Haberler:

🎉 BaskalarinaHizmet.com 17. Yaşında! 🎉

Ana Menü

Uzaylılar

Başlatan Dirilis, 13 Şubat 2014, 13:33:25

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dirilis

Merhaba arkadaşlar, umarım konuyu doğru yere açmışımdır.

Kasyopya Celseleri'ni tesadüfen okumaya başladıktan sonra bu forumu buldum. Yaklaşık bir yıl önce gördüğüm bir rüyayı sizinle paylaşmak istiyorum, ve rüyam hakkında bir şey söylerseniz sevinirim. Rüyaya geçmeden önce şunu da belirtmek isterim negatif enerjiler tarafından yarı uykudayken(yarı uyku olarak düşünüyorum) sürekli rahatsız ediliyorum. Ve ne kadar gerçek bilmiyorum ama 2 defa enerjimi yakıcı bir enerjiye dönüştürüp onlara yönlendirip onlara zarar verdim ve göğüs uçlarıma doğru kaçtılar çığlıklarla, hatta ilk defasında biri öldü sanırım. Belki de enerjimi alıyorlardır o anda kim bilir Daha yeniyim ve anlamaya çalışıyorum:)


Çok uzatmadan rüya konusuna geri döneyim. Rüyamda bir akşam vakti bulunduğum ilçenin merkezinde oturuyoruz. Kuzey tarafına düşen dağların ardında büyük bir ışık belirdi. Yakındaki insanlar daha iyi görebilmek için ilçenin merkezine geliyor. Kalabalık oluştu. Sonra o ışık yükseldi ve büyük bir uzay gemisi olduğu anlaşıldı. Kuzeyden bize doğru geldi ve kalabalığın üstünde durdu. Galiba telepatik bir yolla herkese birden seslenmeye başladılar. Tam anlamıyla olmasa da buna benzer bir şey söylediler: "Bizler sizi tanımak istiyoruz. Sadece aranızdan gönüllü olan/olanlar varsa birazdan gemiden yere vereceğimiz ışığın içine gelsinler. Sizi tanırken kendimizi de tanıtmak istiyoruz. Karşılıklı güzel bir paylaşım. Ama herkesi alamayız." ışık yere yansıdığında yaklaşık 20 kişi ışığın içine gitti ama sadece bir tanesini gemiye aldılar. Ben istiyordum ama korkuyor ve çekiniyordum. Sonra kalabalığa bir daha seslendiler "Korkmayın, çekinmeyin bu istekle alakalı istemezseniz gelmezsiniz bizden size zarar gelmez, son defa ışığı tekrar bırakacaz." dediler. Ben anladım ki kalabalığa söylüyorlar ama aslında bana sesleniyorlar, benim gitmemi istiyorlar. Bir anlık cesaret ile ayaklarımı ışığa attım. Benle beraber çok kişi vardı. Ama ben ayağımı atar atmaz, bekleme bitti ve hemen beni yukarı uzay gemisine çektiler. Sonra hemen uyandım. Çok gerçek gibiydi. Bir de belki çok soru soruyor olacağım ama 'Cesedül Esre'nin anlamını bilen var mı?
 

bozadi

#1
Merhaba Dirilis, foruma hoşgeldin ve deneyimlerini ve sorularını paylaştığın için teşekkürler.

Deneyimlerine ve sorularına dair kendi görüşlerimi paylaşmaktan memnuniyet duyarım.

Aslında yorumlarımı netleştirmek için benim de sana sormak istediğim şeyler var. Örneğin, negatif enerjilerin sen yarı uykudayken seni sürekli olarak rahatsız ettiğini belirtmişsin. Bu negatif enerjilerin ne olabileceği konusundaki en güçlü sezgin nedir? Örneğin dünyadışı varlıklar olarak mı algılıyorsun daha çok? Veya örneğin cin diye tabir ettiğimiz daha dünyevi varlıklar olabileceğini mi düşünüyorsun? Ve rahatsızlık derken bu rahatsızlığı en çok ne şekilde hissediyorsun? Yoğun bir korku mu? Yoksa daha çok fiziksel etkiler şeklinde mi?

