Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

"Anlatmak Zamanı"

Başlatan kerem, 24 Eylül 2022, 16:53:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dionysos

#120
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman
Sizce bh bizi böyle bırakacak mı? Yardım nasıl olacak?

Mesela K'lar dedi ki; "Gruplarınız için endişelenmeyin. Kendileri için açılan BH yolunu izlerlerse iyi durumda olacaklar." Yani insan grupları. Eğer izlerlerse iyi durumda olurlar, endişelenmemeliyiz. KH yolunu izlerlerse iyi durumda olmayacaklarını anlıyoruz.

Mesela hemen yarın araplar toplanabilir ya da toplanamayabilir, ortak bir bildiri oluşturabilir ya da oluşturamayabilir, fikir Esad'dan çıkmış ya da başkası tarafından (.. vb) fısıldanmış olabilir ya da olmayabilir. Esad durmadan bunu fısıldayamaz. Araplar güvenlik gelecek refah arıyorsa.

Şu an bakıyorum da böyle bırakılmamış gözüküyoruz.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

sybleman

#121
Dionysos kesinlikle öyle. Bu yardımın bir kısmı ilhamla geliyor. Önceden yapılmış bir Bh planı var. Ama bu bizi yönetme gibi değil. Bu plâna biz de dahiliz. Kollektif olarak bu planı biliyoruz. Önemli noktalardaki kişilere ilham yoluyla tesir ediliyor. O düşünce veya birseyi yapma isteği ilham ediliyor. Biz de bunu kendimiz yaptık sanıyoruz. Tabii bu her zaman olan birşey değil gerektiğinde. Tabii bunlar.benim düşüncelerim ve deneyimlerden cikardigim sonuçlar.

Bilinç ziyareti gibi birseyden bahsetmiştim daha önce. 2 gün suriyedeki operasyondaki askerlerin bilincinde gezdim. Korkan, panikleyen, yaralanan, yaralanmış arkadaşının yanında şok olup kalan, Uçakta birden sorun yaşayan aşırı panikleyen bir pilot. 

bu alana girmeden astral düzlemde yaklaşık 50 kişiyle bir yerde buluştuk. Oradaki herkes aynı şeyi yapıyordu. Tek tek askerlere baglandık. Sadece fikir tesiri de değil. Duygu kontrolü veya yaraliysa enerjisel bir şifa vermek. Bu alana isteyerek gitmiyorsun. O yüzden diyorum arzu temelli değil. Yanı hadi meditasyon yapayim ben bugün yardıma gideyim diyemiyorsun.  Gerektiğinde cekiliyorsun ve kimin ihtiyacı varsa ona bağlanıyorsun. O kişiyi de ben seçmiyorum.

Bu benim tanık olduğum. Benim aracı olabildiğim duygu kontrolü ve şifa oldu.

O askerlerden sonra asker haberi izleyemiyorum ağlamaktan. Içinde bulundukları duygu durumları çok etkiledi beni.

Yardımın çoğu bu şekilde. Önemli konumdaki kimse yanlız değil önemli anlarda destek bu şekilde geliyor.

Mesela bu olaylardan önce amerikalı bir gazeteciydi. Bir yeralti su tünelindeydi. Su akmasi gereken oluklardan siyah koyu bir sıvı akıyordu. Aşırı korktu, bulduğu şey çok önemliydi ama yakalanmaktan da korktu. Mazgallar vardı. Çıkışı da kaybetmişti. Onu sakinleştirmeye çalıştım. Sonra çıkabildi mı bilmiyorum. Ama işte böyle oluyor bir anda o kişiye çekiliyorum. Duygu kontrolüne yardım ediyorum bağlantı kopuyor. Biraz daha kalayım çıkacak mı göreyim diyemiyorum.

Mutlaka yönetici konumdaki kişiler de tesir alıyordur bir şekilde.

