Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

3 Eylül 2008

Başlatan 4BH, 15 Mayıs 2010, 16:37:16

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

4BH

3 Eylül 2008

(mevcut olanların listesi gizlilik gerekliliğiyle silindi)

(planşet hareket etmeye başlıyor...)

C: ABD yıkıma doğru ilerliyor!

S: (L) Merhaba. Önce merhaba diyebilir miyiz?
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Kasyopya'dan Yeayonya.

S: (L) Kasyopya'dan mı bağlantı kuruyorsun?
C: Evet.

S: (L) Pekala. Bu geceki maceraya neden "ABD yıkıma doğru ilerliyor" diye başladınız?
C: Sonucun değişmesi için herhangi birşeyin yapılabileceği noktayı geçti.

S: (L) Sonuç nedir?
C: Artan iç karışıklık. Almanya'da neler olmuştu?

S: (L) Almanya'da ne zaman ne olmuştu?
C: Savaşın sonuna doğru. Hitler'in çılgınlığı ve dünyanın Almanya'ya karşı nefreti.

S: (L) Pek parlak bir resim değildi sanırım. (J) Dünya Almanya'yı bombaladı...
C: Evet. Bunu nihai olarak ABD'de de bekleyin.

S: (J) Nükleer bombalar mı?
C: Ve fazlası.

S: (A___) Bu durum dünyanın kalanını da mı yok edecek?
C: Pek sayılmaz... ama kozmik faktörlerin yıkıcı etkileri olacak. (ç.n.: muhtemelen kometler vs kastediliyor)

S: (L) Şu anda bu konuda söyleyeceğiniz başka birşey var mı? Ele almak istediğimiz başka konular da var.
C: Dikkatinizi açık tutun.

S: (L) Tamam, şimdi çeşitli insanlar adına çeşitli sorularımız var... (Laura'nın notu: kişisel soru ve yanıtlar silindi.) ... Lüsid rüyanın tam olarak ne olduğunu öğrenmek istiyorum.
C: Diğer sistemler kapalıyken kısmen bilinçli farkındalık ve bilinçaltının sızıntısı. Hipnogojik veya hipnopompik veya "diğer" hallerde olabilir.

S: (L) Bilinçaltında neler olduğunu öğrenmek veya realiteni değiştirmek gibi birşey için faydalı bir hal mi bu?
C: Temel olarak eğlence için faydalı olabilir.

S: (L) Yani lüsid rüya denen şeyin pratiğini yapmaktan elde edilebilecek çok önemli faydalar yok yani, öyle mi?
C: Doğru.

S: (L) Lüsid rüya hakkında başka sorusu olan? (DD) Dün lüsid rüya gördüm! (Ark) Ucuz filmler! (gülüşme) (L) Sonraki soru: Bildiğiniz gibi (belirli bir bireyle ilgili olarak, çoklu kişilik bozukluğu ve disosiyatif kişilik bozukluğu hakkında) bir tartışma yapıyoruz. Sorum şu: bir insanı çoklu kişilik bozukluğuna açık hale getiren şey nedir? Bazıları bölünmeye daha mı yatkın?
C: Evet.

S: (L) Bir insanı buna daha yatkın hale getiren şey nedir?
C: Organik portal olmak (ç.n.: "ruhsuz" diye tanımlanan bireyler)

S: (L) Tamam. Çoklu kişilik bozukluğu olan bir OP'nin bu rahatsızlıktan kurtulması daha düşük bir ihtimal mi? Veya iyileşmeleri daha mı zor?
C: Evet. Neredeyse imkansız. Ayrıca bazı bireylerin aslında yapılarında pek çok bölümlemelerle doğduğunun da farkında olun.

S: (L) Bu _____'nin muhtemel bir OP olduğu anlamına mı geliyor?
C: Böyle bir bildirimde bulunma konusunda tereddüt ettik, ama şüphen olduğunu gördüğümüz için, bunu doğrulayabiliriz.

S: (L) Neden sadece "evet" demiyorsunuz? (gülüşme ve K'lerin bu "hukuki" cevabı ile ilgili tartışma) (L) Pekala, ____'nin kaç tane alternatif veya farklı kişiliği var?
C: Yedi dominant kişilik ve sıkça doğup ölen pek çok geçici kişilik.

S: (A___) O tüm bu kişiliklerinin farkında mı? (Ark) Hangi "o"? (gülüşme)
C: Kişiliklerinden bir kaçı diğerlerinin farkında ama bir iki tanesi kendisinin tek olduğunu düşünüyor.

