Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Nemesis ( Niburu ! ) = Güneş'in İkizi

Başlatan memed, 14 Nisan 2022, 18:29:26

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

memed

#45
Malesef ingilizcem yok  .


Bu arada   ;


S: (L) Kitapta söylendiği gibi 1998'de 3 gün karanlık olacak mı?
C: Bu neden popüler bir kavram olmayı sürdürüyor? Ve neden herkes buna bu kadar kafa takıyor? Gerçekten bu önemsiz şeye vakit ayırmak
mı istiyorsun? Üç gün karanlık olsa ne olur?!? Bunun herşey olduğunu ve herşeyi sona erdireceğini mi düşünüyorsun? Peki ya böyle birşeyin
sebepleri? Anlamları? Bu tıpkı bir kehanette bir atom savaşını tanımlamak gibi: "Aman tanrım, aman tanrım, üç saat boyunca çok büyük
patlamalar olacak, aman tanrım!!"
S: (L) 1998 sonbaharında böyle birşeyin olmayacağını söylemediniz. Olacak mı?
C: Öncelikle, sürekli olarak uyardığımız gibi, pek çok defalar ayrıntılı olarak anlattığımız pek çok nedenden dolayı herhangi bir kehanete
veya tahminlere yapay takvim tarihleri iliştirmek tam anlamıyla imkansızdır. [Laura'nın notu: geleceğin "akışkan" yapısı. Olasılıklar, vs] Ve
böyle birşeyin olacağını söylemedik.
S: (L) Boyut geçişiyle ilgili çok büyük öneme sahip şeyler yanında 3 gün karanlığın önemsiz birşey olduğunu söylediğinizi biliyorum. Ama
pek çok insan bunu sadece 3 gün karanlık olarak yorumluyor... Yani sonra cennete uyanacaklarını düşünüyor. Bu soruya bir yanıt
vermenizi istiyorum.
C: Sizi ne zaman ve nasıl yönlendireceğimiz konusunda bize güvenin. 4'üncü yoğunluk olaylarına ve realitelerine 3'üncü yoğunluk inceleme
ve yorumlama yöntemleriyle yaklaşmanın son derece faydasız ve anlamsız olduğunu biliyor olman gerekir. UFO araştırmacılarının
aradıkları her 1 yanıt için sürekli olarak 3 yeni soruyla karşılaşmalarının nedeni bu. Eğer bize güvenirseniz, sizi tüm sorgularınızda en doğru
ve en tam yanıtları veririz. Bir birey birşeyi anlamıyorsa, ya önyargılıdır ya da uygun yönelime sahip değildir.

memed

#46
Videoda ki ikiz yıldız görseli bizim durumuzla ilişkili değil.. Çok uzaktan geciyor ve Günesle Em  vs  dısında ciddi bir şey yasamıyor.
O yüzden sanki Nemesis in etkisi cok güclü olmayacak gibi.

Ama bilmiyoruz tabi ki sonucta adı kötü !

Dionysos

#47
Yukarıdaki şeyi anladığımı sanmıyorum ve anlayan varsa açıklarsa sevinirim ama tamamen hayali olarak (çok absürt ve saçma olabilir ama) aklıma şu/şunlar geldi

Elektriğin regülasyon sorunu olduğu ve akımın alçalıp yükseldiği ve lambanın yanıp yanıp söndüğü anlar
Şimşek çaktığında gök gürlediğinde ani akım gelip gittiğinde ev de elektriğe olan şey
Cep telefonu çalmadan önce tv ve bilgisayar olan şey cızırtı

Eğer buna benzer bir şey olsaydı neler olabilirdi gerçekten bilmiyorum tamamen hayali olarak

Güneş yanıp yanıp sönebilir mi?
Güneş küçülebilir ve o an da kahverengi cüce büyüyebilir mi? (ya da bize öyle görünecek mi?)
Kahverengi cüce yanıp yanıp söner miydi?

Güneşi damla ya da fıstık gibi görecek miyiz?
Ay gibi güneş ikiye yarılacak mı? ya da bize öyle görülecek mi_?
Tüm elektronik aletlerimiz geçici ya da kalıcı bozulur muydu?
Çekim korumalı prizler gerekli mi?

Bu/bunlar evren ve varoluşumuz hakkında bildiğimiz sandığımız herşeyi sarsıcı yıkar ve iliklerimizi dondurarak bize tam şoklar ve eminim bize tam bir bir şok yaşatırdı
(Belki anlık sıcak soğukta gerçi yaşardık)
Umarım bunu (buna benzer bir şeyi) yaşarız görürüz ne olacağı umrumda değil sadece sabırsızlıkla ve dört gözle bekliyorum



Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#48
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen memed

Malesef ingilizcem yok  .

İngilizcem benimde yok,
ses tabanlı oto altyazı ve oto çeviriye dayalı metni olabildiğince sade biçimde yayınladım zaten
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Tgur

#49
memed ,Alıntınız,
--------------------------------------------

Malesef ingilizcem yok  .

