ABD, Suriye uçağını düşürdü (19.6.17)

Başlatan bozadi, 19 Haziran 2017, 22:56:58

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

19 Haziran 2017

ABD, Suriye uçağını düşürdü


Suriye'de terörle sözde mücadele eden ABD, tam aksine terör örgütlerine kalkan olmaya devam ediyor. PKK uzantısı PYD-YPG ile ortak hareket eden ABD bu sefer de DEAŞ'a operasyon düzenleyen Suriye ordusuna ait uçağı düşürdü.




ABD Suriye'de terör örgütlerine açıktan destek sağlamaya devam ediyor. Türkiye'ye karşı terör örgütü PKK uzantısı PYD-YPG ile birlikte hareket eden ABD biryandan da bölgedeki diğer figüranı olan terör örgütü DEAŞ'ı kullanıyor.

Suriye ordusunun Rakka bölgesinde DEAŞ'a operasyon düzenleyen savaş uçağı ABD tarafından düşürüldü. Saldırı, ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı koalisyonun şemsiyesi altında yapıldı. Suriye ordusundan yapılan açıklamada "Uçağımız, DEAŞ'la mücadeleye yönelik görevini yerine getirirken düşürüldü" denildi.

Uçağın düşürülmesinin, 'koalisyon güçlerinin eylemlerini DEAŞ ile koordine ettiklerinin bir teyidi' olduğu vurgulanan açıklamada, "Ordumuz ve müttefiklerimiz büyük başarılara imza atarken, onların eylemleri ise terörizmle mücadelede Suriye ordusunu ve müttefiklerini durdurmaya yönelik" ifadeleri yer aldı.

ABD'den 'aynen devam' mesajı

ABD öncülüğündeki koalisyondan yapılan açıklamada ise "18 Haziran saat 18.43'te bir Suriye SU-22 uçağı Tabka'nın güneyinde bulunan SDG kuvvetlerinin çok yakınına bomba bıraktı ve angajman kuralları gereği ve koalisyon ortaklarının kolektif güvenliği için ABD F/A 18E Super Hornet uçakları tarafından derhal düşürüldü" denildi.

Açıklamada şu ifadelerle Suriye ordusuna bu tür saldırıların devam edeceğine de vurgu yapıldı: "Rejim yanlısı kuvvetlerin Suriye'de DEAŞ'a karşı meşru mücadele veren koalisyon destekli kuvvetlere karşı düşmanca niyetleri tolere edilmeyecektir."

Rusya'dan ABD'ye tepki

ABD daha önce de Suriye ordusuna yaptığı saldırılarla terör örgütlerinin önünü açmıştı. ABD'nin Suriye uçağını düşürmesine Rusya'dan tepki geldi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Washington'a eylemlerini koordine etme ve Suriye'nin onayı olmayan tek taraflı eylemlerden kaçınma çağrısı yaptı. Lavrov "Suriye'de olanlarla ilgili konuşacak olursak... Suriye'nin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne saygı duyulmalı. Karadaki herhangi bir eylem konusunda Şam'ın onayı alınmalı" dedi.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov ise, Suriye güçlerini vurmaması için ABD'yi uyardı. Rus Interfax haber ajansına konuşan Ryabkov, yeni bir saldırı olması halinde Moskova'nın misilleme yapabileceğini aktardı.

Rusya'dan Türkiye ve İran'a mesaj

Öte yandan Rusya, İran ile Türkiye'nin Astana süreci çerçevesinde teklif ve girişimlerinde Suriye hükümetiyle anlaştığını da vurgulayan Lavrov, "Tüm taraflar böyle davranmalı. Suriye'deki güvenli bölgeler, ilerleme kaydedebilmek için olası seçeneklerden biri. ABD ve Suriye'de güçleri veya akıl hocaları olan tüm tarafları hükümetin onayıyla gerçekleştirdiğimiz çalışmalarımızla koordine olmaya çağırıyoruz" dedi.

Kaynak: Yeni Mesaj


bozadi

#1
PKK'yla karşılaştırıldığında PYD'ye belirli bir sempatim var, IŞİD'le gerçekten yoğun şekilde mücadele ettiler, önemli zaferler elde ettiler, Suriye'nin kuzeyindeki yurtlarını güvence altına almak için canlarını ortaya koydular, varlık mücadelesi verdiler. Yalnız daha önce de belirttiğim gibi PYD/YPG'nin ABD ile olan tangosunu son derece riskli buluyorum ve bu riskin giderek ciddiye bindiği bir sürece girdik gibi görünüyor. Salih Müslim ABD'nin kendisine verdiği desteğe güvenerek Suriye devlet yönetimine karşı haddini aşan tavırlar gösteriyor ve ABD bu durumu körüklemek için YPG'ye yakın bir yerde bombalama yapan bir Suriye uçağını düşürdü.
Büyük ihtimalle SDG denen ve PYD'nin muhtemelen başlıca unsuru olduğu grup Rakka'ya Suriye devlet yönetimini sokmak istemiyor, ABD'nin yardımıyla Rakka'yı tamamen kendisi ele geçirip gelecek planları için kullanmak istiyor.

