avatar_gerçek tosun paşa

Westworld TV Series 2016

Başlatan gerçek tosun paşa, 06 Kasım 2016, 18:05:28

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gerçek tosun paşa

Merhaba,

Yeni başlayan ve dünya genelinde büyük yankı uyandırarak çok olumlu yorumlar alan Amerikan TV dizisi Westworld (Batı Dünyası) hakkında bir konu açmak istedim. Westworld amerikanın meşhur pay tv kanalı HBO  da yayınlanan ve Michael Crichton, Jonathan Nolan, Lisa Joy , J.J Abrams gibi isimlerin yarattığı bir bilim kurgu-western-gizem-macera yapımı.

Çok büyük yapımlarda ismi geçen bu kişilerin yeni gözdesine bir göz atmak istedim ayrıca oyuncu kadrosuda oldukça iyi geldi bana. Çıkan tüm bölümleri izledim ve size aktarmak istediklerim var.


Dizi imdb sayfası.
http://www.imdb.com/title/tt0475784/
Fragmanı izle:
http://www.imdb.com/video/%C4%B1mdb/vi3316758297?ref_=tt_pv_vi_aiv_1

Uyarı: Spoiler dan korkanlar sadece konusuna hızlıca göz gezdirsin çok okumasın sonra bana kızmasın. :)


Konusu :

Çok büyük bir şirket yıllarca süren araştırmalar ve arge çalışmalarının sonunda mükemmel bir algı seviyesine sahip kontrol edilebilme imkanı çok gelişmiş sanal zekalar yaratır. Bunları insan bedeninden ayrılması imkansız yapay bedenlere yerleştirirler.Deneyim mükemmeldir. Herşey hemen hemen kusursuz olunca westworld kurulur.Westworld bir eğlence parkı, realitenin en üst noktası şeklinde insanlara tanıtılır. Bu yeni robotlara (insani görünen) yalıtılmış şehirler ve yaşanacak senaryolar bahşedilir fakat herşey hala kontrol altındadır. İnsanlar(gerçek insanlar non robot:) yüksek ücretler ödeyerek bu yeni yaşam tecrübesine katılmak hayallerini gerçekleştirmek ve hayat amacını bulmak için westworld te belirli süreler geçirirler. (kurallar dahilinde) Bir süre sonra robotların algı seviyelerinde farkındalıklarında inanılmaz sonuçlar çıkmaya ve bu gerçek deneyim (aslında sınırlı gerçekliği kendi içerisinde kuran) enteresanlaşmaya başlar.


Buraya kadar çok farklı görünmeyebilir ama yabancı dizi seven biriyseniz şans vermenizi öneriyorum.

Gelelim konumuza. İnsan gibi görünen ama insan olmayan ama insansılaşma yolundaki, kimi içinde kadife yüreğiyle içimizi ısıtan kimi tam bir şerefsiz olan robotlarımıza ve bu dünyada kendini bulmaya çalışan organik bedenlilere.(bizler)

Öncelikle robotların kendi yaşam alanlarından alınışı ve onlara sağlanan temas hiç şüphesiz yılların ufo-kaçırılma fenomeniyle inanılmaz örtüşüyor. Astronot giysili müdahale ekipleri bizim aynı grilerin hareketlerini yaparmışçasına gözümüze sokuluyor. (bizim bakış açımızdan giriler, westworld robotlarının gözünden insanlar -yaratıcılar-)

Robotlar hayat deneyimlerini tecrübelerini ve onlara öğretilenleri kendilerince kurgulayıp karakter ve eğilimler oluşturuyorlar.İnsana çok benzerler bu yapılarıyla da. Westworld e kurallar gereği bir müdahale yapılınca kaçırılıp (insan görevliler tarafından alıkoyulup) laboratuvar ortamında aklınıza gelecek herşeye maruz kalıyorlar.Bu sırada kendilerini bir rüyada,düşsel bir deneyimde sanıyorlar ve olanları unutturma eğilimlerini değiştirme, yeni fikirler aşılama ve insanlar için robotların karakterlerini etkileyecek ruh hallerine yöneltmeler yapılıyor. İnsanlar hayatlarının amaçlarını aramak için geldiği westworld te robotlarında böyle bir eğilimi başlıyor.

