İnsan DNA'sında Dünya dışı Genler

Başlatan Tiversonus, 27 Haziran 2009, 14:14:13

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#60
Alıntı YapBütün olarak söylediklerimde celisen bir taraf yok.

peki! :)

Alıntı YapDusunce muhtesemdir

şu sözün kayıtlara geçti ya, ölsem gam yemem gayrı! :)

erica arborea

#61
Yazdiklarimdan mutlak  olarak düşüncenin bertaraf edilmesi, aklın terkedilmesi  gibi bir anlam çıkıyorsa eger tüm okuyuculardan ve meşgul ettigim için bozadi den özür dilerim.
 

bozadi

#62
olur böyle şeyler. yepimiz hata yaparız! :) ve bu meşguliyetten zevk aldım!!!! :)))

bozadi

#63
erica arborea, çeviri çalışmalarından da, forum katılımından da keyif alamadığını belirterek bu sürecin dışına çıkma kararı aldığını haber vermiştir bana. duyrulur.

şu ana kadar gösterdiği ilgi ve katılım için kendisine çok teşekkür ediyorum.

kanal bilgileri alanında fazlasıyla yeni olduğu için ve çeşitli konularla ilgili olarak kendi yerleşik fikirlerine/kabullerine meydan okunmasına pek alışık olmadığı için bu durumdan çok rahatsız oldu sanırım. "meydan okuma" diyorum, çünkü hakkında henüz yeterince bilgi sahibi olmadığımız (veya mevcut bilgilerimizi henüz netleştiremediğimiz) konularda rahatça iddiada bulunduğumuzda ve farklı fikirler öne sürüldüğünde durup bir geri adım atmaya, bir özeleştiri çabası göstermeye isteksiz olduğumuzda, meydan okunmasını da göze almamız gerekir. sabır konusunda biraz problemli olabilirim, ama tüm bu tartışmalarda tek problemli veya en büyük problemi taşıyan kişinin ben olduğumu sanmıyorum. ben kendi bilgilerimi gayet açık, spesifik, ayrıntılı bir şekilde ortaya koymama ve bunu gayet de net ve etkili bir şekilde yapmama rağmen (öyle düşünüyorum, tartışmaları inceleyin), samimi özeleştiriden de hiçbir zaman geri durmadım. problem yaşadığımız bireylerden de beklerdim aynı şeyi. ama gelmedi öyle birşey. hepimize derslerimizde kolaylıklar diliyorum!

masterphidias

#64
Erica, foruma güzel bir hareketlilik getirmişti. Gidişine üzüldüm.
 

Alemtac

#65
Fikir ayrılıkları gelişimimiz için...Sevgili erica, gitmenize üzüldüm. Değerli paylaşımlarınız ve geliştirici fikirleriniz vardı. En önemlisi çevirilere yaptığınız katkılardan dolayı kendi adıma teşekkür ederim.
 

erica arborea

#66
sevgili bozadi, iyi ve kötü bütün bakterileri temizleyen güçlü bir antibiyotik gibisiniz. kötüler muhakkak temizlenmeli, enfeksiyona neden olurlar, ateş yükselir ama antibiyotikler iyileri de temizlediği için  mantar oluşturur. mantar, güçlü antibiyotiklerin doğal yan etkisidir.

ben bu forumda zaman zaman kendimi yeterince iyi ifade edememiş olmalıyım. bir de bazen, sizin kabul sınırlarınızın dışında olan bazı inandığım şeyleri çok ateşli savunmuş olmalıyım. bunların dışında özeleştiri gerektiren bir hatamı göremedim. bilgi almak ve bilgi vermek dışında, reklam, propaganda, iddia, meydan okuma, şov gibi niyetlerim olmadı.

yanlış anlaşılmak, anlaşılmamak, polemikler, lüzumsuz gerginlikler hiç istemediğim durumlar... forumda bu durumlarla, kısa sürede ve çok sık karşılaştım. fikirler vardı, tezler, anti-tezler olacaktı ve senteze ulaşılacaktı veya ulaşılamayacaktı, öyle kalacaktı. ille de birinin istediği şeyi yazmak ve kabul etmek zorunda olmamalıydım.  keyif almama engel olan şey esas olarak bunlardır, konular ya da insanlar değil... 

sevgili masterphidias ve sevgili alemtac teşekkür ederim ilginiz için.
 

bozadi

#67
yanlış anlaşılmaya mahal olmaması açısından "keyif almama" konusuyla ilgili açıklama için teşekkür ederim.

sirera

#68
Erica Arborea, ben de varlığınızdan dolayı teşekkür ediyorum, gitmeme kararınıza sevindim.  Bozadi' nin tutumu kendisine de eleştiri getirici bir konumda. Duygularımızın ve düşüncelerimizin peşine takılıp gittiğimizde ânda olmayı sağlayamıyoruz. Düşünce muhteşem evet ve dördüncü ve özellikle beşinci yoğunluk frekansları olarak tanımlanan titreşenlerle düşünce formu aktarımı da mümkün. Yani düşünce muhteşem olsa da kirlenmeye çok müsait. Ve bu kirlenmenin belirtisi düşüncenizi kesin doğru olarak sunmak gibi görünüyor. Burada kötü ve iyi olan yok. Burası (bence) bilgeliğin veya ruhsal tekamülün gösterildiği bir yer de değil. Bozadi gibi siz de ben de sürekli sapmalara-kirlenmeye-bozulmaya açığız ve burada bunu kendimizde ve diğerinde gördüğümüzde alınganlık yerine birleştirici olabilmek yaşam gücümüzü artırır. Eksilen yaşam gücümüzün yerine irade gücümüzü kullanabilmek ne hoş. Tekrar teşekkürler...
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

sirera

#69
Bu arada ben de bakın ne kadar doğru olanı aktarmış gibi görünüyorum, oysa okuduğumda burda güç ve mümkün sözcükleri çok komik ve tuhaf.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

sirera

#70
eksik anladığım birşeyler var sanırım, Erica Arborea gitme kararında mı? Paylaşımları için teşekkürler ediyorum ben de. Sınırı olmayan bu denizde bahsettiğiniz sentezi sadece kişi kendi içinde yapabiliyor sanırım.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

erica arborea

#71
sevgili sirera, ben teşekkür ederim.