2 defa enerjini yakıcı bir enerjiye dönüştürüp onlara yöneltip zarar verdiğini belirtiyorsun. Çığlıklarla "göğüs uçlarına doğru" kaçtıklarını söylüyorsun. Bunu fiziksel olarak gördün mü, yoksa sezgilerin yoluyla mı böyle olduğunu algıladın veya anladın? Göğüs uçlarına doğru kaçmak derken, örneğin bu varlıklar çok minik varlıklar mı? Veya sen onlara karşı bir tesirde bulunduğunda küçüldüler mi? Çünkü "göğüs uçlarına doğru kaçmak" deyince, bunu zihnimde nasıl canlandırabileceğimi anlamakta zorlanıyorum.

Rüyana dair yorumlarıma geçmeden önce, yukarıda sana sorduklarıma dair kendi en yakın deneyimimi kısaca tanımlamak istiyorum. Nadir de olsa, gecenin bir yarısı kendimi korku içinde uyanmış bulduğum zamanlar olur. Bu uyanmanın hemen öncesinde kötü birşeyler olduğunu hissederim. Yani bir negatif varlığın veya varlıkların benimle uğraştığını, bana zarar vermiş olabileceğini hissederim. Bazen buna bir felç durumu eşlik eder. Yani bilincimi tamamen açık hissetmeme rağmen vücudumu hareket ettirememe hali. O anda kendimi tamamen uyanık hissetmeme rağmen aslında kısa bir süre sonra, özellikle de felcin etkisini kırmayı başardıktan sonra uykudan yeni uyandığımı anladığım da olur. O anda öyle derin bir dehşet duygusu içindeyimdir ki, bu etki iyice geçene kadar başımı sağa-sola çevirip etrafıma bakmaya bile cesaret edemem. Yavaş yavaş geçer ve tekrar uykuya dalarım. Bazen olayın etkisi iyice azaldıktan sonra uyumadan önce biraz meditasyon yapıp az önce yaşamış olabileceğim kötü şeylerin etkilerini gidermek ve olası negatif zihin programlamalarını düzeltmek için çaba harcarım. Bu tür deneyimlerin "kaçırılma" diye tabir edilen deneyimler olabileceğini düşünüyorum. Deneyimlediğim ve az çok hatırladığım bu tür 5-10 deneyimin hiç birinde belirli bir varlık formu gördüğümü hatırlamıyorum. Belki de bilinçaltıma atıyorum.

Gördüğün rüyaya gelince, şahsi yorumum itibariyle bunun, senin dünyadışı varlıklarla ilgili bilgilerinle, bilinçaltı duygularınla yarattığın bir senaryo olabileceğini düşünüyorum. Yani sanki "uzaylılar" dünyaya veya senin yaşadığın yere gelecek olsalar ve onlarla etkileşecek olsan bu nasıl olurdu diye belki de bilinçaltından sorduğun sorunun muhtemel cevaplarından birini senaryolaştırmış olabilirsin. Dikkatimi çeken hususlardan biri, söz konusu dünyadışı varlıkların pozitif mi, yoksa negatif nitelikte bir varlık grubu mu olduğu konusunda çok net bir görüntü yok gibi. "Bizden size zarar gelmez" diyorlar, yani pozitif olduklarını ima ediyorlar ama kendilerini güzelce tanıtmak istiyorlarsa neden bunu insan teknolojisinin ötesindeki gemileriyle insanların tepelerinden konuşarak yaptıklarının bir izahı yok gibi. Veya neden kendilerini dostça tanıtma işini gemiye sınırlı sayıda insan alıp birşeyler göstermek suretiyle yapmak istediklerinin de net bir açıklaması yok sanırım. Niyetlerinin özellikle sana odaklanması, bu rüyanın daha çok senin dünyadışı varlıkların ne oldukları, nasıl olabilecekleri ile ilgili merakın ve bu konudaki bilgi ve sezgilerinle yarattığın bir senaryo olduğunu düşündürüyor yine bana. Ama elbette pozitif ve/veya negatif dünyadışı varlıklar senin bu rüyan üzerinde belirli tesirlerde bulunmuş olabilirler. Elbette benim bu rüyaya getirdiğim yorum ille de tamamen veya büyük ölçüde doğrudur demiyorum, sadece şu anki şahsi sezgilerimle cevap veriyorum. Belki hiç doğru bir yorum değildir, belki de kısmen doğrudur vs.