Kesinlikle yalnız bırakılmadık. Ve birakilmiycaz hiç bir noktada. Söylemek istediğim de buydu. Biz güncel olaylar için endişe ederken aslında farkında olmasak da planlı bir akışın içindeyiz.

bozadi

#122

sybleman, "lider" hakkında söylediklerin bende ciddi bir şüphe uyandırıyor çünkü daha önce de belirttiğim gibi, Kolbaşı'nın kitaplarında da (en azından bir kitabında kendim rastladım), Griler tarafından programlandığı açık olan bazı bireylerin/görevlilerin, ciddi kaos dönemlerinde insanları birşeylere yönlendirmek (manipüle etmek) amacıyla öne çıkacağından bahsediliyor. Ve tabi tüm bu anlatımlarda hep "sevgi", "iyi niyet" tasvirleri var. Senin bahsettiğin "liderin" Griler/Kertişler tarafından manipülasyon (tuzağa çekme) amacıyla programlanmış bir lider olmadığından nasıl emin olunabilir? Kendi deneyimlerinle ilgili yaptığın çeşitli tasvirler bana Kolbaşı'nın "temasçılarının" deneyimlerini çağrıştırıyor, yani senin de dolaylı bir şekilde Gri propagandasına / amaçlarına hizmet etmediğinin hiçbir kanıtını göremiyorum; bu amaçla programlanmış olabileceğini düşünüyorum.


sybleman

#123
Bu konuda bir kanıt sunamam ki, nasıl sunabilirim? Sanırım bazı şeyleri yaşayarak görebiliriz. Hiç bir gri görmedim veya öyle bir kaçırılma anım yok. Griler tarafından ameliyat şifa gibi bir şey hatırlamıyorum. Senin dediğin gibi yaptıysalar da çok iyi bloke etmişler. Hiç böyle bir şey yaşadığımı hatırlamıyorum. Cildimde bedenimde bir yara izi veya bir etkiyle uyandığım hiç olmadı. Dinledigim temascilarda bir kaçırılma anısı, bir temas izi veya şifa verilme gibi şeyler hatırlıyorlar anladigim kadarıyla.

Bilmiyorum yani öyle olsa birşeyler anımsamam lazım değil mi grilerle ilgili?

sybleman

#124
Klarin dediği şey aklıma geldi de. Yanı iki taraf da benzer bir yapılanmada olabilir tabii. Kh grubun insanlara şifa vericez, bize katılın bize inanın biz sizi yüksek medeniyet seviyesine çıkarırız şeklinde propagandaları olacak muhtemelen. Bu iki tarafı nasıl ayırırız bilmiyorum. Çok benzer olacağı kesin. Şunu ekleyeyim BH taraf ise yardım ihtiyaç olan yere kendiliğinden gidecektir. Bir davet beklemeden. İnsanlara bir şart veya sınırlama zorunluluğu getirmeden. Sadece ihtiyaçları olan yardımı karşılıksız sunmak olarak görünecektir. Belki de KH'ın sunduğu imkanlardan az görünecek. KH bütün teknolojik gelişmeleri şuanki mantıkta sunmaya çalışacak, bununla cezbedecek. Bilmiyorum bir yerden yakalamamız lazım farkı.

Biraz dini örnek vermiş olucam ama bu son zaman için söylenen zaten bu iki tarafı ayırt etmenin zorluğu. Kalp çakrası açık olmayan kişi bunu anlayamaz ki. Sadece düşünerek baktığında iki taraf da muhtemelen aynı görünecek, belki de KH daha cazip bile gelebilir. Enerjiyi hisseden bir kişi bunu anlayabilir sadece. Kh ve bh in yaydığı enerji çok farklı. Enerjisinden anlayabiliriz gibi ilk etapta.

Inan nasıl tarif edebilirim bilmiyorum. Bu durumlara geldiğimizde umarım ayırt edebilecek seviyede oluruz.

Bunun kanıtını bulmak zor. bireysel olarak bunu çözebilmeliyiz. Boyut geçişi öncesi böyle bir durumda kalacağımız çok açık.

Dionysos

#125
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Klarin dediği şey aklıma geldi

Önder ya da birleştirici tek figür şu an Putin gibi görünüyor ama arkasında Xi Jinping ve bricks ya da daha dar da Kremlin bütünlüğü olmalı ve bence daha genişletseydik insanlığın bir yüzünü/yarısını bulmalıydık. Lider kavramını gruplar için öncü-alfalar, kabileler için şefler gibi bir anlam dışında ilginç buluyorum.

