Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

"Anlatmak Zamanı"

Başlatan kerem, 24 Eylül 2022, 16:53:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dionysos

#135
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman
Sizce bh bizi böyle bırakacak mı? Yardım nasıl olacak?

Çin yuanı alternatif rezerv para bilimi olacak güce/yapıya kavuşturmuş açmış bekliyor.

 
Alıntı YapC: Gruplarınız için umudunuzu yitirmeyin. Eğer onlar için açılan BH yolunu izlerlerse iyi durumda olacaklar.

Tam şu an da bütün araplar eğer savaşı durdurmazlar ya da sivilleri incitmeyi kesmzlerse tüm Arap dolar rezervinin yuana transferi ve dolarla bir daha ticaret yapmama kartını çekseydi ve birer birer Çin'e uçsaydı?

Bricks orada açıktı değil mi?
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#136
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman
Sizce bh bizi böyle bırakacak mı? Yardım nasıl olacak?

Siviller sokaklara çıkıyor ve hala düşünüyorum. Eğer statükodan, rahattan, konfordan ödün vermeye hazır olunsaydı savaş bir gecede bitirilebilirdi. Tüm araplar birleşip bir toplantı yapıp gaz ve petrolleri artık Çin yuanıyla satabilirdi. Uluslararası bankalardaki tüm stokları yuana yöneltebilirdi. Çin tarihin ipi gibi uzanmış, örgütü kurmuş, parayı güçlendirmiş, uluslarası rezerv para birimine dönüşme niyetini açıklamış, parasını bu güce açmış ve bu zaten batıyı nasıl yıkacağını ya da yardım arayanın ne yapacağını açıklıyor.

Biz sadece bilgi enformasyon alamıyoruz, tarihi gözlemleyemiyoruz ve olguları okuyamıyoruz çünkü batı medyası tarafındaydık ve dünyada olanları geç farkettik

Sabah Bush'u bir kahraman olarak gördüğü için Afganistan ve Irak'ta savaşan bir ABD askerini okudum. Vietnam'a bile asker götürdüler. Bugün kimseyi kıpırdatamazlardı.

Nerenin ne kadar yıkılacağı önemli değil batı bitmiştir. Er ya da geç. Ne kadar çırpınırlarsa çırpınsınlar batacaklar.
Araplar Vietnam'ı önemsedi mi? Araplar Vietnam'a yapılanları görüyor mu? Araplar Rusya ve Çin'e yapılanları?

Asyalı çekik gözlü düşman komünistler. Araplar kiminle dayanışması gerektiğini öğrenmeli. Kendilerini yönettiriyorlar ve güce, kontrole açmışlar. Paraları batı bankalarında yatıyor .Dolarla petrol satarak ABD silahlarını finanse ediyorlar ve halkalarına masal anlatıyorlar. Gerçek bu. Filistin sevicileri çıkıp krallarına dolarları satıp yuan almayı söylemeli.

10 yıl kadar sonra; K'ların "insanlık eninde sonunda birleşecek" lafını anlamış bulunuyorum. İnsanlığın ve uygarlığın batıdan ibaret olmadığını anlamış bulunuyorum. Asya da, Güney Amerika da tarihin bizim izlediğimiz gibi izlenmediğini de. 

Hala bu ülkenin iyi durumda olmak için batıyla mutlak mesafe koyması gerektiğini düşünüyorum (hala natodayız, hala dolarcıyız ) ve  kendi dışındaki ülkelerdeki asker varlığını çekmesi, Kürtlerle barışçıl mutabakat diyalog sürdürmesi, gerekirse anayasal tabanı değiştirmesi, kültürel toplumsal hak iadeleri yapması gerektiğini düşünüyorum. Endişelenmemiz ve üzerinde durmamız gerekenin bu olacağını sanıyorum.

Aşırı sağcı Netanyahu'yu bizim aşırı sağcılara benzetebilirdik .Etnik temizliğin/dışlamanın başka bir light versiyonu bizim burada da yapıldı mı? Daha az sivil zarar daha iyi kardeşlik ama ...

Nato yerine Rusya ve İran'la görüşüyor olabilirdik. Sesten 10 kat hızlı engellenemeyen füzelerle hiç bir güvenlik endişesi duymazdık. Sadece Avrupa araçları, Amerikan teknolojisi vb ne erişim daralacaktı. Cari açık küçülürdü. Niye biz İran'la dost değiliz. Niye seçimler öncesi Çin ve Rusya'ya uçulmuyor. Batı tarihin yanlış tarafı artık. Seçkinci kulübü. Buradan ne kadar erken çıkarsak o kadar iyi.

Suriye'yi parçalamaya girişen kimdi ve kimin çıkarları? Suriye de ne işimiz vardı?  Neden hala ilişkiler normalleştirilmiyor ve toprak bütünlüğüne saygı duyulup askeri varlık çekilmedi? Bunlar için niye sokaklara çıkılmadı?

