Havuz'dan İsrail anlaşmasına karşı tek cılız ses! (27 Haziran)

Başlatan bozadi, 27 Haziran 2016, 18:32:34

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

27 Haziran 2016

Havuz'dan İsrail anlaşmasına karşı tek cılız ses!


İsrail-Türkiye anlaşması havuz medyasından tepki görmedi. Bu başlıkta Havuz'daki tek cılız çatlak Vahdet olurken o da anlaşmanın arkasında yer alan esas karakter Erdoğan'ın ismini haberinde anmamayı tercih etti!




Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, "Ben görevdeyken İsrail'le asla normalleşme olmayacak" demesinin üzerinden uzun süre geçmeden AKP- Erdoğan kliği İsrail'le anlaştı. Anlaşma resmi ağızlardan da duyurulmuşken, iki ülke bugün saat 13.00'da ortak bir açıklamayla da tüm dünyaya "Düşman kardeşler"den "dost kardeşler"e geldik demeye hazırlanıyor. Ancak yandaş medya aylarca AKP muhaliflerini "İsrail dölü" olmakla dahi itham ederken anlaşma imzalayanlara karşı sessiz kalmayı tercih etti. Havuz'da İsrail'le anlaşmaya karşı tek ses Vahdet'ten geldi. İşte  Vahdet gazetesi '8 maddede neden reddediyoruz?' başlıklı bir haber yayımladı Ancak o da anlaşmanın arkasındaki isim olan Erdoğan'ı anmak yerine Zeybek'çiyi öne çıkarmayı yeğledi!

İslamcı Vahdet, 2010'daki Mavi Marmara krizinden beri aralarında kriz bulunan Türkiye ile İsrail arasında bugün açıklanması planlanan normalleşme anlaşmasına dair sert eleştiriler dile getirdi. Vahdet gazetesi, iki ülkenin başbakanları tarafından bugün açıklanacak anlaşmaya ilişkin olarak, "İsrail'le anlaşmayı reddediyoruz!" ifadelerini kullandı. Gazetede, ayrıca Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, İsrail hakkında "İsrail işbirliği yapmamız gereken, müttefik bir ülke" demesine dair "can ciğer muhabbeti yapan bakanları reddediyoruz!" ifadeleri yer aldı.

Vahdet gazetesinin bugünkü (27 Haziran 2016) nüshasında yer alan 'Reddediyoruz!' başlıklı haber şöyle:

1- Reddediyoruz çünkü: Abluka kalkmayacak

İsrail'le Roma'da sıkılan eller, Gazze'ye uygulanan ablukayı kaldırmayacak. Dünyanın en yoksul bölgelerden biri haline getirilen Gazze'de, Müslüman kardeşlerimiz yine açlık ve yoklukla boğuşmayı sürdürecek. Abluka, Filistin ekonomisini yiyip bitirmeye devam ederken, İsrail anlaşmadan elde ettiği kazanımlarla servetine servet katacak. Tel Aviv dolara boğulurken, Gazze susuzluktan ölecek. Filistin halkı dünyanın kendileri için göndereceği bir lokma ekmeğe muhtaç bir şekilde yaşamak zorunda kalacak. 

2- Reddediyoruz çünkü: Türkiye işgali tanıyacak

Türkiye'nin anlaşmayla kabul ettiği; Aşdod limanı üzerinden yardım malzemelerinin götürülmesi şartı, kesinlikle ablukayı hafifletmeyecek. Bu durum, Türkiye'nin İsrail işgalini ve ablukayı resmen tanıması sonucunu doğuracak. Türkiye Mavi Marmara krizi öncesi döneme göre hiçbir kazanım sağlayamazken, mevcut haklarını da kaybetmiş olacak. Filistin'deki Müslüman kardeşlerimize göndermek istediğimiz bir lokma ekmek bile, İşgalcinin onayından geçecek. 'Kazanımlar' sadece siyasi açıklamalarda kalacak.

