Putin: "Suriye Ordusuyla Savaşanlar Muhalif Değil Terörist" (27 Eylül)

Başlatan bozadi, 27 Eylül 2015, 19:09:08

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

27 Eylül 2015

Putin: Suriye ordusuyla savaşanlar muhalif değil, terörist


New York'ta, CBS ve PBS televizyonlarına konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, "Bazı uluslararası ortaklarımıza göre Suriye ordusuna karşı muhalefet savaşıyor. Ancak gerçekte Esad'ın ordusu, terör örgütlerine karşı savaşıyor" dedi.




Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, BM Genel Kurulu 70. Dönem toplantılarına katılmak üzere bulunduğu New York'ta, CBS ve PBS televizyon kanalları için gazeteci Charlie Rose'a röportaj verdi. İki bölüm halinde yayınlanacak röportajın ilk bölümü şöyle...

BM'de çok beklenen bir konuşma yapacaksınız. Yıllar sonra ilk kez BM'de konuşacaksınız. BM'de ABD ve tüm dünyaya ne söyleyeceksiniz?

Röportajım konuşmamdan önce yayınlanacağından sanırım orada söyleyeceklerimin ayrıntılarını anlatmak uygun olmaz. Ancak genel hatlarla elbette BM'nin tarihçesini anımsatacağım. Şimdiden şunu söyleyebilirim ki, BM'yi kurma kararı ülkemizde, Sovyetler Birliği'nde, Yalta Konferansı'nda alındı. Sovyetler Birliği'nin halefi olarak Rusya, BM'nin kurucu ülkesi ve BM Güvenlik Konseyi'nin daimi temsilcisidir.

'BM'NİN HİÇBİR ALTERNATİFİ YOK'

Elbette bugünü de anlatmak gerekir. Günümüzde uluslararası yaşamın nasıl geliştiğini, BM'nin tüm dünyada barışı korumak için kurulan tek genel uluslararası kuruluş olduğunu anlatmak gerekir. Bu anlamda, bugün BM'nin hiçbir alternatifi yok.

Diğer taraftan BM'nin değişen dünyaya adapte olması gerektiği açık ve biz sürekli bu konuyu ele alıyoruz: BM'nin nasıl değişmesi gerektiği, hangi zamanlamayla değişmesi gerektiği, nelerin tamamen değişmesi gerektiği konusunda. Elbette günümüzün uluslararası ilişkileri ve BM ile dünya toplumunun geleceğine ilişkin Rusya'nın vizyonunu anlatmak için bu uluslararası kürsüden yararlanmamız gerekir.

'HEPİMİZİN BİR GÖREVİ VAR'

IŞİD tehdidini ve Suriye'deki varlığınızı dile getirmenizi bekliyoruz. Suriye'de varlığınızın amacı nedir ve IŞİD'e karşı mücadeleyle ilgisi nedir?

Sanırım, hatta eminim, BM kürsüsünden konuşma yapacak herkes teröre karşı mücadele gerekliliğinden ve mücadelenin sorunlarından bahsedecek. Benim de bu konudan kaçınmam mümkün değil. Bu çok doğal çünkü bu hepimiz için büyük bir ortak tehdit, hepimiz için bir sorun. Terörizm bugün dünyanın birçok ülkesi için tehdit oluşturuyor. Terör suçlarından bir sürü insan, yüz binlerce, milyonlarca insan mustarip. Hepimizin bir görevi var: Bu ortak kötülüğe karşı çabalarımızı birleştirmek.

