avatar_bigsenfoni

Elitzm,elitist siyaset ve felsefe ne demek?

Başlatan bigsenfoni, 26 Haziran 2015, 07:34:57

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bigsenfoni

Elitizm,

toplumların, çeşitli alanlarda önde gelen seçkinler tarafından yönetileceğini savunan teorilerin ortak görüşü. Türkçe \"seçkincilik\" şeklinde karşılanmakladır. Bütün teorilerin sahip olduğu ortak yön, resmî ideolojisi ne olursa olsun, her siyasî sistemin, gerçekte siyasî bir elit ya da elitler tarafından yönetildiğini ileri sürmesidir. Modern elit teorisini ortaya koyanlar XTX.yüzyıl İtalyan sosyal bilimcilerinin iki ünlü ismi olan Parcto ve Mosca\'dır. Bunlar, tüm toplumların elitler tarafından yönetilmesi gerektiğini gösterirken, bir gün tam bir siyasal eşitliğe sahip sınıfsız bir toplumun olacağı şeklindeki Marksist inanışı yıkmaya çalışmışlardır; İronik olarak, Marksist bir pers­pektife sahip olan yazarlar da batılı liberal toplumların demokratik gösterişlerini bertaraf etmek için bu terimi sıkça kullanmıştır. Pareto çağdaş demokrasiyi tamamen yapmacık olarak değerlendirirken, Mosca demokrasinin rakip elitlerin seçmenler tarafından seçildiği ya da reddedildiği bir sistem içinde mümkün olabileceğini kabul ederek zamanla fikrini değiştirmiştir. Bununla birlikte bir parlamento temsilcisinin seçilmiş bir kişi değil de, arkadaşlarının onun seçilmesini sağladığı bir kişi olduğu ifadesinde özetlenen temel fikrinden asla vazgeçmemiştir.

Elitist teoriler,
2O.yüzyılın İlk yıllarında bir çok düşünür, özellikle Schumpeter ve Mosca\'nın talebelerinden biri olan Michels tarafından daha da ileriye götürülmüştür. Ünlü oligarşinin Demirden Yasası adlı kitabında Michels, Avrupa\'nın en eski sosyalist partisi olan Alman Sosyal Demokrat Partisi\'ninbile tam anlamıyla demokratik olmadığını ve işçi sınıfına dahil üyelerine ihanet ettiğini göstermeye çalışmıştır. 1930\'larda Schumpeter çoğulcu modelin ne olduğunu ortaya koyarak demokrasiyi parti liderleri içindeki rakip elitlerin seçimler yoluyla güç kazanmak için yarıştıkları bir sistem olarak yeniden yorumlamıştır; ama bu durumu kınamaktan çok, sıradan insanların bu seçmenlik gücünden başka siyasetle söyleyebilecekleri hiç bir şeyleri olmadığı hususunda ısrar etmiştir. Sol kanada mensup bir çok yorumcu, Batılı demokrasilerin aslında güçlü elitler ya da yönetici sınıfa dayalı elitler tarafından yönetildiğini ve bu yüzden tamamen demokrasi dışı olduğunu göstermeye çalışmışlardır. Fakat bu yorumcular kapitalizmin yok edilmesinin siyasî eşitliğe yol açacağına olan inançlarını da muhafaza etmişlerdir.

Farklı elit teorisyenleri, elitlerin kaçınılmazlığını ifade etme çabalarında ortak bir zemini paylaşmazlar. Pareto insan kapasitesinin sosyal hayatla akıl yürütmesine olan olumsuz görüşüne bağlı karmaşık bir psikolojik teoriye sahiptir, Mosca ve Michels, Weber\'inkine benzer bir şekilde örgütlenmenin yapısı ve bürokrasi hakkındaki bir teoriye dayanırlar. Schumpeter kalabalıkların kitle psikolojisine bağlı histeriden acı çektiğine inanır. Siyaset bilimcileri arasında, elit teorilerinin gerçekliği ve tanımladıkları  durumun istenilirliği  hakkında genel bir fikir birliği yoktur. Buna rağmen elitlerin varlığına dair delilleri reddeden bazı siyaset bilimcilerinin bulunduğu da bir gerçektir.


Elitizm

Elitizm (veya Seçkincilik), bir elitin veya bir azınlığın yönetmesi gerektiğine inanma veya yönetim işinin bir elit veya azınlık tarafından yapılması anlamına gelir. Siyaset teorisinde üç tür elitizmden söz edilebilir: Normatif elitizme göre, elit yönetimi arzuya şayandır; zira, yönetim en akıllıların veya en iyilerin elinde olmalıdır.

Bu görüşün en tipik temsilcisi filozof kralların iktidarda olmasını isteyen Platon\'dur (M.Ö 427-347). Klasik elitizm, bir reçete sunmaktan ziyade bir olguyu tespit iddiasıyla elit yönetiminin toplumsal hayatın kaçınılmaz ve değiştirilemez bir gerçeği olduğunu ileri sürer. Vilfredo Pareto (1848-1923), Gaetano Mosca (1857-1941) ve Robert Michels (1876-1936) klasik elitizmin belli başlı teorisyenleridir.

