Gaziantep'de Askerlerle IŞİD Arasında Kirli İlişkiler (22 Aralık)

Başlatan bozadi, 23 Aralık 2015, 10:59:31

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

22 Aralık 2015

Sınırda görevli bazı askerler IŞİD militanlarıyla gizli görüşmeler yapmış: Işık yaktık, mal var, gelsene!


Söz konusu görüşmeler hakkında savcılığın soruşturma yürüttüğü öğrenildi




Gaziantep'te sınır güvenliğini almakla görevlendirilen bazı rütbeli askerlerin IŞİD militanlarıyla telefon görüşmelerinin kayda alındığı ortaya çıktı. Askerlerle IŞİD'çiler arasındaki ilişkileri ortaya koyan telefon görüşmelerine ilişkin Ankara Başsavcılığı'nın bir soruşturma yürüttüğü ancak dosyayı "yetkisizlik" kararıyla Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığı'na gönderdiği ortaya çıktı. Savcılık tutanaklarında "Işık yaktık, mal var, gelsene o taraftan bu tarafa adamlarınla.." gibi konuşmalar yer alıyor.

Cumhuriyet'ten Kemal Göktaş'ın haberine göre söz konusu görüşmeler, yakınları IŞİD'e katılan 6 vatandaşın savcılığa başvurmasının ardından başlatılan soruşturmada ortaya çıktı. 19 kişi hakkında iletişimin tespiti kararları alındı. Savcı Derda Gökmen, 27 şüpheli hakkında dava açtı. Gökmen, "dinleme sırasında başka bir suçun ortaya çıktığı gerekçesiyle" ayrı bir soruşturma başlattı.

Geçen haziran ayında Tel Abyad'ı ele geçiren IŞİD'den kaçan binlerce kişi Türkiye sınırına gelmişti. Sınır tellerine kadar yaklaşarak bölgede bekleyenleri silah zoruyla geri götüren IŞİD militanlarının Türk askerlerine "sus" işareti yapması büyük tepki çekmişti.

Cumhuriyet'te yer alan haberin tam metni şöyle:

Büyük skandal, yakınları IŞİD'e katılan 6 vatandaşın Ankara Başsavcılığı'na başvurmasının ardından başlatılan soruşturmada ortaya çıktı. Başsavcılığın başvurunun ardından yaptığı çalışmada, IŞİD'in Ankara'daki faaliyetleri mercek altına alındı ve kayıp şahısların örgütle irtibatlarını sağladıkları düşünülen 19 kişi hakkında iletişimin tespiti kararları alındı.

Yakınlarının ihbarda bulunduğu 6 kişi hakkındaki dosya da bu dosyayla birleştirildi. Yapılan çalışmalar sonunda IŞİD'e katılmak isteyenlerin bazen kendi aralarında bazen de dernek, kitabevi veya vakıf bünyesinde ideolojik eğitim aldıkları belirlendi. Eğitim alan kişilerden IŞİD'e katılmak isteyenlere bazı şüphelilerin aracılık yaptığı, güzergâh belirleme, araç temini, karşı taraf ile irtibat sağlama gibi faaliyetlerde bulundukları tespit edildi. Buna göre, Ankara'dan gidenler sıklıkla Gaziantep ve Kilis üzerinden Elbeyli ilçesini geçiş noktası olarak kullanıp buradan Suriye'nin El Bab ilçesine bağlı Able köyüne gidiyorlardı.




Dosya askeri savcılıkta

Savcı Derda Gökmen, bir kısmı halen Suriye'de bulunan 27 şüpheli hakkında dava açtı. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen dava dosyasında ise sürpriz belgelerin yer aldı. Belgelere göre Gökmen, 2014 yılı sonunda istihbari amaçla yapılan dinlemeler sonunda elde edilen IŞİD üyeleri ile bazı askerlerin yaptığı telefon görüşme kayıtlarını inceledikten sonra "istihbari amaçlı dinleme sırasında başka bir suçun ortaya çıktığı gerekçesiyle" soruşturma başlattı.

