Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Zaman dursa ne yaparsınız?

Başlatan isiklidusler, 28 Kasım 2014, 05:21:07

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

isiklidusler

bilgisayar evrensel gerçeklik bilgisi alma sistemini yansıtıyor.- Kasyopya Celseleri


Zaman dursa ne yaparsınız? (Hemen durdurup deneyebilirsiniz ve öyle düşünebilir-okuyabilirsiniz ya da sonrasında okuyabilirsiniz;)
Zamanı durdurmak üzerine düşünmek, zaman üzerine düşünmek;

Çocukken hepimiz yapmışızdır ya da hayatımızda, belki en az bir kez olsun, düşünmüşüsüzdür ya da denemişizdir;

Zaman durduğunda hareket ve mekan da durdu mu?
Evet bi çok kişi zamanı durdurduğunda hareketi durdurur! Zaman akmaya devam eder, kendi için;

Bunu özgül ve bağımsız bir hareket gibi düşünelim;
Kendi için özgül ve bağımsız hareket tasarladı kişi; Akan ama akmayan zaman ya da zamanda kayboluş çünkü yaşlanmayacak, yaşlanabilir de; Ama  o zaman zamanın durmasının ne anlamı var;
Aslında her şeyi durdurdu ve üçboyutlu bir resim çizdi ve soyutladı; Ve birazdan üzerinde düzenlemeler-gezinmeler yapacak;

(Sahi, dördüncüboyutta/(yoğunlukta) ,bizim üçüncü yoğunlukta ikiboyutlu ya da üçboyutlu; resim-heykel müzik-sinema-tiyatro-geometri gibi ifadelerimizin yerini ne alıyor? Orada da onlar ve eşdeğerleri üç boyutlu mu? oluyor?
Yani, üçboyutlu bir resim yapılabiliyor mu dördüncü yoğunlukta ya da sinema; Gerçek üç boyutlu sinema ya da mekan; Görsel olarak bizim anlayışımızla gerçek ve biz de olduğu gibi kağıt/kalem ya da bilgisayarla yapmak gibi, bu kadar basit; Örneğin bilgisayarda yapmak gibi ve bir grafik gibi;)


Peki zaman durduğunda ne yapılmalı? Yani hareketi durduran/ ama durdurmayan bi zaman durdurma var mı? Varsa ne olur? Tasarlayalım/düşünelim/deneyelim;
Peki insanlar içinde akacak mı olur soru?
Ya da belki sonra diğer şeyler;
İnsanları durdurmak bir seçenek
Neden çünkü gizil şeyler; Aslında bu değil, Özne bağımsız olma istiyor, Özgür olmak ve izlenmemek; (belki de yalnız-soyut bir yalnız-özgür) yargılanmamak, görünmemek; Kişi özgür olmak ve bi şeyler yapmak istiyor, kaçamakça; Kaçamakça demeyelim ama şöyle açıklayalım;
Bi gizli süper güçleriniz olsa anketi görmüştüm ve sanırım en çok seçilenlerden biri de ve belki de en çok seçileni görünmez olmaktı; Görünmez olup ne yapacaksın ki! Görünür ol; Aslında bu zaman durdurma biçimi diğer herkes için görünmez olmakta içeriyor; Ve başka şeylerde,

Akmayan bir dünyanın içine girsek ve seyretsek sadece bir resim olur; Üç boyutlu bir resim, Hiç bir şey akmaz ve değişmez; Hareket yoktur ya da sınırlıdır; Bizimle ve diğer şeylerle sınırlıdır hareket; Dağlar aynı-denizler aynı-hava aynı; soğuk aynı; ama manzara yine de keyiflidir;
Zaten dünya pek değişmez ve değişimler yavaştır-Oldukça yavaş; Manzara akar durur;

