Don'un yaşadığı şeyin ne olduğunu bilmediğim için ona neredeyse hiç yardım edemiyordum. Yaklaşık bir yıl boyunca şiddetlenerek devam eden bu depresif durum onu ölüme götürüyordu. Don yakın gelecekte öleceğini öngördü. Kafasında bir kurşun yarasıyla öldü. Kendi kendini vurmuş olmasına rağmen polis bunun bir intihar değil bir cinayet olduğunu söyledi, ki gerçekten işin aslı budur. Bu onun kendi kendine yaptığı birşey değildi. Bu bana gizemli gelen ve hepimizin hissettiği gibi ne kavrayabildiğimiz, ne de karşı koyabildiğimiz bir kötülüğün bulaştığı bir zihin halinin sonuydu. Don'un hayatının etrafındakilere etkisi ne kadar övülse azdır. Onun parlak zekası ve derin sezgisi, tatlı karakteri, berrak gözlemleri, paranormal alandaki uzun ve üstün deneyimi, iyi bir hikaye anlatmaya olan sevgisi... tüm bunlar onu yalnızca mesleki kariyeri sırasında ders verdiği insanlar için değil, aynı zamanda tüm hayatı boyunca onunla iletişim kurmuş herkes için gerçek bir bilgi kaynağı haline getirmiştir.


Son olarak, veilofreality.com adlı bir sitenin yazarı olan Bernhard Guenther'in bu konularda son derece aydınlatıcı bulduğum bir makalesinden konumuzla ilgili bir bölümü alıntılamak istiyorum (makalenin tamamını da elimden geldiğince kısa bir süre içinde paylaşmak isterim):

Kasyopya deneyi ve Ra Bilgileri gibi grup kanalları daha fazla doğruluk içerir ve bireysel kanallar kadar kolayca bozulmaz. Barbara Marciniak'ın ilk kanallama kitabı olan "Bringers of the Dawn" (Pleiades Bilgileri 1), onun sonraki kitaplarından daha objektif bir doğruluğa sahip görünnmektedir. Sonraki eserleri de bir dereceye kadar bilgilendirici olmakla birlikte objektiflik kaybına uğramış gibi görünmektedir. Dış etkiler, insanlardan kaynaklı ve finans durumundan kaynaklı baskılar, ego, önyargılar ve psişik saldırı herhangi bir kanallamayı kolayca bozabilir. Ra bilgilerinde de temasın son yıllarında bazı grup üyelerinin önyargıları nedeniyle bu durum bir ölçüde meydana gelmiştir. Gerçekliğin daha "negatif" yönleriyle (UFO'lar ve boyutlararası kontrol) ilgilenme konusundaki isteksizlik, grup üyelerinden birinin intiharıyla sonuçlanmıştır. Farkında olmadığınız birşeye karşı kendinizi koruyamazsınız. Bu bir insanın oradan geçen arabalar olduğunu bilmediği için hiç sağa sola bakmadan yoldan geçerken kendisine bir arabanın çarpmasına benzetilebilir. Eğer orada ne olduğunu bilirseniz buna uygun olarak hareket edebilirsiniz ve saldırının veya "kazanın" kurbanı olmazsınız. Gerçekliğin tüm yönlerinin farkındalığı, yani "Tanrı'nın hem pozitif hem de negatif yüzlerinin" farkında olmak spiritüel gelişim ve evrim için esastır, çünkü sonuçta herşey birdir.

maiterya

#5
Ayrıntılı cevabın için çok teşekkürler sevgili Bozadi,Ra bilgileri konusunda özellikle sonlanma şekli ve çıkarılan bölümleri bilmiyordum çok yararlı bilgiler vermişsin,şimdi Kasyaopya celselerinin içindeki bazı korkunç görünen anlatımların negatif varlıkların sızmalarına bağlı bir kısmınında karanlık tarafın gizlenen faaliyetleri olduğu anlaşılıyor,konuyu açık alana tabiki taşı.tekrar teşekkürler.
 

bozadi

#6
Ben teşekkür ederim sevgili maiterya. Dediğim gibi, daha önce "budur forum"da bu konular kısmen tartışılmıştı ama bazı forum üyelerinin güçlü önyargıları ve saldırgan tutumlarına ben de agresif bir şekilde tepki gösterince tartışmaları bilgi paylaşımı temelinde sürdürmek mümkün olmadı.

