Polis memurlarının endişe verici taciz ve darp olayları (25.05.2020)

Başlatan bozadi, 25 Mayıs 2020, 23:59:50

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

25 Mayıs 2020

Sokak karıştı havaya ateş açıldı


Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde evinin önünde oturan Dursun Gültaş'ın polis tarafından darp edildiği görüntüler gündem olurken İstanbul Kadıköy'de de bir motokurye darp edildi. Ayrıca Zeytinburnu'nda çocuk olduğu iddia edilen bir vatandaş ters kelepçe ile gözaltına alındı. Eyüp'te ise bekçi ve polislerin sokak arasında vatandaşları darp ettiği ve havaya ateş edildiği görüldü. O anlarda mahalle sakinleri tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.




Koronavirüs nedeniyle 4 günlük sokağa çıkma yasağı uygulanırken, polisin dışarı çıkan vatandaşlara müdahalesi tepki çekti. Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde evinin önünde oturan Dursun Gültaş'ın polis tarafından darp edildiği görüntüler gündem olurken İstanbul Kadıköy'de de bir motokurye darp edildi. Ayrıca Zeytinburnu'nda çocuk olduğu iddia edilen bir vatandaş ters kelepçe ile gözaltına alındı. Eyüp'te ise bekçi ve polislerin sokak arasında vatandaşları darp ettiği ve havaya ateş edildiği görüldü. O anlarda mahalle sakinleri tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

İstanbul'un Eyüp ilçesinin Esentepe Mahallesi'nde dün akşam saat 10 sıralarında Onur. B adlı vatandaş iddiasına göre ekmek almaya çıktı. Onur. B. Sokağa çıkma yasağı olduğu gerekçesiyle üç bekçi tarafından durdurulurken, iddiaya göre daha önceden husumeti olduğu bir bekçi ile tartışmaya başladı. Tartışma sırasında Onur B.'nin bekçiler tarafından darp edilmeye başladığı ve olayın büyüdüğü iddia edildi. Olay yerine çok sayıda polis intikal ederken yaşananları kameraya kaydeden vatandaşların polis ve bekçilere tepki gösterdiği, polisin silahını kullanarak vatandaşı darp ettiğini söylediği duyuldu. Polis havaya ateş ederken vatandaşlar "çocuk var" diyerek tepki gösterdi. Ardından aralarında Onur B.'nin de bulunduğu 4 kişi çok sayıda polisin müdahalesiyle gözaltına alındı.

İşte o anlar:



MAHKEMEYE SEVK EDİLDİ

Odatv'ye konuşan Onur. B'nin avukatı Enes Ermaner, müvekkilinin de aralarında bulunduğu 4 kişinin gözaltına alındıktan sonra da darp edildiğini, bir bekçinin ise müvekkilinden darp edildiği gerekçesiyle şikayetçi olduğunu söyledi. Av. Ermaner, müvekkili Onur B.'nin tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildiğini, şikayetçi olan bekçinin ise darp raporu aldığını ifade etti.

ADLİ KONTROLLE SERBEST

Tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilen Onur B., adli kontrolle serbest bırakıldı.

Odatv'ye konuşan Av. Ermaner ise, şiddet uygulayan polis ve bekçilerden şikayetçi olacaklarını söyledi.







LİNÇ ETMEKLE TEHDİT ETTİ

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesine bağlı Silahtarağa Mahallesi'nde çok sayıda polisin, sokağa çıkma yasağı sırasında evinin önünde oturan Dursun Gültaş'ı darp ettiği anların videosu sosyal medyada paylaşıldı. Tepkiler üzerine Tekirdağ Valiliği, sokağa çıkma yasağını ihlal eden iki kişinin "görevli memurlara mukavemet göstererek linç etmekle tehdit ettiğini, hakaretlerde bulunmaları üzerine etkisiz hale getirildiğini ve üzerindeki mandallı sustalı bıçağın teslim alındığını" belirtirken, "Olayda aşırı güç kullandığı iddia edilen görevlilere işten el çektirilmiş ve haklarında Adli ve İdari soruşturma başlatılmıştır" açıklaması yaptı. Öte yandan Kadıköy'de bir polisin motokuryeyi darp ettiği görüldü.




Ali Osman Önder isimli sosyal medya kullanıcısı, polis evinin önünde oturan Dursun Gültaş'ı darbetiğini öne sürdü. Sosyal medya kullanıcısı, görüntüleri "Çorlu'da Bayram günü polis şiddeti! Evinin önünde oturan Dursun Gültaş'ı polis darbetti! Olay Ülke gündemine bomba gibi düştü" diyerek paylaştı.

Tekirdağ Valiliği'nden konuya ilişkin yapılan açıklamada, dün saat 15.30 sıralarında Çorlu ilçesinin Silahtarağa Mahallesi Selimiye Camisi civarında sokağa çıkma yasağını ihlal eden vatandaşların olduğu ihbarı üzerine Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı bir ekibin olay yerine intikal ettiği belirtildi.

Açıklamada şöyle denildi:

"Olay yerinde bulunan iki şahıs görevli memurlara mukavemet göstererek linç etmekle tehdit etmişlerdir. Akabinde hakaretlerde bulunmaları üzerine şahıslar etkisiz hale getirilmiş, bir şahsın üzerindeki mandallı sustalı diye tabir edilen bıçak rızaen teslim alınmış, şahıslara sokağa çıkma yasağını ihlal ettiklerinden dolayı idari işlem yapılmıştır. Görevli Memura Mukavemet'ten konu ile ilgili nöbetçi Cumhuriyet Savcısı'na bilgi verilerek alınan talimatlar sonrasında şüpheli şahıslar 25.05.2020 günü öğleden önce hazır edilecektir bilgisi alınmıştır. Olayda aşırı güç kullandığı iddia edilen görevlilere işten el çektirilmiş ve haklarında adli ve idari soruşturma başlatılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

POLİSLERDEN ŞİKAYETÇİ OLDULAR

Çorlu'da sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal edenleri uyarmaya giden ve kendilerine direnenlere copla müdahale ederek, aşırı güç kullandığı iddia edilen polislerin görevden el çektirilmelerinin ardından polislerden şikayetçi olan, aynı aileden 5 kişi, savcılıkta ifade verdi.

İfade veren Dursun Ali Gültaş, aldığı cop darbeleriyle yaralandığını ve kendisini darbeden polislerden şikayetçi olduğunu söyledi. Gültaş, "Biz bahçedeydik mangal yapıyorduk çocuklarla. Yoldan geçen birine polis 'Dur bakalım' dedi. Benim oğlum da 'Polise yardım edelim' dedi sonra polisler geldi, bahçeye girdi. Gaz sıktılar ve hepimizi copladılar. Şikayetçiyim" dedi.

KADIKÖY'DE ŞİDDET

Öte yandan Kadıköy'de bir polisin motokuryeyi darp ettiği görüldü.

Polis kuryeye bağırıp hakaret ederken, motokuryenin "senin bana vurman doğru mu" dediği polisin ise "ben ona karar verdiğim için doğru" diye cevap verdiği görüldü.  Polisin yanında bulunan iki bekçinin ise müdahale etmediği kameraya yansıdı.




GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI

Kadıköy'de motosikletli kuryeyi darp eden polis memuru hakkında görevden uzaklaştırma kararı verildiği bildirdi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada olayın ayrıntılarının soruşturulması amacıyla müfettiş talep edilerek gerekli idari işlemlere başlandığı belirtildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"25.05.2020 tarihinde sosyal medyaya yansıyan 'Kadıköyde Polis Şiddeti' başlıklı haberlere konu olayın 19.05.2020 tarihinde meydana geldiği, olayın kurye şahsın uygulama noktasına süratli giriş yapması akabinde uygulama noktasında görevli polis memurlarıyla tartışması sonucu yaşandığı anlaşılmıştır. Olaya karışan Polis Memuru açığa alınmış, olayın ayrıntılarının soruşturulması amacıyla müfettiş talep edilerek gerekli idari işlemler başlatılmıştır."

TEPKİ GÖSTERİLDİ

Zeytinburnu'ndaki görüntülerde ise bir grup polisin vatandaşlar tarafından çocuk oldukları söylenen kişiyi gözaltına aldığı görüldü. O anlarda vatandaşlar, polislere 'çocuk o daha çocuk', 'vatan haini mi o çocuk o be çocuk', 'eşkiyalık bu' şeklinde tepkiler gösterdi.




EMNİYET'TEN AÇIKLAMA: ALKOLLÜYDÜ

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden konuya ilişkin yapılan açıklamada, olayla ilgili şöyle denildi:

"24.05.2020 tarihi İlimiz Zeytinburnu ilçesi Sümer Mahallesi'nde 'Dur İhtarına Uymama', 'Alkollü Araç Kullanmak', 'Polise Mukavemet' ve 'Sokağa Çıkma Yasağını İhlal' konuları ile ilgili Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından yapılan çalışmalarda; 24.05.2020 tarihinde saat 18.50 sıralarında Zeytinburnu İlçesi Sümer Mahallesi'nde durumundan ve içinde bulunan şahıslardan şüphelenilerek durdurulmak istenen aracın kaçmaya çalışması üzerine Zeytinburnu İlce Emniyet Müdürlüğü görevlilerince bahse konu araca 'Dur' ihtarı yapılmış ancak yapılan ihtara uymayan araç hızını arttırarak kaçmaya başlamış bunun üzerine ihtarlara daha yüksek sesle ve sirenler çalınarak devam edilmiş, yaşanan kovalamacanın devamında araç durdurulmuş, araç sürücüsü Kadir T.'nin (19) görevlilere mukavemet göstermesi üzerine şahıs kelepçe takılmak suretiyle gözaltına alınmış, araçta bulunan Metehan Ç. (18) ve O.Ç. (18) isimli şahısların görevlilere mukavemette bulunması, tehdit hakaret etmesi üzerine şahıslar kademeli güç kullanılarak gözaltına alınmıştır. Yapılan kontrollerde araç sürücüsü Kadir T.'nin 0.93 promil alkollü olduğu tespit edilmiş ve trafik yönünden gerekli cezai işlemler uygulanarak araç sürücüsünün ehliyetine el konulmuştur. Ayrıca araç içerisinde bulunan Kadir T., Özen D., Metehan Ç., O.Ç., (18) isimli şahıslara 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunun 282. Maddesi gereğince idari işlem uygulanmıştır.
Konu ile ilgili yakalanan şahıslar 'Dur İhtarına Uymama', 'Alkollü Araç Kullanmak', 'Polise Mukavemet" ve "Sokağa Çıkma Yasağını İhlal" suçlarından yapılan yasal işlemlerin ardından adli makamlar tarafından serbest bırakılmıştır.

Kaynak: odaTV


bozadi

2020'de tırmanışta gibi görünen üzücü, yıpratıcı gelişmeler maalesef orantısız polis şiddeti olaylarına da yansımış gibi görünüyor. Yaşanan bu çok üzücü olaylardan gerekli derslerin alınıp tekrarlarını önleyecek tedbirlerin uygulandığını ümit edelim. Canları pahasına bizi korumaya ant içen değerli polisimizin bazı mensuplarının suç teşkil eden eylemlere bu kadar kolay bir şekilde karışması, çok sayıda vatandaşın devlete ve güvenlik güçlerine güvenini sarsıcı etkiler yapabilir ve bu da zaten yeterince kötü olan koşullarda hiç istenmeyen kaos ve şiddet tırmanışlarına neden olabilir.

Maalesef İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu'nun çekincesizce ve hatta gayet bilinçli bir şekilde sarf ediyor gibi göründüğü provokatif söylemler de bu tür kaos ve şiddet tırmandırıcı gelişmelerin meydana gelmesini kolaylaştırıcı bir faktör gibi görünüyor.

bozadi

23 Mayıs 2020

'Şarkı Çaldıranı Bulup Caminin Dibinde Ezan Dinletiriz'
 Diyen Soylu Tepkilerin Odağında


İzmir'de camilerden şarkı dinletilmesine tepki gösteren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Yapanı bulur caminin dibinde ezan dinletiriz" dedi. Soylu'nun bu ifadelerine sosyal medyadan tepki geldi. 




İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ankara Mamak Belediyesi'nin düzenlediği bir programa katıldı. Soylu, İzmir'de cami hoparlöründen şarkı çalınmasına tepki gösterdi. Olayı 'ahlaksızlık' ve 'inançsızlık' olarak niteleyen Soylu, "Böyle bir dine karşıtlık beklenmez. Bu Ramazan ayında milletin bu konudaki düşüncelerine inançlarına saldırı beklenmez. Ama biz birçok şeyin hakkından geldik bunun da hakkından geliriz. Buluruz ona da caminin dibinde ezanı dinletiriz" ifadelerini kullandı.

Ses sistemine endüstri meslek lisesi birinci sınıfında okuyan bir öğrencinin bile sızabileceğini belirten Soylu, bu yüzden faili bulmanın çok kolay olmadığını kaydetti.

Soylu'nun sözlerine sosyal medyadan tepkiler geldi






















Kaynak: onedio


bozadi

Kasıtlı bir şekilde toplumsal nifak (böl-yönet) amacı güden bu söylemler, akla bu ülkenin, bu milletin, bu devletin hayrını hiç istemeyen güçlerin ajanı olabileceği olasılığını getirmez mi?! Ve böyle bir provokasyonu en sinsi, en profesyonel, en şeytani şekilde yapacak birinden beklenecek şey değil midir en devletçi, en milliyetçi maskeleri takarak bu nifakları tırmandırmaya çalışması?!

Hatırlayalım:

28 Haziran 2018
İçişleri Bakanı Soylu: "CHP'li il başkanlarını şehit cenazesine alınmasın' diye talimat verdim"
(https://www.haberturk.com/son-dakika-soylu-chp-li-il-baskanlarini-sehit-cenazesine-alinmasin-diye-talimat-verdim-2036044)

Bir İçişleri Bakanı'nın, CHP gibi ülkenin en önemli, en büyük partilerinden birinin il başkanlarının şehit cenazelerine katılmasının engellenmesi yönünde talimat vermesi ve bunu ilan etmesi son derece "TOPLUMSAL NİFAK (BÖL-YÖNET) AMACI GÜDEN" bir harekettir.

Bu söylemden bir süre sonra Ankara'daki bir şehit cenaze töreninde, inek hırsızlığından sabıkalı bir haydut Kılıçdaroğlu'na saldırmış (sadece o değil tabi ki, pek çok provokatörün ayarlandığı ortaya çıkmıştı), çok ciddi ölüm ve yaralanma olaylarına neden olabilecek ve benzerlerini tırmandırabilecek olağanüstü bir toplumsal nifak olayı meydana gelmişti. Bakan Soylu bu olaydan sonra hiç utanmadan Kılıçdaroğlu'nun yaşadığı olay için duyduğu "derin üzüntüyü" (!) paylaştı ve olayda hiçbir provokasyon olmadığını (!) söyledi.

Soylu yine 2018 yılında "Uyuşturucu satanın ayağını kırmayan polis görevini yapmamıştır" şeklinde, polis memurlarını provokatif eylemlere sevk edici bir söylemde bulunmuştu. İçişleri Bakanı'nın bu provokatif beyanı Fatih Altaylı'nın eleştirisine de konu olmuştu:

https://www.medyafaresi.com/haber/fatih-altayli-suleyman-soylu-boyle-bir-laf-edemez/853645

Ülkede farklı halk kesimleri arasında dayanışma, bütünleşme, birleşme yönünde söylemler ve eylemler üretmesi beklenen bir İçişleri Bakanı'ndan asla beklenmeyecek bu gibi açıkça provokasyon/şiddet/nifak amacı güden başka çeşitli söylem ve eylemleri de tespit edilebilir Soylu'nun.

Soylu FETÖ'nün AKP'yi/Erdoğan'ı (devlet gücünü) marjinalliğe, şiddete sürükleyip, ülkede nifak potansiyelini tırmandırıp yeni darbe koşullarını kolaylaştırmak için kullandığı bir ajan profiline bariz biçimde uymuyor mu?

Daha önce de dikkat çektiğim gibi, medyaya yansıyan çeşitli haberlere göre Soylu AKP'ye geçmeden önce AKP hakkında küfür seviyesinde laflar ediyordu, sonra hiç beklenmedik bir şekilde AKP'ye geçti ve şimdi kaleyi içten yıkmaya çalışan hareketler sergiliyor gibi görünüyor. Onun bu tavırları kimilerinin çok hoşuna gidiyor olabilir. Muhalif ideolojilere mensup kalabalık toplum kesimlerini aşağılayıcı tavırlar, kimilerinin egosuna çok hitap ediyor olabilir ama bu büyüklük değil, küçüklüktür ve asla toplumsal nifakların azaltılmasını değil, giderek tırmandırılmasının önünü açar. Ve birileri çıkıp silahlarıyla poz verir, "darbe olursa falanca falanca muhalifleri öldüreceğim", "komşularım arasında tespit ettiğim (güya FETÖ'cü) falanca 50 kişiyi yok edeceğim" gibi son derece şeytani düzeyde provokasyonlar alır başını gider. Bu resmen Allah, Kitap, Vatan, Millet, Sakarya gürültüsü içinde Şeytan'a yapılan hizmetkarlıktır. Muhalefetin sütten çıkmış ak kaşık olduğunu iddia etmiyorum kesinlikle; muhalefete yönelik çeşitli eleştirilerimi de paylaşıyorum yeri geldikçe. Ama iktidar partisinin başlıca mensupları bu kadar göstere göstere toplumsal nifak tırmandırıcı söylemlerde bulunamamalı, bizim ülkemiz en yetkili makamlardan bu kadar kolayca şeytani naralar atılan bir yer olmamalı.