Iraktaki işkencelerden sonra biz niye natodayız?
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#137
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman
Sizce bh bizi böyle bırakacak mı? Yardım nasıl olacak?

Amerika'nın neredeyse bir ekonomisi yok. İlaç satışı, silah satışı, kola satışı, dolara akıtılan rezervler ve dolar satışı ya da basılan sahte/karşılıksız para ve buna sağlanan güç ve itibar ana ekonomik kaynağı. Dolara sağlanmış sahte tiranlık/güç gerçek gücü ve bu gücü görmek gerekiyor. Doları uluslarası bir dolaşım aracı olarak reddetmek gerekiyor. Kendileriyle savaşılan Çinliler bunu erken farketmiş. Dünya haklarına çıkışı sunmuş yardım kapısını zaten zaten açmış görünüyor. Orada sadece bekliyor. Yani kapıyı açmış bekliyor.

Yuana kaçışlar ve yuana güç atfetme ve yuanı ana rezerv haline getirme onları panikletecek. Bırakın da Amerikan'ın kaderini Çinlilerin eline verin.

Şimdi Çin; okullar, mühendislik projeleri inşa ediyor ve ABD 5 yılda 7 ülkeyi çökermekten sözediyor ve çoğu ortadoğu da ve ortadoğuluların paraları dolar rezervi olarak batı bankalarında korunuyor.

Para enerjidir. K

Dünyada üretilen materyallerin neredeyse yarısı Çin'den çıkıyordur. Çin oldukça vermiş görünüyor.

Hiç bir şey yapmanıza gerek yok. Dolar imparatorluğu yerine yuan imparatorluğu, doların imajı yerine yuan koyma ve kaybetme korkusunu bırakma, olacaklara geçit verme. Bu insanlığı çıkaracaktır. Sahte uluslarası borçlar bile lapaya dönüşürdü. Her cephede tüm insanlıkla savaşamazlar.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#138
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman
Sizce bh bizi böyle bırakacak mı? Yardım nasıl olacak?

İnsanlar kafasında da gücü batı ve ABD/AB'e atfediyor. Yönelimi. Kültürel vb.de. Batı formunda yaşam idealize ediyor, onları seçkin, öncü tayin ediyor. Seçkin gözle bakıyor. (celebritization). Bu onlara güç bağışlıyor.

Büyük olasılık fizik kültürel yapı. Çinlileri çekici bulmuyor. Seks öykünmesi ve ideali. Öjenik olarak nesil sürdürme idealini de, seks üreme arzusunu da temsil ediyor olabilir.

Mesela Çinlileri izlemek sıkıcı olurdu. Seks ilahları olmazdı. İlahlaştıramıyor. Rock yıldızlarını düşünelim. Onları ünlüleştiremezdi.. Bunun dışında Freud'un erkekler ya da kadınlar üremeyi düşünemediği/onaylamadığı ile arkadaş olmayacaktır benzeri bir lafı var. Batı idealizasyonu. Bunun mutlak gücünü donanmış...

Bu basitçe; bir ABD başkanı ile yatmak Jinping ile yatmaktan ya da bir ABD seks sembolü/ilahıyla yatma Çinliden çekici olduğunda gibi. Tabi ki Çin vb. etnik ve diğer kültürü tüm toplumlara açsaydı ve ABD gibi kozmopolitan bir çeşitlemeye ve idealizasyona dönüşseydi işler farklı olurdu. Yani Çin, Rusya, Hindistan gibi toplumlar bu tip kültürel talepleri karşılayabilseydi? Herkes netflix'ini, oradaki çekici kadın erkekleri ,seks sembollerini vb. ni arıyor. Arapları sarışınlarla tavlayabilirsin. Çin bunu yapsa kazanırdı. Yani Arap ülkelerine güzel çekici sarışınlarla yuana geçin reklamları yapsa mesela Çin başarırıdı. Onların yolu bu değil.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#139
Dionysos, son birkaç mesajın, başlığın konusuyla tamamen ilgisiz görünüyor.

Dionysos

#140
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman
Sizce bh bizi böyle bırakacak mı? Yardım nasıl olacak?

KGB Arap liderlerine/seçkinlerine özel sarışınlar sağlasaydı, bir telefonla tüm işleri çözseydi, evlerine sarışın Rus kadınların ve çekici Rus erkeklerin olduğu egzantrik bir TV ağı bağlasaydı ve diziler, filmler üretseydi ?

Sonra ruble takasından sözetseydi?
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#141
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Dionysos, son birkaç mesajın, başlığın konusuyla tamamen ilgisiz görünüyor.

Dionysos

#142
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Dionysos, son birkaç mesajın, başlığın konusuyla tamamen ilgisiz görünüyor.