'ULUSLARARASI HUKUKA GÖRE ASKERİ YARDIM SADECE MEŞRU HÜKÜMETLERE YAPILIR'

Suriye'deki varlığımıza gelince, bu varlığımız bugün Suriye hükümetine silah sevkiyatından, personele verilen eğitimden, Suriye halkına sağlanan insani yardımdan ibaret. BM Anlaşması'na yani çağdaş uluslararası hukukun temel ilkelerine dayanarak hareket ediyoruz. Uluslararası hukuka göre, askeri yardım dahil herhangi bir yardımın kesinlikle sadece meşru hükümetlere, bu hükümetlerin onayı veya isteği üzerine ya da BM Güvenlik Konseyi'nin kararıyla yapılması gerekir. Bu durumda eylemlerimiz, Suriye hükümetinin askeri ve teknik yardım talebiyle ilgilidir ve biz bunu, kesinlikle yasal uluslararası anlaşmalar çerçevesinde yapıyoruz.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, IŞİD'e karşı mücadeledeki desteğinizi memnuniyetle karşıladığını söyledi. Diğerleri ise bu savaş uçakları ile hava savunma füze sistemlerinin teröristlere karşı değil orduya (ÖSO) karşı kullanıldığını savunuyor.

Suriye'de bir tek meşru ordu var. Bu, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın ordusu. Bazı uluslararası ortaklarımıza göre bu orduya karşı muhalefet savaşıyor. Ancak gerçekte Esad'ın ordusu, terör örgütlerine karşı savaşıyor. ABD Senatosu'nda yapılan son görüşmelerden, benden daha iyi bilirsiniz, yanılmıyorsam Pentagon temsilcileri, silahlı muhalefete verilen eğitim hakkında ABD'nin yaptıklarına ilişkin rapor sundu. Başta 5-6 bin, sonra 12 bin savaşçının eğitilmesi amaçlanıyordu. Ancak sonra toplamda sadece 60 kişinin eğitildiği, elinde silahla sadece 4 veya 5 kişinin savaştığı, diğerlerinin ise Amerikan silahıyla birlikte IŞİD saflarına geçtiği ortaya çıktı. Bu bir.

'BİZ SADECE MEŞRU İKTİDAR KURUMLARINA DESTEK VERİYORUZ'

İkincisi, görüşüme göre gayri meşru kurumlara askeri yardımın sağlanması, modern uluslararası hukuk ilkelerine ve BM Anlaşması'na uygun değil. Biz kesinlikle sadece meşru iktidar kurumlarına destek veriyoruz.


Bu bağlamda, bölge ülkelerine de işbirliği öneriyoruz, bir nevi koordinasyon kurumu oluşturmaya çalışıyoruz. Şahsen ben bu konuda Türkiye Cumhurbaşkanı, Ürdün ve Suudi Arabistan krallarına bilgi verdim. Bu konuda ABD'ye bilgi verdim ve Sayın Kerry ile Dışişleri Bakanımız Sayın Lavrov arasında bu konuda ayrıntılı görüşme oldu. Askeri yetkililerimiz de aralarında bu konuyu görüşüyor. Teröristlere karşı ortak eylemlerimiz için ortak bir zemin bulursak memnun oluruz.


Kaynak: radikal.com.tr

bozadi

Özellikle ABD devletinin kişiliği ve faaliyetleri bağlamında arz-ı endam eden İlüminati ve onun dünya genelinde devlet idarelerini ele geçirmiş köpeklerinin egemenliğinde yalanların gerçek, gerçeklerin yalan kılınmaya çalışıldığı bir alemde Hakkın sesini duymak ne güzel!

bozadi

28 Eylül 2015

Putin: Esad Hükümeti ve Kürt Milisler Dışında IŞİD'le Savaşan Yok


Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, "Suriye'de Esad hükümeti ve Kürt milisler dışında IŞİD'e karşı gerçek anlamda mücadele eden yok." dedi.





Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 10 yıl aradan sonra ilk kez BM Genel Kurul toplantısında dünya liderlerine seslendi. Putin konuşmasında Suriye'de Cumhurbaşkanı Beşar Esad hükümeti ve Kürt milisler dışında terör örgütü IŞİD'e karşı gerçek anlamda mücadele eden olmadığını söyledi.

