İran'dan IŞİD'e Karşı Uluslararası Koalisyon Kararına Tepki (11 Eylül)

Başlatan bozadi, 11 Eylül 2014, 18:22:20

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

11 Eylül 2014

İran'dan uluslararası koalisyon kararına tepki


İran, IŞİD'e karşı oluşturulacak uluslararası koalisyona belirsizlikler olduğu gerekçesiyle tepki gösterdi.




İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Merziye Afham, NATO'nun terör örgütü Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) karşı stratejisinin belirsizliklerle dolu olduğunu ve oluşturulacak uluslararası koalisyonun terörizmle kararlılıkla mücadele etmesinin şüpheli olduğunu savundu.

Afham, düzenlediği basın toplantısında, Batılı ülkeler ve müttefiklerinin yıllarca terörle mücadelede iki yüzlü ve ayrımcı bir siyaset izlediğini iddia ederek, bu ülkelerin daima terörizm ve aşırılıklardan faydalandığını öne sürdü.

Afham, "Galler'deki toplantı sonrası ortaya çıkan ve yeni şekillenmekte olan IŞİD'e karşı oluşturulan uluslararası koalisyon, ciddi belirsizliklerle karşı karşıya ve bu koalisyonun terörizmle kararlı şekilde ve ciddiyetle mücadele etmesi şüphelidir" dedi.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, ABD yönetiminin IŞİD ile mücadelesinin ciddi olmadığını iddia etmiş ve terörle mücadele için bölge ülkelerinin işbirliği yapması önerisini sunmuştu. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de bölge ülkelerinin işbirliği yapması halinde kısa sürede terör sorununun çözülebileceğini söylemişti.


Kaynak: sabah.com.tr

bozadi

İranlı devlet yetkilieri Batılı Faşist İttifakı güzel analiz ediyor.

bozadi

10 Eylül 2014

Afganistan'da NATO Sivilleri Vurdu: 12 Sivil Öldü 13'ü Yaralı


Afganistan'ın Kunar kentinde NATO, düzenlediği hava saldırısında ikisi Taliban militanı 14 kişiyi öldürdü, 13 kişiyi de yaraladı.




Afganistan'ın Kunar kentinde, Taliban militanlarının saldırısına uğrayan Afgan ve uluslararası Güce bağlı askerlerin yardım çağrısına cevap veren NATO, düzenlediği hava saldırısında ikisi Taliban militanı 14 kişiyi öldürdü, 13 kişiyi de yaraladı.

"ASKERİ DESTEK İSTEDİK"

Kunar Valisi Şuca Almulk Celale, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Narang ilçesinde dün başlayan askeri operasyonun sırasında, Taliban militanlarının saldırısına uğrayan Afgan ve uluslararası Güce bağlı askerlerin NATO'dan hava desteği istediğini söyledi.

SİVİLLERİ VURDU

Celale, Afganistan'da bulunan NATO güçleri tarafından operasyon bölgesine düzenlenen hava saldırısında 4'ü çocuk ve 3'ü kadın 12 sivilin yaşamını yitirdiğini, 13 sivilin yaralandığını belirtti.

"2 MİLİTAN ÖLDÜ"

Saldırıda 2 militanın da öldüğünü açıklayan Celale, Narang ilçesinde sık sık Afgan güçleri ve militanlar arasında çatışmaların yaşandığını aktardı. Afganistan'daki NATO güçleri henüz olayla ilgili bir açıklama yapmadı.

Kaynak: haberler.com

bozadi

TSK'nın aynı NATO'yla, ABD'yle ve İsrail'le olan "göbekbağlarının" da altını çizmek gerek. Ülkemiz, vatanımız, yurdumuz, toprağımız dediğimiz yerin kimler tarafından idare edildiğini hatırlamak için. Uykulardan uyanmamız gerekiyor.

bozadi

11 Eylül 2014

'Türkiye, IŞİD operasyonuna kesinlikle katılmayacak'


Yeni Şafak: Davutoğlu başkanlığındaki güvenlik toplantısından IŞİD'e karşı operasyona kesinlikle katılmama kararı çıktı




ABD Başkanı Barack Obama'nın IŞİD'e karşı eylem planını açıkladı. NATO bünyesinde oluşturulacak "çekirdek koalisyon"da Türkiye'nin yer alıp almayacağı da tartışılıyor. Yeni Şafak gazetesi, dün Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında toplanan güvenlik zirvesinde, 'Türkiye'nin harekata kesinlikle katılmaması' kararı alındığını yazdı.