forumla sadece okuyucu olarak ilgilenme kararımda bir değişiklik olmadı. hala yazabildiğimi gördüm ve sadece bir açıklama yapma gereği hissettim. sevgiler.
 

sirera

#72
Elbette paylaşımlar size keyif vermiyorsa  yazma kararınızdan çekilmeniz doğal olan, saygı duyuyorum.
Yoldaki tuzaklar isimli başlıktaki J.Stone sıralamalarından birkaçını şuraya aktarmak istedim;

Zihinsel veya duygusal bedeniniz ile fazla özdeşleşmek

Spiritüel yolunuzun "en iyi yol" olduğunu düşünmek

Negatif duygulara sahip olmak zorunda olduğunuzu düşünmek

Dünyanın korkunç bir yer olduğunu düşünmek

Vazgeçmek. Asla vazgeçmeyin!

İnançlarınızda çok fanatik olmak

Haplar veya ilaçlar vasıtası ile aydınlanmaya erişebileceğinize inanmak ( bu benim fantazimdi-göle maya çalmak :) )

Diğer insanların, spiritüel yollarında sizin çalıştığınız gibi çalışmak zorunda olmadıklarına inanmak

Sevilmeye, sevmeye ve onaylanmaya ihtiyaç duyma

Bir öğretmen olma ihtiyacı

Başkaları ile tartışmanın size veya o kişiye hizmet ettiğini düşünmek

Hepsinin dengelenmesi ve doğru oranlarda bütünleştirilmesi gerektiğini kavramak yerine, sezgiye, zekaya, hislere ve içgüdüye çok fazla vurgu vermek. Buradaki tuzak bunlardan biri ile aşırı özdeşleşmek

Çekicilik, maya, illüzyon, negatif ego, korku ve ayrılığın gerçek olduğunu düşünme
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

masterphidias

#73
Sevgili Erica, gitmemenize çok memnun oldum. Başkalarına da ışığı göstermeye çalışan herkeste olduğu gibi bir süre sonra -tartışmaya değil ama-yeniden bilgi sunmaya devam edeceğinizi umuyorum.
   Kişisel olarak ben mümkün olduğunca "tartışmalara" katılmıyorum. Ama sunulan bilgileri okumaya ve o konuda bir enformasyona sahipsem onu da yararlı olması için sunmaya bakarım. Katılmama konusundaki temel fikrim, ben çok şeyi bilirim ya da karşımdakine tahammül edemem gibi bir düşünceden kaynaklanmıyor. Üniversitede dört yıl felsefe okuyup şunu öğrendim, pek çok filozofun dediği gibi "kimse kimseye birşey öğretemez". Öğrenebilenler Ra'nın dediği gibi kendi içlerinden gelen itişle öğrenirler ve özgür irade yasası gereğince zaten kanıt da yoktur, kimse kimseye bu yüzden sprituel konularda birşey kanıtlama imkanına sahip değildir. Ancak yakın frekansta olanlar iletişimde bulunabilirler. Hele hele kavramları vb şeyleri sorgulamak çok çok zor bir olay. Zorluğu, bizzat bunu yapan insanın devasa bir cehalet ve bilgisizlik içinde olmasından kaynaklanıyor elbette. Aynı zamanda insanın kendisinin de bir bilinmeyen olduğu ortadadır, yani kişi, birçok sebepten ötürü kendi sorusunun bir parçası,  dolayısıyla da cevabın açıkça gelmesinin bir engeli durumundadır. O yüzden ben önceliğimi benden önce bu yollardan geçmiş olan üstadların ve özellikle kanal bilgilerinin sunduğu açıklamaları ve bilgileri takip etmeye veriyorum. Bilgilenmenin büyük ölçüde karanlığı aydınlatmaya yaradığını düşünüyorum ( Burada gene Ramtha'yı hatırlamadan geçemeyeceğim).En azından benim için bunun böyle olduğunu rahatça söyleyebilirim.
 

erica arborea

#74
sevgili masterphidias, gitmek-gitmemek sanal bir ortam için uygun sözcükler değiller sanırım. çünkü, aslında ben gelmeden önce de buradaydım, gittikten sonra da burada olacağım :) ben bir yere gitmiyorum, sadece yazmayı bırakıyorum. yazmanın ve yarattığı sonuçların, okumaya harcayacağım zamanı ve enerjiyi benden aldığını farkettim. bu benim eksikliğimdir, benim hamlığımdır. ben yazarken, yanlış anlamaların olabileceğini, yıkıcı kritiklerin yapılabileceğini, tartışmalarda seviyenin düşebileceğini, şekilci davranılabileceğini, hata/açık/çelişki aramak için çaba sarfedilebileceğini, alay edilebileceğini ve bunlar gibi bir sürü olumsuz yan etkiyi öngörememiş, kendimi hazırlayamamışım. hazırlıksız yakalandım. alınmadım, iyi bir forum yazarı olmadığımı anladım. okunucak çok şey var, benimse çok eksiğim...

söylediklerinizin tümüne katılıyorum. 

sevgiler.