Bozadi anlıyorum ama kişisel düzeyde ilgi kurduğum bölümü zaten alıntılamış görünüyorum ve kendi ölçütümde sybleman adlı arkadaşa Bh yardımının nasıl anlaşılması gerektiğine dair açılımlar sunma çabası. Elbette sen ya da her okuyucu bunu bağdaştıramayabilirdi bunu anlıyorum ama emin olalım sybleman adlı üye arkadaşın "bh bizi öyle bırakacak mı" sorusunun/tepkisinin üzerine kişisel çabalar. Öylece bırakılmış hissetmiyoruz ve neden onu elimizden geldiğince açmaya çalıştık. Böyle ele alınırsa sevinirim.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#143
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Dionysos, son birkaç mesajın, başlığın konusuyla tamamen ilgisiz görünüyor.

Bozadi anlıyorum ama kişisel düzeyde ilgi kurduğum bölümü zaten alıntılamış görünüyorum ve kendi ölçütümde sybleman adlı arkadaşa Bh yardımının nasıl anlaşılması gerektiğine dair açılımlar sunma çabası. Elbette sen ya da her okuyucu bunu bağdaştıramayabilirdi bunu anlıyorum ama emin olalım sybleman adlı üye arkadaşın "bh bizi öyle bırakacak mı" sorusunun/tepkisinin üzerine kişisel çabalar. Öylece bırakılmış hissetmiyoruz ve neden onu elimizden geldiğince açmaya çalıştık. Böyle ele alınırsa sevinirim.
Bahsettiğim son mesajlarında, sybleman'dan yaptığın alıntıya cevap veriyor gibi görünmüyorsun. Bahsettiğin konular bu başlıkla tamamen alakasız gibi görünüyor. O konulardaki görüşlerini paylaşmak istemen gayet doğal ve potansiyel olarak hem senin için, hem de okuyan başkaları için faydalı olabilir ama o konulardaki görüşlerini zaten paylaşmakta olduğun bir başlık var sanırım. Arada bir konu bütünlüğü olmadığında, sadece aynı görüşleri daha fazla başlığa "yayma ihtiyacın" var gibi duruyor. Ve alakasız bir başlıkta peşpeşe çok sayıda mesaj yayınlamaya başladığında, o başlıktaki tartışmaların anlaşılmasını ve yürütülmesini zorlaştırıcı bir etki yapacaktır bu.

Dionysos

#144
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi
 Bahsettiğim son mesajlarında, sybleman'dan yaptığın alıntıya cevap veriyor gibi görünmüyorsun. Bahsettiğin konular bu başlıkla tamamen alakasız gibi görünüyor. O konulardaki görüşlerini paylaşmak istemen gayet doğal ve potansiyel olarak hem senin için, hem de okuyan başkaları için faydalı olabilir ama o konulardaki görüşlerini zaten paylaşmakta olduğun bir başlık var sanırım. Arada bir konu bütünlüğü olmadığında, sadece aynı görüşleri daha fazla başlığa "yayma ihtiyacın" var gibi duruyor. Ve alakasız bir başlıkta peşpeşe çok sayıda mesaj yayınlamaya başladığında, o başlıktaki tartışmaların anlaşılmasını ve yürütülmesini zorlaştırıcı bir etki yapacaktır bu.

Bozadi bütün içtenliğimle gerçekten ona yanıt veriyorum ya da verme çabası sonucu bu yazım trafiği genişledi. Başlıkla alakasız oluşu anlıyorum .Benim anlatmak istediğim şuydu. K'lar bize dedi ki; gruplarınız kendileri için açılan BH yolunu izlerse rahat edecek. değil mi? Bizim için açılmış bir bh yolu ya da rahat edebileceğimiz seçenekler neler olabilirdi? Biz bunu izliyor muyduk? Bunun kendi içimdeki içsel sesli düşünmesi. Yani Çin yuanının uluslarası rezerv para birimi olarak dolara karşı açık oluşu ,batı kampına karşı alternatif güçler oluşu bile belki rahat edebileceğimiz ve izleyeceğimiz yollardan bazıları olabilir mi? sorusu. Bu tabi ki bir yorum. Onu öyle iddia etmiyoruz ama anlatmak istenen gerçekten bizim için açılmış bir yol varsa bu gerçekten oradadır ve eminim biz farkında değilizdir ve yardım eminim veriliyordur ve verilmiştir.

Bozadi inan anlatmak istenen şu. Örneğin Haktancılar gibi bir federasyondan açık/pasif yardım kurtarma beklemiyoruz değil mi? Beklememeliyiz.