Yeni Şafak'ın bugün (11 Eylül 2014) "Türkiye oyuna gelmez" başlığıyla manşetine taşıdığı habere göre, dün Ankara 'da 'olası IŞİD operasyonu' gündemiyle toplanan 'Ulusal Güvenlik Mekanizması' toplantısında, IŞİD'e karşı 'Çekirdek Koalisyon'dan uzak durma kararı alındı. İlhan Toprak imzalı habere göre toplantıda 'bir kara ve hava harekatına kesinlikle katılmama' ve 'pasif destek' fikri öne çıktı.

Yeni Şafak'ta yer alan haber şöyle:

'Türkiye oyuna gelmez'

ABD'nin IŞİD tehlikesini bertaraf etmek için Irak ve Suriye'ye operasyon hazırlığına girişmesi hem sınırdaki tansiyonu yükseltti hem de diplomasi trafiğini hızlandırdı. Davutoğlu, Ankara'da zirve üstüne zirve yaparken, Çavuşoğlu da 3 ülkede nabız yokladı. Temel gündem maddesi ise olası 'IŞİD operasyonu'. Ankara'da toplanan Ulusal Güvenlik Mekanizması'nda, Türkiye'nin IŞİD'e karşı bir kara harekatına da destek vermesini içeren 'Çekirdek Koalisyon'dan uzak durma kararı alındı. 'Pasif destek' fikrinin öne çıktığı toplantıda, IŞİD'in Suriye'deki 'Esed rejiminin bir sonucu olduğu' vurgulandı.

'IŞİD'e ABD öncülüğünde oluşturulacak koalisyon gücüyle müdahale' mesajının NATO Zirvesi'nin sonuç bildirgesinde yeralmasıyla birlikte bölgede kartlar yeniden karılıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın meseleyi ABD Başkanı Barack Obama ile Galler'de ele almasının ardından Savunma Bakanı Chuck Hagel da Türkiye'ye gelerek hem Çankaya'da hem de Başbakanlık'ta nabız yoklamıştı. Obama'nın Irak ve Suriye'de IŞİD hedeflerini havadan vururken, kara operasyonunu ise Irak ordusu, Kürt peşmerge güçleri ve Suriyeli muhaliflerin yanında Türkiye'ye yaptırma planı, Ankara'da diplomasi trafiğini hızlandırdı. Önceki gün kuvvet komutanlarını Merkez Bina'da toplayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün de daha geniş katılımlı bir 'güvenlik zirvesi' düzenledi. 'Ulusal Güvenlik Mekanizması' adını taşıyan zirvede IŞİD operasyonu ve hâlâ örgütün elinde bulunan 49 Türk diplomatın durumu masaya yatırıldı.

Ankara ihtiyatlı

Toplantıda Türkiye'nin IŞİD'e karşı bir kara harekatına destek vermesini de içeren 'Çekirdek Koalisyon' konusuna sıcak bakılmazken, Irak ve Suriye'de başgösteren karışıklıklara dikkat çekildi. IŞİD'in Suriye'deki 'Esed rejiminin bir sonucu olduğu' hususu kalın çizgilerle çizilirken, Türkiye'nin müttefik koalisyonda 'pasif görev' alması fikri benimsendi. Zirvede, Türkiye'nin bu aşamada herhangi bir askeri operasyonda (kara ve hava) yeralmasının mümkün olmayacağı kararı alındı. Öte yandan zirvenin ABD Başkanı Barack Obama'nın IŞİD ile ilgili yol haritasını açıklamasından 16 saat önce yapılması dikkat çekti. Ankara'nın operasyona aktif destek vermesi halinde rehin durumdaki diplomatların hayatlarının riske girebileceği de değerlendiriliyor.