3- Reddediyoruz çünkü: Şehit kanı para ile örtülecek

Anlaşma ile Filistinli Müslümanlara Mavi Marmara gemisiyle yardım götürürken şehit olan 10 Müslüman Türk'ün kanı yerde kalacak. İsrail askerlerinin uluslararası sularda yaptığı barbarlığın üstü örtülecek. İsrailli komutanların yargı önüne çıkarılmasının önü kapatılacak. 10 şehit, 50'den fazla ölümcül derecede ağır yaralı, alıkonulan yardım malzemeleri, hapsedilen hayatlar, gasp edilen eşyalar ve gemilerin karşılığı sadece 20 milyon dolarlık bir bağış olacak. Şehit ailelerin söz hakkı ellerinden alınacak.

4- Reddediyoruz çünkü: Kelle isteyene gün doğacak

Türkiye, Roma'da İsrail tarihinin en ırkçı hükümeti ile masaya oturdu.  İsrail Başbakanı Netanyahu'nun koalisyon ortağı Avigdor Liberman pek çok kez "İsrail'e karşı olan tüm Arapların başı baltayla kesilmeli" açıklaması yaptı. Liberman ile Netanyahu'nun koalisyon görüşmelerinde bile Hamas'ın yeryüzünden silinmesi şartı masaya konuldu. Kan kokan bu görüşlerin ışığında oluşturulan bir hükümete karşı uzatılan eller, Filistin'e kol kanat germekten çok, onları kaderine terk edecek.

5- Reddediyoruz çünkü: Kundaktaki çocuğu bile öldürüyorlar

1948'den bu yana milyonlarca Filistinli topraklarından edildi, onbinlercesi İsrail saldırılarında öldürüldü. 100 yıla yaklaşan işgalde, sahilde top oynayan çocuklar bombalarla vuruldu, kundaktaki bebeklerin evleri ateşe verilerek cayır cayır yakıldı. İsrail askerleri, Müslümana ait olan toprakta, kameralar önünde, acımasızca Müslüman infaz etti. Yargı yolları kapatıldı, ne dünya ne de Filistinli verdiği şehidin hesabını sorabildi. Cani askerler, bizzat elini sıkacağımız Netanyahu tarafından ziyaret edildi.

6- Reddediyoruz çünkü: Zeybekci hata yaptığını anlamıyor

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, anlaşmadan sadece bir gün önce kameralar karşısına çıkarak, "İsrail işbirliği yapmamız gereken, müttefik bir ülke" açıklaması yaptı. Oysa bugün dünyada uluslararası hukuku en fazla ihlal eden ülke; İsrail. Yerleşim politikası, komşu ülkelere karşı yaptığı toprak ihlalleri, uluslararası sularda izlediği yaklaşımlar İsrail'in devletten çok bir terör şebekesi olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Tarih teröristlerle anlaşma yapanların sonunda hep hüsrana uğradığını gösteriyor.

7- Reddediyoruz çünkü: Medya halkı kandırıyor

Mavi Marmara'nın ardından Filistin'e destek mesajları gönderen, Netanyahu Hükümetini ve İsrail'i yerden yere vuran sözde İslami medya organları bugün 180 derecelik bir dönüşle, İşgal güçlerinin savunuculuğunu yapmaya başladı. Yüzbinlerce Müslümanın katili İsrail'in gerçek yüzünü göstermeye devam eden yayın kuruluşları ise satılık kalemlerin hedefi oldu. 6 yıl önce 'kara' yazdığına bugün 'ak' yazan gazete ve dergiler, kirli anlaşmayı da halka 'Filistin'in kurtuluşu' gibi pazarlamaya kalktı.

8- Reddediyoruz çünkü: Siyonistlerin dini dolar

Türkiye'de haftalık yayın yapan Yahudi gazetesi Şalom, anlaşma öncesi Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nı bile yüzyılın katili Netanyahu ile dolarlara koşarken resmetme hakkını kendinde buldu. 'Bombalardan, Dolarlara' temalı bu karikatür, Filistin'de akan kanın İsrail'in zerre kadar umurunda olmadığını bir kez daha açıkça gösterdi. Anlaşmayla birlikte İsrail'in Akdeniz'deki doğal gaz rezervini Avrupa'ya pazarlama düşü de bu karikatürün çiziminde önemli ilham kaynaklarından biri oldu.

