Erdoğan: "Saldırılara rağmen büyüyeceğiz" (10.08.2018)

Başlatan bozadi, 10 Ağustos 2018, 22:03:05

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

10 Ağustos 2018

Erdoğan: Saldırılara rağmen büyüyeceğiz


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dövizdeki hareketle ilgili "Tutturmuşlar kur mur filan falan. Bırakın geçin bu işleri. Biz işimize bakalım işimize, daha iyi olacak. Haklarımızdan taviz vermeyiz.  Özellikle döviz kuru üzerinden ülkemize yönelik gerçekleştirilen tüm saldırılara rağmen inşallah ikinci çeyrekte de büyümeye devam edeceğiz. Hiç kimsenin bizi hedeflerimizden alı koymasına hedeflerimizle aramıza girmesine izin vermeyeceğiz" diye konuştu. ABD'ye de tepki gösteren Erdoğan, "Koyunlarında büyüttükleri, malikanede ağırladıkları FETÖ'cü alçaklarla ilgili hiçbir adım atmayanlar kusura bakmasınlar bize hukuk dersi veremez" dedi.




Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gümüşhane'de çevre yolu  açılış töreninde konuştu:

"24 Haziran seçimlerinde yüzde 77 oy oranıyla şahsımı cumhurbaşkanlığına layık gören tüm kardeşlerime sevgilerimi şükranlarımı ifade ediyorum. Hiçbir anımızı boş geçirmeden Gümüşhane ile beraber ülkemize hizmete devam edeceğiz. Kardeşlerim, şu yapılanları görüyorsunuz değil mi? Yani biz size hizmetkâr olarak bu adımları attık. Buraya gelmeden önce Bayburt'a uğradık. Oradaki kardeşlerimize de teşekkürlerimizi ifade ettik. Tıpkı Gümüşhane'de olduğu gibi Bayburt'ta da muhteşem bir coşku vardı. Nasipse yarın Ordu'ya geçeceğiz. Sel felaketi sebebiyle oraya uğrayacağız.

24 Haziran seçimlerinde yüzde 77 oy oranıyla şahsımı cumhurbaşkanlığına layık gören tüm kardeşlerime sevgilerimi şükranlarımı ifade ediyorum. Hiçbir anımızı boş geçirmeden Gümüşhane ile beraber ülkemize hizmete devam edeceğiz. Kardeşlerim, şu yapılanları görüyorsunuz değil mi? Yani biz size hizmetkâr olarak bu adımları attık. Buraya gelmeden önce Bayburt'a uğradık. Oradaki kardeşlerimize de teşekkürlerimizi ifade ettik. Tıpkı Gümüşhane'de olduğu gibi Bayburt'ta da muhteşem bir coşku vardı. Nasipse yarın Ordu'ya geçeceğiz. Sel felaketi sebebiyle oraya uğrayacağız.

'BURAYA BİR OTEL YETMEZ'

Artık buraya bir tane otel yetmez. Otellerin sayısı da artacak.  Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızı tebrik ediyorum. Yüklenici firmanın yöneticilerine, bu projenin hayata geçmesinde emeği katkısı olan herkese kalpten teşekkür ediyorum. Biz sizi seviyoruz. Bu para pul meselesi değil, makam mevki meselesi değil.  Ülkemiz 24 Haziran'da sıradan bir seçim yaşamadı. Ülkemiz 24 Haziran'da ne yaşadı? Bir yönetim sistemini değiştirdi. Parlamenter demokrasiden, artık biz başkanlık sistemine geçtik mi? Bununla inkılabi bir değişim dönüşüm yaşıyoruz. 16 Nisan halk oylamasında milletimizin takdiriyle kabul edilen cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi tüm kurum ve unsurlarıyla beraber ilk kez uygulanmaya başlandı.

'ÜLKENİN KAYBEDECEK TEK ANI YOK'

Devletimizin işleyişinde en ufak bir zafiyetin oluşmaması için büyük bir gayret gösteriyoruz. Bu ülkenin kaybedecek tek bir anı yok, tek bir kuruşu dahi asla israf edilemez. Ana muhalefet partisi tüm enerjisini nerye harcıyor? Koltuğa. Partililer de genel merkezin önüne getirmişler bir tane koltuk koymuşlar. Bizim öyle bir derdimiz var mı? Önümüzdeki haftanın sonunda biz de büyük kongremizi yapacağız. Ayın 4'ünde genel merkez kadın kollarımızın kongresini yaptık. Var mı bir sıkıntı? Yok. MKYK'sı MYK'sı her şeyi oluştu. Zaten diğer partilerin yok. Allah'ın izniyle hep birlikte o kongreyi, tüm Türkiye, tüm dünya izleyecek. Niye? Biz dünya demokrasisinde örneğiz örnek. Başka ülkelerde bunun örneği yok. Benzeri yok, iddialı konuşuyorum yok. Birileri yaşadıkları onca hezimete rağmen koltuklarını korumak için her türlü siyasi cambazlığa başvurabilir. Birileri sandıklar kapanır kapanmaz, makam kavgasına, rant ve çıkar kavgasına tutuşabilir. Ama biz asla böyle bir hareket değiliz ve olamayız.

100 GÜNLÜK PROJELERİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

Biz aldığımız yüksek oy oranına rağmen gece rahat bir uyku çeken değil. Tam tersine uykuları kaçan bir anlayışa sahibiz. Bizim için her paye mesuliyettir, sorumluluktur. 81 milyonun emanetidir. Bunun için nasıl olsa Gümüşhane'de yüzde 77 oy aldık, nasıl olsa Türkiye'de yüzde 52,5 oy aldık... Asla rehavete kapılamayız. Yapmamız gereken çok şey var. Ana muhalefet partisi daha düne kadar 'cumhurbaşkanı adayımız' dedikleri şahsa hakaret etme yarışı yaparken biz geçen hafta 100 günlük icraat programımızı açıkladık. Toplam 46 milyarlık bütçeyle hayata geçirmeyi planladığımız 400 projeyi milletimize tanıttık. Şimdi bakan arkadaşlarımız bu projeleri adım adım hayata geçiriyor. Bizler de 100 günlük programda yer alan diğer projelerin takipçisi olacağız. Hesabı millete vereceğiz. Birilerine değil, Corç'a ve Hans'a değil, biz halka ve halka veririz hesabımızı. Ne söz verdiysek onu yerine getirmeye çalıştık. Yapamayacağımızı söz olarak vermedik. Türk siyasetinin tekrar popülizm bataklığına düşmesine izin vermedik. Popülizm tuzağına düşmeden can borcumuz olan bu millete en güzel şekilde hizmet etmenin mücadelesini veriyoruz.