S: (A___) Biz onunla iletişim kurarken temel olarak kişiliklerinden bir iki tanesiyle mi iletişim kuruyoruz, yoksa hepsiyle mi?
C: Dört tanesine rastladınız.

S: (L) Benim için fazla. (A___) Hepsinin kendileri için farklı isimleri var mı?
C: Bazılarının var.

S: (L) Tamam, ruhlu bir bireyde çoklu kişilik bozukluğu veya disosiyatif kişilik bozukluğu yapay bir yolla meydana getirilebilir mi?
C: Evet, ama son derece zor.

S: (S) Tüm o programlanmış suikastçilerin hepsi OP mi?
C: Çok muhtemel.

S: (DD) (Laura'nın notu: ses net kaydedilemedi ama ruhlu bireylerde yapay olarak bu bozukluğun meydana getirilmesiyle ilgili bir soruydu)
C: Çok zor.

S: (DD) Askeri ailelerin çok erken yaşlarda alınıp bunlara maruz bırakılan çocuklarıyla ilgili hikayeler var...
C: "Askeri ailelerde" ne tür genetikler söz konusu sence?

S: (L) Bu beni bir sonraki soruya getiriyor. Psikopatların arıza yapan OP'ler olduğunu söylemiştiniz, öyle değil mi?
C: Evet.

S: (L) Nasıl arıza yapıyorlar? Bunu tam olarak nasıl sorabileceğimi bilmiyorum ama... Öyle mi doğuyorlar?
C: Evet.

S: (L) Çocukluklarında olan birşey yüzünden mi arıza yapıyorlar?
C: Bazen...

S: (A___) Bu tür vakaların bazıları bir tür mühendislikle mi yapılıyor?
C: Özellikle son zamanlarda bazıları mühendislik ürünü. Ama genel olarak genetik bir mutasyon.

S: (L) Eğer bir mutasyondan kaynaklanıyorsa, orijinal mutasyon ne zaman oldu?
C: Birden fazla olay ama ilki elli bin yıl önceydi.

S: (L) Toplumda belli bir yüzdeleri olduğunu biliyoruz. Tarihin çeşitli zamanlarında çoğalıp bir anlamda dünyayı ele geçirdikleri, çok miktarda yıkım yarattıkları oluyor mu? Ve bizzat bu nedenle birbirlerini de yok edip kendi sayılarını azaltıyorlar mı? Tıpkı tavşan veya tilki popülasyonları gibi?
C: Çok benzer, evet.

S: (L) Mevcut psikopatlık soyunun Avrupa'daki veya Asya'daki Neandertal ile Ari tipleri arasındaki bir melezlemeden kaynaklandığı fikrimin herhangi bir geçerliliği var mı?
C: Soylardan biri, evet. Ama tüm psikopatlar değil.

S: (L) Neandertal ve Ari melezlemesinden nasıl bir soy çıkar?
C: Yıkıcı güdülü bir tür.

S: (Ark) Tüm psikopatlar temelde yıkıcı değil mi? (L) Sanmıyorum. Örneğin şizoidal psikopatlar farklı sanırım. Paranoit psikopatlar var. Saf psikopatlara kadar uzanan bir skala var. Bir spektrum. Bu konuyla ilgili başka soru düşünebilen var mı? Benim sorularım bu kadar. (Ark) Putin psikopat mı?
C: Bu kandırma olurdu şimdi ama! (ç.n.: bu soru problemli bulunmuş sanırım)

S: (L) Bence psikopat değil. (S) Dinlediğim, hakkında birşeyler okuduğum tüm liderler arasında en makul ve doğru şeyleri söyleyen kişi gibi görünüyor ama bu onun kötü biri olmadığı veya kötü şeyler yapmadığı anlamına gelmiyor. Ama diğerleriyle karşılaştırılırsa... (L) O pozisyonda olduğunda, böyle bir dünyada büyüdüğünde nasıl olmazsın ki... Ama Putin Kötülüğün Diyet Kolası gibi: sadece bir kalori. (Ark) Psikopat olmadığını göstermek istersen, tamamen farklı birşey söylemen gerekir. (L) Bush bunu her zaman yapıyor. Her zaman çok farklı şeyler söylüyor ama bunu eylemleriyle desteklemiyor. ABD'deki oligarşları dağıtmak için hiçbir şey yapmadı. ... Bazı çoklu kişilik vakaları sadece birer ruh ilişmesi vakaları olabilir mi?
C: Evet.

S: (L) Çoklu kişilik vakalarının bazılarında, aynı bedende birden fazla ruh özü bulunuyor olabilir mi?
C: Olabilir.