Eğer okunmadıysa çok kısa ve hızlı bir okuma olarak bunu önermek isterim.
https://kasyopyadeneyi.tr.gg/Pleyades--Oe-%26%23287%3Bretileri-1.htm
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#126
K'lar bh'ta yaş var dedi. Yani doğal olarak kim olduğunu hiç bilmediğimiz en yaşlılarımız (ruhsal olarak yaşlı olanlarımız) öncüler olmalı. Öne çıkıp çıkmayacaklarını bilmiyorum ama onlar olmalı. Eminim bir çok yaşlı(mız) vardır. Eminim çoklardır.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#127
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Bu konuda bir kanıt sunamam ki, nasıl sunabilirim? Sanırım bazı şeyleri yaşayarak görebiliriz. Hiç bir gri görmedim veya öyle bir kaçırılma anım yok. Griler tarafından ameliyat şifa gibi bir şey hatırlamıyorum. Senin dediğin gibi yaptıysalar da çok iyi bloke etmişler. Hiç böyle bir şey yaşadığımı hatırlamıyorum. Cildimde bedenimde bir yara izi veya bir etkiyle uyandığım hiç olmadı. Dinledigim temascilarda bir kaçırılma anısı, bir temas izi veya şifa verilme gibi şeyler hatırlıyorlar anladigim kadarıyla.

Bilmiyorum yani öyle olsa birşeyler anımsamam lazım değil mi grilerle ilgili?
%100 emin olmasam da, yüksek bir ihtimal vererek tahmin yürüttüğüm gibi, Griler tarafından onların amaçları doğrultusunda programlandın ve bu programlamayı şu veya bu düzeyde benimsediysen dahi, bu senin ille de KH'ye adanmış biri olduğun anlamına gelmek zorunda değil. Nitekim, Anlatmak Zamanı'nda boy gösteren temasçılar arasında da temelde BH eğilimli olduğu halde kısmen kafa karışıklığı ve zayıflık, belki kısmen de deneyim/gözlem/bilgi edinme amaçlarıyla bu projelerde yer alanlar olabileceğini düşünüyorum.

Senin farklı boyutlarda "eğitim alma" hakkında anlattığın deneyimler, bana temasçıların Griler tarafından organize edilen eğitimlerdeki deneyimlerini çağrıştırıyor. Bu forumda bildiğim kadarıyla hemen hemen hiç kimsenin yapamadığı veya pek anlatmadığı pek çok gizemli şeyi yapabildiğini anlatıyorsun. Nitekim en son tedavi amacıyla "suriyedeki operasyondaki askerlerin bilincinde gezdiğinden" bahsettin. Astralde Druidlerle görüşüp onların çok yüksek bazı bilgilerine zaten sahip olduğunun anlaşıldığı bir deneyimden bahsetmiştin daha önce. Bunun gibi, normalde dinlemesi bile çoğumuz için çok şaşırtıcı olabilecek şeyleri yaşamanın senin için "sıradan" ve "basit" olduğuna dair açıklamalarda veya imalarda bulunuyorsun. Anlattığın şeyler öyle ki, profesyonel bir "BH ekibinin" parçasıymışsın ve isteyen herkese bu konuda rehberlik, "liderlik" yapabilecek durumdaymışsın gibi bir sonuç doğuyor. Celselerde bir yerde "Işık Ailesi", "Işık İşçisi" denen şeyin aktif, bilinçli bir mensubu olmak gibi. Böyle birşeyin olamayacağını iddia etmiyorum kesinlikle, belli ki oluyor ama öyle görünüp de, yani ışık rolü yapan karanlık aktörlerin yürüttüğü projelerin bir mensubu da olabilirsin bana göre. Çünkü bu deneyimlerden böyle çocuk oyuncağıymış, olağan gündelik faaliyetlermiş gibi bahsedilmesi, bende şüphe zilleri çalıyor. Bana göre bu durumda ya gerçekten oldukça profesyonel bir BH ekibinin parçasısın (yoğun BH eğilimli bir BH adayı olarak), ya da tam tersine bir KH ekibinin parçasısın. Dediğim gibi, şu aşamada, Grilerin/Kertişlerin projelerinde görev alan herkesin, örneğin Kolbaşı'nın temasçılarının hepsinin ille de KH'ye yoğun şekilde adanmış tipler olduğunu düşünmüyorum. Bazıları normalde veya derinde daha ziyade BH eğilimli oldukları halde, belirli bir aşamaya kadar "karşı tarafın" projeleri içinde şu veya bu nedenle, şu veya bu miktarda rol alıyor olabilir, bu konularda net bir bilgim, sezgim olmasa da.

Deneyimlerine dair anlattıklarına bakınca, hem BH varlıklarıyla, hem de 4KH ile şu veya bu düzeyde bir etkileşimin, onlar tarafından şu veya bu düzeyde bir programlanmışlığın olmasına yüksek ihtimal veriyorum. BH eğilimli muhtemelen herkes kaçırılıyordur da, programlanıyordur da, ama BH eğiliminin o süreçteki gücüne bağlı olarak bu programlamalar tabi ki KH varlıklarının "arzuladığı" şekilde "tutmaz", ama çeşitli zorlayıcı, yıpratıcı, yozlaştırıcı etkiler yapabilir.

Hiçbir kaçırılma anın olmaması, hiç kaçırılmadığın anlamına gelmez kesinlikle. Laura ve ekibinde hemen herkesin onlarca defa kaçırıldığına dair bilgiler geçmişti. Kaçırılmak "KH eğilimine" işaret etmez, hatta belki tam tersine işaret eder. KH eğilimlilerin "kaçırılmaktan" ziyade "alınması"ndan bahsetmek daha doğru olur sanırım. Hani Kolbaşı "kaçırılma değil, alınma" diye vurguluyor ya, aslında KH eğilimliler açısından düşünülürse, gerçekten de "kaçırılmaktan" ziyade "alınanlardan" bahsetmek daha doğru olur. "Kaçırma" özgür irade tercihine aykırı bir durum ima ediyor, "alınma" ise adeta zaten istenen, beklenen bir deneyimi ima ediyor çoğu durumda.

Ortalama bir insana kıyasla psişik/astral algılarının, yeteneklerinin çok yüksek görünmesine rağmen hiçbir kaçırılma anın olmaması, hiçbir Gri görmemiş veya bunu hatırlamıyor olman, bana göre Grilerle etkileşimin yokluğundan veya azlığından ziyade, şüphelendiğim gibi onlarla ileri düzeyde etkileşimlerin olduğunu düşündürüyor bana. Belki hepimizin veya çoğumuzun da vardır böyle etkileşimleri, hatırlamıyor olsak da, bilemiyorum, bundan emin olmam çok zor. Sadece fikir yürütmeye, olasılıkları düşünmeye çalışıyorum.

sybleman

#128
Yani dediğin gibi de olabilir bozadi. dediğin gibi kh ın uğraşmadığı kimse yoktur. Özellikle auranın zayıf olduğu, saldırı beklemediğimiz anlarda neler yaşıyoruz kim bilir. Kaçırılma hiç hatırlamıyorum, saçma sapan, projekte olduğunu tahmin ettiğim, bir inanç veya korku aşılamaya yönelik rüyalar var.

Sadece teşebbüs olduğunu düşündüğüm bir şey yaşamıştım. Birden göbek bölgesinden astral bedenimin çekildiğini hissedip irkildim ve geri döndüm.

Sanırım hepimiz için geçerli, anlık değişen kh bh yatkınlığımız olabilir. Zayıf olduğumuz tek bir an bile onlar için yeterli olur. Tamamen yalıtık olsak hızlıca açılımlar yaşardık herhalde. Keşke öyle olsak da çıksak şu hengameden.

Eğitim mevzusu farklı da olabilir. Sanırım pleides de rastlamıştım. Bazı ruhların gruplar halinde geldiği ve gelmeden önce olabilecekler hakkında  eğitildiğinden bahsediyordu.