Hanzala'da dönecek yüz kalmadı

Dünyanın en değerli karikatür sanatçılarından Filistinli Naci el Ali, 1969'da sırtı dünyaya dönük, üstü başı yırtık, yamalı bir çocuk çıkardı karşımıza. Ali, Filistin halkının ve savaşın tüm çocuklarının sesi olan bu karaktere 'Hanzala' ismini verdi. İnsanlar hep Hanzala'nın ne zaman dünyaya yüzünü döneceğini merak etti, aynı soru çizer Naci el Ali'ye defalarca yöneltildi. Ali, 22 Temmuz 1987'de öldürülmeden önce bu soruyu şu sözlerle cevapladı: "Filistinliler özgürlüklerini ve insanlıklarını geri kazandıklarında."  Ancak bugün yaşananlar Hanzala'nın insanlığa baktığı günlerin çok uzak olduğunu bir kez daha gösterdi.

Aksa'da Müslümanlara dayak

Türkiye ile İsrail'in Roma'da görüştüğü sırada, Mescid-i Aksa'da işgalci terörü esti. İsrail polisi silahlarla Aksa'ya girdi, itikaftaki Müslümanlara dayak attı. İSRAİL, Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa'da terör estirdi. Aksa Müdürü Ömer Kesvani, 190 kişiden oluşan İsrail polis güçlerinin zorla Aksa avlusuna girerek itikaftaki cemaati darp ettiğini söyledi. Kevsani, "İsrail'in Doğu Kudüs'ü ele geçirdiği 1967 yılından bu yana ilk defa ramazan ayının son on gününde böyle bir olay yaşandığını" dile getirdi. İşgal güçlerinin ses bombası kullandığı olaylarda  5 kişi yaralandı, 8 kişi gözaltına alındı.

Keyfi yasakları sürdürüyorlar

İsrail yönetimi, dün sabah itibarıyla Gazze Şeridi'nde, balıkçıların avlanma menzilini 9 milden 6 mile indirdi. Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile İsrail arasında 1993'te imzalanan Oslo Antlaşması'na göre, Filistinliler, herhangi bir İsrail müdahalesine maruz kalmadan Gazze Şeridi'nden 20 mil açığa kadar serbest hareket edebilme hakkına sahip. Ancak, İsrail yönetimi Filistinli balıkçıların bu hakkına engel oluyor. İsrail'in 7 Temmuz'da başlattığı saldırıların ardından İsrail ile Filistinli direniş grupları arasında 26 Ağustos 2014'te varılan ateşkes antlaşması uyarınca, avlanma sınırı 6 mil olarak belirlenmişti. Bu sınır 3 Nisan'da yeniden 9 mil olarak açıklanmıştı.
 
Kaynak: abcgazetesi.com


bozadi

27 Haziran 2016

İHH: İsrail'le yapılan anlaşma,
 Gazze ablukasının resmen tanınması demek


İHH, Türkiye ile İsrail arasında bugün varılması beklenen anlaşma hakkında bir bildiri yayınladı. Kurumun sosyal medya hesabı üzerinden yayınlanan bildiride, anlaşmaya niçin karşı çıkılması gerektiği detaylıca vurgulandı.




İHH, Türkiye ile İsrail arasında bugün varılması beklenen anlaşma hakkında bir bildiri yayınladı. Kurumun sosyal medya hesabı üzerinden yayınlanan bildiride, anlaşmaya niçin karşı çıkılması gerektiği detaylıca vurgulandı.

Türkiye'nin Siyonist rejim ile giriştiği anlaşma sürecinin 2010 yılında Gazze ablukasını kırmak üzere gerçekleştirilen Mavi Marmara girişiminin hedeflerinden çok uzak olduğu zira anlaşma maddelerinde anlaşmanın ablukanın yumuşatılmasına yönelik değil; resmi olarak tanınmasına dönük hususlar olduğu ifade edildi. İHH tarafından yayınlanan bildiri şu şekilde:

"Türkiye ile İsrail arasında yapılacak bu anlaşmaya karşı olduğumuzu belirtmekle birlikte karşı çıkma gerekçelerimizi aşağıda sıralıyoruz:

1. Gazze Ablukası ve Mavi Marmara konusundaki duruşumuzda hiçbir değişiklik yoktur.

2. Gazze ablukası hukuksuzdur ve büyük bir insanlık suçudur. Bu hukuksuzluk bir an önce sonlandırılmalıdır.

3. Abluka bir yerin dışarıyla olan her türlü bağlantısının zorla kesilmesi ambargo ise ticari malların giriş çıkışının engellenmesi demektir.