PUTİN İLE KONUŞMA

Turist sayısında da rekora doğru koşuyoruz. Az önce Putin ile görüşmem vardı. Bu sene Rusya'dan yoğun bir turist akını var. Ve öyle zannediyorum ki 6 milyon gibi bir turist herhalde Rusya'dan gelecek. Aramızdaki tabi bu ilişkiler bu irtibatlar bizleri daha güçlü hale getiriyor. Turist sayısında da rekora doğru koşuyoruz. Az önce Putin ile görüşmem vardı. Bu sene Rusya'dan yoğun bir turist akını var. Ve öyle zannediyorum ki 6 milyon gibi bir turist herhalde Rusya'dan gelecek. Aramızdaki tabi bu ilişkiler bu irtibatlar bizleri daha güçlü hale getiriyor.

Karadeniz kaynıyor zaten şimdi. Onun için Gümüşhane, Bayburt, Rize, Trabzon, Artvin bütün buralar iş adamlarına hep bağırıyorum. Gelin otelleri yapın durmayın. Hele hele benim bir ricam var. Şu yaylalara böyle dikey mimariyle binalar dikmeyin. Yazık ediyorsunuz yazık. Yatay mimari yatay. Bizim geleneksel mimarimizi yapın, onun tadı başkadır. Böyle 10 kat bina olmaz. Ercan kardeşim hele Gümüşhane'de hiç olmaz. Şöyle yatay mimari ile çok güzel mimari ve tam da Gümüşhane'ye yakışır bunları yapmamız lazım. Biliyorum Gümüşhane zor bir yer. Olduğu gibi hep kayalık. Ama burada da işi oturttun mu sağlam olur. Onun için buraya farklı bir mimari üslubu taşımamız lazım. Sayın Balta sen yer bilimlerini iyi bilirsin. Buralarda oturup bunları konuşmanız lazım. Adımları da iyi atmamız lazım.

'TUTTURMUŞLAR KUR...'

Tutturmuşlar kur mur filan falan. Bırakın geçin bu işleri. Biz işimize bakalım işimize, daha iyi olacak. Haklarımızdan taviz vermeyiz.  Özellikle döviz kuru üzerinden ülkemize yönelik gerçekleştirilen tüm saldırılara rağmen inşallah ikinci çeyrekte de büyümeye devam edeceğiz. Hiç kimsenin bizi hedeflerimizden alı koymasına hedeflerimizle aramıza girmesine izin vermeyeceğiz.

"BAĞIMSIZLIĞIMIZA KAST EDENLERE MÜSAADE ETMEDİK"

Geçmişimizde ne haysiyetimizden ne de şahsiyetimizden taviz verdik. Dik durduk, diklenmedik. Tehditler karşısında sinen, pusan, eğilip bükülenlerden olmadık. Milli onurumuzun çiğnenmesine, bizi biz kılan kadim değerlerimize el uzatılmasına hiçbir zaman müsaade etmedik. Hele hele bağımsızlığımıza kast edenlere asla müsaade etmedik. Devletimizin 'hasta adam' olarak tanımlandığı dönemde Çanakkale'de on binlerce şehit verdik ama hürriyetimizden taviz vermedik. Tüm yokluk ve yoksulluğumuza rağmen 'ya istiklal ya ölüm' parolasıyla kurtuluş zaferimizi kazandık. İstiklal Marşımızın her mısrası bu milletin karakterinin izdüşümüdür.

"BUNU YAPMAMIZ LAZIM"

Yastıkları altında doları, eurosu, altınları olan varsa bunları bankalarda bozdurup Türk lirasına çevirsinler. Ki bunlara gelin bir ders daha verelim. Bu dersi daha önce verdiniz ama gelin bir daha verelim. Hazır mıyız? Geçenlerde millet kongre merkezinde bunu söyledim, oradan birisi dedi ki "yastık altında var mı" dedi. Ben de dedim 'var olanlara söylüyorum' Şüphesiz herkesde olmayabilir ama olanlar var. Onu da biliyorum, ben de olanlara sesleniyorum zaten; kayıt dışı. Bunu yapmamız lazım.

"KİMİ ÜLKELER ŞAHSİYETİNİ TEZGAHA KOYABİLİR"

Birileri maddi menfaati uğruna haysiyetinden vazgeçebilir. Kimi ülkeler kısa vadeli çıkarları için şahsiyetini tezgaha koyabilir. Birilerinin insanların kanını emen müstemlekecilere diyet borcu olabilir. Ama Türk milleti asla böyle bir yanlışın, böyle bir hatanın içine düşmez, düşürülemez. Çünkü haysiyetini ve şahsiyetini kaybeden milletin varacağı yer zillet çukurudur.

ERDOĞAN'DAN ABD'YE: BİZE HUKUK DERSİ VEREMEZ

Ekonomik manipülasyonlar üzerinden bize diz çöktüreceğini zannedenler anlaşılan bu milleti hiç tanımıyorlar. Koyunlarında büyüttükleri, malikanede ağırladıkları FETÖ'cü alçaklarla ilgili hiçbir adım atmayanlar kusura bakmasınlar bize hukuk dersi veremez.  Yüzlerce insanımızı hunharca katledenlerle ilgili en temel hukuk ilkelerini rafa kaldıranlar bize demokrasiden bahsedemez. Bu millete tehdit dili, şantaj dili kullanamaz. Hele hele bu millete kabadayılık hiç sökmez. Biz bugüne kadar adı, sanı, cüssesi ne olursa olsun eşitliği ve karşılıklı saygıyı esas alan göz hizasında bir ilişki kurduk.