Bir misyon vb bizi kurtaramayacak değil mi?
Yazımlarım bunu açma ve sybleman'e anlatabilme telaşıyla uzadı.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#145
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

...Yazımlarım bunu açma ve sybleman'e anlatabilme telaşıyla uzadı.
Daha fazla uzamayacaksa, bu tartışmayı da uzatmaya gerek yok sanırım.

K'ların "Gruplarınız için umudunuzu yitirmeyin. Eğer onlar için açılan BH yolunu izlerlerse iyi durumda olacaklar." ifadesinin olası anlamları üzerindeki görüşlerini paylaşmak istersen, bunun için ayrı bir başlık açman veya o konuyla alakalı mevcut bir başlık altında o konudaki görüşlerini paylaşman isabetli, faydalı olabilir, hem senin için, hem de ilgilenen diğer herkes için.

bozadi

#146
Uzaylılar Bizim Bakış Açımızdan Negatif mi?

Dr. Karla Turner


Eğer "kaçırılma" raporlarını inanılır kabul edersek (ki rapor edenlerin dürüstlüğünden şüphe etmek için hiçbir neden yoktur) kaçırılma fenomeni aşağıdaki detayları içermektedir:

1) Uzaylılar çevremizi algılayışımızı değiştirebilir.

2) Uzaylılar gördüğümüzü düşündüğümüz şeyleri kontrol edebilirler. Bize çeşitli kılıklarda ve şekillerde görünebilirler.

3) Uzaylılar bizi (bilincimizi) fiziksel bedenlerimizden çıkarabilir, bedenlerimiz üzerindeki kontrolümüzü devre dışı bırakabilir, bedenimize kendi varlıklarından birini yerleştirebilir ve bilincimizi bedenlerimize geri koymadan önce bedenlerimizi kendi faaliyetleri için araç olarak kullanabilirler.

4) Uzaylılar görünmez bir halde yanımızda bulunabilirler ve kendilerini sadece kısmen görünür kılabilirler.

5) Kaçırılanların vücutlarında bilinen kaşık izi ve düz çizgi izlerinden başka izler de meydana gelir. Bu diğer izler arasında tekli delikler, çoklu delikler, büyük çürükler, üç ve dört parmaklı pençe izleri ve her türden üçgenler bulunmaktadır.

6) Kaçırılan kadınlar uzaylılarla karşılaştıktan sonra genellikle ciddi jinekolojik sorunlar yaşarlar ve bazen bu sorunlar kistlere, tümörlere, göğüs ve rahim kanserine ve histerektomilere yol açar.

7) Uzaylılar boyunlarımızdan, omurgalarımızdan, kan damarlarımızdan, diz ve bilek gibi eklemlerimizden ve diğer yerlerden vücut sıvıları alırlar. Ayrıca vücudumuzun çeşitli yerlerine bilinmeyen sıvılar enjekte ederler.

8 ) Kaçırılan çok sayıda kişi, bu karşılaşmalarından önce sahip olmadıkları ciddi hastalıklara yakalanır. Bunlar ameliyata, zayıflamaya ve hatta doktorların tanımlayamadığı nedenlerden dolayı ölümlere yol açmıştır.

9) Bazı kaçırılanlar zihinsel, sosyal ve ruhsal sağlıklarında bir dejenerasyon yaşarlar. Uyuşturucu kullanımı, alkolizm, aşırı yemek yeme ve aşırı cinsel ilişkiye girme gibi davranışlar sıkça görülür. Garip takıntılar gelişir ve normal yaşamın bozulmasına ve kişisel ilişkilerin yok olmasına neden olur.

10) Uzaylılar yetişkin cinselliğine, çocuk cinselliğine ve kaçırılanlara fiziksel acı çektirmeye büyük ilgi gösterirler.

11) Kaçırılanlar, uzaylılar tarafından eğitimler aldıklarını hatırlamaktadırlar. Bu eğitim sözlü veya telepatik dersler, slayt gösterileri veya uzaylı teknolojisinin kullanımıyla ilgili gerçek uygulamalı talimatlar şeklinde olabilir.

12) Kaçırılanlar, sadece uzaylılarla değil, bazen uzaylılarla birlikte askeri üniformalar içinde çalışan normal görünümlü insanlarla da karşılaştıkları tesislere götürüldüklerini bildirmişlerdir.

13) Kaçırılanlar bir deneyim sırasında genellikle birden fazla uzaylı türüyle karşılaşırlar, sadece grilerle değil. Gri, reptoid, insektoid, sarışın vb. her kombinasyon, aynı gemide veya aynı tesiste tek bir kaçırılma sırasında görülmüştür.

14) Kaçırılan bazı kişiler, götürüldükleri yeraltı tesislerinde grotesk melez yaratıklar, melez insansı fetüslerin olduğu kreşler ve insan bedenlerinin parçalarıyla dolu renkli sıvı fıçılar gördüklerini bildirmektedir.

15) Kaçırılanlar bu tesislerde insanların kanlarının tamamen alındığını, kesildiklerini, derilerinin yüzüldüğünü ve parçalandıklarını ve cansız bir şekilde odun yığınları gibi istiflendiklerini gördüklerini bildirmişlerdir. Bazı kaçırılanlar, kendilerini kaçıran uzaylılarla işbirliği yapmazlarsa kendilerinin de bu duruma düşecekleri tehdidine maruz kalmışlardır.

16) Uzaylılar evlere giriyor ve küçük çocukları geçici olarak alıp götürüyor, perişan haldeki ebeveynlerini felçli ve çaresiz bırakıyorlar. Ebeveynlerden birinin itiraz edebildiği durumlarda, uzaylılar "Bu çocuklar bize ait." diye ısrar etmektedir.

17) Uzaylılar kaçırdıkları insanları uzaylılarla ve hatta kaçırılan başka insanlarla cinsel ilişkiye girmeye zorlarken, uzaylı grupları da bu cinsel ilişkileri gözlemlemişlerdir. Bu tür karşılaşmalarda uzaylılar bazen kaçırılan kişinin işbirliği yapmasını sağlamak için kılık değiştirmiş, İsa, Papa, bazı ünlüler ve hatta kaçırılan kişilerin ölmüş eşleri gibi şekillerde görünmüşlerdir.

18) Uzaylılar kaçırılanlar üzerinde son derece acı verici deneyler ya da prosedürler uygulamakta ve bu eylemlerin gerekli olduğunu söylemekte ancak nedenini açıklamamaktadır... Yetişkinlerin yanı sıra çocuklar üzerinde de acı verici genital ve anal sondalar uygulanmaktadır.

19) Uzaylılar, küresel kaos ve yıkımın yakın olduğu bir döneme ilişkin tahminlerde bulunuyorlar. Belirli sayıda insanın ya başka bir gezegende ya da yıkım sona erdikten sonra dünyaya geri dönerek türlerini devam ettirmek üzere gezegenden "kurtarılacağını" söylüyorlar. Kaçırılanların birçoğu kendilerini kaçıran uzaylılara inanmadıklarını, hatta "kurtarılan" insanların çok daha kötü amaçlarla kullanılacağını öngördüklerini bildiriyor.

Tüm bu garip tasvirler tek bir dengesiz zihnin ürünü değildir çünkü birbiriyle bağlantısız vakalara ilişkin çok sayıda rapor söz konusudur. Bu ayrıntılar, birçok UFO araştırmacısının iddialarının aksine, kaçırılma deneyiminin tek tip olaylarla sınırlı olmadığına dair ikna edici kanıtlardır. Bu fenomen basitçe melezleme deneyleri ya da insan fizyolojisine ilişkin bilimsel araştırmalarla açıklanamaz... Kendimizi uzaylı temaslarının iyiliğine inandırmadan önce şunu sormalıyız: Aydınlanmış varlıkların iyi işler yapmak için gecenin karanlığını kullanmaları gerekir mi? Bizi felç etmeleri ve direnemeyecek şekilde çaresiz bırakmaları gerekir mi? Meleklerin ceninlerimizi çalmaları gerekir mi? Çocuklarımızın cinsel organlarını ellemeleri ve rektumlarımızı incelemeleri gerekir mi? Korku, acı ve aldatma yüksek ruhani güdülerle tutarlı mıdır?

bozadi

#147

 Üstteki yazı, celselerde bahsi geçen rahmetli Karla Turner'ın (veya onu anmak için hazırlanmış) eski web sitesindeki yazılarından birinin çevirisi.

Archive.org'a kopyalanmış İngilizce orijinal:

https://shorturl.at/hGT78

Kolbaşı tarikatı gibi bazı çevrelerce pozitif diye yutturulmaya çalışılan uzaylıların kim oldukları ve üzerimizde çevirdikleri işlerle ilgili epeyce acı verici deneyimler yaşayan bir insan Karla Turner. Bir akademisyen. Bu konularla hiç alakası ve ilgisi yokken, ailece (ve tanıdıklarıyla birlikte) bu konuda epeyce travma yaşamışlar ve bu konuyu araştırdıkça elde ettiği bilgilere dair çeşitli kitaplar yazmış. Belki önümüzdeki zamanlarda o kitaplardan da alıntılar yaparız.
 