Rusya'nın her zaman net bir şekilde terörizmin karşısında durduğunu ifade eden Putin, "Şu anda Irak ve Suriye gibi terörle mücadele eden ülkelere yardım ediyoruz. Suriye ordusu ile işbirliği yapmayı reddetmek hatadır. Suriye'de Esed hükümeti ve Kürt milisler dışında kimse IŞİD'le gerçek anlamda mücadele etmiyor..." eleştirisi getirdi.

Suriye'de muhaliflerin donatılıp eğitilmesine tepki gösteren Putin, "Suriye krizinin sorumlusu Suriye muhaliflerini destekleyenler. Onlar Suriyeli muhalifleri donatıp eğitiyorlar. Sonra da onlar (muhalifler) IŞİD'in saflarına geçiyor..." ifadesini kullandı.

IŞİD İSTENMEYEN REJİMLERE KARŞI SİLAH OLARAK KULLANILDI

Suriye krizinin çözümü için hırslar tarafından değil, ortak amaçlar etrafında birleşmenin gerektiğine değinen Putin, "IŞİD bir anda çıkmadı. Onu istenemeyen rejimlere karşı bir silah olarak kullandılar. IŞİD sadece bir tehdit oluşturmuyor. İslamiyet'in özünü de kirletiyor. Geçmişte Hitler karşısında oluşturulan koalisyon benzeri terör karşıtı koalisyon kurmalıyız." çağrısında bulundu.

KİMSEYE GELİŞME MODELİ DAYATILAMAZ

Hiçbir ülkenin diğer ülkelere gelişme modeli dayatamayacağını vurgulayan Putin, "Her ülke farklıdır. Buna saygı duymak zorundayız. Demokratik devrimler devam ediyor. Hiç kimse hatalarından ders almıyor..." eleştirisi getirdi.

BM'NİN MEŞRUİYETİNİ AZALTMAK KAOSA NEDEN OLUR

Dünyanın sürekli değiştiğine dikkat çeken Putin, BM'nin de bu değişime ayak uydurması gerektiğini söyledi. Rusya'nın bu konuda ortakları ile işbirliğine hazır olduğunu belirten Putin, "BM'nin meşruiyetini azaltmaya yönelik her adım çok tehlikelidir ve kaosa yol açar..." uyarısında bulundu.

BM'DE VETO HAKKI HER ZAMAN VARDI

Putin konuşmasında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde veto hakkının her zaman olduğunu, bunun her zaman her konuda görüş birliğinin olmayacağının önceden bilinmesi olduğunu belirtti.

Putin konuşmaya başlarken Ukrayna heyetinin salonu terk etmesi dikkat çekti.

Kaynak: haberler.com

bozadi

28 Eylül 2015

Davutoğlu: DEAŞ ile Esad arasında taktiksel bir işbirliği var


"Esad şu andaki durumun ana sorumlusudur; kendi halkına karşı varil bombaları kimyasal bombalar kullanmıştır bunlar insanlık suçudur"





BM Genel Kurulu'na katılmak için ABD'nin New York kentinde bulunanan Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Tüm bu insani trajediden sorumlu olan kişi Esad'dır. Kendi halkına karşı varil bombaları kimyasal bombalar kullanmıştır bunlar insanlık suçudur. Esad şu andaki durumun ana sorumlusudur. DEAŞ ile Esad arasında taktiksel bir işbirliği var" dedi.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın bütün barış formüllerini öldürdüğünü söyleyen Davutoğlu, "Geçiş süreci Esad'sız bir Suriye'ye geçiş sürecidir. Esad'ın gidişini sağlayacak olan kontrol edilebilir ve yönetilebilir bir geçiş sürecidir" diye konuştu.

ABD'nin New York eyaletinde BM toplantıları çerçevesinde temaslarını sürdüren ve çalışmaları hakkında bilgi vererek bir basın toplantısı düzenleyen Davutoğlu, yarın BM Genel Sekreteri Ban ki Moon'un düzenlediği zirve toplantısına katılacağını açıkladı.