Gökmen, "Şüphelilerin konuşmaları ve bazı askerlerle suç teşkil eden ilişkilerine yönelik" yapılan soruşturma sonunda 5 Mart 2015 tarihinde 'yetkisizlik' kararı vererek dosyayı, dinleme kayıtlarıyla birlikte askeri savcılığa gönderdi. 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığı da açtığı soruşturma kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir yazı yazarak istihbari dinlemenin yapıldığı "iletişimin tespitine ilişkin mahkeme kararını" ve CD örneklerini istedi.

"Işık yaktık gelsene"

Cumhuriyet'in edindiği bilgiye göre, istihbari dinlemeler sonunda dinlemeye takılan bir görüşme tutanağının başında "Bu görüşme kaydında iletişimi tespit edilen kişi ile X2 kodlu kişinin görevli bir asker olduğu düşünülmüştür" notu yer alıyor:

- Efendim abi.

X2: Bu araç verdiğim yerde mayının içindeyiz. Işık yaktık, mal var, gelsene o taraftan bu tarafa adamlarınla..

- Tamam abi geliyoruz.

X2: Acil gel.

- Abi Burak üsteğmene araba verdiğin/m (?) yer mi?

X2: He verdiğinin az aşağısında.. Bizim iki araç Türkiye tarafında..

- Tamam abi...


"Bir şey olursa ara"

Bir başka görüşme ise IŞİD yöneticisi olduğu iddiasıyla hakkında dava açılan Mustafa Demir ile yine görevli bir asker olduğu düşünülen (X2) kişi arasında geçtiği notuyla dosyaya konuldu:

- Efendim.

- Abi şeye çağırdılar, astsubayı çağırdılar.

- Tamam abi tamam.

- Eyvallah... Allahü Alem.

- Hadi görüşürüz, bir şey olursa ararsın. Ben konuşup karşıdakiyle...

- Tamam abi.

- Eyvallah.


Termalci geçiriyor

25 Kasım 2014 günü saat 20.06'da yapıldığı belirtilerek dosyaya konulan görüşmede ise "Ali isimli şahsın" görevli üst rütbeli bir askeri personel arasında geçen konuşma olduğu notuyla yer aldı.

- Abi termalden anlaşılıyorlarmış. Köylülerden biraz istihbarat aldım. Termalci abi para karşılığında bunları geçiriyormuş.

ALİ: Bakarız şimdi onun boynunu s...yim. Çünkü bir hafta önce ben buradan yük aldım.

- Ali abi, buradaki komutanla şey yapabilir misin beni bağlayabilir misin buradaki iş için.

ALİ: Tamam bir şey olursa bana haber verin.


Kaynak: t24.com.tr

bozadi

22 Aralık 2015

1 yıldır sümenaltı


IŞİD'cilerle askerlerin arasında geçen görüşmelerin tespit edilmesinin üzerinden 1 yıl geçmesine karşın ne sorumlular ortaya çıkarıldı ne de kayda değer bir gelişme yaşandı.




IŞİD'cilerle Suriye sınırında görevli bazı askerler arasında, savcılığın "suç teşkil ettiğini" belirttiği görüşmelerin tespit edilmesinin üzerinden bir yılı aşkın süre geçmesine rağmen, sorumluların bulunup yargı önüne çıkarılamaması soru işaretlerine neden oldu.

Yakınları IŞİD'e katılan 6 vatandaşın Ankara Başsavcılığı'na başvurmasının ardından başlatılan soruşturmada kayıp şahısların örgütle irtibatlarını sağladıkları düşünülen 19 kişi hakkında iletişimin tespiti kararları alındı. Soruşturma sonunda IŞİD'e katılmak isteyenlere aracılık yapan, araç temin eden ve irtibat sağlayan şüpheliler hakkında dava açıldı. Ancak iddianamede hiç belirtilmemesine rağmen, dava dosyasında IŞİD üyeleri ile bazı askerlerin yaptıkları telefon görüşmelerine ilişkin istihbari kayıtların da yer aldığı ortaya çıktı. Dosyadaki belgelere göre soruşturmayı yürüten Savcı Derda Gökmen, "istihbari amaçlı dinleme sırasında başka bir suçun ortaya çıktığı gerekçesiyle" bu kayıtlarla ilgili "ayrı bir soruşturma" başlattı.