PKK da bir zamanlar, yani yola çıkış zamanlarında belki bir ölçüde meşru denebilecek bir örgüttü ama ABD-İsrail ile olan kirli çıkar ilişkisi PKK'yı resmen bir terör örgütü haline getirdi. Ve şimdi PYD de aynı ABD-İsrail'e sırtını dayayarak çok yanlış mecralara yöneliyor ve bu yanlıştan dönmemesi durumunda muhtemelen çok ağır bedeller ödeyecekler.

bozadi

#2
16 Haziran 2017

Salih Müslim Suudi basınına konuştu: Türkiye, İran ve Katar'ı suçladı


PYD Eşbaşkanı Salih Müslim; Türkiye, İran ve Katar'ın bir ittifak halinde olduğunu savunarak bu ittifakın birçok Kürt gencinin ölümüne sebep olduğunu savundu.




PYD Eş Başkanı Salih Müslim, ilk kez Suudi Arabistan medyası ile röportaj gerçekleştirdi. Al Riyad'a konuşan Salih Müslim, İran ile ilişkilerine dair sorulan soruya cevabında; "İran ile hiçbir ilişkimiz yok. İran'ın, Kürt sorunu konusunda Suriye rejiminden farkı yok. Yani, Kürtlerin temel haklarına düşmanca davranıyorlar. Bu nedenle, Kürtlerin Suriye'deki haklarını kazanacağından korkuyorlar" ifadelerini kullandı.

Al Riyad muhabirinin "Bölgedeki gelişmeler ışığında bir İran-Katar-Türk ittifakından korkuyor musunuz?" sorusuna da cevap veren Müslim; İran, Katar ve Türkiye arasında bir ittifakın var olduğunu iddia etti ve bu ittifakın birçok Kürt gencinin ölümüne sebep olduğunu söyledi.

Türkiye ve Katar'ın bölgedeki rollerine de değinen Müslim; Türkiye'nin bir çıkış noktası, Katar'ın ise finansör olduğunu söyledi. Bu devletlerin, çağın ötesinde araçlar kullandıklarını iddia eden Müslim; "Ellerinin ulaştığı her noktaya karanlık, karanlık ve adaletsizlik uygulamaya çalışıyorlar" dedi

Soru üzerine, bölgede yer alan ve Körfez ile bağlantıları bulunan Arap aşiretleri hakkında da konuşan Müslim; Suudi Arabistan ile akrabalık bağı olan birçok Arap aşiretinin Rojava'daki bağımsız yönetimde yer aldığını ve bundan gurur duyduklarını da sözlerine ekledi.

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

#3
Hadi Türkiye'yi, Katar'ı, İran'ı suçladın ve diyelim ki bu konuda şu veya bu düzeyde haklısın, peki nasıl olur da bu devletleri suçlarken Suudi Arabistan'a olumlu referansta bulunabiliyorsun? Suudilerin bölgede terörün 1 numaralı "Müslüman" sponsoru olduğunu çok iyi biliyorsun, ve hatta Suudilerle Katar ve İran'ın arasının bozulmasının bu konuyla ilgili olduğunu da biliyorsun. O zaman hangi akılla, hangi vicdanla bir yanda Türkiye-Katar-İran'a çamur atarken diğer yandan ABD-İsrail köpeği terörist Suudilere mavi boncuk verebiliyorsun?! Bu hesap seni ve Suriye Kürtlerini daha iyi bir yere taşımayacak.

bozadi

#4
19 Haziran 2017

ABD'nin eski Şam Büyükelçisi: Kürtler ABD'ye güvendiği için ağır bedel ödeyecek


ABD'nin eski Şam Büyükelçisi Robert Ford, Washington'un Suriyelilere "sahte umutlar" verdiğini söyledi.




2011 yılında Suriye'de ilk eylemler başladığında "muhalifleri" kışkırtan isimlerin başında gelen dönemin ABD'nin Şam Büyükelçisi Robert Ford, Suudi medyasına konuştu.

Şark'ül Evsat'ta yer alan mülakatında Ford, o dönem Beyaz Saray'ın Suriyelilere "sahte umutlar" verdiğini söyledi.