Mülteci sorunuyla ilgili konuşan Davutoğlu, "Bu krizin başında mülteci sorunu uluslararası camia tarafından önemli bir sorun olarak görülmedi. Suriye'nin iç sorunu gibi görüldü. Gözümüzü kapatamayacağımız bir kriz artık. Üç yaşındaki Aylan'ın fotoğrafını kimse unutamaz, bu fotoğraf Avrupa'ya gitmeye çalışan mültecilerin fotoğrafıydı ve alarm zillerini de çaldırdı" ifadelerini kullandı.

"Esad şu andaki durumun ana sorumlusudur"

Mülteci sorunu konusunda 3 ayaklı bir strateji izlediklerini belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:

"3 ayaklı bir strateji önerdik, Birincisi 'yeni mülteci akınlarının önüne nasıl geçeriz?' dedik, bunu durdurmanın en önemli yolu Suriye rejiminin yapmış olduğu baskıları artık durdurmak ve DEAŞ'ı durdurmak. En azından minimize edebilirsek mültecileri Suriye içinde güvenli alanlarda tutabiliriz. İkincisi mevcut mültecileri nasıl yöneteceğiz? Türkiye'de 2 milyon mülteci var. Şu ana kadar bunların yönetimi sadece komşu ülkelerin sırtına kalmıştı. Türkiye olarak 7 milyon ABD doları harcadık. Bunları meslektaşlarımızla görüşüyoruz. Esad ile ilgili olarak tüm bu insani trajediden sorumlu olan kişi Esad'dır. Kendi halkına karşı varil bombaları kimyasal bombalar kullanmıştır bunlar insanlık suçudur. Esad şu andaki durumun ana sorumlusudur."

"DEAŞ ile Esad arasında taktiksel bir işbirliği var"

Esad'ın var olmasıyla mevcut mülteci sorununun çözülmesinin mümkün olmadığını kaydeden Başbakan Davutoğlu, "DEAŞ ile Esad arasında taktiksel bir işbirliği var" dedi.

İsrail'le ilgili olarak "Mescid-i Aksa ve Harem-i Şerif'teki durumu yakından takip ediyoruz" diyen Davutoğlu, Haremi Şerif-e saldırıların durdurulması gerektiğini ifade ederek, "Türkiye her şeyi yapmaya hazırdır, Mescid-i Aksa Harem-i Şerif'i korumak için." dedi. İsrail ve Kudüs'ün statüsünün değişmesine karşı olduklarını belirten Başbakan, "Bunun için Türkiye her türlü stratejiye açıktır" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Gazze'deki kalkınma programını desteklemeye devam edeceğini belirten Davutoğlu, "Filistin bayrağı İsrail bayrağı ile eşittir. Eminim bir gün Filistin'in BM'ye tam üyeliği söz konusu olacaktır" dedi. Libya konusundaki bütün BM girişimlerine katkı yaptıklarını söyleyen Davutoğlu, Libya'yı birleştirmek için Türkiye'nin çalışmakta olduğunu ifade etti.

"Türkiye'de mevcut gazetecilik faaliyetleri için hiçbir kısıtlama yoktur"

Basın özgürlüğü ile ilgili olarak gelen soruya yanıt veren Başbakan Davutoğlu, "Türkiye demokratik bir ülkedir, bütün gazeteciler gazetecilik ile ilgili faaliyetlerini yürütebilir bunun sınırı yoktur. Hiçbir sınırlama kısıtlama yoktur ama gazetecilik ile ilgili olmayan bazı faaliyetler, bazı terörist faaliyetlere ortak olunursa bu ayrı bir durumdur. Bugün Türkiye IŞİD, PKK ve DHKP-C terör örgütlerinin saldırılarına hedef olmalıdır. Terörle mücadelede hepimiz bazı temel değerlere uymak durumundayız. Bu terör örgütlerinin propagandasına müsamaha gösteremeyiz. Bu gazetecilik ile ilgili bir faaliyet değildir. Gazetecilik ile ilgili faaliyetler, haber yapmak fotoğraf çekmektir. Şu anda bazı gazeteciler terör kovuşturmasına konu olmuşlardır fakat Türkiye'de mevcut gazetecilik faaliyetleri için hiçbir kısıtlama yoktur" dedi.