Savcı Gökmen, "Şüphelilerin konuşmaları ve bazı askerlerle suç teşkil eden ilişkilerine yönelik" yürüttüğünü belirttiği soruşturma sonunda 5 Mart 2015 tarihinde yetkisizlik kararı vererek dosyayı, dinleme kayıtlarıyla birlikte Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığı'na gönderdi. 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığı da açtığı soruşturma kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir yazı yazarak istihbari dinlemenin yapıldığı "iletişimin tespitine ilişkin mahkeme kararını" ve CD örneklerini istedi. Bütün bu sürecin sonunda suç teşkil eden görüşmelerin üzerinden bir yılı aşkın süre geçmesine rağmen soruşturma tamamlanmadı. İşte o kuşku yaratan işlemlerden bazıları:

Görüşmelere atıf yok

* Kayıtların çözümü yapılırken IŞİD'çilerin görüştüğü askerlerin isimleri belgelerde yer almadı, bazı belgelerde kod isimlerle kullanıldı.

* Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığı ise kendisine gönderilen evraklarda telefon dinlemesine takılan kişilerin isimleri belli olmadığı için hiçbir işlem yapamadı.

* Ankara Başsavcılığı'nın IŞİD üyeleri hakkındaki iddianamesinde askerlerle IŞİD'çiler arasındaki görüşmelere atıf yapılmadı.



Kaynak: cumhuriyet.com.tr


bozadi

2 Aralık 2015

Baro'dan MİT'e suç duyurusu


 


Alman televizyonunda terör örgütü IŞİD'in kaçırdığı Ezidi kadın ve çocukları sanal sistemle satışa sunduğu ve irtibat ofislerinin birinin Gaziantep'te olduğu yönündeki iddialar şok etkisi yaşattı. Baro Başkanı Av. Bektaş Şarklı ve İlerici Kadınlar Derneği Kuruluş Komitesi Gaziantep üyesi Sibel Altıntaş haberler ilgili suç duyusunda bulunurken,   MHP İl Başkanı Muhittin Taşdoğan, "Bu iddia karşısında kanımız dondu" değerlendirmesini yaptı. HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul ise, İçişleri Bakanı Efkan Ala'ya, "Gaziantep'teki IŞİD terör örgütünün köle satış bürosundan Vali'nin haberi var mıdır? Eğer varsa Vali iddiaya yönelik herhangi bir açıklama veya konuya ilişkin bir araştırma yapmış mıdır?" diye sordu.

ŞARKLI: GAZİANTEP TERÖR İHRAÇ EDİYOR

Şarklı, "Gaziantep'in nüfus anlamında kalabalık olması IŞİD'in daha kolay barınmasını sağlıyor.  Acı tablo Gaziantep canlı bombaların geçtiği nokta. Maalesef Gaziantep adeta terör ihraç ediyor. Bizde bu bağlamda son gelişmelerle birlikte suç duyurusunda bulunduk" dedi.

LOJİSTİK BÖLGE

İki yıldan bu yana IŞİD'ın Gaziantep'i lojistik bölge olarak kabul ettiğini belirten Şarklı, "Yakalanan mühimmatları gördüğünüzde özellikle para alışverişin transferinin buradan gerçekleştiği de ele alınırsa, IŞİD kentte kolay barınma sağlıyor. Gaziantep IŞİD'in lojistik üstü" diye konuştu.