Bu arada   ;

S: (L) Kitapta söylendiği gibi 1998'de 3 gün karanlık olacak mı?
C: Bu neden popüler bir kavram olmayı sürdürüyor? Ve neden herkes buna bu kadar kafa takıyor? Gerçekten bu önemsiz şeye vakit ayırmak
mı istiyorsun? Üç gün karanlık olsa ne olur?!? Bunun herşey olduğunu ve herşeyi sona erdireceğini mi düşünüyorsun? Peki ya böyle birşeyin
sebepleri? Anlamları? Bu tıpkı bir kehanette bir atom savaşını tanımlamak gibi: "Aman tanrım, aman tanrım, üç saat boyunca çok büyük
patlamalar olacak, aman tanrım!!"
S: (L) 1998 sonbaharında böyle birşeyin olmayacağını söylemediniz. Olacak mı?
C: Öncelikle, sürekli olarak uyardığımız gibi, pek çok defalar ayrıntılı olarak anlattığımız pek çok nedenden dolayı herhangi bir kehanete
veya tahminlere yapay takvim tarihleri iliştirmek tam anlamıyla imkansızdır. [Laura'nın notu: geleceğin "akışkan" yapısı. Olasılıklar, vs] Ve
böyle birşeyin olacağını söylemedik.
S: (L) Boyut geçişiyle ilgili çok büyük öneme sahip şeyler yanında 3 gün karanlığın önemsiz birşey olduğunu söylediğinizi biliyorum. Ama
pek çok insan bunu sadece 3 gün karanlık olarak yorumluyor... Yani sonra cennete uyanacaklarını düşünüyor. Bu soruya bir yanıt
vermenizi istiyorum.
C: Sizi ne zaman ve nasıl yönlendireceğimiz konusunda bize güvenin. 4'üncü yoğunluk olaylarına ve realitelerine 3'üncü yoğunluk inceleme
ve yorumlama yöntemleriyle yaklaşmanın son derece faydasız ve anlamsız olduğunu biliyor olman gerekir. UFO araştırmacılarının
aradıkları her 1 yanıt için sürekli olarak 3 yeni soruyla karşılaşmalarının nedeni bu. Eğer bize güvenirseniz, sizi tüm sorgularınızda en doğru ve en tam yanıtları veririz. Bir birey birşeyi anlamıyorsa, ya önyargılıdır ya da uygun yönelime sahip değildir.

-------------------------------------------

memed, dünyasal astronomi bilgimin çok gelişmiş olmadığını söyledim bu hususta kompedan olan dostlar size sanırım benim yerime cevap veriyorlar,

Sadece K.ların söylediklerine göre genel manzarayı resmetmeye çalıştım, gördüğüm kadarı ile siz de manzarayı bu perspektiften görmeye çalışmaya başlamışsınız bu sevinilecek bir husus ,alıntının hepsi ve en son cümle her şeyi söylemekte, idrakimizi bu çerçevede geliştirmeye çalışıyoruz veya çalışıyorum..

memed

#50
''C :  bilgilerinde hersey bir derstir '' diyor ama bu cümleyi kurdugu kadar , ''  Siz dahil insanlıgın içinde varolan herşey de deneydir ve dolayısıyla ,siz de deneysiniz her şey gibi '' cümlesini sık kullanmıyor .

Ve celselerin bir yerinde '' İnsanlıgın bilgilenmesini istiyorlar ''  cümlesini kuruyor ama L nında soru sorma basiretsizliği yüzünden : Kimler , ARTIK insanlıgın bilgilenmesini istiyor , sorusunun yanıtını alamıyoruz .

Ben bu sorunun yanıtını daha önce verdiğimi düsünüyorum..

İlluminati artık insanlıgın , belli kosullar altında  , bilgilenmesine izin veriyor  . Ben ce !

Kahverengi cüceleri toparlayalım :

Kütle yetersizliği dolayısıyla , yıldızlasamamıs sönük yıldızlardır..

Yalnız bir sorun var  . Unutmamamız gerekiyor .
Bizim bilimimiz daha 10 yıl önce kuyruklu yıldızların en fazlaa 10 km capında olabilecegini sanıyordu .Şimdi ise 140.000 km capında bir kuyruklu yıldız 2031 de sistemimizde olacagını ve Satürn eşiginden gececegini biliyoruz net bir şekilde ,bulundu !


'' 80 Jüpiter kütlelik sınıra ulaşamadıkları için yeteri kadar ısınamayıp sönerler. ''

Halbu ki bu Nemesis denen Kahverengi Cüce ,Jupiterin kütle olarak 450 katı bir kütleye sahip .( C: bilgilerine göre ), fakat hacim baska seydir.  Gaz devleri kütle büyüklüklerinden cok daha büyük hacimlere sahiptirler . Örneğin Jupiterin hacmi  Dünya'nın 1321 katı iken kütlesi 300 kattır.

Yıldız demek zaten sıkısmıs kütle demektir .
Kahverengi cüceler bir  türlü bulamadıgımız karanlık maddelerdir aslında ve bizim bilimimizin tahmininden cok daha yüksek sayılardadır . ahverengi cüce ile karanlık enerji arasında bir ilişki olup olmadıgı konusunda hiçbir ciddi veri görmedim. Bilmiyırorum..
Ama C: lerin yazılarında Günese hiç yaklasmayacak olsa bile Güneş ile bir etkileşime girdiğinden söz ediliyor .Yani cok uzaktan ..

Şimdi can alıcı mesele şu .

Nemesis mitolojide ki diğer adı kıyamet yıldızıdır .Fakat bu Kanhverengi Cüce 28 milyon yılda bir Dıs günes sistemine yaklasıyor ise ,neden bizim mitolojilerimizde ,tarihimizde yeralmaktadır ?
28 milyon yıllık yörünge dönümünü görmüs kim olabilir her 40.000 yıl ya da  12.000 yılda bir tüm medeniyetleri , tüm bilgileri yok eden  bir gezegende  ?

Ve böylesine uzak bir gecis yapan yıldız nasıl olurda kıyamet ile ilişkilendirilir ? Bu mümkün değil !

Oorts bulutsusundan binlerce kuyruklu yıldızı iç günes sistemine  gönderse bile , uzayı devasa büyüklüğünde bunların her 28 milyon yılda mutlaka dünyayı vurması beklenmez ki ! bir sefer vurur ama baska bir sefer  de vurmaz .