Kaynak: Hürriyet


bozadi

10 Ağustos 2018

ABD Başkanı Trump, Türkiye ve TL açıklaması için
özellikle o saati bekledi


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yeni ekonomi modelini tanıtırken, ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye ile ilgili mesajlar paylaştı. Trump'ın Tweet'ler için Albayrak'ın konuşmasını beklemesi dikkat çekti.




ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye ve TL ilgili tweetini atmak için özellikle Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın yeni ekonomi modelini tanıtacağı saati bekledi.

ALBAYRAK'IN KONUŞMASI 11:00'DEN 14:30'A ALINMIŞTI
Albayrak'ın açıklaması saat 11:00'den 14:30'a alınmıştı. Trump, Türkiye ile ilgili tweetlerini Berat Albayrak'ın konuşması sürerken, Türkiye saati ile 15:47'de attı.

İLK İŞİ TÜRKİYE KARŞITI TALİMATI İMZALAMAK MI OLDU?
O sırada ABD'nin doğusunda (başkentte) yerel saat 08:50'yi gösteriyordu. Yani Trump, Türkiye karşıtı emrini ABD'de piyasalar açılmadan önce ve büyük ihtimalle ilk iş olarak verdi.

Trump attığı Twitter mesajında, "Türk lirası, çok güçlü dolarımız karşısında hızla düşerken Türkiye'den gelen çelik ve aluminyum üzerindeki gümrük vergilerinin ikiye katlanmasına onay verdim! Alüminyumda bu oran artık yüzde 20, çelikte de yüzde 50. Türkiye ile ilişkilerimiz bu dönemde iyi değil!" dedi.

Kaynak: mynet


bozadi

Trump ABD'si, Rusya'ya, Çin'e, İran'a, Türkiye'ye, Venezüela'ya vb. saldırılarını yoğunlaştırıyor ve bu saldırılar tüm bu ülkeler arasındaki dayanışmayı hızlandırmaktan başka bir işe yaramayacak inşallah.

Trump kendisini köşeye sıkıştıran ABD derin devletini köşeye sıkıştırıyor aklı sıra ama K'ların açıklamalarını da dikkate aldığımızda, Trump'ın bu planının insanlığın hem lehine, hem de aleyhine çeşitli sonuçları olabilir.

bozadi

10 Ağustos 2018

MHP Lideri Bahçeli'den Çok Sert Dolar Açıklaması


MHP Lideri Devlet Bahçeli sosyal medya hesabından dolarla ilgili açıklamalar yaptı. Bir papazın bahane edilip operasyon yapıldığını söyleyen Bahçeli, "Papaz bahanesi ile terör estiriliyor" dedi.




MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dövizdeki artış ile alakalı sosyal medya üstünden paylaşım yaparak, "Papaz bahanesiyle terör estiriyorlar." dedi.

Bahçeli sosyal medya sayfasından şunları paylaştı:

"Vicdan sahibi her vatandaşımız, vatan ve milliyet hislerine sahip her kardeşimiz şu anda karanlık ve kahredici bir oyunla temellendirilmiş ekonomik operasyona maruz bırakıldığımızı itiraf ve ifade edecektir. Türkiye'yi sanal ve sahte kumpaslarla savurmak, hatta sindirmek uğraşındalar.

Dövizdeki artış tehlike hudutunu geçmiş halde! Gelişmeler doğrultusunda ekonomi alarm veren bir eşiğe gelmiş durumda! Makroekonomik parametreler bozulma işareti gösteriyor. Türkiye istikrarsızlığın batağına çekilmek isteniyor. Ekonomide dış kaynaklı bir plan devreye sokuluyor!

Dövizi zalim tahakkümlerle, zorba yaptırım tehditleriyle artırarak Türkiye'nin düşmesi amaçlanıyor. Ekonomik suikastçılar tembihlenip kışkırtılıyor. Bir papazı sebep göstererek ekonomide terör estiriliyor, 15 Temmuz'da yarım kalan hainliğin bitirilmesi amaçlanıyor."

"BUNA BOYUN EĞEMEYİZ"

"Küresel angajman ve ittifakları sorgulamanın, yeni ekonomik yaklaşımda da ifade edildiği gibi, kararlı durmanın, kuvvetli refleks ve güçlü stratejilerle ekonomik cephemizi tahkim etmenin tam vaktidir.

Dövizin artış kaynağı ekonomik değil, siyasi ve diplomatik şantajlardır. Buna da boyun eğmeyiz, eğmeyeceğiz.

ABD; İran'a yaptırım kararı alır, Türkiye'ye parmak sallar. Suriye'de mevzi yitirir, Türkiye'yi suçlar. S-400 füzelerinin alınmasını kabul edemez, Türkiye'yi sıkıştırır."

Kaynak: haber 365


bozadi

Meral Akşener'in de bu "ekonomik saldırı" konusunda benzer bir yorumu ve hükümete destek açıklaması oldu.

bozadi

10 Ağustos 2018

Erdoğan'a bunu dedi: "ABD'yi pişman etmeye kararlıyız"


İran'ın resmi haber ajansı, Ruhani'nin özel temsilcisinin, Erdoğan'a "ABD'yi pişman etmeye kararlıyız" dediğini aktardı.




İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin dün Ankara'ya giden özel temsilcisi Mahmud Vaizi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bir mesaj iletti.

İran'ın resmi haber ajansı IRNA'nın bugünkü haberinde, mesajın içeriği konusunda ayrıntı verilmiyor ama Vaizi'nin dünkü ziyareti sırasında Erdoğan ile 2015 yılında İran ile uluslararası güçler arasında varılan nükleer anlaşmanın kaderi ve ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımların ele alındığı kaydediliyor.

BBC Türkçe'nin aktardığına göre; ABD Başkanı Donald Trump Mayıs ayında 2015'te varılan anlaşmadan çekildiklerini açıklamış ve geçen hafta da İran'a uygulanacak yeni yaptırımlar açıklamıştı.

PİŞMAN ETMEYE KARARLI OLDUKLARINI SÖYLEDİ

Haberde Vaizi'nin, ABD'yi İran'a yönelik yaptırımlarından dolayı pişman etmeye kararlı olduklarını da vurguladığı belirtiliyor. Erdoğan'ın da, Türkiye'nin İran ile ilişkilerin devamını ve ikili ilişkileri geliştirmenin yollarını aramayı istediğini söylediği aktarılıyor.

