Ankara'da Barış Mitingine Bombalı Saldırı (10 Ekim)

Başlatan bozadi, 10 Ekim 2015, 16:21:35

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

10 Ekim 2015

Ankara'da çifte patlama


İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Ankara Tren Garı kavşağında saat 10.04'de iki ayrı patlama meydana geldiği bildirildi. İki bombalı saldırıda 30 kişinin hayatını kaybettiği bilgisi verildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan açıklamada ise patlamayla ilgili 5 savcının görevlendirildiği ifade edildi.




İçişleri Bakanlığı, Ankara Tren Garı kavşağında meydana gelen patlamada 30 kişinin öldüğünü ve 126 kişinin yaralandığını açıkladı. Bakanlık tarafından patlamaya ilişkin yapılan yazılı açıklamada saldırı kınanarak olayla ilgili bütün birimlerin çalışmalarını sürdürmekte olduğu bildirildi.

İKİ PATLAMA OLDU

İçişleri Bakanlığı'nın açıklaması, şöyle: "10.10.2015 tarihinde 12:00-16:00 saatleri arasında, Ankara Tren Garından Sıhhiye meydanına kadar toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılacağı bildiriminde bulunulmuştur. KESK, DİSK, TMMOB ve Tabipler Birliği ve diğer sivil toplum örgütlerinin katılımı ile saat 09:30 itibariyle Ankara Tren Garı önünde toplanmaların başladığı ve katılımın devam ettiği sırada, saat 10:04 civarında iki ayrı patlama meydana gelmiştir.




Patlama sonucunda ilk belirlemelere göre 30 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, 126 vatandaşımızın ise yaralandığı değerlendirilmektedir. Yaralıların tedavileri çeşitli hastanelerde devam etmektedir. Demokrasimizi ve Ülkemizin huzurunu hedef alan bu menfur saldırıyı lanetle kınıyoruz. Olayla ilgili bütün birimlerimiz çalışmalarını sürdürmekte olup, gelişmeler hakkında kamuoyu ayrıca bilgilendirilecektir.

Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına ve Milletimize başsağlığı, yaralılara acil şifalar dileriz."


Kaynak: radikal.com.tr


bozadi

#1
Araştırma sonuçlarını beklemek gerek ama Suruç Katliamının devamı gibi görünüyor. Doğrudan AKP tarafından yapılmadıysa da AKP'nin devlet düzeyinde temsil ettiği karanlıklar tarafından yapıldığından şüphe duymuyorum şahsen. AKP'nin güneydoğuda HDP tabanına yapmakta olduklarıyla çok ilintili görünüyor.

bozadi

#2
Eceli yaklaşan Şeytan gözünü iyice karartıyor. Bunu hem lokal olarak AKP bağlamında, hem de global olarak İlüminati bağlamında söylüyorum.

twine

#3
Görüntüler ve alandaki insanların yaşadıkları, ölümler korkunç. Ne denilse boş,bu kadar acının, ıstırabın tarifi yok. Bu kokuşmuş sisteme karşı dünya halklarını gerçek anlamda, tek bir organizma bünyesinde hareket etme bilincini ortaya çıkaracak, artık başımıza komet mi yağar, iklimsel olaylar mı olur bilmiyorum ne olacaksa bir an önce olsun. Yine de umudu elden bırakmamalı ve enerji ağımızla, düşüncelerimizle barışın, sevginin yülkseleceği günleri hayal etmeliyiz. Dünyamızın hasret kaldığı bu günlere bir an önce ulaşmak dileğiyle.
 

