Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Açlık Grevimizin 69. gününü Filistin’deki Grevcilere Adadık (16.6.17)

Başlatan bozadi, 17 Mayıs 2017, 14:42:34

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Erdoğan AKP'si Solcuları "üç-beş çapulcu" sanmakta ısrarlı görünüyor. Ve Gezi olaylarının tamamen dış güçlerin ve özellikle Fethullah'ın kontrolünde gerçekleşmiş ürkütücü ve bir daha tekrarlanamayacak bir terör eylemi olduğunu! Erdoğan hayatı boyunca sahip olmadığı kadar gerçek bir imanın tokadını Solculardan yemek için şansını zorlamaya devam ediyor ve muradına ermeye belki de çok yakın. Bu onun için büyük bir ders olacak ve haddini-hukukunu anlayıp ahlak ölçütlerini yükseltmesine yardımcı olacak. Ülkenin kurtuluşu için meşru muhalefet unsurlarıyla işbirliği yollarını samimiyetle ve ısrarla araması gerektiğini anlayacak.

Solun şahlanışı Fethullahçıların sahte imanını da pazara çıkaracak.

[Ocak 2025'ten bir not: Erdoğan/AKP ve Sol hakkındaki görüşlerim 180 derece değişmedi belki ama, sabit de kalmadı.]

bozadi

15 Haziran 2017

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için kısa film: Söz Uçar


Açlık grevindeki akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın direnişleri için, Barış Bıçakçı'nın "Rıfat Diye Biri" adlı hikayesinden uyarlanan "Söz Uçar" isimli bir kısa film çekildi.





KHK'larla ihraç edildikten sonra açlık grevine başlayan ve direnişlerinin 76. gününde tutuklanan Nuriye Gülmen, Semih Özakça için "Söz Uçar" isimli bir kısa film çekildi

Yönetmenliğini Tufan Taştan'ın yaptığı ve Barış Bıçakçı'nın "Seyrek Yağmur" adlı kitabındaki "Rıfat Diye Biri" adlı hikayesinden yola çıkarak çekilen filmde Ahmet Rıfat Şungar, Funda Eryiğit, Özgür Çevik, Rıza Akın, Serdar Orçin ve Serkan Keskin rol aldı.


 

Kaynak: soL

   

bozadi

21 Haziran 2017

Nuriye Gülmen'in nabzı çok düşük: Avukat görüşünü yarıda kesmek zorunda kaldı


105 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen'in nabzının çok düştüğü, göğsünde sancı ve baskıların olduğu öğrenildi. Gülmen avukat görüşünü yarıda kesmek zorunda kaldı.




Cezaevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça 105 gündür açlık grevinde. Avukatları Selçuk Kozağaçlı, Nuriye Gülmen'in görüşme sırasında kötüleştiğini ve görüşmeyi yarıda kesmek zorunda kaldıklarını belirtti.

"SESİMİZİ GEÇ OLMADAN YÜKSELTELİM"

Kozağaçlı Twitter hesabından "Nuriye ile avukat görüşünü yarıda kesmek zorunda kaldık. Nabzı çok düşük göğsünde sancı ve baskı var. Sesimizi yükseltelim geç olmadan" diye yazdı.

Kaynak: İleri Haber


bozadi

Eğer AKP, "bu insanlar ölür, arkalarından iki gün bağırır-çağırır, sonra unuturlar" diye düşünüyorsa, bunun nasıl bir yanılgı olduğunu çok iyi anlayacak.

bozadi

23 Haziran 2017

Açlık grevinde 107. gün: Özakça yürüyemiyor, Gülmen kalkamıyor!


Ankara Barosu Gülmen ve Özakça'yı dün cezaevinde ziyaret etti




Ankara Barosu, açlık grevlerinin 106. gününde cezaevinde ziyaret ettiği akademisyen Nuriye Gülmen ile öğretmen Semih Özakça'nın sağlık durumlarının daha da kritikleştiğini açıkladı. Gülmen'in kalkıp görüşe gelemediği, Özakça'nın ise tekerlekli sandalye ile görüşe geldiği, son derece bitkin olduğu ve konuşmakta zorlandığı kaydedildi.