Modern elitizm, klasik elitizm gibi empirik temelli olmakla birlikte, elit oluşumunu/yönetimini toplumun kaçınılmaz yapısından ziyade belirli ekonomik ve siyasal yapılara bağlamaktadır. \"Plüralist\", \"rekabetçi\" veya \"demokratik\" sıfatlarıyla da anılan modern elitizm modern elitlerin insicamlı ve birleşik bir bütün olmaktan ziyade çeşitli hatlar boyunca parçalanmış olduğunu ve parçalar arasındaki rekabetin elitlere dahil olmayan kişi ve grupların da demokratik politikada etkili olmalarına fırsat sağlayabileceğini savunur.

http://filozof.net/Turkce/felsefe/sosyoloji/633-elitizm-nedir-elitizm-dusuncesi-elitzm-felsefesi-siyasette-elitizm-elitist-siyaset-elitist-felsefe-dusuncesi-elitizm-turleri-cesitleri-elitist-teori-elitist-teorisyenler.html

---------------------------------------------------------------------

Elitizmin karsiti populizm

Popülizm,

toplumdaki seçkin bir tabaka tarafından halkın çıkarlarının bastırıldığını ve engellediğini varsayan ve devlet organlarının bu seçkin tabakanın etkisinden çıkarılıp halkın yararına ve toplum olarak gelişmesi için kullanılması gerektiğini söyleyen siyasî bir felsefe veya söylem biçimidir. Dolayısıyla "popülist" bir kişi konuşmalarını "sokaktaki adam"ın ekonomik ve sosyal gereksinimlerine yönelik olarak hazırlayan kişidir. 1980'lerden beri popülizmin çeşitli politik ideolojilerin gelişmesine yardımcı olan bir söylem biçimi olduğu birçok ciddi çalışmada tartışılmaktadır. Son yıllarda popülist hareketlerin liderlerinin hem sol hem de sağ görüşlüler arasından çıktığı gözlemlenmiştir.[1]

Popülizmin karşıtı seçkinciliktir.

Popülist hareketlerin liderleri çoğunlukla büyük şirketlerin gücüne karşı koyacaklarını, "yozlaşmış" seçkinleri temizleyeceklerini ve "önceliği halka" vereceklerini söylerler. Popülizm genelde rejim karşıtı siyaseti içerdiği gibi özellikle sağ eğilimlerde milliyetçilik, jingoizm, ırkçılık veya köktendincilik ile birleşebilir.[1] Popülistlerin çoğu ya ülkenin belli bir yöresine ya da toplumun belli bir sınıfına (emekçi sınıf, orta direk, veya köylüler/çiftçiler gibi) hitap eder. Kullandıkları söylem sıklıkla ikilik yaratma üzerinedir ve halkın çoğunluğunu temsil ettiklerini söylerler.

Popülist yöntemler

Popülizm genel olarak sürer durumun radikal olarak eleştirilmesiyle kendini gösterir ama sağ eğilimli ya da sol eğilimli bir hareket olarak güçlü bir politik kimliği yoktur. Popülizm solcu , sağcı hatta merkez eğilimli görünümler almıştır. Yakın geçmişte ABD'deki muhafazakâr politikacılar popülist bir söylem içine girmişlerdir, Amerikan halkına "güçlü avukat lobisine", "liberal seçkinlere" ve "Hollywood seçkin tabakasına" karşı direnmelerini söylemişlerdir. Yine yakın geçmişte Amerikan "sol kanat" politikacıları giderek artan bir şekilde populist söylemlere girmiştir. Normalin aksine, Amerikan liberalizmi büyük şirketlere karşı gelen bir politika izlemektedir ve bu şirketlerin kârı insanın önüne koyduğunu ve şirketin gereksinimine göre hükümetin işleyişine müdahele edildiğini savunmaktadır. 2004 yılı başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti adayı John Edwards'ın kullandığı "iki Amerika" deyimi oy verenlere yönelik popülist girişime bir örnektir.

Popülistler bazı politikacılar tarafından toplumda oldukça demokratik ve olumlu bir güç olarak görülmesine karşın, siyasetbilimdeki bazı önemli çalışmalarda popülist kitlesel hareketlerin gerçekçi olmadığını ve siyaset sahnesini kararsız bir ortama sürüklediği belirtilmektedir. Margaret Canovan bu iki karşıt görüşünde hatalı olduğunu savunmakta ve dünya çapında çağdaş popülizmi "tarımsal" ve "siyasal" olarak iki ana bölüme ve 7 alt sınıfa ayırmaktadır:

   Tarımsal popülizm

       -Ticarî ürün yetiştiren ve köktenci ekonomik istekleri olan çiftçilerin hareketi, 19. yy. sonlarındaki ''''US People's Party'''' gibi oluşumlar.

       -Geçim koşulları içim köylü hareketleri, I. Dünya Savaşı'nın sonrasında Doğu Avrupa'daki Doğu Avrupa Yeşil Ayaklanma milisleri gibi oluşumlar.

       -Ağır şartlarda çalışan çiftçi ve köylülerin koşullarını hüzünlü bir şekilde romantikleştiren entellektüellerin kurduğu köktenci tarımsal hareketler, Rus ''narodniki'' gibi.

   Siyasal popülizm

       -Popülist demokrasi, halk oylamaları gibi reformlarla siyasi katılımcılığın artırılmasını savunmak gibi.

       -Politikacıların birleşik bir cephe kurmak ve çoğunluğu yakalamak için ideolojik olmayan "halka yönelik" söylemlerle yaptığı popülizm.

       -Gerici popülizm, George Wallace'ın beyazların büyüyen tepkisini kullanması gibi.

       -Popülist diktatörlük,Arjantin'de Juan Perón tarafından kurulduğu gibi.

https://tr.wikipedia.org/wiki/Pop%C3%BClizm

Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.