bozadi

#4
Gezi'de çok sayıda genç insanı katledip "polisimiz destan yazdı" diyen, elin Mısırlısının çocuğunun ölümüne kameralar karşısında ağlayıp kendi ülkesinde kendi elleriyle öldürdüğü çocukların kanına doyamayan, Amerikan köpeği Suud başkanının ölümü için yas ilan edip kendi aşağılık taşeroncularının Soma'da ve başka yerlerde ölüme sürüklediği yüzlerce kişi için yas ilan etmeye yanaşmayan, İslamcılık adı altında göstere göstere ve ezici bir şekilde SünniCİLİK yapıp Aleviliği-Şiiliği sürekli aşağılayan, Alevi-Şii yönetimlere ve halklara canice saldıran on binlerce teröristi kendi elleriyle besleyip Global Şeytanların böl-yönet politikalarına var gücüyle köpeklik eden, "Seni Başkan Yaptırmayacağız" dediği ve seçimlerde gerçekten de bunu başardığı için HDP tabanına resmen savaş açıp onlarca sivil vatandaşı, genci, bebeği, çocuğu, kadını, yaşlıyı kalleşçe katleden bir devlet yöneticisinin ve partisinin, yaklaşan ecelin ateşiyle cami duvarına sıçıp sıvıyor olmasında şaşılacak birşey yok. Dün Ankara'da katledilen insanlar, Tayyip'in padişahlık emellerine en çok direnen, en boyun eğmeyen, Tayyip'in en nefret ettiği kitleydi. Yediği onca boktan sonra, iktidar gücünü kaybetmemek için yapabileceği şeytanlıkların bir sınırı olmadığını sayısız olay ve durumda göstermişti. Ankara Katliamı ruhsuz/vicdansız/akılsız Tayyip'in ecel korkusuyla kalkıştığı en büyük bok yemelerden biri oldu. Anket sonuçlarında umduğu değişiklikleri göremeyince, göle maya çalan hoca gibi, "ya tutarsa" deyip insanları korku ve dehşetle "yola getirebileceğini" umuyor aşağılık. Kendi sonunu giderek daha fazla getirmekten başka birşeye yaramıyor ama bütün bu çırpınmalar. Tıpkı çok ucuz bir kuklası olduğu İlüminati'nin, Şeytan'ın ümitsiz çırpınmaları gibi.

Tayyip'in sınırsız şımarıklık ve kibrini aslında onu destekleyen kitle yarattı. Tayyip'in sonunu onu oraya çıkaranlar getirdi ve getiriyor aslında. Tayyip'in ne aklı var, ne ruhu, ne vicdanı. Tayyip'in karakterini, gidişatını tamamen etrafındaki kitle belirledi. Başta iyi bazı olasılıklar da vardı ve azımsanamayacak bir mesafe de katedildi ama Şeytanların dünya genelinde insanlık kitlesi üzerindeki egemenliği Tayyip'e ve kitlesine bazı gerçekleri o kadar güçlü bir şekilde gösterdi / hatırlattı ki, Tayyip'in kitlesinin yozları giderek egemen oldu ve Tayyip de doğal olarak giderek yozluğun güneşi haline geldi. 

Tayyip başından beri bir hiçti aslında. Götü boklu, burnu sümüklü, henüz karakteri-kişiliği olmayan bir oyun hamuruydu ve AKP kitlesinin İlüminati'nin yoğun etkisi altında giderek egemen olan en yoz kesimlerinin şekillendirmesiyle şekillendi kaçınılmaz olarak. Ve tıpkı bir çocuk gibi, Tayyip de halini, durumunu, yaptıklarını, niyetlerini asla gizleyemedi. Profesyonellikten tamamen uzak. Etrafındaki daha akıllı bazı şekillendiricilerin etkisiyle elbette zaman zaman profesyonellik tasladığı oluyordu ama hayır, onlar da KH'nin kendi kendinin sonunu getirici aptallıklarını yapıp durdular Tayyip aynasından hep beraber izleyegeldiğimiz gibi.

Toplumumuz ne yazık ki öteden beri ideolojilerle o kadar majinalize edilip yapay bir şekilde kutuplaştırıldı ki, henüz kitlesel veya çoğunluk itibariyle hep bir ağızdan sesimizi yükseltip BH eğilimli bir yöneticiyi başımıza getirebilecek durumumuz yoktu. Şeytanın hayatımız üzerinde hala devam eden egemenliği bağlamında, el mahkum, bu berbat halimize uygun biri gelecekti başımıza ve Tayyip geldi. Ve inanın, iyi ki örneğin Fethullah veya onun bir kuklası veya başka bir kulvardan Tayyip'e alternatif ve daha akıllı bir KH yolcusu gelmedi başımıza. Tayyip mevcut seçenekler arasında olup olabilecek en iyi seçenekti bence. Hani, madem başımıza iyi birini getirebilecek kadar bir ve uyumlu değiliz toplumsal olarak, madem bu bölünmüş halimizi iyice marjinalize edip bunu sömürecek, Global Şeytanlara peşkeş çekecek biri gelecek, iyi ki o kişi başka biri değil de Tayyip oldu. Oyun hamuru Tayyip, kendisini oynatan/şekillendiren gruplar ve kişiler içinde giderek KH eğilimlilerin kontrolüne girdiği için ve birşeyleri gizleme, saklama, çarpıtma konusunda son derece kapasitesiz olduğu için, herşeyi kabak gibi aşikar etmekten kaçamadığı için, kendini oynatanların ekranı oldu, perdesi oldu Tayyip. Bu sayede devlet denen mekanizmayı çok yüksek oranda kontrol etmekte olan şeytanların vatandaşı, halkı, halkları nasıl düdüklediğini kesintisiz bir ifşalar dizisi olarak film izler gibi izledik. Yolsuzluklar, adaletsizlikler, işkenceler, katliamlar, faşizm... AKP iktidarı vatandaşın gözüne soka soka şeytani bir egoizmi egemenleştirme çabasının filmiydi aslında. Dün Ankara'da olan da tıpkı daha önce Diyarbakır ve Suruç'taki katliamlar gibi ve Güneydoğu genelinde sıradanlaşan baskı, işkence ve katliamlar gibi, sonu gelmeyen hortumlamalar ve toplumla alay edercesine şovu yapılan yiyicilikler gibi, sonu yaklaşan aynı şeytani hanedanlığın ecel korkusuyla çırpınışlarının son ve en büyük örneklerinden biriydi.

Acı, ama "gerçek" bu. Tayyip yüzleşmekten sürekli kaçtığımız yaşam koşullarımızın aslında nispeten "objektif" bir resmini sunuyor bize. Katlediliyoruz! İşkence ediliyoruz! Aşağılanıyoruz! Böcek gibi eziliyoruz ve tüketiliyoruz! Bu Tayyip'le başlamadı, AKP'yle başlamadı ve onlarla bitmeyecek! Önemli olan sürekli kaçtığımız toplumsal gerçekle yüzleşmek ve alternatifleri arasında bence kimse bunu Tayyip kadar netleştiremezdi bizim için. Tayyip yiye yiye bitiremedi bu ülkenin hazinesini, bitiremezdi. Öldüre öldüre bitiremedi düşmanlarını, bitiremezdi. Sembolik sayılır onun öldürdükleri ve yedikleri. Toplumsal gerçekliğimizin sembolü. İyi ki bu şekilde şiddetli oldu. Farkındalık eşiğini zorlaması için bazı şeylerin "batıcı" şekilde sivrilmesi gerekiyor ve Tayyip bu iş için biçilmiş bir kaftandı. Onu güden profesyonel ve amatör KH bireyleri, grupları ve kitleleri Tayyip gibi bir oyun hamuruna sahip olmaktan çok mutlu oldular, onunla canı istedikleri gibi oynadılar. Çünkü Tayyip'in kendi karakteri, kendi ruhu, kendi omurgası yok. Etrafındaki belirli bir istikrara sahip bireyler ve gruplar "belirliyor" onu. Tayyip'in bununla mücadele etmek, buna itiraz etmek, buna karşı koymak gibi bir lüksü veya seçeneği yoktu. Hepsi Tayyip'ten daha "yüksek" tipler olduğu için, Tayyip için hepsi ilerlemeye yardımcı görünüyordu ve o yüzden de buna direnmezdi, direnemezdi. Ama aslında o bireyler, gruplar, kitleler kendi KH'liklerinin kurbanı oldular, oluyorlar. Çünkü kendi aralarında da alabildiğine derin bir çıkar çatışması halinde kör hırsları yüzünden o kadar orantısız ve aptalca şeylere kalkıştılar ki, toplumu uyandırıcı şeyler yapmaktan kaçamıyorlar.

İyi ki bir başka yönetici değil de Tayyip yükseldi ve başımıza geldi. Bu koşullarda başımıza gelip gelebilecek en güzel şeydi aslında bir bakış açısıyla. Tüm dünyada hala çok güçlü bir şekilde egemen olan Şeytanların yönetimi altında, bir ülkedeki yöneticinin durumu o toplumun genel/bütünsel durumundan daha iyi olamazdı zaten, olsaydı bu sadece çok büyük bir şans olurdu ve uzunvadeli kalabilmesi çok şüpheli olurdu ama olmadı zaten öyle birşey. Tayyip geldi ve hoş geldi. Kötünün iyisi, hatta kötünün "en iyisi" oldu Tayyip. Halimizi bize yansıttı. Global Şeytani egemenlik baskısı altında mevcut halimizle bizi nasıl bir sonun beklediğini gösterdi bize. Tabi eğer durumu değiştirmek için elimizden geleni "yeterince" kalabalık bir kitle olarak yapmazsak. Milyonlara ihtiyaç yok bunun için. Çok daha az ama aklı/vicdanı başında bir kitle bile inanılmayacak kadar değiştirebilir herşeyi. Yeter ki yeterince inançlı, kararlı ve iradeli olsunlar. Geniş toplum kesimlerinin çok büyük bir bölümü buna uyum sağlamak durumunda hissedecektir kendini.

Scyth

#5
Ben bu olayın, planlananın aksine iki toplumu yakınlaştıracağını düşünüyorum.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#6
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Scyth

Ben bu olayın, planlananın aksine iki toplumu yakınlaştıracağını düşünüyorum.
Tamamen katılıyorum Scyth. Belki hemen bugün-yarın değil, belki seçimin hemen başında veya sonunda değil ama Tayyip'in/AKP'nin geniş toplum kesimlerine, aslında tüm ülkeye yaptığı baskılar, adaletsizlikler, işkenceler, katliamlar aslında uzunvadede çeşitli toplum kesimlerini birbirine yaklaştırıcı bir etki yapacaktır. Etkisi altında inlediğimiz ideolojik saplantılardan kurtulmamıza yardımcı olacaktır ve buna tırmanan doğal/kozmik afetlerin de büyük bir katkısı olacaktır diye düşünüyorum.

maiterya

#7
Şerefsizler,vicdansızlar,katiller, barış mitinginde 95 kişiyi katlettiler; diyorlarkı barış değil kavga cinayet istiyoruz ,bu ülkeyi bölemeyecek halkları birbirine düşman edemeyeceksiniz bu ülke küresel emperyalistlerin oyununu bir kez daha bozacaktır.
---
Bu olay çok acı ama her ruhu bir konuda net bir seçim yapmaya bir kere daha çağırıyor : terörün şiddetin ,ayırımcılığın,karanlık tarafın yanındamısınız ? yoksa kardeşlik ,eşitlik,sevgi pozitiflik tarafınmı yanındasınız ? İnsanlar her türlü terör şiddet ve yıkıcılığın baskının,ayrımcılığın ne kadar kötü olduğunu görüp pozitife daha çok yönelirlerse barış isteyenlerin burda ölmesi asla boşuna olmaz,bir nevi şehidliktir.
 

maiterya

#8
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ankara Tren Garı'nda meydana gelen patlamanın Türkiye'de seçim kampanyası sırasında yapılan bir provokasyon olduğunu söyledi.

Rus televizyonuna konuşan Putin, terörizmle etkili şekilde mücadele etmek için ortak çabaların ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
 
Türk halkına ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a taziyelerini ileten Putin, "Bu kötülükle mücadele için çabaları birleştirmek lazım" dedi.

Türkiye'nin Rusya için dost bir ülke olduğunu belirten Rusya Devlet Başkanı, şunları dile getirdi:
 
"Tabii ki bu olay, bizim dostumuz ve komşumuz olan Türkiye'deki durumu istikrarsızlaştırma çabası. Üstelik seçim kampanyasında yapılan bir saldırı. Provokasyon olduğu apaçık ortada. Ama birlikte bu kötülüğe karşı mücadele edersek etkili oluruz." (Rudav)

Haber bu...
Bugün Ankara'da yapılan saldırının sıradan bir terör olayı olduğunu düşünmek zaten akla ziyan.
Bu saldırı bir provokasyon, bir kışkırtıcılık ama kim için kime karşı!

Dünya tarihinde pek çok siyasi sabotaj, saldırı, bombalama yapılmıştır, bunun örnekleri de pek çoktur.
Bu noktada soru şudur; KİM İÇİN, KİMİN ÇIKARINA!

Devletin merkezi Ankara'da böylesi bir vahşeti tertiplemenin merkezi hükümete faydası olmaz, aksine zararı olur, kamuoyu hükümetin neden gerekli önlemi almadığını sorgular. Bu da merkezi hükümete 1 Kasım seçimlerinde kaybettirir!

Bu eylemin HDP/PKK'ya faydası olur mu? Evet olur, mağduru oynar, oy ister!

Peki, asıl soru şu olmalı, "neden merkezi hükümet böylesi ağır bir eylem öncesi haberi olmadı ve önleyemedi?"

Bize sorarsanız bu oyunu oynayan AKP-PKK, dolayısıyla bu oyundan sorumlu  tutulması gerekenler de o; AKPPKK!


SARIZEYBEK HABER
 

maiterya

#9
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Ankara'da terör saldırısının ardından Sıhhiye Meydanı'nda konuştu. Demirtaş dünkü terör saldırısında 128 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi.

Demirtaş'ın konuşmasından önemli satırbaşları şöyle:

"Şu ana kadar 128 yoldaşımızı yitirdik. Cenazeleri sonsuzluğa uğurlamaya başladık.
Gün gelecek devran dönecek. Ve siz bu ülkeyi teslim aldık 'Devlet bizim malımız' diyenler halka hesap vereceksiniz.
Dünden bu yana Ankara'nın göbeğinde kuş uçsa haberi olan devlet bir katliamı önleyememiştir. Diyarbakır'daki gibi Suruç'taki gibi.
Dün akşamdan bu yana Başbakan yaptığı açıklamanın yarısından fazlasını bizi suçlamaya ayırmıştır.
Yandaşları şakşakçıları gece yarısına kadar TV, TV dolaşıp katledilenleri, bizi suçlamıştır.
En azından acıda birleşebilmeyi çok isterdik.
Ama biz katillerimizle acıda nasıl buluşalım? Faşizmle acıda nasıl buluşalım?
Yoksa yüreğinde vicdanın insani değerlerin kırıntısını taşıyanlar zaten birleşmiş durumda. Türkiye'nin bütün ezilenleri bu katliam karşısında tek yürek olmuş durumda.
Bu devlet bizim bu vatan ortak vatanımızdır diyeceğiz. Kimsenin tepeden gelerek haklarımıza el koymasına müsaade etmeyeceğiz.
Ayağımızı yere vursak sarayın camları titrer diyeceğiz.
İntikamla kinle hareket etmeyeceğiz. Ama hesabını da soracağız. Bunun ilk adımı 1
 

Scyth

#10
Putin iyi niyetli ve cesurca davranıyor. Bu tabi bir doku yaratılış meselesi Sezar'ın grubundan olan bir ruhtan bekleneni yapıyor; bunu da oldukça iyi yapıyor. Son dönemlerde gerçekleşen olaylarda Putin'in hamlelerine karşı yanayakıla çare üretmekte zorlandıklarından Putin'e karşı ittifaklar kurma yoluna giriyorlar. Türkiye'de bu ittifakın bir parçası; Japony,A.B.D. ve bazı batı ülkeleriyle beraber. Çok şükür Türkiye'de bile sağduyulu bazı siyasetçiler var ve ortamı daha da çok germemeye özen gösteriyorlar. Halbuki diğer taraftan Cumhurbaşkanı ve tayfasının motivasyonu tam zıt yönde. Olaya Makyavelistçe yaklaşıyorlar hem içeride hemde dışarıda. Hal böyle olunca Türkiye A.B.D. 'ki gibi kamuoyunu yönlendirmeye yönelik sözde terör olaylarıyla karşılaşmaya başladı. Bence hem Suruç hemde Ankarada ki patlama kiralık bir organizyon (muhtemelen yabancı) tarafından yapıldı. Bu sürecten  Akp içerisinde çok az insan haberdar ve  bombalamaları planlayanların izini kapatma işide bizim istihbarat tarafından yapılıyor.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

beyrutkapı

#11
Önümüzdeki iki gün kesk e bağlı sendikaların grev kararı var. Bunlar bu ülkede yaşayan her birey için önemli sınavlar. Gözümüzün önünde insanlar katlediliyor. Bu ülkede yaşayan sıradan her yurttaş tepkisini ve tavrını net bir şekilde ortaya koymalı. Tüm bu olanlar herkesi net bir şekilde tarafını belli etmeye çağırıyor. Tayyip ve çetesinin ne yaparlarsa yapsınlar artık kontrolü kaybettikleri aşikar. Bu kadar suça bulaşmışken biraz daha katliam umurlarında değil. Ama asıl mesele Tayyip sonrası kurulacak oyun nasıl olacak? Bağımsız doğudan yana, radikal bir karar alabilecek kadrolar görebilecek miyiz? Tüm bu kabus gerçek bir uyanışa dönüşebilecek mi??
dun olduğu gibi bugün de barış isteyenler katledildi. 30 yıl önce Tayyip mi vardı. Asıl mesele bundan nasıl kurtulabileceğiz? Karanlık odakların bu cenderesinden!?
depresyon umutsuzluk ve öfke dalgalar halinde abanıyor üzerimize! Acı günlük tüketimi oldu vicdanlı insanların. Kan golunun ortasında daha çok öfkelenmemizi yada besin üretmemizi bekliyorlar. Karanlık çok yoğun. Umuyorum buradan bağımsız bir ülkeye çıkış bulabiliriz. Umarım böyle olur. Bunun dışında inatla bulunduğumuz yeri ve tarafımızı göstermeye devam edeceğiz. İnatla
 

Scyth

#12
10 Ekim celsesi yayınlandı.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#13
Haber verdiğin için teşekkürler Scyth, çok sevindim. Sanırım yarın akşam bu saatlerde çevirisini paylaşmış olurum.

bozadi

#14
19 Ekim 2015


Canlı bomba saldırı öncesi 'bizim amacımız HDP, onları vuracağız' demiş


Ankara Katliamı'ndaki canlı bombalardan biri olduğu belirtilen Yunus Emre Alagöz'ün Ankara yolculuğunda "Bizim amacımız HDP, onları vuracağız" dediği öğrenildi.




Ankara Katliamı sonrası yakalanan isimlerin ifadeleri ortaya çıktı. Milliyet gazetesinden Türker Karapınar'ın haberine göre, tutuklamaya sevk edilenler arasında, Suruç katliamını yapan Şeyh Abdurrahman Alagöz'ün ağabeyi ve canlı bomba saldırısını gerçekleştiren Y.E.A.'yı Ankara'ya getiren araca eskortluk eden Y.Ş.'nin de yer aldığı öğrenildi. Soruşturmada, yabancı uyruklu olabileceği değerlendirilen ikinci canlı bombanın ise, beraberinde iki yabancı uyruklu kişiyle birlikte Suriye'den Türkiye 'ye giriş yaptığı ve olay günü Ankara'ya gelerek, yine Y.Ş. ile bölgede keşif yaptıkları açığa çıktı. İki yabancı uyruklu IŞİD'cinin, Y.Ş.'nin Gaziantep'te yakalanmasından önce kaçtığı öğrenildi.

Eskort Y.Ş., ifadesinde şunları anlattı: "Ben Yunus Emre ve yanındaki kişiyi getiren araca gözcülük yapıyordum. Olay gecesi Antep'ten yola çıktık. Yunus Emre ile yanındaki kişiyi taşıyan aracın şoförü başkasıydı. İkinci kişi, yabancıydı. Yolda Yunus Emre, bana, "PKK'lı kafirlerin mitingi olduğunu" belirterek, "Bizim amacımız HDP, onları vuracağız" dedi. Bombaları üzerindeydi. Ben para karşılığında bombacıları Ankara'ya getirdim. Ancak paramı alamadım. Ankara'nın Gölbaşı ilçesine kadar kendi kullandığım araçla zanlılara eskortluk yaptım. Daha sonra bana 'dön' dediler."


Kaynak: haber.sol.org.tr