ÇAVUŞOĞLU İRAN'A DESTEK VERMİŞTİ

IRNA'nın haberine göre Erdoğan, İran Cumhurbaşkanıyla yakın bir gelecekte yüzyüze görüşmeyi de istediğini söyledi.

Daha önce Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile de görüşen Vaizi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD karşısında İran'a destek veren tutumundan övgüyle söz eden bir açıklama yayımlamış, Çavuşoğlu da "ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını doğru ya da kabul edilebilir" bulmadıklarını söylemişti.

İRAN'DAN ABD'YE MEYDAN OKUYAN AÇIKLAMALAR

İran'da en yetkili ağızlardan birbiri ardından ABD yaptırımlarına meydan okuyan açıklamalar geliyor. Tahran'da Cuma namazı başvaizi Ayetullah Muhammed İmam Kaşani bugünkü vaazında İran İslam Cumhuriyeti ile ABD arasında hiç bir görüşme yapılmaması gerektiğini söyledi.

Kaşani Tahran Radyosu'ndan yayımlanan vaazında, "Ne görüşmesi? İran bunu kabul etmez. Görüşmeler olsa bile Trump geri adım atacaktır" diye konuştu.

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney de daha önce "yurt dışında yaşayan kültürel aktivistler" diye tanımlanan bir grupla yaptığı görüşmede hiç kimsenin İslam Cumhuriyeti'nin geleceğinden kaygı duymaması gerektiğini söyledi.

Haberi veren Fars haber ajansı bir süre önce yapıldığını söylediği ziyaretin tarihini ya da toplantıya kimlerin katıldığını belirtmiyor.

Ayetullah Hamaney'in mesajında, "Devrimin geleceğinden endişe eden herkese söyleyin. Bu yönde bir kaygıya hiç gerek yoktur" dediği aktarılıyor.

Ama Hamaney'in bu sözlerinin ülkede son zamanlarda yaygınlaşan sokak gösterileriyle mi yoksa ABD'nin yaptırımlarının yarattığı uluslararası gerilimle mi ilgili olarak söylediği net olarak anlaşılmıyor.

Sokak gösterileri dün İran parasının değerindeki hızlı düşüşle birlikte yeniden canlanmış ve Tahran, Meşhed, Hamadan, İsfahan, Hazirun ve Şiraz başta birçok ilde gösteriler yapıldığı bildirilmişti.

Kaynak: odaTV


bozadi

İşte Erdoğan AKP'sinden biraz da bu yüzden ümitliyim. Normalde İran'a mezhepsel gerekçelerle en çok düşmanlık sergileyen dinci kesimin siyasi partisi, diğer hiçbir partinin göstermediği kadar dayanışma işaretleri sergiliyor İran'la. Rusya'yı zaten söylemeye gerek yok. Venezüela bile. Normalde düşman denebilecek durumda olduğumuz bazı komşular ve diğer ülkelerle birlikte emperyalist güçlere karşı dayanışma eğilimlerini büyütüyoruz, şükürler olsun! Bunu normalde bu ülkenin anti-emperyalist kurucu lideri Atatürk'ün partisi CHP'nin yapması gerekirken AKP yapıyor! Bravo AKP! Bravo Erdoğan!

bona fide

muhalefet ve onlara çalışan haberciler sayesinde akp erdoğan düşmanlığı inanılmaz boyutta fetöcüler diyorum artık bu muhalefete süre tanımayı birlikte mücadele etmeyi bırakın ne yapsakta erdoğanı devirsek derdine düşmüşler ki buna rağmen nette birlik olmaya davet eden sağduyulu analistler okuyorum memnun oluyorum. dün eklediğim yazıyı dahi bu düşmanlığa ortak olmamak için sildim. sel felaketi oluor doğaya kimse bişey demiyor yahu geçen ay japonyadaki selde şehir çamura gömüldü yol iz kalmadığı için sadece iş makinaları girebildi şehre,yüzden fazla insan öldü erozyon ağaçsız alanda olur di mi ormanlık alanda toprak kaymış evler yıkılmış asfalt diye bişey kalmamış yok. bu gün fransada selde bilmem kaç bin kişi tahliye edilmiş görüntüler felaket napıcaz fransa hukumetini japon hukumetini... özleştiri yapıyor artık hükümet bu nedir destek olmasanda köstek olma bekle yok baba vuracakları tek silah dolardı halk dayanırız diyor ama muhalefet yandık bittik battık  malbulmuş mağribi gibi surekli saldırı ekş sözlük dolarla yatıp dolarla kalkıyor pazarda sebze el yakıyorda şölede bölede arkadaşlar anadoluda halk böyle değil şu yaygaracıların anlamadığı halk abd ye düşman, düşmanla ortak söylem erdoğanı değil sizi bitirir.seçimlerde oyları abd den toplamayacaksınız meral hanım akıllı davrandı.bizim sol medya iki yıldır venezuela hakkında  yalan haberlerle maduroya düşmalık yok halk açmış öldürülüyormuş abd nin yalan propagandalarıyla dünyaya servis edildi oysa halkı adama destek olmak için abdye petrolu vermemek için maduronun yanında abd saldırı yapabiliriz dedi yüzbinler sokaklara döküldü maduronun yanındayız diye.bizdeki solcular gibi abd uşakları nette medyada yaygara yapmakta. gün birlik olma günü bu fırsatı değerlendireceğine hala düşmanca söylemdeler. ne diyor sağduyulu akademisyenler bir araya gelin tbmm de genl görüşme açın universitelerden yardım alın. bi kaç yüz abd sempatizanı chp yi yok ediyor bitiriyor.dolar yukseldikçe sevinç çığlıkları atıyor yazık ki bu omurgasızlara vekil maaşı ödüyor devlet.birlikte tecrube edip eksikleri gerekenleri çözüm yollarıyla en çok da destek vererek bu ülke kimseye bağımlı olmadan kalkınır suriyede esat dünyayı karşısına aldı yakıldı yıkıldı teslim olmadı. eleştir yandaşlığı peşkeşi kalitesiz işçiliği herşeyi eleştir ve yapıcı çözümlerle halka sesini duyur ki halk sana güvensin belediye seçimleri yaklaşıyor ey chp ve malesef bittin sen. parti resmen kendini yok etmeye odaklı çalışıyor.
 