Türkiye'nin NATO'da önemli bir güç olduğunu ifade eden Davutoğlu, "Eğer ihtiyaç duyulursa Suriye konusunu NATO'da gündeme getirebiliriz" dedi. Davutoğlu Suriye sınırında güvenli bir bölge oluşturulmasından yana olduklarını belirterek yeni göç dalgalarının bu şekilde önlenebileceğini söyledi. Suriye'nin içinde de bu şekilde mülteciler için güvenli alanlar yaratılmasının uygun olacağını vurgulayan Başbakan, DAEŞ ile Esad rejimi arasında taktik işbirliği olduğunu söyledi. Suriye'nin geleceğinde ne Esad'ın ne DAEŞ'in olması gerektiğini vurgulayan Başbakan, "Rusya dahil olmak üzere herkes işbirliği yaparak, barışa katkı sağlamalı" dedi.

PYD'nin Suriye rejimi ile yıllardır koalisyon içinde olduğunu söyleyen Davutoğlu, "DAEŞ 20 Temmuzdaki gibi Türkiye'ye saldırırsa Türkiye bunun cevabını verir" dedi. Türkiye'nin bir tehdit geldiğinde sınırını koruyacağını belirten Başbakan, Esad'ın bütün barış formüllerini kendisinin öldürdüğünü ifade ederek, "Geçiş süreci Esad'sız bir Suriye'ye geçiş sürecidir" dedi. Geçiş sürecinin ancak Suriye halkının bu sürece ikna edilmesiyle gerçekleşeceğini belirten Davutoğlu, Esad'ın iktidarında mültecilerin de topraklarına geri dönmek istemeyeceğinin altını çizdi. Başbakan bu konuda  "Esad'ın gidişini sağlayacak olan kontrol edilebilir ve yönetilebilir bir geçiş sürecidir" dedi.

Genel olarak Obama'nın konuşmasını entelektüel ve içerik bakımından doyurucu bulduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu, Filistin konusunda ise Obama'dan daha fazla vurgu beklediğini ifade etti. Davutoğlu, "Ortadoğu'da kalıcı bir barış ve istikrar ancak özgür bit Filistin'in varlığıyla olur" dedi.

Kaynak: t24.com.tr

macka

Putin postayı koydu artık durum Rusyanın lehine psikolojik üstünlük onlarda ,çünkü genel olarak bölge ve dünya gerçekleri görmeye başladı ,tam bu esnada uçakları da konuşlandırdı artık gerekirse direk müdahele ederim diyor, Obama dediğine kendi bile inanmıyor Esad Tiran demek zorunda kaldı rezil olma pahasına, bundan kötüsü olamaz bence usa için,Tiran arıyorsa bir tık kuzeyine bakacak ve Bozadi ağzına sağlık çok iyi tanımlamalar:) keşke trt den bunları bağırsan da millet uyansa.
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

bozadi

Global Faşizmin Merkezi ABD'nin Başkanı Obama Esad'a "Tiran" diyor! İroniye bakın! Tüm dünyanın anasını belleyen Şeytan'ın ta kendisi ABD Devleti değilmiş gibi!

Özellikle Müslüman ülke halklarına düzenli olarak tecavüz edip katleden, IŞİD'i yaratan, kendisine itaat etmeyen Müslüman devlet yönetimlerini Arap Baharı adı altında yıkıp yerlerine kukla yöneticiler veya IŞİD'i egemen kılan ABD'den bahsediyoruz. İran ve Rusya'nın da yardımıyla Suriye'de ciddi ölçüde duvara toslayan ABD! İlüminati'nin, Şeytan'ın devlet düzeyinde temsil merkezi olan ABD! Düşünebiliyor musunuz?

