Kometler ve İsa'nın gelmesi sıralaması?

Başlatan sybleman, 11 Kasım 2022, 16:23:19

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sybleman

Celselerde okuma yaparken şunu farkettim.

Son dönemde olacak olayları sıralamışlar ama sıralamalar sürekli değişmiş. Hatta Laura aynı soruyu tekrar tekrar sormuş, farklı yanıtlar almış..

Bekledikleri olaylar
1- Visa, ödeme sisteminin insan cildine tanımlanması
2- Kometlerin ulaşıp insanlığın çoğunun ölümüne yol açması
3- İsanın gelmesi
4- 4. boyuta geçiş
5- Kertişlerin bir grup insanı uzay gemileriyle transfer etmesi
6- Kalan insanların bir kısmının şehirlerde kertişlerin denetiminde yaşaması
7- Bir kısım insanın da dağınık gruplar halinde dağlarda vs. yaşaması

Kometler geçişten önce mi gelecek, sonra mı? İsa'nın geçişten sonra geleceği kesin gibi.
Visa'nın çıkış şekli de sanırım ilk gerçekleşecek olan. 2-3-4. adımda bir karışıklık var.
Ben çözemedim. Acaba farklı gelecekleri gördükleri için. Bunların hepsi bir ihtimal dahilinde mi?
Sıralamanın değişmesi durumu? Aslında amaçları kometler gelmeden olabildiğinde insanın yükselmesini
sağlamak mı?

Yani aslında rüyamı da doğrulamış oldum bir nevi. Çünkü şehirlerde bişey olmuş. Dönemiyoruz. Dönmek istemiyoruz. Dağlara bir çıkış var, uzak yerlere. Yaban hayatı gibi. İLginç olan köprü görmüştüm. Ama köprünün yarısı yoktu, üzerinde kocaman bir kaya vardı. O yüzden tırmanarak kayanın üstüne çıkan insanlar vardı. Kometlerle birlikte depremleri vs. de tetikleyecek büyük ihtimalle?

Ama bir tutarsızlık daha var. İsa yükselenleri yönlendirmek için varsa? Aynı anda yükselmeyenler ve yükselenler aynı dünya üzerinde fakrlı titreşimlerde mi yeralacak? Yani eğer geçiş olduysa şehirlerde neden bu insanlar duramıyorlar? Farklı titreşimdesin sonuçta. Ya da yükselme olunca yükselmeyenler için mi İsa gelicek?

Ooo bayağı karıştırdım [8D] 10 kez aynı kısmı okudum.
5.boyuta geçiş yapıldı ama halen medya, teknolojiye ihtiyaç mı olacak?

16 Ekim 1994- 49.sayfa

 
Alıntı YapS: (L) Kertenkelelerin yapacaklarını yapmasından sonra meydana gelen olaylar, Visa'nın gelmesi... Bu İsa'nın dönmesinden önce mi, yoksa
sonra mı?
C: Önce.
S: (L) Yani komet kümesi İsa'nın dönüşünden önce mi gelecek?
C: Evet. Ama dönüş yalnızca tek bir olay, herşey değil.
S: (L) Komet kümesinin dünyayla etkileşimi nedeniyle dünyada büyük bir yıkım olacak ve belki çok sayıda insan ani bir şekilde bedenlerini
terk edecek değil mi?
C: Yakın.
S: (L) İsa bu olaydan hemen sonra mı dönecek?
C: Bütünün bir parçası olarak.
S: (L) Komet kümesi olaylarının bir parçası mı olacak?
C: Sonrasında.
S: (L) İsa dönünce ne yapacak?
C: Öğretecek.