fidelista

BU akp lilerde laf çok,Rahip krizi Almanya ile abd arasında çıksaydı bu ekonomik kriz olurmuydu olmazı tabi,ekonomin boktan hala kabadayılık peşindesin bir günde halk fakirleşti hala ümitlisiniz ,16 senede yapamadıklarını ne zaman yapacaklar.?.Memleketin içine ettiler.

bona fide

16 yıl önce nasıl refahtık fidelista buraya akp oncesi yolsuzlukları ekleyim onu okuyalım istermisin. sen muhalefet edince bu şekilde davranmak geçiyor içimden ve ben forum dahi olsa kötü senaryoları yazıya dökerek alan daraltmak kh lere fırsat besin yaratmak istemiyorum dedim ya dün sildim eklediğim videoyu nefret soylemlerini.  ülke neden bu halde  daha geriye git adil olacaksan.gerçek tarih oku resmi tarihi değil savunduğun düşünce ideoloji ha pardon medeniyet batıdaydı bu gün hala kanla dünyanın heryerinde akıtılan kanla zulumle batı medeniyeti temsil ediyor sana göre. kazandıkları her kuruşta öldürülen çocukların hakkı olan medeni batı..  ekonomi chp sevicilerinden el değiştirince boktan oluyor dimi erdoğanın tek suçu sağ parti olması sanırım. rant el değiştirince zorunuza gitti sanada fırsat çıktı susup yuttuğunuz belkide duymadığınız peşkeşleri yolsuzlukları ülke teslim etmeleri yada duyup görüp safahatını yaşadığınız soygunları şimdi akp elinde olunca tukaka oldu. ekonomik krizi yaratanlar akp ve erdoğana tehdit ve gözdağı bizim emrimizden çıkma  kıçımızı yala seni sömürelim eski dönemlerde olduğu gibi diyor. sen de evet omurgam yok her şekle girerim yeterki dolarıma dokunma diyorsun eğitim sistemimi madenlerimi yatırımları herşeyimi sen kontrol et bu mudur. senin küçük hesaplar peşinde koşarak yaptığın düşmanlık ülkeyi bi yüzyıl daha abd garantörlüğünde götüremeyecek. ekonomi boktan evet sen evinde maaddi sıkıntı olunca düşmanına yalvarmayamı çıkıyorsun aman abi etme eyleme kulun köpeğin olayım karnımı doyur, yoksa düşmana fırsat vermemek için çalışır çabalar mısın. cevap önceki şık chp bu işte.
 

bozadi

fidelista'nın eleştirilerine kısmen, bona fide'nin karşı eleştirilerine tamamen katılıyorum.

CHP'nin Atatürk'e, kurduğu ülkeye, millete ettiği veya ettirildiği ihanetlerin derinliği yanında, AKP'nin neden olduğu zararlar yüzeysel kalır bence ama bu eleştirim, CHP'nin hiçbir erdemi, doğruları, güzellikleri olmadığı anlamına gelmiyor tabi ki.

Daha da önemlisi, AKP'nin şu anda ABD-İsrail ve müttefiklerine karşı cesur denebilecek şekilde tırmandırdığı karşı duruşu, bu ülkenin birbirini yemeye alıştırılmış farklı kesimlerinin tıpkı Kurtuluş Savaşı zamanında olduğu gibi "ya istiklal, ya ölüm" dayanışmasına yönelmesi için mümkün olabilecek en ideal yolu açıyor. Nitekim, CHP ve İyi Parti gibi başlıca AKP muhalifleri şu anda AKP'nin gösterdiği tavra doğrudan veya dolaylı olarak destek veriyorlar, eleştirilerine rağmen.

Kurtuluş Savaşı yıllarında bu milletin "ekonomi" anlamında neler çektiğini, ülkenin ne hale geldiğini, nelere katlanıldığını da hatırlamak lazım.

Meseleye sadece "ideolojik" yaklaşmamak lazım bence. Erdoğan belirli bir ideolojinin (Atatürkçülere düşman bir ideolojinin) adamı gibi "görünüyor" ama bence durum farklı. Erdoğan kendi tabanının ciddi bir bölümünün ideolojik bazı kalıplarına meydan okuyan şeyler de yapıyor. Rusya, Çin ve İran'la ilişkilerdeki gelişmeler, ittifak eğilimi artışları da bunun başlıca göstergelerindendir. Ayrıca Erdoğan bazen her ne kadar "yobaz" denebilecek bazı dinci görüşleri destekliyor gibi görünse de, esas sertifikalı dinbaz/yobaz bazı çevrelerin İslam anlayışıyla hiç uyuşmadığı için onlar tarafından açık ve örtülü şekillerde çok sert eleştiriliyor.

Erdoğan demokrasi, vicdan, insan hakları bakımından şiddetle eleştirilecek çok şey yaptı ama Erdoğan değişti, değişiyor ve değişimin yönü bence olumlu ve ülkenin, milletin geleceği için çok hayırlı olma potansiyeline sahip.

bozadi

11 Ağustos 2018

Cumhurbaşkanı Erdoğan:
Saat 18.00'e kadar papazı göndereceksiniz dediler


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brunson'un tutukluluğu sonrası ABD'nin Türkiye'yi tehdit ettiğini belirterek, 'Tehdit ediyor ya, yarın 18.00'a kadar göndereceksiniz diyor. Biz Çatlakapı ülkesi değiliz' ifadelerini kullandı




Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

KILIÇDAROĞLU'NA DOLAR ELEŞTİRİSİ

"Biliyorsunuz dolar kuru üzerinden ülkemizin üstünde kara bulutlar dolaştırılmaya çalışılıyor. Bunlar ülkemize karşı başlatılan ekonomik savaşın füzeleridir, gülleleridir. Biz önlemlerimizi aldık alıyoruz. Önemli olan bunu ateşleyen elleri kırmaktır. Daha önce bu elleri çok kez kırdık zaten. Sanıyorlar ki bu millet döviz kurlarına teslim olacak. Biz birilerinin bize saldırısını anladık da, ey Kılıçdaroğlu sana ne oluyor? Sayın Genel Sekreter Hamzaçebi'ye teşekkür ediyorum. Genel Başkanı onu anlamamış. Sayın Kılıçdaroğlu ağızınla kuş tutsan avucunu yalarsın. Sen zannediyor musun, bu döviz baronlarının yanında yer aldığında sana pare verecekler. Bunca zamandır girdin kaybettin, girdin kaybettin hala koltuğu bırakamadın. Ama koltuk seni bıraktı. Şimdi de döviz baronları ile hareket ediyorsun, sana oradan bir şey mi gelecek? Biz yolumuza kararlılık ile devam edeceğiz. Cevaplarını yine vereceğiz."