Kolbaşı yanlış hatırlamıyorsam kendi kitaplarından bir tanesinde Karla Turner (ve yine sanırım David M. Jacobs) gibi bazı isimlere atıf yaparak, bu kişilerin söz konusu uzaylılarla ilgili olumsuz sonuçlara vardığını belirtiyor ama objektiflik görüntüsü için bu atıfları yapmasına rağmen, son derece subjektif bir şekilde bu uzaylıların avukatlığını, savunuculuğunu yapmaya devam ediyor. Bu dezenformasyonla mücadele için, kaçırılma vb. fenomenleri inceleyen belli başlı bazı ufologların ve diğer uzmanların bu konuda yaptıkları keşiflerin, paylaştıkları görüşlerin çevirilerine yer vermeye çalışacağım imkan buldukça. Çünkü Türkiye'de bu konuda ciddi bir bilgi kaynağı eksikliği olduğunu görüyorum. Kolbaşı gibiler, bilgi eksikliğinden kaynaklı bulanık suda balık avlamaya çalışıyor (veya bu amaçla "kullanılıyorlar") gibi geliyor bana.

fidelista

#148
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Uzaylılar Bizim Bakış Açımızdan Negatif mi?

Dr. Karla Turner

 
Eğer "kaçırılma" raporlarını inanılır kabul edersek (ki rapor edenlerin dürüstlüğünden şüphe etmek için hiçbir neden yoktur) kaçırılma fenomeni aşağıdaki detayları içermektedir:
 
1) Uzaylılar çevremizi algılayışımızı değiştirebilir.
 
2) Uzaylılar gördüğümüzü düşündüğümüz şeyleri kontrol edebilirler. Bize çeşitli kılıklarda ve şekillerde görünebilirler.
 
3) Uzaylılar bizi (bilincimizi) fiziksel bedenlerimizden çıkarabilir, bedenlerimiz üzerindeki kontrolümüzü devre dışı bırakabilir, bedenimize kendi varlıklarından birini yerleştirebilir ve bilincimizi bedenlerimize geri koymadan önce bedenlerimizi kendi faaliyetleri için araç olarak kullanabilirler.
 
4) Uzaylılar görünmez bir halde yanımızda bulunabilirler ve kendilerini sadece kısmen görünür kılabilirler.
 
5) Kaçırılanların vücutlarında bilinen kaşık izi ve düz çizgi izlerinden başka izler de meydana gelir. Bu diğer izler arasında tekli delikler, çoklu delikler, büyük çürükler, üç ve dört parmaklı pençe izleri ve her türden üçgenler bulunmaktadır.
 
6) Kaçırılan kadınlar uzaylılarla karşılaştıktan sonra genellikle ciddi jinekolojik sorunlar yaşarlar ve bazen bu sorunlar kistlere, tümörlere, göğüs ve rahim kanserine ve histerektomilere yol açar.
 
7) Uzaylılar boyunlarımızdan, omurgalarımızdan, kan damarlarımızdan, diz ve bilek gibi eklemlerimizden ve diğer yerlerden vücut sıvıları alırlar. Ayrıca vücudumuzun çeşitli yerlerine bilinmeyen sıvılar enjekte ederler.
 
8 ) Kaçırılan çok sayıda kişi, bu karşılaşmalarından önce sahip olmadıkları ciddi hastalıklara yakalanır. Bunlar ameliyata, zayıflamaya ve hatta doktorların tanımlayamadığı nedenlerden dolayı ölümlere yol açmıştır.
 
9) Bazı kaçırılanlar zihinsel, sosyal ve ruhsal sağlıklarında bir dejenerasyon yaşarlar. Uyuşturucu kullanımı, alkolizm, aşırı yemek yeme ve aşırı cinsel ilişkiye girme gibi davranışlar sıkça görülür. Garip takıntılar gelişir ve normal yaşamın bozulmasına ve kişisel ilişkilerin yok olmasına neden olur.
 
10) Uzaylılar yetişkin cinselliğine, çocuk cinselliğine ve kaçırılanlara fiziksel acı çektirmeye büyük ilgi gösterirler.
 
11) Kaçırılanlar, uzaylılar tarafından eğitimler aldıklarını hatırlamaktadırlar. Bu eğitim sözlü veya telepatik dersler, slayt gösterileri veya uzaylı teknolojisinin kullanımıyla ilgili gerçek uygulamalı talimatlar şeklinde olabilir.
 
12) Kaçırılanlar, sadece uzaylılarla değil, bazen uzaylılarla birlikte askeri üniformalar içinde çalışan normal görünümlü insanlarla da karşılaştıkları tesislere götürüldüklerini bildirmişlerdir.
 
13) Kaçırılanlar bir deneyim sırasında genellikle birden fazla uzaylı türüyle karşılaşırlar, sadece grilerle değil. Gri, reptoid, insektoid, sarışın vb. her kombinasyon, aynı gemide veya aynı tesiste tek bir kaçırılma sırasında görülmüştür.
 
14) Kaçırılan bazı kişiler, götürüldükleri yeraltı tesislerinde grotesk melez yaratıklar, melez insansı fetüslerin olduğu kreşler ve insan bedenlerinin parçalarıyla dolu renkli sıvı fıçılar gördüklerini bildirmektedir.
 