Celseleri okuyanlar bu anlattıklarımı anımsamakta hiç zorlanmayacaktır. Kertişlerin insanlar üzerinde kurduğu matriksin bir çok yönden benzerinin dizide insanlar tarafından insanımsılara kurulduğunu görüyoruz. Tam bir KH partisi ve negatif yönlü zevk patlamaları adeta :)

Bilince yapılan felsefik göndermelerin okumalarında da enteresan şeylere rastlayacağanızın garantisini veriyorum.

3-4 Bölüm geri kalınca yine fark edilen şey şu oluyor verilen bilgiler bir yere kadar sonra yine dezanformasyon başlıyor. Maddesel bakış açısı sınırları zorluyor ve ilk 5 bölüm itibariyle ruhçu bakış açısına asla değinilmeden yanlıştan yola çıkmış bilimsel önermeler doğru gibi kabul ediliyor.Zihin katmanları ve alt benlikler ile konu açılmaya çalışılıyor. Zihin katmanları iç sesler (evet o celselerde konuşulanlar) bu dizide kesin olacak. Çok az bahsedildi bu konudan ama dizinin kilit konularından olacağını düşünüyorum.

Karakterlerin KH ve BH  eğilimlerininde gözlemlenebilmesi çok gerçekçi olmuş. Burada usta bir dokunuş var drama yaratmanın olağan bir sonucu değil bu. Üstad Hopkins (Anthony Hopkins oynuyor westworld kurucusu rolünde) in oynadığı karaktere dikkat edin çok fazla çözümlemesi yapılacak bir bilgi elimizde olmasa bile bana taaam bir KH eğilim örneği gibi değil. 4KH Adayı nasıl baş gösterir o gözler izliyorum üstadı.

Alakasız dip not: Dolores isimli hanım kızcağızı büyük bir ilgiyle izliyor \"böyle robot olmaz olsun\" diye iç çekiyorum. :p Tabi bu sanal zekaların eğilimlerini gözlemleme amacıyla yansıtılsada güzel kızlar olmadan diziler olmaz. Dolores e ayrı bir başlık bile açabilirim :D

Film çözümlemesi yapar gibi yazmak istemediğimden çok uzun olmasını istemiyorum. İzleyenler olursa yine aramızda konuşuruz, dilenirse ayrıntılı saptamalarımı bölümler üzerinden sizinle paylaşırım.

bigsenfoni

#1
Söyle bir arastirdim, dizi 1973 te yapilan  bir filmden esinlenerek yapilmis.Paylasimin icin tesekkürler dostum...[:)]

Kasyopyalilar  der ki...[:D]

sizler(vücutlariniz) orjinallerinizin kopyalarisiniz hatta degistirilmis/bozulmus kopyalarisiniz.Bu bozulma/degisim ise deneyin  getirdigi bir sonuc.Deney ise hala devam ediyor ve deneyin ana konusu ruhu incelemek (yani farkindaligi!)

Ve herseyin bir oldugunun perspektifi ile bakarsak yaratici kendini inceliyor.

Griler konusun da grilerin gercekleride var yapay olanlarida ve yapay olanlar(robotlar) kertislerin su andaki uzay /zamanimiza girmelerine olanak saglayan makinalar.

Söyle bir derin düsündügümüz zaman;o kadar ileri bir teknoloji hayal edebilmeliyiz ki,

-boyutlar ,zamanlar evrenler arasinda gezebilen uzay gemileri ile uzayi kesfetmekte olan irklar/guruplar/topluluklar var.