"ÜLKEMİZE TEHDİT POLİTİKASI GÜDÜP İFLAH OLAN SİYASETÇİ YOKTUR"

"Türkiye gibi bir ülkeyi küçük hesaplar uğruna karşılarına alanlar, bunun bedelini hem bölgemizde hem de kendi siyasetlerinde ödeyeceklerdir. Ülkemize karşı tehdit politikası güdüp iflah olan bir siyasetçi yoktur. Bu milletin ahını alan belasını bulmuştur. Kim sabrederse zafere ulaşır. Sabredeceğiz, mücadelemizi sürdüreceğiz, zafere erişeceğiz. Saflarımızda delik açtırmayalım."

" '18.00'E KADAR GÖNDERECEKSİNİZ' DEDİLER!"

"Suriye'deki terör koridoruna ses çıkarmasak bugün bu sıkıntıları yaşamıyor olacaktık. Bu oyun önümüze geldiğinde biz asla boyun eğemeyiz dedik. Tehdit ediyor ya, yarın 18.00'a kadar göndereceksiniz diyor. Biz çatladıkapı ülkesi değiliz ya. 15 Temmuz'dan bir gün önce 2,8 olan dolar kurunun dün itibarı ile 6 lira üzerinde olamaz. Tüm büyük yatırımlarımızı gerçekleştiriyoruz, ortada krize giren, batan bir ülke yok. Ekonominin gerçek durumunu sıkıntıları ile, başarıları ile biliyoruz. İşadamları ile her gün konuşuyoruz. Benim işadamlarım Kılıçdaroğlu değil ki. Ben bu vesile ile Bahçeli'ye de teşekkür ediyorum. Yerli ve milli olanlar burada kendini ortaya koyuyor. Mesele bu. Millilik. Hedef ve istikamet aynı olunca konuştuklarınız uyuşuyor, örtüşüyor. Birileri bir yerlere hala çekmeye çalışıyorsa onlara diyecek bir şey yok. Hepimiz aynı gemideyiz ya. Bu ülkenin ve milletin en büyük düşmanları, 'Ekonomi kötüye gidiyor, biraz daha sarsılırsak Erdoğan'dan kurtuluruz' diyen kifayetsizlerdir."

"BU OYUNDAN ÇIKIŞIN YOLU ÜRETİMDİR, FAİZİ DÜŞÜRMEKTİR"

"Bir süredir süren kur oyunu dün zirveye çıkmış, milletimiz duruşunu göstermiştir. Ülkemiz bu oyunun sarmalından en kısa sürede çıkacaktır. Bu oyundan çıkışın yolu üretimdir, faizi minimize etmektir. Faiz zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir sömürü aracıdır. Ne yaparsanız yapın, ekonomideki hedeflerimizi gerçekleştirmekten geri durmayacağız. Terörle mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz. Irak ve Suriye politikamızdan geri adım atmayacağız. Bayrağımızın dalgalanmasına engel olamayacaksınız."

"TİCARETİMİZİ YERLİ PARA ÜZERİNDEN YAPACAĞIZ"

"Devlet olarak alacağımız tedbirler üzerinde bakanlarımız çalışıyor. Ticaretimizi yerli para üzerinden yapmaya hazırlanıyoruz. Avrupalı ülkeler de bu dolar tehdidinden çıkmak istiyorsa onlarla da bunu yapmaya hazırız. Tüm dünyaya ekonomik savaş ilan eden, yaptırım tehditleriyle ülkeleri haraca bağlayan bu düzeni asla kabul etmiyoruz. Cezaymıs, kurmuş, dövizmiş, yaptırımmış hiçbiri umrumuzda değil. Biz bugünlere milletimizle geldik. Bizim krizden çıkış formülümüz budur. Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Savunma sanayisinde bunu yaptık. Şimdi de bunu yapacağız. İhracatta bunu yaptık. Turizmde 40 milyona gidiyoruz. Haberler güzel. Diğer alanlarda da bunu yapacağız. Bize parmak sallayanları pişman edeceğiz."

ERDOĞAN, TOPLANTI ÖNCESİ VATANDAŞLARA SESLENDİ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKP Genişletilmiş İl Toplantısı öncesi memleketi Rize'de hemşehrilerine hitap etti. Erdoğan, ABD'ye yüklendi, "ABD stratejik ortağı olan Türkiye'ye sırtını dönüyorsa kusura bakmasın. Bu Türkiye'yi bir tane papaza değişiyorsa kusura bakmasın. Biz bu yolda emin adımlarla yürüyoruz. Biz stratejik ortağız. Böyle davranan ABD bizi üzmüştür" diye konuştu.

Kaynak: Aydınlık


bozadi

11 Ağustos 2018

'Very strong Dollar' ?!


Hüseyin Vodinalı




Haber, artık TL'nin ne kadar zayıf, Türk ekonomisinin ne kadar kırılgan olduğunu tekrarlamak değil.

Asıl haber, doların devrinin bitmekte olduğudur.

Ben şahsen bunu 10 yıldır yazan ve farklı boyutlarıyla gündeme getiren bir gazeteciyim.

2008 ABD kaynaklı küresel krizinden, hatta ondan önce de Kemal Derviş sömürge sisteminden beri söylüyorum bunu.

AKP, 1993-94 Tansu Çiller hükümeti döneminde başlayan gizli Türkiye - İsrail istihbarat ve askeri ittifakıyla (Security and Secrecy Agreement - SSA), yavru Bush Neocon ekibinin Büyük Ortadoğu Projesi'nin bir ürünüdür.

