Herkez hakettiğini mi yaşar?

Başlatan maskesiz, 18 Nisan 2011, 00:22:27

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

maskesiz

Kendi fikrimle başlıyayım herkez hak ettiğinimi yaşar hiç zannetmiyorum Herkez seçimlerini yaşar sonuçları isteği gibi olur yada olmaz çünkü tek başımıza seçimlerimiz yeterli değildir başka birinin özgür iradesinin başladığı yerde bizimki biter
Bu boyut için öyle yanlış bir cümleki bu \"herkez hak ettiğini yaşar\"
başka sorular aklıma geliyor
kötü şeyler yaşamak için ne yapmış olabilirim ki
ben kötümüyüm ki burdayım
bir sürü soru olabilir böyle
insanın kendini hatırlamaktan korkması için söylenmiş bir söz gibi

hak ettin burdasın

hayır istediğim için burdayım ve kim olursam olayım hatırlamaya hazırım
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Pınar

#1
burada ince bir çizgi var, öncelikle hak nedir? onu tartışmak gerekiyor sanıyorum.:) Hak etmek, hakka sahip olmak ne demek?
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Scyth

#2
Benimde kafama çokça takılır bu konu. Bir kişinin tam özgür iradesiyle haraket etmesi bir başkasını bloke eder mi. Yani sokakta hiç tanımadığınız birine cebinizden tabancanızı çıkarıp ateş edebiliyorsanız ve bunun gerekçesi ben öyle istedim ise o halde bu durum J.J. Rousso'nunda dediği gibi orman kanunudur. Bir diğer bakış açısı ise reenkarnasyon ile nasıl olsa geri geleceğimiz için bu oyunun sadece bir parçası ve öğrenmemiz için derslerdir diyebiliriz. İkiside doğru bence ama ideal olanı ikisinin arasında olan benim kanaatim tabi bu. Yani biri ailenizin bir üyesine canı istedi diye tecevüz edip onu vahşice katledebiliyorsa burda adalet mekanızması işlemelidir. Hiç kuşkusuz evren bunu karma ile gerçekşeştirecektir; ama kişi bunu kendi gözü ile görmedikçe hayatına devam edemez. Böylece birinin özgür irade eylemi bir başkasının kısıtlanmasına sebebiyet verir. Bence özgür irade eylemlerinin sınırı başkalarının özgürlüklerini sınırlamama çizgisine kadar olmalı. Ama sokakta tanımadığın adamı öldürme isteği de bir özgür irade seçimi ise buna müdahale etmeden bir diğerinin özgür iradesini nasıl koruyabilirsin. Paradoksal bir durum. Az önce bahsettiğim ikisin arası durumu ise en iyi zaman/mekan şartlarında kendiliğinden şekillenebilir denilebilir. Bazen akışına bırakmak en iyisidir.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Pınar

#3
Hak durumuna bile maddesel bakıyorsunuz. Ne tecavüzü, ne öldürmesi...Aynada sol tarafınız, aslında sağ tarafınızdır bunu hiç düşündünüz mü? Paradoksun sebebini düşündünüz mü arkadaşlar?Okuma yazması olmayan bir adama "OKU!" dendi, neyi okuyacaktı arkadaşlarım? Siz niye okuyup, düşünmüyorsunuz? Okumak sadece kitabi mi? Düşünmek için gözleri kapatmak mı gerekli? Açın gözlerinizi ve bakın etrafa, dünya bir kütüphane!!!

Kendinizde içsel olarak neyi hak olarak görüyorsanız, onu yaşamınızda yaratırsınız! Eğer tecavüzü kendinize hak olarak görürseniz, zihinsel çapalarınız bu yönde ise siz onu yaşarsınız. Ve size tecavüz eden kişiyi de yargılayamazsınız. Bir deneyim yaratırsınız ve bu deneyimi gerçekleştirmek için bir ruhla anlaşma yaparsınız. O ruh iyi ya da kötü değildir. Sadece dersler vardır.

Ben " herşeyi kabul" dersinde kaldım ve tekamülüm gerilemeye başladı. Ama dersim bu idi, herşeyi sevgiyle kabul etmek, çünkü bu dersi verirsem O'nla bir olacaktım. Ama veremedim ve 2000 yıldır enerji bedenimde açtığım derin çukuru tamir etmek için uğraşıyorum.Kimi suçlayabilirim, haydi soruyorum size? Suçlu kim? 2000  yıl önce ihanet eden sevgili dostum olan ruh mu? Onunla bunu ben planladım, yap dedim yaptı.Ama kaldıramadım, ve düşmeye başladım. Çünkü kalp çakramı simsiyah yaptım. İntikam hırsı ile kapkara oldum.