3 saatlik güvenlik zirvesi

Başbakan Davutoğlu başkanlığında düzenlenen toplantıya, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulisi Akar, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Abdullah Atay, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Başbakanlık Müsteşarı Fahri Kasırga, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan katıldı. Toplantı yaklaşık 3 saat sürdü.

İki ayrı mekanizma işleyecek

Bu arada Davutoğlu, çözüm süreci ile iç ve dış güvenlik konularını iki haftada dönüşümlü olarak ele alacak iki ayrı mekanizmayı harekete geçirdi. Geçtiğimiz hafta çözüm sürecinin masaya yatırıldığı güvenlik zirvesinde bu hafta IŞİD ve Irak ile Suriye'deki gelişmeler masaya yatırıldı. Ulusal Güvenlik Mekanizması olarak isimlendirilen zirve, iki hafta sonra yeniden yapılacak ve bu periyotlarla devam edecek. Aynı şekilde çözüm sürecine ilişkin olarak da oluşturulan mekanizma da yine iki haftada bir periyodik olarak yapılacak.

Eli boş döndü

Irak ve Suriye'de IŞİD'e karşı operasyonlar için uluslararası koalisyon oluşturmayı hedefleyen ve bu koalisyona Türkiye'nin de aktif katılımını isteyen ABD'ye 'olumsuz' cevap verildiği iddia edildi. Ankara'nın desteğini almak üzere geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye gelen ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, Amerikan basınının iddiasına göre, destek sözü alamadı. ABD Başkanı Obama'nın Türkiye ve Suudi Arabistan'ı IŞİD'e karşı yürütülecek saldırılara ortak etmek istediğini bildiren New York Times'a göre Türkiye, 49 Türk vatandaşının IŞİD örgütünün elinde bulunmasından dolayı, onların hayatlarını tehlikeye atmamak için muhatabına 'Direkt bir saldırının içinde olmayız' cevabını iletti. Genelkurmay Başkanı Özel ile de görüşen Hagel, bu nedenlerle Washington'a el boş döndü.

Kaynak: t24.com.tr

bozadi

49 tane esirimiz olduğu için mi IŞİD'e karşı savaşmıyoruz, yoksa IŞİD'e karşı savaşmamak için mi 49 tane esir VERDİK? Şeytanın çocukları!!!

bozadi

10 Eylül 2014

Putin'den gözdağı! Nükleer başlıklı füze denedi


Ukrayna krizi nedeniyle başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin yaptırımlarıyla karşı karşıya olan Rusya nükleer başlık taşıyan füze denemesi yaptı.




"Bulava" isimli füze Rusya'nın kuzeybatısındaki Beyaz Deniz'de denendi. Rusya benzer iki denemeyi daha planladığını da duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı sözcüsü İgor Konaşenkov, çok sayıda savaş başlığı taşıma özelliğine sahip "Bulava" füzesinin Beyaz Deniz'de bulunan "Vladimir Manomah" adlı nükleer denizaltıdan fırlatıldığını söyledi.

Nükleer başlıklı balistik füze denemesinin, denizaltının savaş sistemlerinin kontrolü programı çerçevesinde yapıldığını belirten Konaşenkov, füzenin başarılı bir şekilde ülkenin doğu ucundaki Kamçatka'da bulunan Kura poligonuna ulaştığını ifade etti.

"Bulava" adlı 12 metrelik füze, ABD'nin İkinci Dünya Savaşı'nda Japonya'nın Hiroşima kentine attığı atom bombasından 100 kat daha güçlü olduğu belirtildi.

Rusya 6 Eylül 2013'de "Aleksandr Nevskiy" adlı nükleer denizaltıdan yaptığı 19. denemesinde başarılı olamamıştı.

Kaynak: gercekgundem.com

bozadi

11 Eylül 2014

Putin Orduya 'Savaşa Hazır Ol' Emri Verdi


Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkenin uzak doğusundaki birliklere ani savaşa tam hazır olma emri verdi.




Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ordunun savaşa hazırlık seviyesini kontrol etmek amacıyla, ülkenin uzak doğusundaki birliklere ani savaşa tam hazır olma emri verdi.