4. Abluka ile ambargo aynı şey değildir. Yapılan görüşmeler ambargonun değil ABLUKA'nın kaldırılması üzerine inşa edilmelidir.

5. Aştod Limanı üzerine kurgulanacak anlaşma ablukanın yumuşamasını değil, resmi olarak tanınmasını sağlar. Türkiye bu riske girmemelidir.

6. Haberlere yansıyan içerikteki bir anlaşma, durumu Gazze ablukasının resmen tanınacağı bir sürece götürecektir.

7. Anlaşma çerçevesinde en makul olan ve Gazze halkının yararına olacak seçenek giriş ve çıkışların Gazze Limanı'ndan yapılmasıdır.

8. Basına yansıdığı gibi gerçekleşen bir anlaşma Gazze'deki sorunun insani yardıma indirgendiğini göstermektedir ki bu eksik bir yaklaşımdır.

9. Gazze'deki insani yardım sorunu, yaşanan sıkıntıların sadece bir kısmıdır. Gazze'deki sorun temel olarak özgürlük odaklıdır.

10. Gazze halkı da herkes gibi seyahat etme ve ticaret yapma özgürlüğüne sahip olmalıdır. Bu konuların gündeme alınması gerekmektedir.

11. Yürütülen görüşmelerde Mavi Marmara davalarının telaffuz bile edilmemesi görüşündeyiz.

12. Davaların düşürülmesi, yürütülen görüşmelerin ve yapılması düşünülen anlaşmanın gizli veya açık hiçbir şekilde parçası olmamalıdır.

13. Tazminat konusundaki görüşümüz de gayet açıktır. İsrail lütuf değil ceza tazminatı ödemelidir ve bunun hukuki emsalleri mevcuttur.

14. Mahkemelerde çıkartılan yakalama kararı Interpol'e dahi gönderilemezken İsrail, İHH ve gemi katılımcılarını terör listesine almıştır.

15. Şunu da hatırlatmak isteriz ki tarih, İsrail'in hiçbir sözünü tutmadığını ve hiçbir uluslararası anlaşmaya sadık kalmadığını öğretmiştir."

Kaynak: islamianaliz.com



bozadi

26 Haziran 2016

İsrail ile Türkiye arasında anlaşma sonrası
 sosyal medyada Erdoğan'a büyük tepki


Türkiye ve İsrail arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi adına Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun özel temsilcisi Joseph Ciechanover, Roma bir araya geldi ve ilişkilerin normalleşmesi adına uzlaşmaya vardı.



AKP hükümetinin İsrail'le anlaşmasının duyulmasından sosyal medyada Erdoğan'ın o sözleri paylaşım rekoru kırdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı seçimi kapsamında 2 Ağustos 2014 tarihinde Balıkesir'de düzenlenen mitingde İsrail'i hedef alan açıklamalar yapmış, "O masum çocukların ahı, o masum annelerin feryadı er ya da geç İsrail'den sorulacak" demişti.

İşte AKP hükümeti ile İsrail'in anlaştığı haberlerinin duyulmasından sonra Erdoğan'ı eleştiren o tweetlerden bazıları:













Kaynak: cumhuriyet.com


bozadi

25 Haziran 2016

İsrail: IŞİD'in yenilmesini istemiyoruz


İsrail askeri istihbarat şefi Halevi, "İsrail, Suriye'deki durumun IŞİD'in yenilmesiyle sona ermesini istemiyor" dedi.




İsrail askeri istihbarat şefi Halevi, ülkesinin en önemli müttefiklerinden ABD'nin başını çektiği uluslararası koalisyonun IŞİD'le mücadelesini desteklemediklerini açıkladı. Halevi, "İsrail, Suriye'deki durumun IŞİD'in yenilmesiyle sona ermesini istemiyor" dedi.

Sputnik'in haberine göre, Herzliya Konferansı'nda konuşan İsrail askeri istihbarat şefi Tümgeneral Herzl Halevi, Irak ve Suriye'de sürdürülen IŞİD'le mücadeleye ilişkin çarpıcı bir açıklamada bulundu.

IŞİD'in son üç ayda hilafet ilan ettiği günden bu yana 'en zor günlerini yaşadığını' söyleyen Halevi, "İsrail, Suriye'deki durumun IŞİD'in yenilmesiyle sona ermesini istemiyor" ifadelerini kullandı.

Halevi sözlerini şöyle sürdürdü: "Süper güçlerin bölgeden çekilerek İsrail'i Hizbullah ve İran'ın karşısında yalnız bırakması İsrail'i güç bir duruma sokar. Bu nedenle de kendimizi böyle bir pozisyonun içinde bulmamak için elimizden geleni yapmak zorundayız."

Eski İsrail Savunma Bakanı Moşe Ya'alon da ocak ayında yaptığı bir konuşmada İran karşısında IŞİD'i tercih edeceklerini, çünkü İran ve onun desteklediği grupların İsrail için tehdit oluşturduğunu söylemişti.
 
Kaynak: cumhuriyet.com.tr


bozadi

27 Haziran 2016

MİT içinden itiraf: IŞİD'e karşı hareketsiz bırakılıyoruz!


MİT'te görevli M.Y. Müsteşar Hakan Fidan'a gönderdiği mektupta, yönetime yakın personelin Arapça telefon konuşmalarını İstihbarat Değeri Yoktur koduyla işaretlediğini ve MİT'in IŞİD'e karşı bu sebeple hareketsiz bırakıldığını ifade etti.




Milli İstihbarat Teşkilatı'nda (MİT) Ankara Bölge Başkanlığı'na bağlı telefon dinleme servisinde çalışan M.Y adlı personel, teşkilat içindeki baskıları Hakan Fidan'a yazdığı bir mektupla anlattı, çarpıcı iddialarda bulundu. Ankara Bölge Başkanlığı İlke 3 Şubesi'nde yaşananları tek tek anlatan M.Y, bir örneğini de Cumhuriyet'le paylaştığı mektubunda şunları kaydetti:

Suruç intihar saldırısı ve Ankara Garı intihar saldırılarının sorumluluğunu üstlenen IŞİD militanlarının Arapça konuştukları düşünüldüğünde takdir ederseniz ki bu dilin önemi yadsınamaz. Ancak şubemizdeki Arapça monitörler (Telefon dinleyen kişi A.U.) (2) yönetime yakınlığını kullanarak Arapça görüşmelerin neredeyse tamanını İDY (İstihbarat Değeri Yoktur) yapmakta, yönetim de bu duruma göz yummaktadır. Böyle hassas günlerde on binlerce Arapça görüşmenin İDY yapılması karşısında dehşete kapılmaktayım."

'İnanılmaz mobbing var'

"Şubemizde inanılmaz bir mobbing olayı cereyan etmektedir" denilen mektupta, bunları şöyle sıraladı:

* Konuşulan her şeyin, yapılan her yorumun müdire ve başkan tarafından bilinmesi, müdirenin personele "Sen kalk şuraya otur, sen kalk buraya otur" diyerek kendisine yakın kişileri istediği yerlere yerleştirerek jurnal yoluyla haber aldığı şüpheleri doğurmakta, ayrıca her fırsatta müdirenin "Şöyle söylemişsin", başkanın "Sizin aldığınız nefesten bile haberim var" bu durumu doğrulaması.

* İş ile ilgili olabilecek en basit hataların bile müdirenin odasına çağırılarak rencide edici ve aşağılayıcı dil kullanılarak uyarılması..

* İdarenin işleyiş ile ilgili bütün önerilere kapalı olması ve "buranın kuralları böyle" veya "benim emrim" diye kestirip atması.

'Günaydın' işkencesi

* 50 kişilik personelin her sabah müdirenin odasına gidip "günaydın'", her akşam "iyi akşamlar" demeye mecbur tutulması.

* Son 1-2 yılda istifa(ların) ve emekli olanların şubedeki mobbing kaynaklı olduğu..

* Daha pek çok mustarip olunan konulardan dolayı ben dahil şubemizde pek çok kişinin psikoloğa gitmesi, antidepresan ve uyku ilaçları kullanması...

Kısaca arz etmeye çalışığı konularla ilgili olarak bütün cesaretini toplayın konuyu Bölge Başkanı'na anlatmaya çalıştığında kendisini dinlemediğini, gerekli araştırmayı yapmadığını belirten M.Y, mektubunu şöyle bitirdi:

'Lütfen istatistik çıkarınız'

"Hiçbir cümlemi tam olarak bitiremediğim gibi işitmediğim azar da kalmadı. Bütün bunların kendi emri olduğunu bağırdı. Benimli ilgili araştırma yapıp en ağır şekilde cezalandırılacağımı söyledi. Ben de kendisine Müsteşarlık Makamına başvuracağımı söyledim. Sayın Müsteşarım sizden istirhamım lütfen yapılmayan Arapça görüşmelerin istatiğini çıkartınız ve şubenin içinde bulunduğu ağır mobbing konusunda personelin dinlenmesi için gerekli araştırmayı yaptırınız."

'Müfettiş de gönderilmedi'

Yaşadıklarını gazetemize de anlatan M.Y. çalıştığı bölümdeki yanlışları söylediği için görev yerinin değiştirildiğini ve lojmandan çıkarıldığını savundu. Sıkıntılarını sıralı tüm amirlerine anlatmasına karşın kimsenin dinlemediğini, çözüm bulmadığını, ocak ayından beri talep ettiği müfettişlerin de gönderilmediğini belirten MİT'çi, defalarca Hakan Fidan'a ulaşmak istediğini, ancak kapıların kendisine kapatıldığını iddia etti. "Cumhuriyetin bir kurumu böyle olamaz" diyen M.Y. her şeyi göze aldığını söyledi.
 
Kaynak: abcgazetesi.com


bozadi


Eren Erdem: Türkiye bu anlaşmayla Gazze ablukasını resmen tanımış oldu





bozadi

Tayyip sayesinde, AKP'den çok çok öncesinden beri sahteliklerle, işkencelerle, katliamlarla ve şeytan-köpekliğiyle dopdolu olan hayatımızın gerçekleri giderek daha fazla ifşa oluyor. Paha biçilmez!

macka

Eren Erdem in uzun süredir çalıştığı akpnin işid ilişkisi çalışma raporu 1-2 hafta içinde yayımlanacak gerçek belgelerle inşallah kendisine bir şey olmaz
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

bozadi

28 Haziran 2016

Atatürk Havalimanı'nda canlı bomba terörü; 36 ölü,
100'den fazla yaralı!


Emniyet kaynakları, saldırının IŞİD bağlantılı olduğunu ifade etti




İstanbul Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen terör saldırısında 36 kişi hayatını kaybetti, 100'den fazla kişi yaralandı. Saldırı sırasında en az iki kişinin kendini patlattığı belirtilirken, dört saldırganın daha eyleme katıldığı iddia edildi. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde bir saldırganın polisten kaçtığı, vurulmasının ardından yerde bir süre yattıktan sonra kendini havaya uçurduğu görülüyor. Görgü tanıkları dış hatlar terminalinde iki canlı bombanın daha kendini havaya uçurduğunu aktardı.

X-RAY'dan geçemeyince kalaşnikofla taradı

Havaalanında bir güvenlik zaafiyetinin olmadığını söyleyen Başbakan Yıldırım, "Teröristler bir ticari taksiyle havalimanına gelmiş ve bilahare eylemlerini gerçekleştirmişlerdir" dedi.

Atatürk Havalimanı'nda Dış Hatlar Terminali'nin girişinde bu akşam peş peşe 3 ayrı patlama meydana geldi. 3 canlı bombanın saldırı düzenlediği öğrenildi. Önce bir teröristin x-ray cihazından geçmeye çalıştığı, fark edilince etrafı tarayıp kendisini patlattığı belirtiliyor. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.

Olay yerinde bir teröristin vurularak öldürüldüğü, vurulan bir teröristin de kendisini patlattığı belirtiliyor. Bir teröristin sağ olarak yakalandığı iddiası da var. Bu bilgiler henüz teyit edilmedi.