Neyi hak ettiğimi düşündüysem onu yaşadım. Ben yarattım!!! O olmayı hak etmediğimi düşündüğüm için, düştüm...
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Alemtac

#4
Kendi seçimimizle var olduğumuzdan eminim :) en azından seçim yaptığım anı hala hatırlıyorum.

Kendini bilişle birlikte, seçimlerin kime ait olduğunu unutuverdik, kendi özümüzü göremez olduk. Daima başımıza gelenlerin nedenini içimizde aramak yerine başkalarına yükledik, başkalarının neden olduğunu düşünmek nedense daha kolay geldi. Nedeni ise, bence, egodur. Mesela, hata yaptım ama şunun, bunun yaptığı beni yanılttı ve bunlar gibi. Yeri geldi kendimize ağır suçlar yükledik, altında ezildik. Bakarsak bu da bir çeşit egodur.

Yaşadığımız hiçbir şey kötü olamaz, bizleri bu günkü idrak seviyesine getiren yaşadıklarımız olduğuna göre, bizlerin hayrına olanlar gerçekleşmiştir. Kendimizi sevmeyi başaramadığımızdan, hayatı suçlarız.

Kendimizi tanımaya çalışmadık, çünkü görebildiğimiz sadece bedenimizin bir kısmı, oysa karşımızdakini bütün olarak görebiliriz. Ancak bir boy aynası karşısında kendimizin sadece ön yüzünü görebiliriz ve dış görünümünü beğenmeyen kimse yoktur. Bir boy aynasında kendimize bakar gibi birine bakmaya çabalamıyoruz. Boy aynasından bakmayı başarırsak, davranışlarımızın bir yansıması olduğunu idrak edebiliriz. Hak etmek kavramının, bizim kendimize ithaf ettiğimiz bir söz olduğunu da ancak böylece anlıyabiliriz.
 

Pınar

#5
Ne kadar güzel anlatmışsın Alem'im.:) İçerimizde var olan dışımıza yansıyıp, bu illüzyonları yaratırken biz hala dışarıda haklı-haksız arayışında olmamalıyız. Aslında, kendimizde bilmediğimizi dışımıza bedenlendirdiğimizi farkına vardığımızda kendimizi bilmek yolunda attığımız adımlarımızdır. Her şeyi kendi deneyimleyen tek bir varlığız.Sadece deneyimlerimiz var ve içimizde olanı dışarıdaki ile açığa çıkarıyoruz.Ayna sembolizması bu yüzden çok güzel bir açıklama olmuş.:) Teşekkür ederim canım arkadaşım...
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Alemtac

#6
Senin verdiğin ışıkla canım Pınar'ım, ben teşekkür ederim :)Bu yüzden iki saniye arayla benzer şeyler yazmışız. Birbirimizin öğretmeni ve öğrencisiyiz. Burada yazılanlar öğrendiklerimiz dir. Bakış açımızda düzeltilmesi gereken yerler olabilir. Farklı bakışlar bizleri geliştirecektir. Teşekkürler sevgili dostlar :)
 

Pınar

#7
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen maskesiz

Kendi fikrimle başlıyayım herkez hak ettiğinimi yaşar hiç zannetmiyorum Herkez seçimlerini yaşar sonuçları isteği gibi olur yada olmaz çünkü tek başımıza seçimlerimiz yeterli değildir başka birinin özgür iradesinin başladığı yerde bizimki biter
Bu boyut için öyle yanlış bir cümleki bu "herkez hak ettiğini yaşar"
başka sorular aklıma geliyor
kötü şeyler yaşamak için ne yapmış olabilirim ki
ben kötümüyüm ki burdayım
bir sürü soru olabilir böyle
insanın kendini hatırlamaktan korkması için söylenmiş bir söz gibi

hak ettin burdasın

hayır istediğim için burdayım ve kim olursam olayım hatırlamaya hazırım

Maskesizim, kötü şeyler yaşamıyoruz aslında, herşey gelmeden önce kurguladığımız ve öğrenmekle yükümlü olduğumuz derslerden ibaret, biz ruhlar böyle büyüyoruz.herşey derslerden ibaret.:)) Ve bu dünyayı deneyimlemek için bekleyen ve sabırsızlanan ruhları düşününce biz gerçekten çok şanslıyız diyorum.Ruh ve bedenin duyuları arasındaki tek fark dokunmak, ne mutlu ki biz birbirimize dokunabiliyoruz.:)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

maskesiz

#8
Aslında aynı şeyi söylüyoruz Pınar cım sadece deneyimlerimiz farklı olduğu için farklı algılıyoruz Haklısın çok şükür ki kuşu böceğe ota ağaca dokunabiliyoruz

sonsuz sevgilerimle.....
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Pınar

#9
Biliyorum, bazen farklı bakış açıları iyi gelir.:)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)