15) Kaçırılanlar bu tesislerde insanların kanlarının tamamen alındığını, kesildiklerini, derilerinin yüzüldüğünü ve parçalandıklarını ve cansız bir şekilde odun yığınları gibi istiflendiklerini gördüklerini bildirmişlerdir. Bazı kaçırılanlar, kendilerini kaçıran uzaylılarla işbirliği yapmazlarsa kendilerinin de bu duruma düşecekleri tehdidine maruz kalmışlardır.
 
16) Uzaylılar evlere giriyor ve küçük çocukları geçici olarak alıp götürüyor, perişan haldeki ebeveynlerini felçli ve çaresiz bırakıyorlar. Ebeveynlerden birinin itiraz edebildiği durumlarda, uzaylılar "Bu çocuklar bize ait." diye ısrar etmektedir.
 
17) Uzaylılar kaçırdıkları insanları uzaylılarla ve hatta kaçırılan başka insanlarla cinsel ilişkiye girmeye zorlarken, uzaylı grupları da bu cinsel ilişkileri gözlemlemişlerdir. Bu tür karşılaşmalarda uzaylılar bazen kaçırılan kişinin işbirliği yapmasını sağlamak için kılık değiştirmiş, İsa, Papa, bazı ünlüler ve hatta kaçırılan kişilerin ölmüş eşleri gibi şekillerde görünmüşlerdir.
 
18) Uzaylılar kaçırılanlar üzerinde son derece acı verici deneyler ya da prosedürler uygulamakta ve bu eylemlerin gerekli olduğunu söylemekte ancak nedenini açıklamamaktadır... Yetişkinlerin yanı sıra çocuklar üzerinde de acı verici genital ve anal sondalar uygulanmaktadır.
 
19) Uzaylılar, küresel kaos ve yıkımın yakın olduğu bir döneme ilişkin tahminlerde bulunuyorlar. Belirli sayıda insanın ya başka bir gezegende ya da yıkım sona erdikten sonra dünyaya geri dönerek türlerini devam ettirmek üzere gezegenden "kurtarılacağını" söylüyorlar. Kaçırılanların birçoğu kendilerini kaçıran uzaylılara inanmadıklarını, hatta "kurtarılan" insanların çok daha kötü amaçlarla kullanılacağını öngördüklerini bildiriyor.
 
Tüm bu garip tasvirler tek bir dengesiz zihnin ürünü değildir çünkü birbiriyle bağlantısız vakalara ilişkin çok sayıda rapor söz konusudur. Bu ayrıntılar, birçok UFO araştırmacısının iddialarının aksine, kaçırılma deneyiminin tek tip olaylarla sınırlı olmadığına dair ikna edici kanıtlardır. Bu fenomen basitçe melezleme deneyleri ya da insan fizyolojisine ilişkin bilimsel araştırmalarla açıklanamaz... Kendimizi uzaylı temaslarının iyiliğine inandırmadan önce şunu sormalıyız: Aydınlanmış varlıkların iyi işler yapmak için gecenin karanlığını kullanmaları gerekir mi? Bizi felç etmeleri ve direnemeyecek şekilde çaresiz bırakmaları gerekir mi? Meleklerin ceninlerimizi çalmaları gerekir mi? Çocuklarımızın cinsel organlarını ellemeleri ve rektumlarımızı incelemeleri gerekir mi? Korku, acı ve aldatma yüksek ruhani güdülerle tutarlı mıdır?


Bu kadar pisliği yapanaları bir de masum göstermeye çalışan tipler var.Neymiş bu bir anlaşmaymış kim bunların kendine yapılmasını ister.
Alıkonma terimi nedir ,bu resmen bir zorbalık,sana zerre kadar değer vermeyen bir yaratık snin iradeni hiçe sayarak her şeyi yapıyor.

bozadi

#149
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

 Bu kadar pisliği yapanaları bir de masum göstermeye çalışan tipler var.Neymiş bu bir anlaşmaymış kim bunların kendine yapılmasını ister.
Alıkonma terimi nedir ,bu resmen bir zorbalık,sana zerre kadar değer vermeyen bir yaratık snin iradeni hiçe sayarak her şeyi yapıyor.
Tepkilerini aynen paylaşıyorum fidelista.