-Bu teknoloji ile kendi türlerini maddesel/fiziksel aleme yaymak isteyen guruplar var.

-Bu teknoloji ile fethetmek/ele gecirmek/hükümdarlik etmek isteyen guruplar var.(Muhahahah hersey benim olacak hep bene hep bene..[}:)] )

-Bu teknoloji ile diger benliklerine yardim etmek isteyen guruplarda var,ve böyle devam ediyor...

DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

gerçek tosun paşa

#2
cevabın için teşekkürler. teknolojinin amacı saptırılmış bir umut ışığı haline getirilmesi çok tehlikeli bir durum belki günümüz toplumunda ki insanın farkındalık seviyesinin ilk açılması gereken konular teknoloji kullanımı ile ilgilidir ve dolayısıyla medya okuması denen şey. Karamsarlık mı bilemem ama ben insanlığın bu bilinç seviyesine erişmesini olanaksız görüyorum.

bigsenfoni

#3
Ben yıllardır cevreme teknolojinin kötü ellere geçtiği taktirde çok tehlikeli  olabilecegini anlatmaya calisiyorum.Ama genellikle cevap ben kimim ki ,fazla okuma,kafayi yemissin,bunlar bos isler  .... ve benzeri egosal sablonlardan olusan cevaplar oluyor yada basit bir dille anlatilacak olursam dar kafali tepkiler  veriyorlar(özkardeslerimle bile!)

Ki o zamanlar sadece 3. yogunluk kendine hizmet  ego merkezli sistemin yapabileceklerini görebiliyordum.Simdi gördügüm ise tüm insanligin aslinda tamamen Kontrol altinda oldugu ve enerjilerinin/haklarinin (ruhsal ve fiziksel) fark ettirilmeden calindigi/tecavüze ugradigi.Az bile farkindaligi olanlarin kesinlikle tam uyanamadan ya yok edildigi yada akil matrixinde oynanarak (cevresindekilerininde)sisteme geri cekilmeye calisildigi.(sömürge sistemi)

Akil matrixi diyorum cünki isin kökü orada, sadece  belirli bir düsünce formullerinin izni var bunun disindakilerin mecazi anlamda patenti alinmis ve bir yerlerde sakliyorlar.Ki o gizlenen saklanan düşünceler insanlığı özgürlestirebilecek/ufkunu açabilecek/dar kafaliliktan kozmik varlik seviyesine ulastirabilecek düsünce formülleri yada labirentten cikarabilecek yol haritaları!
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

gerçek tosun paşa

#4
Sana kesinlikle katılıyorum. Bende kendi aile bireylerime konuyu tam açmadan biraz değinmeye çalıştım. Anlatması çok zor takdir edersin sende. Beklediğim kişilerden istediğim reaksiyonları alamazken ummadığım aile fertlerim ani algı sıçramalarıyla beni şaşırttı. Biraz kişinin içinde olması gerektiğini düşünmeye başladım. Farklı eğitim seviyeleri, başka sosyal-kültürel değerlere sahip, ekonomik farklılıkları olan onca insandan kimin ne tepki vereceğini önceden kestirmek çok zor. Sen kendinle ilgili cevaplar aramaya ne zaman başladın? Ben hatırlamıyorum.

bigsenfoni

#5
Ben çok küçükken bende bir farklılık olduğunu (özellikle empati) anlamaya başladım.Ve diğer benzerlerimin çoğununun bu empati farkındalığının olmadığını fark ettim.Bunun neden böyle olduğunu  çok küçük yaslarda düşünmeye başladım.Bu düşünüş zamanlarinda hem kendimi,hemde çevremi gözlemeye basladim.Arkadaşlarımin arasında benim gibi olanlara vardi ama gerçekten çok azdı ve sadece onlar  ile anlaşabiliyordum çünkü diğerleri beni çok üzüyorlardi.Onlari kabullenmem ve affedebilmem  çok uzun yıllarımi aldı.Onlara karşı saygimi ve sevgimi kaybetmemek için yillarca uzak durmak zorunda kaldim.Ama bu karantina dönemimde kendimi keşfetme ve kendim üzerinde çalışma fırsatı bulmuş oldum.