Deniz yerindeyse ona girilebilir/yüzülebilir ve de vurulunca bir kayaya sertçe parçalanabilir o- ne olacak/nasıl olacak; Onlar için durmamış mıydı? zaman ve hareket; Onları iteceğiz ve onlar düşecek-düşecek mi? (aa yerçekimi (de) çalıştı; işe bak!) Dışarıya bağımsız hareket ve belki de (bize bağlı/sınırlı)  özgürlük tanımladık; ( bu anda)
Dokunduğumuz şey dokunduğumuz kadar kımıldayacak ve tepki verecekse-bilinçsizce, bizim ürettiğimiz tepki;

Bir süre sonra yalnızlık ihtiyacı mı duyacağız ya da birileri, bilmiyorum, ne kadar sürer sizce? yalnız başına olmak!
Tüm müzikleri dinledik-tüm kitapları okuduk ve tüm filmleri izledik; Ya da her ne istiyorsak onu/onları özgürce yaptık işte; Ne zaman doyduk/doyacağız ya da bitecek bitsin isteyeceğiz ve yeni şeyler arayacağız;

Bunlar, her şey, akan şeylere/geçmişe ilişkindi; Geçmişin biriktirdikleri; Tüm geçmiş bir resimde; Donmuş bir şimdi de; İyi bir araştırmacı tüm izleri bulabilir belki-bilgi birikimiyle;
Gelecek yok ya da akmıyor/ gelmiyor ve türemiyor; ama zaman var ve geçmiş içeriyor, (şimdi;?) Geçmişi dondurmadık ve sildik/silmedik ama cevap ne? Biz ne yaptık! Aslında yaptığımızın evrensel (adı-tanımlaması) karşılığı ne! Üçboyutlu bi uzayda zamanı-mekanı soyutladık/kesitledik ama; İçindeyiz ve de deviniyoruz özgürce hayalimsi; Bir rüya gibi ama özgür ve bilinçli;

(Geçmiş zaten donuktu; donmuş; diyor birileri; Evet bizim için geçmiş akmıyor, O geçmiş ve değişmiyor; Oysa celseler bize aksini söylüyor;),

Geçmişte zaman donmuş mu? Donmuş zamanlar toplamı mı geçmiş?
Ard arda oynayan karelerle sinema yapılır, Ama bu kareler canlı ya da nasıl canlı? Nasıl bağımsız? Akışkan bir grafik ya da canlı bir grafik nasıl sağlanır ve biz bir oyun muyuz? Ya da bir oyuna benzetsek kendimizi nasıl olurdu? Bir bilgisayar oyunu? (Existenz;-film;)
Aslında zaman değil mekan yada görüntü mü akıyor gibi bir soru; hareket ne?

Yer çekimi olmazsa taş düşmez ama biz de yürüyemeyiz; Dünya çekiyor ve çekim durmadı; Hiç bi şeyde havaya ve havalara uçuşmuyor ama aktif çekim yok gibi çünkü her şey durdu!
Çekmi durdurmazsak şeyler döner ve hareket eder gibi görülüyor ama çekimi durdurursakta ne olur sorusu? Aslında biz hareketi durdururken çekimi de mi durdurduk? Ya da aslında çekimi mi durdurduk?
Bu durumda diğer her şeye ve hiç bir şeye müdahale edemez miyiz mi? hareket edemez miyiz mi? Ya da kendimize hareket tanımladık ama diğer şeyleri hareket ettiremeyiz mi? Çünkü harekete-çekime bağımlı herşey;

Bir an kesitledik ve içinde özgür ve bağımsız hareket tanımladık; Diğer şeylerin hareketini de; Belki de bu durumda bitmeyen bir şimdi yaptık ya da kendi bitireceğimiz ve istediğimiz de akıtacağımız zamanı eski haline döndereceğimiz; (geniş bir şimdi; Onun içinde geçmiş ve gelecek ne oldu? nasıl oldu? nasıl biter?)

Üretilebilecek sorular denemesi;
Örneğin bin yıl geçse aradan ve bin yıl çalışsak matematik öğrenebilir miyiz ve daha iyi bir matematikçi olabilir miyiz? (Güneş dönmedi ama zaman algısıyla bin yıl saydık?)
Örneğin yazılıma kafa yorsak ve tüm yazılım kitaplarını kodlarını okusak-öğrenmeyi denesek gerçek bir bilgisayar programı yazabilir miyiz ya da en iyi prgramıcı olabilir miyiz; hadi onbin sene diyelim; ama sınırlayan ne?