Dikkat ederseniz, "kaçırılma" terimi yerine dayatılan "alıkonma" ifadesi de aslında özgür irade ihlali ima ediyor. Kaldı ki, kaçırılma (abduction) terimi boşu boşuna türemedi, olayın doğasının gerçeğini ifade ediyor. Ben şimdiye kadar bu konuda okuduğum veya duyduğum hikayelerde, bu uzaylıların insanlara "Şu şu sebeplerle seni gemimize (veya falanca yeraltı tesisine) götürmek istiyoruz / teklif ediyoruz, gelmek ister misin?" dediklerine rastlamadım. Gelişlerinde, alıp götürmelerinde, kaçırılan üzerinde yaptıkları işlemlerde hep bir deney hayvanına yapılan muameleler var, hatta çok, çok, çok daha kötüsü. Bir kere "felç etme" mevzusu var. Hem de sadece bireyi değil, o sırada o bireyin yanındaki ve çevresindeki pek çok kişiyi donduruyorlar, 3y'deki hayatı lokal olarak durduruyorlar resmen. Bireyin kendisi veya yanındakiler, hipnozda o süreci hatırlarken çoğu durumda "korkunç" bir travma durumunu tasvir ediyorlar. İnsana yakalanmış bir av hayvanının durumundan kat kat berbat şeyler dönüyor. Ama tabi bazı durumlarda, kaçırılmak istenen kişinin beyin kimyasıyla, bilinciyle oynayarak sakinlik, güven, hatta sevgi duygusu uyandırabiliyorlar bir süreliğine, ne de olsa teknolojileri bizim kafamızın basmayacağı düzeyde yüksek. Bu varlıkların kendilerinde, sıfatlarında, davranışlarında, insanlara yönelik muamelelerde sevginin zerresi görünmüyor, ama insanların direncini engellemek veya azaltmak için, teknolojik olarak olağanüstü müdahalelerde bulunabiliyorlar. Buna rağmen çoğu insan maruz kaldığı şeyi kelimenin tam manasıyla bir şeytanlık olarak görüyor, tarifi zor, hatta imkansız dehşet duygularına kapılıyorlar.

Ve işte, senin de dikkat çektiğin gibi, kendilerini ufoloji uzmanı gibi gösteren birileri hiç utanmadan bu dünyadışı varlıkların tüm bunları bizim iyiliğimiz için ve anlaşma / özgür irade temelinde yaptıklarını söyleyip bu uzaylıların AVUKATLIĞINA soyunuyorlar resmen. Aksi ihtimali tartışmayı bile reddediyorlar. Kolbaşı gibi tiplerin tavırlarını izleyecek olursanız, savundukları, taparcasına itaat ettikleri (ve başkalarını da itaat ettirmeye çalıştıkları) bu varlıkların kötü bir niyetleri olabileceği ihtimalini asla gündeme getirmiyorlar, bu konuda resmen bir "KIRMIZI ÇİZGİLERİ" var. Bu nasıl bir beyin yıkanmışlığı, bu nasıl bir vicdansızlık?!? İşte kendi toplulukları içinde ve herkese yönelik yayınlarında bu ihtimali ciddi bir tartışma konusu olarak ele almayı reddediyor olmalarından dolayıdır ki, Kolbaşı ve benzerleri tam olarak bir "tarikat" gibi hareket ediyor. Elçiliğine, avukatlığına soyunduğu varlıkların kötü bir niyetleri olabileceği ihtimalini asla ciddi bir ihtimal olarak tartışmaya yanaşmıyor, "kutsal inek" muamelesi yapıyor, dogmalaştırıyor, kutsallaştırıyor ve aksinin öne sürülmesini yasaklıyor. Onun "temasçılığını" yapanların veya tarikat mensuplarının, bu varlıkların "kötü niyetli" olabileceklerine dair en ufak birşey söylemelerine, böyle bir ihtimali gündeme getirmelerine bariz bir şekilde engel koyuyor, kırmızı çizgi çekiyor. "Bunu sakın yapmayın!" mesajı veriyor. Youtube yayınlarında temasçılar varlıklardan negatif bir etki görme tasviri yapmaya "yaklaştıklarında" bile Kolbaşı'yla göz göze gelip "toparlıyorlar", kırmızı çizginin gerisinde kalmaya "birinci dereceden" özen gösteriyorlar.

Sorsan dünyanın en hümanist insanı. Ama bakıyorsun ki resmen şeytanların avukatlığını yapıyor. Ve bu varlıklarla hiçbir doğrudan iletişim teması yok (en azından açıkça). Bu varlıklar bu şahsı ve benzerlerini "adam" (!) yerine koyup da iki kelam etmiyorlar. Kendisi de "Ya ben bunların bu kadar ateşli avukatlığını yapıyorum, doğrudan birkaç soru sorup cevabını alıp insanlara aktarmayı talep edecek kadar hakkım-hukukum yok mu, veya böyle bir sorumluluğum yok mu?" diye sorgulamıyor gibi görünüyor. Çünkü savunulacak bir tarafı yok, en azından insan bilincine ve vicdanına uygun şekilde savunulacak hiçbir tarafı yok. O yüzden sonsuz bir muğlaklıkla, kaçak-göçek tasvirlerle, beyin yıkayarak, "tarikat" (itaat) tarzında hareket ediyorlar. Efendilerinin emirlerine uygun olarak.