Aziz Güler'in Cenazesi için Anayasa Mahkemesi'ne Başvuru (30 Eylül)

Başlatan bozadi, 30 Eylül 2015, 14:40:57

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

30 Eylül 2015

Aziz Güler'in cenazesi için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulacak


Suriye'de IŞİD'e karşı savaşırken hayatını kaybeden ve cenazesinin Türkiye'de defnedilmesine izcin verilmeyen Aziz Güler'in ailesinin avukatları konuyu Anayasa Mahkemesi'ne götürüyor.




Suriye'nin kuzeyindeki Rojava bölgesinde IŞİD'e karşı savaşırken hayatını kaybeden Aziz Güler'in cenazesinin Türkiye'ye getirilmesi için Güler'in avukatları yarın Anayasa Mahkemesi'ne başvuracak. Güler'in cenazesinin Türkiye'ye getirtilmesinin önünde yasal bir engel bulunmadığını söyleyen avukat Sinan Varlık, "Hiçbir yasa, hiçbir kanun insanlık değerleri üstünde olamaz. Hiçbir yasa Güler'in cenazesinin getirilmesine engel olamaz. İnsanlık tarihinin ilk dönemlerinden beri oluşan, gelişen ve doğal bir hak olan gömülme hakkı çerçevesinde cenazenin Türkiye'ye getirilmesinde talepte buluyoruz" dedi.

'UYGULAMA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ'NE AYKIRI'

Güler'in cenazenin Türkiye'ye getirilmesine izin verilmeyerek aileye işkence uygulandığını söyleyen avukat Sinan Varlık, "Rojava'da hayatını kaybedenlerin cenazelerinin Türkiye'ye getirilmesiyle Meya-Der ilgileniyor. Aziz Güler'in ailesi cenazenin getirilmesi için Suruç Kaymakamlığı'na başvurdu. Kaymakamlık kendilerine Rojava'daki cenazelerin Türkiye'ye getirilmemesi için Bakanlar Kurulu kararının olduğunu bildirmiş. Bu konuda Bakanlar Kurulu'nun bir kararı var mı yok mu diye araştırdık. Araştırmamız sonucunda böyle bir kararın olmadığını öğrendik. Avukatlar olarak cenazenin getirilmesi için biz de başvuruda bulunduk. Ancak izin çıkmadı. Dolayısıyla cenazenin getirtilmesi için Perşembe günü Anayasa Mahkemesi'ne başvuracağız" dedi.

Cenazenin yurda getirilmesine izin verilmemesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğunu söyleyen Varlık sözlerine şu şekilde devam etti:

"Aileye vicdani olarak eziyet çektiriliyor. 8 gündür bekleyen bir cenaze var. Dolayısıyla cenazenin Türkiye'ye getirilmesi lazım. Cenazenin getirilmesine izin verilmemesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3, 8, 9 ve 14. Maddelerine aykırıdır. Anayasa Mahkemesi'nden cenaze ile ilgili kısa sürede bir karar çıkmasını umuyoruz. Akabinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmayı düşünüyoruz."

AĞABEY GÜLER: CENAZEYİ SIRTIMDA TAŞIRIM

Cenazenin Türkiye'ye getirtilmesi için HDP ve CHP 'li vekillerle görüşme halinde olduğunu söyleyen abi Ersin Umut Güler, "Cenazemiz 8 gündür morgda bekliyor. Babam cenazenin başında beklerken, annem de İstanbul 'da cenazenin gelmesini bekliyor. Biz Aziz'in doğup büyüdüğü yerde defnedilmesini istiyoruz. Bunun için her türlü hukuki girişimde bulunacağız. İzin verilmediği takdirde kardeşimin cenazesini sırtımda taşıyıp sınıra getireceğim" dedi.


Kaynak: radikal.com.tr

bozadi

30 Eylül 2015

Abdullah Cömert'i küfrederek vurmuşlar


Abdullah Cömert'in katil zanlısı polisin de içinde bulunduğu Akrep aracının ses kayıtlarında neredeyse küfürden başka konuşma yok.




Antakya'da Gezi eylemleri sırasında "Akrep" diye tabir edilen zırhlı araçtan atılan gaz fişeğiyle yaşamını yitiren Abdullah Cömert'in katil zanlısı olan polis Ahmet Kuş'un Cömert'in ölümüne denk gelen saatlerde eylemcilere müdahale ederken ağza alınmayacak küfürler ettiği ortaya çıktı. Jandarma Kriminal Laboratuvarı'nın incelediği Akrep aracına ilişkin ses kayıtlarında polislerin küfür haricinde hiçbir şey konuşmadıkları dikkat çekiyor.

Cömert'in Gezi eylemleri sırasında 3 Haziran 2013'te öldürülmesine ilişkin polis Ahmet Kuş'un "olası kast ile öldürme" suçundan 25 yıla kadar hapsinin istendiği davada Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi Jandarma Kriminal Laboratuvarı'ndan sanık Kuş'un gazcı polisi olduğu Akrep aracına ilişkin ses kayıtlarını çözümlemesini istemişti. Laboratuarın 15 Eylül tarihli Uzmanlık Raporu Cömert'in öldürüldüğü saatlere denk gelen ses kayıtlarında neredeyse küfürden başka bir söz olmadığını ortaya koydu.