S: (L) Gezegende bu dersleri alacak kaç kişi olacak?
C: Açık.
S: (L) Altı milyar gibi bir varsayımda bulunabilir miyiz?
C: Dilediğiniz gibi varsayımda bulunabilirsiniz.
S: (L) Sürekli olarak İsa'nın dönüşünün bütünün bir parçası olacağını söylüyorsunuz, yani sanki önemli bir noktayı kaçırıyorum. İlgili
sorunun sorulduğunu varsayın ve kaçırdığım hususu bana söyleyin lütfen.
C: Eğer dikkat edersen son derece açık.
S: (L) Yani?..
C: 4. yoğunluğa geçiş.
S: (L) Dördüncü yoğunluğa geçiş kometlerden önce mi olacak, yoksa sonra mı?
C: Sonra.
S: (L) Komet kümesiyle dünyanın etkileşimi...
C: Geçişten önce gerçekleşecek.
S: (L) Yoğunluk değişimine neden olacak olan şey bu olaylar mı olacak?
C: Hayır.
S: (L) Yani elektromanyetik etkileşimlerin dünyanın atomik titreşimlerini artırmasının 4. yoğunluğa geçişle bir ilgisi yok diyorsunuz.
C: Evet.
S: (L) Yani, kometler ortalığı alt-üst edecek ve sonra da İsa'nın gelişiyle birlikte geçiş gerçekleşecek...
C: Daha önce.
S: (L) Geçiş meydana gelecek ve biz şaşkın gözlerle etrafa bakıyor olacağız, ne yapacağımızı bilmez durumda olacağız çünkü kendimizi daha
önce hiç bilmediğimiz yepyeni bir ortamda bulacağız ve bunun ardından da İsa gelecek, öyle mi?
C: Kabaca doğru.
S: (L) Peki İsa döndükten ve bilgi vermeye başladıktan sonra ne olacak... Gezegendeki herkes bu bilgileri almak için tek bir yerde mi
toplanacak?
C: Hayır.
S: (L) İsa sürekli yolculuk yaparak mı öğretecek?
C: Teknoloji.
S: (L) Medya yoluyla mı öğretecek?
C: Evet.
S: (L) Yani medya, televizyon, radyo ve benzeri şeyler devam mı edecek?
C: Kısmen.
S: (L) O süreçte veya bu geçişten hemen önce bazı insanlar büyük gruplar halinde Kertenkelelerle birlikte dünyadan ayrılmış mı olacak?
C: Evet.
S: (L) Dünyada yalıtılmış şehirlere taşınarak Kertenkelelerle işbirliği halinde yaşayacak büyük insan grupları olacak mı?
C: Yakın.
S: (L) Yani dünyada Kertenkelelerin kontrolü altında ve İsa'nın kontrolü altında bölgeler mi olacak?
C: İsa kontrol altında tutmaz.
S: (L) Kertenkeleler zaman zaman şehirlerinden çıkıp İsa'yı takip edenleri taciz edecek mi?
C: Belki.
S: (L) Yani dünyanın nüfusu büyük ölçüde azalmış olacak, orada burada insanlar olacak ve bunlar birleşmiş durumda olmayacak, öyle mi?


sybleman

#1
Siz şimdi diyeceksiniz ki, sıralamaya takılma. Olması gereken olacak. [:)]

bozadi

#2
Paylaştığın için teşekkürler sybleman. Bu hususlarda hepimizin kafasında karışıklıklar vardır muhtemelen çünkü verilen bilgilerin kendisinde de çeşitli karışıklıklar var gibi.

İsa meselesini şimdilik bir kenera bırakacak olursak...

(K'lar ileriki celselerde İsa diye bir peygamberin aslında yaşamadığını ama Laura'nın güçlü dinsel duyguları, önyargıları nedeniyle bu konudaki bilgiyi hemen vermekten kaçınmak zorunda kaldıklarını söylüyor. Eğer İsa'nın konusunun geçtiği ilk sorularda hemen "İsa gerçek değil." demiş olsalardı, Laura'nın celselere devam etmek istemeyeceği ve dolayısıyla misyonun başarısız olacağını, bu yüzden bu konudaki şok edici bilgiyi vermek için uygun zamanı beklediklerini söylüyorlar. Konuyla ilgili bazı kaynaklara göre, Hristiyanlık, Romalı bazı imparatorların savaştıkları ve çok zorluk çıkaran Yahudileri yumuşatmak, itaatkar hale getirmek için uydurdukları hikayelerle başlıyor. Bunu ayrıca tartışırız. Bayağı önemli bir tartışma konusu olduğu söylenebilir sanırım.)

Öncelikle, Kertişlerin dünyaya iniş yapıp insanlığın yönetimine el koyup koyamayacağı belli değil. O ilk celselerdeki kehanetlerde kesin olarak öyle olacakmış gibi bir resim çiziliyor ama sonradan söylenen bazı şeyler, bunun böyle olmayabileceğine işaret ediyor. O kehanetlerin bir kısmı, K'ların "korkutma taktikleri" dediği, KH güçlerinin alıcı gruba müdahalelerinin celselerde meydana getirdiği "sapmaların" bir kısmını oluşturuyor olabilir. Sonradan gruptan ayrılan, KH eğilimli olduğu anlaşılan "Frank" rumuzlu katılımcının mevcudiyetinin de celselerdeki sapmış bilgilere katkıda bulunduğu söyleniyor.

K'lar, dünyadaki faşist psikopatik yönetimin zaten Kertişleri temsil ettiğini, bu anlamda Kertişlerin zaten dünyada olduklarını, zaten dünya insanlığını ciddi ölçüde yönetiyor durumda olduklarını söyleyerek, o kehanetlerin bu şekilde yorumlanmasının daha isabetli olacağını ima ediyorlar gibi.

Komet konusunda şimdilik bir değişiklik yok. Yani, 4. Yoğunluk dalgası gelmeden önce hem kometler, göktaşları, hem hastalıklar, hem depremler... bir sürü afet yaşanacağı söyleniyor. Ki gerçekten dünyada bu tür afetlerde bir artış, bir tırmanış olduğu gözlemleniyor.

