Realitelerimizdeki sorumluluk payımız

Başlatan Gülay, 02 Nisan 2009, 01:58:04

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 11 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alemtac

#75
Yazar: Rüya Yüksel | Mart 2010

Nötr Algılama

Yaşamımız her an bir dizi deneyimle geçmekte. Çünkü deneyim zihnin, düşüncenin tezahür etmiş halidir. Çoğu zaman bunun hiç farkında değiliz... Sanki her şey kendiliğinden olmakta.

Düşünmek en doğal eylemimiz... Bazı eylemlerimiz ise bizim adeta bir robot gibi davranmamızın sonucunda olmakta. Dış dünyadan aldığımız bir etkileşim, bir ileti içimizde bir yerlere dokunuyor ve biz hemen tepkimizle cevap veriyoruz. Bu cevaba bazen sözcüklerimiz, bazen de beden dilimiz eşlik ediyor. Sonuçta duygularımız bir şekilde açığa çıkıyor. Bizler kimi zaman bu sonuçtan memnun oluyoruz, kimi zaman haklı çıkmak adına davranış geliştiriyoruz ki bu memnuniyet egolarımızı besliyor, çoğu zaman ise yaşamımıza olumlu olarak yansımıyor, hoşumuza gitmiyor düştüğümüz durumlar.

Şüphesiz tüm bunlar her birimizin algılarıyla farklılık göstermekte, her birimizin kişilik özelliklerine göre değişmekte. Yaşadığımız deneyimleri algılama biçimimiz bizim olan olaylara kendi gerçekliğimizden bakarak, kendi değer yargı süzgeçlerimizden geçirerek onları bir şekilde değerlendirmemiz, anlamlandırmamızdır.

Pek çoğumuzun ihtiyaçları ortak ya da benzer olsa da herkes kendi ihtiyacı doğrultusunda kendi yapısallığının ihtiyaçlarıyla buluşmaktadır. O nedenledir ki çoğu zaman olayların değerlendirmesini yaparken kendi sübjektif düşünce süzgecimizden geçirerek ifade ederiz.

Yaşanan deneyimlere yaptığımız yorumlar bizi direkt olarak ilgilendirse de ilgilendirmese de bizim bilinçaltımızın bir şekilde dışa vurumudur. Geçmiş yaşam deneyimlerimizden aldığımız dersler, çıkardığımız sonuçlar, oluşturduğumuz inançlar, hepsi başlı başına etkendir.

İhtiyaçlarımız karşılanana kadar, kendi içsel dünyamızda tam ve bütün olarak kendimizi ifade edene kadar zihnin gelgitleri devam eder. Olayları kişisel olarak algılar, kendi yorumlarımızla değerlendiririz. Bakış açımızı değiştirmediğimiz sürece de oluşturduğumuz bu döngü her deneyimle kendisini besleyerek büyümeye devam eder. Ta ki biz artık bir değişimi isteyene kadar.

İşte burada bir değişimin gerçekleşebilmesi için bakış açımızın değişmesi gerekir. Nötr algılama burada devreye girer. Nötr algılama sürekli tekrarlanan benzer deneyim döngülerinden çıkmaktır, bakış açımızı değiştirmektir. Olayları kendimizle ilişki kurmadan değerlendirmektir. Kişisel algılamamaktır.  Sadece olan olarak bakabilmektir.

İşte o zaman olayların derinliklerini kavrayabiliriz, işte o zaman görünmeyenin arkasında olanı görebiliriz, işte o zaman yargısızca değerlendirmeyi gerçekleştirebiliriz. Olaya yorum getirmeden, hiç anlam katmadan, haklı/ haksız şablonlarından çıkarak, olan karşısında hiç bir duygu üretmeden sadece tespitlerimizi yapabiliriz. Evet, bu tespitte bulunmaktır. Bu, olanı reddetme değildir, bu olayı, olayın içindekileri yargılama değildir. Umursamamazlık değildir, duygusuzluk değildir.

Nötr algılama olanı en yalın şekliyle değerlendirme yaparak olan karşısında sorumluluk almaktır. Olanı hissedebilmek tepki vermeden anlayabilmektir. Bir anlamda niyetlerimizi sıfırlamamızdır. Sadece tespitte bulunduğumuzda, pozitif ya da negatif algılama yapmadığımızda, kutupluluk yaratmadığımızda içimizde var olan sevgi duygusunu yaşatmaya devam edebiliriz. Bu sayede Evrenin sevgi bilincinin artmasına katkıda bulunmuş oluruz. Aksi halde olayları kişiselleştirdiğimizde, hangi duyguyu açığa çıkarıyorsak evrendeki o bilincin büyümesine ve çoğalmasına katkıda bulunuyoruz demektir. İnsan olarak sorumluluğumuz kutupluluk yaratmadan herkesin en yüksek hayrına seçimler yapıp, evrendeki sevgi bilincini çoğaltmaktır. Bu görevin anahtarı ise nötr algılamadır.

İNDİGO DERGİSİ
 

Gülay

#76
Sevgili alemtacın koyduğu yazıyı pekiştirici olarak, kendi yazımı buraya aktarmak istedim...

Sevgiler :))


 BEN KİMİM !!!
 
Güzel hoş ve alımlı bir genç kadındı, ve yaşamında üstesinden gelemediği sorunları için terapiye başlamıştık...
Daha ilk konuşmamızda 'Ben kimim' diye söze başladı ve arkasından devam etti..
 
'Sandığım kişimiyim, yada olduğum kişimiyim ???!!!'
 
Zaman zaman ne olduğumuz ve kim olduğumuzla ilgili benlik çatışmaları içine çekiliriz,
Genellikle yaşadığımız travmatik bir olaya bağlı olarak bu durum ortaya çıkar ve moral bozukluğuyla içimize kapanırız ...
 
Her birimiz kendi kişiliklerimizi oluştururken en iyi, en mükemmel, en başarılı, en değerli şeyleri olabilmemiz için ebeveynlerimiz ve toplumumuz tarafından güdüleniriz..
Daha sonra bize ekilen güdü tohumları yeşermeye başladıkça çalışkan, başarılı, saygın, zengin, ...... vs. olabilmemiz için çeşitli kişilik maskeleri yaratırız...
Yarattığımız bu maskeleri öyle benimserizki sonunda yanlızca 'maske' oluruz, kendimizi o sanırız...(sahte kişilik)
 
Zaten en büyük illizyon-kandırmaca burada ortaya çıkar...
Kişi yıllarca uğraşıp başarılı iş adamı sıfatını kazanmışken, büyük bir iflas yaşayarak başarısızlığı deneyimliyebilir,
Yada saçını süpürge ederek fedakarlık yaptığı bir durumdan ötürü nankörlük görebilir ve niçin böyle bir şey yaşadığını anlıyamaz...
 
Kendimiz olduğumuzu sandığımız karakter tiplemeleriyle, sosyal ve duygusal ilişkilerimizi yaşarız, diğer insanlara kendimizi ifade ederiz...
Gerçekte kim olduğumuzu bizden saklayan ve kendimizi illizyona sokan şey ego benliğimizi içinde barındıran  'acı beden' dir...
Acı beden içinde korkuları barındırır ve kişilik maskelerimizi korkularımızın üzerinini örtmek ve 'yok' saymak için kullanırız...

'Gölge benlik'  Carl Gustav Jung psikolojisinin en önemli ekolüdür, ve kişilikerimiz üzerindeki etkisi bence herkez tarafından bilinmelidir...
 
Jung ekolune göre;
 
Kişi başarıya odaklı olarak ebeveynleri ve toplum tarafından güdülenerek yetiştirildiği her seferinde, başarının zıddı olan başarısızlığı da aynı oranda gölgesi olarak büyütmektedir...
Başarı ve başarısızlık aynı zamanda duygudur, ve içimizde barındırdığımız enerjimizdir...
İçimizde tuttuğumuz (bilinçaltımız) başarı-başarısızlık enerjileri kendilerini ifade edebilmek için form ararlar...
Beş duyu algımızla hedeflediğimiz 'başarı'yı  yaratırken hedefimize ulaşma yolunda maskelerimizle ilerleriz...
Kendimizi ve potansiyellerimizi yetersiz değerlendirebilir  ve başarının zıddı olan başarısızlığa bizi götürecek olan bilinçaltı korkularla,
( Yani yetersizlik, değersizlik, başarısızlık, güvensizlik, paranoyalar vd...) sandığımız kişiliği oynamaya başlarız...
 
Yarattığımız realitedeki senaryoya göre 'sandığımız kişilik' başarılı olma amacı taşıyorken,
Bilinç altı korkularımızla içimizde barındırdığımız 'gölge benliğimiz', O  olduğumuzu farketmediğimiz diğer kişiliğimizle dış dünyaya 'başarısızlığımızı'  projekte etmektedir...
 
Ve maalesef bir süre sonra insanoğlu sandığı kişiliğiyle yarattığı realiteyi değil, olduğu kişiliğiyle yarattığı realiteyi deneyimlemekte olduğunu görür...
Asla kendisine yakıştırmadığı, ve her şekilde başkalarında görüp korktuğu veya yargıladığı 'başarısızlık'  şimdi onun deneyim alanına girmiştir...
Korkulan hep başa gelir atasözü bu durumu çok güzel anlatır her zaman...
 
Öyleyse henüz deneyim alanınıza girmeden, herkeze korkularından özgürleşmelerini öneriyorum...
 
sevgiyle kalın... 
 
 

Alemtac

#77
30 GÜNDE GÜNLÜK MUCİZELER
 Küresel Mucize Projesi

 

Jennifer Hoffman

 

1 nci Gün—Mucize Listeniz

 

Mucizenin ne olduğunu düşünüyorsunuz? Lotoyu kazanmak mı? Zor bir durumdan kurtarılmak mı? Çaresizce paraya gereksiniminiz olduğunda sokakta yirmi dolar bulmak mı?

 

Bu şeylerin her biri, bir arzunun tezahürüdür ve mucizenin sadece bir parçasıdırlar.

 

Bir mucize lotoyu kazanmadan, kurtarılmadan veya para bulmadan önce gerçekleşen şeydir. Çünkü inandığımızın tersine mucizenin sonuç ile herhangi bir ilişkisi yoktur.

 

Bunun yerine, mucize tam ona gereksinimimiz olduğunda, sonucu yaratma yeteneğimiz ile ilgilidir. Kendi yaratıcı gücümüze iman, güven ve inanç eksikliğimizi teslim etme, istediğimiz şey için niyet oluşturma ve onu birlikte – yaratmak için Evren ile birlikte çalışma istekliliğimiz ile ilgilidir. Evren'i yardıma çağırdığımız ve onun bize yardım edeceğine tamamen güvendiğimiz an, mucizelerin gerçekleştiği andır.