S: (L) Ve eğer vaka çoklu kişilik bozukluğu gibi görünen bir ruh ilişmesi vakasıysa, bu ancak ruhlu bir insana oluyor demektir, doğru mu?
C: Evet.

S: (Ark) Bu ruh ilişmesi olayları ruhlu ve ruhsuz diye ayrılabilir mi?
C: Genellikle hayır.

S: (A___) Bazı vakalara neden olan şey aşırı travma veya... (L) Bunun çok nadir, çok zor olduğunu söylediler zaten.
C: Evet, düşündüğün gibi, ama yine; zor ve nadir.

S: (Ark bir soru listesi çıkarıyor) (L) Listeyle mi geldin? (Ark) Normalde listeyle gelmem ama eğer listen yoksa soru soramıyorsun bazen. Aklındaki şeyler buharlaşıyor. Geçmiş celselerin birinde çekimin ters çevrilmiş geometrik temsilinden bahsetmiştiniz ve ben uzun bir süre bunun ne olabileceğini çözemedim. Şimdi bunun Burkhard Heim'ın çalışmasıyla ilgili olabileceğini düşünüyorum. ... Tahminim doğru mu, veya doğruya yakın mı?
C: Çok yakın! ...

S: (Ark) Ama bir cevap istiyorum! (L) Doğru olduğunu söylüyorlar. ... (Ark) Pekala, bir sonraki soru. Uzun süre önce, pencereler hakkında bir makale bulmamız gerektiğini söylemiştiniz. N pencereleri olduğunu sormuştuk ve siz de matematiksel pencereler demiştiniz. Bunun kaos, fraktallar ve Mandelbrot'la ilgili olup olmadığını araştırıyordum. Fikrim bu hala. Ve yedi yıldır kesin bir cevaba ulaşamadım, bu pencereler hakkında bir makale bulamadım. Belki de elimde mevcuttur ama farkında değilim. Bunun hakkında başka bir ipucu verebilir misiniz?
C: "Kürenin merkezinin" bir pencere olduğunu hatırla.

S: (Ark) Kürenin merkezi... Yine uzun zaman önce Mandelbrot'a referansta bulunmuştunuz. Hatta insanlar normalde "Mandel" derken, siz onun ismini normalden biraz farklı olarak "Mandlebrot" diye belirtmiştiniz. Yıllardır bu Mandelbrot'u araştırıyorum ve bunun fraktallarla ilgili olduğunu düşündüm. Bu iyi bir başlangıçtı. Ama hala Mandelbrot'un kürenin merkeziyle ne alakası olduğunu bilmiyorum. Sanırım pencerelerle bir şekilde alakalı. İpucu?
C: Merkezden çıkış. Yüzey, "şeylerin/olayların meydana geldiği" ve fraktalların bir araya geldiği yer.

S: (Ark) 1969'a bakmamı, 1969'da ne yaptığıma bakmamı söylemiştiniz. 1969'da başka pek çok şeyle birlikte kuantum mantığı üzerinde oynuyordum. Ve bu kuantum mantığı, bilinci açıklamak için ihtiyaç duyulan bu ters çevrilmiş çekim ifadesiyle ilişkilendirilebilir. Bu kuantum mantığı gerçekten faydalı mı, yoksa onu unutup başka birşey üzerinde mi konsantre olmalıyım? Kuantum mantığı faydalı mı?
C: Periferal. (ç.n.: çevresel. Merkezi önemi yok anlamında olabilir.)

S: (Ark) Periferal. 1969'da mı periferal?
C: Hayır, başka birşey vardı.

S: (Ark) Teşekkür ederim. (L) Başka sorusu olan? (DD) Evet, servikal düzeltme Laura için faydalı olur mu?
C: Muhtemelen. Ama ana sorun enflamasyon. Fizikseli rahatlatan herşeyin faydası olur yine de.

S: (D) Nano gümüş solüsyonları enflamasyon için faydalı olur mu?
C: Evet.

S: (DD) Belirli bir zaman aralığından sonra dün köpeğime gümüş vermeye başladım. Bunun onun enflamasyonuna faydası olacak mı? Sindirim sorunlarına yol açar mı?
C: Dozu hafif azalt ve probiyotik ver. Ama en fazla bunu yapabileceğini hatırla. (Köpeğin) mezuniyete can atıyor; onu çok sıkı tutmamanı tavsiye ederiz. (ç.n.: 3. yoğunluğa mezun olması için bu bedenini terk etmesi gerekiyor)

S: (DD) Tamam, güzel. Dozu bu sefer 1.5 CC ile sınırladım. Bu da çok yüksek mi?
C: Normal kabul ediyoruz.