K'lar, 4. yoğunluk dalgasının dünyaya tam olarak ulaşmasından sonra, BH eğilimli insanlar/güçler ile KH eğilimli insanlar/güçler arasında bir "saha dengelenmesi" olacağını söylüyor. Yani artık BH eğilimli grupların dezavantajlı, pasif durumu sona ermiş olacak. Ve tam olarak nasıl bir süreç içinde olacak, emin değilim, ama BH eğilimli güçlerin bir şekilde KH güçlerini gezegenden kaçmak zorunda bırakacakları anlaşılıyor.

K'lar dünyada meydana gelecek o en büyük, en yıkıcı afetlerin BH'ye geçenleri etkilemeyeceğini, çünkü 4BH'de olacaklarını söylüyor. Bununla ilgili de herşey net değil gibi.

Dionysos

#3
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Siz şimdi diyeceksiniz ki, sıralamaya takılma. Olması gereken olacak. [:)]

Şimdi 1994 ten başlayıp okuyoruz hepimizde aynı sorular oluşuyor. 2000 lere geliyoruz İsa diye biri yaşamadı o halde geri gelmeyecek . Dün twitter da İsa'nın geri dönüşüne hazırlanan 70 binlik bir "hristiyan" hesap gördüm bu hafta Sina dağında tüm liderleri toplayıp on emir açıklayacakmış

Elimizdeki potansiyel mevcut en iyi İsa ya gelince aynı ruh grubundan olduğu söylenen "Bay X" gibi gözüküyor. Sanırım onu tanıyoruz.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

sybleman

#4
Evet ara ara okuduğum için o noktayı kaçırmışım bağlantı kuramadım. Sonraki okumalarda böyle bir şey olmayacak gibi bir söylemleri de vardı evet. Ama bunu okuyunca dengeleyemedim. 

İsa konusunu bir konuşmanızda okumuştum evet isa yoktur dedikleri kısmı göremedim. İsanın bir kaç kişiyi temsil ettiği gibi bir bölüm okumuştum. Pavlus, sezar..

Frank'ın KH yönelimi olup celselerdeki sapma kaynağı olduğunu bilmiyordum. Yani onun katıldığı celselere dikkat mi etmek lazım? Başka bu şekilde kişiler de var mı? Sonraki celselerde bazen trans halinde yaptıkları celselere denk geldim Ra'daki gibi. Grup ve yöntem değişmiş epey.

Peki visa konusu. Kelime olarak taradığımda sanki o da olacak bir olay gibi geçmiş, ileri tarihlerde de o şekildeydi.

Aslında bakınca bizim gelecekteki halimiz olduğunu söylüyorlar. Ve zaman diye bir şey yok. Şimdi, geçmiş ve gelecek hepsi aynı anda oluyorsa. O zaman insanlık olarak biz bu işten sıyrılacağız demek midir, en azından bir kısmı [:)] Hareketlerimiz ve kararlarımız ile döngüde kırılma yapıp parelel bir gerçeklik de yaratabiliriz sanırım. Yani yine de kertişlerin gelmesi durumunun olma olasılığı da var gibi.

Qui-gon jinn

#5
"Hiçbir şey de olmayabilir." maddesini de atlamayalım, bence önemli ve sanırım sıranın en sonuna eklenmesi gerekiyor...

Dionysos

#6
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Evet ara ara okuduğum için o noktayı kaçırmışım bağlantı kuramadım. Sonraki okumalarda böyle bir şey olmayacak gibi bir söylemleri de vardı evet. Ama bunu okuyunca dengeleyemedim. 

İsa konusunu bir konuşmanızda okumuştum evet isa yoktur dedikleri kısmı göremedim. İsanın bir kaç kişiyi temsil ettiği gibi bir bölüm okumuştum. Pavlus, sezar..

Frank'ın KH yönelimi olup celselerdeki sapma kaynağı olduğunu bilmiyordum. Yani onun katıldığı celselere dikkat mi etmek lazım? Başka bu şekilde kişiler de var mı? Sonraki celselerde bazen trans halinde yaptıkları celselere denk geldim Ra'daki gibi. Grup ve yöntem değişmiş epey.

Peki visa konusu. Kelime olarak taradığımda sanki o da olacak bir olay gibi geçmiş, ileri tarihlerde de o şekildeydi.

Aslında bakınca bizim gelecekteki halimiz olduğunu söylüyorlar. Ve zaman diye bir şey yok. Şimdi, geçmiş ve gelecek hepsi aynı anda oluyorsa. O zaman insanlık olarak biz bu işten sıyrılacağız demek midir, en azından bir kısmı [:)] Hareketlerimiz ve kararlarımız ile döngüde kırılma yapıp parelel bir gerçeklik de yaratabiliriz sanırım. Yani yine de kertişlerin gelmesi durumunun olma olasılığı da var gibi.