DVD kırık gönderildi

Laboratuvar, mahkeme tarafından kendilerine gönderilen ve inceleme yapılması istenen DVD'lerden birinin birçok yerinde çatlak ve çiziklerin bulunduğunu belirterek, bilgisayara takılması halinde parçalanma ihtimali olmasından dolayı inceleme yapılamadığını kaydetti. Jandarma yalnızca diğer DVD'de yer alan Cömert'in öldürüldüğü saatlere denk gelen 23.00'dan 23.15'e kadar olan görüntülerde inceleme yapabildi. Jandarmanın inceleme yaptığı 15 dakika içinde araç içinde bulunduğu konuşmalardan anlaşılan komiser ile diğer polis veya polislerin küfürden başka cümle kurmadıkları fark edildi. Anlaşılabilen seslerin tapeleştirildiği raporda polisler eylemcilere defalarca kez "o... çocuğu" ve "Ananızı s...." diyor. Kayıtlarda eylemcilerin taş attığını konuşan polisler eylemcilere yalnızca bir kez dağılma uyarısı yapıyor. Uzmanlık raporu 9 Ekim'de görülecek olan davada avukatlar tarafından da değerlendirilecek.



Kaynak: cumhuriyet.com.tr

bozadi

Devlet ve Psikopati. Ne yazık ki ciddi oranda eşanlamlı hale geldi.

bozadi

30 Eylül 2015

71 günde 20 çocuğumuz öldü


71 gün içinde çatışmalı ortam nedeniyle Şırnak, Diyarbakır, Ağrı, Mardin ve İstanbul'da kimi 35 günlük kimi 17 yaşında 20 çocuk hayatını kaybetti.








CİZRE

Bianet'ten Yüce Yöney'in haberine göre, çatışmalar sonucunda en fazla çocuk ölümü görülen yer Şırnak; özellikle de hastaneye götürülemediği belirtilen 35 günlük Muhammed Tahir Yaramış'ın da öldüğü Şırnak'ın Cizre ilçesi.

Evinin önünde otururken bedenine dokuz kurşun isabet etmesi sonucu yaralanan ve ambulans zamanında gelmediği için kan kaybından ölen 10 yaşındaki Cemile Çağırga da yine Cizre'de yaşıyordu. Ailesi sokağa çıkma yasağı nedeniyle Cemile Çağırga'nın cansız bedenini morga götüremedi, buzdolabında bekletmek zorunda kaldı.

10 Eylül'de de ilçede 16 yaşındaki Sait Nayici, 10 yaşındaki Selam Ağar ve 10 yaşındaki Selam Ağar keskin nişancılar tarafından öldürüldü.

Şırnak'ta 20 Temmuz'dan bu yana öldürülen çocuk sayısı 11.

BİSMİL

Çatışmalar nedeniyle son olarak Bismil'de çocuklar öldürüldü. 27 Eylül'de sokağa çıkma yasağı ilan edilen Bismil'de eve düşen bomba sonucunda sekiz yaşındaki Elif Şimşek hayatını kaybetti. Çatışan taraflar evi diğerinin vurduğunu iddia etti.

Yine Bismil'de, yasağın kalkmasının ardından 29 Eylül'de sabah saatlerinde Halil İbrahim Oruç Parkı ve çevresinde yaşanan olaylarda 16 yaşındaki Berat Güzel yaşamını yitirdi.

DEVLETİN SORUMLULUĞU

Türkiye'nin de imzaladığı Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye göre, devletler silahlı çatışmadan etkilenen çocuklara koruma ve bakım sağlamak amacıyla mümkün olan her türlü önlemi almakla yükümlü.

Ancak çocukların yaşam hakkı korunamadığı gibi öldürülen çocuklarla ilgili ceza almış kimse de yok.

Mayıs 2015'te Cizre'de gerçekleşen Demokrasi ve Barış Konferansı'nda çocuklar barıştan söz ederken "silahların olmaması" gerektiğini vurgulamışlardı.

Öldürülen 20 çocuk

26 Temmuz – 29 Eylül 2015 arası öldürülen çocuklar...

26.07.2015 - Beytullah Aydın (11) - Diyarbakır

27.07.2015 - Hasan Nerse (17) - Şırnak

07.08.2015 - Mehmet Hıdır Tanboğa (15) - Şırnak

12.08.2015 - Muhammet Aydemir (14) - Ağrı

12.08.2015 - Orhan Aslan (16) - Ağrı

18.08.2015 - Fırat Elma (16) - İstanbul

27.08.2015 - Baran Çağlı (7) - Şırnak

27.08.2015 - Emin Yanaş (10) - Şırnak

27.08.2015 - Adem İrtegün (16) - Şırnak

28.08.2015 – Mazlum Turan (16) - Mardin

30.08.2015 - Fırat Simpil (13) - Diyarbakır, Silvan

07.09.2015 - Cemile Çağırga (13) - Şırnak

07.09.2015 - Muhammed Tahir Yaramış (35 Günlük) - Şırnak

10.09.2015 - Sait Nayici (16) – Şırnak

10.09.2015 – Zeynep Taşkın (17) – Şırnak

10.09.2015 - Bünyamin İrci –(14) – Şırnak

10.09.2015 - Selman Ağar (10) – Şırnak

13.09.2015 - Tahsin Uray (13) – Mardin

27.09.2015 - Elif Şimşek (8) Diyarbakır, Bismil

29.09.2015 - Berat Güzel (12) Diyarbakır, Bismil (BİANET)


Kaynak: radikal.com.tr