Cumhuriyet'te yer alan habere göre, eğitimci Gülmen ile Özakça açlık grevinin 106. gününü geride bıraktı. Tutuklu Gülmen'e 'slogan attığı' gerekçesiyle mektup - faks yazışmasını ve telefon görüşmesini yasaklamayı içeren "iletişim cezası" verildiği iddia edilirken; Ankara Barosu'ndan yapılan açıklamada, Özakça'nın durumunun kritik olduğu, Gülmen'in ise görüş yerine bile gelemediği belirtildi. Direnişçilerden sosyolog Veli Saçılık'a da Twitter üzerinden İsrail askerlerinin Filistin'de ev baskını fotoğrafını paylaşımı delil gösterilerek "terör örgütü üyeliği"nden soruşturma açıldı.

Akademisyen Nuriye Gülmen, öğretmen Semih Özakça ile Acun Karadağ'ın "İşimizi geri istiyoruz" diyerek başlattıkları direnişin 226. gününde İnsan Hakları Anıtı boş kalmadı. 106. gündür açlığa direnen tutuklu Gülmen ile Özakça için destek açlık grevine giren yurttaşlar, İnsan Hakları Anıtı önüne buluştu. "Gülmen ile Özakça her geçen gün sağlıklarından oluyor" açıklaması yapan yurttaşlara, polisin müdahalesi gecikmedi.

"Dağılın" anonsunun ardından "Nuriye Semih işe geri alınsın" yazan dövizleri yırtan polis ekipleri, açıklama yapan yurttaşları sert şekilde iterek uzaklaştırdı. "En demokratik hakkımız olan basın açıklamasına bile en ufak tahammülleri yok. Ankara Emniyeti suç işliyor. Biz Nuriye Gülmen ile Semih Özakça'yı yaşatacağız. Onları faşizmin zindanından alana kadar direnişin olduğu hiçbir alanı terk etmeyeceğiz. Haklı olan, meşru olan biziz" açıklaması yapıldı.

'Bilgi alamıyoruz'

SES Genel Merkezi'nden yapılan açıklamada da, Gülmen ile Özakça'nın durumu hakkında bilgi almak için cezaevi müdürleri ile görüşme talebinde bulundukları, ancak memurlar aracılığıyla "Adalet Bakanlığı'nın izni olmadan görüşme yapamayacakları ve bilgi veremeyecekleri" yanıtı aldıkları belirtildi.

Kaynak: T24


bozadi

Erdoğan AKP'si Solu şahlandırmak için elinden geleni yapıyor sağolsun.

bozadi

27 Haziran 2017

Aydınlardan önemli çıkış: 'Nuriye ve Semih ölmesin, çalışma hakları geri verilsin'


Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın tutuklu olarak devam ettikleri açlık grevinde 111. güne gelindi. Açlık grevinin 111. gününde 111 aydın gazetelere verdikleri ilanla "Nuriye ve Semih ölmesin, çalışma hakları geri verilsin" diyerek önemli bir çağrıda bulundu.




Aydınlar, sanatçılar, milletvekilleri, avukatlar ve insan hakları savunucuları, KHK ile atıldıkları işlerine geri dönebilmek için açlık grevinde olan tutuklu akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça için çağrı yaptı.

"Nuriye ve Semih ölmesin, çalışma hakları geri verilsin" denen açıklama Hürriyet, Cumhuriyet, Birgün ve Evrensel gazetelerinde yayınlandı.

Açıklama şu şekilde:

"Nuriye Gülmen ve Semih Özakça OHAL Kararnamesi ile işten atılan beş bin akademisyen, elli bin öğretmen ve yüz elli bin çalışandan yalnızca ikisi işe geri dönme talebiyle açlık grevine gittikleri için cezaevine atıldılar.

111 gündür açlar.

Nuriye ve Semih ölmesin, Çalışma hakları geri verilsin.

Okullarına dönebilmeleri ve hayatlarına devam edebilmeleri için devletin gereken adımları atmasını istiyoruz.

Adalet ve demokrasi bunu gerektirir."

İşte imzacılar:

Akın Birdal

Ataol Behramoğlu

Atilla Dorsay

Arif Sağ

Ayşe Kulin

Aslı Erdoğan

Ayşe Semiha Baban

Ahmet Ümit

Ayşegül Tözeren

Ayşenur Arslan

Av Gürkan Altun Bursa Barosu Başkanı

Av Zafer Kazan Sakarya Barosu Başkanı

Av Polat Balkan Antalya Baro Başkanı

Av Veli Küçük Adana Barosu Başkanı

Av Hakan Canduran Ankara Barosu Başkanı

Ali Haydar Hakverdi

Barış Atay

Barış Bıçakcı

Burhan Sönmez

Bülent Emrah Parlak

Bülent Erkmen

Barış Yarkadaş

Buket Uzuner

Banu Güven

Barış Pirhasan

Can Dündar

Cahit Berkay

Celile Toyan

Deniz Türkali

Defne Halman

Edip Akbayram

Erdal Erzincan

Ece Yörenç

Elif Şafak

Eşber Yağmurdereli

Ezel Akay

Emrah Serbes

Ercan Kesal

Ersan Uysal

Füsun Demirel

Ferzan Özpetek

Filiz Kerestecioğlu

Fatoş Güney

Fatih Portakal

Fuat Saka

Füsun Erbulak

Grup Yorum

Gencay Gürsoy

Gülriz Sururi

Güvenç Dağüstün

Gökçer Tahincioğlu

Hayko Cepkin

Halil Ergün

Hüseyin Turan

Hasibe Eren

Hale Soygazi

Hüsnü Arkan

İlyas Salman

Ilkay Akkaya

Jehan Barbur

Jülide Kural

Korkut Botatav

Küçük İskender

Levent Üzümcü

Lale Mansur

Latife Tekin

Meltem Cumbul

Murathan Mungan

Müjde Ar

Menderes Samancılar

Müjdat Gezen

Macit Koper

Metin Bakkalcı

Merdan Yanardağ

Mehmet Aksoy

Mazlum Çimen

Melike Demirağ

Murat Belge

Nejat Yavaşoğulları

Nurdan Gürbilek

Nebil Özgentürk

Necmiye Alpay

Nazım Alpman

Orhan Aydın

Orhan Alkaya

Ömer Türkeş

Özgür Mumcu

Özcan Alper

Pelin Batu

Rutkay Aziz

Sıla Gençoğlu

Selçuk Yöntem

Selçuk Kozağaçlı

Sabahat Akkiraz

Seray Şahiner

Sinan Tuzcu

Sevinç Erbulak

Suavi

Sema Kaygusuz

Şevket Çoruh

Şebnem Korur Fincancı

Tanıl Bora

Türkan Elçi

Tayfun Atay

Tolga Sağ

Tilbe Saran

Ufuk Uras

Yasemin Göksu

Zülfü Livaneli

Zeynep Tanbay

Zuhal Olcay

Kaynak: İleri Haber


bozadi

28 Haziran 2017

Gülmen ve Özakça'dan, 'açlık grevini bırakın' çağrılarına yanıt: Kararlıyız


CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok ile Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, açlık grevlerinin 112. gününde sağlık durumları kritik eşiği aşan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'yı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti.




Gülmen'in 14, Özakça'nın da 23 kilo kaybettiğini ifade eden Altıok ve Çakırözer, "Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bütün adaletsizlikler için yürüyor. Bizler OHAL baskısı altında ezilen ve KHK'ler eliyle haksız yere sorgusuz soruşturmasız işlerinden edilenler için de yürüyoruz. Kaygılıyız. İki genç insan ölüme yaklaşıyor. Nuriye ve Semih'in kasları eriyor, kalp problemleri de başladı. Yürümekte dahi zorlanıyorlar. Onların bedenleri, kasları ile birlikte insan hakları da her geçen gün daha fazla eriyor" dedi.

Nuriye Gülmen, "Biz sadece işimizi geri istiyoruz. Bize yapılan katmerli hukuksuzluk. Bizi tutuklayarak haklı sesimizi kısacaklarını düşündüler ancak yanıldılar. Bizim açlık grevimizi sonlandırmamız için yapılan iyi niyetli çağrıların insani olduğunun farkındayız ancak biz kararlıyız, uğradığımız haksızlık telafi edilinceye kadar devam edeceğiz" mesajını verdi.

'BİZİMLE KENDİ DOKTORLARIMIZ İLGİLENMELİ'

Tişörtüne yastık pamukları doldurarak kendisine boyunluk yaptığını aktaran Gülmen havalı yatakta yatması gerektiği için cezaevi koşullarından olumsuz etkilendiğini aktararak "Evrensel normlara göre açlık grevi yapanların kendi hekimlerini talep etme hakkı var. Ancak bize bu hak tanınmıyor. Cezaevinin doktorunu kabul etmiyoruz. Bizimle kendi doktorlarımız ilgilenmeli" dedi.

'TALİMATIN NEREDEN GELDİĞİ BELLİ'

Semih Özakça ise "Öncelikle Adalet için yürüyenlerin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun, milletvekillerinin ve herkesin bayramlarını kutluyorum. OHAL koşullarında haksızlıklara karşı birşey yapılamaz deniyor ama biz sesimizi duyuruyoruz ve duyurmaya da devam edeceğiz. Açlık grevimizi önce zor kullanarak şiddetle sonlandırmak istediler olmayınca bizi talimatla tutukladılar. Bu şekilde direnişimizi sonlandıracağımızı düşündüler ama yanıldılar. Biz vicdanlarda kazandık şimdi sırada hukuken de haklı olduğumuz davamızı kazanmak var. Daha önce iki savcı bizi tutuklamazken üçüncüyü getirdiler, sırf bizi tutuklamak için. Daha tutuklama olmadan bizler hakkında karar çıkarıldı. Talimatın nereden geldiği ise belli" ifadelerini kullandı.

'BİZ KİTAP YAKMAYIZ, OKURUZ'

Özakça, CHP'li milletvekillerine cezaevinde kitap sınırlaması oldugunu ifade ederek "Kitap sınırlaması kaldırılsın. Gerekçe olarak bize 'ya kitapları yakarak şiddet gösterirseniz' diyorlar. Biz kitap yakmayız. Biz kitap okuruz. Kitaplara da saygılıyız" dedi.

Kaynak: Sputnik


bozadi

4 Temmuz 2017

Gülmen ve Özakça'ya destek


Nuriye Gülmen'in Twitter hesabından ise Beşiktaş Kültür Merkezi'nin ünlü oyuncularının da çağrıya destek oldukları duyuruldu...




Aralarında aydınlar, sanatçılar ve milletvekillerinin yer aldığı 111 isim, KHK ile atıldıkları işlerine geri dönebilmek için 111 gündür açlık grevinde olan tutuklu akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça için çağrı metni yayınlamıştı.

Bu çağrıya İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İmza sahiplerini terör örgütlerine cesaret vermekle suçlayarak, "Hepimizin devletini terör örgütü karşısında suçlu göstermek için yola çıkanlar neyin altına imza attığınızın farkında mısınız?'' ifadesini kullanmıştı.

Bakan Soylu'nun ifadelerinin ardından çağrı metni imza kampanyasına dönüştü ve verilen destek de çığ gibi büyüdü.

Çağrı metninde şu ifadeler yer alıyordu:

"Nuriye Gülmen ve Semih Özakça OHAL kararnamesi ile işten atılan beş bin akademisyen, elli bin öğretmen ve yüz elli bin çalışandan sadece ikisi. İşe geri dönme talebiyle açlık grevine gittikleri için cezaevine atıldılar. 111 gündür açlar. Nuriye ve Semih ölmesin. Çalışma hakları geri verilsin. Okullarına dönebilmeleri ve hayatlarına devam edebilmeleri için devletin gereken adımları atmasını istiyoruz. Adalet ve demokrasi bunu gerektirir."

Bu çağrı metninin ardından Gülmen ve Özakça için bir imza kampanyası başlatıldı.

ONUR BULDU VE RÜŞTÜ ONUR ATİLLA'DAN DA DESTEK


Nuriye Gülmen'in Twitter hesabından ise Beşiktaş Kültür Merkezi'nin ünlü oyuncularının da imza kampanyasına destek oldukları duyuruldu.

Güldür Güldür isimli komedi programının sevilen oyuncuları Onur Buldu ve Rüştü Onur Atilla'nın da çağrı metnine destek verdiği aktarılarak, "Tiyatrocular Onur Buldu ve Onur Atilla taleplerimize imzalarını attılar. Yaşasın dayanışma!" ifadeleri paylaşıldı.


 


 

Kaynak: ODATV

 

bozadi

1 Temmuz 2017

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın tutuklanacağı nasıl önceden biliniyordu?


Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi, açılan ilk davayla ilgili tensip zaptını, 23 Mayıs 2017 tarihinde mesai saati dolmadan hazırladı, henüz Gülmen ve Özakça tutuklanmadan önce hazırlanan tutanakta, iki isim için, "Başka suçtan tutuklu" ifadesi kullanıldı.




CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça hakkındaki tutuklama kararı verilmeden önce Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nin "Başka suçtan tutuklu" ifadesini kullanmasının gerekçesini Başbakan Binali Yıldırım'a yazılı soru önergesi ile sordu.

"30 Haziran 2017 tarihinde basında ve sosyal medyada yayınlanan bir haberde, işe iade talebiyle açlık grevini sürdüren Semih Özakça ve Nuriye Gülmen'in tutuklanmalarına ilişkin "skandal" niteliğinde ifadeler yer almıştır." diyen Tanrıkulu'nun Başbakan tarafından cevaplamak üzere verdiği soru önergesi şöyle:

Gülmen ve Özakça hakkında iki ayrı yargılama süreci yürütülmüş, öncelikle Yüksel Caddesindeki eylemleri nedeniyle Gülmen, Özakça ve Acun Karadağ hakkında iddianame hazırlanmış, iddianame, mahkemeye gönderilmiş ve davanın resmen açılmış sayılması için kabul edilip edilmeyeceği beklenmeye başlanmıştır. Bu arada Gülmen ve Özakça, yeniden gözaltına alınmış ve başka bir esas numarası üzerinden soruşturma açılmış, bu kapsamda, 23 Mayıs 2017 tarihinde adliyeye çıkarılan Gülmen ve Özakça, mesai saatinden sonra tutuklanmıştır.

 Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi, açılan ilk davayla ilgili tensip zaptını, 23 Mayıs 2017 tarihinde mesai saati dolmadan hazırlamış, henüz Gülmen ve Özakça tutuklanmadan önce hazırlanan tutanakta, iki isim için, "Başka suçtan tutuklu" ifadesi kullanılmış, Mahkeme, ertesi gün de (24 Mayıs 2017) davayla ilgili müzekkereyi bu tutanak doğrultusunda hazırlamış, söz konusu davanın resmen 23 Mayıs 2017 tarihinde açılmış olmasına rağmen Ankara Emniyet Müdürlüğü'nden 2 gün önce (21 Mayıs 2017) gelen yazıda, davanın esas numarasının yer aldığı da anlaşılmıştır. 21 Mayıs 2017 tarihinde Savcılığa yazılan "arama ve el koyma" talep yazısında, iki ismin Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı belirtilmiş ve davanın esas numarası tutanağa yazılmıştır.

 Ancak o tarihte, henüz iddianame inceleme sürecinde olup, dava hukuken ve resmen açılmamıştır. Avukatların bu konuya ilişkin sorularına verilen "sehven yazılmıştır" yanıtının hiçbir hukuksal geçerliği olmadığı da ortadadır.

 Bu kapsamda;

 1.Ankara Emniyet Müdürlüğü, henüz resmen açılmamış bir davanın esas numarasını nasıl bilmektedir?

 2.Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için tutuklama kararının verileceği nasıl önceden bilinmektedir?

 3.Davanın esas numarası önceden bilindiğine ve daha eski tarihli (21 Mayıs 2017) tutanağa "tutuklu" yazıldığına göre, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın tutuklanmasına Mahkemeden başka bir makam mı karar vermiştir?

 4.Mahkeme karar vermeden bu karar bilindiğine göre, yargı bağımsızlığını etkileme gerekçesiyle ilgililer hakkında soruşturma açılacak mıdır?

 5.Bu yöndeki bilginin sızdırılması nedeniyle de ilgili Hakim ve Savcılar ile Ankara Emniyet Müdürlüğü hakkında soruşturma açılacak mıdır?

Kaynak: Cumhuriyet


bozadi

4 Temmuz 2017

Akıl almaz skandal


Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın avukatı Selçuk Kozağaçlı twittter hesabı üzerinden davayla ilgili çok kritik bir bilgiyi paylaştı.




Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın avukatı Selçuk Kozağaçlı twittter hesabı üzerinden davayla ilgili çok kritik bir bilgiyi paylaştı.

Kozağaçlı'nın paylaştığı tutuklama müzekkeresinde Gülmen ve Özakça'ya yöneltilen suçlamanın silahlı terör örgütü üyeliği olduğu görülüyor.

Ancak asıl dikkat çeken ayrıntı "suç tarihi". Müzekkerede "suç tarihi" olarak darbe girişimi tarihi yani 15 Temmuz 2016 tarihi gösteriliyor.

Avukat Kozağaçlı, mahkeme kararını şöyle yorumladı: "Nuriye ile Semih'in 'SUÇ TARİHİNİ' biliyor musunuz? Alın bu kopyala yapıştır mahkemesinden öğrenin! Gerçek Darbecileri bulduk diye sevinin!"

Kozağaçlı'nın iddiasına göre kopyala yapıştır yapılan kararlar nedeniyle iki isim darbe günü suç işlemekle suçlanıyor.

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, KHK ile işten çıkarılmış, işlerine geri dönme talebiyle açlık gerine başlamışlar ve grevi bırakmamaları üzerine tutuklanmışlardı. İki isme İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, DHKP-C'li suçlaması yöneltmişti.

İşte Avukat Kozağaçlı'nın paylaştığı o karar:


 


 

Kaynak: ODATV


bozadi

6 Temmuz 2017

Sanatçılardan Nuriye ve Semih için açlık grevi


120 gündür açlık grevinde olan ve 23 Mayıs'ta tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'ya destek için sanatçı, şair, avukatların da aralarında olduğu isimler bir için bir günlük açlık grevi yapıyor.




OHAL KHK'siyle ihraç edildikleri işlerine dönmek için 120 gündür açlık grevinde olan ve 23 Mayıs'ta tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'ya destek için sanatçı, şair, avukatların da aralarında olduğu isimler bir için bir günlük açlık grevi yapıyor.

Sendika.org'un haberine göre, Ataol Behramoğlu, Edip Akbayram, Hüseyin Turan, Fatoş Güney, Deniz Türkali, Defne Halman, Mustafa Alabora, Orhan Aydın, Burhan Sönmez, Selçuk Kozaağaçlı, İlyas Salman, Atilla Dorsay ve İrem Afşin'in destek mesajları Nuriye Gülmen'in tutuklanmadan önce kullandıkları Twitter hesabından paylaşıldı.

Ataol Behramoğlu: Bugün 6 Temmuz Perşembe. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça yaşamlarını ortaya koyarak başlattıkları haklı direnişin 120. gününü geride bıraktılar. Yetkilileri inatlaşmaktan vazgeçerek hukukun, adaletin, vicdanın sesini dinlemeye çağırmak için aralarında Edip Akbayram, Fatoş Güney, Hüseyin Turan, Deniz Türkali gibi arkadaşlarımın da bulunduğu sanatçılar ve aydınlar, bütün bir gün arkadaşlarımızın yanında olmak için bir yudum su içmeyeceğiz ve boğazımızdan bir lokma geçmeyecek.

Edip Akbayram: İnsanlık onuru adaletsizliği yenecektir. Bugün ben de Semih ve Nuriye için açlık grevindeyim.
Hüseyin Turan: Tam 120 gün oldu. Nuriye ve Semih'in ölmesini istemiyoruz. Onların en doğal hakları olan işlerine geri dönmesini istiyoruz. Nuriye ve Semih için bugün ben de onların açlığını paylaşıyorum.

Fatoş Güney: İnsanları ölüme mahkum edenler insanlıktan çıkmıştır. Ben de bugün sevgili Nuriye ve Semih için açlık grevi yapacağım.

Deniz Türkali: Bugün 120. gün. Nuriye ile Semih'in açlığını paylaşıyorum.

Defne Halman: Bugün 6 Temmuz 2017. Nuriye ve Semih'in açlık grevlerinin 120. günü. Tek talepleri işlerine geri dönebilmek. Onurlu mücadelelerinin yanındayım. Nuriye ve Semih'in açlığını paylaşıyorum. Açlıklarının 120. gününde ben de açlık grevindeyim.

Mustafa Alabora: Nuriye ve Semih'in bunca gündür sürdürdüğü açlık grevine kayıtsız kalmak vicdansızlıktır. Ben bu yüzden, onların işlerine iade edilebilmeleri için bir günlük açlık grevi yapacağım.

Orhan Aydın: Nuriye ve Semih'e adalet için ben de bir günlük açlık grevindeyim.

Burhan Sönmez: Nuriye ve Semih'in yaşaması için bugün ben de açlık grevindeyim.

Selçuk Kozağaçlı: Bugün Nuriye ile Semih'in açlığının 120. günü, sevgili Esra'nın açlığının 45 günü. Açlığa ses vermeliyiz. İmza kampanyamız devam ediyor ama bugün son gün. Herkesi imzalarıyla, sözleriyle, eylemleriyle Nuriye ve Semih'i, sevgili Esra'yı, onlarla dayanışmak için desteklemeye çağırıyorum.

İlyas Salman: Nuriye'yi, Semih'i gördüm düşümde hemen sarılasım geldi sordum cevap alamadım bana benim sesim geldi. 120. açlık gününde beraber açız, gözlerinizden öpüyorum yavrularım.

Atilla Dorsay: Sevgili Nuriye ve Semih'e karşı bu vicdansız tavır mutlaka sona ermeli ve onlar görevlerine geri yollanmalı. Ben de onlar için bir günlük bir açlık grevi yapıyorum.

İrem Afşin: Bugün Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın açlık grevlerinin tam 120.günü. Onlar sadece işlerini geri istiyorlar. Ben de tek günlük açlık greviyle, Nuriye ve Semih'in onurlu açlığını paylaşıyorum.

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

6 Temmuz 2017

Adalet Bakanı Bozdağ: Açlık grevini bitirmelerini istiyorum


Adalet Bakanı Bozdağ, 120 gündür açlık grevi yapan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça hakkında "Açlık grevini bitirmelerini istiyorum kendilerine zarar veriyorlar" dedi.




Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, katıldığı Habertürk TV canlı yayınında açlık grevleri bugün 120. gününe giren tutuklu eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Açlık grevini bitirmelerini istiyorum kendilerine zarar veriyorlar" ifadelerini kullanan Bozdağ şunları söyledi:

"Şu anda hayati tehlike yok ama kendilerine büyük bir zarar veriyorlar. Bu doğru bir yöntem değil. Onlar bize emanet, sağlık durumlarını takip ediyoruz."

Kaynak: İleri Haber


bozadi

Sen en başta bu insanları yalan gerekçelerle mesleklerinden mahrum bıraktığınızı, yalan gerekçelerle içeri tıktığınızı, onlara iftira attığınızı, onlara işkence etmekte olduğunuzu itiraf et. Bakanlığını yaptığını iddia ettiğin adalet gerçekten olsaydı, sen bu yalancılığınla, ikiyüzlülüğünle, ahlaksızlığınla içeride olurdun, onlar dışarıda...

bozadi

8 Temmuz 2017

Gülmen ve Özakça'ya destek eyleminde gözaltına alınanlar açlık grevine başladı


Açlık grevindeki iki eğitimciye destek vermek için katıldıkları eylemde gözaltına alınanlar açlık grevine başladı.




Akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça, OHAL KHK'sıyla ihraç edildikleri işlerine dönmek için başladıkları açlık grevinin 76'ncı gününde tutuklanmıştı.

İkilinin grevlerinin 122'nci günü olan 5 Temmuz'da Ankara'da yapılan eylemde 31 kişi gözaltına alınmıştı.

Gözaltılardan Semih Özakça'nın eşi Esra Özakça, Acun Karadağ, Erdoğan Canpolat, öğretmen Nazife Onay ve Nazan Bozkurt halen emniyette. Gözaltındakilerin tümü açlık grevinde.

Su ve şeker almıyor

Dihaber'in haberine göre avukat Engin Gökoğlu, sağlık sorunları bulunan Acun Karadağ'ın da gözaltında açlık grevine başladığını duyurdu.

Su ve şeker almadığı da belirtilen Karadağ'ın kalbinde pil takılı olduğu için sağlık durumundan endişe ediliyor.

Gökoğlu, "Savcı bize dosyanın hazır olmadığını söyledi. Müvekkillerimizin sağlık durumundan kaynaklı bir an önce gözaltı işlemine son verilmesini istiyoruz" diye konuştu.

Avukat, gözaltındakilerin mesajlarını da iletti: "Hepsi 'Polis bu direnişi bitirmek için bizi gözaltında tutuyor' dedi. Semih Özakça'nın eşi Esra Özakça 'Eşim 120 gündür açlık grevinde, ben 47 gündür açlık grevindeyim, işimizden olmuşuz daha neyden korkacağız' dedi."

Gözaltındakilerin pazartesi günü savcılığa sevk edilmesi bekleniyor.

Kaynak: Diken