Yaşım 6-7 falan idi,yani ilkokulun başlarında...
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

gerçek tosun paşa

#6
Benim bir bilinç seviyesi veya psişik diye tabir edebileceğimiz bir durumum olmadı ama kendimi bildim bileli dünya dışı yaşam ve hayatın amacı üzerine düşünmeden duramadım. Okumayı öğrendiğim gibi evdeki tüm ansiklopedi setlerini indirmiş, marketlerde tüm bilim-uzay dergilerini takip eder hale gelmiştim. Babam sürekli uzaylısın sen, seni ufolar kaçırdı bak fotoğraflarda bile gözlerin kırmızı çıkıyor der dalga geçerdi. Sonra yaşım ilerlediğinde bana bir hikaye anlattılar. Hikaye ben kundaklık bebekken bir gece vakti odamın camında beliren ışıklı nesneler ve ağaçların arkasında büyük ışık saçan bir nesne olmasına karşılık oda içinde hiç bir ses olmamasıydı. Bizimkiler helikopter mi diyip yüksek ses ve rüzgar beklemiş ama enteresan durumu fark edince korkup beni yanlarına almışlar. :D olayın bunla ilgisi var mı bilmiyorum :) bana ailem tarafından anlatılan hikaye bu.

JCA

#7
Ben kimseyle bu konuları konuşmuyorum. Annem,babam, kardeşim  bile ruhsal konularla filan ilgilendiğimi bilmez. Arkadaşlarım duysa, gorse bile inanmaz. O çevrede zaten iflah olmaz bir ateist olarak tanınıyorum.Hic te öyle bir şey demememe rağmen...

Her türlü aktivitemi gizlice yapıyorum. NEden böyle yapıyorum? Bende bilmiyorum. Kendimi ifade etmek içimden gelmiyor.   
 

JCA

#8
@gtb

Ooo ilginç. Bende yazayım.

5-6 yaşlarında evin bahçesinde kumla oynarken bir ışık topunun bana yaklaştığını hayal meyal hatırlıyorum. ancak,6-7 sene önce hatırlamaya başladığım için şöyle düşünüyorum; belki kendi hafızam uydurdu, bilinçaltımın bir oyunu da olabilir. Emin değilim.

 

JCA

#9
Bir de 13 yaşındayken garip bir rüya görmüştüm. Çok netti. Piramit gibi taştan bir yapının içindeyim. Daha çok bir tapınak gibi.Her yer çok güneşli ve aydınlık. Tapınağın iç kısmında dik basamaklar var ve basamakların ortasındayım. Sığınacak bir yer arıyorum çünkü dışarıda savaş ya da felaket  gibi bir şey var. Basamakları bitirip kat arası gibi bir yere geldiğimde bir kızla karşılaşıyorum. Sonra birden büyük patlama oluyor. Rüyamda burada bitiyor.
 

JCA

#10
Başka da ilginç garip hiç bir anım yoktur.

Yine böyle başka abuk subuk anısı rüyası olan varsa yazsın okuyalım. [:)]
 

bigsenfoni

#11
Kücükken gökyüzünü (yıldızları,bulutları,ayı,ucaklari...)hayranlikla izlerdim ve özellikle yildiz kaymalarını çok severdim.Ay haricinde hala ayni...Hayatim psisik /paranormal seylerle/olaylarla hep iç içe geçmiştir.Astral/eterik seyahatler,durugörü,duruduyu,vizyonlar/rüyalar,eterik varliklarin/baska boyutlardaki farkındalığı....buna benzer şeylerle dolu acayip anormal bir hayat [:D]

Bunun o zamanlar farkinda yada benim böyle biri olduğumun farkında olan annem ve alt kaltta kalan medyum K...abla (ege de taninan biri,her yerden ziyaretine geliyorlardı,ve aşırı yüklediginde bana masaj yaptirirdi ve yasim 12 falandi!)idi.Gerçi annem daha sonraları tam olarak durumu kavradı ama...