Bilmiyorum, yaşayıp göreceğiz.

Tgur

#129
Sybleman sana evvel önermiş miydim hatırlamıyorum bu sayfanın alt kısımlarında "Nedir bu kanal işleri" diye evvelden de çok kere önerdiğim karalamalarım var,okumadıysan bir bakmanı isterim,

Çok bahsettim bu kanal işleri çok geniş ve grift bir haldedir,zaten bizlerin de genel uğraşısı kanallardan verilen bilgiler yönünde,

Laura ve celse mensupları ve hatta bazı kişilerin gördüğü vizyonlar rüyalar veya karşılaştıkları olağan üstü dediğimiz konularda K.ların mütalaası var ve onları mevzu edip bilgi verme durumunda açıklamaları var,

Mesela senin karşılaştığın olağan üstü olaylara benzer Lauraının kuşatma diye adlandırdığı kendi üzerinde olanlar var,

Ancak Bozadi de söylediklerinde son derece haklı, Grilerin faaliyetlerindeki insan psişesine aykırı ve aldatıcı hususlarda incelemeleri ve yanlışlıklar konusunda ikazları var,

Kanalın ouija tablası yoluyla yapılması işinin bazı garantileri var diğer şekillerde temas eden varlığa gir dendiğinde olay endazesinden kopuyor,

Sonuçta etkisi altında olduğun olayları değerlendirmede farkında bir şekilde yanaşmak ve değerlendirmek gerek,ilgilendiğimiz bu hassas kanal bilgileri ve özellikle K. bilgileri bizi bu konuda şanslı çıkarıyor ama tekrar tekrar okuyup içine girip nüfuz etmek uğraşı istiyor,görüyorsun hala senelerce uğraştığımız halde ham bilgi hallerimize yeni yeni farkına varıyoruz,

Sevgi..


bozadi

#130

Ek açıklamalar ve uyarılar için teşekkürler Tgur.

"Uzaylılar bizi kurtaracak, liderler bizi kurtaracak..." tarzı beklentilerin, dönüp dolaşıp "monoteist" ilüzyonla ilgili uyuşturucu, güçten düşürücü, uyanmayı zorlaştırıcı yönlerine dikkat çekmek istiyorum. Dionysos'un bu hususta yaptığı itirazlara, eleştirilere genel itibariyle katılıyorum.

"Monoteist ilüzyon" ve tehlikeleri derken kastettiğim şey şu: Bizim kurtarılmaya ihtiyacımız yok, öyle bir hakkımız, hukukumuz da yok. Tüm yapmamız gereken kendi varlığımızın gerçeğine "uyanmak". Yani: "Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak." Elbette "yardım" hayatımızın çok önemli bir konusu. Yardımlar olmadan, yardımlaşma olmadan hayat olmazdı; ne de olsa nihayette herşey "bir". Dolayısıyla yardım denen şey de nihayette varlığın kendi kendine yaptığı bir yardım ama dersler gereği onun da kişinin / öğrencinin iradesini, bilgisini aşmaması gerekir. Yoksa gerçek bir ilerleme olmaz. Monoteizmle ilgili sıkıntı, yaratan ile yaradılan arasına aşılmaz engeller konması, ikisinin "bir" olduğu gerçeğinin üzerinin örtülmeye çalışılması, insana aciz bir rol biçilmesi (bkz. KH piramitleri, sömürü, yokoluşa gidiş) vs . Yaratan ile Yaratılan arasındaki ilişki bana göre Anne-Baba ile çocuk arasındaki ilişki gibidir. İki taraf aslında "bir"dir, bir döngü içinde rolleri değişir, birbirlerinin yerlerini alırlar. Dolayısıyla sonsuza kadar sabit rollerde kalan bir yaratan-yaratılan ikiliği veya kavuşmazlığı söz konusu değildir. Evren bizim evrenimiz, varlık bizim varlığımız, hayat bizim hayatımız. Bizden başka, benden başka birşey yok. Kim kimin evreninde kimi kimden kurtaracakmış? Herşey derslerden ibaret. Birlik gerçeğine uyandığımızda kabustan, sahteliğin hapishanesinden, esaretten kurtulmuş oluyoruz. 4'e mezun olmak, BH'ye mezun olmak bundan ibaret. Bilincimizi saran patolojik sahteliklerden, kabustan uyanmaktan ibaret. Maharaj'ın da yüzlerce sayfa boyunca anlattığı gibi.