Aslında Frank değil hepimiz -her birimiz- yaklaşık olarak KH yönelimliyiz. Doğu ifade belki de bu. Celseler sanrım Laura ve Frank her ikisini de kastederek onlar sizin bilinçaltınızdandı der..
Frank belki de saldırılara yenildi, doğru kavramı bilmiyorum ya da belki Laura le uyumu kendini mi öne aldı yani asıl temel kanal benim gibi bilmiyoruz. Sonuçta Frank'siz olabileceğini gördük ve bence Laura'sız da olabilir.

Celselerde BH yönelimli değil de BH adayı kavramı kullanılır. Bunun bir ruh grubu olarak tüm insanlığı mı, özel ayrı ruh gruplarını mı, yoksa özel olarak sadece ayrı ayrı (tek tek) bireyleri mi içerdiğini konusunda emin değiliz.
Yani insanlığın önünde iki yol var diyelim.
4. yoğunluk KH realitesi
4. yoğunluk BH realitesi
Hangisine mezun olacağız ya da gezegendeki bilinç hangisini üretecek ya da seçecek bilmiyoruz ama bana sorulursa 3KH olarak öncelikli olarak 4KH a çekim duyuyor ya da yakın olmalıyız diye düşünürdüm ve 4KH gelecekteki bir 4KH gezegeni için bu gezegeni ele geçirmeye çalışıyor ve zaman kavramları bizden farklı.

Bunun dışında bir bireyin ölerek kendi ayrı bir gerçekliğe enkarne olması burada bu durumda BH gerçekliğine uygun oluşu ya da onu seçişi gibi bir kavram olabilir ve ayrı bir kavram olabilir. Bu nuda tam anladığımı söyleyemem.

Şimdi geçmiş ve geleceğin aynı anda olmasını kabaca mutlak bir geçmiş yani ilk başlangıç zamanı ve oradan sürekli ileri ilerleyen zaman olmaması olarak alıyorum ya da bundan fazlasını 4. yoğunlukta göreceğiz bileceğiz ya da algılayacağız demektir. Yani zaman konusunda kendimizi ne kadar zorlasakta algılayamıyoruz..

Paralel ya da kendi gerçekliğimizi yaratabileceğimizi ya da hatta bir evren yaratabileceğimizi bu celseler belirtir.

Kertişler birimiz -ya da bazılarımız- için  gelecek yani bazılarımız orada olmasa da sanrım diğerleri/birileri orada olacak ama sanırım anladığım kadarıyla kişi kertişlerin gelmediği bir gerçeğin parçası olmayı öyle ya da böyle üretebilir

Yine de 90 larda ki aktarımın ana hatları son yıllardaki celselerde de ana hatlarıyla doğrulandı
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#7
Şimdi 3 kh olarak bh yönelimli olma diye bir şey mümkün mü bilmiyorum? sanmıyorum
Yani öyle olsa zaten ölümle aramızdan mı ayrılırdı tersi nasıl mümkün mümkün mü_?

Şimdi K'lar bh için biz ancak sizin üzerinizden hareket edebiliriz diyor. Benim anladığım 3 kh olarak BH eğilimli olma denebilecek şey BH ın üzerinden hareketine uygun olma geçit verme (bu bir ölçüde kanallama) denen gibi olabilirdi. Bunun kişiyi bh ya da bh eğilimli kılacağını/yapacağını öyle bir açıklama gerektirdiğini de sanmıyorum. K'lar titreşim frekansı uyumluysa görüşürüz bağlanırız der. Yani Lauralar da KH tır ama görüşme var ve onların üzerinde hareket var.
Neden nasıl_?
Biz çağırmışız ve yardım istemişiz
Sonuçta o celseler yüzbinlerce kişiye ulaşıyor cevap aktarıyor.
Yani Laura Frank ve diğerleri bu celseleri yapsa evde sadece kendi okusa orada karşıda K'lar olur muydu?
Sanmıyorum. Bilmiyorum.

Bunun dışında celselerde Nordic birey ya da BH olarak tanımlanmaya yakın bir kaç kişi sanırım oldu. Ayrıca gezgin kavramı var ve eğer gezginler gerçekten 6.seviye kökenliyse belki öyle şeyler olabilir. Yani gelecekte bir bh gerçekliğine enkarne olup geçmişe aramıza dönenler bilmiyorum. Bu zaten gelecekte o olmayla aynı şey olurdu.

Bence geniş anlamda bh seçimi gezegendeki tüm bilinci kapsayan bir olgu. Yani bunun dışında ayrıca nadiren bh seçimi sanırım üretebilirdik ki gezegen öyle yükselmeyecekse zaten kendi gerçekliğinin parçası olmayı mı seçerdi yoksa gerçekten Şafağı Getirenlerde anlatıldı gibi özel bir zamandan geçiyoruz ve her türden izleyici mi burada bilmiyorum

Bana göre mantık olarak 3kh oluş 4kh oluşla uzantı olarak bağlantılı olmalı .Yani bunu bir yükselme tekamül olarak bile alsak 3kh tan 4bh a toplu mezuniyet ? O halde niye 3kh ız? Yani bir 3bh gerçeğinde olurduk
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

sybleman

#8
Sanırım 4kh a geçiş daha kolay dediğin gibi. Zor olan 4bh a geçiş yapmak.