 
Mucize gerçekte, kim olduğumuzun ve kendi realitemizde neleri yaratmaya muktedir olduğumuzun algısını değiştirdiğimiz anda gerçekleşir. Birçok şeye mucize gözüyle bakarız, ama onlar sadece yaratıcı gücümüzün tezahürleridir.

 

Bir mucize istediğimize karar verdiğimizde ve onu yaratma gücümüzü kabul etmeye istekli olduğumuzda, bu mucizedir. Daha sonra gerçekleşen şey sadece ayrıntıdır.

 

Çoğu zaman mucizeler yaratmayız, çünkü mucizelerin bizim başımıza gelebileceğine inanmayız. Veya isteriz ve tam bir şeyler gerçekleşecekken, Evren'in bizi işitmediğini veya işittiğini ama yanıtlamaya istekli olmadığını düşünürüz. Sabırlı olmak bazen mucize dersimizin bir parçasıdır.

   
Ev ödevi: Yaşamınızda yaratmak istediğiniz en azından 1 adet mucize listesi yaratın, 5 ten fazla olmasın. Listenizi yaratmak için takip edeceğiniz bazı bilgiler:

 
YAPINIZ:

 

Ne kadar görkemli olduğunu düşünmenize bakmaksızın, arzu ettiğiniz şeyi isteyin. Mucizeler kalbinizden gelir ve eğer kalbiniz bir şeyi arzu ediyorsa, o sizin için doğru olmalıdır.


Sınırlamalar ve beklentiler olmadan isteyin, Evren'in istediğiniz her neyse yerine getireceğini bilin, ama istediğiniz şeye beklentiler eklerseniz veya sizin için mümkün olabilen şeyi sınırlarsanız, bunları yerine getirmez. Şükranla ve teşekkür ederek isteyin. Evren, isteklerimizi söyler söylemez, isteklerimiz üzerinde çalışmaya başlar, öyleyse sadece isteyin ve aldığınız şey için minnettar olun. Zamanla tezahür edecektir.

Umut ettiğiniz zaman çerçevesinde olmasa bile, alacağınızı bilerek isteyin. Evrensel zamanlama her zaman yaşamlarımızda iş başındadır ve kendi kişisel zaman çizelgemiz ile her zaman senkronize değildir.


Doğru yolda olduğunuzun onayını isteyin. Mucizenizin size geldiğinin – imanınızı kaybetmeden – ve onu alacağınızın onayını her zaman isteyebilirsiniz.


BUNLARI YAPMAYINIZ:


Para istemeyin. Evren enerji ile çalışır ve para sadece enerjinin bir tezahürüdür. Eğer yeni bir arabaya gereksiniminiz varsa, yeni bir araba isteyin, eğer yeni bir ev istiyorsanız, yeni bir ev isteyin ve bunların nasıl ödeneceğine üzülmeyin. Buna üzülmek, seçeneklerinizi sınırlamaktır. Başkaları için istemeyin. Bu sizin yaşamınız, sizin mucizeleriniz ve sizin istediğiniz şey. Başkaları kendi mucizelerini istemeyi öğrenmelidir ve nasıl görünürse görünsün onların yaşamları tam şimdi mükemmeldir. Ve kendi yaşamınızdaki çalışmaya koyduğunuz enerjinin üssel olarak arttığını ve yaşamınızın her parçasına ve etrafınızdaki insanlara yayıldığını hatırlayın. Onlar – hazır oldukları zaman – sizin yaptığınız değişimlerden yararlanacaktır.

 

Mucizelerinize zaman çizelgeleri koyun. Onlar ilahi zamanlama ile ve tüm durumlar doğru olduğunda gerçekleşir. Bazen mucizeleri beklemek zorunda kalırız, çünkü Evren, başka bir şey istediğimiz noktaya ulaşmamızı beklemektedir.

 

2 nci Gün – Başarılısınız

 

Her zaman başarılısınız, bu anda yaşamınızdaki her şey yaşamınızda bir noktada istediğiniz bir şeylerin başarılı yaratımını temsil eder. Sizin için şu anda işe yaramıyor olabilmesine rağmen, onu yarattığınız anda, tam olarak istediğiniz şeydi, size neşe getireceğini ve yaşamınızı bir şekilde daha iyi yapacağını düşünmüştünüz.

 

Mucize listenize bakın ve tam şimdi yaşamınızda var olan bir şeyleri değiştiren bir şeyler yaratmak isteyip istemediğinize bakın. Örneğin, eğer yeni bir iş istiyorsanız, şu anda sahip olduğunuz işi bir başarı olarak görün.

 

3'ncü Gün – Yanlış Olan Hiçbir Şey Yok

 

Evren'de doğru, yanlış yoktur, iyi kötü yoktur. Her şey olduğu şekliyle mükemmeldir ve yaşamınız mükemmel yaratımınızı temsil eder. Şu andaki durumumuzdan rahatsız olduğumuz zaman, bunu nedeni enerjimizin değişmesidir, yeni olaylar için hazır olduğumuz yeni bir enerji titreşimindeyiz. Enerjinin sürekli hareket halinde olduğu dinamik bir Evren'de yaşıyoruz. Enerjinizi değiştirdiğiniz için, şimdi başka bir şeye hazırsınız ve bu daha önce sahip olduklarınızı yanlış hale getirmez. Her şey olduğu gibidir. Yargılamanın dışında kalın ve odağınızı mucizelerinizde tutmaya devam edin.

 

Mucize listenize bakın ve yaratmayı istediğiniz mucizeleri yaratmak için yaşamınızda neleri değiştirdiğinizi not edin. Maddi sorununuz varsa, kendinizde yanlış bir şeyler yapmadığınızı hatırlatın. Bolluk, bolluk tutumuna sahip olduğumuz ve istediğimiz şeylerin daha büyük bolluğunu yaratmaya hazır olduğumuz zaman gerçekleşir. Yanlış hiçbir şey yapmadınız, o zamanlar hak etmiş olduğunuz şeyi yaratmıştınız. Şimdi farklı bir şeye hazırsınız.

 

4 ncü Gün—Yanlış Olan Hiçbir Şeyi Yok 

 

Siz yaratıcısınız, yaşamınızın her veçhesini yaratmak için Evren ile çalışıyorsunuz. Herkesin sahip olduğu gibi sınırsız güce sahipsiniz. Hiç kimse başkalarından daha fazla güce sahip değildir. Neşe veya acı, mutluluk veya üzüntü, huzur veya kaosu yaratan gücümüzü bu şekilde kullanırız. Kendi realitemizin herhangi bir veçhesini dönüştürmek için, tam şimdi, şu anda mevcut olanın sorumluluğunu almalıyız. Sorumluluk alarak, realitemizi yarattığımız gücü onaylıyoruz. İstemediğiniz bir yaşamı yaratmak için kullandığınız güç, istediğiniz yaşamı yaratmak için kullandığınız güç ile aynıdır, sadece gücünüzü farklı bir şekilde kullanmış olursunuz.

 

Bugün, yaşamınızdaki değiştirmek istediğiniz her durumu yazın. Yazdığınız her bir durumun yanına, 'bundan sorumluyum ve onu dönüştürme gücüne sahibim' yazın. Sorumluluğu alın, böylece hayallerinizin yaşamını yaratmak için gücünüzü bilinçli bir şekilde kullanabilirsiniz.

 

5 nci Gün – Bağımlılığı Bırakmayı Anlamak

 

İstediğimiz şeylere birçok bağımlılıklarımız olur, bunu nasıl mümkün olacağı, bunun gerçekleşmesi için başkalarını ne yapacağı, bunun gerçekleşmesi için bizim neler yapmamız gerektiği, ne kadar zaman, para ve enerji gerektiği vs – bağımlılıklarımızın listesi çok uzundur ve karmaşıktır. Bu ayrıca korkularımızı veya şüphelerimizi temsil eder, bu şekilde Evren'in istediklerimizi sağlama yeteneğine tamamen güvenmemiş oluyoruz. Ve bağımlılıklar geçmişten gelir – bunlar daha önce her şeyin gerçekleşmiş olduğu yoldur.

 

Sonuca bağımlılığımızı bıraktığımız zaman, Evren'in mucizelerimizi mükemmel şekilde aktarmasına izin veririz. Yönergelerden biri para istememekti – para sadece enerjidir ve Evren her zaman para ile çalışmaz. İstediğimiz şeyleri mucizevi, şaşırtıcı şekillerde yaratabilir, bu yollara para her zaman dahil değildir. Ama her şeyin para gerektirdiği inancına bağlı kalırsak – ve hiç paramız yoksa – mucizeler yaratma yeteneğimizi sınırlarız. Şüphesiz, Evren bize para verebilir, ama ayrıca başkalarından armağanlar, beklenmedik sürprizler ve yardım alabiliriz. Bağlılığı bırakarak, Evren'in mükemmel şekillerde çalışmasına izin veririz. Ve hatırlayın, sizin mucizeniz başka birinin duasına yanıt olabilir, Evren bunu bilir, ama siz bilmeyebilirsiniz.

 

Mucizeler listenize bakın ve bu mucizelerin nasıl gerçekleşeceği ile ilgili sınırlamalar veya koşullar yaratan sahip olduğunuz bağımlılıkları yazın. Şimdi bunların ne olduğunu bildiğiniz için, bunları salıvermek ve inanca adım atmak için çalışabilirsiniz, böylece bunlar mucizelerinizin yaratımına müdahale etmez.


6 ncı Gün – Geçmişi Hizalamak

 

Geçmişimiz, bu ana kadar yaşamımızda gerçekleşmiş olan her şeyi kapsar. Bir dakika önce geçmiştir. Geçmiş deneyimlerimiz şu andaki eylemlerimizin temelini oluşturur, insan zihni bu şekilde işler. Hayal kırıklıkları, mutsuzluk veya yolumuzda blokajlar deneyimlediğimiz zaman, 'bunu bir daha yapmayacağımızı' hatırlatan bilinçsiz hatırlatıcılar oluştururuz. İleri doğru gidebileceğimiz bir durumun ortaya çıktığı her seferinde, geçmişin anıları bu seçimin ne kadar güvensiz olduğunu ve nasıl başaramayacağımızı bize hatırlatmak için hücum eder.

 

Geçmişi, belirli bir zihin yapısıyla elde ettiğimiz sonuçların hatırlatıcısı olarak kullanabiliriz. Örneğin, belli türde bir romantik partner seçmek kırık bir kalple sonuçlanır. Öyleyse farklı bir şekilde seçmek için zihin yapımızı değiştirebiliriz veya kalbimizin kırılmaması için ilişkilerden tamamıyla uzak kalmak için geçmiş deneyimimizi kullanabiliriz. Zihin yapımızı değiştirmek geçmişi değiştirmez, ama farklı sonuçlar yaratan farklı seçimler yapmamızı sağlar.

 

Bugün, mucizeler listenize bakın ve mucizelerinizin her bir için, geçmişinizin bir blokaj yaratıp yaratmadığına bakın, bu blokaj şüphe, korku veya o sürece güven eksikliği olabilir. Zihin yapınızı değiştirdiğinizi hatırlatın, bu sizin için sonucu değiştirir. Mucizeleriniz, geçmişte ne olduğuna bakmaksızın şu andaki yeni zihin yapınızdan yaratılacaktır.

 

7 nci Gün – Şimdiki An Önemlidir

 

Geçmişi ait olduğu yere, geçmişe koyabildiğinizde, şimdiki anda yaşayabilirsiniz, çünkü şimdiki an yaşamınızdaki en önemli yerdir. Geçmiş tarihtir, gelecek sizin her bir anda yaptıklarınızdan yaratılır.

 

Bugün, mucizeler listenize bakın ve mucizelerinizin tezahür etmesi için şimdiki anda, zamanda bu noktada ne yapabileceğinize bakın. Düşüncenizi değiştirebilir misiniz, yeni insanlarla tanışır mısınız, bir CV gönderir misiniz veya birilerini arar mısınız? Nasıl yönlendirilirseniz, onu yapın, korktuğunuz bir şey olsa bile. Zihin halinizi değiştiriyorsunuz ve şimdiki anda yaptığınız yeni seçimlerden sürekli olarak yaratılan bir geleceği bu şekilde yaratırsınız.

 

8 nci Gün – Nelerden Korkuyorsunuz

 

Evren'de iki enerji vardır, korku ve koşulsuz sevgi. Gri bölgeler yoktur – bunları yaratan biziz. Koşulsuz sevgi olmayan şey korkudur. Ve korku bir çok şeyi kapsar, şüphe, iman yokluğu, kendini – sabote etme, inkar ve bir çok başka şey. Korkunun geçmişten geldiğini hatırlarsak – şu anda veya gelecekte korku içinde olmayız, çünkü hiçbir şey olmamıştır – başımıza daha önce gelmiş olan şeylerden korktuğumuzu anlayabiliriz. Hatırlayın, mucizeler yaratmak için zihin halimizi değiştirme üzerine çalışıyoruz, öyleyse korkmak için bir neden yok, çünkü korku geçmişin parçasıdır.

 

Bugün, mucizelerinizin her birine bakın ve bunlarla ilgili inançlarınızda şu anda herhangi bir korku olup olmadığına bakın. Başarıdan, hayatınızın nasıl değişebileceğinden, başkalarının ne düşünebileceğinden, yeni, harika deneyimlerinizi uygulama yeteneğinizden korkuyor olabilirsiniz. Korkuyu tespit etmek önemlidir, çünkü korkularınızın ne olduğunu bildiğinizde, artık onlardan korkmak zorunda olmazsınız. Korkularımızı görmeye izin verene kadar, onların çoğunu bilmiyoruz ve korkularımızın ne olduğunu bildiğimiz zaman, onlarla barış yapabiliriz.

 

 

9 ncu gün – Spiritüel Kaynaklarınızı Kullanın

 

Spiritüel yolumuz bir öğrenme, iyileşme, büyüme ve dönüşüm yoludur. Bu, bireysel bir yolculuktur ve her birimizin izleyecek kendi spiritül yolumuz var. Başkalarının yardımı olmadan yaşamdaki meydan okumalarla yüzleşmek zorunda olabilmemize rağmen, bize yardımcı olmak için mevcut olan spiritüel bir ekibimiz var. Bunlar meleklerimiz ve rehberlerimizdir, bu yolculukta bize yardımcı olmayı kabul ettiler ve buraya yapmak üzere geldiğimiz şeyi hatırlıyorlar.

 

Meleklerimiz ve rehberlerimiz, spiritüel kaynaklarımız yaşamlarımıza müdahale edemezler, ama onlardan yardım istemeyi hatırladığımız zaman, bize yardım edebilirler. Onlarla düzenli bir iletişim kurduğunuz zaman, yaşamınızda onların varlığının daha fazla farkında olursunuz ve size verdikleri mesajları işitebilir ve anlayabilirsiniz.

 

Başmelek Uriel, onunla ilk kez çalışmaya başladığımda, kanallıkla bana bir kitap yazdırdı, 'Melekleriniz ve Ruhsal Rehberleriniz ile İletişim Kurmak', bu kitabı www.urielheals.com sitesinden ücretsiz olarak indirebilirsiniz. Eğer bunun size yardımcı olacağını hissediyorsanız, onu indirin ve okuyun, böylece onlarla nasıl çalışacağınızı bilirsiniz, sizinle nasıl iletişim kurduklarını anlarsınız ve onların sevgi ve destek mesajlarını işitebilirsiniz.

 

Bugün, mucize listenize bakarken, bunu tek başınıza yapmadığınızı anlayın. Meleklerinizden ve ruhsal rehberlerinizden mucizelerinize yardımcı olmalarını isteyebilir misiniz? Size sevinçle hizmet etmeye istekliler ve yaşamınızda onlar için yer açtığınızda size hizmet edebilirler. Mucizelerinizi tezahür ettirmenize yardım etmek için orada olan spiritüel kaynakların farkında olmak için, her gün birkaç dakika zaman ayırmak iyidir.

 

10 ncu Gün  — Neyi Bekliyorsunuz

 

Yaşamımızı beklentilerle veya güvenle idare edebiliriz. Beklenti halinde olduğumuzda, neyin gerçekleşeceğini her zaman biliriz, çünkü bu geçmişte gerçekleşmiş olan şeydir. Güven içinde olduğumuz zaman, neyin gerçekleşeceğini bilmeyiz ve bu tedirgin edici bir süreç olabilir. Ancak mucizeler yarattığımızda ve zihin halimizi değiştirdiğimizde, beklentilerimiz ile ilgili ne yapacağımıza karar vermeliyiz.

 

Beklentilerimiz gerçekleşeceğini 'bildiğimiz' her şeyi kapsar, 'inanç' mümkündür, beklentimiz belli bir şekilde gerçekleşecektir, çünkü geçmişte de her zaman bu şekilde oldu. Eğer daha önce mucizeler yaratamadıysanız veya yapmaya çalıştığınız her şey bir şekilde tersine dönüyorsa, bunun nedeni beklentileriniz olabilir.

 

Bugün, mucize listenize bakın ve her bir mucize için, onunla ilgili sahip olduğunuz beklentileri yazın, hem bu mucizeleri bloke edenleri, hem de onları yaratmanıza yardımcı olanları yazın. Beklentilerinizi anlamak, geçmişte ne olmuş olursa olsun, kendinizi şimdiki anda mucizelerinizi çabasızca tezahür ettirebilmenin titreşimine koymanıza yardım eder.


11 nci Gün — Fikirler

 

Fikirlerimiz, kendimiz ile ilgili sahip olduğumuz inançları ve başkalarının adapte olduğumuz inançlarını kapsar. Diğerleri başkalarının pozitif fikirlerine sahip olabilirken, bizim hatırlayabildiklerimiz negatif fikirler olabilir; yeteneksizliğimizi, değersizliğimizi ve hatalarımızı onaylayan o negatif inançlar. Yaşamımızın herhangi bir anında birilerinin bizim için kullandığı, başarılı olamayacağımız, istediğimiz şeyi yaratamayacağımız veya hatta yaratmaya çalışamayacağımız anlamında yorumladığımız basit bir ifade, yaşamımızın her alanını etkileyen bir inanç yaratır.

 

Bugün, mucizeler listenizi gözden geçirirken, başka birilerinin fikrinden dolayı başaramayabileceğinizi düşündüğünüz bazı mucizeler olup olmadığına bakın. Bir zamanlar birinin size mucizeler yaratamayacağınız inancını yaratan bir şeyler söylediğini hatırlıyor musunuz? Kendinizle ilgili, değerliliğinizi ve yaşamınızda mucizeler yaratma yeteneğinizi onaylayan yeni bir fikir yaratabilirsiniz. Bunu bugün yapın ki, böylece negatif fikirleri, pozitif fikirlere dönüştürebilirsiniz.

 

12 nci Gün – Kendi İyi Şeylerinizi Yaratın

 

Yaşamınızdaki her şeyi siz yaratırsınız ve sadece siz yaratabilirsiniz. Başka hiç kimse sizin için bir şeyler 'yapamaz' veya sizin için bir şeyleri gerçekleştiremez. Eğer bir kurtarıcı veya yaşamınızı daha iyi yapacak birini arıyorsanız, istediğiniz şeyi bulamadan kendinizi bir durumdan diğerine, bir insandan diğerine gider durumda bulursunuz. Yaşamınızda yaratmayı istediğiniz iyi şeyler sizinle başlar. Başkaları buna katılabilir, ama bunun gerçekleşmesi için niyeti ve enerjiyi siz oluşturmalısınız.

 

Bugün mucizeler listenizi gözden geçirirken, yaşamınızda size gelmesini istediğiniz kendi iyiliğinizin, tüm mutluluğunuzun, neşenizin, huzurunuzun ve sevginin yaratımından kendinizin sorumlu olduğunuzu hatırlayın; bunların gerçekleşmesi için ettiğiniz niyetler ve verdiğiniz enerjiyle. Mucizeler listenizi iyi şeyler yaratmaya bir adım olarak görün, o zaman sürece katılacak olan durumları ve insanları çekersiniz.

 

13 ncü Gün – Kurban Zihin Hali

 

Kurban paradigması insan deneyimimizin bir parçasıdır. Her insanın değersiz, küçümsenmiş veya güven eksikliği hissettiği yaşamının bir alanı vardır. Bu bize kontrol dışında olduğumuz veya başkalarının bizden yararlandığını hissettiğimiz alanları bize gösterir. Ama başka bir seviyede, gücümüzü başkalarına verdiğimiz veya kendi yaşamımızda gücümüzü kullanmadığımız alanlarda bir kurbanız. Bu alanlar bize görmezden gelemeyeceğimiz şekillerde gösterilir ve bizim için ders istediğimiz şeyleri yaratmak ve gücümüzü başkalarına vermeye son vermek için yaşamımızda kendi gücümüzü kullanmayı öğrenmektir.

 

Bugün listenizi gözden geçirirken, bunu daha önce yapamamış olduğunuz için kurban gibi hissediyor musunuz, başkalarının sizi bloke ettiğini hissediyor musunuz veya kendinize zaman bırakmayacak şekilde insanlara ve durumlara birçok vaatlerde bulunuyor musunuz? Gücünüzün kontrolünü nasıl ele geçirip yaşamınızda bir galip olabilirsiniz? Gücünüz, ona bağlanmanız için her zaman oradadır, böylece mucize üstatlığınıza adım atabilirsiniz ve gücünüzün farkında varma, kabullenme bu süreçteki ilk adımdır.

 

14 ncü Gün – Hangi Ses Daha Yüksek

 

Hepimiz iki sese sahibiz, istediğimiz şeyi beyan eden dış sesimiz ve geçmiş hayal kırıklıklarımızı veya hatta mahcubiyetlerimizi işaret ederek çoğu zaman geçmişte ne yapmış olduğumuzun, bunun bizim için nasıl işlemeyebileceğinin bir hatırlatıcısı olarak hizmet eden iç sesimiz. Bu ses 'iç sesinizdir' ve size ait olmayabilir, başkalarının size söylediği şeyleri veya hatırlamadığınız geçmiş olaylara dayanarak, yetenekleriniz veya değeriniz ile ilgili sahip olduğunuz kabullenmeleri temsil edebilir.

 

Bugün mucizeler listenizi gözden geçirirken, iç sesiniz mucizeleriniz ile ilgili neler söylüyor? Şüpheyi, korkuyu veya inançsızlığı mı ifade ediyor? İç sesinizi dinleyin, çünkü o mucizeler yaratmanızı engelleyen sestir. İç ve dış sesiniz dengede olduğu zaman, mucizeleriniz işler. Dengede olmadığında, sürekli olarak bir şeyleri yaratmayı isteyerek mücadele edersiniz ve iç sesiniz tarafından temsil edilen kendi korkularınız tarafından durdurulursunuz. Mucizelerinizin çabasız ve korkusuz tezahür etmesi için güvenli bir yer yaratmak için bu iki sesi nasıl dengeleyebilirsiniz?

 

15 nci Gün – Büyük Düşünün

 

Evren her dileğimize karşılık verir ve eğer istediğimiz şeyi tezahür ettirmiyorsak, çoğunlukla bu istemediğimiz için değildir, yeterince istemediğimiz içindir. İstediğimiz şeyin çok fazla olup olmadığını veya istediğimiz şeyi alıp almayacağımızı merak edip isteyerek onu yargıladığımız zaman, kendimizi sınırlıyor oluruz. O zaman Evren korkularımıza karşılık verir, arzularımıza değil.

 

Bugün listenize bakın ve mucizelerinizin her biri için, gerçekten istediğiniz şeyi istemiş olduğunuzdan emin olun. Yeterince büyük düşündünüz mü? Sahip olabileceğiniz şey yerine arzuladığınız şeyi istediniz mi? Potansiyeliniz korkularınızla sınırlıdır, öyleyse yapabileceğiniz kadar büyük düşünün, sonuçlar sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır.

 

16 ncı Gün – Neye İnanıyorsunuz

 

İnançlarınız realitenizi yaratır, çünkü sözcükleriniz ve eylemleriniz inançlardan ortaya çıkar. Bu kendinizle, yeteneklerinizle, etrafınızdaki dünyayla, potansiyelinizle ve hatta Evren'in (Tanrı'nın) sizi ne kadar sevdiği ile ilgili inandıklarınızı kapsar.  İnandığınız her neyse yaşamınızda tezahür eder, inançlarınızın bilincinde olmasanız bile. Onlar yine de yaşamınızda tezahür eder.

 

Bugün listenizi gözden geçirirken, mucizelerinizi nasıl gerçekleştirebileceğiniz ile ilgili sahip olduğunuz inançları düşünün. Hatırlayın, bunu yalnız yapmıyorsunuz, siz Evren ile birlikte – yaratıcısınız ve spiritüel partnerlerinizin yardımına sahipsiniz. Eğer bunun nasıl gerçekleşeceği veya bunu başarıp başaramayacağınız ile ilgili inançlarınız varsa, güçlü olduğunuzu ve kendi realitenizin sorumlusu olduğunuzu kendinize hatırlatın. Şüpheyle ilgili olan tüm inançları, gücünüzü onaylayan inançlarla değiştirebilirsiniz.

 

17 nci Gün – Şükran İçinde Yaşamak

 

Yaşamınızın herhangi bir veçhesinde yanlış olan bir şey olmadığı için, pişmanlık duyacak, korkacak veya daha farklı bir şekilde yapmayı dilediğiniz hiçbir şey yoktur. Zamanın her anında yapabileceğinizin en iyisini yaparsınız. Ve yaşamınızdaki her şey sizin yaratımınızdır. Her insan ve durumun size verecek bir dersi ve kutsaması vardır. Onlar için minnettar olabilir misiniz? Yaşamımızın her veçhesini dönüştürebilmemizden önce sahip olduklarımız için minnettar olmayı öğrenmeliyiz. Şükran bizi Evrensel enerji akışına sokar ve istediğimizin şeyin fazlasını bize getirir. Yaşamınızdaki nefret sadece daha önce sahip olduğunuzun fazlasını getirecektir.

 

Bugün listenizi gözden geçirirken, yaşamınızda şükran duyacağınız en az beş şey bulun. Bu program için bile minnettar olabilirsiniz, görebildiğiniz, okuyabildiğiniz, işitebildiğiniz, yürüyebildiğiniz, bugün yeterince yiyeceğe sahip olabildiğiniz gerçeği için şükran duyabilirsiniz. Her gün üzerine ekleme yapacağınız kendi şükran listenizi yaratın. Minnettarlığı uygulayın, şükran duyabileceğiniz şeylerin sonsuz akışını yaratmaya yardımcı olur.

 

18 nci Gün – Kendinize İnanın

 

Realitemizin mimarı olduğumuzu unuttuğumuz zaman, yaşamayı istediğimiz hayatı yaratmaları umuduyla gücümüzü verdiklerimiz tarafından hayal kırıklığına uğratılabiliriz. Burada bizim için ders kendimize, kendi gücümüze ve yeteneklerimize inanmaktır. Yaşamımızdaki her iyi şey, her mucize kendinize ne kadar inandığınızla ve hayallerinizi yansıtan bir realiteyi yaratma gücünüzü kullanmaya ne kadar istekli olduğunuzla başlar.

 

Mucizeler listeniz kendinize, yeteneklerinize ve yaşamınızı dönüştürme istekliliğinize güçlü bir inancı temsil eder. Bugün listenizi okurken, kendinize inanın. Listenizin kalbinizin arzularını, sizin için önemli olan ve yaşamınızda istediğiniz şeyleri temsil ettiğini bilin. Başkalarının mucizelerinizle ilgili düşündükleri önemli değil, bunlar sizin için önemli ve kendinize inandığınız zaman tüm gücünüzü ve niyetinizi mucizelerinizin gerçekleşmesini sağlayacak enerjiye verirsiniz.

 

19 ncu Gün – İmanınızı Devam Ettirin

 

Bildiğimiz şeye iman etmek kolaydır, görülmeyene veya henüz gerçekleşmemiş olana iman etmek kolay değildir, özellikle eğer daha önce deneyimlemiş olduklarımızdan farklı ise. Mucizeler yaratmak iman gerektirir, çünkü yaşamınızda her zaman olan şeyden, sizin için var olmanın yeni bir haline geçişe, hayallerinizin gerçekten başarıldığı ve yaşamınızda tezahür edebileceği yere bir adım ilerdedir. Ancak, henüz gerçekleşmemişlerse, onların gerçekleşeceğini bilme yerinde kalma, iman gerektirir.

 

Büyük öğretmen bir hardal tanesi kadar imanınız olsa, dağları yerinden oynatabilirsiniz demişti. Ne kadar imana sahipsiniz? İmanla her şeyin mümkün olacağına inanıyor musunuz? Mucizeler yaratmak için gereken imandır. Listenizi okurken, imana sahip olmanın, mucizelerin doğru zamanda, doğru sırada gerçekleşeceğine güvenmek olduğunu hatırlayın. İmana sahip olun ve istediğiniz şeye odağınızı devam ettirin.

 

20 nci Gün – Olma Hali

 

Olmayı istediğiniz kişi olmalısınız ve sonuçları anında görmeseniz bile mucizelerin gerçekleştiğine inanmalısınız. Bazen bu, özellikle üstesinden gelinecek eski inançlarınız olduğunda, kendinizi ikna etmeyi gerektirir. Herhangi bir şeyin yaşamınızda tezahür edebilmesinden önce, onun için enerji yaratmalısınız. Olmayı istediğiniz kişi olabilir misiniz? Mucizelerinizin tezahür etmesi için beklemek zorunda değilsiniz, hatırlayın, siz onları ister istemez mucizeler yaratılır. Yaşamınızda mucizeler gerçekleştiğinde olacağınız kendine güvenen, neşeli, isteğini gerçekleştirmiş insan olmaya bugün başlayın.

 

Bugün mucizeler listenizi gözden geçirirken, onların tezahür etmesine yardımcı olmak için nasıl olmalısınız? Kendinize güvenen biri mi olmalısınız, güvenilir biri mi, daha kuvvetli, daha etkileyici biri mi, enerjinizin nereye gittiğine daha çok dikkat eden biri mi? Bugün başlayın, çünkü bu, niyeti oluşturmaya ve mucizelerinize odaklanmanıza yardımcı olur. Mucizeleriniz kalbinizin arzularıdır ve içinizdeki olmayı beklediğiniz kişiyi yansıtırlar. Siz mucizelerinizsiniz ve mucizeleriniz de siz. Her zaman olmayı istediğiniz kişi olun ve bırakın mucize enerjisi yaşamınızda aksın.

 

21 nci Gün – Yapma Hali

 

Bize insan varlıkları olduğumuz, insanın yaptıkları şeyler olmadığımız hatırlatılır ve günlük yaşamımızın çoğunu bir şeyler yaparak geçiririz. Ama gerçekte ne yapıyoruz? Sadece meşgul müyüz, yoksa yaptığımız şeylerin bir amacı var mı? Yaşamımızdaki herhangi bir gereksinimi ya da arzuyu gerçekleştiriyor mu, yoksa sadece zamanımızı yoğun işlerle mi dolduruyoruz? Bir an durup zamanımızı nasıl geçirdiğimizi, neler yaptığımızı gözden geçirirsek, zamanın çoğunu odaklanılmamış yoğun işle harcadığımızı görürüz. Yaratmayı istediğimiz mucizeler ile ilgili yapma halimize odaklanabilir miyiz?

 

Bugün, zamanınızı harcadığınız şeylerin listesini yapın. Şimdi mucizeler listenize bakın. Yaptığınız şeylerin ne kadarı mucizelerinizi destekliyor? Eğer desteklemiyorsa, mucizelerinizi yaratmak için daha fazlasını yapmayı taahhüt edin. Yeni bir ev istiyorsanız, yakın çevrenizdeki evlere bakıyor musunuz? Yeni bir iş istiyorsanız, şirketleri inceleyip onlara CV nizi gönderiyor musunuz? Hatırlayın, siz birlikte – yaratıcısınız ve yaptığınız şeyler enerjinizin mucizelerinizin akmaya devam etmesi için önemlidir ve bu aldığınız rehberliği izlemeyi kapsar.

 

22 nci Gün – Davranma Hali

 

Herhangi yeni bir sürecin başlangıcı, ne yaptığımızı bilmediğimiz ve öğrenmek için önemli bir zaman harcadığımız bir periyotla işaretlenir. Öğrenme sürecinde, yaptığımız şeye aşinalığa erişmek için gerekli olan yeteneklere ve anlayışa aşina oluruz. Mucizeler yaratmak da aynı şekildedir, bu yeni bir süreçtir ve bu yeni yetenekleri öğrenerek bir zaman harcamalıyız. Ancak mucizeler ile bizler sadece sahip olduğumuzu unuttuğumuz bir güce yeniden bağlanıyoruz. Böylece yaptığımız şeyi biliyormuşuz gibi davranabiliriz, çünkü ruhumuzda yaptığımız şeyi biliyoruz, mucizeler zaten gerçekleşmiş 'gibi' davranırken zihnimize onu yakalamak için zaman veriyoruz, çünkü Evrende mucizeler zaten önceden gerçekleşmiştir.

 

Bugün mucizeler listenizi gözden geçirirken, kendinizi mucizelerinize zaten sahipmişsiniz gibi davranma haline koymak için neler yapabilirsiniz? Mucizeleriniz şimdiki anda gerçekleşirken görebilir misiniz? Mucizelerin, onları istediğimiz anda gerçekleştiğini hatırlayın, realitemizde ortaya çıktıkları zaman değil. Mucizelerinizi almış olduğunuzda yapmış olacağınız gibi, pozitif, inanmış, kendinden emin ve mutlu olabilir misiniz? Sürece yardımcı olmak için, mucizeler zaten gerçekleşmiş 'gibi' davranın, çünkü evren'in gözünde onlar gerçekleşmiştir.

 

23 ncü Gün – Mucize Zihin Hali

 

Mucizeler, niyetiniz ve düşünceleriniz birlikte çalıştığında gerçekleşir. Niyet, yaratıcı enerjiniz için arzu ettiğiniz form veya sonucu oluşturma sürecidir; düşünceleriniz enerjiyi ileri doğru sevk eden yakıttır. Uyum içinde birlikte çalışan düşüncelerin ve niyetin kombinasyonu olmadan, mucizeler yaratma sürecinin çok zor olduğunu görürsünüz, çünkü ilerlemek istediğiniz her seferinde, sanki bir şeyler sizi geride tutuyormuş gibi hissettirir. Veya başarı noktasına tam ulaştığınızda, her şey dağılır. Suçlu sizin düşüncelerinizdir – farkında olduğunuz düşünceler değil, her gün düşündüğünüz alışkanlığa bağlı, eski, geçmişe – dayanan negatif düşüncelerdir. Çünkü, mucizeler yaratabilmenizden önce, düşüncelerinizin ve niyetinizin birlikte çalışmasını sağlayan bir 'mucize zihin hali' yaratmalısınız ve yeni düşünce kalıpları geliştirmek için 'beyninizi eğitmelisiniz'.

 

Mucizeler listenizi odaklanmış niyet ile okuyun ve okurken sahip olduğunuz düşüncelerinize dikkat edin. Düşünceleriniz umut ve vaat mi dolu yoksa, özellikle mucizelerinizin sonucunu henüz görmediyseniz, şüphe mi dolu? Mucizelerinizin çabasız ve sürekli şekilde gerçekleşmesi için, düşünceleriniz ve niyetiniz birlikte çalışmalı. Öyleyse şüphe yaratan düşünceleri salıverin ve mucize makinesinin yaşamınızda akmasını devam ettirin.

 

24 ncü Gün – Evrensel Yasalar

 

Herkes Çekim Yasasına aşinadır, çünkü onunla ilgili çok fazla şey yazıldı. Ama bilinçli ve bilinçdışı seviyede çalıştığımız 12 Evrensel yasa olduğunu biliyor musunuz? Bu yasalar birbirimizle ve Yaratıcımız ile bağlantımızı, enerji akışını yöneten titreşim enerjisini, Evren'de var olan kutupluluğu (zıtlıkları) ve etrafımızdaki enerjinin bize nasıl karşılık verdiğini açıklar – bizi yönlendirmez, yönetmez veya kontrol etmez, yalnızca yapmasını istediğimiz şeyi yapar.

 

Evrensel yasalar yarattığınız şeye karşılık veren bir şekilde mucizelerinizi tezahür ettirmek için sizinle birlikte çalışır. Evren yargılamaz, sadece sizin enerjinize yanıt verir. Mucizelerinizle tam olarak meşgul oluyor musunuz ve onları yaratacak enerjiyle rezonansa giriyor musunuz? Sizin katılımınız olmadan mucizeleriniz tezahür etmez, kullandığınız enerjiyle başlayın. Düşüncelerinizi ve sözcüklerinizi izleyin, bunlar mucizelerinize ne tür enerji verdiğinizi bilmenizi sağlar.

 

25 nci Gün – Teslimiyet veya Direnç

 

Teslimiyet sözcüğünü işittiğimizde, düşündüğümüz ilk şey 'vazgeçmek' ve savaşı kazanamayacağımızı kabul etmektir. Teslim olmak tüm çabalarımızı durdurmak ve vazgeçmek anlamına gelmez;  teslim olmanın gerçek anlamı olan dövüşmeye, mücadele etmeye son vermek anlamına gelir. Teslim olmanın zıttı dirençtir ve bir şeyin çalışması için çok gayret ettiğimiz ve hiçbir şey olmadığında bu enerjinin var olduğunu biliyoruz. Teslim olduğumuz zaman Evrensel enerji ile ilerleriz ve Evren'in bizim için en iyi olan yönü işaret etmesine izin veririz. Bu en hızlı yol olmayabilir, ama en büyük şifayı, rahatlamayı sağlayan yol olacaktır ve mucize üstatlığına ulaşmanın yolu budur.

 

Bugün mucizeler listenizi gözden geçirirken, direnç gösterdiğiniz alanları belirleyin. Bir mucizeyi tezahür ettirmeye 'çalışıyor' ve o işe yaramıyor mu? Teslim olabilir ve size başka bir yolun gösterilmesine izin verebilir misiniz? Direnciniz nerede korku içinde olduğunuzu, bırakmaktan korktuğunuzu ve şeyleri yapmanın yeni farklı yollarını görmekten korktuğunuzu gösterir. Teslim olun, huzuru bulursunuz; Evren siz direnmeyi bırakana ve teslim olana kadar bekler ve sonra sizi mucizelerinizin gerçekleştirilmesinin yönüne yönlendirir.

 

26 ncı Gün – Bağışlama veya Kızgınlık

 

Her birimizin bir kurban hikayesi, birilerinin acı veya travmaya neden olduğu yaşamımızda bir zaman vardır. Bazen bu kurban hikayeleri geçmiş yaşamın olaylarından bakiyelerdir ve bu yaşamımızın hedefi bağışlamayı ve kurban enerjimizi ruhsal bütünlüğe ve güce dönüştürmeyi öğrenmektir. Kızgın veya incinmiş olduğumuz için kendimizi bağışlamaktan alıkoyarken, bu sadece onu düşündüğümüz her seferinde kurban enerjisini tekrarlamaya hizmet eder. En büyük meydan okumalarımızdan biri herkesi koşulsuz bağışlamaktır ve kendimizi onlarla paylaştığımız enerjiden kurtarmaktır. Eğer bağışlamazsak, o zaman bu enerjinin düşük titreşiminde oluruz, bu da kızgınlıktır. Kızgın olmak bizi güçlü hissettirebilmesine ve bize adalet hissi verebilmesine rağmen, bunu yapmak o kişiyle veya durumla bağlantıları yerinde tutar ve bunu düşündüğümüz her seferinde güçsüzlüğümüzü ve kurban hikayemizi onaylar.

 

Bugün mucizeler listenizi gözden geçirirken, geçmişi hatırlıyor musunuz ve birilerinin size 'bağışlanamaz' bir şey yaptığını hatırlıyor musunuz? Onları bağışlayabilir misiniz,  onları bağışlamak onları haklı çıkarmaz, bu enerjiden ebediyen özgürleşmenizi sağlar. Eğer bağışlamazsanız, kızgınlık içindesinizdir ve bu mucizelerinizin tezahürünü bloke eder.

 

27 nci Gün – Neredeyse Tamamladınız 

 

30 Günde Mucizeler programının sonuna yaklaşıyorsunuz. Şimdiye kadar nasıl gitti? Tezahür eden herhangi bir mucizeniz var mı? Eğer varsa mutlu musunuz? Eğer yoksa vazgeçmeye hazır mısınız? Bu sizin kalıbınızın parçası mı, hayal kırıklığı ve hüsran ile vazgeçmek? Hatırlayın ki çoğu zaman sabır derslerimizden biridir ve hepimiz sabırla ilgili dersler alırız. Sabırlı olmak güven ve imana sahip olunduğunu gösterir, öyleyse eğer mucizeleriniz henüz tezahür etmediyse, sadece sabırlı olun ve tezahür edeceklerine güvenin.

 

Yaşamınızın bazı alanlarında ilerleme gördünüz mü? Zihin halimizi, sesimizi, düşünce kalıplarımızı ve inançlarımızı değiştirmek zaman alır ve uygulama gerektirir. Ve bilinçli çaba olmadan, süreç kısa vadede işleyebilir, ama bundan daha uzun işlemez. Bu programın amacı, yaşamınızda istediğiniz şeyi tezahür ettirebildiğiniz ve bunun gerçekleşmesini sağlamak için Evren ile birlikte çalışabildiğiniz mucize zihin halini yaratmaya ve mucize üstatlığına ulaşmaya yardımcı olmaktır. Bu, uygulama ve sabırla sizin için gerçekleşecektir.

 

Bugünkü mucizeler listenizi gözden geçirme sırasında, mucizelerinizin her birine bakın ve onların hangilerinin gerçekleştiğini görün. Bazen mucizelerin adımlar veya aşamalar şeklinde gerçekleştiğini hatırlayın, mucizenizin bir parçası sizin için tezahür etmiş olabilir. Pozitif kalın, neredeyse bitirdiniz ve şimdi vazgeçmenin zamanı değil. Sonuçlara bakın, bazen sonuçlar süptil olabilir, tezahür ettirmeyi istediğiniz mucizelere odaklanmış kalın.

 

28 nci Gün – Vakumu Doldurmak

 

İnsan zihni söylediğimiz veya yaptığımız her şeyin, bize söylenen ve yapılan her şeyin sonsuz hafızasına sahip faal bir makinedir. Aslında, zihin nadiren yeni düşünceleri düşünür, o sadece o andaki duruma yakından uyan mevcut düşünceyi toplar. Düşüncemizi dönüştürme bilinçli niyeti olmadan, sadece her gün aynı düşüncelerin varyasyonlarını düşünürüz. Düşüncemizi dönüştürdüğümüz zaman, düşünce kalıplarımızı değiştiriyoruz ve zihne hafızasına ekleyeceği bazı yeni düşünceler vermeliyiz. Eğer vermezsek, bir vakum (boşluk) olur ve vakumdan nefret eden zihin, boşluğu ilk elde ettiği düşünceyle doldurur.

 

Bu Küresel Mucize projesi sırasında, her gün mucize listenizi gözden geçirmeniz istendi. Bunun nedeni, zihnin çalışma şeklidir. Her gün listenizi gözden geçirdiğiniz ve mucizelerinize odaklandığınız zaman, zihninize yapacak bir şeyler sunuyorsunuz ve siz eski düşünce kalıplarını değiştirdiğiniz zaman, zihninize sunduklarınız yaratılan vakumu doldurur. Her gün uygulama yapmak ayrıca enerjinizi geçmişte olan bitenlere değil (geçmiş zihnin en iyi çalıştığı yerdir), ilerlemeye odaklamanızı sürdürür. Öyleyse mucize listenizi her gün görebileceğiniz bir yere koyun ve zihninizi tam şimdi yaşamınızda tezahür eden mucizelere odaklamaya devam edin. Bugün mucize listenizi gözden geçirirken, kaç tane eski düşünceyi değiştirdiğinizi görün, daha pozitif olup olmadığınıza ve yaşamınızda mucizelerin gerçekleşip gerçekleşmediğine bakın. Bu, düşünce kalıplarınızın değiştiğinin onaylanmasıdır. Tebrikler, Mucize Zihin Halinize adım atıyorsunuz.

 

29 ncu Gün – Sabır ve Zamanlama

 

Evren ile birlikte çalışmakla ilgili hızla öğreneceğimiz iki şey, Evrensel zamanlamanın insanın zamanlaması ile aynı olmadığı ve sabrın gerektiğidir ve sabır çoğu zaman derslerimizin büyük bir parçasıdır. Hepimiz sabırsız olmaya eğilimliyiz ve her şeyin tam şimdi gerçekleşmesini isteriz, ama Evrensel yasalarla, enerji ve mucizelerle çalıştığımız zaman, şeylerin ilahi zamanlama ile gerçekleştiğini biliriz ve bu deneyimlemeyi istediğimiz zamanlama ile her zaman aynı değildir. Öğreneceğimiz bir şey, her şeyin doğru ve en mükemmel zamanda gerçekleştiğidir ve eğer süreci hızlandırmaya çalışırsak, korku ve şüphe ile sorunumuz olur. Bazen gecikme kılık değiştirmiş bir kutsamadır, olay gerçekleşene kadar onu fark etmeyiz. Ancak berrak olan bir şey vardır, Evreni zorlayamayız, onu acele ettiremeyiz ve onu gitmesini istediğimiz yöne itemeyiz. Çabalayabiliriz, ama sonuçlar istediğimiz gibi olmaz ve çok daha azı bile olabilir.

 

Bugün mucizeler listenizi gözden geçirirken, ilahi zamanlamanın sizin yararınıza nerde işlediğini görebiliyor musunuz, belki bir şeyleri geciktiriyordur ve size başka bir şey getiriyordur? Nerede bir sabır dersi alıyor olabileceğinizi görebiliyor musunuz? Sabır nasıl beklemek gerektiğini öğrenmek ile ilgili değildir, gücümüze ve gereksinim duyduğumuz şeyi tam olarak doğru zamanda yaratmak için bizimle çalışan hayırsever bir Evrene nasıl iman edeceğimizi öğrenmekle ilgilidir.

 

30 ncu Gün – Mucizelerinizi Fark Etmek

 

Bu, 30 Günde Günlük Mucizeler küresel mucize programının sonudur. Son 30 günde mucize üstatlığına kişisel yolculuğunuzda size rehberlik eden bilgiler aldınız. Mucize listenizi yarattınız ve sonra enerjinizi mucizeler yaratma yeteneğinizle hizalamak için blokajları uzaklaştırmak için çalıştınız.

 

Mucizeleriniz sizin için tezahür etti mi? Eğer etmediyse, onların geleceklerini bilin. Mucizeleriniz beklediğinizden daha farklı bir şekilde geldi mi? Bazen mucizeler aşamalar veya adımlar halinde gelir ve eğer dikkat etmediyseniz (çünkü daha büyük bir şey umuyoruz), doğru yolda olduğumuzu, mucizemizin yolda olduğunu gösteren küçük şeyleri kaçırabiliriz. Sizin için gerçekleşen küçük şeylere, beklenmeyen kutsamalara, mucizelerinizin gelmekte olduğunu söyleyen aldığınız küçük onaylama örneklerine dikkat edin. Sizin istediğiniz aynı şeyi elde eden birinin onu nasıl almış olduğunu anlattığını dinleyebilirsiniz – bu sizin isteğinizin yolda olduğunun onaylamasıdır, başkalarının aldığının, sizin almadığınızın işareti değil. Her gün sizin için mucizelerin gerçekleşmesini bekleyin, hayal kırıklığına uğramazsınız. Ve süreç içinde mucizeleriniz de gelecektir.

 
Mucizeler yaratma sürecini hızlandırmanın en iyi yolu, her gün yaşamımızdaki her şey için şükran duyarak yaşamaktır. Daha fazlasını istemeden önce, sahip olduklarımız için minnettar olmalıyız. Şükranla yaşadığımız zaman, yaşamlarımızı yaratmadaki sorumluluğumuzu kabul ederiz ve böylece mucizelerimizi tezahür ettirme gücüne sahip oluruz. Evren'in enerjisi şükran ve koşulsuz sevgiye dayanır ve yaşamlarımızda bu enerjilerle yaşayabildiğimiz zaman, mucizevi hayatlar yaşamamıza izin veririz. Bu akışa adım attığımızda, realitemiz üzerinde sahip olduğumuz gücün farkında oluruz.
 
Mucizevi hayatlar yaratmak ve yaşamak kim olduğumuzu hatırlama sürecinin parçasıdır; Evrensel enerjiye ayak uydurarak çalışırken, hayallerimizin yaşamını birlikte – yaratabilen ilahi ve sonsuz ruhsal varlıklarız. Bunu yaptığımız zaman, her yerde herkesin de aynısını yapmasını sağlarız. Bu bizim Evren'e geri armağanımızdır, insanlığın bilincini yükseltmek ve cenneti dünyaya getirmek.

 

Tebrikler, mucize üstatlığına adım attınız. Ve sizlere, mucizevi yaşamınızın her gününde en muhteşem kutsamaları diliyorum.
Jennifer Hoffman

http://www.urielheals.com/
http://www.30daystoeverydaymiracles.com/
http://www.facebook.com/pages/Jennifer-Hoffman/96402508139
Tercume:Saffet Güler
 

Pınar

#78
Aşağıdaki su üzerine yapılacak olan çalışmayı ayrıca, dünyayı saran ve heryerde varolan bulutlarla da yapmanızı rica ediyorum. Sonuçta onlar da su. Kalbinizi önce zümrüt yeşil renge bürüyün, en mutlu olduğunuz anı düşünmeniz ya da zümrüt yeşile dönmesini istemeniz yeterli, içine mor da koyun, renkler son derece parlak olsun, imgeleyin yeter.Sonra da kalp çakranızdan bu renk cümbüşünü  Fukushima'daki nukleer tesislerdeki tum sulara gönderin, radyoaktif madde taşıyan bulutlara gönderin. Mikail'i de çağırın, Metatronu çağırın, bu arındırmada yardımcı olmasını isteyin, sonuçta Mikail doğa olaylarını, Metatron zamanı yöneten meleklerdir.:)Teşekkür ederim...

AŞK'la OL'un...

NOT: Zaman geçmiş diye düşünmeyin, an içinde geçmiş ve geleceği barındırır. An içindeki dönüşüm geçmişi de geleceği de değiştirir...


MASARU EMOTO - Dunyadaki Tum Insanlara

 

Lutfen Fukushima, Japonya'daki nukleer santrallerdeki suya sevgi ve minnettarlik dualarinizi gonderin!

 

9 Buyuklugundeki muazzam depremler ve gercekustu tsunamiler ile 10,000 den fazla insan hala kayip. Felaketin gerceklesmesinden bu yana 16 gun gecti. Durumu kotulestiren sey, Fukushima Nukleer Tesislerinin reaktorlerindeki suyun sizmaya baslamasi ve okyanusu, etraftaki bolgelerdeki hava ve su molekullerini kirletmesidir.

 

Insan bilgeligi problemi cozmek icin cok fazla sey yapamamakta, sadece reaktorlerdeki radyoaktif malzemelerin ofkesini su sIkarak sondurmeye calisiyoruz.

 

Gercekten yapabilecegimiz baska bir seyler yok mu?

 

Oldugunu dusunuyorum. Yirmi yillik hado olcumu ve su kristali fotograf teknolojisi arastirmalarinda, ne kadar uzakta olursa olsun suyun insan duasinin saf titresimini aldigi zaman, pozitife donusebilecegine tanik oldum.

 

Albert Einstein'in enerji formulu E=MC2 gercekte Enerji = Insan sayisi ve insanlarin bilincinin karesi anlamina gelir.

 

Simdi gercek anlami anlamanin zamanidir. Dunya gezegeninin sakinleri olarak hepimiz dua torenine katilalim. Sadece Japonya'daki degil, tum dunyadaki insanlarin bu gezegenin krizlerini cozmenin yolunu bulmamiza yardimci olmalarini istiyorum!!

 

Torenin ismi:

 

"Fukushima'daki nukleer tesislerdeki tum sulara sevgi ve minnettarlik dusuncelerimizi gonderelim"

 

Gun ve Saat:

 

31 Mart 2011 (Persembe)

Her zaman bolgesinde oglen 12:00

 

Lutfen asagidaki cumleyi soyleyin:

 

"Fukushima Nukleer Tesisinin suyu, sana istirap cektirdigimiz icin uzgunuz. Lutfen bizi bagisla. Sana tesekkur ediyoruz ve seni seviyoruz"

 

Lutfen bu cumleyi yuksek sesle veya zihninizden soyleyin. Ellerinizi dua pozisyonunda tutarken uc kez tekrarlayin. Lutfen samimi dualarinizi gonderin.

 

Kalbimden pek cok tesekkurler.

 

Sevgi ve sukranla,

 

Masaru Emoto

Suyun Habercisi
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Alemtac

#79
Zaman Çizgileri Kaymaları: Realite Seçimleri Sanatında Ustalaşmak

DL Zeta

 

Deneyimlediğiniz realiteleri seçmek konusunda ustalaşmanın bir yolu, zaman çizgileri kaymalarıdır. Her insan, ya standart realiteleri kabul eder ve yaşar, ya da, farkındalık kazandıkça, deneyimlediği realiteleri kendisi seçerek, kendi yaşamında aktif bir rol almaya başlar. Seçilebilecek realitelerin yer aldığı zaman çizgilerine etkin olarak yön değiştirebilmek için, yaşamınızda olabildiğince uyanık olmalısınız. Bir adım geriye gelerek gözlemci rolünü üstlendiğinizde, otopilot yoluyla yaşamda her yöne ilerlemenin farklındalığını kazanmış olursunuz.

 

Bilinçsiz Sapmalar, Kazalar, "Kötü şans" Hikayeleri

Bir çok insan, bilinçsizce sapmalar yapar. Beklenmedik realitelerle karşılaşıldığında, bu sapmalar devreye girer. Kazalar, hastalıklar, kaçırılmış fırsatlar, talihsiz kararlar ve "kötü şans" hikayeleri çoğunlukla bu bilinçsiz sapmalar sırasında vuku bulmaya başlar. Bu sapmalar, içinde eyleme geçmenin imkansız olduğu en iyi deneyimleri ve realiteleri de getirebilirler. Direksiyon başında uyuyakalırsanız, bilinçli kararlar alma ve yeni realitelere kayma imkansızdır.

 

Yaşamın nasıl yol katettiği bir muamma değildir. Uyanmış bilinç kendi realitelerini seçme yeteneğine sahipken, uyuyan bilinç, eski senaryoların dikte edildiği yaşam boyunca yol alır. Kurban duygusuna kapılmak bu durumun bir ürünüdür. Ama bu kurban duygusu "kötü" değildir çünkü, bizi uyandırmak için dürterek yardımcı olurlar. Eğer yaşam, pürüzsüz ve mükemmel olsaydı, uykuya daldığımızda bizi dürterek uyandıracak bir şey bulunmazdı. Yollardaki hız tümsekleri, bizleri dürterek uyandırmak ve uyanık tutmak içindir. Yaşadığımız herşeyin sorumluluğunu kendi üzerimize alarak ; kurban rolü ve duygusundan özgürleşeceğimiz farkındalık düzeyine ulaştığımız zaman, genişleme ve farkındalık düzeyimiz daha da hızlı artmaya başlayacaktır...


 

Uyanış Alametleri

Uyanmış insan; sessizlik, içsel dinleyiş, doğayla iletişim, doğal akışta olmayı arzulama yoluyla geliştirilmiş, genişlemiş bir farkındalığa sahiptir. Bu farkındalık, kişinin kendisini çevreleyen enerjileri algılamasına olanak veren yoğun bir duyarlılığı beraberinde getirir. Kişi bir kez enerjisinin, yaşam ağı ile nasıl bir etkileşim içine girdiğini görmeye başladığında, artık, "büyük resim" perspektifinden yaşamaya başlar. Kişi, kendinden bir adım dışarı çıkıp, herkes için en yüksek ve en iyiyi seçtiğinde, uyanmış kararlar alabilmeye başlar. Eylemlerin ve enerjinin etkilerini idrak etmeye başlayınca, kişinin; deneyimlerinin tüm sorumluluğunu alması kolaylaşır. Bütünsel kişisel sorumluluk, insanın kendi yaşam senaryosunu, farkındalık, niyet ve bilinçli eylemler doğrultusunda yeniden yazmasına izin verir.

 

Yaşam Senaryoları Kütüphanesine Giriş

Her insanın yaşam senaryoları kütüphanesinde var olan bir hikayesi vardır. Her insan yaşamına zaman içinde evrilen küçük bir repertuar ile başlar. Ve her insan, kendisininkini yazmaya başlayıncaya kadar; yaşamını bu var olan senaryolar gereğince yaşar. Eski, daha önce var olan senaryolar gereğince yaşamak, insanın güçsüz düşmesine ve yenilmesine yol açar. Eğer kaybetme üzerine bir hikayeniz varsa, kaybedeceksinizdir. Eğer yoksulluk içinde yaşıyorsanız, sizi yoksulluğa bağlayan yaşam senaryonuzu değiştirinceye dek, bu sizin kaderiniz olmaya devam edecektir. Eğer tüm ilişkileriniz, büyük travmalar ve üzüntülerle bitiyorsa, siz sahne arkasındakileri idare eden belli senaryoları yeni baştan yazmayı öğreninceye kadar, bu trend gelecekte var olmayı sürdürür.

 

Eğer yaşamınızda bir uyanış gerçekleştirirseniz, yaşamınızın "sahne arkası"na gitmeyi seçebilir ve güncel hikayelerinizin yer aldığı yaşam senaryoları kütüphanesine girersiniz. Bu kütüphaneye girmek için niyet etmeli ve bilinçte burayı ziyaret etmeye kendinize izin vermelisiniz. Kütüphaneye girdiğinizde, oradaki senaryoların rengi ve doğası şaşırtabilir sizi. Ailenizin size verdiği eski senaryolardır çoğu. Şimdiki yaşamınızın ötesinde, doğumunuzda bilincinize doldurulan geçmiş yaşam senaryolarıdır bunlar. Bu eski senaryolar, ruhsal yolculuğunuzun bir üst fazına geçmenize izin veren anlayışları tamamlamak için bir başka fırsat sunarlar size. Siz bu senaryoları inceledikçe, yaşamınızda o ana kadar olan olaylar artık bir gizem olmaktan çıkar. Yaşamınızdaki tüm detaylar bu yaşam senaryolarına yazılmıştır. Şimdiki hedefleriniz ve vizyonunuz ile ilgili değişiklikleri görebilirsiniz. Şimdi bu senaryoları değiştirmek ve yeniden yazmak konusunda özgürsünüz. Var olan hikayeleri tekrar tasavvur ederken yeni zaman çizgisini aktive edersiniz ve farklı bir realiteye geçiş yaparsınız.

 

Yaşam Senaryolarını Yeniden Yazma Pratikleri

Senaryoları yeniden yazmaya başladığınızda, bazı deneme ve yanılmaların olması doğaldır. Kendinize yaratıyor olduğunuz değişimleri deneyimleme izni ve fırsatı verin. Kendinizi yargılamayın. Yaptığınız değişimlerin sonuçlarını bağımsız bir perspektiften gözlemleyin. Sonra, farkındalıkla yeniden yazın senaryonuzu.

Yaşam senaryonuzu yeniden yazmak, gelecek ile ilgili vizyonlarınıza ince ayar verir. Alanlarınız ve potansiyelleriniz arasından seçim yapma sürecine girdikçe, bilinçli bir şekilde, zaman içinde daha da sezgisel hale gelen potansiyellerinizi inceleyen, her saniye vizyon ve niyetinize en uygun realiteleri seçen adımlarınızı atmayı öğrenirsiniz.

 

Direnç, Şüphe, ve Korkuya Dayalı Senaryoları Serbest Bırakmak

Yaşam senaryolarınızı yeniden yazmaya başladıkça, bazılarının, dönüşüme karşı geldiklerini gözlemleyebilirsiniz. Bu senaryoların, direnç, kurban ve mücadele mekanizmalarıyla bir bağlantıları vardır. Direnç, şüphe ve izin vermede zorluk yaşamanın ürünüdür. Yaşamınızda, şüphe ve direnç duyguları ile ilerlerseniz, yaratıcı rolüne soyunamazsınız. Şüphe ve korku uyanmış haller değildir. Korkularınız sizi, istemediğiniz şeylere doğru yöneltir. Bu durum sizi, yaşamınızda gerekli sorumlulukları almaktan alıkoyar ve, yaşam senaryolarınızın olduğu kütüphaneye bilinçli girişinize neden olacak üstatlık halini engeller. Sizin en yüksek iyiliğinize hizmet etmeyen eski senaryoları yeniden yazmanın yolu, bu üstatlık halidir.

 

Eğer, eski, kemikleşmiş senaryoları korku ve şüphe içinde bulursanız, bu senaryoların arkasındaki duygularla birlikte oturun. Bu senaryolara uygun yaşamış kendinizin vechesine şefkat gönderin. Bu vechenizi sevin ve yazmış olduğunuz yeni senaryoyu kabul etmesini ve yeni hikayeye katılmasını isteyin. Uyanmış bilinç, şüphe ve korku duygularını karşılayabilir, dışarıdan bakabilir. Uyanmış insan sevgi ve şefkat yoluyla içsel şifa sağlayabilir. Uyanmış insanın iç görüsü ve, şüphe duyguları ile birlikte oturup, onların nereden çıktıklarını gözleyecek sabrı vardır. Seçilmiş zaman çizgilerinde yeni realitelere doğru kayarken, "neyin" eski senaryoları farkındalık ve anlayış ile serbest bıraktığına yardım ettiğini görmeye ve kucaklamaya olan bu istektir.

 

http://celestialvision.squarespace.com/the-future-is-here-now/

http://www.celestialvision.org/

 

Çeviri: Güneş Kurtulan

http://lovepeaceandharmony.ning.com
 

Alemtac

#80
Birçok kez bu sözleri duydun: "Yaşam sen ondan ne anlıyorsan odur."

Peki sen ne anlıyorsun?
...
Yaşamını, mutluluğunu, başarını, sevinçlerini, coskunu, enerjini, endişelerini, korkularını ve kederlerini sen kendin kontrol ettiğinin farkında degil misin?

Sen istersen Yaşam harika, heyecanlı ve muhteşem olabilir ancak bunun böyle olmasını, ondan en iyiyi bekleyerek sağlamak sana kalmıştır.
Her gününü yalnız o gün için dolu dolu yaşayarak yaşamalısın ...
Çünkü herkes ölecek yaştadır unutma AMA bu korkuylada yaşama..Bir dakkika sonra ne olacağın belli değil ..

Bak da gör bir serçe sabah güne uyandığında bir ağaç dalında, yaşama yeniden doğmuş gibi yaşar.
Ne bir geçmişi vardır ne de bir geleceği o günün hiç bir endişesi yoktur içinde, yalnızca iç güdülerinin doğrultusunda daldan dala zıplayarak dans ederek yaşar ..

BU Küçük gördüğümüz hayvanlardan, mutlu yaşam hakkında öğrenecek o kadar şeyimiz var ki..
Sende onlar gibi ASLA yarın ve yarının getirecekleri için endişelenerek vakit kaybetme ya da yarının getirecekleriyle başa çıkamayacağını zannettiğin için moralinin bozulmasına izin verme.

