Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.
Alıntı yapılan: bozadi - 19 Ağustos 2026, 16:21:48 Evet. Nitekim Maharaj da münzevi bir yaşam tavsiyesinde bulunmuyor. Ben de her ne kadar "tek başınalık" vurgusu yapsam da, bu kendimizi tüm sosyal etkileşimlerden veya olağan hayat akışından yalıtmaya çalışma tavsiyesi değil. Sadece en büyük önemi veya dikkati neye vereceğimiz konusunda başkalarından tamamen bağımsız düşünme ve davranma cesaretine sahip olmayla ilgili

Alıntı yapılan: benguonat - 18 Ağustos 2026, 17:38:41 Hiçbir şeye tutunmamak ve bağlanmamak öğüdünün illa ki dünyadan el etek çekmek anlamına geldiğini düşünmüyorum. İçinde yaşadığımız bu sisteme dair hiçbir çıkara tutunmuyor ve beklentiye bağlanmıyoruz. Bu anlama da gelebilir.Evet. Nitekim Maharaj da münzevi bir yaşam tavsiyesinde bulunmuyor. Ben de her ne kadar "tek başınalık" vurgusu yapsam da, bu kendimizi tüm sosyal etkileşimlerden veya olağan hayat akışından yalıtmaya çalışma tavsiyesi değil. Sadece en büyük önemi veya dikkati neye vereceğimiz konusunda başkalarından tamamen bağımsız düşünme ve davranma cesaretine sahip olmayla ilgili.
Ama insanlık olarak çevremizde hala derin bir çöküşün izleri hâkimse, sorunun teorinin eksikliğinde değil, insanın kendi zaaflarıyla kurduğu esarette yatmakta olduğunu düşünüyorum.
Veya öyle olsaydı gidip Hintli bir Guru'yu dinlemezdim. Veya Plotinos ve Maharaj arasında köprü kuramazdık. Alıntı YapOnların, dünyanın düzelmesi için ön koşulun kişisel düzelme olduğu yolunda vaaz veren sizin gibi kimselere karşı sabırları yoktur.
Alıntı yapılan: benguonat - 18 Ağustos 2026, 15:16:22 Soran: Geçen gün çağdaş Batılı zihninden ve onun Vedanta' nın ahlâki ve aklî disiplinine uymakta karşılaştığı zorluktan söz ediyorduk. Engellerden bir tanesi, genç Avrupalı ya da Amerikalı'nın dünyadaki felaketli durumla uğraşmakta oluşu ve bu durumları acil olarak yoluna koyma ihtiyacıdır. Onların, dünyanın düzelmesi için ön koşulun kişisel düzelme olduğu yolunda vaaz veren sizin gibi kimselere karşı sabırları yoktur.
O başlık altında da Maharaj'dan konuşmuşuz aaaaa dedim. İki konu da birbirini tamamlıyor. Birini anlamak için diğeri süper.Alıntı YapSoran: Sizi ara sıra görmeye gelen Batılılar garip bir zorlukla karşılaşıyorlar. Gerçeğe-varmış, kendini-bilen, Tanrı'yı bilen, dünyayı aşmış bir insan fikri onlarca bilinmeyen bir şeydir. Onların Hıristiyan kültüründe bütün sahip oldukları bir ermiş fikridir: Bu Allah'tan korkan, insan kardeşlerini seven, ibadet- kâr, kimi zaman vecit hallerine girmeye yatkın, birkaç mucizeyle teyit edilen dindar bir insan fikridir. Bir gnani fikri bile Batı kültürüne yabancı, egzotik ve oldukça inanılmaz bir şeydir. Bilinçte yeni bir boyut fikri bile onlara inanılmaz ve olanak dışı görünüyor.
...
S: Hindu zihni, kültürü ve terbiyesi bakımından metafizik deneyimlere hazırdır. Bir Hintli için "En Yüce Gerçek'in direkt algılanışı" gibi sözler bir anlam taşır ve onun varlığının ta derinliklerinde karşılıklar meydana çıkarır. Bunlar bir Batılı'ya çok az şey ifade eder; hatta bu konu onun kendi Hıristiyan anlayışına göre ortaya getirildiğinde dahi, bunun Tanrı'nın emirlerine ve İsa'nın kesin uyarılarına uygunluğunu düşünür sadece, bunun ötesinde düşünemez. Gerçeğin bilgisini birinci elden edinme, onun için, ihtiras duymadığı bir şey olmakla kalmayıp kavrayış ötesidir de.
...