Bunu bizzat, AKP'nin asıl kurucusu Abdullah Gül ve gazeteci Fehmi Koru'yu, tam da 28 Şubat'ın en sıcak günlerinde Ankara'daki İsrail Büyükelçiliği'nin resepsiyonunda mutluluklar saçarken gördüğümde anlamıştım.

Çiller döneminde imzalanan ve Erbakan döneminde geliştirilen SSA anlaşması, özü itibariyle "Suriye, İran ve Irak'a karşı istihbarat toplanmasında işbirliğini ve askeri kapasitelerin yükseltilmesini" içeriyordu.

28 Şubat aslında sadece laiklik kaygısı değil, bu ihanet anlaşmasına karşı da unsurlar içeriyordu.

Çünkü, her ne kadar teröre karşı işbirliği filan gibi maddeler içerse de, İsrail ile olan anlaşma PKK'yı değil ona karşı bölgede işbirliği yapılması gereken komşu ülkeleri hedef alıyordu.

SSA ile IDF yani İsrail ordusu ve Mossad görevlilerinin Türkiye'den Suriye ve İran'a karşı elektronik istihbarat toplaması da öngörülüyordu.

Tabii bu ittifakın üçüncü ve kurucu ortağı ABD idi. Ki bu ittifak o dönemden itibaren üçlü ittifak olarak adlandırıldı.

Suriye ile 1998 Adana mutabakatı İsrail'e de bir darbe olmuştu.

Devamında Suriye, İran ve Irak ile düzelen ilişkiler, PKK terörünün neredeyse sıfırlanmasına kadar devam etti.

2002 sonrası yani AKP döneminin başlamasıyla bu anlaşma yeniden gündeme geldi.

Erdoğan ve dönemin Başbakanı Ariel Şaron'un 2004 İsrail'deki el sıkışması sonrası, 2005'te NATO-İsrail İşbirliği anlaşması imzalandı.

2006'da İsrail'in Lübnan'a açtığı savaşın hemen öncesi de Türkiye İsrail ile "Ortak Vizyon" anlaşması imzaladı.

Buna göre Türkiye ve İsrail, "güçlü dostluk, müttefiklik ve ortak güven bağlarıyla ortak bir bakış açısında birleşecekti. Bölgede ve küresel düzeyde barış, demokrasi, özgürlük ve refah geliştirmekte ortak değer ve ideallerde buluşacaktı."

O dönem AKP ve Türkiye için dolar bolluğu ve refah yıllarıydı.

Brookings Enstitüsü bu ortaklığa ABD-Türkiye-İsrail Üçgeni adını veriyordu.

FETÖ'nün her yere sızması ve devleti neredeyse ele geçirmesi ile 2009'da başlayan Kürt Açılımı ve devamındaki Suriye macerası işte bu talihsiz üçgenin acı meyvaları oldu.

ABD'nin 2008'de başlattığı küresel ekonomik yapısal finans krizi, dünyanın yeni bir şekil almasında ve dolar denen asıl canavarın sonunun gözükmesinde etkili oldu.

1973'ten beri karşılıksız olarak basılan (altın yerine tahvil konarak) Amerikan doları, 2008'den itibaren çok daha fazla piyasaları kapladı ve bir sanal para bolluğuna ve yeni devasa borçlanmalara zemin hazırladı.

Türkiye ise Kemal Derviş ile başlatılan sıcak paraya dayalı rant ekonomisini AKP döneminde de aynıyla sürdürdü.

Sıcak ve bol dolarlar lükse ve özel çıkarlara harcandı.

Türkiye üretmekten tamamen vazgeçti ve bir ithalat cennetine dönüştü.

Son dönemde saman ve et ithal eder noktaya kadar geldi.

Aynı dönemde ekonomi dışındaki alanlarda ise büyük bir değişim yaşandı.

Türkiye ve AKP iktidarı Arap Baharı fiyaskosu ve Suriye hezimeti sonrası çok önemli bir rota değişikliği yaptı.

Bu, Astana fotoğrafıyla somutlaşan Türkiye-Rusya-İran ittifakı oldu.

Bu fotoğrafa 2017 Mayıs'ında Pekin'de verilen o büyük Kuşak ve Yol fotoğrafı da eklendi.

Erdoğan, 50'den fazla ülke liderinin katıldığı o dev aile fotoğrafında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in hemen sağında yer alıyor, Şi'nin solunda ise Rus lider Putin duruyordu.

Bunlara tüm Avrasya hava sahasının Batılı tehditlere karşı korunmasında bütüncül bir hava savunma sistemi olan Rus S-400'lerinin alım kararı da eklenince Türkiye ABD'nin düşmanı olarak yeniden konumlandırıldı.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a yönelik FETÖ komplosu, 17-25 Aralık İran eksenli yolsuzluk olayı, Erdoğan'a karşı 15 Temmuz FETÖ-NATO darbe girişimi ve Suriye'de PKK'nın açıktan desteklenmesi ipleri kopardı.

'VERY STRONG DOLLAR' İFADESİ DİLİN ÇÜRÜK DİŞE GİTMESİ

ABD'nin bugün itibariyle toplam iç ve dış borcu tam 22 trilyon dolardır.

ABD'nin 2018 bütçe açığı 1 trilyon dolar olarak ifade ediliyor.

Bu durumun fazlasıyla farkında olan Çin ve Rusya, Avrupa, Orta ve Batı Asya ülkelerini de içeren yeni küresel formülasyonlar peşinde.

BRICS, ŞİÖ, Asya Yatırım ve Kalkınma Bankası, Kuşak ve Yol İnisyatifi, Avrasya Ekonomik Topluluğu ve ASEAN'daki gelişmeler bunlara örnektir.

En önemlisi de Çin'in petro Yuan girişimidir.

Çünkü karşılıksız doların tek ve asıl gücü, tüm dünyada petrol ve doğalgaz başta olmak üzere kıymetli madenlerin sadece dolar üzerinden fiyatlandırılıp alım satımıdır.

ABD sermayesi uzun yıllar içinde bu lüksü dev bir küresel askeri saldırma kompleksi ile finanse edip sürdürmüştür.

ABD'nin savunma (saldırı) harcamalarının açık ara önde olmasının sebebi budur.

Karşılıksız dolarla herşeyi satın alıp, rakiplerin bastırılması veya yok edilmesine dayalı bir korsanlık sistemidir bu.

1990'larda SSCB'nin çökmesiyle şahlanan bu sistemi Çin akıllıca bir stratejiyle sermaye için en ve tek önemli amacın kar olmasını fırsat bilerek tersine çevirmeyi bildi.

Atatürk'ün karma planlı devletçi ekonomik sistemini kullandı.

Doların tahtını devirmekte acele etmedi.

Trump'ın bu yıl başlattığı FED faizleri yükseltiminde plan da aslında buna dayalıydı.

Çin ve Rusya'nın aceleye getirmeden başlattığı karşı saldırıya yıldırım baskınıyla cevap verip, "topal ördek" doların henüz güçlüyken rakiplerini yok etmesine dayalı bir plandı bu.

Trump, Rusya, Venezuela ve İran'a ekonomik ambargo, AB ve Çin'e ise ticaret savaşı başlattı.

6 Ağustos'ta İran'a ilk ambargo dalgasının başlamasıyla Türkiye de potaya girdi.

Doların zaten beklenen şahlanması TL'deki devalüasyona yol açtı.

TL sadece dolar değil tüm dünya para birimleri karşısında değer kaybetti.

ABD finans savaşında Türkiye'yi ağır bombardımana tuttu.

10 Ağustos 2018 "Kara Cuma"sında tam doların roketlendiği saatlerde, Trump twitlerine bir yenisini ekledi ve Türkiye'ye alüminyum ve çelik ürünlerinde gümrek vergisini ikiye katladığını açıkladı.

Adeta yaraya tuz basmıştı.

Ancak o mesajında bir önemli hata yaptı.

Bilinçaltını açığa vurdu.

Sübliminal bir mesaj verdi farkında olmadan.

Dedi ki "I have just authorized a doubling of Tariffs on steele and aluminum with respect to Turkey as their currency, the Turkish Lira, slides rapidly downward against our very strong Dollar!"

Yani, "Türk lirasının bizim "ÇOK GÜÇLÜ DOLARIMIZ" karşısında hızla değer kaybetmesi karşısında çelik ve alüminyum ürünleri ithalatına gümrük vergilerinin ikiye katlanması talimatı verdiğini" söyledi.

Ancak dili çürük dişe gitti ve tartışılan karşılıksız dolarının aslında ne kadar çok kuvvetli olduğunu vurgulamak ihtiyacını hissetti o pek de çok yüksek olmayan IQ'suyla.

O vurguda tüm dünyaya karşı başlattığı dolar savaşındaki tedirginliğini dışa vurdu aslında.

Jim Rickards, Paul Craig Roberts ve William Engdahl gibi Amerikalı muhalif yorumcular, Trump'ın başlattığı bu ekonomik savaşta yenileceğini söylüyor.

Ayrıca son finans operasyonlarında Trump'a yakın çevrelerin ve elbette Wall Street mafyasının büyük borsa ve piyasa vurgunları yaptığı iddiaları da ayyuka çıkmış durumda.

Ünlü New York Times yazarı ve ekonomist Paul Krugman TL'deki devalüasyonun 1998 Asya krizine benzediğini belirtip "iyi ki bizim borcumuz dolar cinsinden" diye yazısını bitiriyor.

Dolar imparatorluğunun yıkılmazlığına inanç tazeliyor.

Aslında dolar denen para birimi Amerika'nın değil 13 aileden oluşan ve sayıları bini geçmeyen bankerlerin karşılıksız bastığı, adına küresel kapitalizm denen Wall Street'in para birimidir.

Ve bu karşılıksız finans soygunu aleti Dolar İmparatorluğu da ömrünün son dönemine girdi.

TL'nin ne durumda olduğu herkesin malumu ama TÜSİAD gibi Wall Street işbirlikçileri ve medyanın göstermek istemediği gerçek doların da aslında bir kağıt parçasından başka bir şey olmadığı.

Türkiye bu tezgahta çok değerini ve insanını kaybetti.

1993 İsrail Türkiye anlaşmasının olduğu yıl Uğur Mumcu'nun katledildiği, PKK'nın coştuğu bir kara yıldır.

Bence Cumhurbaşkanı Erdoğan, Krugman'ın NY Times'ına yazdığı yazıda "Bu tek taraflı saygısızlık trendini tersine çeviremezlerse yeni dost ve müttefikler aramaya başlayacağız" ifadesi yerine, "o müttefikleri bulduk" dese çok daha yerinde olurdu.

Ha bir de tüm bu olanların arefesinde Washington'a heyet filan gönderilmese de yerinde bir davranış olurdu.

Çünkü ABD'ye en ufak yumuşak tavır artık hep acizlik olarak algılanıyor.

Liberal Batıcı kafalarla artık bu krizden çıkış yok.

Artık Kamucu Avrasyacı bir döneme girdik, bu ne kadar erken kabullenilir ve üretim ekonomisine ne kadar çabuk geçilirse hasar o kadar azalacaktır.

ABD ve İsrail'in kollarına geri dönmek demek ülkenin batması ve bölünmesi demektir.

Geriye dönüş yok!

Kaynak: Aydınlık


bozadi

Vodinalı, yakın geçmişimizin önemli bazı dönemeçlerine değindiği bu yazısında AKP'nin başlıca günahını ve sevabını da yazmış.

bozadi

12 Ağustos 2018

Erdoğan ABD'ye Nazım Hikmet'le meydan okudu


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Trabzon İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda konuşuyor.




Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Trabzon İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda konuşuyor. Erdoğan, konuşmasında, "Terör örgütleriyle ilişkisi olan bir papaz için Türkiye'yi feda ediyorsun. Gereği neyse bir hukuk devleti olarak biz onu yaparız. Talimatla Türkiye'ye boyun eğdiremezsiniz. Gördük ki hukuk dilinden anlamıyorlar. Başka bir dilden anlıyorlar. Biz o dilleri de konuşmasını biliriz" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın ABD'ye karşı açıklamasında dünyaca ünlü şair Nazım Hikmet'in "Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu dâvet bizim..." dizelerini kullanması dikkat çekti.

Kaynak: odaTV