(Güneş dönmeyince zaman algısını ne zaman bırakırdık? kaybederdik? ya da uyku tanımladık mı? saatimiz var mı? aynı sistemle akan zaman-saat ya da kullanır mıydık? Hiç bir gökyüzü zamanı tutamazdık çünkü hiç bir şey akmıyor;)

Zaman ınasıl tutardık ay da sayardık olsun başka bir soru da?
Kum saati bir örnek ama başka tüketelim-türetelim- yapılmamış/denenmemiş bir saat

başka bir açı; başka açılar,
Gerçekliğe ne ekler ve çıkarırdık ya da yeniden girdiğimizde-zamanı tekrar başlattığımızda ne eklemiş/değiştirmiş olurduk geçmişte-gerçekte; Bin yıl uğraşıp savaşı giderebilecek bir icat/yanıt mı? örneğin-kabaca;
Zamanı ne için dondurduk ? Örneğin-merak mı? okumak mı? yazmak mı? gezmek mi? keşfetmek mi?
Neler yaptık-yapmadık?
Dostlar uyandırma-ekleme ve birlikte donmuş zaman ve birinden öğrenme/iletişim fikrini sunduk mu? Soktuk mu?
Örneğin dostlar uyandırsaydık bir savaş pilotu mu olurdu? -Uçak sürmek için;
Ne kadar ileri giderdik, Yani çok sevmediğimiz birine şakacıl bi oyun/uyarlama (yapıp-gerçeği çok karıştırmadan) mı çıkardık, ya da böyle şakalar ama anlaşılmayacak-gizem olacak ne oldu ki denip unutulacak şeyler;

Bir yorum-soru
Aslında duran nesneler ve şeyler bize akmayan zaman hissi verir- mi?
Örneğin yalnız başına mutfakta ve yalnız başına bilgisayarda iken her şey sabit gibi; Çay kaynıyorsa buhar ve ses var, belki dışarıdan gürültüler-onları da duymayalım;
Donumuş bir zamandan ne farkı var? Az önce dondurduğumuz zamandan ne farkı var bunun- algı olarak?
 

isiklidusler

#1
Keloğlan ve Paralel Evrenler;

Örneğin "Leyle İle Mecnun" da (dizi) çok çarpıtılır gerçeklik; Her şey birbirinin içine girer,
Bu başlarda bize komik ve ilginç gelse de sonra sonra absürt ve ötesi bir öge olarak kullanılması ve her şeyin birbirine karışması-stabilite-kararllık sunmaması boğuk ve zor gelmişti; izlenmiyordu,

İlginç bi şekilde modern Keloğlan çizgifilminde Bilgecan dedenin ürettiği bir makine-otomatla birlikte kahamanlar bugüne geliyor, Biz insanlar dünyasına ama zamanda yolculuk değil bu; Mekanda ve zamanda ama aslında gerçeklikte "bir" yolculuk; Boyut değiştiriyor onlar; Yani bu dünyaya geldiğin de çizgi film kahramanı ve meşhurlar,

Çizgi Filmlerde Materyaller;
Arabaların canlandırılması (ve diğer başka şeylerin de tabi) üzerine düşünmüştüm, Tüm bunların insanlaştırılması; Fabl'ı geçtik yani; Materyalleri insanlaştırıyoruz/canlandırıyoruz artık;
Hareket edebilenleri ama aslında bağımsız hareket etmiyor onlar, Bizden bağımsız hareket etmiyorlar-biz hareket etrriyoruz onları ve onlara hareket verdik;
bağımsız hareket kimlik ve insanlık verdik; aksine can verdik;

Uçak kullanan arabalar var;
İlginç bi şekilde uçaklar cansız ve arabalar canlı!)