Günesede cok fazla yaklasmadıgı için cok büyük bir kütle cekim etkisi de göstermez.Elbette cok önemli degisikkiklere yolacar ama kıyamet anlamında değildir bütün bunlar .. Dünya da 10 şiddetinde bir deprem uygarlıgı yok etmez , bilgilerin üstünü örtmez. Sadece zor dönem denir gecer !

Sadece 2 olasılıkla mümkündür . Günes ile arasında ki elektriksel fazda , biri elektron biri pozitron oluyor ise , Günes te büyük bir kütle atımı yaratacaktır ya da manyetik kutup değişiminden cok daha rahatsız edici bir ,  , gercek kuzey güney değişimine yolacabilecektir .
Tabi ki bütün bu bilgilerin hepsi , O'nun neden kıyamet yıldızı adını aldıgını anlamaya yönelik zorlamalardır .







memed

#51
S: (P) Sanırım Peru'da bir dağın tepesine en büyük teleskobu inşa ediyorlar. Bu teleskop dalganın gelişinin önceden tespit edilmesini
sağlayabilecek mi?
C: Komet kümesinin gelişini önceden tespit edebilir ama dalgayı değil, çünkü o şekilde görünebilir değil. Asıl mesele komet kümesinin
gelişine dair uyarıların    GİZLİ  faktörlere  ve siyasi faktörlere dayalı olarak mı yapılacağı.

S: (W) Teknolojileri zaten var ve Porto Riko'daki SETI teleskobuyla gökleri tarıyorlar.
C: SETI Schmetti W! SETI'nin açılımı "Dünya Dışı Zeka Araştırması." Neden hepiniz su tesisatını icat etmek için bir yöntem aramaya
başlamıyorsunuz?

bozadi

#52
"Kahverengi cüce" ile ilgili olarak, yakıtını büyük ölçüde tüketmiş, bu nedenle "sönmeye" yüz tutmuş bir tür yıldız gibi bir algım vardı ama memed'in  yaptığı tanımda da geçtiği gibi, durum benim algıladığım gibi değilmiş. Hemen hemen tüm durumlarda en başından itibaren o şekilde oluşuyorlarmış; yeterli (bol) yakıt olmadan. "Gezegen" ile "yıldız" arası birşey olarak kabul ediliyorlarmış. Kırmızı cüceler en düşük enerji (ısı/ışık vs.) yayılımına sahip yıldız olarak kabul ediliyormuş yanlış anlamadıysam. Ve en azından bizim galaksimizdeki yıldızların çok büyük çoğunluğu kırmızı cüceymiş. Bizim güneş "Sarı cüce" sınıfından bir yıldızmış. Yani nispeten küçük yıldızlardan biri. Cüceler, devler şeklinde adlandırılan çeşitli yıldız türleri var.

Nemesis ve Nibiru olayıyla ilgili dikkat çekici hususlardan biri, ikisinin de geldiği zaman dünyada epeyce yıkıma yol açtığına dair söylenenler. Ama en büyük, en kitlesel yok oluşlar 26 milyon yıllık döngüye sahip Nemesis yıkımları gibi görünüyor. Ve şu anda ikisi birden geliyor. Normalde bunun çok daha büyük, çok daha feci bir yıkıma yol açması gerekirdi ama K'ların anlattığına göre, bu sefer "Dalga"nın, yani yoğunluk değiştirme (mezuniyet) dalgasının da geliyor olması, yıkıcı etkileri yumuşatıcı bir faktörmüş.

Yakında gökyüzü epeyce şenlenecek gibi görünüyor. Göktaşları, kuyruklu yıldızlar, türlü türlü elektriksel fenomenler... Zaman-mekan sapmaları... Belki ufolarla, dünyadışı varlıklarla ilgili çok daha doğrudan gözlemler, etkileşimler... Tabi bir sürü doğal ve insani afetler...

Sonuçta hepsi uyanışa hizmet ediyor olacak. Herkes ve herşey Tanrı'nın, mutlak ve tek olan varlığın bir parçası ve kendisi. Tanrı'nın parçaları çeşitli bilinç yoğunluğu düzeylerinde uyku halinden giderek uyanıklık, bilinçlenme hallerine doğru ilerliyor. 

memed

#53
C: Tüm bu değişimlere neden olan sadece ve sadece üç şey var! 1) İnsanların faaliyetleri. 2) Dünyaya düşen veya çok yakınından geçen
kozmik cisimler. 3) Gezegen yörüngesindeki sapmalar.
C: Tıpkı incilinizin dediği gibi; "Ne günü bileceksiniz, ne de saati." Yani uyarı yok. Hiç. İpucu yok. Kehanet yok. Ve bu olaylar "geçmişle" de
ilgili.
S: (L) Tek ve büyük bir cisim gibi göründüğünü ve devletimizin bu cismin geldiğini BİLDİGİNİ  ve birilerinin onun yerini tespit ettiğini
söylemiştiniz. Bu cisim hangi yönden geliyor?

---------------------------------------------------------------
Çok güzel öztlemişssin :sadece bildigim kadarıyla bir kac yerle ilgili ::

Güneesimiz orta üstü büyük sınıf bir günestir.Diğer yıldızların yüzden 80 ninden büyüktür. Fakat o yüzde 80 sınırından sonra ki yıldızlar sanki logaritmik olarak devasadırlar ve onların yanında minicik kalır .

 Ve en azından bizim galaksimizdeki yıldızların çok büyük çoğunluğu kırmızı cüceymiş. Bunun nedeni ise kahverengi cüceleri bulmanın cok cok zor olmasıdır . İlk teshiste sadece bir yıldız kümesinde ki kütle cekim anomalisi yakalanarak , oldugu varsayılacak ve sonra o bölgeye elimizde cok az olan enfrarujlu teleskoplardan yılllar sonraya randevu alarak bakacak ve evet burda varmıs diyeceksin.