Bunun dışında kendimi yada gercekligimi ifade etmekte hic cekinmezdim.Bunun annemin durumu sonradan kavramasiyla alakali olarak örnek verecek olursam bu dobraligim ve çekimemezliğin yüzünden bana o zamanlar delisin derdi.Şimdide Atatürk gibi oğlum der...[:)]Bende hemen  nutugu  okunmaya baslarim (Türk milletiii casurdur Türk milletiii caliskandir ve gerçekten onun ses tonuyla)..ve orada kahkaha patlaması...[:D]
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#12
Diziyle ilgili öneri ve açıklamalar için teşekkürler arkadaşlar. Bu dizinin ilk iki bölümünü birkaç gün önce zeytin'in tavsiyesi üzerine izlemiştim. Bu arada biraz gecikmeli olarak zeytin'e ve o bölümde çeşitli film/dizi tavsiyelerinde bulunan tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Ne izlesem diye birşeyler aradığımda forumun o köşesine bakmayı genellikle unutuyorum.

Dizi gerçekten ilginç. Gerçeklik duygusuna meydan okuyan bilimkurgu tipi yapımlar her zaman ilgimi çekmiştir. "Ruhlanma" meselesi, robotların/bilgisayarların giderek kendi bilincini kazanması meselesi celselerde tartışılıyordu gerçekten. Bu dizide robotların "ruhlanma hızı" son derece abartılı geldi bana ama bunun için diziyi suçlayacak değiliz, konusu gereği böyle olması gerekiyormuş demek ki. Yalnız, ilk iki bölüm itibariyle, dizinin tüm ilginçliğine rağmen bana çok da çekici/sürükleyici gelmediğini, daha doğrusu bana veya bize katacak pek fazla şey içermediği izleniminde olduğumu da belirtmek istiyorum. Belki de kalan bölümlerindeki konu gelişimine bakmadan böyle bir çıkarımda bulunmam pek sağlıklı olmadı ama, şu ana kadar bu izlenimi edindim. Bu görüşüm doğru bile olsa, belki de bu dizinin pek çok başka dizinden çok daha izlenebilir olması da mümkündür. Bazen dizileri çok takip ettiğim, bazen de hemen hemen hiç takip etmediğim oluyor. Bu sıralar pek takip edemiyorum.

Çıplaklık/cinsellik tabusunu yıkmaya (veya belki de kısmen bu tabuyu suistimal etmeye) yönelik bir tavrı da var gibi görünüyor dizinin, ki son yıllarda pek çok yabancı dizide bu eğilim var belki de.

Bu arada bu başlıkta gündeme gelen diğer hususları da ilgiyle okuduğumu belirtmeliyim.