Haziran 2011'de Hama'ya yaptığı ziyaretin "şiddeti kimin kışkırttığını anlamak için" olduğunu savunan Ford, Hama'nın ordu tarafından kuşatma altına alındığına ilişkin haberler geldiğini ve "kaygılandıklarını" söyledi.

Ford, ziyaretinin aynı zamanda Washington'da Şam'a giden "Hama olaylarını ciddiye alıyoruz" mesajı olduğunu da sözlerine ekledi.

Ancak o dönem ABD'nin sorunu müzakereler yoluyla çözmek istediğini, Hama ziyaretinin "muhaliflere" ABD'nin bu krizi askeri müdahale ile çözeceği yolunda bir algı yarattığını iddia etti.

Ford, en büyük hatasının, İran ile Hizbullah'ın Suriye'ye binlerce kişilik kuvvet göndereceğini tahmin edememek olduğunu da belirtti.

Ford, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un, dönemin ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'yi kimyasal silah anlaşmasında kandırdığını ve ona "çocuk gibi" davrandığını ileri sürdü.

Ford, Kürtlerin Amerikalılara güvenmeleri nedeniyle ağır bir bedel ödeyeceğini, ABD'nin onları yalnızca IŞİD'e karşı savaşta kullandığını savundu.

Eski elçi, "Suriye'nin geleceğinde, Washington ABD ordusundan Batı Kürdistanı bağımsız bir bölge olarak savunmasını istemeyecektir" dedi.

Kaynak: soL


bozadi

#5
31 Mayıs 2017

Rusya Dışişleri Bakanı teyit etti: YPG IŞİD ile anlaştı


Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, PKK'nın Suriye kolu YPG'nin IŞİD ile anlaştı.




Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, IŞİD'in Rakka'dan çıkması için PKK'nın Suriye kolu YPG ile anlaştığı yönündeki açıklamaların güvenilir kaynaklara dayandığını ifade etti. Zambiya Dışişleri Bakanı Harry Kalaba ile Moskova'da ortak basın toplantısı düzenleyen Lavrov'a Savunma Bakanlığı'nın açıklaması soruldu. Lavrov, Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan "IŞİD'in Rakka'dan çıkmak için Türkiye tarafından PKK'nın Suriye kolu olarak değerlendirilen YPG'nin oluşturduğu Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile anlaştığına" dair açıklamanın güvenilir verilere dayandığını söyledi.

'BAKANLIK SÖZ KONUSU BİLGİYİ TEYİT ETTİ'

Rus haber ajansı Sputnik'in haberine göre, Lavrov, "Duyduğum kadarıyla DSG, Savunma Bakanlığı'nın 'DSG'nin, IŞİD militanlarının Rakka'dan Palmira'ya yönüne doğru geçmesi için bir koridor temin edilmesi konusunda IŞİD ile anlaşma yaptığı' yönündeki açıklamasını reddetti. Ancak Rusya Savunma Bakanlığı, söz konusu bilgiyi teyit etti. Bu bilgi, güvenilir verilere dayanıyor. Dahası, söz konusu bilgi kamuoyuna yansıdıktan hemen sonra IŞİD militanları Rakka'dan çıkarak, Palmira'ya doğru hareket etti" dedi.

SAVUNMA BAKANLIĞI KAYNAĞI SPUTNİK'E KONUŞMUŞTU

Sputnik'e verdiği demeçte, IŞİD'in Rakka'dan çıkmak için DSG ile anlaştığını belirten Rusya Savunma Bakanlığı'ndan bir kaynak, "Kürtler, teröristler için güneyde bir güvenli koridor açarak, kentten sorunsuz çıkmalarını sağlamak istedi. Ancak Rus Uzay Hava Kuvvetleri bu manevrayı önlemeyi başardı" demişti.

Kaynak, Rakka'dan Palmira yönüne giden IŞİD konvoyuna yönelik düzenlenen hava saldırısında 32 araç ile 120'den fazla teröristin yok edildiğini belirtmişti.

Kaynak: ODATV


bozadi

#6
PYD bir yandan ABD, diğer yandan ise onun büyük rakibi Rusya gibi bir ülke tarafından desteklenmenin verdiği sarhoşlukla hızla yozlaşmakta olduğunun farkında değil muhtemelen. Rusya'nın desteğinin koşulsuz-şartsız olmadığı, PYD'den doğru adımlar atmasını beklediği açık. Yukarıdaki haberden görülebileceği gibi Rusya PYD'nin çok yanlış bazı adımlar attığı konusunda uyarıda bulundu bir süre önce.

bozadi

#7
19 Haziran 2017

"Suriye uçağının düşürülmesi büyük bir çatışmaya yol açabilir"


ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Rakka'da Suriye ordusuna ait bir uçağı düşürmesini değerlendiren Rusya Federasyon Konseyi Dış İlişkiler Komitesi Başkan Yardımcısı Vladimir Cabarov, yaşanan gelişmenin büyük bir çatışmaya yol açabileceğini söyledi.