Yakında gökyüzü epeyce şenlenecek gibi görünüyor. Korkunc bir sansür ve kafa karıstırma aparatlarını göz ardı etmememiz gerekir .Medya tamamen sistemin bir aparatı gibi çalısıyor.


memed

#54
Bütünlük içermesi açısından yine paylaşıyorum :


C: Konu açılmışken, "ikiz güneş" teorisinden haberiniz var mı?
S: (L) Hayır, o nedir? (T) Jüpiter'in bir yıldıza dönüşmekte oluşuyla mı ilgili bu?
C: Hayır.
S: (T) Peki, ikiz güneş teorisi nedir?
C: Güneş'in aslında bir çift yıldız olduğu teorisi.
S: (L) Peki eğer bir çift yıldızsa neden diğerini görmüyoruz? Diğeri nerede ve onu neden görmüyoruz? (T) Bunu duyduğumu hiç
hatırlamıyorum, sen? (F) Bana yabancı gelmiyor nedense. (L) Bu doğru mu, yani gerçek mi?
C: Biraz bekleyin...
S: (L) İkiz güneş uzmanlarını çağırıyorlar herhalde... (L) Eminim öyledir! [planşet çok sayıda dönüş yapıyor.]
C: Nerede kalmıştık?
S: (L) İkiz güneş fenomeninden bahsediyorduk...
C: Teorisi.
S: (T) Güneş'in ikili bir yıldızdan bir tanesi olduğu teorisi mi bu?
C: Evet.
S: (L) Bu teori doğru mu?
C: Henüz değil, çok aceleci davranıyorsun.
S: (T) Tamam, konuyu siz açtınız. Bu teoriye göre güneşimizin ikili bir yıldız sisteminin bir parçası olduğunu söylediniz...
C: Evet...
S: (T) ...ve orada başka bir yıldız daha, başka bir güneş daha olduğunu...
C: Evet...
S: (L) Onu görebilir miyiz? (T) Şu anda onu görebiliyor muyuz?
C: Görebiliyor musunuz?
S: (L) Hayır. Sanırım göremiyoruz. Onu göremememizin sebebi bizim güneşimizin öbür tarafında olması mı? Yani onu hiç göremememize
neden olan bir yörüngesi mi var?
C: Yörüngeler... evet, eğer o yıldızın orada olduğunu kabul edersek. Bunu doğrulamadık, öyle değil mi?
S: (L) Hayır, doğrulamadınız ama konuyu SİZ açtınız! (T) Başa dönelim. İkiz güneş teorisini söylediniz ve güneşimizin bizim güneş
sistemimizdeki iki güneşten biri olduğunu söylediniz...
C: Belki.
S: (T) Bizim güneşimiz çift yıldız sisteminin parçalarından biri...
C: Belki.
S: (T) Güneş iki yıldızın birleşmiş hali mi?
C: Hayır. "Karanlık" madde nedir, ve karanlık yıldızlar nedir?
S: (L) Karanlık yıldızlar kara delikler gibi mi?
C: Hayır.
S: (T) Okuduğum kadarıyla astronomi uzmanlarının denklemlerine göre evrende tespit edilen şeyler var ama bunları göremiyoruz...

3 Ağustos 1996

557

C: Evet.
S: (L) Karanlık yıldızlar da bu tür birşey mi?
C: Evet.
S: (T) Demek karanlık madde ve karanlık yıldızlar var?
C: Evet.
S: (T) Karanlık maddeyi göremiyorlar çünkü karanlık.
C: Evet. Ya "Kahverengi yıldızlar"?
S: (T) Evet Kahverengi yıldızları duymuştum. Sarı, kırmızı, mavi, yeşil yıldızlar var... Bizim yıldızımız sarı renkli olarak yanıyor çünkü hidrojen
ve bunun gibi maddeler içeriyor.
C: Yakın.
S: (T) Diğer yıldızlar kendi içerdikleri maddeler nedeniyle bizim görebildiğimiz spektrumda farklı renklerle yanıyorlar...
C: Evet, ama "kahverengi" olanlar değil.
S: (T) Kahverengi yıldızların kahverengi olmasının nedeni içerdikleri madde değil yani...
C: Beyaz, kırmızı, sarı ve mavi...
S: (L) Bu renkler sıcaklığı mı temsil ediyor?
C: Kısmen, ama konu bu değil!
S: (L) Hale-Bopp bir kahverengi yıldız mı?
C: Hayır.
S: (T) Hayır. Hale-Bopp'un bu tartışmayla bir ilgisi yok. Hale-Bopp bizi lüzumsuz meşgul eden başka birşey sadece. Tamam, kahverengi
yıldızlar. Bizim gördüğümüz renkler kısmen sıcaklıkla, kısmen de madde içeriğiyle ilgili... (L) Peki ya yönü belirleyen spektral kayma?
C: Evet, ama konu bu değil!
S: (L) Kahverengi yıldızla ilgili önemli olan şey ne? Siyah bir kütle...
C: Hayır! En bariz olanı deneyin.
S: (L) Henüz yanmaya başlamamış bir yıldız mı?
C: Tersi.
S: (L) Tamam, o kadar uzun zamandır yanıyor ki gazı bitmek üzere, öyle mi?
C: Evet.
S: (T) Madde içeriği bittiği için mi o renkte?
C: "Kahvrengi"yi neden tırnak içine aldık?
S: (L) Çünkü kahverengi bir yıldız tükeniyor gibi görünmesine rağmen gerçek bunun tersi mi?
C: Hayır.
S: (L) Çünkü... Bilmiyorum.
C: Siyah zeminde kahverengiyi görmek ne kadar kolay?
S: (T) Hiç kolay değil! Karanlık maddenin görülmemesinin nedeni bu...
C: Bilim adamları bu yüzden onlara "kahverengi" adını taktı.
S: (L) Kahverengi yıldızın ikiz güneş teorisiyle ilgisi nedir?
C: Tahmin et!
S: (T) Tamam. Bunun hakkında konuşalım. Bir nedenden dolayı özgür iradeyi korumak için bunu kendimiz bulmamız gerekiyor. (L) Bu yıldız
gezegenler arasında dolaşacak kadar küçük bir yıldız mı?
C: Hayır, sizi birşeye yöneltiyoruz, eğer sabırlı olursanız.
S: (L) Tamam, yönlendirin... Bunu öğrenmek istiyoruz. (T) Kahverengi yıldızın ne olduğunu anlayıp anlamadığımızısordular.
C: Anlıyor musunuz?
S: (L) Kahverengi yıldızın önemi nedir?
C: Karanlık yıldız.
S: (L) Karanlık bir yıldız... tamam...
C: Eğer oradaysa.
S: (L) Lütfen şunu söyleyip beni bu ızdıraptan çıkarır mısınız? (T) Bekle, karanlık bir yıldız karanlık çünkü ışık yaymıyor. Ama

