Başsavcı cemaatin örgütlenemediği tek ili açıkladı (29 Ağustos)

Başlatan bozadi, 30 Ağustos 2016, 13:26:06

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

29 Ağustos 2016

Başsavcı cemaatin örgütlenemediği tek ili açıkladı


Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek Gülen cemaatinin örgütlenemediği tek ili açıkladı. Başsavcı Şimşek, facebook hesabından örgütün ülke genelinde idari ve mali yapılanma yapamadığı tek ilin Tunceli olduğu bilgisini verdi.




Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek, Gülen cemaatinin Manisa'da kamu görevlilerinden ay başlarında yüzde 5 ile 10 arasında 'himmet' parası toplandığını belirtip, "Para vermek istemeyen işadamlarına usulsüz dinlemeler yapıp, şantaj malzemesi toplamaya çalışmışlar. Özel yaşamında arıza olanları da tabir yerindeyse Hollanda ineği gibi aylarca sağmışlar" dedi.

Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek, facebook hesabından FETÖ/PDY'nin Manisa'daki idari ve mali yapılanması hakkında dikkat çeken paylaşımlarda bulundu. Başsavcı Şimşek, Manisa'da iki yıldır yürüttükleri soruşturmada örgütün mali açıdan işadamlarını ve kamu görevlilerini hedef haline getirdiğinin ortaya çıktığını söyledi. Paylaşımının sonuna not düşen Başsavcı Şimşek, örgütün ülke genelinde idari ve mali yapılanma yapamadığı tek ilin Tunceli olduğu bilgisini verdi.

Fethullah Gülen'in Manisa'da yapılanmaya 1976 yılından başladığını belirten Başsavcı Şimşek, şöyle devam etti:

"1976 yılında geldiği Manisa'da verdiği vaaz ve sohbetlerde bu milletin saf ve temiz insanlarının dini duygularının nasıl sömürüleceğini, bununda para ve menfaate ne kadar kolay çevrileceğini gözlemleyen hain örgüt lideri, yaklaşık iki yıl boyunca yaptığı çalışmaların meyvelerini o günden almaya başlamıştır. Daha sonra geçtiği İzmir Kestane Pazarı'nda da bu sömürünün tüm ülke geneline nasıl yayılacağının profesyonel plan ve projelerini tertiplemiştir. Manisa da yaklaşık iki yıldır yürüttüğümüz soruşturmada şu kanaatlere ulaştık. Örgüt para kaynağı olarak öncelikle iş adamlarını, sonrada kamu görevlilerini hedef kitle haline getirmiş, devlet memuru olan militanlarından ailevi durumlarına bakarak yüzde 5-10 arası 'himmet' adını verdikleri haracı ay başlarında koordine imamı ya da abi-ablaları vasıtasıyla elden toplamış ve malum bankalarında kısa süre hesaplarında tutarak yurt dışı bankalara aktarılmıştır."

'BAĞIŞ YAPMAYANLARA ŞANTAJ'

Başsavcı Şimşek, paylaşımında, şu bilgileri de verdi:

"İş adamlarına gelince, öncelikle örgüte kazandırma amacıyla evlerde toplantılar yapılıp, ikna yoluyla ekonomik güçlerine göre 'himmet' adı altında makbuz ya da belge vermeksizin nakit para ya da arsa arazi bağışları sağlanmış hatta Pensilvanya'ya geziler düzenlenmiştir. Bağış yapmayan ya da karşı çıkanlar hakkında önce usulsüz dinlemeler yaparak, şantaj malzemesi toplamaya çalışmışlar. Özel yaşamında arıza olanları da tabir yerindeyse Hollanda ineği gibi aylarca sağmışlar. Açık bulamadıklarının da iş hayatını bitirip, iflas ettirmişler. Bir grup iş adamı da karşılarındaki güce korkudan boyun eğmek zorunda kalarak, 'haram olsun' diyerek bağışlarda bulunmuşlardır. Bu ülkenin insanlarını bir şekilde ikna ederek büyük bir ekonomik güce sahip olan FETÖ, kazancının büyük bir kısmını da yurt dışına transfer etmiştir. Akıbeti meçhul bu para, nerede ve ne şekilde değerlendirilmekte ya da değerlendirilecektir tarafımızca da bilinmemektedir."



 
Kaynak: cumhuriyet.com.tr


bozadi

23 Kasım 2009

'TUNCELİ ALEVİLERİ'NİN DİNLERİ YOKTUR


Bu sözler Onur Öymen'i gölgede bırakır




Türkiye gündemini günlerdir Onur Öymen'in Kürt Açılımı sırasında mecliste yaptığı konuşma işgal ediyor.

Ne demişti Onur Öymen?

"Değerli arkadaşlarım 'Analar ağlamasın' diyorlar. Maalesef, bu ülkenin anaları çok ağladı. Çok şehit verdik. Tarihimiz boyunca çok şehit verdik. Çanakkale Savaşı'nda 200 bin şehidimiz var. Hepsinin anası ağladı. Bir kişi çıkıp da 'Analar ağlamasın. Biz bu savaştan vazgeçelim.' demedi. Kurtuluş Savaşı'nda analar ağlamadı mı? Kimse çıkıp da 'Analar ağlamasın. Biz şu Yunanlılarla anlaşalım' dedi mi? Şeyh Sait isyanında analar ağlamadı mı? Dersim isyanında analar ağlamadı mı? Kıbrıs'ta analar ağlamadı mı? Bir tek kişi Türkiye'de çıkıp da 'Analar ağlamasın diye, bu mücadeleyi durduralım.' dedi mi? Dünyada diyen var mı? Amerika'da bir saat içinde 3 bin kişiyi öldürdü teröristler. Bir Amerikalı devlet adamı çıkıp da 'Aman, analar ağlamasın. Şu teröristlerle bir uzlaşalım' dedi mi? İlk (AKP) siz diyorsunuz. Niçin? Çünkü, terörle mücadele cesaretiniz yok. Sizden önceki bütün hükümetlerin gösterdiği cesareti siz gösteremiyorsunuz."

İşte Öymen'in bu sözleri Dersim olaylarında devlet müdahalesini savunduğu gerekçesi ile çok tepki gördü. Sokak eylemleri, medyadan istifa çağrıları günlerdir devam ediyor.

Dersim olaylarında yaşananları eleştirenler bir yana cemaat medyası da ısrarla Öymen'in istifasını istiyor. Öymen'in ırkçılık yaptığını söyleyen cemaat, Aleviler'i Öymen'e ve CHP'ye karşı tutum almaya çağırıyor.

Peki Onur Öymen'i istifaya çağıran cemaat Dersim hakkında ne düşünüyor.

Bu sorunun cevabını cemaatin internet sitelerinde Gülen'in cemaatine yaptığı eski bir konuşmada bulmak mümkün.

Fethullah Gülen konuşmasında Tunceli Alevileri'nin Anadolu-Türkmen Aleviliği'nden farklı olduğunu, kendisinin Tunceli Aleviliği'ne "Alevi" diyemediğini, Nusayri kökenli Süryani-Ermeni karışımı bir anlayışın olduğunu ve esasen Tunceli Aleviliği'nin "dinsizlik" olduğunu anlatıyor. 1990'lı yıllarda yapıldığı anlaşılan konuşmada Gülen Kuzey Irak'ta kurulan tampon devletin de önüne geçmek gerektiğini söylüyor. Aynı konuşmada Gülen, cumhuriyetin kuruluş döneminde sürekli toprak verildiğini iddia ediyor. Gülen Tunceli Aleviliği üzerine şunları söylüyor: "Fakat aslen Nusayri olan Ermenilerden, Süryanilerden meydana gelmiş aslen Nusayri olan Tunceli civarındaki Aleviler bu işin arkasında. Bunlar Türkiye'de gaileler açtığı zaman devletinizle, ordunuzla bu işin karşısına çıkamazsınız. Ve bunların dinleri yoktur."

Bakalım bu konuşmadan sonra liberaller-cemaatçiler Öymen'e gösterdikleri tepkiyi Gülen'e gösterecek mi?