Russia Today (RT) televizyonuna konuşan Cabarov, "Bir uçağın bu şekilde vurulması kabul edilemez. Koalisyon güçlerine misilleme yapılacak. Suriye'de orduya ait S-300 hava savunma sistemleriyle Rusya'ya ait S-400 füze savunma sistemleri bulunuyor. Bu nedenle yaşanan gelişme, büyük bir çatışmaya yol açabilir" dedi.

Cabarov, Suriye uçağına yönelik saldırının konuşulması için ilgili tarafların diplomatlarının katılımıyla en kısa sürede bir görüşme organize etme çağrısı da yaptı.

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

#8
19 Haziran 2017

Rusya: Fırat'ın batısına geçen her ABD ve koalisyon uçağı 'hedef' sayılacak!


Rusya ABD ile "Suriye" anlaşmasını iptal etti




Rusya Savunma Bakanlığı, ABD'nin Suriye rejimine ait savaş uçağını düşürmesi nedeniyle Washington ile Suriye'de uçuş güvenliğinin sağlanması anlaşması kapsamındaki işbirliğini durdurduğunu açıkladı. Açıklamada, Fırat'ın batısında tespit edilen ABD öncülüğündeki koalisyona ait uçak ve hava araçlarının Rus hava savunma sistemlerince "hedef" kabul edilerek izleme yapılacağını bildirildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, ABD'nin Suriye rejimine ait savaş uçağını düşürmesi uluslararası kuralların ihlali ve "askeri saldırganlık" olarak nitelendirildi.

Açıklamada, rejim uçağının vurulduğu sırada Suriye hava sahasında Rus uçaklarının da görev yapmasına rağmen, koalisyon güçlerinin Rusya ile mevcut iletişim kanalını kullanmadığı vurgulandı.

ABD'nin bu tutumunun, Moskova ve Washington arasındaki hava güvenliği anlaşmasına bilinçli olarak uymadığı şeklinde değerlendirileceği kaydedilen açıklamada, "Rusya Savunma Bakanlığı bugünden itibaren ABD ile Suriye'de hava güvenliği anlaşması kapsamındaki iş birliğini durduruyor" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, Rusya'nın hava operasyonu yaptığı bölgelerde, Fırat'ın batısında tespit edilen ABD öncülüğündeki koalisyona ait uçak ve hava araçlarının Rus hava savunma sistemlerince "hedef" kabul edilerek izleme yapılacağını bildirildi.

ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyon, Suriye rejimine ait bir SU-22 savaş uçağının Tabka ilçesinin güneyinde PYD'nin öncülük ettiği Suriye Demokratik Güçlerini (SDG) vurması üzerine ABD F/A 18 Super Hornet uçakları tarafından yerel saatle 18.43'te düşürdüğünü duyurmuştu.

Koalisyonun söz konusu ilk saldırıyı alçak uçuş yaparak durdurduğu ifade edilen açıklamada "Rejim yanlısı kuvvetlerin saldırısından sonra koalisyon tansiyonu düşürmek ve ateşi durdurmak üzere ayrışma için kurulu olan kanal üzerinden Rus yetkilileri ile temasa geçti" denilmişti.

Kaynak: T24


bozadi

#9
ABD-İsrail derin devletleri Rusya'nın elinden geldiğince ılımlı, sakin tavırlarını suistimal ederek şanslarını zorluyorlar ve "kendi ayaklarına sıkmak" denebilecek hatalar yapıyorlar. Yoz şeytan sonunda hak ettiğini alacak.

bozadi

#10
PYD konusunda patlayan sorunlara ek olarak Katar'la ilgili gelişmelerle birlikte, çok ilginç bir şekilde bir yanda Rusya-Suriye-İran üçlüsü ile diğer yanda Türkiye ve Katar gibi normalde ABD'ye itaat etme eğiliminde olan devletler arasında ABD-İsrail egemenliğine karşı hiç beklenmedik bir işbirliği yolu doğabilir gibi görünüyor ve bu aslında harika bir gelişme veya olasılık. Suudi Arabistan ve müttefiklerinin Katar'a duyduğu nefret, Türkiye'ye duydukları nefreti de iyice açığa çıkarıyor ve bu durum Türkiye ve Katar gibi devletlerin Rusya'yla ve müttefikleriyle ittifak arayışına girme ihtimallerini sürekli artırıyor.