Daima yaşamın parlak yanını gör ve şimdiki `AN'ın içinde, yaşamın parlak yanına odaklan.
Dünün pürüzsüz AKMAMIŞ ..olması bugünün de ayni olacağı anlamına GELMEZ.
Dünü geride bırak; ondan öğrenmen gerekeni ögren ancak onun bugünü bozmasına izin verme.
Bugün senin önünde tertemiz bir çarşaf gibi serili duruyor: dokunulmamış ve bozulmamış bir şekilde...
Şimdi sen onunla ne yapacaksın? Karar ver ve uygula
Bu Dengeyi oluştuğun zaman..
Sen SEVİNCİ, NEŞEYİ, ve MUTLULUK la birlikte SONSUZ ŞİFA yi bulursun..
Ne kadar küçük olursa olsun ilk adımı isteyerek at.
İyileşmeyi ve öğrenmeyi tüm içtenliğinle iste, MUCİZELER mutlaka gercekleşecektir.

KENDİNLE BARIŞ, DÜNYA SENİNLE BARIŞMAYA HAZIRDIR

Alıntı..
 

Alemtac

#81
İÇSEL ÖZGÜRLÜĞÜN 12 SIRRI

1 Gerçek başarı neler kazandığınızla değil sessizce neleri anladığınızla ölçülür

2 Bir şeylere tutunmanın acıttığını anladığınızda koyverme kendiliğinden gerçekleşir

3 Acı yaratan işkence çektiren sorulara cevap aramak neden? Eziyet çekmenin her hangi bir akıl işi olduğunu söyleyebilir misiniz?
Acı veren soruları bırakın

4 Düş kırıklıklarınızı düzeltilmesi gereken bir dış kaynağa bağlamak yerine anlaşılması gereken bir iç durum olarak algılayın

5 Gizli gücünüz gizli zayıflığınızın gerçekte size ait olmadığını biliyor zaten

6 Koyvermek ne olmadığınızı bulup onları terk etme cesaretini göstermektir

7 Kendinizi başkalarınıza sürekli olarak nasıl onaylatacağınızı sorgulamak yerine şu soruyu sormayı öğrenin: gerçekte ben ne istiyorum
Kalabalıkların alkışlarını mı yoksa sakin bir şekilde kendime ait bir yaşamı sürdürmeyi mi?

8 acıyı silmek için zevkin peşinde koşmak sizi serinletmesi için rüzgarın peşinde koşmaya benzer

9 Gerçek özgürlük kendini tuzağa düşmüş hisseden benliğin yokluğudur yoksa kendini özgür kılmak için benliğin ihtiyaç duyduğu tuzağa
düşmüşlükler değildir

10 Benliğinizden vazgeçmek sorunlardan vazgeçmektir zira onlar bir ve aynıdır

11 Onsuz yaşayamayacağınızı zannettiğiniz bir şeyi koyverip saldığınızda tek kaybedeceğiniz şey korkunun kendisidir

12 Sınırsız olma arzunuzla iyi geçinin

ALINTI
 

Alemtac

#82
Kendin Olmak
Sen asla anne baban, öğretmenlerin, komşuların ve toplum tarafından olduğun şekilde kabul edilmedin. Herkes seni geliştirmek için, seni daha iyi yapmak için çalışıyordu. Herkes insanın başına gelmesi mümkün olan defoları, hataları, yanlışları, zayıflıkları, kırılganlıkları işaret ediyordu. Hiç kimse senin güzelliğini vurgulamadı, hiç kimse senin zekânı vurgulamadı, hiç kimse senin görkemini vurgulamadı.
Sadece canlı olmak öylesine büyük bir armağandır ki ancak hiç kimse hiçbir zaman sana varoluşa müteşekkir olmanı söylemedi. Tam aksine herkes homurdanıyor, şikâyet ediyordu. Doğal olarak hayatının en başından beri seni çevreleyen her şey, olman gereken şey olmadığını sürekli işaret ederse, olman gereken ve izlemen gereken büyük idealler vermeye devam ederse... Senin oluşun asla onurlandırılmaz. Senin geleceğin onurlandırılır; şayet güçlü, saygın, zengin, entelektüel, sıradan birisi değil bir şekilde meşhur birisi olabilirsen.
Sana karşı olan sürekli koşullanma sende, "Olduğum halimle bir şey eksik. Başka bir yerde olmalıyım, burada değil. Olmam gereken yer burası değil, daha yüksek, daha güçlü, daha baskın, daha saygın, daha çok tanınan bir yerde olmalıyım," düşüncesini yarattı.
Senin başın, senin zihnin, onların senin nasıl olman hakkındaki düşünceleri doğrultusunda pek çok şekilde pek çok insan tarafından döndürüldü. Kötü bir niyet yoktu. Anne baban seni sevdi, öğretmenlerin seni sevdi, toplumun senin birisi olmanı istedi. Onların niyetleri iyiydi ancak onların anlayışları çok sınırlıydı. Onlar bir gülü bir papatya yapmayı ve bunun tersini başaramayacaklarını unuttular.
Yapabileceğin tek şey güllerin daha büyük, daha renkli, daha hoş kokulu olmasına yardım etmektir. Rengi ve hoş kokuyu dönüştürecek tüm elementleri —ihtiyaç duyulan gübreyi, doğru toprağı, doğru zamanda doğru sulamayı— verebilirsin ama gül goncalarının nilüfer üretmesini sağlayamazsın. Ve şayet sen gül goncalarına, "Nilüfer üretmek zorundasın" fikrini vermeye başlarsan —elbette ki nilüferler güzel ve büyüktürler— yanlış bir koşullanma veriyorsun. Bu gonca sadece hiçbir zaman nilüfer üretememekle kalmayacak; onun tüm enerjisi yanlış bir yola yönlendirileceği için gül bile üretmeyecek çünkü gül üretecek enerjiyi nereden bulacak? Ve onun nilüfer, gül üretmeyeceği meydana çıktığında elbette zavallı gonca kendisini devamlı boş, engellenmiş, çıplak, değersiz hissedecektir.
İnsanların başına gelen şey budur. Hep iyi niyetlerle insanlar senin zihnini çeliyor. Daha iyi bir toplumda, daha çok anlayış sahibi insanlarla hiç kimse seni değiştirmeye çalışmayacak. Herkes senin kendin olmana yardım edecek; ve kendin olmak dünyadaki en zengin şeydir. Kendin olmak hayatını anlamlı, önemli yapacak her şeyi, doymuş hissetmek için ihtiyacın olan her şeyi sana verir. Sadece kendin olmak ve doğana uygun şekilde gelişmek hayatını doygunluğa eriştirir.
Gerçek zenginlik budur. Gerçek güç budur.
Herkes kendisi olarak gelişirse bütün yeryüzünün muazzam dayanıklılıkta, entelektte ve eve dönmüş olmanın verdiği bir tamamlanmışlık, bir coşku sahibi olan güçlü insanlarla dolu olduğunu bulacaksın.
OSHO

http://lovepeaceandharmony.ning.com/profiles/blog/show?id=2209390%3ABlogPost%3A243978&xgs=1&xg_source=msg_share_post
 

Alemtac

#83
Kâmil İnsan
 
Kâmil insan her yönüyle ideal ve örnek insandır.
Bilgisi, idraki ve aklı son derece gelişmiştir.
Tüm zincirlerinden kurtulmuş, tabularını yıkmıştır.
Hiç kimseyi aşağılamaz, insanlar arasında ayrım yapmaz.
Almadan verir, sevilmeden sever.
Boş konuşmaz, sözü öz ve gerçektir.
Eline, beline ve diline hakimdir.
Sonsuz hoşgörü ve tevazu sahibidir.
İbadeti şekilde değil bilinçte ve yaşam tarzındadır.
Zenginlikten mağrur olmaz. Fakirlikten hicap duymaz.
Doğal sirküleyi hisseder, tabiatla bir ahenktir ve an'da yaşar.
Her nefes alışından mutluluk duyar.
Olmakta olan her şeyin bütünün yararına olduğunu bilir.
Kâinatın ahengini her yerde, her şeyde ve her an gören, hisseden, yaşayan kişi'dir.
Ben'den ve bencillikten uzaktır. O nefsine değil, nefsi ona tutsaktır.
Cimrilik, hırs, haset, alay, kibir, yalan, riya, şehvet, şöhret, gaflet, gazap gibi çirkin karakterlerden kendini arındırmıştır.
İnsanlar arasında saygıyı, dostluğu ve dayanışmayı sağlamaya çabalar.
Her türlü şiddete, zulme ve işkenceye karşıdır.
Kul hakkının yenmesine, hırsızlığa, sömürüye karşı durur.
Barışı, adaleti, sevgiyi, mutluluk ve huzuru inşa için çalışır.
Önemsediklerinin en başında yaşama hakkı gelir.
Yaşayan her varlığa sevgi duyar.
Ölüm korkusunu yenmiştir, ölüme yeni bir yaşama geçiş gözüyle bakar.

Alıntı
 

Alemtac

#84
BAŞKA BİR SPİRALE GİRMEK

Bu spiral kendi kendini tekrar eden bir spiraldir. Adı tekrar spirali. Bu olayların, kişilerin ve bilginin tekrarıdır. Bu döngüsel olduğu için kişi, bu spiralin içinde döner durur. Benzer bilgileri ve düşünceleri sürekli tekrar eder. Aslında bu spiralin içine girilmez, bu spiralin içine düşülür. Buraya giren genellikle başkalarında hata, yanlış arar ve kendini doğru görür. Çevresindekiler de bu konuda onu pof poflar ve egosunu beslerler.

Bu genelde arınmadan yükselip, yüksek düşüncelere sahip olunca meydana gelen bir durumdur. Buradan çıkmak için, "Ben daha iyi biliyorum, yüksek bilgiler bendedir" düşüncelerinden ve yaşam şeklinden kurtulmak gerekir. O zaman bu spiralin dışına çıkılır ve gerçek realiteye yükselinilir. Bu durum genelde görevde hızlı yükselişin ve düşüşün sonucudur.

Bu durum özellikle bu dönem sıkça görüldü ve görülüyor. İlerde de görülebilir. Onun için dikkatli olmak gerekir. Bunun önlemi hiç kimseye bulunduğu boyutun üzerinden görev vermemektir. Görevler arınarak elde edilirse bu durum meydana gelmez. Bundan dolayı artık görev alacak kişilerde bu liyakate çok dikkat etmek gerekir.

Şimdi bu yazıyı okudun ve hemen aklına başka biri veya birileri geldi.

Oysa, bundan önce yapman gereken: acaba "bu ben olabilirmiyim" diye içine bir sor!
Kendi öz eleştirini bir yap!

Sonra başkasının ve başkalarının olabileceğini düşün!

Eğer kendinsen aklını ve gönlünü kullanarak bu spiralden kendin çık!

Tanrı Tanrısallık kitabı sayfa. 125 Mustafa ATAK
Yeni Enerji Yayınları

Gelecek İlmi Okulu