Peki ikisinin aynı anda olma durumu olamaz mı? Parelel evren mantığındaki gibi. Sanki böyle olması daha mantıklı geldi bir an.

Anlamadığım bazı şeylere şu da dahil:

Mesela dedikleri bilgi korur mottosunu düşünelim. Öğrenmek, farkındalık korur geçiyor celselerde bir çok yerde.

Ama bir yerde de geçiş için bir çabaya gerek yok diyorlar.

O zaman neden iletişime geçip, farkındalık yaratma çabasındalar?
Yani düşünürsek çabalamaya gerek kalmadan bu olacaksa. Günlük hayatlarımıza devam edip, hiçbir durumu farketmeden de devam edebilirdik.

Son celselere doğru keltişlerin amacına ulaşamayacağı çünkü dalga gelmeden insanların yükseleceği geçiyordu. Şimdi burada da şunu düşünüyorum. O zaman neden diğer ihtimalleri bize anlatıyorlar. O zaman burada olası geleceklerimizin olma ihtimali durumu var.

Bir kaç olay için de bu geçmişti. Tarihi hatırlamıyorum, Fransa için nükleer tehditten bahsetmişler. Sonraki celselerde artık bu ihtimalin olmadığını söylemişler.

Demek ki biz özgür irade kavramına sahip bir gezegende olduğumuz için aslında onlar ne kadar tahmin etse de, olası gelecekler önümüzde duruyor. Bizim hareketlerimiz doğrultusunda bu şekilleniyor. Ve bence hiç bir şey yapmadan geçiş çok mantıklı gelmedi.

Bir diğer seçenek de, ilk temasa geçtiklerinde bizim durumumuz KH a doğru gidiyordu dolayısıyla o senaryoları bize anlattılar. Ama şimdi düzelme oldu ve BH a doğru bir gidiş var, ve onlar da artık keltişlerin başarılı olamayacağını düşünüyorlar.

Onların zaman algısı düşünülürse, bu da mümkün gibi geliyor. Biz 3KH olduğumuz için onları anlayamıyoruz belki de, değişen zamana ayak uyduruyorlar aynı an içerisinde,  ama bizde akışkan bir zaman var.

Oooo beyni yaktım arkadaşlar, ben bir yangın söndürme işlemi yapayım sabaha gelirim.

bozadi

#9
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Evet ara ara okuduğum için o noktayı kaçırmışım bağlantı kuramadım. Sonraki okumalarda böyle bir şey olmayacak gibi bir söylemleri de vardı evet. Ama bunu okuyunca dengeleyemedim.
Bu ihtimali (4KH'nin Dalga'nın gelişi öncesi dünyaya inmesi ihtimalini) tamamen dışlamıyorlar. Örneğin derin devletin "sahte uzaylı istilası" yoluyla insanlığı korkutup kontrol altına alma ihtimalinin konuşulduğu bir celsede, bu senaryonun gerçekleşse bile neden işe yaramayacağı ile ilgili açıklamalar yaparken, "gerçek uzaylı istilası daha önce gerçekleşebilir" gibisinden çok enteresan birşey söylüyorlar. Ama yine de, son dönem celselerin genelinde söylenenlere bakıldığında, Dalga'nın gelişi öncesinde 4KH'nin alenen ve kitlesel olarak dünyaya inmesi senaryosunun ihtimalinin düşük olduğu izlenimini edindim. Geçmişte bazı bölgelere inmişler, bildiğimiz, tartıştığımız gibi.

Ra Bilgileri'nde bu konuda çok ilginç ve açıklayıcı olabilecek bazı açıklamalar geçiyor:

Alıntı Yap
SORU: ... Eğer Konfederasyon üyeleri Dünya'ya inselerdi, onlar insanlarımız  tarafından tanrılar olarak karşılanacaklardı, yani onların birer tanrı  oldukları sanılacaktı ve böylece Konfederasyon üyeleri Özgür İrade  Yasası'na karşı gelmiş olacaklar ve kendilerinin herkese hizmet  kutuplaşmasını zayıflatmış olacaklardı. Sanırım Orion grubunun  inmesiyle de aynı şey olurdu. Eğer onlar da inebilseler ve tanrılar olarak  kabul edilselerdi, bu onların kendine hizmet kutuplaşmalarını nasıl  etkilerdi? 

RA: Orion grubunun kitlesel halde yeryüzüne inmesi, az önce söz  ettiğiniz fırsatın kesinlikle tam tersi olan, kendine-hizmet yönünde büyük  bir artışa neden olurdu. 