SUÇ DUYUSUNDA BULUNDUK

Şarklı, Alman televizyonunda terör örgütü IŞİD'in kaçırdığı Ezidi kadın ve çocukları sanal sistemle satışa sunduğu ve irtibat ofislerinin birinin Gaziantep'te olduğu yönündeki iddialar ile ilgili suç duyurusunda bulundu. Şarklı, iddiaların araştırılmasını ve olayda ihmali bulunan MİT ve kolluk görevlileri hakkında kamu davası açılmasını talep etti. #8232; Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunan Şarklı, basında yer alan iddiaları hatırlatarak sorumlularının ortaya çıkması gerektiğini söyledi. Şarklı, şunları kaydetti: "Hem haberle ilgili hem de önleyici istihbaratla ilgili olarak iddianın araştırılması neticesinde ihmali bulunan MİT ve kolluk görevlileri için suç duyurusunda bulunduk. IŞİD adlı terör örgütü, tüm dünyada ve Türkiye'de kanlı eylemlere imza atmış ve ülkemizde son olarak Suruç ve Ankara Garı'ndaki bombalı eylemleri gerçekleştirmiştir. Böyle bir uluslararası terör örgütüyle yaşadığımız ilimiz arasında paralellik kurulması bir hukukçu olarak hepimizi rahatsız etmektedir."

KAMU DAVASI AÇILMALI

Şüpheliler hakkında gerekli kovuşturmanın yapılarak kamu davası açılması talebini Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'na ileten Bektaş Şarklı,"Soruşturma aşamasının neticesine göre, bu olaylar basına yansımadan önce önleyici ve gerekli istihbarat çalışması yapmayan ve gerekli tedbirleri almayan MİT ve kolluk görevlileri hakkında görevi ihmal ve kötüye kullanma fillerinden dolayı suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz. İddia konusu olan olayların açıklığa kavuşturulması gerekiyor. İddiaların, TCK'da düzenlenen insan ticareti, fuhuş, hürriyeti tahdit, soykırım, insanlığa karşı suçlar ve göçmen kaçakçılığı konularındaki suçları kapsadığı düşünülüyor. Konunun hassasiyeti gereği ivedilikle soruşturma yapılarak suça konu faillerin tespit edilmesini talep ediyoruz." ifadelerini kullandı.

TAŞDOĞAN: KANIMIZ DONDU

MHP İl Başkanı Muhittin Taşdoğan ise, "Haberleri izledim. Tamamen iddia üzerine. Ama eğer gerçekse kan dondurucu bir şey. Yani bu haberle kanımız dondu diyebilirim. Fakat ben üzerinde çok yorum yapmak istemiyorum. Burada bizleri tek düşündüren şey, Gaziantep adının yıpratıcı şeylerle anılması. Bu zorumuza gidiyor. Eğer böyle bir şey varsa, yetkililer gerekli önlemi alsın. İddialar araştırılıp, gereği yapılsın" dedi.

TOĞRUL'DAN SUÇ DUYUSU

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul'da konuyu meclise taşıdı. Toğru,  İçişleri Bakanı Efkan Ala'ya soru önergesi sundu.

IŞİD CİRİT ATIYOR

"Gerek Gaziantep yerel basınında gerekse ulusal basında çok sayıda IŞİD terör çetesinin uyuyan hücre evlerinin bulunduğu ve mensuplarının cirit attığı bir kent haline getirilmiştir" diyen Toğrul, "Alman NDR ve SWR haber sitelerinin haberine göre, IŞİD'in kaçırdığı Ezidi kadın ve çocukların sanal sistemle satışa sunulduğunu ortaya çıkardı. Gizli kamerayla çekilen görüntülerde para transferinin yapıldığı standart bir ofis gösteriliyor. Büyük bir titizlik ve para sayma makinesinin yardımıyla satış bedeli kontrol ediliyor. Paranın doğrudan IŞİD'e gönderilmesi için diğer arabuluculara telefon yoluyla bilgi veriliyor. Tüm bunlar Türk istihbarat servisinin hiçbir engeli olmadan yapılıyor"

KAÇ TANE BÜRO VAR?