Erhan Kolbaşı'nın Gri milliyetçiliği yaparken bilinçlere empoze ettiği sahtelik de bununla ilgili. Monoteist ilüzyon. Yalvaralım, itaat edelim de uzaylılar bizi kurtarsın. Ulan bari doğru-düzgün bir uzaylı bulaydın itaat edilecek. Gitmiş kendilerine hayrı olmayan, yok olmanın eşiğindeki 4. yoğunluk sülüklerini bulmuş itaat edecek. Biz 3KH olduğumuz için bu sülüklerin imkanları, yetenekleri bize Tanrısal görünüyor ama bu durum bunların yok olmanın eşiğindeki sefil varlıklar / yokluklar olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

O yüzden, kurtarıcılardan, kurtarıcı liderlerden ziyade şimdi ve burada kendi varlığımızdaki "basit" sonsuz cevheri ve bilinci ortaya çıkarma üzerinde çalışmamızın, bu doğrultuda işbirliği yapmamızın, bizi kabustan uyandıracak ("kurtaracak") yegane şey olduğunu anlamamız gerektiğine inanıyorum.

bozadi

#131

"Anadolu misyonu" muhabbetine de aynı açıdan yaklaşmak gerektiğine inanıyorum. Bence bu ancak kendi tanrısal gerçekliğine, birlik hakikatine uyanmakta olanların, uyanma sürecinde daha geride ama istekli olanlara yönelik yardımından ibaret olabilir. Kardeşin kardeşe, varlığın varlığa (dolayısıyla "kendine") yaptığı, yapabileceği bir yardım, bir öncülük.

Dünya insanlığının ezici çoğunluğu gibi, Anadolu dediğimiz coğrafyadaki insanların ezici çoğunluğunun da 4'e mezun olamayacağıyla yüzleşmemiz gerekiyor. Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de hayatımızın en yaygın gerçeği sefalet, işkence, sömürü ve acizlik. Bu siyasi bir eleştiri değil, siyaset ötesi, insanlık tarihi boyunca (düşüşten beri) içinde bulunduğumuz bir hal. Ezici çoğunluğun 3'ü başka gezegenlerde daha on binlerce, belki yüzbinlerce yıl boyunca tekrarlamaları gerekecek.

Bir de Anadolu misyonu derken, Anadolu'nun veya Türk milletinin başka memleketlere, milletlere "üstünlüğü" gibi bir imaj yaratılmasının "EGO"dan, sahtelikten, saçmalıktan ibaret olduğunu düşündüğümü de belirtmek isterim. Bu da yine monoteist esaret ilüzyonunun parçası. Birlik gerçeğiyle birebir çelişkili bir yaklaşım. Yahu biz dahil tüm insanlığın temel derdi "KENDİNE YARDIMCI OLAMAMASI". Bir misyondan bahsedilecekse, bu öncelikle "kendine yardım" misyonu olabilir. El öpme (üstünlüğünü kabul ettirme) karşılığında birilerine "yardım bahşetme" gibi birşey değil. Hele önce kendimize yeterince yardımcı olmaya başlayalım, kabustan, bilinçsel hastalıktan kurtulma doğrultusunda ilerleyelim, istekli başkalarının da uyanmalarına elimizden geldiğince yardımcı oluruz elbette. Birliğin doğası budur. Bu "kendi kendine yardımdır" en nihayetinde. Oculuk, buculuk nedir? Açlıktan ölmek üzere olan, bilinci bozuk zombi tavuğun son buğday ambarı fantazileri.

bozadi

#132

Yaptığım yorum ve yargılamalarda kendi sefil egomun izleri var muhakkak. Örneğin herhangi bir ideolojiyi (şuculuğu, buculuğu) benimsemiş bireyler arasında, esas derdi belirli bir ideolojiyi pompalamaktan ziyade, o ideolojiyi benimseme eğilimindeki bireylere az-çok pozitif bir doğrultuda gerçekten yükseltici etkiler yapmak olanlar vardır.