"Saldırı IŞİD'i işaret ediyor"

Başbakan Binali Yıldırım, terör saldırısıyla ilgili ilk belirtilerin radikal İslam terör örgütü IŞİD'i işaret ettiğini belirtirken, herhangi bir güvenlik açığı olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, tüm insanlığın terörle karşı ortak mücalede vermesi gerektiğini belirtirken, "Bu saldırının, herhangi bir sonuç elde etmeyi değil, sadece ve sadece masum insanların kanı ve acısı üzerinden dünyaya ülkemiz aleyhinde propaganda malzemesi üretmeyi hedeflediği açıktır" ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, dış hatlar terminalinde bir saldırganın yolcuları taradığını ve ardından kendini havaya uçurduğunu söyledi. Bozdağ, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndaki saldırıda, ilk bilgilere göre 3 canlı bombanın kendisini patlattığını belirterek, "Teyide muhtaç ham bilgi. 3 tane teröristin olduğu ifade ediliyor. Ve şu ana kadar elde edilen bilgilere göre, 31 civarında ölü var. Yaralı sayısı da 147 olarak bana geldi" dedi. Habertürk gazetesi ise yaralı sayısının 207 olduğunu iddia etti.

Görgü tanıkları olayı anlattı

Görgü tanıkları ilk patlamanın ardından iki saldırganın da kendini havaya uçurduğunu söyledi. Emniyet kaynakları saldırının IŞİD bağlantılı olabileceğini söyledi.




Olay sonrası bölgeye çok sayıda ambulans ve özel harekat polisi sevk edildi. Havalimanı içinde çok sayıda yaralının yerde yattığı görüldü. Atatürk Havalimanı araç girişine kapatıldı. Güvenlik nedeniyle, havalimanı yönüne giden metro seferleri Yenibosna durağında son buluyor. Sağlık Bakanlığı, olay yerindeki tüm yaralıların hastanelere sevk edildiğini duyurdu.
 
AP: Türk yetkili, 50 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi

Associated Press (AP), kıdemli bir Türk yetkiliye dayandırdığı haberinde, saldırıda yaklaşık 50 kişinin hayatını kaybettiğini ve 60 kişinin de yaralandığını aktardı. AP, kıdemli bir Türk yetkilisine dayandırdığı haberinde, "Saldırıyı terör örgütü IŞİD'in üstlendiğini" duyurdu.

Görgü tanığı: Gök gürlemesi gibiydi

CNN Türk'e konuşan görgü tanığı bir taksi şoförü "İç hatlardan dış hatlara sıraya girdik, ben en arkadaydım. Silah sesleri geldi, gök gürlemesi gibi, her yer alev oldu. Ön cam havaya uçtu, öndeki araç hurda olmuş. Silah sesleriyle patlama arasında en fazla iki dakika oldu" dedi.

CNN Türk'e konuşan bir yaralı yakını, "Havalimanında kardeşim taksici olarak çalışıyordu. Öldü mü, sağ mı bilmiyoruz" diye konuştu.
 
Kaynak: t24.com.tr


bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen macka

Eren Erdem in uzun süredir çalıştığı akpnin işid ilişkisi çalışma raporu 1-2 hafta içinde yayımlanacak gerçek belgelerle inşallah kendisine bir şey olmaz
Amin!

bozadi

29 Haziran 2016

Eren Erdem: Kim terörü besliyor yakında göreceksiniz!


CHP'li Eren Erdem, Atatürk Havalimanı saldırısının ardından bir fotoğraf paylaşarak "Bu belgelerin TAMAMI, Hükümetin IŞİD ile ilişkisinin açık delilleri..! Kim terörü besliyor, yakında görürsünüz..." dedi.




Atatürk Havalimanı'nda 28 kişinin öldüğü saldırının ardından CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem ateş püskürdü. Emniyet kaynaklarının IŞİD şüphesini belirtmesinin ardından elinde AKP'nin IŞİD ile ilişkisinin delilleri olduğunu belirten bir görüntü paylaşan Erdem, "Kim terörü besliyor yakında görürsünüz" dedi.

Eren Erdem Twitter hesabından yaptığı açıklamada "Terörist IŞİD, IŞİD'e silah verenler, IŞİD hücrelerine İZİN verenler, IŞİD'cilere kadro verip TEDAVİ ettirenler hesap verecek..!" ifadelerini kullandı.

İşte Eren Erdem'in mesajları;






 
Kaynak: abcgazetesi.com


bozadi


bozadi



bozadi



EY ERDOĞAN, GAZZE LİMANI'NA YARDIM GÖTÜRMEYE YÜREĞİN VAR MI?