Şimdi bu konu tekrar açıldığına göre, Ra Bilgileri'nin (ve aslında genel olarak erişebileceğimiz herhangi bir bilgi kaynağının) mutlak pozitif veya mutlak hatasız veya negatiflikten, sapmalardan tamamen arınmış olmasının imkansızlığına dair burada bazı görüşleri ele almanın faydalı olabileceğine inanıyorum.

Daha önce de belirttiğim gibi ben Ra Bilgileri'ne çok ama çok büyük bir sevgi ve saygı duyuyorum. Spiritüel bilgiler ve bunların bizim yaşam koşullarımızla bağlantılarına dair meselelerin tanımlanış ve aydınlatılış biçimi itibariyle "Budur!" dediğim ilk bilgi kaynağıdır. Zaten Kasyopya bilgilerine de Ra Bilgileri'nde kullanılan kozmolojik bazı terimleri (yoğunluklar, BH, KH yolları) internette araştırırken rastladım. Pleiades Bilgileri'ne de (Bringers of the Dawn) Kasyopya Celselerinde pozitif bir atıfta bulunulduğu için eriştim hatırlayabildiğim kadarıyla. Bu bilgi kaynaklarının tümünü çok değerli ve birbirini tamamlayan bir nitelikte görüyorum. Ama aynı zamanda hepsinde de sorunlar, yanlışlar, sapmalar olduğunu kabul ediyorum.

Kasyopya celselerindeki sorunların bir kısmı bizzat Kasyopyalılar tarafından tanımlandı ve bu sapmaların nasıl meydana geldiği de açıklandı. Bunları bu başlık altında yine irdeleriz ama Ra Bilgileri'ndeki sorunlu yanlara dair bir tartışmaya, sorgulamaya rastlamak çok zor. Bu nedenle, daha önce budur'da tamamlayamadığımız tartışmanın bir bölümünü bu başlık altında paylaşmak isterim. Yani Ra Bilgileri adlı kaynakta Don Elkins'in ve bizzat Ra'nın bilgilerde meydana gelen bazı sapmalarla ilgili yaptıkları ama bir kısmı İngilizce kitaplara, daha büyük bir kısmı ise Türkçe çevirilere hiç yansımamış, yani "makaslanmış" bazı soru-cevaplar var; bunlar arasında tespit edebildiklerimi bu vesile ile paylaşmak ve böylece bu tartışmanın daha objektif bir değerlendirme zeminine getirilmesine yardımcı olmak istiyorum.

Monolog olmasını arzu etmiyorum, acele de etmek istemem, tartışmanın akışına, soru ve eleştirilere göre belirli bir husus üzerinde durabileceğimiz gibi bambaşka şekilde de ilerleyebiliriz.

Sonuçta benim bu konudaki tezim şudur: Ra Bilgileri adlı kaynağın hatalardan, sapmalardan, negatifliklerden bağımsız, mükemmel, tamamen pozitif içerikte bir kaynak olduğunu varsaymanın yanlış olduğunu, bizzat Ra'nın celselerde meydana gelen bazı sapmalarla ilgili çeşitli bilgi ve uyarılarda bulunduğunu iddia ediyorum. Trans medyumluğu şeklinde yapılan Ra temasında, medyumun bedeninden ayrılması ve bedenini Ra'ya araç olarak sunması itibariyle medyumun (veya diğer celse katılımcılarının) düşünce, inanç, yargı ve önyargılarının alınan bilgiler üzerinde hiçbir etkisi, saptırıcılığı olmadığını düşünmenin de yanlış olacağını, yine Ra'nın yaptığı bazı açıklamalar itibariyle celselerde buna dair pek çok ipucu verildiğini düşünüyorum. Vaktim müsait oldukça Ra'da bu yönde verilen bilgileri alıntılamak ve tartışmak istiyorum. Dediğim gibi, herhangi bir üyemizin soru, öneri ve eleştirilerine göre tartışmanın gidişatı çeşitlik şekillerde esneyebilir, değişebilir. Bunu çok önemsemiyorum. Elimizden geldiğince açık bir zihin ve mümkün olduğunca iyi niyetle, hepimizin bu tartışma sürecinden önemli farkındalıklar geliştirebilmesini dilerim.