SAVAŞA TAM HAZIR DURUMDALAR

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Putin'in doğudaki birliklerini ani denetleme emri verdiğini belirterek, "Putin'in emri ile Doğu Birlikleri yerel saatle 10.00'dan itibaren savaşa tam hazır duruma geçirildi." dedi.


BİRLİKLER, TÜM UNSURLARIYLA TATBİKAT YAPACAKLAR

Putin'in emriyle alarm durumuna geçirilen birlikler, tüm unsurlarıyla tatbikat yapacak.

Komuta Merkezi Habarovsk kentinde bulunan Doğu Birlikleri, Rusya'nın Zabaykalye ve Uzakdoğu bölgelerindeki askerlerden oluşuyor.

Geçen ay da Doğu Birlikleri'nde ani denetim yapılmış ve Primorskiy bölgesinde konuşlandırılan askerlerin savaş hazırlığı denetlenmişti.

Kaynak: haberler.com

Arulnool

Türkiye İşid ile mücadeleye girmez çünkü; Irak'ın eski devlet başkanı yardımcısı Tarık Haşimi, ırakta bulunan sunni kesimleri kontrol etmekte ve bu kontrölünüde kısmi bir şekilde "IŞID" üzerinde de sürdürmekte. AKP hükümeti şuan ülkemizde bulunan bu zat'a güveniyor! Ve ıraktaki kontrolünü bu zat üzerinden gerçekleştiriyor. Bu nedeledir ki Işıd'e yapılacak herhangi bir eylemde bulunmuyor. Eğer bir eyleme geçerse, bu zamana kadar oluşturmaya çabaladığı bütün yapı çöker ve çok çok ciddi sorunlar ülkemizi bekler. Malesef Türkiyenin dış politikası, esir edilmiş durumda. Bizim yöneticiler çaresizlik içinde. Batı ile bölgedeki yapılardan şamar üstüne şamar yemekte[:(!]
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...

bozadi

Konunun bu yönü, yani Tarık Haşimi'nin Irak'taki Sünni topluluklar ve kısmen IŞİD üzerinde önemli bir kontrol sahibi olması ve bu şahsın şu anda Türkiye'de AKP'yle ilişkide olması hakkında hiçbir bilgim yoktu Arulnool, paylaştığın için teşekkürler.

Olmayan ruhlarını şeytana satmış bu İslami görünümlü karaktersiz, hastalıklı çakal sürüsünün Türkiye'yi istediği gibi yönetiyor görünmesine aldanmamak lazım belki de. Bunlar o kadar küçük beyinli ve aptal oyuncular ki, böyle tiplerin devlet adamı diye ülkenin başına gelmesi ancak Türkiye gibi anormal ülkelerde olabilir. Bunları taparcasına destekleyen kitle içinde bile bunların gerçekte ne olduklarını bilen ama şu an için bu bilgiyi kendi yüzeysel bilinçlerinden gizleyen pek çokları olduğuna inanıyorum. Milletin genelinde şizofrenik bölünmüşlükler olduğu için, şu anda çıkarları için AKP'yi ölümüne destekliyor gibi görünen pek çokları "zaman geldiğinde" ölümüne AKP karşıtı hale gelecek. Gezi eylemlerine aktif bir şekilde katılanlar arasında AKP'ye oy vermiş hiç kimse olmadığını mı düşünüyorsunuz yoksa! ;) Biz yeter ki o gün veya günler geldiğinde mümkün olduğu kadar çok kişinin gerçekleri iyi biliyor hale gelmesine yardım edelim. Bizim ülkemiz de belki en az Rusya kadar onurlu, saygın ve yürekli bir tavır alacaktır herşeye karşı. Sadece sonuca "ters yoldan" gidiyoruz bence. Yani AKP de hiç planlamadığı halde nihai kadere hizmet ediyor yalnızca! "Şu bir gerçek ki, ikiyüzlüler hileler düzerek Allah'ı aldatmaya uğraşıyorlar. Ama Allah da onları aldatıyor." (Nisa, 142)

Ve unutmayalım. Bu siyaset üstü birşey. AKP'nin baş karşıtı olan siyasi odaklar da kendi "aktif" zamanlarında en az AKP kadar faşizme hizmet etmiştir. Evet, hiçbir iyi tarafları olmamış değildir. Nitekim AKP'nin de mutlaka iyi yanları, icraatleri olmuştur. Ama kötü taraf her zaman egemen olmuştur. Düzen bu çünkü. Düzeni aşmak gibi bir gayretleri olmamış, aksine Düzene çok da güzel uyum sağlamışlardır. Hakikat... dürüstlük... insanlık... yürek... partiler üstüdür. Hele ki bizim ülkemizde!!!

bozadi

Musul'da rehin alınan 49 kişi hakkında sorumluluğu/ihmali olanlar hakkında soruşturma açılsın. Sorumlular yargılansın... Rehinelerin bir an önce sağ salim yurda dönüşleri sağlansın...

İmzaların gönderileceği muhatap: Dışişleri Bakanlığı Irak Kriz Masası


Kampanyayı Başlatan

Muammer TAŞDELEN

Çanakkale, Türkiye


Bekliyoruz... Neyi beklediğimizi ve daha ne kadar bekleyeceğimizi bilmeden bekliyoruz. 26 Haziran günü, Musul'da 49 kişi rehin alındığı günden beri hayat bizim için durdu. Orada ne olacağını bilmeden bekleyenlerden biri de benim ailem.

Kız kardeşim ve eşi, buradaki maddi imkansızlıklardan yorulup, Musul'a gitme şansı buldu. Yeğenim Kuzey Deniz de, 1. Yaşını hepimizden uzakta, rehin olarak bitirdi. Çocuğunun başına bir şey gelmesinden korkan bir anne... Ailesini ayakta tutmaya çalışan bir baba... Ve dut yemiş bülbül kesilen bir devlet...

2 ayı geçti, kimseden ses yok. Devlet kendi personeline 'teslim olun' der, sonrasında arayıp sormazsa nereden umudumuz olacak bizim?

Olayın hemen ertesi günü, 27 Haziran'da rehine yakınları ile yapılan toplantıda olanlar içler acısı. Dışişleri Bakanı Yardımcısı Naci Koru rehine sayısını bilmiyor, ne kadar güvenlik mensubu olduğunu toplantı sırasında Özel Harekat Dairesi'nden öğreniyor, insanlar 'Sakın medyaya konuşmayın, yoksa yakınlarınızın başı belaya girer' diye tehdit ediliyor...

Toplantı sırasında 3 gün önce bir bebeğin hastalandığı, doktor gönderildiği söylendi. Bir benim yeğenim Kuzey var bir de Ela bebek. Hastalık lafını duyunca hemen atıldık, hangisi diye. Bilmiyor. İki bebekten hasta olan bebeği bilmeyen devlet, 'Balkanlardan Orta Asya'ya kadar olan her yerde sözüm ona kuş uçsa; nereye uçacağını, ne zaman uçacağını biliyor ama iki bebekten hangisinin hastalandığını –gönderdiği doktordan aldığı rapora, bebeklerden birinin kız birinin erkek olmasına rağmen- bilmiyor...

Hemen şimdi buraya tıklayarak imzanızı atın, ailelerimizi kavuşmamız için yetkililere seslenin.

'Telefonlarımızı topladılar abi, seni gizli arıyorum. Biz iyiyiz annemlere söylersin...' Kardeşimle bir kez konuştum, ilk rehin alındıklarında, o da bu. O gün bu gündür ne bakanlığı kaldı, ne konsolosluğu, ne de kriz merkezleri...

Prompterdan okurcasına, önünde yazılanları okuyan insanlarla muhatap oldum hep.  "Sağlık durumları hakkında olumsuz bir şey yok, devletimiz teyakkuz halinde, en üst düzeyde girişimler devam ediyor... Bekleyin... Bakanlığımız açıklamaları dışında hiç bir bilgiye itibar etmeyin..."

Şimdi, günler geçmesine rağmen hiçbir adım atmayan ne biz aileleri ne de kamuoyunu sağlıklı bilgilendirmeyen yetkililere sesleniyorum: Ailemi, orada esir düşen 49 kişiyi sağ salim evlerine döndürmek için bir an önce harekete geçin.

Umutla,
Muammer Taşdelen


Kampanya'yı İmzala