Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

boyut atlama

Başlatan Anadolu, 03 Kasım 2020, 17:19:39

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dionysos

#15
Alıntı Yap">Orjinal Mesajı Ekleyen Anadolu

 yemek icin onlari oluruyorsak,


kurtlar koyunları öldürür, insan insanı. Bazen de hayvanı (bu yeme dışı) benim bildiğim öldürmeler bunlar..

yemek için öldürmüyoruz, yemek için besleniyoruz, onu yiyoruz...
Yani, bu metabolik ihtiyaç ve yaşamam hayatta kalmam, varolmam için gerekli ya da zorunlu olan tersi beni öldürür, bir seçim yapmalıyım demektir.

Aslan şunu diyor düşün..
Dur geyik öldürüyorum. Daha az yiyeyim. O hal de varolmayayım geyikler ve antiloplar dolsun her yer... Ben buraları boşaltayım.. Bu gelip geçici bir doğa. K ların deyimiyle ilüzyon... Bunları düşündüğümü düşünüyorum en azından gözden geçirdim. Bence... Bunlar üzerinde çok durma...
Şöyle bak. Varoluşumla bir geyiğin saygısını nasıl kazanabilirim. Ben onun geleceği ya da başka bir biçimiyim...
Ben de öleceğim ve benim sırtımdan beslenenler de var. Oldu....
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bona fide

#16
şöyle bi yazı okumuştum
"İnsan bilincinin kitlesel ölçekte dönüşümü, iki faktör olmadıkça gerçekleşemez. Birincisi, türümüzün hayatta kalmasına yönelik büyük bir kitlesel görsel ölüm tehdidi ve iki, bir halkın işlerini veya değerlerini kaybetme tehdidi. Bu iki faktör yerine oturduğunda, insanlar düşüncelerini bir gecede değiştirmeye başlar "

bunun dışında egosu insan merkezli ilüzyona bağlılıktan vazgeçmemek için her türlü bahaneyi savunacaktır ki o sağlık tehdidide egosunu yşatan bedene olan tutkusundan ne çelişki değil mi yaşamı ilüzyon diye kestirip atmak ancak bu ilüzyonda baş aktör olmaktan vazgeçmemek için sonuna kadar direnmek. o halde sevgi tüm canlılarla etkileşim enteğre seanlaslarla dünyayı kurtarma gibi içeriği boş cümlelerle züğürt tesellisi yapılmakta kanımca. kitlesel dönüşüm için tehdit gerekiyor ne acı hayvan yaşamak için başka hayvanı öldürüyor bende öldürmek zorundayım bilinç bu seviyede baktığı surece evrilmek mümkünmü dersler ne içindi 3 yoğunlukta ne arıyorduk insan olmanın gayesi sadece insana yaklaşımda sevgi ve merhamette mi sınırlı mangal partileriyle alınan zevkin açığa çıkardığı vahşet korku negatif enerji sadece 2 boyuttakileri ilgilendirir biz önümüze bakalım kısaca kasyopa bu mantıkla işliyor durumu ortaya çıkmıyormu bu bakış açısıyla. dezenformasyonlar açıklandığında ne olacak ya işte biz kitap celse neyse onu yaptık düşünemedik empati yapamadıkmı dicez yoksa insan merkezli bir oluşumuz ve senin düşüncene katılmıyoruzmu denecek kutsal kitaplar öldürmeyin der hayvan öldürüyorsa sende öldür demez yasadır bu uygulayan varmı var uygulamaynların yanında esamesi okunmasada.insan düşünen bilnçli canlıysa fark nerede gerçekten farkımız ne hmm daha güçlüyüm seçeneklerim içinde yaşatmak var ancak öldürmekte var ve ben bunu seçiyorum. ne muhteşem fark geyikler ve diğer hayvanlar insana saygı duyuyor. ben hala kasyopalıların insan merkezli ilüzyonu reddeden tüm canlılara sevgide eşit mesajları verdiklerini okumaların kişisel yorumlarla ve dezenfomasyonlarla manipule edildiğine inanıyorum
sağlıklı sağlıksız tüm eti tüketilen hayvanlara yuklenen antibiyotiklre direnç gösteren virüslerle toplu ölümler ve bulaşıcı hastalıklardan sonra hayvanların imhasını et tüketimini ortadan kaldıracak bir dönem çok yakın ve başladı medyada bahsedilmiyor linkler internette kşiye özel bireysel mesajlarla değil raporlarla ve insan merkezli ilüzyon şunu diyecek mecburen sağlığımı tehdit ediyor türketmeyim. canlılarla etkileşim doğaya saygı  ekolojinin surekliliği asla aklına gelmiyor buna bh diyebilirmiyiz insan merkezliysek kendimizi ve kendimiz gibileri ikna ederiz ve bu kh yaşamında hiç zor değil göğsümüzü gere gere deriz görünüyor
 