SORU: Eğer Orion grubu yeryüzüne inebilseydi, bu onun kutuplaşmasını  artırır mıydı? Şunu söylemeye çalışıyorum: Onlar için, perde arkasından  çalışarak, gezegenimizden yandaşlar, neferler edinmek mi -ki o takdirde gezegenimizde bulunan yandaşları kesinlikle kendi özgür iradelerini  kullanacaklardı- daha yararlıdır, yoksa grubun tümünün gezegenimize  inip olağanüstü güçlerini sergileyerek kendisine yandaş toplaması da  aynı kapıya mı çıkar? 

RA: İlk durum, uzun vadede Orion grubu için daha sağlıklı olur, çünkü bu  durumda yeryüzüne inerek Bir'in Yasası'na karşı gelinmemiş ve bu  gezegende bulunanlar vasıtasıyla iş görülmüş olur. İkinci durumda,  kitlesel bir iniş bu gezegenin özgür iradesini ihlâl edici olması nedeniyle,  bir kutuplaşma kaybı yaratacaktır. Ama yine de, bu bir kumar oynamaya  benzer. Eğer o durumda gezegen fethedilebilir ve İmparatorluk'un bir  parçası haline getirilebilirse, özgür irade yeniden oluşturulabilir. Bu  eylemde tereddüt gösterilmesi, Orion grubunun da Tek Yaratan'a doğru  tekâmül ediyor olmasındandır. Bu tekâmül arzusu, grubun Karışıklık  Yasası'na karşı gelmesini önlemektedir.



Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

 İsa konusunu bir konuşmanızda okumuştum evet isa yoktur dedikleri kısmı göremedim. İsanın bir kaç kişiyi temsil ettiği gibi bir bölüm okumuştum. Pavlus, sezar..
Aynen. Yahudileri kontrol altına almak için Hristiyanlık mitini yaratan Roma imparatorları, İsa karakterini yaratırken, o dönemde Roma halkı içinde zaten bir ölçüde bir tanrı/ilah olarak tapınılmakta olan Jül Sezar'ın hikayesinden unsurlar kullanmışlar gibi görünüyor. K'ların bu konuda olumlu atıf yaptıkları Francesco Carotta adlı şahsın "Jesus was Caesar" adlı kitabında, İsa'nın hikayesi ile Sezar'ın hayatındaki olaylar arasındaki "olağanüstü" paralelliklerden bahsediliyor. Epeyce kopyala-yapıştır yapılmış gibi görünüyor. Bir ara bu konu üzerinde de yoğunlaşmaya çalışabiliriz. Ve evet, Pavlus meselesi de var. Bir sahtelik olarak başlamasına rağmen, giderek ciddileşen ve yayılan Hristiyanlığın pozitif yönlerinin en önemli mimarlarlarından biri sanırım Pavlus. K'lar İslam için de "sahtelik" açıklamasında bulunuyor. Tüm bu dinler, iddia edildiği gibi sahteliklere dayalı olarak, dünyevi, sosyal, siyasi çıkarlar amacıyla bile yaratılmış olsa, zamanla kitlelere yayılınca, ister istemez bu dinsel oluşumların içine BH güçlerinin de girmesi kaçınılmaz olmuş. Ve ortaya bir karışım çıkmış oluyor. Hem epeyce KH hem de önemli sayılabilecek bazı BH eğilimlerine katalizörlük yapabilecek imkanlar doğuyor. Yani dinler çok kötü amaçlara da, çok iyi amaçlara da hizmet edebiliyor. Ki bunu zaten çok iyi biliyoruz. Karar, seçim, bireylere kalıyor.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

 Frank'ın KH yönelimi olup celselerdeki sapma kaynağı olduğunu bilmiyordum. Yani onun katıldığı celselere dikkat mi etmek lazım? Başka bu şekilde kişiler de var mı? Sonraki celselerde bazen trans halinde yaptıkları celselere denk geldim Ra'daki gibi. Grup ve yöntem değişmiş epey.
Celselerdeki tüm sapmaların Frank'le açıklanabileceğini sanmıyorum ama önemli bir payı olmuş gibi görünüyor. Trans medyumluğunun denendiği celseler çok az sayıda sanırım. Tekrar ruh tablasına dönmüşler.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

 Peki visa konusu. Kelime olarak taradığımda sanki o da olacak bir olay gibi geçmiş, ileri tarihlerde de o şekildeydi.
Zaten epeyce gerçekleşmiş, halen de gerçekleşmekte olan bir süreç bu. mRNA aşısı dayatmasının da o kehanetler