Toğrul, Ala'ya 'Gaziantep'te IŞİD terör örgütüne bağlı kaç tane irtibat bürosu bulunmaktadır?  Eğer bulunmakta ise bu irtibat büroların herhangi bir yasal dayanağı var mıdır? Bu bürolar hangi isimler adı altında faaliyetlerini sürdürmektedirler? Bu bürolar herhangi bir kuruma bağlı çalışmakta mıdır?" diye sordu.

KÖLE TİCARETİ DOĞRU MU ?

İşte Toğrul'un soruları; "Gaziantep'teki bu büroda kaç Ezidi kadın ve kız çocuğu satılmıştır? Bu kadın ve çocuklar hangi tarihlerde kimlere satılmıştır? IŞİD terör örgütünün söz konusu kadın ve kız çocuklarının köle ticaretinden elde ettiği para doğru ise ( 250 ticaretini yapan ve örgüte 2. 5 milyon para aktaran) bu parayı aktaran aracı kimdir? Bu parayı hangi yolla örgüte teslim etmektedir? Gaziantep'teki IŞİD terör örgütünün köle satış bürosundan Vali'nin haberi var mıdır? Eğer varsa Vali iddiaya yönelik herhangi bir açıklama veya konuya ilişkin bir araştırma yapmış mıdır?   IŞİD'in Güney Kürdistan bölgesinden kaçırdığı Êzidi kadın ve kız çocuklardan ne kadarı Türkiye ve özelinde Gaziantep'e giriş yaptığına dair elinizde bir bilgi mevcut mudur? Ve Gaziantep'te yaşayan Ezidi kadın ve diğer mülteci kadınların kaç kişi olduğu ve nerelerde barındığına dair bir elinizde bilgi var mıdır?  Gaziantep'te bu güne kadar kaç tane IŞİD hücre evine baskın düzenlenmiştir? Bu hücre evlerinde kaç kişi gözaltına alınmıştır?  Gözaltına alınan terör çetesi mensuplarının, Êzidi kadınlar ve kız çocuklarının köle ticaretini yaptığına dair bir bulguya rastladınız mı?  Gaziantep'te,  IŞİD terör örgütüne bağlı kaç tane hücre evi bulunmaktadır?  Türk istihbarat birimlerinin ellinde bu konuda bir veri bulunmakta mıdır? Eğer bulunmakta ise Türk istihbarat servisi neden köle ticareti yapan IŞİD terör örgütüne herhangi bir müdahalede bulunmuyor? Müdahalede bulunmaması suç ortaklığı değil midir? Günümüzde artık gelişmiş teknik imkânlara, insani ve siber istihbarat kabiliyetine sahip olan MİT'e rağmen, İŞİD terör örgütü çetesi Gaziantep'teki istihbarat bürosundan hücre evlerindeki faaliyetlerini nasıl yürütebilmektedir? MİT'in bölgedeki İŞİD terör çetesinin üzerinde bir denetim mekanizması var mıdır? İŞİD terör örgütü Gaziantep'i bir üst olarak kullanmaktadır. Bunun için bakanlığınız nasıl bir önlem almayı düşünüyor? "

KADINLAR DA SUÇ DUYUSUNDA BULUNDU

ŞİD'in Gaziantep'te ezidi kadın köle satış bürosu olduğu haberlerinden sonra İlerici Kadınlar Derneği Kuruluş Komitesi Gaziantep üyesi Sibel Altıntaş  suç duyurusunda bulundu. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçede özellikle Ezidi kadınlarını bu yolla köle olarak satan suçlular doğrudan İŞİD üyeleri olarak gösterildi. Dilekçede basına yansıyan ve görüntüler ile ispatlanan eylemin, insanlığa karşı suç oluşturduğu ve aynı zamanda insan ticareti, eziyet ve kişi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarının işlendiği belirtilerek faillerin yakalanması ve cezalandırılması talebinde bulunuldu. Yıllardır, Gaziantepte kadın ve insan hakları savunuculuğu yapan Sibel Altındaş aynı zamanda dilekçesinde, IŞİD'in bugüne kadar yaptıklarının göz önünde bulundurularak bu suçu da işlemiş olacağının şüphe götürmediğini vurguladı.

BELGELERLE YAYINLADILAR

IŞİD'in Ezidi kadınları internet üzerinden pazarladığı, satış ofislerinden birinin de Gaziantep'te bulunduğu Alman NDR ve SWR kanalları tarafından ortaya çıkarıldı. Gazetecilerin ulaştığı chat protokolleri, whatsapp yazışmaları, belgeler, fotoğraflar ve satışı tamamlayan aracılar ile görgü tanıklarının ifadeleri Ezidi kadın ve çocukların dijital ortamda fotoğraflı şekilde "köle" olarak satışa çıkarıldığını ve en fazla para teklif edene satıldığını, para transferinin de Türkiye'deki IŞİD irtibat büroları üzerinden yürütülüp örgüte aktarıldığını belgeler nitelikte.

TALİMATLAR VERİLİYOR

Alman SWR kanalının belirttiğine göre IŞİD, dijital bir köle pazarından açık artırmayla sattığı kadınlardan, kadın başına 15 bin ile 20 bin dolar arasında para kazanıyor. Gelen paranın ise irtibat bürosu aracılığıyla örgüte iletildiği belirtiliyor. Haberin videosunda yer alan bölümlerden birinde Iraklı Abu Mutaf adlı kişi IŞİD'in Internet sayfasına girerek Ezidi kadınları satın almaya çalışır gibi yaparken pazarlık yürütüyor. Para transferinin sağlanması için internet üzerinden chat yoluyla iletişime geçiliyor. IŞİD Gaziantep'e seyahat etmesi için talimatlar veriyor.

FİDYE BEDELİ VERİLİYOR

Arabulucularla buluşan Abu Mutaf, fidye bedelini onlara teslime ediyor. Gizli kamerayla çekilen bu görüntüler, para transferinin yapıldığı ofisi gösteriyor. Gayet büyük bir titizlik ve para sayma makinesinin yardımıyla satış bedeli kontrol ediliyor. Paranın doğrudan IŞİD'e gönderilmesi için diğer arabuluculara telefon yoluyla bilgi veriliyor. Bütün bu süreç Türk istihbarat servisinin hiç bir engeli olmadan gerçekleşiyor.


Kaynak: gaziantep27.net

bozadi

Devletimizin yönetiminde bulunan güçler ve onların ordu, polis ve istihbarat teşkilatı içinde kontrolleri altında bulundurduğu pek çok birey, IŞİD denen İslamcı terör örgütüyle bir işbirliği/destek ilişkisi içindedir.

Devletimizin ve resmi kurumlarımızın çok uzun zamandır global şeytani güçlerin (ABD, İsrail, NATO vb) kontrol ve denetimi altında olduğunu gösteren sayısız kanıta (gerçeğe!) körlük taslamayan biri, bizzat o global şeytanlar tarafından yaratılan IŞİD'e devlet düzeyinde yardım ediyor olmamızda da şaşırtıcı birşey bulmaz zaten ama biz yine de gerçeği yazalım ve yayalım. Devletimiz, ordumuz, polisimiz, istihbarat kurumumuz ve pek çok başka kuruluşumuz global ve yerel şeytani güçlerin feci şekilde etkisi ve kontrolü altındadır.

bozadi

15 Haziran 2015

IŞİD'ciler neden sürekli gülüyor?


İki gün önce Akçakale sınır kapısı önünde biriken Suriyelileri TSK'nın gözü önünde götürürken gülen IŞİD'ciler bugün Türkiye'ye kaçtı. IŞİD'cilerin yine gülmesi dikkat çekti.




IŞİD'in elinde bulunan Tel Abyad sınır kapısı bu akşam saatlerinde YPG ve Burkan el Fırat güçlerinin eline geçti.

Cihatçı örgütün üyeleri Cumartesi günü sınır hattında Türkiye'ye geçmek için bekleyen Suriyelileri silah zoruyla bölgeden ayrılmaya zorlamıştı. TSK'nın gözünün önünde gerçekleşen olayda silahlı IŞİD militanlarının gülen ifadeleri dikkat çekmişti.




Bugün de YPG'nin sınıra doğru ilerlemesi sonrasında bazı IŞİD militanları Türkiye tarafına geçti. Burada asker tarafından gözaltına alınan IŞİD'cilerin yine gülen bir ifadeyle kameralara poz vermesi dikkat çekti. Cumartesi günü silahlarıyla sınıra inen IŞİD'cileri seyretmekle yetinen askerin, bugün IŞİD üyesinin yanında gülümseyen bir ifadeyle görüntülenmesi de sosyal medyada tartışma konusu oldu.

Sınır hattında yaşam mücadelesi veren insanların objektiflere takılan görüntüleri ise "insanım" diyen herkesin IŞİD'cilerin yüzlerinde gülüşlere bir kez daha öfkelenmesine neden oldu.


Kaynak: haber.sol.org.tr

bozadi

IŞİD Türk askerine neden mi gülüyor?! Çünkü şunun farkındalar: "Sen bizim için tehdit değilsin; senin sahibinle anlaşmamız var!"

ABD öncülüğünde bir sürü ülke sözde IŞİD karşıtı "koalisyon" kuruyor, bu süper global güçler IŞİD'e karşı güya saldırıya geçiyorlar ve IŞİD'i yok etmeyi boşver, yaralamıyorlar bile! Tabi ki! İnsan çocuğunu öldürür mü!? Kulağını çeker bırakırsın, hatta sadece kulağını çekiyormuş gibi yaparsın! AKP Türkiyesi o "sahte" koalisyona bile katılmadı gerçek manada! Niye? O koalisyonun sahte olduğunu bildiği için ve IŞİD'e karşı kendi başına "gerçek" bir mücadele vereceği için mi? IŞİD Gaziantep'te para basıp köle kadın pazarlarken mi?! Adıyaman'da ve pek çok yerde cirit atarken?! Ankara'dan adam toplarken?! Diyarbakır'da, Suruç'ta, Ankara'nın göbeğinde elini kolunu sallaya sallaya katliam yaparken?! AKP'nin kendi sınırları dışında IŞİD'e operasyon yapmasına hiç gerek yok; sadece kendi sınırları içinde IŞİD'e yaşam ve yayılma şansı vermemesi yeterliydi ama ne oldu? Bunu bile yapmadı!!!

AKP'nin IŞİD'e bir terör örgütü muamelesi yapmadığını anlamamak için gerçekten salak ve/veya kötü niyetli olmak gerek! Evet, yapmıyor. AKP IŞİD'e terör örgütüymüş gibi yaklaşmıyor. Çünkü AKP'nin bilinçaltındaki Suudi-destekli Vahabi ideolojisinin IŞİD'i "gerçekten" bir terör örgütü olarak görmesi mümkün değil. IŞİD terör örgütüyse, kendisi o terörün azmettiricisi! ABD tarafından yaratılan ve desteklenen, İslam vurgusu taşıyan ve bölgede çok kısa sürede korkunç bir güce ulaşan bir harekete gerçek manada karşı olmayı boşver, o güçten büyük bir memnuniyet duymamaları ve ondan yararlanmamaları için hiç bir neden yok, gözü, aklı, vicdanı açık olanların hemen anlayabileceği gibi!

Ben körü körüne AKP karşıtı değilim. Diğer tüm partilerin de gördüğüm şeytanlıklarını söylerim. Hiçbirinin kulu-köpeği-militanı değilim. Suriye veya İran veya Rusya devletiyle de aramda hiçbir mecburi destek bağı yok. Ben KH'ye yönelen aktörler ve onların faaliyetleri karşısında nispeten de olsa BH'ye yönelen aktörleri ve faaliyetlerini savunuyorum! AKP KH'nin Allah'ına oynuyor!!! Zamanında bunu CHP de yapmıştı ve diğer belli başlı partilerin de KH hizmetkarlığı sicilleri mevcut. Ama "iktidardaki" partinin ve/veya zihniyetin yaptıklarının eleştirilmesi doğal olarak bir öncelik.

bozadi

AKP'nin Fethullah'ın İslami görünümlü, ABD-bağlantılı ve KH-güdümlü ulusal ve uluslararası mafya örgütlenmesine karşı faaliyetlerini genel olarak faydalı ve gerekli buluyorum. Bunu her ne kadar AKP tamamen kendi KH çıkarları açısından yapsa ve kendisi de ABD destekli, İslami maskeli mafyatik bir örgütlenme olsa da...

AKP'nin PKK'ya karşı mücadelesini genel itibariyle destekliyorum. Ama PKK'yla mücadele adı altında Kürt halkına yaptığı işkenceleri lanetliyorum. O bireylerin ciddi bir kısmı PKK sempatizanı bile olsa (ki bu sempatinin geliştirilmesi bizzat bizim devletimize ve ordumuza yaptırılmış fason bir işkence ve katliam sürecidir), o bölgeye JİTEM'den hiçbir farkı olmayan bir şekilde yaklaşıp halkın büyük bölümünün PKK'ya olan desteğini daha da artıracak, onları devletten/ülkeden tamamen nefret edecek ve karşı tavır alacak hale getirmek PKK'ya karşı gerçek bir mücadele değil, aslında bir tür destek. AKP'nin PKK'yla mücadele görüntüsü altında güneydoğu'da hayatı paramparça etme nedenlerinden başlıcalarından biri, kendi dipsiz karanlık sicilinin sorgu sebebi olamayacağı, aksine şeytani hegemonyasını mutlaklaştırma şansı bulabileceği bir darbe ortamının hazırlanmasına yönelik bir egzersiz. PKK terörünü ülke sathına yaymak için olağanüstü bir çaba harcanıyor. Onlarca silahsız çocuk, yaşlı, kadın, genç Kürt vatandaşın öldürülmesi, yaşam alanlarının paramparça edilmesi, yaralanan bir Kürdün öldürülüp cesedinin polis arabası arkasında caddelerde sürüklenmesi, evlerin duvarlarına bizzat devlet güvenlik görevlileri tarafından güya İslami imzalı tamamen provokasyon amaçlı ırkçı sloganlarının yazılması, polis araçlarından megafonla caddelerde dolaşıp halka küfür edilmesi ve buna benzer sayısız şey. Bu düpedüz şeytanlıktır ve PKK'ya karşı mücadele etmekten ziyade halktan PKK'ya katılımın artmasına ve PKK'nın saldırılarını ülke geneline yaymasına yönelik çok açık bir planın ürünüdür. Bunu görmemek için de ideolojik körlük veya salaklık hali içinde olmak gerek. 12 Eylül darbecilerinin ve JİTEM'cilerin sahiplerinin amacı da buydu ve genel olarak çok başarılı oldular. Umalım ki AKP bu konuda onlar kadar başarılı olamasın ve niyeti toplum genelinde ifşa olsun.

Daha önce de belirttiğim gibi, AKP'nin TSK içindeki global şeytani yapılanmalara yönelik operasyonu olarak gördüğüm ama sonradan amacından saptığını ve hatta tam tersi bir amaca yöneldiğini üzülerek anladığım Ergenekon davasını da destekledim ve hala desteklerim ama öyle bir dava kalmadı. MİT konusuna şimdi hiç girmeyeyim. CIA ve MOSSAD köpeği ucuz, salak ve adi bir şeytani operasyon merkezi olageldi genel hatlarıyla ve AKP bu durumu daha da tırmandırmaktan başka birşey yapmıyor.