bozadi

#17
K'lar "siz hayvanları sömürüyorsunuz, Kertişler de sizi sömürüyor" gibisinden bir ifade kullanmışlardı diye hatırlıyorum. İnsanların negatif/elitist bazı güç odakları (nihai olarak İlüminati) tarafından, Griler/Kertişler tarafından veya başka varlıklar tarafından sömürülüyor olmasının tek nedeni insanların hayvanları sömürmesi değil bence ama evet, bu da resmin parçalarından, yansımalarından biri. K'lar "hayvanları öldürürken acı çektirmek zorunda değilsiniz ama yine de çektiriyorsunuz" gibi bir ifade de kullanmıştı. Tüm bunlar insanların egosal çiğlikleriyle, bencillikleriyle yakından alakalı tabi ki. Ve bana kalırsa insanların hayvanlara zulmediyor olmasından önce, insanın insana zulmü geliyor. İnsanın ilk muhatabı hayvan değil, yine insandır, kendisidir ve bu tabi ki tüm canlılar için de geçerlidir. Yani "insan" ve "zulüm" kavramları bir arada düşünülecek olduğunda, ilk başta akla gelmesi gereken şey hayvanlar değil, yine insanlardır. Yani burada bir önem, bir öncelik hiyerarşisi vardır ve hayvanlar kesinlikle "insan ve zulüm" meselesinde hiyerarşinin ilk sırasında gelmiyor; her ne kadar bu durum hayvanlara nasıl bir muameleme yaptığımızın hiçbir önemi olmadığı anlamına gelmese de.

"Bireyin bireye zulmü"nden bile önce gelen birşey var; "bireyin kendine zulmü". KH dediğimiz varoluş modu (bebeksi/çocuksu gelişim evresi olan doğal/kaçınılmaz KH'den ziyade özgür iradeyle seçilen KH yolu) bireyin kendine, varlığına olan ihaneti ve zulmü sayılır bir yönüyle. Ve aslında hepimiz şu veya bu ölçüde (İlüminati veya Kertişler kadar olmasa da) kendi varlığımıza bu ihaneti, bu zulmü yapıyoruz. İnsan bu zulmü kendine yaptıktan sonra, kendi dışındakilere ve özellikle daha zayıf, daha güçsüz durumda bulduklarına da yapabileceği açık, doğaldır.

Biz burada bu meseleyi ne kadar tartışırsak tartışalım, insanların kendi türüne yönelik işkence ve katliamları yakın bir zamanda bitmeyeceği gibi, insanların hayvanlara yönelik işkence ve katliamları da yakın bir zamanda kesinlikle bitmeyecek ve haberlerine tanıklık ettiğimiz gibi besin amaçlı hayvan işkence ve katliamı bir yana, hayvanlara tamamen psikopatik biçimde yapılan işkence ve katliamların artması bile beklenebilir. Dolayısıyla bu forumda özellikle "besin" anlamında hayvan suistimalinin doğruluğu/yanlışlığı davasını ateşli bir şekilde gütmenin hiçbirimize gerçek bir faydası olacağını sanmıyorum, hele ki bu tartışma birbirimize olan nefret duygularımızı giderek daha fazla tetikleme eğilimindeyse. Yani bu tartışmayı burada ateşli/militan bir şekilde gütmek, birbirimizin BH eğilimlerini artırmaktan ziyade KH eğilimlerini tetikler/tetikliyor gibi görünüyor bana; bilmem siz ne düşünürsünüz bu konuda.

İnsanın sorumluluğu öncelikle kendine ve kendi türüne karşıdır. Birbirimizin pozitifliğine yatırım yapmamız gerekiyor çünkü çok dengesiz biçimde "negativite" deneyimliyoruz. Hepimiz sayısız işkencelerin, zulümlerin ve hatta katliamların muhatabıyız doğrudan ve dolaylı biçimlerde. Bu kısırdöngüyü kırmamız gerekiyor. Dengesiz biçimde fazla olan negativiteyi dengelemek (hastalığı tedavi sürecine sokmak) için pozitivitenin artırılması gerektiği apaçık ortada. Bizim pozifleşmemiz, başta kendimize yapmakta olduğumuz işkenceyi azaltmayı ve nihayetinde sona erdirmeyi sağlayacaktır ve bu gerçekleştikçe, diğer insanlara ve giderek diğer tüm canlılara (hayvanlar, bitkiler...) bilinçli veya yarı bilinçli biçimlerde verdiğimiz zararların da giderek azalmasını sağlayacaktır. Konuşmamız, tartışmamız, destekleşmemiz gereken başlıca konu budur.


bozadi

#18
Bize ne kadar ters, anlamsız gelebilecek olursa olsun, varoluşta bir sorun yoktur, herşey olduğu ve olması gerektiği gibidir, iyidir, doğrudur, güzeldir. Özgür iradeleriyle ilüzyonik alemlerde çeşitli oyunlar oynayan varlıklar kendilerini ve birbirlerini çok olumsuz durumlar içine düşürülebiliyorlar ama bu durum tüm evreni, tüm varoluşu aynı kuyunun içine çekemiyor; varoluş tüm haşmeti, güzelliği, paha biçilemezliğiyle devam ediyor. Ama kuyunun içine düşenler için tüm hayat, tüm varoluş, tüm evren o kuyunun içine düşmüş gibi görünüyor, deneyimleniyor. İnsanın insana ve diğer varlıklara yaptığı ve/veya diğer varlıklar elinden çektiği işkenceler de bu şekilde, varlık gruplarının kendi özgür iradeleriyle ilüzyon içinde oynadıkları oyunun içinde gerçekleşen şeyler. Herkes tüm yaptıklarının hesabını kendine ve herkese/herşeye karşı veriyor/verecek bir şekilde ve geriye sadece dersler, öğrenişler, bilgiler (farkındalık pekiştirme) kalıyor/kalacak. Varoluşun özüne ve geneline birşey olduğu yok. Her zaman olduğu gibi zamanlardan/mekanlardan (ilüzyondan) bağımsız (ilişkili ama bağımsız) bir şekilde mükemmelen devam ediyor.

Dertlerle, sorunlarla uğraşmak, çözmeye çalışmak çok iyi, çok güzel, çok değerli birşey ama insan mutlak varlığın anlamını, onunla ÖZDEŞLİĞİNİ unuttuktan sonra, ilüzyondaki sorunlarla mücadele süreci ciddi çıkmazlara giriyor, başlı başına bir işkenceye dönüşüyor.

Dünya hayatı, ebedi varoluş gerçekliğine dair farkındalığımızda ciddi azalmalara neden olabiliyor. Ve asli farkındalık kaybı belirli bir seviyeyi aştığında, dünya hayatını, dünya ilüzyonunu ebedi gerçek yerine koymak hatasına düşüyoruz ve o zaman dünyada olan bitenler tüm varoluşa oluyormuş, tüm varoluş yanıp mahvoluyormuş, işkenceye, katliama uğruyormuş gibi bir zanna kapılıyoruz ve bu tabi ki çok travmatik etkiler yapıyor. Evet, duyarlılık/vicdan/çaba/mücadele çok önemli ama ilüzyonu, hele ki son derece dengesizleşmiş, hastalıklanmış bir ilüzyonu ebedi gerçek yerine koyduğumuz zaman, bizi kendi yollarına çekmeye çalışan KH varlıklarının tuzağına düşmüş oluyoruz bir yönden. Onların oluşturduğu, beslediği, kızıştırdığı, sürekli negatifleştirdiği bir düzeni "ebedi düzen" sanıyoruz ve nihayetinde ebedi düzene, evrene, varoluşa isyan etme gereği duyuyoruz. Burada bir yanlışlık var.

bozadi

#19
Alıntı Yap
M: Benim dünyam tıpkı sizinki gibi. Ben algıladığım bir dünyada görürüm, işitirim, düşünürüm, konuşurum, hissederim ve eylemde bulunurum, tıpkı sizin gibi. Fakat sizin için bu her şeydir, benim için ise hemen hemen hiçbir şey. Dünyayı benim bir parçam olarak bildiğim için, ona verdiğim önem, sizin yemiş olduğunuz yemeğe verdiğiniz önemden daha fazla değildir. Yemek hazırlanırken ve yenirken sizden ayrıdır ve zihniniz onunla meşgul olur; bir kez yiyip yuttuktan sonra onu tümüyle unutursunuz. Ben de dünyayı yiyip yuttum ve artık onu düşünmeye ihtiyacım yok.

S: Bütün bütüne sorumsuz olmuyor musunuz?

M: Nasıl olabilirim ki? Benimle bir olan bir şeyi nasıl incitebilirim? Tam tersine, dünyayı düşünmeden her ne yaparsam dünyanın yararına olacaktır. Beden nasıl kendini bilinç-dışı olarak düzene koyuyorsa, ben de bilinç-dışı olarak hiç durmaksızın dünyayı düzeltme faaliyeti içindeyim.

S: Bununla birlikte, dünyanın çektiği muazzam ıstırabın farkında mısınız?

M: Elbette, sizden çok daha fazla farkındayım.

S: Öyleyse ne yapıyorsunuz?

M: Ben ona Tanrı'nın gözünden bakıyorum ve her şeyin yolunda olduğunu görüyorum.

S: Her şeyin yolunda olduğunu nasıl söyleyebilirsiniz? Savaşlara, sömürülere, vatandaş ile devlet arasındaki zalimce mücadelelere bakın.

M: Bütün bu dertler insanın eseridir ve onlara son vermek de insanın gücü dahilindedir. Tanrı, insanı kendi eylemlerinin sonuçlarıyla yüz yüze getirmek ve dengenin yeniden sağlanmasını talep etmek suretiyle ona yardım eder. Karma, doğruluk için çalışan bir yasadır; o Tanrı'nın şifa verici elidir.



Alıntı Yap
M: İnsan kendini bilmek için karşıtıyla yüz yüze gelmelidir kendisi olmayanla. Arzu deneyime götürür. Deneyim de ayırt etmeye, bağımlılıklardan kopuşa, kendini-biliş'e götürür - yani kurtuluşa. Ve kurtuluş nedir zaten? O doğumun ve ölümün ötesinde olduğunuzu bilmektir. Kim olduğunuzu unutmakla ve kendinizi ölümlü bir yaratık olarak düşünmekle o kadar çok dert yarattınız ki, uyanmanız gerek; kötü bir rüyadan uyanırcasına uyanmalısınız. Sorgulama da sizi uyandırır. Istırap ve dert içinde olmanız gerekmez; mutluluğu araştırıp sorgulamak daha iyidir, çünkü o zamanda zihin uyum ve huzur içindedir.


Alıntı Yap
M: Dünya ile birlikte hareket eden insan ister istemez gündüzü ve geceyi yaşayacaktır. Güneşle kalan ise karanlık nedir bilmeyecek. Benim dünyam sizinki değil. Benim gördüğüm kadarıyla sizler hepiniz sahnede rol yapmaktasınız. Geliş gidişlerinizde gerçeklik yok. Sorunlarınız öylesine gerçeklikten yoksun!

S: Bizler uyurgezerler olabiliriz ya da karabasanlar görmekteyiz. Yapabileceğiniz bir şey yok mu?

M: Yapıyorum: Sizin rüya haliniz içine girdim, size şunu söylemek için: "Kendinizi ve birbirinizi incitmeyi kesin, acı çekmeyi bırakın, uyanın."

S: Öyleyse neden uyanmıyoruz?

M: Uyanacaksınız. Bana direnilmeyecek. Biraz zaman alabilir. Rüyanızı sorgulamaya başladığınız zaman, uyanışınız uzak olmayacak.



bona fide

#20
bozadi konuyla ilgili düşüncemi ifade ettiğimde üstelik karşıt görüşlerde olan sizlerin sayısı kabaca hepiniz olduğu halde neden yorumumu "Yani bu tartışmayı burada ateşli/militan bir şekilde gütmek," olarak tanımladın fikirler uyuşmadığında karşıt düşünceyi apan militan ateşli savunucu oluyor ee o mesajın altına sıraladıkların ne iyilik güzellik sevgi üzgünüm gerçekten hem karşındakini düşüncesinden dlayı militan yaftasıyla millete suçlu göster ardındanda sevgiden bahseden yorumlar ekle ne kadar adilsin bu sevgi mesajları kime senin gibi düşünenlere mi ben militansam evet. yinede bu ifaden için teşekkür ederim keşke yapabilsem öyle bi gücüm ve yeteneğim yok kendi çapımda izleyiciyim kh olarak bu konuyla ilgili düşüncem beni bh yapmıyor yaşamın başka alanlarında ilkel ve sizlerden oldukça geri kalsamda insan merkezli ilüzyonu reddediyorum hepsi bu

insanın insana zülmü kitlesel dönüşümle sona erseydi kasyopalılar bunu çoktan yapardı böyle bişi mümkünmü ki beklentin uzun vadede o yonde herkes kendi bireysel devrimini gerçekleştirecek. özgür irade diyorsun ya birey içinde bunu fark etmedikçe çözüm paketle gelmez gelmeyecekte bir militan olarak düşüncem bu ayy ne heycanlı ilk kavgamızı ediyoruz
 

bozadi

#21
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

bozadi konuyla ilgili düşüncemi ifade ettiğimde üstelik karşıt görüşlerde olan sizlerin sayısı kabaca hepiniz olduğu halde neden yorumumu "Yani bu tartışmayı burada ateşli/militan bir şekilde gütmek," olarak tanımladın fikirler uyuşmadığında karşıt düşünceyi apan militan ateşli savunucu oluyor ee o mesajın altına sıraladıkların ne iyilik güzellik sevgi üzgünüm gerçekten hem karşındakini düşüncesinden dlayı militan yaftasıyla millete suçlu göster ardındanda sevgiden bahseden yorumlar ekle ne kadar adilsin bu sevgi mesajları kime senin gibi düşünenlere mi ben militansam evet. yinede bu ifaden için teşekkür ederim keşke yapabilsem öyle bi gücüm ve yeteneğim yok kendi çapımda izleyiciyim kh olarak bu konuyla ilgili düşüncem beni bh yapmıyor yaşamın başka alanlarında ilkel ve sizlerden oldukça geri kalsamda insan merkezli ilüzyonu reddediyorum hepsi bu
Bir görüşü militanca, ateşli bir şekilde savunmak ille olumsuz bir anlama gelmek zorunda değil. Ama vejeteryanlık/veganlık savunusu yapmaya hiç uygun olmayan bu forumda bunu ısrarla, hiddetle ve nefretle yapmak, hiçbirimiz için yapıcı sonuçlar doğurmayacak gibi görünüyor bana. Senin o görüşü, inancı benimsemende hiçbir sorun yok benim açımdan, daha önce de ifade ettim, çok büyük saygı duyuyorum ama gerçekten bu forum bu görüşün, bu inancın savunulması, dayatılması için uygun bir ortam değil. Yani bu forumda kimsenin senin veya başka veg/vej'lerin görüş bildirimleriyle bu konudaki tavrını değiştireceğini sanmıyorum; hele ki temel aldığımız bilgi kaynaklarında bu yönde bir öneri olmadığı, hatta K'ların tersi yönde ısrarla tavsiyede bulunduğu düşünülürse. Öyleyse diretmek neden? Bu ısrar neden? Bu konuda senin gibi düşünmeyen herkesi karşına almaya heveslisin gibi görünüyor ("ben tek siz hepiniz...") gerçekten istediğin bu mu? Bunun kime ne faydası olacak?