Budur forumundaki geçmiş tartışmalara baktığımda, orada paylaştığım bazı hususları paylaşarak başlayayım:


18. Celsenin açılışı:

SORU: Dün gece düşünüyordum da, şu anda Ra'nın yerinde olsaydım, Bir'in Yasası'nın ilk sapması, bu gruba aktardığım doğru bilgilere bazı hatalı veriler karıştırmama neden oluyor olabilir. Bunu yapıyor musunuz?

RA: Biz kasıtlı olarak böyle birşey yapmayız. Ama karışıklık olacaktır. Meydana gelen hatalar, tükettiği kimyasal bir madde nedeniyle bu aracın titreşim kompleksinde zaman zaman meydana gelen varyasyondan kaynaklandı. Bu projede amacımız hatalı bilgi yaratmak değil, dil sisteminizin sınırlandırıcı ambiyansı içinde, sonsuz ve zeki birliği ile tek yaratımın/yaratılışın sonsuz gizeminin hissini ifade etmektir.

SORU: Tüketilen ve sorunlu bir temasa neden olan kimyasal maddenin ne olduğunu söyleyebilir misiniz?

RA: Bu soru net değil. Tekrar ifade edebilir misin?

SORU: Kimyasal bir madde tüketimi nedeniyle araçla [medyumla] bir sorun yaşadığınızı söylediniz. O maddenin ne olduğunu söyleyebilir misiniz?

RA: Bahsettiğimiz madde LSD'dir. Bu bağlantıyla birlikte kullanıldığında kötü bir temasa neden olmuyor. Bu maddeyle ilgili sıkıntı, maddenin etkisinde [bir süre sonra] meydana gelen ciddi bir düşüş olmasıdır. Her bir durumda bu araç celseye bu maddenin ürettiği son derece güçlü enerji ile başladı. Ama celse sırasında bu varlık bu maddenin artık bu varlığın hayati enerji ifade etme yeteneğini arttırmaya yetmediği bir noktaya geldi. Bu istikrarsız bir bağlantıya neden oldu ve sonra da aracı korumak ve beslemek için iletişimin kesilmesi gerekli hale geldi. Bu kimyasal madde, bahsedilen nedenlerle bu tür temaslar için hem faydalı, hem de zararlı.



Bu alıntı, Ra Bilgileri'nin 18. celsesinin açılışından. Ama Türkçe'ye çevrilmiş Ra Bilgileri'nde 1. kitapta yer alan 18. celse bu şekilde başlamıyor. Hatta İngilizce olarak basılmış Ra Bilgileri'nin 1. cildindeki 18. celsede de bu yukarıdaki soru cevapların LSD ile ilgili kısımları "makaslanmış". Akaşa yayınevinin çevirip yayınladığı Türkçe baskıda ise bu yukarıdaki soru-cevaplar "tamamen makaslanmış", yani İngilizce orijinal kitaptaki kısmi makaslamaya ekstra bir tür sansür eklenmiş görebildiğim kadarıyla.

Benim bu durumu tespit edebilmemi sağlayan kişiler bizzat Carla Rueckert ve çalışma arkadaşları. Bu ekibin "Law of One" adlı bir internet sitesi var: lawofone.info Bu sitede Ra celselerinin editlenmemiş yani neredeyse hiçbir düzenlenmeye maruz kalmamış ham halleri ve ayrıca kısmi düzenlemeye maruz kalmış halleri paylaşılıyor. İyi ki böyle birşey yapmışlar. Kendilerine teşekkür ediyorum. Bilgileri kategorize hallerde de sunmuşlar, arama motoru ekleyip celselerde geçen bilgileri hızlı bir şekilde arama şansı sağlamışlar. Ciddi bir emek harcamışlar ve çalışmalarını sürdürüyorlar.

Carla Rueckert'in kendi sitesi olan llresearch.org web sayfasında, Ra Bilgileri'nin İngilizce ve Türkçe ve başka bazı dillerdeki PDF versiyonları ücretsiz olarak sunulduğu gibi, Carla ve ekibinin farklı kanallama çalışmaları da (bunların Türkçesi yok diye biliyorum) sunuluyor ve başka çeşitli materyaller de var. Sitemizin üyelere özel Kitaplık bölümünde Ra Bilgileri'nin Türkçe 4 cildinin ücretsiz PDF versiyonlarına olan linkleri vermiştim. Buradan tekrar paylaşmış olayım:

http://www.llresearch.org/library/the_law_of_one_turkish/turkish_translation.aspx

lawofone.info sitesinde celse numaralarına tıklayıp herhangi bir celsenin içeriğini görüntülerken, sayfanın tepesinde çeşitli düzenlenmişlik/editlenmişlik versiyonlarına/seçeneklerine de erişim sunuluyor. Ben bu tartışmada sunduğum örnekleri o sitedeki incelemelerimde tespit ettim ve bu tartışma vesilesi ile tekrar inceleyeceğim ve ilginç bulduğum hususları paylaşmaya gayret edeceğim.