Ben kendim herhangi bir "ışık topu" deneyimi yaşadığımı hatırlamıyorum ama yıllar önce yakın bir arkadaşım, kardeşinin yaşadığı benzer bir olaydan bahsetmişti. Kardeşi odasında yatağındayken pencereden odasına renkli bir ışık topu girmiş, etrafında biraz dolaştıktan sonra kaybolmuş. Ve bunun bir hayal/rüya olmadığından eminmiş. Açıkçası ben de arkadaşımı ve kardeşini tanıdığım kadarıyla şüphe duymuyorum bu olayın gerçekliğinden. Aynı arkadaşım çok ilginç bir başka deneyimini daha anlatmıştı. Kendi arabalarıyla üç-dört kişi bir yere giderken, bir çıkışı kaçırmaları nedeniyle birkaç yüz metre ilerideki bir U-dönüşünden dönmek üzere giderlerken bir anda kendilerini o U-dönüşünü yapmaları gereken yerden dönmüş halde bulmuşlar. Sürücü dahil arabadaki hiçkimse o dönüşe vardıklarını hatırlamıyor ve kendilerini dönüş yolunda bulmalarının "açıklanamaz" bir durum olduğunu düşünmüşler, herkes şaşkınlığını ifade etmiş. Ayrıntılarını epeyce unutmuşum ama yine bir gün trafikte yavaşlayıp tamamen durduktan birkaç saniye sonra arkadan bir araba çarpmış. Daha doğrusu onlar arkadan bir arabanın çarptığından eminlermiş. Çünkü araba tamamen durmuş haldeyken / frendeyken aniden arkadan öne doğru şiddetli bir çarpma etkisi yaşamışlar, araba feci şekilde sarsılmış, içindekiler savrulmuş. Hasar kontrol yapma niyetiyle arabadan indiklerinde ne arabada bir hasar, ne de arkada bir araba olduğunu hayretle görmüşler.

U-dönüşü olayının bir kaçırılma vakası olduğundan eminim kendi adıma. "Işık topu" meselesinin ise Grilerle alakalı olabileceğini tahmin ediyorum, çünkü celselerde benzer bir olayla ilgili böyle bir açıklama yapıldığı kalmış aklımda. "Grilerin yaptığı bir inceleme" gibisinden, yanlış hatırlamıyorsam. Yine de bundan tamamen emin olamam tabi.

gerçek tosun paşa

#13
Bozadi bence bu anlatılan moleküler birleşme sırasında bir sarsıntı olmuş. kaçırılmadan veya incelemeden sonra geri bırakılma olayından bahsediyorum. Çok enteresanmış. Bizide kaçırıyor olabilirler belki. Büyük deprem zamanında gördüğüm uçan daireleri çok net hatırlıyorum hala. küçükken başıma birkaç buna benzer olay geldi

bozadi

#14
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Bozadi bence bu anlatılan moleküler birleşme sırasında bir sarsıntı olmuş. kaçırılmadan veya incelemeden sonra geri bırakılma olayından bahsediyorum.
GTP, "moleküler birleşme" derken, K'lar "kaçırma" faaliyeti sırasında çoğu durumda yalnızca astral bedenin, yani 3. yoğunluktaki ruh uzantısının kaçırıldığını söylüyorlar. Astral bedeni örneğin bir gemiye aldıklarında, astral bedenin verilerinden yararlanarak dünyadaki fizik bedenin bir kopyasını yaratıp onun üzerinde çalışıyorlar (eğer beden üzerinde bir çalışma yapmaları gerekiyorsa). Kopyalanan beden üzerinde yapılan işlemler, astral bedene de eterik olarak yansıyor ve astral beden dünyadaki bedene geri gönderildiğinde, yapılan herhangi fizik değişiklikler de astral bedenin dünyadaki fizik bedenle birleşmesiyle birlikte gerçekleşmiş oluyor. Yani kaçırmalarda dünyadaki fizik bedenin kaçırılıp moleküllere ayrılıp kaçırılma sonrası tekrar bu moleküllerin birleştirilmesi gibi bir durum yok benim şimdiye kadar bu konuda okuduğum açıklamalara göre.

Doğrudan dünyadaki fizik bedenin (astral bedenle birlikte) kaçırıldığı durumlar da yaşanıyormuş ama bunların sayısı çok az ve bu tür kaçırılmalarda beden nadiren geri bırakılıyormuş hatırladığım kadarıyla.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Bizide kaçırıyor olabilirler belki.
Şüphen olmasın. Yani şimdiye kadar defalarca kaçırılmışızdır. Her kaçırmada mutlaka üzerimizde her istediklerini yapabiliyorlar diye birşey yok. Kısmi bir başarı elde ediyorlardır herhalde. Karmaşık bir konu sanırım.