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

 insanın insana zülmü kitlesel dönüşümle sona erseydi kasyopalılar bunu çoktan yapardı böyle bişi mümkünmü ki beklentin uzun vadede o yonde
Burada ne kastettiğini anladığımdan hiç emin değilim. İnsanın insana zulmünü bitirecek olan şey BH'leşme olacaktır ve ne yazık ki dünya insanlığının büyük çoğunluğu bu büyük hasat döneminde BH'ye (veya KH'ye) geçebilecek kadar kutuplaşma/ivmelenme sahibi değil. İnsan nüfusunun nispeten küçük bir kısmı 4BH'ye mezun olacak ve onların toplumunda/dünyasında zulüm olmayacak. Diğer insanların ezici çoğunluğu başka gezegenlerde 3. sınıfı tekrarlayacaklar ve muhtemelen "zulümle" daha epeyce işleri/dersleri olacak.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

 herkes kendi bireysel devrimini gerçekleştirecek. özgür irade diyorsun ya birey içinde bunu fark etmedikçe çözüm paketle gelmez gelmeyecekte bir militan olarak düşüncem bu
Yine ne kastettiğinden emin olamıyorum ama; kimileri bireysel devrimlerle ilerleyebilir ama 4y'ye ilerleyiş ve mezuniyet çoğunlukla ailemsi toplumsal dayanışma yoluyla olur diye tahmin ediyorum. Büyük ve sevgiyle yaşayan bir aile haline gelen bir toplum.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

ayy ne heycanlı ilk kavgamızı ediyoruz
:))))