S: Batı'dan gelen birçok gençle karşılaşıyorum ve onları Hintliler ile kıyasladığım zaman temel bir farklılık buluyorum. Öyle görünüyor ki onların psişeleri (antahkarana) farklı.. Hintli zihin Öz, Gerçek, saf zihin, evrensel bilinç gibi kavramları kolay kavrıyor. Kulaklarına tanış ve tadı hoş geliyor. Batılı zihni ise karşılık vermiyor ya da hemen reddediyor onları. O onları derhal somutlaştırıyor ve kabul edilmiş değerlerin hizmetinde kullanmak istiyor. Bu değerler çoğu zaman kişiseldir; sağlık, refah, servet; bazen de sosyal - daha iyi bir toplum, herkes için daha mutlu bir yaşam; bunların, ister kişisel ister toplumsal olsun, hepsi de dünya sorunlarıyla ilgili. Bir Batılı ile konuşurken sık sık karşılaşılan bir başka zorluk da onlara göre her şeyin deneyim oluşu - onlar yiyecek, içecek, kadın, sanat ve seyahati deneyimlemek istedikleri gibi, Yoga'yı, kendini-idraki ve özgürleşmeyi de deneyimlemek istiyorlar. Onlar için bu, bir bedel karşılığı satın alınabilecek bir başka deneyimden ibaret. Onlar böyle bir deneyimin satın alınabileceğini imgeler ve fiyatı üzerinde pazarlık ederler. Bir Guru, çaba ve zaman konularında çok yüksek bir bedel önerdiğinde, bu kez, taksitle alışveriş örneği, çok kolay görünen, ama yerine getirilmesi olanaksız koşullar öne süren bir başkasına giderler...Ve birçok öğrenci (mürit) de var ki, geçmiş deneyimleri yüzünden kendilerini sevmez hale geldiklerinden, kendilerine bakmak içlerinden gelmez. Eğer kendilerinden nefret etmemişlerse, hiç değilse kendilerini iç- sıkıcı bulmaktadırlar. Kendini-bilme çabasından bıkkınlık duyduklarından artık başka bir şey istemektedirler.
...
Soran: Geçen gün çağdaş Batılı zihninden ve onun Vedanta' nın ahlâki ve aklî disiplinine uymakta karşılaştığı zorluktan söz ediyorduk. Engellerden bir tanesi, genç Avrupalı ya da Amerikalı'nın dünyadaki felaketli durumla uğraşmakta oluşu ve bu durumları acil olarak yoluna koyma ihtiyacıdır. Onların, dünyanın düzelmesi için ön koşulun kişisel düzelme olduğu yolunda vaaz veren sizin gibi kimselere karşı sabırları yoktur. Onlara göre, bu ne mümkün ne de gereklidir. İnsanlık sosyal, ekonomik ve politik bir sistemler değişikliği için hazırdır. Bir dünya-devleti, dünya- polisi, dünya-plânlaması ve bütün fiziksel ve ideolojik engellerin kaldırılması, işte bu yeterlidir; kişisel dönüşüme (transformasyona) ihtiyaç yoktur. Kuşkusuz ki insanlar toplumu şekillendirirler fakat toplum da insanları şekillendirir. İnsancıl değerlerin geçerli olduğu bir toplumda halk da insancıl olur; üstelik, eskiden dinin yetki alanı içinde bulunan birçok soruya bilim yanıt bulmaktadır.
...
M: Bu Amerikalılar ve İngilizler için çoğu zaman böyledir. Uzunca bir sadhana'dan sonra enerjiyle dolar ve bir boşalma yolu ararlar. Onlar topluluklar (cemaatler) örgütlerler, Yoga öğretmeni olurlar, kitap yazarlar - tükenmez olan gücün kaynağını bulma ve onu kontrol altında tutma sanatını öğrenmek için sessiz kalıp enerjilerini içe çevirmenin dışında her şeyi yaparlar.
...
Maharaj: Soracağınız bir soru var mı? Sormak zorunda değilsiniz, susabilirsiniz de. Olmak, yalnızca olmak,önemlidir. Hiçbir şey sormanız gerekmez, bir şey yapmanız da. Böyle, görünüşte tembelce zaman harcama şekline Hindistan'da çok değer verilir. Bu, o an için, "sonra ne olacak" sabit fikrinden kurtulduğunuzu gösterir. Zihin telaş halinde olmadığı ve endişelerden uzak olduğu zaman sessizleşir ve sessizlik içinde, genelde kolay idrak edilemeyecek kadar süptil olan bazı şeylerin işitilebilmesi mümkün olur. Zihin, görebilmek için açık ve sessiz olmalıdır. Burada yapmaya çalıştığımız şey, gerçek olanı anlamak için zihni uygun duruma getirmektir.
Alıntı yapılan: bozadi link=msg=46619Bunun dışında, yapay zekaya göre advaitanın Batı felsefesindeki en yakın karşılığı neoplatonizm (özellikle Plotinus) ve panteizm/panenteizm (Spinoza) imiş.
Şimdi dışarıdayım ama o başlığa tekrar bi dönüp buraya yazacağımAlıntı yapılan: bozadi link=msg=46619Ve adam normalde günlük hayatta belki de hakkında hiçbir şey okumadığı, duymadığı şeyler hakkında bile tartışma sırasında sanki yüksek benliğinden ("sadguru") canlı bilgi aktarımı, yani "kanallama" yapıyor gibi geliyor bana.👍🏻