Amacım, çok sevdiğim Ra Bilgileri'ni kötülemek, faydalıdan ziyade zararlı göstermek gibi birşey olamaz. Sadece hiçbir bilgi kaynağının hatalardan, sapmalardan, negatiflikten tamamen münezzeh olamayacağı gerçeğinin hepimiz tarafından anlaşılmasını, tartışılmasını isterim. Ve de medyum başta olmak üzere alıcı gruptaki yargı ve önyargıların alınan bilgiler üzerinde saptırıcı etkiler meydana getirip getiremeyeceğinin de tartışılmasını arzularım.

Yine çok önemli bir husus olarak, hayatımızın yüzleşmekte zorlandığımız bazı negatif ve korkutucu yönlerini ele alma ve Ra, Pleiades ve Kasyopya ve diğer bilgi kaynaklarında bu konuya yaklaşım biçimi ile ilgili farkındalığımızı karşılıklı olarak artırabilmemizi çok isterim.

Vaktim müsade ettikçe hem çeviri alıntılarıyla, hem şahsi yorumlarımla, yöneltilen öneri, eleştiri ve fikirlere yanıtlarımla bu başlığa katkıda bulunmayı istiyorum. Katkıda bulunan veya sadece takip edip tartışmadan yararlanmaya çalışan herkese teşekkür ederim.

bozadi

#7
Carla'nın trans sırasında LSD kullanmasını (sonraki celselerde bıraktığı açıklanıyor) ahlaki bağlamda yargıladığım düşünülmesin, kesinlikle öyle bir yargım yok. Önemli olan o örnekte Ra'nın bilgi bağlantısında meydana gelen hatalara, sapmalara dair bir açıklama yapmış olması, yani bir şekilde medyumdan kaynaklı bilgi sapmalarının olabileceğine dair ipuçlarının fark edilmesidir. Bilgilerde medyumdan kaynaklı hatalar meydana gelmesine dair buradaki açıklamadan çok daha bariz, çok daha net bilgiler de var sonraki bazı celselerde, bunları da paylaşıp tartışmak isterim vakit ayırabildikçe. Ve yine şu uyarıyı yapmak isterim ki, bütün bu tartışmaları yaparken Ra Bilgileri'ni küçümsemediğim, karalamadığım gibi, Ra'ya medyumluk yapan ve Ra Bilgileri'ne erişmemize imkan sağlayan Carla'nın emeğine, gayretine, yeteneğine de kötü veya küçümseyici bir bakışla yaklaşmıyorum. Ama Carla'nın bazı konularla ilgili ciddi bazı önyargıları olduğundan ve bunun alınan bilgiler üzerinde kısmi de olsa bazı sapmalar meydana getirdiğinden eminim kendi adıma. Yine de fikrim değişmez değildir. Belki de bilgim giderek arttıkça daha önce fark etmediğim şeyleri fark eder, olaylara bambaşka şekillerde bakarım...

Scyth

#8
1. Dünya 4 Kh'nin çiftliğidir.
2. 3. Yoğunluktan seçtikleri varlıklar onlar adına Dünyayı yönetir.
3. İnsanlar, yönetimdeki kişilerin kendi amirleriyle yaptıkları anlaşma gereği besin veya kurban olarak 4 Kh'ye sunulur.
4. Bu sunum çoğunlukla enerjisel olsada 4 Kh'nin ihtiyaçları doğrultusunda fizikselde olabilir.
5. Seçilmişlerin görevi insanların zihinlerini sürekli meşgül tutup manipüle ederek az önce saydığımız gerçeklerin ortaya çıkmasını engellemektir.
6. Eğer seçilmişler idareyi kaybederlerse perdenin arkasında saklanan mülk sahibi başından beri kendine ait olan bu yatırımını bizzat devralıcaktır.
7. Her halukarda Dünya 4. yoğunluk olduğunda 4 Kh yönetimi devralıcaktır.
8. Bu sistemi insanlar yanlız başına kıramadılar ve görünen o ki kıramıyacaklar.
9. İnsanlar evrenin döngüsel yapılanmasından haberdar değildir.
10.Kıyamet özünde kapanmakta olan bir döngüye yapılan atıftan başka bir şey değildir.
11.Kıyamet insanlara son 300.000 bin yılda vurulmuş zincirlerini kırmak için bir fırsat verecektir.
12.Felaketler, tatlı sahte rüyada olanları uyandıracaktır.
13.Özünde olmakta olanlar insanlara gerçeğe uyanmaları için verilen fırsatttır.
14.Ve sonunda K'lerin dediği gibi "Bırakın eskisi yıkılsın"