İşte Gülen'in o sözleri:

Alıntı Yap"Biz de bir dönemde Misak-ı Milli ile sınırlarımızı belirlerken bizi arkadan vuran Balkanları hatta bir aralık Edirne bile gitmiş....Bunları verelim bu adamlar ellerini çeksinler, demişler. Şu Arapları da verelim.Hatta verirken o kadar cömertçe davranmışız ki, mesela Süleymaniye, Kerkük'ü de alın da yani en inkarı sulh vardır, kütüğü fıkıyede... Bizim size vereceğimiz yok, hayır var diyor onlarda... Alın öyleyse alacağınızı diyoruz...Daha sonra hakları bize aitmiş ama vermişiz. Ve adaları vermişiz. Ege'de bir sürü adayı vermişiz.

Fakat bağışlayın elin oğlu diyeceğim burada... Bir cemaate karşı bu tabirler sevimsiz. Elin oğlu doymamış buna. O günden bugüne Güneydoğu'da bizim soydaşımız, dindaşımız, bir problem yoktur, işte tarih meydanda. Ve Çanakkale de sizinle omuz omuza savaşmıştır bu insanlar...

Bunları her gün kazımış, yarayı meydana çıkarmış. Sizin siyaset bilmeyen devletinize yanlış şeyler yaptırmış, soydaşınızla, dindaşınızla sizi karşı karşıya getirmiştir. Bugün de aynı şeyleri yaptırtıyorlar.

Güneydoğu'daki vatandaşı baştan çıkarmak için Ermeni'yi, Süryani'yi, ateisti kullanıyor. Bir zaman komünizm perdesi altında yapıyorlardı. O yıkılınca biraz işleri zorlaştı. Artık Kürt İstiklali, vatanı filan diyorlar şimdi.

Eğer eskiden yaptıkları gibi burayı da verelim derlerse, burayı da bertaraf ederlerse, Türkiye'de Kızılbaş meselesi geliyor.Şimdi bunların içinde Mollalar, hocalar, şeyhler, dindarlar var. Açtığımız okullarda orada ve kurslarda bunlarla diyalog kurabiliyoruz. Bu sertlikleri, dalgayı kırma imkanı oluyor.

Fakat Türkiye'de ben Alevi demiyorum. Onlar Alevi değildir. Anadolu'daki Aleviler Yörükler, bizim tahtacılar onlar bizim her zaman anlaşacağımız insanlardır. Fakat aslen Nusayri olan Ermenilerden, Süryanilerden meydana gelmiş aslen Nusayri olan Tunceli civarındaki Aleviler bu işin arkasında. Bunlar Türkiye'de gaileler açtığı zaman devletinizle, ordunuzla bu işin karşısına çıkamazsınız. Ve bunların dinleri yoktur. Nusayri akidesi vardır. Allah insandır, insan Allah'tır. Allah insanın içine girmiştir, insana itaat etmiştir. Bu anlayış hakimdir.

Biz Güneydoğu'yu verelim dediği zaman bile Sivas'a kadar talepler gelecektir. Çünkü bu talebi yapabilecek şeyler şimdiden kazınmaya başlamıştır. Çok sıkı durmak lazım. Taviz vermemek lazım bu mevzuda. Allah baştakilerin başına akıl versin. Esas derdin dermanı olan reçeteyle işin üzerine gitmiyorlar, yanlışlık içindeler. Haber toplamak açısından da yanlışlık içindeler, İslam'dan kopma açısından da yanlışlık içindeler. İslam'ın oradaki insanın derdine derman olması, reçete olması açısından da yanlışlık içindeler. Ve bu yanlışlıklar inşallah bu millete pahalıya mal olmaz. Akılları başlarına gelir de ne o tampon devlet teşekkül eder ne de arkadan gelenlerin iştahları kabarır."



 
Kaynak: odatv.com


bozadi

Evet, senin gibilerin anladığı manada bir dinimiz yok bizim Feto. İnsan Hak'ta, Hak İnsanda...