--

Bazı şeyler için şöyle deriz ne olduğunu biliyoruz( iyi kavrıyoruz-biliyoruz) ama tarif edemiyoruz, anlatamıyoruz;
Örneğin nitelik kavramı; nitelik kavramına bi tanımlama yapmak için saatlerce ya da günlerce düşünebiliriz ve çalışabiliriz;
Bunun gibi zamanla da ilgili bi kavrayışımız var; /(net ve derin aslında ve bu kadar da açık ve bilinirde-anlaşılır da bence; Ve sadece tanılmarken onu bozuyoruz ve anlamlayamıyoruz; oturmuyor?)

Aslında belki de;
Bunun gibi zamanla da ilgili bi kavrayışımız var; /bence akıllarımızdaki iyi, Belki bi çok şeyin de böyle; Bi şeyi fiziksel olarak tanımlamak ya da kavramsal olarak tanımlamak zor; Bu bir karadelik bile olabilirdi bence ve "varlık-yokluk"- vb. uzayan soyut kavram ve düşünmelerde (zihindeki kavramlarda-anlamlarda ve anlamalarda ) derin karşılıkları bulunabilirdi onun; hele hele anlamada;)
 

Arayis

Beyin antrenmani icin tesekkur ederim. Ozellikle insanin herseyi yapabilecegini sadece bunua yeterli zamani olmadigini anliyorum. Zaman hareketle hareketde zamanla vardir durumu ne kadar dogru bilmiyorum ama bahsettigin ozel sureclerin (bilinen zamandan soyutlanma ya da ruya veya baska yolla 1 milyon yili 1 dakikada yasamak gibi) varolabilecegini hatta olmus oldugunu dusunuyorum
 

bona fide

#3
bana ilginç gelense her şeyin an da olması katı bir gerçeklik ve insanı aciz bırakıyor. bi kitapta yazıyordu şu anda dünyaya kırk ışık yılı uzaklıkta bir yere dünyayı gösteren bi ayna koysanız aynadan 40 yıl önce yaşanılan olayları canlı izliyor olurdunuz yada misal kurtuluş savaşı ne zaman oldu 1919 yani dünyaya 99 ışık yılı uzaklığa ayna koysak yada ordan dünyayı net gösterecek bi teleskopla dünyaya baksak savaşı görüyoruz. evrenin farklı yerlerinden dünyaya baktığımızda farklı zaman olaylarını izlemek geçmişe ait kareleri. ya gelecek, şimdide yani benim anımda hayır derim henüz yaşanmadı fakat bu yazıyı yirmi sene önce yazsaydım o an yine aynı şeyi soylemiş olurdum ve gelecekteki bende yani şimdide aynı şeyi söylüyorum oysa geçmiş gelecek şimdi hepsi andan ibaret kendi yaşam sürem adına sonuçta evrenin dünyaya bakılan noktalarından ben diğerleri insanlar gelip geçiyor herşey değişiyor dönüşüyor. ne kadar uzaklaşılırsa o kadar çok olay izleme imkanı. beyinciğimin kavrayamadığı ise ışınlanma olsa misal 4000 yıl uzaktaki bi yıldızdan dünyaya ışınlansa biri yine geçmişemi gider ya da ben şimdi 4000 yıl uzaktaki gezegene ışınlansam yine 400 yıl geriye mi giderim yoksa şimdiki hhaline mi yada kasyopalılar kaçbin ışık yılı uzaktaysa o kadar ileri tarihten bize kanalla iletişim kuruyorsa hmm demekki geriye gidilir ışınlanmada olsa yani biz gelecekle iletişim kuruyoruz ya da algılayabilmemiz için mi öyle söylüyorlar sonuçta onlar ileri düzeyde ruhlar her an her yerde olabilir. şuan burdan oraya bakınca geçmişlerini görürken kanal ışınlanma ile yıl bazında geleceğe bakmak hala evrenin içinden bakıyorum olaya sanırım kısa devre yaptım.
 