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

 Aslında bakınca bizim gelecekteki halimiz olduğunu söylüyorlar. Ve zaman diye bir şey yok. Şimdi, geçmiş ve gelecek hepsi aynı anda oluyorsa. O zaman insanlık olarak biz bu işten sıyrılacağız demek midir, en azından bir kısmı [:)] Hareketlerimiz ve kararlarımız ile döngüde kırılma yapıp parelel bir gerçeklik de yaratabiliriz sanırım. Yani yine de kertişlerin gelmesi durumunun olma olasılığı da var gibi.
Kertişler gelse de gelmese de (ki zaten onların temsilcileri dünyada epeyce egemenler) insanlığın bir kısmı 4BH'ye geçecek gibi görünüyor. Kertişlerin Dalga öncesi kitlesel iniş yapması belki bir "en kötü durum" senaryosu. Ki o senaryonun nihayetinde bile Kertişler amaçlarına ulaşamıyor.



bozadi

#10
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Qui-gon jinn

"Hiçbir şey de olmayabilir." maddesini de atlamayalım, bence önemli ve sanırım sıranın en sonuna eklenmesi gerekiyor...
Evet, bu açıdan da bakmak gerek. "Hiçbir şey olmaması" ihtimali son derece düşük sanırım ama hatırlattığı birşey bağlamında önemli bence. Kendimizi ilüzyondaki hiçbir senaryoya, hiçbir ihtimale aşırı bağlamamak. Kafayı aşırı kuma gömüp, ilüzyon ötesi gerçekliğin (herşeyin mutlak birliği) ilhamından mahrum kalmamak.

bozadi

#11
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

Şimdi 3 kh olarak bh yönelimli olma diye bir şey mümkün mü
Biraz "kavramsal" bir mesele bu. Yani kavramı nasıl yorumladığımıza bağlı sanırım. Teknik olarak KH'yiz, KH aleminde işlev gösteriyoruz. Ama bu durum BH alemine eğilim/yönelim duymaya engel değil. KH olduğumuz halde BH'lik yönünde güçlü sayılabilecek bir eğilimimiz varsa, "BH eğilimli" olmaktan bahsedilebilir sanırım.

%51 BH olmadığımız kesin şu an (elimizdeki kaynaklara göre). Ama bu durum BH kutbiyetimizi artırıp KH kutbiyetimizi azaltmaya engel değil. BH adayı olmak için BH kutbiyetini artırma eğiliminde olman gerekir. BH'ye eğilim, yönelim olmadan "BH adaylığı" diye birşeyden bahsetmek çok anlamlı olmaz sanırım.

bozadi

#12
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Sanırım 4kh a geçiş daha kolay dediğin gibi. Zor olan 4bh a geçiş yapmak.
İlginç bir tartışma konusu. 4BH'ye mezun olmak için %51 BH kutbiyeti geliştirmek yetiyor. Ama 4KH'ye mezun olmak için %95 KH kutbiyeti geliştirmek gerekiyor (Ra'nın tanımları). Bu açıdan bakıldığında 4BH'ye mezuniyet 4KH'ye mezuniyetten çok daha kolay. Ama Ra insanların çoğunluğunun ne BH ne de KH yönünde güçlü bir kutbiyet geliştirme eğilimi olmadığını, bunun çok problemli bir durum olduğunu söylüyor. Hiçbir güçlü motivasyon, istek sahibi olmamak, bitkisel yaşamda (komada) olmak gibi birşey bu sanırım. Kafamı karıştıran çeşitli yönleri var bu meselenin. Netleştirmek ümidiyle.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

 Mesela dedikleri bilgi korur mottosunu düşünelim. Öğrenmek, farkındalık korur geçiyor celselerde bir çok yerde.

Ama bir yerde de geçiş için bir çabaya gerek yok diyorlar.
Motivasyonun yüksekliğine, samimiyetine, derinliğine bağlı olarak, yapılan işlerin yoruculuğu kişiden kişiye çok değişebiliyor. Fiziksel emek isteyen bir iş var diyelim. Fiziksel güçleri aşağı yukarı eşit olan iki kişiden biri, motivasyonu yeteri kadar yüksekse, diğerinden çok daha fazla iş yaptığı halde çok daha az yorulabilir. Kaba bir benzetme ve bazı bakımlardan çok isabetli olmayabilir ama bir miktar benzerliği olabileceğini düşünüyorum söz konusu "eforsuzluk" meselesiyle.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Bir kaç olay için de bu geçmişti. Tarihi hatırlamıyorum, Fransa için nükleer tehditten bahsetmişler. Sonraki celselerde artık bu ihtimalin olmadığını söylemişler.

Demek ki biz özgür irade kavramına sahip bir gezegende olduğumuz için aslında onlar ne kadar tahmin etse de, olası gelecekler önümüzde duruyor. Bizim hareketlerimiz doğrultusunda bu şekilleniyor. Ve bence hiç bir şey yapmadan geçiş çok mantıklı gelmedi.

Bir diğer seçenek de, ilk temasa geçtiklerinde bizim durumumuz KH a doğru gidiyordu dolayısıyla o senaryoları bize anlattılar. Ama şimdi düzelme oldu ve BH a doğru bir gidiş var, ve onlar da artık keltişlerin başarılı olamayacağını düşünüyorlar.

Onların zaman algısı düşünülürse, bu da mümkün gibi geliyor. Biz 3KH olduğumuz için onları anlayamıyoruz belki de, değişen zamana ayak uyduruyorlar aynı an içerisinde,  ama bizde akışkan bir zaman var.
Bu söylediklerine genel itibariyle katılıyorum.

gerçek tosun paşa

#13
Aslında arkadaşlar sorularına oldukça güzel cevap vermişler sybleman konuyu daha çok dallandırmak istemiyorum o yüzden farklı ama bağlantılı bir duruma geçeceğim.


İnsanların, grupların, ülkelerin ve en sonunda gezegeninde bir yoğunluğu ve dolayısıyla bir kader profili var. Bu o kadar karışık bir mesele ki hem maddeyi hem de ruhu,kolektif bilinci, enerjiyi kapsıyor. Yani hem kadersel karmik profil hem genetik iç içe.

Yine celselerden yola çıkarak, insanlığın çok büyük kısmının 4Y bir gerçekliği deneyimleyemeyeceği çok net bir biçimde belirtiliyor. Yani 4Y ye geçecek mezun sayısı çok az. Bu mezunların çok büyük kısmı BH profiline geçiş yapıyorlar ancak çok az 4Y adayı 4YKH a geçiş yapabiliyor tam da bozadinin söylediği hesaba göre teoride 4YBH varlığı olmak daha kolay.

Çünkü bunun sebebi 4YKH gerçekliğine mezun olmak çok daha zor temel sebeplerinden biri, oradaki hiyerarşi içerisine dahil olabilmenin de zorluğu. Bu kadar yüksek bir bilinç ve farkındalığı "yokluk" yönünde sadece madde ile sınırlamak isteyen nefretle çevrili bir bilinç. Burada çok ileri seviye ruhların kendini gayet bilinçli şekilde kendine hizmete adamasından bahsediyoruz. Çakraların tam tersi yönde muazzam bir akıcılıkta dönebiliyor olması bir hayli yoğun fakat düşük frekansta etki ister.

Forumda bu konuda daha detaylı konuştuğumuz yerler var.

Bu kehanet konusu insanlığın kolektif bilinci diye basitçe tanımlayabileceğim inanç, kararlar ve farkındalığın oluşturduğu frekansla, titreşimle doğrudan alakalı gibi görünüyor. Yani bireylerin kendi bilgi ve farkındalığı bir grup şeklinde büyüyerek kolektif bir hal alıyor ve bu titreşimler doğrudan gezegenin de titreşimini etkiliyor, inanç ve değerler ise 4Y gerçeklikte dünyanın bir KH mı yoksa BH gezegeni mi olacağı yönünde bir  tarafta varlığını sürdürmesine/oluşturmasına/yaratmasına neden oluyor diyebiliriz.

Bu gerçeklikler arası geçiş/oluşum süreklidir. Başlamaz veya bitmez. İşte bu sebeple hiç bir kehanetin %100 yaşanacağı varsayılamaz. Kader ağlarını örmeye hiç ara vermez.

Kas.ların artık o gerçeklik ihtimali çok düştü yani o kehanet geçersiz kabul edilebilir sonucuna çıkacak ifadeleri olan kehanetlerde var hala olma ihtimalini yüksek gördükleri de, aralarından olanları da, şu an oluyor zaten dedikleri de...

Sadece bu dalganın uzun bir süreç olacağını ve gerçekliğin hala dizayn edilmekte olduğunu biliyoruz. Dünyadan bir grup elbette dalga ile 4Y gerçekliğe dünyanın gezegen olarak kendi kaderinden bağımsız olarak geçecek. Fakat bunun ne kadar verimli kabul edilebilecek bir sayıda olup olamayacağını bilmiyoruz. Kas.lara göre gezegen Bh ta olsa Kh ta, çok büyük bir kesim (insanlık) tekrar 3YKH deneyimiyle enkarne olmaya devam edecek. Benim anlayabildiğim kadarıyla eğer 4YBH bir gezegen geçişi olursa yani toplu halde o zaman bu gerçekliğe mezun olan ruh sayısı daha fazla olacak.


Bizim bu işin adaletine ve terazisine tam olarak doğru bir açıdan farkındalık geliştirebilmemiz mümkün değil sadece çıkarımda bulunabiliriz 3KH bir insan olarak :)




walldes

#14
Önüne bir sopaya bağlı havuç İçin tavşan gibi koşturulmamız ne acı. Büyük resmî/planı hiç öğrenmeyecek biri olmak. Madem gelecek sürekli ihtimal üzerine değişiyor. Niye rüyalarımıza önem veriyoruz. Yada kahinleri okuyoruz. Her şey çok çelişkili.