Örneğin forumda zaman zaman andığımız Mevlana, Yunus, Arabi gibi tasavvufçuların, başka din ideolojilerine karşı İslam ideolojisini dayatmaktan / yarıştırmaktan ziyade, İslam dini inaçları vesilesiyle tüm insanlığı birleştirici nitelikte pozitiflik, huzur, güven aşılamaya çalıştıklarına değinmiştik. Bunlar insan ile tanrı arasındaki (evrensel/varoluşsal) birliğin ilhamını vermeye çalışmışlar, böylece insanların dünyada genellikle egemen olan KH piramidi türündeki işkence-sömürü kabusundan uyanmalarına vesile olmaya çalışmışlar diye anlıyorum.

Aynı şekilde Türkçülük veya başka herhangi yaygın bir ideoloji üzerinden de insanlara aslında ideolojiler arası çatışma (üstünlük-alçaklık) ilhamından ziyade, moral, pozitiflik, güven aşılama çabası gösterenler olmuştur, oluyordur, olacaktır.

Bunu gerçekten yapmaya çalışanların "kural"dan ziyade "istisna" olduğunu düşünüyorum. O yüzden bazen o istisnaları da yok sayacak şekilde hoyrat yargılamalar yapıyorum. Ahkamlar keserken aslında egomun, nefsimin karanlık dehlizlerinde kaybolduğum pek çok durum olduğuna şüphe yok çünkü "şeytan (KH/ego) azapta gerek" deyişine uygun olarak, hala savunduğum görüşlere yeterince iman etmiyor olmanın sayısız, sınırsız acılarını, kahırlarını çekiyorum, kızıyor, acizlik ve yıkcılık hali içinde nefretle dolup taşıyorum sık sık. Çektiğim acıların nispi uyandırıcılık etkisinin de yardımıyla kabusumdan uyanmaya, hastalığımdan iyileşmeye çalışıyor, niyet ediyorum. İnşallah bu doğrultuda birbirimize faydamız olur ve artar.


arinmak

#133
Türk çağı , anadolu misyonu , göklerden gelen emir , lider , yardımcı , kidemli , seçilmiş vs vs ...

gördükçe , okudukça gülüyorum. twitter fazlasıyla varlar.

Yok şöyle olacak , yok böyle olacak , halam sakal takıp dedem olacak.

kolbaşı gibilere söylenecek çok şey varda ... neyse ...

kurtarıcı filan yok , akıllanana anlayana kadar kişisel veya toplumsal farketmez , dayak yemeye devam.

kurtarıcı , bilge , lider , kidemli vs vs ... sunulacak olanlara inanmam ...

3b kh gezegenindeki khleriz ,

Türkiye simülasyonundan  sonra , galaktik simülasyon [:D][:D][:D][:D][:D]

70-80 yıldır bitmedi bu ülkenin lideri , kurtarıcısı , hep daha kötü oldu , aslında dünyada da benzer durum varda ,

yöresel , bölgesel , ülkesel , küresel , liderler yetmedi , galaktik liderler çağına giriyoruz  [:D][:D][:D]

göktekinin verdiği aklı kullanma sonrada göklerden gelen bilmem ne demeye devam et.

Seçilmiş rollerine kanmayin , birileri enayi avında ...

Bu saçmalıklar burda satmaz.


Dionysos ve bozadi ye teşekkürler güzel noktalara değinmişler.

Galaktik kedicikler sizi.

 

gerçek tosun paşa

#134
Yorumlarınız için teşekkürler.

Bozadi hangimiz bu öfke tuzağına düşmüyoruz ki? KH düzeninde elbette içinden çıkılmaz döngülerin esiri oluyoruz. İçini dökercesine yazdıkların da kendimi bulduğum yerler oldu. Son temennine katılıyorum umarım pozitif yönde güzel faydalar olur...