"Cesedül Esre" diye birşeyi hiç duymadım sanırım ve google'da da herhangi bir karşılık çıkmıyor görebildiğim kadarıyla. Sen bu ifadeyi nereden duydun? Zihninde öylesine beliren birşey miydi?

bozadi

#2
Bu arada, "kaçırılma" dediğim şeyler elbette ki bir "enerji emme/çalma" işlemi de olabilir esas olarak. Ve bunun için ille şahsı bir gemiye ve/veya başka bir boyuta götürmeleri gerekip gerekmediğini bilmiyorum. Ama Kasyopya celselerinden ve pek çok başka önemli kaynaktan anlaşılıyor ki, negatif dünyadışı varlıkların en çok yaptığı şeylerden biri, varlık enerjimizi sömürmek.

Varlık enerjimiz özü itibariyle pozitif nitelikli olduğu için, bu enerji normalde negatif varlıkların doğrudan kullanabilecekleri bir enerji türü değil elbette ama bu enerjileri negatif filtrelerden geçirerek "kirletip" öyle emiyorlar tabi ki. Bu filtreler de daha çok bizim kendi negatif düşünce ve duygu kalıplarımız oluyor tabi ki. Bizim kavrama yeteneğimiz ötesinde teknolojilere sahip oldukları için, böyle birşeyi bir şahsa o veya bu başarı düzeyiyle uyguladıkları zaman, insanın büyük bir travma, korku ve suçluluk duygusuna kapılması da en doğal tepkilerden biri oluyor sanırım.

Dirilis

#3
Merhaba Bozadi cevap için teşekkür ederim.

Cin olduklarını düşünüyorum. Yaklaşık olarak 2008 yılından beri devam ediyor bu durum. İlk olarak nasıl başladığını anlatayım. Birgün arkadaşımla yanyana uzanmışız (üniversite dönemi ikimizde erkeğiz) ben uyuya kaldım. Uyurken birden bana doğru korkunun yaklaşmaya başladığını hissettim. Ne olduğunu anlayamadım. Korku diyorum çünkü bana bir varlığın değil de korku diye tanımladığımız insani bir hissin yaklaştığını hissettim. Bilincim yerindeydi git gide korku bana yaklaşıyordu. En son korku tam üzerime geldiğinde birden kımıldayamadığımı hissettim. Birçok insanın yaşadığı gibi ben de kımıldayamadım ve sanki üzerimde tonlarca baskı vardı. Arkadaşım yanımdaydı, telefonla uğraşıyordu onu görebiliyordum. Nefes almak dışında vucudumla yapabildiğim hiçbir şey yoktu. Ben de arkadaşım farkına varsın diye hızlı hızlı nefes alıp vermeye başladım beni duydu. Bana seslendi ve eliyle dürtmeye başladı. O dürttükçe ben daha hızlı nefes alıp veriyordum ki devam etsin. En son dürtmelerin etkisi ile üzerimdeki baskı kalktı. ve bilincim yerinde olduğu halde uyandım. Arkadaşıma gözlerimin açık olup olmadığını sordum. Kapalıydı dedi. Ama ben gözüm kapalıyken onun yaptığı her şeyi görüyordum. Aradan çok zaman geçmeden bir gece yine odada yalnız başıma uyuyorum. Birden bana doğru ölüm korkusunun geldiğini hissettim. Evet ilk defasında sadece korku gelmişti ama ikincisinde ölüm korkusuydu. Ölüm korkusunun nasıl bir şey olduğunu o gün öğrendim daha önce hissetmemiştim. Neyse ölüm korkusu tam bana ulaştı, artık öldüm dediğim anda üzerime karabasan denen şey çöktü. Bundan sonra bu hep böyle devam etti ama sadece varlık hissettim sadece ilk iki durumda korku ve ölüm korkusu hissettim. Bir gecede 3,4 defa karabasan denen olayın başıma geldiği oldu ve uyuyamadığım geceler çok oldu. Yine de o geçici felç esnasında bilincim yerinde mi diye test etmek için müzik açtım. Üzerimde ağırlık varken çalan şarkıyı duyabiliyordum. Bazen yarı uykudayken seslerini duyduğum oldu. Çok akıcı bir lisanları var. Çok hızlı konuşuyorlar.


