BİR'liğe Uyanış

Başlatan Cihangir Derince, 08 Kasım 2010, 04:02:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

erica arborea

#60
kullanılan dilin sadeleşmesini ve böylece sistemi anlayabilmeyi isterdim. hala merak ediyorum hem sistemi, hem de dilin neden böyle olmak zorunda olduğunu...

asıl muhatapların sessiz kalmayı tercih ettikleri ve verdikleri cevapların cevap vermekten ziyade daha çok kafa karıştırdığı bir gerçek. ben de ilk fırsatta "atlanta ra" merkezini ziyaret edip, onları yakından tanımak istiyorum. fakat, kendilerini yazılı olarak ifade etmekte ciddi sorunlarının olduğunu ve bunun bende şüphe yarattığını peşinen söyleyebilirim.

dar alanda kısa paslaşmalar ve lüzumsuz bir gerginlik yaşandı. demek böyle gerekliymiş. herkes kendine düşen dersi alacaktır. ben burada yeni ve kanal bilgileri alanında cahil olduğumdan bu tartışmaların sonucunda kim haklı-kim haksız bir yere varamadım, faydalı bir bilgi edinemedim, olumlu bir enerji almadım.

haklı-haksız da umurumda değil. benim umurumda olan şeyleri, burada bulunma amacımı yukarıda tek tek ve anlaşılır bir dille yazmıştım. "kibar olmak, haklı olmaktan" iyidir ve eleştiriye açık olmamak, egonun hakim olduğu anlamına gelir. sıfır egonun ise insan cinsi için mümkün olmayacağının altını çizmek gerekir. egolarımızla dünyaya geldik, egolarımızla öleceğiz. nefes aldığımız sürece nefsimiz olacak. burada (bu hayatımızda) "onun bizi yönetmesine imkan vermeden, biz onu nasıl yöneteceğiz", bunu öğreniyoruz. mevlana der ki "nefsini aç bırakırsan saldırır, çok doyurursan gaflete düşer (uyur). ne aç, ne tok bırakacaksın." hepimize denge ve metanet diliyorum.
 

Tgur

#61
Evet hepimize denge ,çok yerinde bir öneri,

Bu tip dialog veya trialog/tetralog v.ilh.. uygulamalarında çok geride kalırım .

(bahsi geçen gurup) guruplaşma israrlarında sebep aramak hepimizin konusu ,Bozadi dostumuzun o kadar uğraşısı yanında nezaketle bu arakadaşları ve bilgilerini kabul edip incelemesi ve sonuçları hakkında isabetli yorumlarda bulunması takdire şayan bir husus ,

Diğer kıymetli arkadaşların da..

Neticede bilgi arttırmanın dışında başka maksatların kokusunu alabildik,
Bu da ne olabilir ,

Tam bu noktada, eşimin de şahit olduğu bu guruptan gelen teklif ve bilgilerden anladığımız şey, gurup, dünyada bedenlenmiş kendi frekansındaki insanları toplamak gayretinde ,zira bahsi geçen lisan ve temas ,öğreti cazibesine kapılıp katılım yapanlar bu bilgilenme şeklini katiyen yadırgamıyorlar.
Altınay olarak çalışmalara katılıyorlar ,amaç anlaşıldığı gibi her bilinç kendi frekansına uygun bilgileri benimsiyor ,

Netice olarak ,
Her bilinç kendi sezgisel çekimine göre hareket etsin ve bu yüzden üzülmeye ,tartışmaya gerek yok kanaatime göre, zira biz bilgilenme yolunda yürürken her yeni bilgiye bakma ,anlama zorundayız ..

Tgur

#62
Bu arada kendi frekansında olanları toplama konusu da açıklanmaya gerek duyulan bir husus,
Bilginin veriliş tarzı genelde topyekün uygun bir ölçüde olduğunda ,geniş bir populasyonda
rağbet buluyor.Kryon gibi.
Böyle (Cenap beyin gurubu gibi) guruplarla değişik metodları uygulayarak ve bilinç zorlayarak,yeni usuller ortaya koyup bilgiyi maskeler içinde vermek bir nevi şifrelenme ve bu şifreleri çözebilecek bireyleri toplayabilmek,

Bu halde ,her ne olursa olsun bir seleksiyondan bahsetmemek elde olmuyor.

Ancak kasyopya bilgilerinde de bir zorlama olduğu gibi izlense de ,konunun diğer zamanlardaki çeşitli kişilerce araştırılıp çözüme kavuşturulması ,gerekirse ipuçlarının azdan çoğa doğru yavaş yavaş verilmesi, kişileri belirli bilgilerde kilitlenme değil açılıma sevk ediyor ve genele hizmet eden bir bilgilenme kaynağı özelliğini sergiliyor..

Alemtac

#63
Sevgili dostlar; düz bir insanımdır, ne diyorsam odur. Sözlerimin altında okuduğunuzdan başka bir mana yoktur. Sevgili Tgur'un dediği gibi herkez kendine uygun olan frekansı seçer, bu anlamda haklı/haksız diye de bir şey kalmıyor. Aslında çok şey öğrendik, benim öğrendiğim; en düşük frekanstaki kişi ile en yüksek frekanstaki arasında denge kurmak yani yüksek frekanstaki de ben, düşük frekanstaki de ben olduğuna göre öncelikle kendi içimde dengeyi sağlamam gerek. Bunu deyince Sevgili Sirera'ya hak vermeden edemiyorum, madem sen de bensin...ben ve hiç kimsenin kalmasını istemiyorum. Bu nedenle bilgilerin dili anlaşılır o-l-m-a-l-ı-d-ı-r.
 

bozadi

#64
ben de başta kendime olmak üzere hepimize sabır, denge ve metanet diliyorum.

masterphidias

#65
"Yolcu"nun üslubunun yanlışlığı "yılana sarılmak" gibi bir negatif benzetme yapmasından belli,sözlerinde doğruluk payı varsa bile o benzetme herşeyi alıp götürüyor zaten...Gereksizce saldırgan ve negatif bir tavır olmuş...
kişisel olarak ben insanların düşünceler ve ortaya konulan şeyler yerine kişilerle uğraşmalarından hazzetmiyorum. İçinde bulunduğumuz medyanın pompaladığı bunu temel alan kavgacı mantığın da insanlarımızda yaygın şekilde içselleştiğini düşünüyorum. Bu anlamda Kasyopya mesajları çok haklı öngörüler ve bilgiler sunmuşlardı. İnsanımızda "kişileri" dışarda tutarak sadece bilgiyi isteme ve sorgulama, bilgi edinme isteği pek yok genelde. Genelde kişiyi küçük düşürme, açık yakalama vb var.
Kanalmış, ilhammış vs yollarla bilgi sunma iddiasında olan herkesin aklı başında davranması gerektiğine inanıyorum. Bu muazzam varoluşta öyle sadece bir kişinin sunduğu bilgilerin insanlığı aydınlatması filan sözkonusu olamaz. Bunu yapabilse dinler yapardı onlar bile yapamadılar. Çünkü bu bilgiler sunulurken bir "alıcı" olarak insanın durumunu da "yukarısı"nın dikkate alması gerektiği açıktır. Sevgili Bozadi'ye şunu söylemek isterim, bu Atlanta-Ra öğretisi ile Bilgi Kitabı arasında gerçekten neredeyse %100 benzerlik var, sanırım aynı kaynaklardan geliyorlar.Benzer şekilde "Birlik İlmi"nin sunduğu bilgiler de öyledir.Atlanta-Ra adının bile 25 yıl önce Bilgi Kitabında sıklıkla yeraldığını (birçok yerde bu isim verilmektedir) bu konuda bilgiler verildiğini söylersem sanırım durumu daha iyi ifade etmiş olurum.Her iki öğretiyi de "dilleri sebebiyle" öğrenemediğim için bir bilgileme veya karşılaştırma yapamayacağım, her üç kaynağa ait birer sayfayı internetten temin edip okduğunuzda benzerlik zaten hemen görünecektir. Ama dediğim sebeplerden içerik karşılaştırması yapamayacağım, tam bir kabus olurdu benim için. Kodlamayı "kotlama" yapan bir zihniyeti okumak dahi istemiyorum işin Türkçesi bu.
Bu üç kaynağın dili, ifade biçimleri ve adeta anlaşılmamak için konuşmaları inanılmaz bir ortam benzerliğini de işaret ediyor zaten.
bu konunun dışında, ben kişisel olarak , çok farklı kanallardan verilen ve birbiriyle ilgisizmiş gibi duran bilgiler ilişkilendirildiğinde ortaya çıkan manzaranın karşısında büyüleniyorum. Konuyla direkt ilgisi olmasa da birşey söylemek istiyorum. Kişisel olarak beni en çok zorlayan şeylerden biri,Amerikan kaynaklı yeni çağ bilgileri ve mesajlarının yanında veya karşısında, İslami celselerdeki yoğun "güç ve zorlama etkisidir", itiraf ediyorum ki İslami kanal bilgileri vs yollarla sunulan mesajlarda bana göre korku yaratan ve "ezici bir gücüz" imajı veren şeyler var.Kryon, Ra,Hathorlar,Sananda,Playedes vs kaynaklarda sevgi ve pozitif enerji buluyorum, ama İslami kanallarda yoğun bir korku unsuru görüyorum.Doğrusu bu benim düşüncelerimi altüst ediyor. Büyük bir sorun bu benim için.
 

erica arborea

#66
mürşidin müridine uyguladığı çeşitli testler olurmuş. bunlar, mürşidine göre, ekolüne göre değişirmiş. belki burada da böyle bir şey var sevgili tgur, haklı olabilirsin. dil sınavını geçebilen okula kaydoluyor ve geçebilenler olduğu gibi, geçemeyenler de var. şifreleme, perdeleme, seleksiyon, sırları kamuyla paylaşmama, işi hakikat olan bütün ekollerin zorunda kaldıkları şey. hem kendilerini korumak için (çünkü tabu yıkıyorlar), hem de seviyeye göre hizmet vermek için... kuran 4 katmandan oluşuyor örneğin, herkes seviyesine göre algılıyor. nasreddin hoca kimine göre komik-kurnaz bir adam, kimine göre bir mürşid. cenap bey kimine göre çılgın, kimine göre üstad... mutlaka bir hususiyeti var ama şimdilik çözemedim. mukayese yapabilen arkadaşlar bugüne kadar söylenenlerden başka, yeni bir şey söylemiyor diyorlar. muhtemelen burayı okuyorlar. "dünyada bedenlenmiş kendi frekansındaki insanları toplamak gayretinde" (ref: tgur) iseler ben onlardan değilim. böylece kendimle ilgili bir şey daha öğrenmiş oldum, ne olmadığımı... sıradan bir faniyim. ama eğer kitleler onları anlasın istiyorlarsa kendilerini ifade etme sorunları var ve bunu mutlaka çözmeliler.
 

Tgur

#67
"dünyada bedenlenmiş kendi frekansındaki insanları toplamak gayretinde" ifadesini ameliyat masasına yatırmam lazım ,
Bu neden gereklidir ,

Aklıma çeşitli kanal bilgilerinden bh ve kh nın üst yoğunluklar dahil süregelen savaşı geldi,topla tüfekle yapılan bir savaş değil bu, bilim kurgu yayınlarındaki üstün lizer v.s silahlarla yapılan savaş da değil , ama bir savaş,

Frekansların uygun olanların bir arada toplanması ,bir gurup olmaları ,özel bir kitlemsi tümör gibi varoluşun içinde ayrılığı alabildiğine sergileyen görünüm arzediyor,

Oysa konumuz , ortaya dökülen bilgilerin tümünde (maskeli,şifreli veya apaçık) birliğe gidişi ,olan biteni tek ölçüde kabul edişi ,sevmeyi ,bir başkayı kendi gibi görmeyi öngören bilgileri anlama ve kendimize adapte edebilme üzerinde ,

İşte bahsi geçen savaş ,bu kitleleşip üst yoğunluk hasletleri ile kuşanıp, özellikle üçüncü yoğunluk yaşantısındaki varlıklar üzerinde hükmetme isteyen kadrolarla (kh), birlik yolunda olup kısaca (bh)
dediğimiz arasında olan bir savaş ,

Kh gurubu ,kendi kadrolarının çoğalması ve bu yolla hükmetme olgusunu pekiştirecek,genişletecek potansiyel yaratmak için bu şifrelenme ve özel çalışmaları devreye almaktadır ,frekansı tutturan kalacak, diğerleri terk edecek , çalışmalarının özü içine girerseniz müeyyideler ve zorlamalar olduğunu apaçık görürsünüz ,

Sözün açıkçası , hazırlanan bu gurup ,öğretmen kimliği ile öğrenci adı altında hükmedeceği ve kök noktalarında kala kalmış varlık guruplarının yaratılması ,yönetilmesi maksadını sürdüren bir plan
uygulaması gibi gözükmektedir..

Bh nin bu savaşta rolü ise masumanedir ,
Sadece bilgiyi açık ,apaçık verebilmek için yollar aramak ,bilgiye ilgi duyurmak için varlık bilincine en kolay, zahmetsiz usüller bulmak ve bunların uygulanmasına mani olmaya çalışan bahsi geçen kh guruplarının emellerini açığa çıkaracak faaliyet için de yine bilgilendirme silahını kullanmak..

Görüldüğü gibi bu savaşta rolün büyük kısmı ,gayret gösterecek veya göstermeyip takılı bilgi ile sınırlanmış ve korkutulmuş bir bilinçle boyun eğecek, insana düşmektedir ..

Tiversonus

#68
İstistasız tüm okuyan dostlara (yazımı) Merrhabalar,

Hızlanan kozmoz, aetan güneş aktiviteleri ve bu yayınların içerisindeki beşgen ve diğer geometrik yayınlardak kalıp artışları mikro organizmaları ve elbette deinsanları aşırı "yüklemeye" başladı. Bence çpk daha fazla karmaşık bir sürece girdi, insanoğlu. İşte bu neden ile, pozitif 7 negatif demeden kaynaklara bir nefes programı, detokslama, arınma. Bilgi toplama yapılmalı ki duygu kontrolü ve dayanıklılık artabilsin.

Bozadi'nin talepleri oldukça makuldu, ancak pek karşılanacak gibi de gözükmüyor, herşeye rağmen, sitenin beklentileri ile bir uyuşmazlık gözüküyor...Genel olarak ben, "tutmadığım" bilgiler ile en küçük terbiye ya da alaya girmem, belirli bir zamn bence ayırmak ona verilecek değere bir göstergedir...Ben merak ettim, şimdi ikinci sitede beraberiz bu bilgiler ile ama artık ya hala meraka devam edeceğim ya da bırakacağım, her Spiritüaliste de yolu açık olsun diliyorum, bu bir seçim ve gerçeğin ifşaası işi...ve skın bazı okuyucular BH.com sitesinin etkinliğini küçümsemesinler, bu bazı ülkelerde farklı yapılar ile çıkmalıydı ve çıktı, ülkemizde ise farklı çıktı. Kısaca ne derneğe ne de bir yapıya ihtiyacımız yok,izleyenler bileceklerdir. Ha Işık Ailemiz...İşte en büyük gücümüz üst boyut Benliklerimizden kaynaklanıyor...


Sevgili Bozadi nin aldığı kararların arkasındayım, ve foruma üretilen tüm iletileri, matematiksel" bir sistem ile ve zaman, giriş, konu, hür açık fikir, yazılana muhalefet v.b. şeyler ile de takip ediyorum. Herşeye rağmen, fikri hür ve vicdanı hür bir yapıdayım, "Ben Ben'im", en azından buna sahibiz, forum yönetimi olarak...

bozadi

#69
çok sevindim desteğin için sevgili Tiversonus, teşekkür ederim! :)

forumda daha fazla işbirliği için benimle paylaştığın yetkini kullanmada her ne kadar aşırı pişmanlık duyacağım birşey yaptığımı düşünmesem de, en ideal şekilde davranmamış olabilirim de tabi ki.

kendimi her konuda çok haklı görmüyorum kesinlikle. (tamam, var belki öyle bir-iki parçam ara sıra etkinleşen :))) giderek dengelenme doğrultusundaki niyetimden birşey kaybetmiş değilim.

forumla bağlantısı kesilen şahısları kendimden ayrı görmüyorum nihai olarak. sadece şu tartışma sürecinde ortam sanki yeterince gergin değilmiş gibi, tarafsızlık görüntüsü altında bana tek taraflı yüklenme tercihinde bulundular nedense. hem tartışılan şeyler hakkında bilgi sahibi değiller, hem tartışmanın karşı tarafının tavırlarındaki ciddi problemleri görmeye eğilimleri yok, hem de bana tek taraflı yüklenmekten sakınmıyorlar. takdir edilecek bir cesaret. ama yeterince bilgiyle ve şefkatle donanmamış bir cesaretti ve dolayısıyla cesaretten ziyade bir 'cüret'ti ve karşılarındaki şahsın da cüret konusunda onlardan aşağı kalır bir yanı olmadığını şimdiye kadar sezmiş olmalıydılar. en sempatik zamanımda değildim. o anda sahip olduğum yetkiyi o şekilde kullanmış olmaktan pişman da değilim. kendilerini daha rahat hissedecekleri ortamlar bulmalarını dilerim.

bu ortam üzerinde gösterdiğimiz ağ çalışması çabalarıyla ruhsal/varlıksal uyanışımız giderek güçlensin. yüksek benliklerimizden daha fazla yardım isteyelim ve daha fazla yardım bulalım.

Alemtac

#70
"bu ortam üzerinde gösterdiğimiz ağ çalışması çabalarıyla ruhsal/varlıksal uyanışımız giderek güçlensin. yüksek benliklerimizden daha fazla yardım isteyelim ve daha fazla yardım bulalım." Benim dileğimde aynı Sevgili Bozadi.

Sevgili Tiversonus, yazılarını görmek ne güzel :) Şifa dileklerimi gönderiyorum, sevgiler.