bona fide

#22
bozadi konu açılmış ve dionysos anadolunun hayvanlarla ilgili ifadesine oralara takılma demiş bende burdan ylaçıkarak hayvanlara zulmu dile getirdim bu veganlık savunması mı oldu ne yani insanlığın uğradığı zulumden bahsedilecek doğaya yapılan kıyım bahesdilecek hayvanlar bahsedilmeyecek mi kırmızı çizgi hayvanlar mı ve enteresan olarak hayvanlarla ilgili yapılan her türlü şiddete tepki veganlık oluveriyor konu tarafımdan üç yerde dile getirildi yaşamaya çalıştığım şeye bu sistem veganlık diyor ben bunun ne kadarı yapabiliyorum emin değilim o yuzden veganım sende vegan ol diye kimseye diretmedim bunu yapıyormuşum algısı yaratıyorsun hayvansal besin alanların yaşamlarını riske edecek tonlarca rapor mevcut bunlarda mı vegan mucadelesi oluor bi konuda vegan olduğumu belirtince her hayvansal konu içeren mesajım vegan mucadelesi olarak algılanıyor tarafından üzgünüm amacım bu değil ve uğraşmamda kimseyle bi raporda bu gün yeryuzunde tüketilen antibiyotiğin yuzde 60 sağlıklı hayvanlara veriliyormuş ve direnç gösterdiği için hastalıklarda muadele edemediklerinden itlaf edilen hayvan haberleri var basında ayrıca bu kitlesel yıkım çalışmaları sadece hayvansal beslenenlere yapılmıyor bitkisel beslenenlerede yapılıyor bi kaç yıl önce monsanto bayere satıldı ve ne oldu bi kaç tarım devi kendi seçtikleri tek tip ürünle meşhur soya ie bitkisel protein bitkisel süt tüketimi teşvik ederek hem demografik yapısı bölgenin habitatına uygun olmayan bitkiler yetiştirerek insanların metobolizmasını işlevsiz hale getirmekle meşguller hemde toprak yapısını bozulduğu için tarım ilaçlarıyla ürün kotarma peşindeler ve bu herkesin sağlığını ilgilendiriyor türkiye 20 yıldan fazladır cüce buğday ekip  tüketiyor sindrim sistemi pert keza hazır tüm tatlı gıdalarda gdo mısır şurubu ülkeler ayağa kalkıyor insanların zevk için uyguladığı geleneksel törenler kurban bayramı döverek köpek öldürmek ki bu zıvanadan çıkmış uygulamada köpek ne kadar acı çeker ağlar inlerse eti o kadar faydalı olurmuş keza norveç izlanda  balina avlama festivalleri ben yapılan zulumlerin kh ye besin olduğunu burada öğrendim ve hayvanların aşılanması ilaçla hormonla daha semirtilmesi hayvanın yapısınada aykırı ve zulum bunun adı geleneksel üretim dışı kapalı alanlarda hızlı hayvan yetiştiriciliği dünya pazarını elinde tutanların insafına kalmış bütünsel bakıp insana odaklı konuların dışına çıkmam ben ve siz olacaksa bunuda kabul ediyorum sistem sadece insana odaklı kh hizmeti sunmuyor benim baktığım yerde doğayı herşeyiyle beraber yok etmeye çalışıyor  bahsedilmesi hoşuna gitmesede cesaretli organik tarım alternatifleri türleri ve habitatları korumaya çalışan gruplar küçük ölçeklide olsa direniyor ve ellerinden geleni yapıyor b yerlerde bişeyler yapan var hayvansal gıdalar adına yaptığım sağlık paylaşımları vegan diretmesi olarak gördüğünü bunda direttiğimi okumanın hayal kırıklığı içindeyim amacım bu olmadı olamazda gerçekten hiç umurumda değil kim nasıl besleniyor bunumucadele gibi gören sensin ve şaşkınım ilginç ki geçen forumda dionysos bireysel bi araştırmaya rapora dayanmayan hayvansal beslenenleri sağlık adına faydalı lanse ederek onlarca mesaj astı sizler keyfle konuya katılım göstertiniz ve bu kendi seçiminiz olan beslenme olduğu için paylaşımında sakınca görülmedi ama farklı beslenme adına yapılan yorumlar veganlık mucadelesi olarak lanse ediliyor hiç çifte standart yok hakikatende.

bireysel devrim özgür irade bireyin seçimiyle gerçekleşir grup aynı seçimi yapanlarla oluşur kasteddiğim buydu
forum senin yönetim kurallrını sen belirlersin bende buna uyduğum surece forumda yazabilirim "gerçekten istediğin bu mu" cümlesinde verilen mesajı böyle algıladım haklısın ve düzeni bozduğum için özür dilerim daha farklı ve sinir bozucu konularla dahil olmaya gayret edeceime söz veririm şimdi gidip birazda kanal bilgileri konusunda tgurun sinirlerini zıplatayım
 

bozadi

#23
Hayvanlarla ilgili her söylediğini "militan veganlık faaliyeti" imiş gibi tasvir edip suçlama pozisyonuna geçtiğim konusunda haklısın sanırım bona fide; özür dilerim.