Pek çok kez negatiflik ve pozitiflikle ilgili insanların yorumlarını okdudum. Benim kanaatim kimin ak kimin kara koyun olduğunu seçememizdir. Öyleyse sular çoşsun ve durulsun, belki o zaman bulanık ve pis sular yerine duru sulara bakmak nasıl bir şey öğrenmiş olacağız.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#9
Güzel bir derleme çıkarmışsın Scyth. Ve dediğin gibi pek çok şeyi ancak akış içinde anlayacağız.

Scyth

#10
Yorumların için sağol Bozadi. Teşekkür ederim.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Qui-gon jinn

#11
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi
Gerçekliğin tüm yönlerinin farkındalığı, yani "Tanrı'nın hem pozitif hem de negatif yüzlerinin" farkında olmak spiritüel gelişim ve evrim için esastır, çünkü sonuçta herşey birdir.

Kesinlikle Bernhard Guenther kardeşim, lakin bu konuda "spritüel camida?" ciddi bir eksiklik gözlemliyorum.Ayrıca eğer herşey bir ise, bu dediğin "Tanrı"da kim ola ki diye sormadan da geçemiyorum.Geçemiyorum, çünkü huyum kurusun, ben bunu hep yapıyorum...:)

Velhasılkiram, bu mesaj vesilesiyle cümle alemi selamlıyor, saygılarımı iletiyorum.Hesabım hakikaten açıkmış, haklıymışsın bozadi.Dilersen bende katılabilirim bu bölüme, iyi bilirsin ki kambersiz düğün olmaz. ;) Hem belli olmaz, bakarsın Bernhard Guenther cevap yazabilir.:)

Ayrıca Maiterya kardeşime de hoşgeldin demek istiyorum.Ve bu vesileyle RA bilgileri konusundaki görüşümü de belirtmek isterim ki, zaten son kitabın, son bölümündeki RA'nın görüşü ile tamamen aynıdır.RA'nın da orada söylediği gibi gerisi ise "Hikaye"dir.

 
NOT: Tgur Baba, ne yapıyon ya...:)



Scyth

#12
Ben Tanrının varoluş sırasında kendini bölümlere ayırdığını düşünüyorum. Hem madde hemde manevi manada. 7. yoğunluk, Tanrının yaratılışdan önceki bilinç seviyesini ifade ediyor gibi geliyor. Bu şekilde bakarsak hepimiz Tanrının kendi yaratımını deneyimleyen bilinç bölümleriyiz. İyi ve kötü düşüncelerimiz olsada genede bir şekilde bunları iç dünyamızda dengeliyoruz. Ben iki zihin halindede uzun süre kaldığımda eksik hissediyorum. Bh ve Kh'nin varoluşu az önce saydığım sebepten dolayı mantıklı geliyor.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#13
Ben de ideal olarak Tanrı'yı bir yerdeki bir yöneticiden ziyade, herkesi, herşeyi kapsayan (herkes ve herşey olan) canlı bir bütün olarak görüyorum. Canlı, akıllı, güzel ve adil olan Hayat olarak.

Tekrar merhaba Qui-gon jinn :)

Qui-gon jinn

#14
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Scyth

Ben Tanrının
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Ben de ideal olarak Tanrı'yı

"Ben, Benim" yazmış ve yazdığını okuyormuş "şu an"...


Evet, tekrar merhabalar kardeşim.Açmışsın hesabı, bu "zamansız zamanlar"da yaz diye tahrik ediyorsun adeta.Lakin nasıl olacak bu böyle, bilemiyorum bakalım...:)

Neyse, tekrardan herkeze selamlar sevgiler.

NOT: Tgur Baba nerdesin yaa?