Ne yazık ki bizim devletimizin ve ordumuzun da çok uzun zamandır sadık denebilecek şekilde itaat edegeldiği Şeytan'tan bahsediyoruz! Aklı başında, vicdanı yerinde tüm insanların ve özellikle de Müslümanların lanetlemesi, karşı koyması, karşısında acilen işbirliğine girişmesi gereken ABD. ABD'ye itiraz etmeyen, onun şeytanlıklarını eleştirmeyen, ona karşı birlik olmayan Müslümanların burnu boktan çıkabilir mi hiç? ABD'nin temsil ettiği ve uyguladığı şeytanlıklara karşı birlik olmak yerine tam da ABD'nin/İsrail'in/İlüminati'nin planlarına uygun olarak Alevi/Şii-Sünni ayrımını körükleyerek şeytanın böl ve yönet projelerine köpeklik eden Müslümanlar (!) tam olarak nasıl bir din icra ediyorlar acaba!? Yoksa bizzat İslam bunu mu emrediyor? Güçlü kimse Allah da odur, ona kulluk edin, ona sığının mı diyor acaba İslam?! Müslümanlıkla geçinip Şeytana köpeklik etmek nasıl bir dindir, nasıl bir inançtır?!

Majisyen

Batı toplumları kendisi için oluşturulmuş cam fanusun içinde yaşıyor ve Dünyanın geri kalanı pek umurlarında değil.Belki biraz abartı olacak ama o kadar rahatlar ki Türkiye'nin bir günlük gündemi onlara elli yıl yeter.Tabii bu rahat yaşadıkları düzeni de diğer toplumlara verdikleri zararlardan sağlıyorlar.Ama bu durum yavaş yavaş vicdanlı bir birey olan Putin sayesinde pozitife doğru yönelmekte.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

bozadi

K'lar dünyanın berbat durumuna rağmen dünyanın hızla pozitife doğru dengelenmekte olduğuna dair birşeyler söylemişlerdi bir celsede. O sırada bana hiç de öyle görünmüyordu durum ve bir bakıma hala öyle görünmüyor ama berbatlıkların tırmanmasının insanlarda meydana getirdiği tepkiler, kitlesel gösteriler ve direnişler ve özellikle de Putin faktörünün çok şaşırtıcı bir şekilde yükselmesi, Çin ve İran'la birlikte ABD'nin faşist global egemenliğine direnç göstermesi ve bunda önemli başarılar elde etmesi bence şok edici ve çok sevindirici gelişmeler. Aşırı iyimserliğe kapılmamak gerektiğini düşünüyorum. İlüminati hala dünyada son derece egemen ve K'ların belirttiği gibi, değişim yaklaştıkça gözleri dönüyor. Yüzbinlerce yıldır devam eden egemenlikleri sarsılırken kontrolü kaybetmemek için kalışabilecekleri şeylerin sınırı yok bir bakıma. Dolayısıyla berbatlıklarda şiddetli tırmanışlar olmasını da beklemek gerek. Şeytani Ortadoğu planlarında Suriye'de duvara toslamaları neticesinde IŞİD canavarını türetmeleri bunun örneklerinden biriydi bence ve bu ve benzer veya farklı pek çok faşizan baskı, işkence ve katliamlara girişebilirler. Atağa geçen HDP faktörü nedeniyle Tayyip'in son seçimde uğradığı hezimet sonrası PKK'yı harekete geçirip Güneydoğu'da uygulamakta olduğu işkence ve katliamlar da aslında yine aynı şeyin örneklerinden biri ama çok daha ciddi berbatlıklar da olabilir benzer veya farklı bağlamlarda.

Ama K'ların dediklerine bakılırsa hem bu tırmanan kaos pek çok insanın uyanmasına vesile oluyor, hem de KH'lerin kalkıştıkları şeyler şiddetlendikçe doğanın/evrenin müdahaleleri de artıyor ve KH'ye adanan güçlerin hesaplarını bozabilecek düzeyde yıkıcı etkiler yapabiliyor. Dolayısıyla evrensel/doğal yıkım ve dönüşümlerde de ciddi bir artış beklenebilir gibi görünüyor, ki bunlar zaten giderek artıyor hep birlikte şahitlik etmekte olduğumuz gibi.

bozadi

30 Eylül 2015

Rusya'dan yurtdışına asker hamlesi


Rusya lideri Putin, yurtdışına asker göndermek için parlamentonun üst kanadından onay istedi. Parlamento onay verdi.




Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yurtdışına asker göndermek için parlamentonun üst kanadı olan Federasyon Konseyi'nden onay istedi. Parlamentonun oybirliğiyle onay verdiği bildirildi. Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın isteği üzerine onay verilen tezkere kapsamında, Rus askerleri Suriye'de savaşabilecek.

Rusya Savunma Bakanlığı, Bağdat'ta kurulan merkezin hava saldırıları ve Suriye'deki kara birlikleri arasında koordinasyon kurulmasına yardımcı olacağı açıklamasında bulundu. Bakanlık, hava saldırıları hakkında ABD'nin Bağdat'taki merkezden bilgilendirileceğini belirtti. Rusya Dışişleri Bakanlığı yetkilisi ise, Rusya'nın Ortadoğu'daki operasyonlarıyla ilgili partnerlerine bilginin bugün verileceğini açıkladı.

Reuters, Rusya'nın hava saldırılarına başladığı yönünde haberler bulunduğunu, ancak bunların Kremlin tarafından doğrulanmadığını aktardı.




ESAD'IN İSTEĞİ DOĞRULTUSUNDA

Rusya anayasasına göre, ülkenin yurtdışına asker gönderebilmesi için parlamentonun onayından geçmesi gerekiyordu. Kremlin İdaresi Başkanı Sergey Ivanov, Suriye lideri Esad'ın Rusya'dan askeri yardım talebinde bulunduğunu belirtti ve Putin'in onayı, Rusya vatandaşlarının terörist gruplara katılmak üzere Suriye'ye gitmesinin ardından istediğini söyledi. Ivanov, binlerce kişinin Suriye'ye gittiğini ve dönmeleri halinde Rusya'nın milli güvenliğinin tehdit altında olacağını vurguladı.

Suriye'de kara operasyonu olmayacağının, yalnızca hava operasyonlarının gerçekleşeceğinin altını çizen Ivanov, Suriye hükümetinin talebi geldiğinde Rus jetlerinin terör hedeflerini vurabileceğini aktardı. Ivanov, ABD öncülüğünde kurulan IŞİD karşıtı koalisyonun aksine,  Rusya'nın Suriye hükümetinin talebi üzerine bombardıman düzenleyeceğini, dolayısıyla durumun uluslararası hukuka uygun olduğunu belirtti.


Kaynak: radikal.com.tr

bozadi

Putin Obama'yla Suriye konusunda yaptığı görüşmelerden istediği sonucu alamayınca "gereğini" yapmaktan hiç çekinmeyeceğini gösteriyor. Var ol Putin! Dünyayı babalarının kümesi sanan bu aşşağılık şeytanlara ve itlerine gerçeği gösterelim!

macka

Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

maiterya

Rusya ve putin bize dolaylı olarak çok yardımcı oluyorlar,helal  Putin.
 

bigsenfoni

Puuutin buraya eller haaavaaya...:D
Putinin bu hamlesi beni biraz Ortadogu icin rahatlatti.Hislerim bana karanlik güclerin Putinin bu atagina karsi sokta ve elikolu baglanmis birsekilde izlemede\\beklemede oldugunu söylüyor.Bütün pilanlarini yeniden yapmak zorunda olduklari icin biraz zamana ihtiyaclari var ve Putin bu afallama zamanini cok iyi degerlendirip Suriye\'deki cibani iyilestirebilirse bölge 6 aya kadar eski haline dönebilir.

Kalbiniz temiz, gözünüz acik olsun.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

macka

Rusya kara harekatı için İran askerini devreye sokmuş Almanlar da şaşkın
http://www.sozcu.com.tr/mobil/home/detay?post_id=948337&cat_id=5
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz