Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Açlık Grevimizin 69. gününü Filistin’deki Grevcilere Adadık (16.6.17)

Başlatan bozadi, 17 Mayıs 2017, 14:42:34

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

16 Mayıs 2017

Nuriye Gülmen: Açlığımızın 69. gününü Filistin'de açlık grevinde olan tutsaklara adıyoruz


KHK'larla ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen açlık grevinin 69. günün Filistinli tutsaklara adadıklarını duyurdu.




KHK ile ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça eylemlerinin 189., açlık grevinin 69. gününü İsrail hapishanelerinde açlık grevinde olan Filistinli tutsaklara adadı.

Nuriye Gülmen, Twitter hesabında yayımladığı videoda şöyle konuştu:

"Merhaba, bugün direnişimizin 189., açlık grevimizin 69. günü. Bizim için çok anlamlı ve özel bir gün. Açlığımızın 69. gününü Filistin'de açlık grevinde olan tutsaklara adıyoruz. Aslında onlarla aynı açlığı paylaşıyoruz. Zalimler aynı, onlara zulmedenlerle bize zulmedenler, bizi işimizden atanlar aynı. Onlar aynı soydan geliyorlar. Biz de aynı soydan geliyoruz. Biz dünya halklarını temsil ediyoruz. Bugün onlarla açlığımızı paylaştığımız için gurur duyuyoruz. Akşam saat 18.30'da Filistin heyeti bizimle olacak ve alandan canlı bağlantı yapacağız. Tutsak Ahmed Saadat'ın eşi ve tutsak olan El-Fetih liderinin eşi ve Leyla Halid canlı bağlantıyla aramızda olacak. Herkesi bu kez hem devam eden saldırılara karşı bizimle dayanışmak, Yüksel direnişini sahiplenmek için, hem de Filistinli tutsaklara ses olmak için alana davet ediyoruz"

Kaynak: soL


bozadi

17 Mayıs 2017

Nazan Öncel'den açlık grevi mesajı


Sanatçı Nazan Öncel'den KHK ile meslekten ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın başlattıkları açlık grevine ilişkin mesaj geldi.




Sanatçı Nazan Öncel, KHK ile ihraç edildikleri işlerine geri dönmek için 70 gündür açlık grevinde olan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın yaşam haklarına ilişkin mesaj paylaştı.

Gülmen ve Özakça hakkında "Onlar iki güzel insan, iki güzel akademisyen" ifadelerini kullanan Öncel, "Açlık savaşı değil, onur savaşı veriyorlar. Yaşam haklarının teslim edileceğine inanıyorum. Yetki alanına giren herkese sesleniyorum. Lütfen başımızı başka yana çevirmeyelim; görüp de görmezden, duyup da duymazdan, bilmezden" açıklamasında bulundu.

İşte Öncel'in mesajı:

 

Kaynak: soL


bozadi

17 Mayıs 2017

Açlık grevinde 70. gün: Polis yine saldırdı, gözaltılar var


Ankara Yüksel'deki İnsan Hakları Anıtı önünde Semih Özakça ve Nuriye Gülmen'in sürdürdüğü açlık grevi eylemi 70. gününe girdi. Dün gece geç saatlerde eylem alanına yapılan polis saldırısında yine gözaltılar yaşandı.




KHK ile ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın açlık grevi eylemi 70. gününe girdi.

AKP tüm girişimlere karşın henüz bir adım atmazken, bir yandan da polis saldırıları sürüyor.

Eylemin sürdüğü Ankara Yüksel'deki İnsan Hakları Anıtı önünde dün gece nöbette bulunan yaklaşık 10 kişi polis tarafından gözaltına alındı.

Kaynak: soL


bozadi

16 Mayıs 2017

CHP lideri 'ses verdi': İki genç eğitimcinin açlık grevi hiç mi vicdanınıza dokunmuyor?


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kanun hükmünde kararnameyle (KHK) ihraç edilmelerinin ardından işlerine dönmek için 69 gündür açlık grevinde olan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın durumuna dikkati çekti.




Gülmen, 'FETÖ' iddiasıyla açılan soruşturma gerekçesiyle Selçuk Üniversitesi'ndeki görevinden uzaklaştırılmış, 6 Ocak'ta yayınlanan 679 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle ihraç edilmişti.

Özakça da Mardin Mazıdağı Cumhuriyet İlkokulu'ndaki sınıf öğretmenliği görevinden 675 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle ihraç edilmişti.

İki eğitimci Yüksel Caddesi'nde 120 günlük direnişin ardından açlık grevine başlamıştı.


 

CHP lideri, Twitter üzerinden şu mesajları verdi: "İki genç eğitimcinin açlık grevi hiç mi vicdanınıza dokunmuyor? Hukuksuzca insan hayatını karartanlar gün gelecek bunun hesabını verecekler. Gücü olan hapishaneden kurtulurken, gücü olmayan ölüme mahkum ediliyor. AKP iktidarı bu ülkede adaleti silmiş, hukuku yok etmiştir."

Kaynak: diken


bozadi

16 Mayıs 2017

541 akademisyen ve sanatçıdan açlık grevi bildirisi


Kanun hükmünde kararnameyle ihraç edilen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın açlık grevi 69'uncu gününde. 541 akademisyen,yazar, aydın ve sanatçı eylemcilere destek açıklaması yaptı.




OHAL KHK'larıyla ihraç edilen kamu çalışanlarının Yüksel Caddesindeki eyleminde 189 gün geride kaldı. 69 gündür açlık grevinde olan Semih Özakça ve Nuriye Gülmen için 541 akademisyen ve sanatçı hükümete ve kamuoyuna çağrıda bulundu.

Aralarında akademisyenlerin, aydınların ve yazarların olduğu imzacılar "OHAL ve KHK'lere karşı yapılan bütün demokratik eylemler meşrudur, haklı bir talebi dile getirmektedir. Bizler bu eylem ve etkinlikleri destekliyor ve bu taleplerin yükseltilmesinde taraf olduğumuzu bildiriyoruz" açıklaması yaptı.

NURİYE GÜLMEN ve SEMİH ÖZAKÇA'YA: KAZANDINIZ!

Yurt dışındaki akademisyenlerin de imzacısı olduğu açıklamada Gülmen'in ve Özakça'nın eyleminin meşru olduğu belirtildi. Açıklamanın bir bölümü şu şekilde: "Açlık grevini bugün bitirseniz dahi sizin kazandığınız, kamuoyu vicdanına doğrudan etki ettiğiniz hem Türkiye'de hem de uluslararası düzeyde sesinizi ve soluğunuzu duyurduğunuz ve açlığınızı paylaştığınız insanlara ulaştığınız açıktır. Kazandığınız o kadar alenidir ki, açlık grevini bugün bitirseniz dahi kazanımınızı davul zurnayla kutlamaya ve 189 günlük direnişinize ortak olmaya hazırız."

'İNSANLARI FİŞLEYİP TAKİP EDİYORLAR'

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın alana gelişiyle yapılan açıklamada konuşan Acun Karadağ Sabah gazetesi önünde yapmak istedikleri basın açıklamasına polis tarafından izin verilmemesine tepki gösterdi. Dün Yüksel Caddesine KHK ile kapatılan Gaziantep Zirve Üniversitesi'nden bir öğrencinin ziyarete geldiğini belirten Karadağ şunları söyledi:  "Dün buraya başörtülü bir kardeşimiz geldi. Kapatılan üniversitesinin ardından başka bir üniversiteye gönderilmişler. Öğrenci diyor ki geldiğimiz okuldaki hiçbir sosyal haktan faydalanamıyoruz ve öğrenci belgemizin üzerinde KHK ile atılan üniversite yazıyor. Diplomasında da aynı ibare yazacakmış. İnsanları fişleyip takip ediyorlar."

'SORUMLULUK BU MEDYAYA AİTTİR'

Yüksel Caddesinde ihraçlara tepki eylemini 189 gündür sürdüren Veli Saçılık, bazı yayın organlarında hakkında çıkan haberlere ilişkin basın açıklaması yapmak istediklerini fakat polisin müdahale ettiğini belirtti. Sabah gazetesi önündeki basın açıklamasına ilişkin saçılık şunları söyledi: "Düne kadar Fethullah efendi diyen Sabah gazetesine siz bu kararnameleri FETÖ için çıkardığınızı söylediniz ve bizi solcu olmakla suçluyorsunuz. Bu bilenen bir şey dedim. Ne zaman sesimiz kamuoyunda duyulmaya başladı sizler bizi terörist olmakla suçluyorsunuz. 'Asıl sizsiniz terörist' dedik. Başımıza gelecek herhangi bir şeyde sorumluluk bu medyaya aittir."

FİLİSTİN'DEKİ AÇLIK GREVİNE DESTEK

Öte yandan  69'uncu gününe giren açlık grevinde bugün, Filistin hapishanelerinde devam eden açlık grevine destek gönderildi. 'Biz dünya halklarını temsil ediyoruz' diyen Nuriye Gülmen, "Bugün direnişimizin 189'uncu, açlık grevimizin 69'uncu günü. Bizim için çok anlamlı ve özel bir gün. Çünkü bugün açlığımızın 69'uncu gününü Filistin'de açlık grevinde olan tutsaklara adıyoruz. Aslında onlarla açlığı, aynı açlığı paylaşıyoruz. Zalimler aynı, onlara zulmedenlerle bize zulmedenler, bizi işimizden atanlar aynı. Onlar aynı soydan geliyor, biz de aynı soydan geliyoruz. Biz dünya halklarını temsil ediyoruz. Bugün onlarla açlığımızı paylaştığımız için gurur duyuyoruz" açıklaması yaptı.

Kaynak: Yurt Gazetesi

 

bozadi

16 Mayıs 2017

Ankara'da açlık grevine destek verenlere polis müdahalesi: 3 gözaltı


Ankara'da OHAL kapsamında çıkarılan KHK ile görevden alınan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın başlattığı açlık grevine destek vermek için oturma eylemi gerçekleştiren gruba müdahalede bulunan polis ekipleri, 3 kişiyi gözaltına aldı.




Ankara'da 20 civarında kişi, KHK ile çalıştıkları üniversiteden ihraç edilen iki akademisyenin başlattığı açlık grevine destek vermek için Yüksel Caddesi'nde oturma eylemi gerçekleştirdi.

Polis ekipleri; türküler söyleyen ve protestolarını sürdüren eylemcilere Kabahatler Kanunu'na aykırı hareket ettikleri gerekçesiyle eylemlerini sonlandırmaları gerektiğini söyledi.
Grubu dağıtmak için harekete geçen Çevik Kuvvet polisleri, mukavemette bulunan eylemcilere biber gazı sıkarak, yaka paça gözaltına aldı. Yapılan müdahale sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Müdahale sırasında fenalık geçiren yaşlı bir kadın, çevredeki vatandaşlar tarafından alandan uzaklaştırıldı. İhbar üzerine alana sevk edilen sağlık ekipleri, yaşlı kadını tedavi edilmek üzere ambulansla hastaneye götürdü.

Eylemcilerden arta kalan malzemeler polis ekiplerince toplandı.

Kaynak: Sputnik


bozadi

13 Mayıs 2017

Nuriye Gülmen'in kardeşi de açlık grevine başladı


Açlık grevinin 66'ncı gününü geride bırakan Nuriye Gülmen'in kardeşi Beyza Gülmen de Eskişehir de ablasına destek amacıyla açlık grevine başladı.




Açlık grevinin 66'ncı gününü geride bırakan Nuriye Gülmen'in kardeşi Beyza Gülmen de Eskişehir de ablasına destek amacıyla açlık grevine başladı.

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın 66'ncı günü bulan açlık grevine bir destek de Gülmen'in kardeşi Beyza Gülmen'den geldi. Eskişehir'in Adalar bölgesinde bir araya gelen demokratik kitle örgütleri Gülmen ve Özakça için destek açıklaması yaptı.

Burada konuşan Beyza Gülmen, "Emeğimiz ve ekmeğimiz kutsaldır, elimizden alınmasını kabul etmiyoruz ve bedeli ne olursa olsun asla kabullenmeyeceğiz! Açlıkla terbiye olmayacağız, adaletsizliğe alışmayacağız" dedi. 24 saatlik açlık grevine başlayacağını belirten Gülmen, "AKP, insanların en temel haklarından olan cenaze hakkını bile tanımıyor. Dersim'de 70 yaşındaki Kemal Gün oğlunun cenaze hakkı için 78 gündür açlık grevinde. Onun da talebi çok sade ve net: evladımın cenazesini istiyorum! Biz de bu direnişi sahiplenenler olarak saatlik destek açlık grevine girdiğimizi buradan tüm kamuoyuna duyuruyoruz! Tüm halkımızı açlık grevi direnişçilerini desteklemeye, sesimize ses olmaya çağırıyoruz!" şeklinde konuştu. Kardeş Gülmen ile birlikte toplam 10 kişi destek açlık grevine başladı.

Kaynak: Cumhuriyet


bozadi

15 Mayıs 2017

Gülmen ve Özakça'ya destek: Üç emekli açlık grevine başladı


Kocaeli'nin Derince ilçesinde DİSK'e bağlı Emekli-Sen üyesi üç emekli, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamudan ihraç edilmeleri nedeniyle açlık grevi yapan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'ya destek vererek bir günlük açlık grevi başlattı.




DİSK'e bağlı Emekli-Sen'in Derince Şube Başkanı Kasım Erben, Şube Sekreteri Hüseyin Çoban ve sendika üyesi İhsan Deniz, KHK ile kamudan ihraç edilmeleri nedeniyle açlık grevinde bulunan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya destek vermek için bugün sendika binasında bir günlük açlık grevi başlattı.

İş yerinden ve ekmeğinden uzaklaştırmalara bir an önce son verilmesi gerektiğini söyleyen DİSK Emekli-Sen Derince Şube Başkanı Kasım Erben, "OHAL sonrası çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile 105 bin kamu emekçisi tek taraflı, idari kararla, hukuksuz bir şekilde kamudan ihraç edilmiştir. Bugün sendikamızda başta Nuriye Gülmen ve Semih Özakça olmak üzere işinden, ekmeğinden uzaklaştırılan tüm kamu çalışanlarının yanında olduğumuzu belirtmek amacıyla 1 günlük açlık grevine başladık" dedi.

Kaynak: soL


bozadi

15 Mayıs 2017

AKP'li yazardan Gülmen ve Özakça'ya destek


Açlık grevini sürdüren Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya, AKP yanlısı yazar Salih Tuna'dan bir özür bir de destek içeren yazı geldi.




AKP yanlısı Yeni Şafak gazetesi yazarı Salih Tuna, KHK ile işlerinden edilen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın başlattığı açlık grevi hakkında daha önce yazdığı eleştirel yazı nedeniyle özür diledi ve Nazım Hikmet şiirinden bir dize paylaşarak, eyleme destek verdiğini duyurdu.

İşte yazının ilgili bölümü:

Muhacirlik dönemi hikayeleriyle büyüdük. Büyüklerimizin dilinden, "Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin" sözü düşmezdi.

Hangi siyasal düşünceye, etnisiteye, dine, mezhebe mensup olursa olsun emeği (veya işi) haksız yere elinden alınana kayıtsız kalmak vicdana sığmaz.

Açlık grevleri de nihayetinde "kayıtsız vicdanları" uyarmak için protest bir çıkıştır.

Burda, bu köşecikte, bundan 5 yıl mukaddem (05 Kasım 2012) "Bir insan kendini ifade etmek için son çare olarak bedenini koymuşsa ondan yüz çevirmek vicdana sığmaz..." demiştim.

Ve, şöyle devam etmiştim: "Açlık grevlerini küçümsemek, kınamak da olmaz. Efendimiz (aleyhissalatü vesselam) 'Kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz' (Tirmizi) buyurmuşlardır..."

***

Madem öyle neden geçen gün bu köşecikte, Nuriye Gülman ve Semih Özakça'nın açlık grevlerini tahfif eden ifadeler kullandım?

Lakin, "bedenlerini ölüme yatırdılar" şeklindeki ajitatif heyulanın etkisiyle olsa gerek açlık greviyle ölüm orucunu sehven tefrik etmedim.

Üzüldüm.

Maksadını aşan ifadelerle samimi bir şekilde hakkını arayanların (ve bu hak arayışına aynı niyetle omuz verenlerin) kalbini kırdıysam özür dilerim.

İnsan ki, gönüldür, gönül yıkmak bize yakışmaz.

Yunus Emre'miz, "Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil" demiştir.

Bu köşede yıllar önce Nazım Hikmet'in, "açlar dizilmiş açlar! /ne erkek, ne kadın, ne oğlan, /ne kız /sıska cılız /eğri büğrü dallarıyla /eğri büğrü ağaçlar! /ne erkek, ne kadın, ne oğlan, /ne kız /açlar dizilmiş açlar!" dizelerini aktardıktan sonra şöyle demiştim: "Bütün dünyanın açları, saniyelerle ölçülen zaman aralıklarıyla açlıktan kaybettikleri kardeşlerinin öfkesiyle bilenerek dizilmiş geliyor.

Ey doydukça açlığa mahkum, aç gözlü kapıların sahipleri...

Kapıkulları,

Tröstleri,

Kartelleri,

Haberiniz olsun, korkunç büyük feryatlarıyla, 'Komşusu açken tok uyuyan bizden değildir' sloganıyla kapılarınıza dayanacak açlar. Ve, bir gün elbet yıkılacak kapılarınız!" (22 Kasım 2008, Yeni Şafak)

Kaynak: Gerçek Gündem


bozadi

15 Mayıs 2017

İki 'Gezi Annesi'nden dayanışma için açlık grevi


Ali İsmail Korkmaz ve Ahmet Atakan'ın ardından adalet arayışlarına devam eden iki anne, Emel Korkmaz ve Emsal Atakan, Anneler Günü'nde Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın mücadelesine destek vermek için bir günlük açlık grevi yaptı.




"Orda çocuklar vardı, çok uzakta...  Gözyaşlarına sansür konulmuş çocuklar...  Özlemlerini döküp içlerine, düşlerinde hep uçurtma uçuran çocuklar..." Bu dizeler Adnan Yücel'e ait. Onlar, bekletilen umutların ve hayallerini biriktiren yaşamların dizeleri. O yüzden de bugüne dair haberin ilk cümleleri. Ankara Yüksel Caddesi'ndeki açlık grevlerinin 67. gününde de 'buradayım' diyen Araştırma Görevlisi Nuriye Gülmen ve Öğretmen Semih Özakça'nın cümle cümle biriken talepleri.

İşte o talepler, Ankara'dan Antakya'ya bir kalp yolu çizdi hafta sonunda. Ve o yol, iki Gezi annesinin buluşma noktası oldu. İki anne, araştırma Görevlisi Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın 'İşimi ve Öğrencilerimi geri istiyorum' çığlığına destek verdi. 

Geçtiğimiz Pazar günü, Gülmen ve Özakça'nın görevlerine iade edilmek için başlattıkları açlık grevine destek vermek için Antakya Parkı'nda bir araya gelen Ali İsmail Korkmaz'ın annesi Emel Korkmaz ve Ahmet Atakan'ın annesi Emsal Atakan bir günlük açlık grevi yaptı; Ankara Yüksel Caddesi'nde haftalardır süren mücadeleye destek verdi.

Hatay Eğitim-Sen üyelerinin de katılarak destek verdiği eylemde halaylar çekildi, şarkılar ve türküler söylendi, Ankara'nın Yüksel Caddesi'nde ayakta durmaya çalışan iki aç bedenin direnişi için 'buradayız, sizinleyiz' dendi, hak, hukuk, adalet istendi.

"Onlar bizim de evlatlarımız"

Ali İsmail Korkmaz'ın annesi Emel Korkmaz'ın mesajı şöyleydi:

"Yüksel Caddesi'ndeki direnişe destek olmak için buradayız.  Biliyorsunuz, bugün aynı zamanda Anneler Günü. Ama bizler için anlamı olmayan bir gün. Ama her şeye rağmen, Semih ve Nuriye'ye destek olmak için açlık grevindeyiz.  Ölümler olmasın istiyoruz. Çocuklarımız artık katledilmesin istiyoruz.  Onlar da bizler de benzer bir adaletin peşinde gidiyoruz. Burada olmamızın sebebi de bu. Adalet sağlansın ve çocuklarımız işlerine geri dönebilsin. Yaşanan bu açlığın sonunda çocuklarımızı kaybetmek istemiyoruz."

Ahmet Atakan'ın annesi Emsal Atakan ise şöyle konuştu:

"Oğlunu kaybetmiş bir anneyim. Hayatımız bize zehir oldu. Hiç bitmeyen bir acının içinde yaşıyoruz. Emel Anne'nin dediği gibi, bugün Anneler Günü, ama mutlu olamıyoruz. Çünkü çocuklarımıza sarılamıyoruz. Onları öpemiyoruz. Ama mezar taşlarını öpüyoruz. O nedenle de buradayız. Direnenlerin yanındayız. Direnen öğretmenlerimizin yanındayız. Direnen akademisyenlerimizin yanındayız. Onların sesine ses olabilmek için buradayız. Bizler anneyiz ve onlar da bizim evlatlarımız. Hepiniz bizim evlatlarımızsınız. Bir an önce mesleklerine geri dönmelerini talep ediyoruz ve buradan Yüksel Caddesi'ni selamlıyoruz."

Hatay Eğitim-Sen adına Yüksel Caddesi'ndeki dayanışma eylemine katılan Ayhan Erkal, Emsal ve Emel annelerin çağrısıyla geldikleri dayanışma nöbetiyle ilgili "bu direnişin sesi soluğu olmaya geldik.

Buradan, Hatay'dan; ölüme yatan, işine, onuruna ve emeğine sahip çıkmak için 67 gündür açlık grevinde olan ve her an hayati tehlikeyi yaşayabilecek Nuriye ve Semih'e el uzatıyoruz. Halkımızın buradaki duyarlılığı bize daha fazla bir güç veriyor" dedi.

Ali İsmail Korkmaz'ın ağabeyi avukat Gürkan Korkmaz da dayanışma eylemindeydi. Korkmaz,  "Burada çok haklı bir mücadele var.  Bu haklılıklarını da bedenlerini aç bırakarak, ama ruhlarını o açlıkla doyuran iki akademisyen var.  Kanun hükmünde kararnamelerle binlerce insan mağdur edildi. Biz; Nuriye ve Semih için, kanun hükmünde kararnamelerle işlerinden haksız yere kovulan herkes için buradayız. Buradan, Yüksel Caddesi'ndeki mücadeleyi selamlıyoruz. Aslında Nuriye ve Semih de bizler de adalet peşinde koşan insanlarız. Ne yazık ki hukuk kalmadı. Adalet kalmadı ve her şey tamamiyle keyfi uygulamalara dönüştü. Artık kanuna göre değil, fiili duruma göre hareket edilir oldu.  O nedenle, adaletin öneminin bilincinde olan bir aile olarak, aynı adalet arayışındaki Nuriye ve Semih'in yanındayız" dedi.

Kaynak: Agos


bozadi

14 Mayıs 2017

Berlin'de "Barış Akademisyenleri"ne destek eylemi


Türkiye'de KHK'larla görevlerinden ihraç edilen öğretim üyesi Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın Ankara'da başlattığı açlık grevine, Köln'ün ardından Berlin'den de destek geldi.




Berlin'de Brandenburg Kapısı'nın önünde, dünyaca ünlü Adlon otelinin az ilerisinde, Amerikan Elçiliğinin tam önünde bir grup insan yere çömelmiş pankart hazırlamakla meşgul: 'Daha fazla kalem mi getirseydik?' Pankartlara İngilizce, Almanca ve Türkçe dillerinde 'Biz bu suça ortak olmayacağız', 'Nuriye ve Semih yalnız değiller', 'Yaşamı talep ediyoruz, ölümü değil' gibi sloganlar yazıyorlar. Eylemciler pankartlarını hazırladıktan sonra yere koydukları şiltelerinin üzerine oturup, eyleme ilgi duyan yoldan geçenleri Türkiye'deki akademisyenlerin durumu hakkında bilgilendiriyorlar. Zira bugün Berlin güneşinin altında toplanan bu insanlar, Türkiye'nin farklı illerinde farklı üniversitelerden ve bölümlerden ihraç edilmiş Almanya'da iş bulmuş akademisyenler. Onlar 'Barış İçin Akademisyenler' bildirisini imzalayan ve 120 binin üzerinde meslektaşı gibi OHAL döneminde Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilen, işsiz kalan, ancak Almanya'da iş bulmayı başaran akademisyenler. Kimisi burslu gelmiş, kimisi araştırmacı olarak iş bulmuş. Ancak burslar, anlaşmalar bittiğinde ne olacağını kimse bilmiyor.


 

Bu belirsizliklerin içinde yaşayanlardan biri Mehmet Rauf Kesici. Kocaeli Üniversitesinde Denizcilik Fakültesinde öğretim görevlisiyken KHK ile üniversiteden ihraç edilen 19 barış imzacısından biri olduğunu anlatıyor. İhraç edildikten sonra Almanya'ya gelmiş, Duisburg-Essen Üniversitesinde çalışmaya başlamış. Kesici, "Bu tarz eylemlerin damla misali olduğunu düşünüyorum ve belki Türkiye'yi geri adım atmaya zorlayacak damla olabilir. Türkiye'de büyük direniş gösteren Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve Kemal Gün'ün can vermelerini istemiyoruz, onların taleplerini sonuna kadar destekliyoruz" diyor. Türkiye'de 66 gündür açlık grevinde olan ve sağlık durumu giderek kötüleşen eylemcilerin ve Almanya'dan kendilerini destekleyenlerin talebi net: İşlerine geri dönmek.
İsmini ve Türkiye'de son çalıştığı üniversitenin adını söylemek istemeyen genç bir Barış Akademisyeni, şubattan beri Berlin'de bulunduğunu anlatıyor. Genç kadın 'Barış İçin Akademisyenler' bildirisini imzaladıktan sonra Berlin'de bir enstitüye burslu geldiğini ve sonrasında ihraç edildiğini söylüyor. Kendisi gibi, akademisyen olmayan eşinin de pasaportunun iptal edildiğini, bu nedenle Almanya'ya geldiğinden beri eşiyle görüşemediğini anlatıyor. Kendisiyle ilgili bir soruşturma olduğunu belirten akademisyen, "Özellikle referandumdan sonra Türkiye'de bir muhalefetin olduğunu gördük. Mesele örgütlenmek. Umutlu olmak istiyorum" diyor.


 

Türkiye ve başka ülkelerden 2 bin civarında akademisyenin imzaladığı barış çağrısında imzası bulunanlardan yaklaşık 70'i Almanya'da bulunuyor. Bu kişilerden biri de Muzaffer Kaya. 'Barış İçin Akademisyenler' bildirisini imzaladığında Nişantaşı Üniversitesinde Sosyal Hizmetler Bölümünde Yardımcı Doçent olduğunu anlatıyor. Uzun bir süre işsiz kaldıktan sonra Rosa Luxemburg Vakfının açtığı bir burs sayesinde Berlin'e gelmiş, Alice Salomon Üniversitesinde ve Zentrum Moderner Orient'te araştırmacı olarak çalışmış. Eşi ve çocuğu ile birlikte Berlin'de yaşayan Kaya "İçerideki arkadaşlara karşı sorumluluğumuz var. Hepsi işsizler, aileleri var' diyor ve kendisi gibi yurtdışında bulunan akademisyenlerin Türkiye'deki meslektaşlarına şimdiye kadar herşeyden önce maddi destek sağladıklarını anlatıyor. Kaya ancak bundan sonra daha siyasi olacaklarını ve daha görünür eylemler düzenleyeceklerini söylüyor.

Kaynak: DW


bozadi

14 Mayıs 2017

Macaristan'dan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya destek


Macaristan'ın Budapeşte'deki Türkiye Konsolosluğu önünde Cuma günü Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile dayanışma eylemi yapıldı.




Macaristan'ın Budapeşte'deki Türkiye Konsolosluğu önünde Cuma günü Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile dayanışma eylemi yapıldı.

Bir grup Türkiyeli akademisyen ve öğrencinin 12 Mayıs Cuma günü düzenlediği eylemde Macaristan'ın önde gelen Marksist düşünürlerinden G. M. Tamas bir destek konuşması yaptı. Uluslarası kamuoyunun Türkiye'de yaşanalara dair sessizliğine tepki gösteren Tamas, "büyük tehlikelere, işkenceye, acıya ve ölüme rağmen mücadelelerini sürdüren Türk ve Kürt muhaliflere duyduğum derin hayranlığı ifade etmeliyim, onlar bizim kahramanlarımız" dedi.

Budapeşte'deki Türkiye Konsolosluğu önünde konuşan Tamas, yaşanabilecek "ölümlerden" Tayyip Erdoğan'ın sorumlu olacağının altını çizdi.

Kaynak: İleri


bozadi

13 Mayıs 2017

Demirtaş'tan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya destek mesajı


HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş "Darbecilerle hukuk içinde mücadeleye evet, darbe gerekçesi ile hükümet muhaliflerine yönelik haksızlıklara hayır diyoruz" ifadelerini kullandı




HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Açlık grevindeki Nuriye Gülmen  ve Semih Özakça şahsında bütün mağdurların sesinin duyulmasını destekliyor, onlara yönelik saldırıları kınıyor, selam ve saygılarımı iletiyorum" mesajı gönderdi.

Demirtaş, 66'ncı günü bulan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın açlık grevlerine destek mesaj gönderdi.

Demirtaş'ın Edirne F Tipi Cezaevi'nden gönderdiği mesaj şöyle:

"Hukuka ve insan haklarına aykırı bir şekilde yürürlüğe konulan KHK'ler toplumda özellikle muhalif kesimlerde bir cadı avına dönüştü.

"Darbecilerle hukuk içinde mücadeleye evet, darbe gerekçesi ile hükümet muhaliflerine yönelik haksızlıklara hayır diyoruz.

"Bu vesile ile gasp edilen hakları için açlık grevi yapan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça şahsında bütün mağdurların sesinin duyulmasını destekliyor, onlara yönelik saldırıları kınıyor, selam ve saygılarımı iletiyorum.

"Sadece cenazesine ulaşmak için açlık grevi yapmak zorunda olan yurttaşlarımızın varlığı bile tek başına iktidarın içine düştüğü rezaleti açıklamaya yeterlidir. Kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum, selam, saygı ve sevgilerimi iletiyorum."

Kaynak: Yurt Gazetesi


bozadi

13 Mayıs 2017

Çorlu'dan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya destek


KHK'larla ihraç edildikleri için "işimizi geri istiyoruz" diyerek açlık grevine başlayan kamu emekçileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya destek için Eğitim Sen'in çağrısı ile Çorlu Cumhuriyet Meydanında bir araya gelindi.




KHK'larla ihraç edildikleri için "işimizi geri istiyoruz" diyerek açlık grevine başlayan kamu emekçileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya destek için Eğitim Sen'in çağrısı ile Çorlu Cumhuriyet Meydanında bir araya gelindi.

Meydanda KHK'lar ile mesleklerinden ihraç edilen eğitim emekçileri söz aldı.

Gülmen ve Özakça'nın direnişine dayanışma mesajları gönderilen açıklamalarda şu ifadelere yer verildi:

"Nuriye gülmen,  Semih Özakça ve hukuksuzca ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilmelidir.

Hükümetin darbecilerle mücadele edeceğiz diyerek ilan ettiği OHAL ve çıkardığı KHK'larla haklarında somut ve hukuki hiçbir delil olmayan 1542'si üyemiz toplam 105 bin kamu emekçisi bir gecede işssiz bırakılmış ve en temel haklarını kullanabilmeleri engellenmiştir. Ülkenin üzerine karabasan gibi çöken bu hukuksuz uygulamalar nedeniyle ihraç edilen kamu emekçileri aileleriyle birlikte zor koşullara mahkum edilmiş, çocukları ağır travmalara karşı karşıya bırakılmış ve bugüne kadar 37 kişi intihara sürüklenmiştir.
Eğitim Sen bu sürecin başından itibaren üyeleriyle dayanışma içinde olmuş, örgütlediği çeşitli eylem ve etkinliklerle yaşanan hukuksuzluklara karşı gerek ulusal gerekse uluslararası alanda emekçilerin taleplerini gür sesle dile getirmiştir.

KHK ile haksız hukuksuz biçimde ihraç edilen üyelerimiz Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ise Ankara'nın göbeğinde "işimi geri istiyorum" talebiyle süresiz açlık grevine başlamış ve eylemlerinde kritik bir döneme girmişlerdir.

Talebimiz açık ve nettir. Hükümet, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça nın sağlıklı biçimde yaşamlarına devam edebilmeleri için acilen harekete geçmeli, üyelerimizin taleplerini karşılamalıdır.

Hukuksuzca işlerinden atılan tüm emekçiler görevlerine iade edilmelidir."

Eylem, baskı ve sindirmelere rağmen iktidara değil, halka hizmet eden eğitim ve bilim emekçileri ile dayanışmaya birlikte mücadele çağrısı ile son buldu.


 

Kaynak: İleri Haber


bozadi

13 Mayıs 2017

Açlık grevinin 66. günü: Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya destek büyüyor


KHK ile ihraç edilen kamu emekçileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın açlık grevi eylemi 66'ıncı gününde devam ederken destek için Ankara Yüksel Caddesi'nde buluşma gerçekleştirildi.




OHAL kapsamında yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname ile görevlerinden ihraç edilen kamu emekçileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın, işlerine geri dönebilmek için Ankara Yüksel Caddesi'ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde başlattıkları direnişin 186'ıncı, açlık grevinin 66'ıncı gününde parti, örgüt ve dernek temsilcileri ile yüzlerce yurttaş destek için direniş alanında buluştu.

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın "Açlığımızın 66. gününü KHK'larla atılan kamu emekçilerine adıyoruz. Cumartesi herkesi açlığa ortak olmaya çağırıyoruz" çağrısına ses veren yurttaşlar direnişi yükseltmek için alanda buluştu.

Direniş alanında basın açıklaması gerçekleştiren Nuriye Gülmen şu ifadelere yer verdi:

"186 gündür devam eden bir direniş var ilmek ilmek ördüğümüz. Burada bütün direnişçilerin, direniş dostlarının, emekleriyle bugüne gelen bir direniş var, açlık grevimizin 66 gününde. Açlık grevini uzunca bir süre şöyle tarif ettik, bir metinden alıntıydı bu; 'açlık grevi bir çığlıktır' diyordu burada, 'insanları kendisine katılmaya ve harekete geçmeye çağırır ve onlar harekete geçtiklerinde açlık bir tiyatroya dönüşür ama oyunun sonu belli değildir.' Oyunun sonu hep beraber yazılır. Bugün açlık grevimizin, çığlığımızın sesini duyan, buraya gelen, ülkenin dört bir yanında açlığın sesini taşıyan herkes, bu hikayenin bir parçası. Bugün, açlığımız bir tiyatroya dönüştü. Bugün, bize sorulan şu sorunun cevabı "Ne olacaktı ki? Açlık grevindesiniz ama ne olacak peki?" sorusunun cevabını hep birlikte veriyor olduğumuz gündeyiz, günlerdeyiz. Hepinize açlığın sesini duyduğunuz, duyurduğunuz, sesimize ses olduğunuz, açlığımızı paylaştığınız için çok teşekkür ediyoruz."

Gülmen ve Özakça'ya destek vermeye gelenler arasında TBB, Antalya Barosu Başkanı, Van Barosu Başkanı ve Düzce'de KHK ile hakkında ihraç kararı verilmesinin ardından 75 gündür oturma eylemini sürdüren Mimar Alev Şahin de bulundu.

Kaynak: İleri Haber