Arayis

#4
zaman dediğimiz şey mekandan (maddeden) bagımsız degildir. Aksine madde olmadan zaman olmuyor. zaman dediğimiz şeyin var olma sebebi madde ve bozunmadır diye biliyorum
 

Dionysos

#5
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Arayis

zaman dediğimiz şey mekandan (maddeden) bagımsız degildir. Aksine madde olmadan zaman olmuyor. zaman dediğimiz şeyin var olma sebebi madde ve bozunmadır diye biliyorum

Zaman bir o kadar da hareket ve algı denenle ilişkili gözüküyor

Ama K'lar size defalarca kez zamanın olmayacağını söyledik/hatırlattık diyorlar.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Xeinac

Zaman dursa ben hareket etmeye devam ederim. Belli bir gelisimden sonra zamanin bir anlami var mi ki? Sonsuz sinirsiz zaman diye basliyoruz... Neden? Enerjiyle uyumlandiktan sonra gerisi ne fark eder ki.. Acikcasi geriye donup duzeltmeye calisacagim, tamamlamak icin zamana ihtiyacim olan hic bir sey yok. :) sevgiler
 

bozadi

#7
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Xeinac

Zaman dursa ben hareket etmeye devam ederim. Belli bir gelisimden sonra zamanin bir anlami var mi ki? Sonsuz sinirsiz zaman diye basliyoruz... Neden? Enerjiyle uyumlandiktan sonra gerisi ne fark eder ki.. Acikcasi geriye donup duzeltmeye calisacagim, tamamlamak icin zamana ihtiyacim olan hic bir sey yok. :) sevgiler

Foruma hoşgeldin Xeinac [:)]

"Zamansızlık" kavramı çekici geliyor bana. Yani zaman denen şeyin bir otorite olarak tepemizden bizi ve herşeyi yönetmediği, bizim zamanın "üstünde" olduğumuz, hatta zaman diye birşeyin hiç olmadığı bir durum, varsa gerçekten.

Bir eksiklik hissinin neden olduğu "arzu" kavramı için de geçerli bu. Yani zamansızlıkla ilişkilendirdiğim durum, aynı zamanda belirttiğim manadaki bir arzusuzlukla da ilişkili sanırım. "Herşey" olunan bir durumda, eksiklik hissinden kaynaklı olarak arzu edilecek birşey de kalmıyor diye tahmin ediyorum.

Bugünlerde "sıfır noktası" diyebileceğim bir durumu zihnimde canlandırmaya çalıştığımı fark ediyorum. Aslında "sıfır" dediğim şey daha ziyade "bir" (1) olmalı. Bu anlamda sıfır ve bir aynı şey; daha altı veya daha ötesi olmayan mutlaklık seviyesi. Mutlak gerçek. Tek gerçek. Gerçek.

Mutlak, basit, ebedi gerçeği bilmenin ve daha da önemlisi onu "olmanın" insana, insanlara korkutucu gelebilen bir yönü var sanırım. En gerçek özgürlüğün ve sevginin yolu onu bilmek ve olmak halbuki, diye anlıyorum. Başından beri hep o olduğumuzu bilmek.

STT

#8
Zamanı Dünyanın kendi etrafında ve Güneş etrafındaki dönüşü olarak tanımlarsak (ki genel tanımlama da budur); zaman bir harekettir. Bence doğru isim Dünya Hareketi olmalı.
Uzayda bir noktadan bir noktaya bir gemi ile ilerlediğimizi düşünelim. Ve gemide Dünya Hareketini ölçtüğümüz saatlerden de yok. Bu durumda "zaman" var mıdır? Veya harekete başladığımız noktadan vardığımız noktaya şu kadar zamanda ulaştım diyebilirmiyiz?
İki kürenin birbirleri arasındaki hareketi kendi zihnimize bir pranga olarak koymuşuz. Ve bedenlerimizi de zihnimize yüzyıllardır bize yerleştirilen şartlanmışlıklar ile "yaşlandırıyoruz".
Kısacası zaman yoktur ve zihnimizde oluşturduğumuz bir kısıttır!

bozadi

#9
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen STT

Zamanı Dünyanın kendi etrafında ve Güneş etrafındaki dönüşü olarak tanımlarsak (ki genel tanımlama da budur); zaman bir harekettir. Bence doğru isim Dünya Hareketi olmalı.
Uzayda bir noktadan bir noktaya bir gemi ile ilerlediğimizi düşünelim. Ve gemide Dünya Hareketini ölçtüğümüz saatlerden de yok. Bu durumda "zaman" var mıdır? Veya harekete başladığımız noktadan vardığımız noktaya şu kadar zamanda ulaştım diyebilirmiyiz?
İki kürenin birbirleri arasındaki hareketi kendi zihnimize bir pranga olarak koymuşuz. Ve bedenlerimizi de zihnimize yüzyıllardır bize yerleştirilen şartlanmışlıklar ile "yaşlandırıyoruz".
Kısacası zaman yoktur ve zihnimizde oluşturduğumuz bir kısıttır!
Güzel ifade etmişsin STT.

Dionysos

#10
Bu başlığı forumun yeni gönderilerinde görünce benim eski banlı forum kimliklerimden birinin yazdığını bile farketmeden içimden: "hareket olmazdı" -(saçmalık!) dedim..
Herneyse ne yazdığımı okumaya da üşendim. İnsana özgü zaman donması/durması fantezisi muhtemelen kendi dışında herşeyin donmasını temsil eden çocuksu bir düş düşünce olmalı

Nihai olarak; başlangıç ve sonla işaretlenebilen bir zaman olmayacağı doğrudur ya da hareket dışında zaman kavramı
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Qui-gon jinn

#11
Benim celselerden aldığım feyz ile de anladığım ve hissettiğim kadarı ile tüm görüntüler böyle bir fotoğraf karesi gibi hareketsiz ve hepsi "an"da mevcut durumda. Bilinçte hareket eden tek şey (Tabii aynı zamanda herşey :) , bu görüntüler arasında hareket ediyor, neyi görmek istiyor, neye odaklanıyorsa onu görüyor, deneyimliyor. Şimdilik benim mevcut algım, düşüncem bu yöndedir. Neyse artık, velhasıl bahsetmişken feyz aldığım celse bölümünüde paylaşmadan geçmeyeyim. Hepinize sevgiler.

S: (SV) Bir soru sormak istiyorum: Eğer zaman yoksa, geçmiş ve gelecek de yok; geçmiş hayatlar ve gelecek hayatlar da yok; reenkarnasyon diye birşey de yok, o zaman nasıl siz biz olabiliyorsunuz?
C: Evet, reenkarnasyon var. Burada fazla hızlı bir şekilde sonuca atlıyorsun. Hiçbir zaman reenkarnasyonun olmadığını söylemedik.

S: (SV) Ama eğer zaman yoksa? (J) Bizim algımız öyle. (L) Herşey eşzamanlı olarak oluyor. Tüm bu hayatları aynı anda yaşıyoruz. (SV) Diğer tüm benliklerimizle bağlantı kurmamızın bir yolu var mı?
C: Şöyle söyleyelim: hafıza bankalarınızın bir kısmına erişeceğiz ve ilginç bir şekilde daha önce tanımladığımız dikey gerçeklikle çok yakından uyumlu olan başka bir referans vereceğiz. Bir slayt göstericisinin nasıl birşey olduğunu biliyorsunuz değil mi? Gerçeğin bu geniş nitelikli yapısına dair bir sezgi edinmenizi sağlamak için, kendinizi büyük bir slayt çarkı olan projektörle bir sunum izlerken düşünün. Bu süreçte herhangi bir noktada, belirli bir slaytı izliyor olursunuz. Fakat, diğer tüm slaytlar da çarktadır, değil mi? Ve elbette bu aynı zamanda, daireler içinde daireler ve daireler içinde dairelerin olduğu dikey gerçekliğe, ve aynı zamanda Büyük Döngü'ye ve aynı zamanda daha önce anlattığımız şeye de uymaktadır: Var olan herşey / tek şey derslerdir. Herşey bundan ibarettir ve slayt sunumunu izlerken, derslerinizden keyif almanızı istiyoruz...

S: (J) Bu benzetmeye göre, slayttan geçerek ekrana giden ışık bizim algımız oluyor.
C: Ve, eğer projektörün slayt çarkına geri bakacak olursanız, tüm yaratımın esasını ve özünü, yani Bir ile birlik olduğunuz yedinci seviyeyi görürsünüz.

(17 Haziran 1995)

Feylefus

#12
Zamanı durdurmak değil de zihni durdurmak üzerine iki çift lafım var:

Basitçe sessiz bir ortama çekilip, nefesi izlemek. Nefes alış nefes verişe odaklanmak. Zihne gelen tüm görüntüleri sesleri ve kayıtları dikkate almadan ve onlarla savaşmadan...

 Buna 47 dakika kesintisiz odaklanan birinin; zihnini durdurarak Nirbikalpha Samadhi'ye erişeceği bilgisini, Patanjali'nin yoga sutralarında okumuş ve denemiştim. Asla 47 dakikaya ulaşamadım. Dünya bırakmadı.  Ama başarmayı istiyorum. Bakalım deneyeceğiz.
13 Katmanlı Kozmik Komplo

Dionysos

#13
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Feylefus

Zamanı durdurmak değil de zihni durdurmak üzerine iki çift lafım var:

Basitçe sessiz bir ortama çekilip, nefesi izlemek. Nefes alış nefes verişe odaklanmak. Zihne gelen tüm görüntüleri sesleri ve kayıtları dikkate almadan ve onlarla savaşmadan...

 Buna 47 dakika kesintisiz odaklanan birinin; zihnini durdurarak Nirbikalpha Samadhi'ye erişeceği bilgisini, Patanjali'nin yoga sutralarında okumuş ve denemiştim. Asla 47 dakikaya ulaşamadım. Dünya bırakmadı.  Ama başarmayı istiyorum. Bakalım deneyeceğiz.

Gençken (üniversite yıllarında) Zen okur ve uzun meditasyonlar yapardım. 2-3 saate kadar . Belirli bir süre sonra bir gevşeme olurdu. Zihnin durması nedir bilmiyorum.

Bugünlerde nefes meditasyonu yaptığımda ise antrenman yapmış kadar yoruluyorum çünkü postür ve omurgada sorunlar var (fıtık ve muhtemelen yanlış hizalanma kayma ya da polarizasyon sorunu ve omurgayı bu halde uzun süre taşımışım. Omuzların rotasyonu bile bozuk gibi.) Bunun dışında sanırım yukarıdaki nedenlerle akciğer biraz kısılmış tembelleşmiş ve sürekli enfeksiyon tutuyor. Yani ben bugünlerde nefes egzersizi yaparsam vücut diyafram vakumlarıyla bunları iyileştirmeye çalışırken kaslarımı çekip uzatıyor, akciğeri vs boşaltıyor derken en az bir saat ve biraz fazlası geçiyor .Yani benim gevşeyerek solunum yapabilmem için meditasyonumun sanırım 3 saat olması lazım

47 dakika bana ilginç geldi.
Neden 47 dakika

-----

Bunun dışında kolay yoldan ekstrem (çok sakin/dingin sarsılmaz vb) bir zihinsel durum arıyorsanız ketoz olun derim

Bu ilk ketoz oluşta ya da ketozun ilk döneminde hemen birden olmayabilir ancak sürdürülen uyumlu bir ketojenik diyetten sonra açlığın kaybolduğu bir durum var tam oralarda sıfır karbonhidrat ya da uzun açlıkları tavsiye ederim. Doğal olarak zihin susuyor. Yani bu durumda karbonhidrat yiyenle aynı değiliz. Bunu da yani o zihni meditasyonla üretmek tamam mümkünse bile çaba.

Zihinle ilgili arayışlarınız varsa bence 2-3 aylık bir ketozun önüne uzun bir açlık dönemi ekleyin derim ve yani aslında kişinin olağan zihni/zihin durumu nedir orada görülebilirmiş gibi.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com