3 Ağustos 1996

558

yine de bir yıldız ve yıldız gibi davranıyor...
C: Evet. Ve eğer eliptik bir yörüngesi varsa... acaba "gidip geliyor" mu?
S: (T) Bilimin, astronominin çift yıldız olarak tanımladığı şeyler, birbirine çok yakın olan ve etkileşimli bir yörüngeleri olan çift yıldızlar. Ama
çift yıldızların tek mevcudiyet şekli ille de böyle olmak zorunda değil.
C: Yakın. Kendi gözlem noktanızdan algıladığınızşekliyle. Peki bu yıldızlar arasında bir bisiklet yolculuğu yapmaya ne
dersiniz?
S: (L) Yani bizim bildiğimiz ve gördüğümüz çift yıldızlar aslında birbirinden çok uzak mesafelerde olabilirler... (T) Yani astronomlarımız bu
olasılığı kabul etmediler.
C: Evet, ettiler.
S: (T) Biliyorlar ama bundan bahsetmiyorlar. Yani bu teoriye göre, yörüngesinde ilerleyen kahverengi bir yıldızımız
olabilir...
C: Eğer olduğunu öğrenseydiniz ne yapardınız?
S: (L) Hmm...
C: Ve belki de gelip gidiyor?
S: (T) Mesela her 3600 yılda bir mi?
C: Belki.
S: (T) Belki bu karanlık yıldızın etrafında dolaşan gezegenler de vardır?
C: Pekala yön değişikliği: Oort bulutu ve komet kümesi... ve zaman zaman lobutların içinden geçen bir bowling topu gibi Oort bulutunun
içinden geçen ikinci güneş.
S: (L) Oort bulutunun içinden geçen karanlık yıldızın komet kümesiyle ilgisi nedir?
C: Neden sonuç.
S: (L) Yani karanlık yıldızın Oort bulutuna çarpması komet kümesini mi yaratıyor? (T) Mutlaka çarpması gerekmez,
yeterince yakın bile geçse çekimi pek çok şeyi etkiler... (L) Ama "lobutların arasından geçen bowling topu gibi" dediler. (T) O yıldızın çekim
gücü kometlerin her yöne savrulmasına neden olur. (J) Dünya bir lobut gibi mi yani? Bir bowling lobutu?
(L) Hayır lobut gibi olan Oort Bulutu.
C: Oort Bulutu'nun ne olduğunu açıkla Laura.
S: (L) Oort Bulutu'nun ne olduğunu herkes biliyor mu? (J) Ben bilmiyorum. [Oort bulutunun açıklanması.] Pekala, demek baktığımız şey...
C: Şimdi, çok korkutucu bir dönemden, sonra görünüşte tekrar bir normalliğin gelmesinden ve bunun ardından da "Son"dan bahseden İncil
kehanetlerinizi düşünün. (ç.n.: orijinal metindeki "bible" veya "biblical" terimleri duruma göre ya sadece "incil", ya da hem incil'i hem de
tevrat'ı [eski ve yeni ahit] birlikte ifade eden bir anlamda kullanılabiliyor.)
S: (T) Komet kümesini daha ilk celselerden itibaren öğrenmiştik. Şimdi bunun ötesine geçiyorsunuz ve bu komet kümesinin...
C: Laura lütfen o kehanetleri hatırlat.
S: (L) Aslında "Nuh Sendromu" temel olarak bu kehanetlere dair bir yorumlamadan oluşuyor ve bu tür olayların "doğal" bir döngüsü
olması gerektiğini açıklamak üzere biraz da bilim içeriyor. Kehanetlerde şöyle deniyor: "Eğer o günler
kısaltılmamış olsaydı hiçbir vücut kurtulmazdı. Ama seçilmişlerin hatrına o günler kısaltılacak." Şimdi bana bunun ne anlama geldiğini
söyler misiniz?
C: Henüz değil.
S: (T) Neredeyiz? Bowling lobutları gibi kometleri etrafa dağıtan bir kahverengi yıldızımız vardı...
C: İncil'deki kehanetler bir korku ve kaos döneminden bahsediyor, ardından sükunet ve ardından büyük bir huzur, yenilenme ve bereketin
içinde beklenmedik bir şekilde gelen son.
S: (L) Tamam, şimdi bunu açıklayın lütfen.
C: Hayır, siz açıklayın lütfen!
S: (L) Tamam, bence bu "son" denen şey "yoğunluk sınır geçişi", yani "dalga"dan geçişimizi ifade ediyor.
C: Evet, ama bahsettiğimiz kehanetler hakkında bilgin yok mu?
S: (L) Göklerin yıldırıma benzer bir patlamayla yıkılacağının, dünyanın ateşle kavrulacağının söylendiği Peter'in mektubundan mı
bahsediyorsunuz?
C: Hayır.
S: (L) Şükürler olsun! Danyal'ın kitabında bir olay ile diğer bir olay arasındaki süreçten bahsedildiği yeri mi

kastediyorsunuz?
C: Yakın.
S: (L) Tamam. O bölümü bulup inceleyebilirim. 6.3 yıldan mı bahsediyoruz?
C: Evet, ama bu doğru değil.
S: (T) Yılların sayısı doğru değil. (L) Tamam, bu konuya daha önce de değindiğiniz için şunu sormak istiyorum; teknoloji yoluyla, yaklaşan
yeni yoğunluğa ulaşan bir geçiş yaratıp ya da paralel bir evren yaratıp bu olaydan kurtulmak mümkün mü?
C: Hayır.
S: (L) Kesin olan şeylerden...
C: Peki güneşin ikizi olan kahverengi yıldız, güneşin ışığıyla aydınlanacak kadar yaklaşırsa?
S: (T) Eğer aydınlanacak kadar yaklaşsaydı, bunun bariz sonucu o yıldızın GÖRÜLMESİ olurdu. Ve insanlar büyük bir panik yaşardı...
C: Evet.
S: (T) Hükümetler devrilirdi...
C: Korku ve kaos. Peki ya tekrar kaybolduğunda?
S: (L) Her şey iyi görünürdü! Ama Oort bulutuna çarpılmış olduğunun farkında olmazlar! Aman tanrım!
C: Peki sonra?
S: (L) Tüm bu dehşete ve kaosa neden olacak olan şey Oort bulutu veya kometler değil, aydınlanan kahverengi yıldız olacak yani... Sonra
tekrar uzaklaşacak, sonra kimse neyin gelmekte olduğunu bilmiyor olacak! Ve hem İncil hem de Nostradamus bundan bahsediyor. Ama bu
daha önce kavranamamıştı! Pekala, kometlerin Oort bulutundan buraya ulaşması ne kadar sürer?
C: Komet kümesinin normal kometlerden çok daha hızlı seyahat ettiğinisöyleyelim sadece.
S: (T) Ve bunun nedeni kometlerin büyük bir yıldızın çekimiyle savrulması...
C: Komet kümesinden daha önce bahsetmiştik ve bu sefer Dalga'yla birlikte geldiğini söylemiştik.
S: (L) Dalganın enerjisi bu kahverengi yıldızdan mı geliyor?
C: Hayır.
S: (L) Dalga bir dalga. (T) Yani karanlık yıldız Oort bulutundan geçecek ve bize çok yaklaşması da gerekmiyor. O kadar yaklaşan herhangi bir
yıldız aşırı yaklaşmış olur zaten. Yıldızın çekimi bu kometleri üzerimize savuracak. Ve daha da önemlisi hemen arkalarında da dalga var...
yani hem çekiliyor hem de itiliyorlar.
C: Hayır.
S: (L) Kahverengi yıldız kometlerisavuracak ve ardından kometler zaten gelmekte olan dalganın önüne mi düşecekler?
C: Evet. Bu defa. İnsanlık geçen çağlarda komet kümesini deneyimlemişti ama dalganın bir önceki geçişi çok daha uzun bir zaman önceydi.
S: (L) Bu dalga bir çekim dalgası mı?
C: İlişkili.
S: (L) Tamam, şimdi... (T) Dalga bir enerji formu. (L) Evet, daha önce dalganın "hiperkinetik duyumsayış" olduğunu söylemişlerdi.
C: Yoğunluk sınırı... Aradığın kuantum faktörü bu Laura, bunu "Nuh" çalışmana ekle ve sonuçlara bak.
S: (L) Bu kahverengi veya karanlık yıldızın kendi yörüngesinde gezegenler var mı?
C: Hayır.
S: (T) Tamam. Bunun Sitchin ve onun "Nibiru gezegeni" ile bir ilgisi yok. (L) Eğer dalga Güneş Sistemi'nin yeni yoğunluğa geçişindeki
kuantum faktörüyse, bir atomun geçişiyle ilgili faktör nedir?
C: Elektronlar ne yayıyor?
S: (L) Fotonlar... (T) Bir tür elektrik akımı. (L) Elektronun herhangi bir parçası olmadığını düşünüyordum... Temel parçacık olduğunu...
C: Doğru...
S: (L) Peki ne yayıyor elektron? (T) Bir EM alanı mı?
C: Çekim hakkında ne dedik? Ne dedik!?
S: (T) Ne dediler? (L) Çekimin... (T) Daha önce ne okuyordun...
C: Oku.
S: [Önceki bir celseden çekimle ilgili şeyler okuyor.] (L) Elektron çekim mi yayıyor?
C: Evet.
S: (L) Eğer...

C: Elektromanyetik olarak.
S: (L) Kuantum geçişine neden olan şey nedir? Çekimin toplanması ve dağıtılması. Atomun çekim toplamasına veya yaymasına neden olan
şey nedir?
C: Elektronun "atom" denklemindeki yeri nedir?
S: (L) Elektron çekirdek etrafında dolanıyor... (T) Gezegenler Güneş etrafında dolanıyor. (L) Elektronun topladığı enerji, veya atomun
herhangi başka bir parçasının topladığı ve bir kuantum geçişine neden olan enerji ona dışarıdan mı geliyor? Bir dalgadan mı?
C: Çekirdeğin etrafında kaç elektron dolanıyor?
S: (L) Atomuna bağlı. Elektronların sayısı atomun ne atomu olduğunu belirliyor... Yörüngesindeki parçacıkların sayısı...
C: Evet.
S: (T) Ve kendine özgü bir yörüngeleri oluyor...
C: Evet... Peki makro-dinamik olarak güneşin bununla ilişkisi nedir?
S: (L) Tamam, atomun çekirdeğindeki birşey elektronların bir geçiş yapmasına mı neden oluyor?
C: Çekirdeğin etrafında kaç elektron dolanıyor?
S: (L) Güneş'in mi? Güneş'in çekirdeği etrafında kaç elektron dolandığını mısoruyorsunuz? Farklı atomların farklısayıda
elektronu var...
C: Herhangi bir atomun.
S: (L) Değişken.
C: Hangi aralıkta değişken?
S: (L) Bir taneden doksan veya yüzlerceye kadar...
C: Peki sayıyı belirleyen şey nedir?
S: (L) İyi bir soru! (T) Bir atomu helyum, başka bir atomu oksijen yapan şeyin ne olduğu mu? Oldukları şey olmayı nasıl
bildikleri...
C: Hayır.
S: (T) Peki nedir sayıyı belirleyen şey?
C: Çekirdeklerin yapısı mı acaba?
S: (L) Evet. Doğru. Unuttuk. Protonları veya çekirdekte her ne varsa onları etkileyen ve sayılarını belirleyen şey nedir?
C: Hangi yapı yörüngede tek bir elektronun dolanmasına neden olur?
S: (L) Tek bir proton mu?
C: Şimdi makro-dinamik olarak düşünün.
S: (L) Daha önce güneşin bir pencere olduğunu söylemiştiniz, veya bir noktadan başka bir yoğunluğa geçiş. Atomun çekirdeğinin de bir
pencere olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Söylediğimiz şey güneşin bir proton, ikizinin ise bir elektron olduğu!
S: (L) Hala anlamaya çalıştığım şey şu... dalga makro-kozmik atomda geçişlere neden oluyor... mikro-kozmik atomdaki geçişlere neden
olan şey nedir? Kuantum sıçramasına neden olan şey nedir? Atomda ne birikiyor da onun bir geçiş yapmasını sağlıyor? (T) Bu bir birikme
durumu mu yoksa dağıtma durumu mu?
C: Büyük Döngü'nün tamamlanması.
S: (J) Döngü. (L) Hayır, hayır...
C: Güneş'in ikizinin her 3600 yılda bir göründüğünü kim söylüyor?
S: (L) Pekala, 3600 yıllık bir komet kümesi döngüsü var. İkiz güneş ise tamamen başka bir döngü ve bir de dalga var ki o da Büyük Döngü
oluyor. Demek doğada bir geçişe neden olan üçlü birşey var?
C: "Biyoritimler" gibi.
S: (T) Üç yönlü kötü bir zaman geliyor demek! Ya da nasıl baktığına bağlı olarak iyi bir zaman.
C: Eğer John D. Rockefeller isen kötü zaman, Mahatma Gandi isen iyi zaman.
S: (L) Yani atomaltı geçişlerde de mi üçlü bir olay gibi birşey olacak? Biyoritim gibi?
C: Evet.
S: (L) Demek göz önünde bulundurulması gereken üç faktör var... yoksa üçten fazla mı?
C: İkisinden biri.
S: (L) Rastgele sayıda olaylar da olabilir mi?

C: İstersen.
S: (L) Faktörleri azaltıp arttıran şey kısmen gözlemciye mi dayalı? Bilinç?
C: Evet.
S: (T) Demek burada birleşecek olan üç ayrı döngü göreceğiz...
C: Herşeyin makro dinamik ve mikro dinamik yansımaları var. Şimdilik bunları hazmetmenizi öneriyoruz; ve, korkmayın! Bu hemen olmak
üzere değil!


bozadi

#55
Teşekkürler memed. Bu son celse alıntılarını okurken iki husus özellikle dikkatimi çekti.

Ben muhtemelen bu alıntıda geçen bilgilerden aklımda kalan izlenime dayalı olarak, kahverengi cücelerin (veya özellikle bu kahverengi cücenin) "yakıtını tükettiği" (yaşlandığı) için kahverengi cüce haline geldiğine dair algıma rağmen, internette bu konuda yaptığım kısa bir araştırmada, kahverengi cücelerin baştan beri bu şekilde (tüketecek neredeyse hiç yakıtı olmadan) var olduklarına dair açıklamalara bakarak, celselerden aklımda kalan algının yanlış olduğu sonucuna varmıştım (bu algının celselerde yapılan bir açıklamadan kaynaklanıp kaynaklanmadığını hatırlamaksızın).

Şimdi o alıntıya tekrar rastlayınca, yani yanlış olduğu sonucuna vardığım algımın bir celse bilgisine/açıklamasına dayalı olduğunu hatırlayınca, acaba internette okuduğum astronomik açıklamalarda bir eksiklik, yanlışlık olabilir mi diye merak etmeye başladım. K'lar tekrarlı bir şekilde bu kahverengi yıldızın bir zamanlar normal (yakıt yakan) bir yıldız olduğunu ama zaman içinde yakıtını tükettiği için şimdi bu halde olduğunu söylüyorlar gibi görünüyor. Benim internette rastladığım ilk birkaç astronomik açıklamada bu yönde bir bilgiye rastlamamış olmama rağmen, belki de gerçekten bu da bu cücelerin oluşum şekillerinden biri olabilir gibi geldi bana.

Dikkatimi çeken diğer husus ise, Nemesis'in yaklaşması ile "komet kümesi" arasında bir neden-sonuç ilişkisi olduğunun söylenmesi. Bu hususta biraz kafam karıştı. Yani sanki bağımsız bir komet kümesi yokmuş, sadece ikiz güneşin yaklaşırken Oort bulutundan vs. savrulan kometlerin söz konusu olduğu ima ediliyor gibi oldu ama hem önceki veya diğer celselerde, hem de bizzat bu alıntılarda komet kümesi ile ikiz güneş döngüsünün "ayrı" olduğuna da değinilmiş. Döngü süreleri zaten epeyce farklı. Dolayısıyla bu durumda K'ların ikiz güneş ile komet kümesi arasında bir "neden-sonuç" ilişkisi olduğunu söylemesi kafamı karıştırdı çünkü bu açıklama komet kümesine neden olan şeyin ikiz güneşin yaklaşması olduğunu ima ediyor. Belki burada gözden kaçırdığım birşey vardır, anlamaya çalışıyorum, çalışacağım. Belki 3600 yıllık komet kümesi ayrı, ikiz güneşin savurduğu komet kümesi ayrıdır veya tamamen ayrı değil, birbiriyle kısmen ilişkilidir.


memed

#56
Bozadi cok iyi bir nokta atısı yapmıssın bence .
Bunun nedeni kütle anlasmazlıgı  . Bizim bilimimiz bir kahverengi cüce kütlesi '' en fazla Jupiter'in 80 katı ''  diye nitelerken , yukarda bir yerde hesapladıgım üzere Nemesis kütlesi C: bilgilerine göre Jupiter'in  450 katı.( Hacim değil çünkü yıldız sıkıtırılmıs madde demektir, Gaz gezegeni ise şişirilmiş balondur )
Bir zamanlar yanıyordu ve sonra söndü ile ilk zamandan beri yanamadıgı farkı tamamen kütle ile ilgili.

Gerçekten Jupiter 'in 80 katını gecemeyen bir ''  yıldız '' en bastan itibaren yanamaz benim bildigi kadarıyla.
Fakat bizim uygarlıgımızın bilimi ile C: ler anlatımında ki kütle anlasmazlıgı ya bizlerin kahverengi cüce tanımı yanlıs ya da Nemesis bizim bildigimiz kahverengi cüce değil .

*******************************************************
Comet konusu :
Konu dısı görünse de ; Güneşin her 11 yılda bir manyetik kutup değişimi yapmasının nedeni 2.Günes'in varlıgıdır .
Evet kütle cekim etkileri bu derece önemli cok uzak dahi olsalar .

Cometlere gelince ; anladıgım kadarıyla , bu 3600 yıllık comet yörüngesinin nedeni de 2. Günes .
Bu siklusu ilk baslatan o.
Fakat daha ilginci  ,Oort bulutsusu da Güneşimiz cevresinde dönüyor .
Yani Nemesis bir dahaki gelişinde( 28 milyon yıl deniyor ! )  aynı yarıga denk gelemiyor ve yeni bir siklus baslatıyor da olabilir.

Yani 3600 yıllık bir yörüngesi olan Sümerlerin sözettiği kuyruklu yıldız kümesi +
 + Nemesis 'in 1990 larda (  ?_ ) Oorts bulutsusundan gecerken kopardıgı 16700 adet kütlesi belirsiz yeni bir comet sürüsü .




bozadi

#57
Konuyla ilgili celse bilgilerini, astronomik bilgileri vb. araştırıp kendi çıkarım ve tahminlerimizle birlikte tartışırken, farkındalığımız giderek artacaktır diye umuyorum.

memed

#58
C: Peki sayıyı belirleyen şey nedir? ( atomda ki elektron sayısından sözediyor  Hidr=2  gibi )

C: Çekirdeklerin yapısı mı acaba?
S: (L) Evet. Doğru. Unuttuk. Protonları veya çekirdekte her ne varsa onları etkileyen ve sayılarını belirleyen şey nedir?
C: Hangi yapı yörüngede tek bir elektronun dolanmasına neden olur?
S: (L) Tek bir proton mu? ( Bu yanlıs yanıt )


C: Şimdi makro-dinamik olarak düşünün.



C: Söylediğimiz şey güneşin bir proton, ikizinin ise bir elektron olduğu!

Tahmin ?





(   S: (L) Neden olan faktör güneş sistemindeki gök cisimlerinin etkileşimi ve enerji alışverişiydi. Güneş sistemindeki cisimler arasındaki enerji
alışverişleri, bu cisimlerdeki hayat üzerinde, örneğin Dünya gezegenindeki insanlar üzerinde önemli bir etki yapıyor. Güneşin titreşimi
birazcık bile artsa bu Dünya için yüksek bir elektrik yükü etkisi yapıyor. Bir güneş patlaması
oluyor, herşey karmakarışık oluyor. Güneşin içsel salınımlarını ölçüyorlar. Belki de güneşin örneğin 3600 yılda bir büyük bir salınımı vardır?
Güneşin salınımlarını dakika, gün, ay ve yıl olarak ölçüyorlar. 11 yıllık döngü var, 22 yıllık döngü var.
Güneş'te çok farklı dalgalanma döngüleri var. Ya çok daha büyük bir döngü varsa? Öyle bir döngü etkinleştiğinde güneş sistemi çok yoğun
bir elektrik yüküne maruz kalır ve herşey alt üst olur! (T) Kitabındaki anahtar konu bu muydu? (L) "Nuh Sendromu"nun temel fikri bu...  )



bozadi

#59
Belki de bu 3600 yıllık döngüsü olan komet kümesi normalde Oort bulutunun bir parçasıydı ve nispeten sabit birer kayaydı (artık Oort bulutunu oluşturan taşlar ne kadar sabitse) ama 26 milyon yılda bir gelen ikiz güneş Oort bulutundaki taşları savurunca, bunların bir kısmı güneş etrafında gittikçe düzenli (3600 yıllık) bir hareket yörüngesine oturdu.