Birgün rüya görüyorum, rüyamda ben ve ev arkadaşım bir eve gidiyoruz. Bir kızı görmeye gidiyoruz. O kız da sözde psişik yetenekleri olan her türlü varlığı çıplak gözle gören bir kız. Salona giriyoruz kız çekyatın üzerinde oturmuş. (Aslında kendi salonumuza geliyoruz ve aynı çekyat bu rüyayı görürken üzerinde uzandığım çekyat) Neyse içeri giriyoruz tam kızla konuşacağız kız çığlık atmaya başlıyor ve parmağıyla hareketli ve bizim göremediğimiz bir varlığı gösteriyor. Geldi geldi diye çığlık atıp onu gösteriyor. Tam varlık kendisine ulaştı gibisinden son derin çığlığını attığında. Karabasan üzerime çöküyor. Bir bakıma o kız ben gibiyim, ama ben erkeğim.

Rüyalarım ilginçtir, rüya görüyorum ve birden doğrulup oturuyorum. Etrafıma bakıyorum nenemlerin evindeyim. Sonra tekrar doğruluyorum az önceki ikisi rüyaymış etrafıma bakıyorum aile evimizdeyim. Sonra bir daha doğrulup oturuyorum. Daha öncekilerin hepsi rüyaymış kendi öğrenci evimdeyim. Nihayet bu gerçek :) Rüyadan uyandığımda doğrulmam. Rüya olanlar ve gerçek olan son durum dahil hepsinde doğruldum.


Biraz anlatayım derken konuyu kaçırdım, okuduğum bazı kitaplardan enerjiyi şifa amaçlı vucudumda dolaştırmayı öğrenmiştim. Yani dolaştığını hissedebiliyorum. İşte yarı uykudayken bir böcek büyüklüğünde bir şeylerin bedenimde hareket ettiğini hissediyorum bazen. O zaman enerji üreterek ve yanıcı olduğunu düşünerek onların bulunduğu noktalara doğru gönderiyorum. Hemen çığlık ve vucutta ani bir kaçış oluyor. sanki derimin altında birşeyler hareket ediyor. ve bunu çok iyi hissediyorum. İşte genelde kaçtıkları nokta göğüs uçları ve şimdi hatırladım bir de göbek deliği. Sanki oralar vucuttan çıkmalarına olanak sağlıyor gibi. Yani minik varlıklar değil bence, sadece bedende gezinebilmek için küçülüyorlardır belki de. Fiziksel olarak görmekten kasıt tam uyanık olma durumuysa hayır. Öyle bir durumda yaşamadım. Yarı uyku durumunda. Ama bedenimde fiziksel olarak hissedebiliyorum o durumdayken.


Cesedül Esre konusu bir rüyayı gördükten sonra oldu. Rüyada bir mekandaydım ve orada kedi köpek ve fare vardı sanırsam. Akşamdı. O hayvanlardan biri yaralıydı tam olarak hangisi hatırlayamadım. Mekan dediğim yer açık alandı. Ve mekan büyülüydü. Hangi hayvana dokunursam bir sihir oluyordu gibi. Sonra en son birine daha dokundum birden, bedenime ya bir şey girdi ya bir şey çıktı. İkisinden biriydi bunu tüm iliklerime kadar hissettim. Ruhani birşey. Belki de ruhum başka bir yerden bedene geri döndü. Ama Ya birşey girdi bedene ya çıktı ondan yüzde yüz eminim. O an kulağımda bu iki kelime yankılanmaya başladı. Önce çok yüksek bir ses. Kulağı sağır edecek kadar sonra yavaş yavaş sesin şiddeti azaldı. Ben yataktan çıkıp yürürken bile epey devam etti. Ama ne kadın sesi ne de erkek sesiydi onu söyleyebilirim.
 

Scyth

#4
Celselerde rüyaların dezenformasyon yaymak için oldukça uygun bir ortam olduğuyla ilgili bilgi vardı. Ayrıca rüyaların yorumlanması bambaşka bir konu. Bu konuda mevcut kaynakların yetersiz olduğunu düşünüyorum. Benim tavsiyem bir rüya günlüğü tutmanız, böylece geriye dönük bağlantılar oluşturabilirsiniz; belki.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#5
Evet, rüyalar olağanüstü pozitif deneyimler yaşanıp bilgiler alınabilecek bir ortam olduğu gibi, aynı zamanda negatif varlıkların dezenformasyonlarına da son derece açık bir alan. "Alan" şeklinde geniş bir tabir kullanıyorum, çünkü eminim "rüya" diye genel bir tanımla ifade ettiğimiz şeyin birbirinden nitelik olarak çok farklı çeşitleri, seviyeleri vs olduğunu tahmin ediyorum. Scyth'in tavsiye ettiği şeyi yapabilirsen, yani bir rüya günlüğü tutup çeşitli rüya deneyimlerinin nitelikleri ve içerikleriyle ilgili parçaları bir araya getirebilirsen pek çok önemli şeyin farkına varabileceğini düşünüyorum. Ne yazık ki ben bu konuda bir disiplin geliştirmedim. Ama konusu geçtiğine göre belki de bugünlerde bir girişimde bulunurum rüya günlüğü tutmak için.

Karabasan diye de tanımlanan şeyle ilgili ilginç, kapsamlı deneyimlerin olmuş anladığım kadarıyla Dirilis. Etrafını azımsanamayacak bir objektiflikle (belki de tam objektif; bende çoğu zaman kısmen objektif oluyor) görebiliyorken aslında o anda gözlerinin kapalı olması (uykuda olma) hususu dikkat çekici gerçekten. O felç süreci ve o sürece eşlik eden dehşet duygusu ilginç. Ben el veya ayak parmaklarımı oynatmaya çalışarak, bu hareketi giderek artırıp felci yenmeye çalıştım bu tür deneyimlerimde. Bir süre sonra bir şekilde uyanıyorum ve son derece bilinçli bir süreç olduğunu sandığın şeyin bir tür uykuda (kısmi uyanıklık) yaşandığını anlıyorsun. Ama yine de son derece gerçek olduğunu da biliyorsun.

Evet, orada söz konusu olan varlık veya varlıklar cin diye tanımladığımız, çok da dünyadışı diye tanımlanamayacak varlıklar olabilir. Ama şimdiye kadar bu konuyla ilgili olarak çeşitli internet kaynaklarından okuduklarımdan anladığım kadarıyla, bu cinler pek çok durumda dünyadışı negatif varlıkların amaçlarına hizmet (aslında kölelik) ediyor. Örneğin cin ilişmesi türü olaylara dair okuduğum pek çok vakada, bu ilişik negatif varlığı çıkarmaya çalışan kişi o ilişik varlıkla konuşurken, söz konusu ilişik varlık (eğer ölmüş ve öbür dünyaya gitmemiş bir kişinin ruhu değilse, gerçekten bir tür "cin"se) pek çok durumda yaptığı şeyi bir emir nedeniyle yaptığını, eğer yaptığını yapmazsa feci şekilde cezalandırılacağını söyler. Elbette bu beyanların hepsi doğru olmak zorunda değil ama önemli bir bölümünün doğru olduğunu ve o emir komuta zincirinin tepesinde sonuçta bizden daha üst varoluş seviyelerinde bulunan negatif dünyadışı varlıklar olduğunu düşünüyorum. Kasyopya celselerinde de dünyevi (insan olmayan) eterik negatif varlıkların pek çok durumda Kertişler tarafından kullanıldığına dair bilgiler var. İsteyen olursa o yöndeki bilgileri tespit edip burada paylaşmaya çalışabilirim.

Katman katman rüyalardan uyanma deneyimin ilginçti gerçekten :)

Göğüs uçlarına doğru kaçan varlıklarla ilgili anlattığın şeyi şimdi çok daha iyi anladım yeni verdiğin bilgiler sayesinde. Evet, yarı uykulu haldeyken psişik yetenekler çok daha yüksek oluyor sanırım. Ve anladığım kadarıyla sen o sırada eterik bedeninde dolaşan negatif enerjileri (eterik parazitleri) takip edip onlara karşı birşeyler yapabiliyorsun o veya bu şekilde. Bununla ilgili farkına vardığın, anladığın başka şeyler olursa duymak isterim doğrusu.

"Cesedül Esre" mevzusunda yaptığın açıklama konusunda çok çeşitli yorumlar yapılabilir. Sanki eterik/ruhsal olarak bedeninin dışındayken yaşanan bir tehlikeyle ilgiliymiş gibi görünüyor. Belirli seslerin bir araya gelmesi varlık üzerinde özel etkiler yapabiliyor. Kelimenin normalde bir anlamı yokmuş gibi görünse de, belirli seslerin bir araya gelmesi, ilgili bir varlık için pozitif veya negatif yönde önemli bir etki edebilir. Senin yaşadığın o olayda o sesin kaynağının ne olduğu, pozitif mi yoksa negatif bir etki yapmaya yönelik bir şey mi olduğunu yorumlamak çok zor benim için. Koruyucu birşey olduğu umulur. Yalnız, özellikle celselerde verilen bilgilere dayalı olarak şunu belirtmek gereği duyuyorum; bir kaçırılma deneyimi sırasında da negatif varlıklar senin olayı olduğundan farklı bir şekilde görmeni sağlayabiliyor. Yani onlar bizim üzerimizde bazı işlemler yaparken zihinsel ekranımıza alakasız (hatta hoş) deneyimler yansıtabiliyorlar biz de biraz "kaçışa" eğilimli bir durumdaysak. Karşımızda çok büyük bir araştırma sahası duruyor. Herhangi bir deneyimi yorumlamak gerçekten çok zor çünkü durumu çeşitli açılardan objektif bir şekilde incelemek neredeyse imkansız eldeki imkanlarla. Ancak aklımızda kalanları anlatabiliyoruz. Tam olarak neler yaşadığımızı objektif bir şekilde bilmiyoruz. Bu konuda uzman bir hipnoterapist tarafından derin bir hipnoz altında ilgili deneyim hakkında nispeten doyurucu bilgiler almak mümkün olabilir sanırım.

Dirilis

#6
Evet bir rüya günlüğü tutmak mantıklı olabilir bunu hiç düşünememiştim. Çünkü bazen ayrıntılar unuttuğumuz şeylerde gizli olabilir.

Tabiki bu konuda farkına vardığım yeni bir şey olursa burda paylaşırım Bozadi. Bir aralar; her ne kadar bu durumlardan rahatsız olsam da, bazı bilinmezliklerin cevabını onlarda şu veya bu şekilde bulabilirim belki diyerek bu konularda rahatsızlığımı dile getirmezdim. ama artık dünyevi negatiflerden anlayabileceğim, öğrenebileceğim pek bir şey olmadığını düşünüyorum. Gerçi belki onların etkisiyle dolaylı olarak ruhani konularla ilgilenmeye araştırmaya başladım. :)

Değerli yorumlarınız için teşekkür ederim arkadaşlar.