S: (DD) Bu kendimi daha iyi hissettirdi. (G) D vitamini takviyelerini soracaktım. L formu bakterilerle enfekte olmuş olanlar için zararlı mı?
C: Evet.

S: (DD) Gümüş bakteriyel enfeksiyonu halleder mi?
C: Kısmen, ama sorun yeterince doğru bakterilerin mevcut olmaması.

S: (DD) Probiyotik takviyesi.
C: Evet.

S: (A___) Probiyotikler benim için de iyi mi?
C: Kesinlikle.

S: (probiyotikler ve onları herhangi antibiyotiklerle birlikte kullanma hakkında tartışma) (DD) Aldığım gümüş... Hindistan'daki BioPharma şirketi bu gümüş türünün neden probiyotikleri yok etmediğini anlayamıyor, çünkü yaptıkları tüm tekli kollodial gümüş deneylerinde takviye kullanmak zorunda kalmışlar ve bu gümüş türünün probiyotikleri neden etkilemediğini kimse bilmiyor. (A___) Benim de bu bakteriyle ilgili sorunum var mı?
C: Evet.

S: (A___) Eğer öyleyse, D vitamini üretimine neden olduğu için güneşte uzanmak benim için kötü, öyle mi?
C: Evet.

S: (A___) Güneş kötü mü? Biraz güneş?!
C: Doğrudan değil. (ç.n.: bu şahıs için doğrudan güneş banyosu zararlı anlamında sanırım)

S: (A___) Öfff, neyse!!! (gülüşme) Bu beyaz beneklerimin nedeni bu mu?
C: Aşırı mantar gelişimi.

S: (DD) Probiyotikle ilgili hızlı bir soru. Bu elemental kolloidal gümüş bağırsak bakterilerini neden yok etmiyor?
C: "Şekil"den dolayı aynı yolla bağlanmıyor.

S: (DD) Şekli gösteren TDM fotoğraflarını görmüştük. Bu durum, iyonik gümüşün negatif ve pozitif parçacık yüküyle mi ilgili? Pozitif parçacık yükü, probiyotikleri koruyan bir etki mi yapıyor?
C: Biraz etkisi var, ama ana husus şekil; aynı bağlanma bölgesine uymuyor.

S: (DD) Hmm. İlginç. (Z) Bende D vitamini seviyesi düşük. Bunun nedeni L bakterileri enfeksiyonu mu?
C: Evet ve mevcut başka bakteriler.

S: (DD) Protozoan mı?
C: Hayır.

S: (A___) Bende adrenal yorgunluk var mı?
C: Çok hafif.

S: (DD) Güney Kaliforniya'da yaşamam ve maruz kaldığım elektromanyetik alanlar, acalacia meselesiyle ilgili miydi? (L) Acalacia nedir? (DD) Yemeği midene indiren nörolojik yemek borusu hareketlerinin durması. EM kirliliğinin bunda katkısı olup olmadığını merak ediyordum.
C: Kısmen.

S: (DD) Fransa'ya taşınmam bunu azalttı mı?
C: Evet, ayrıca besin tedariğindeki değişiklik.

(Laura'nın notu: kişisel nitelikli son sorular silindi)

Celse Sonu
 

Yolcu

#1
S: (A___) Bu tür vakaların bazıları bir tür mühendislikle mi yapılıyor?
C: Özellikle son zamanlarda bazıları mühendislik ürünü. Ama genel olarak genetik bir mutasyon.

Bu kısmı okurken  tüp bebek yöntemlerinin böyle bir "mühendislik yaratımı" olup olmadığını düşündürdü!
 

Tiversonus

#2
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Yolcu

S: (A___) Bu tür vakaların bazıları bir tür mühendislikle mi yapılıyor?
C: Özellikle son zamanlarda bazıları mühendislik ürünü. Ama genel olarak genetik bir mutasyon.

Bu kısmı okurken  tüp bebek yöntemlerinin böyle bir "mühendislik yaratımı" olup olmadığını düşündürdü!


Evet, belki şu şıklarda ilave edilebilir: Klonlama ve Greenbaum'lama..Sonuçta yapay-insan yapımı yani doğal olmayan anlaşılabilir. Sonuçta, artık bir çok resmi, gayriresmi, yarı-resmi belgeler ile "toplum dizayncıları" bu tür şeyleri yapıyorlar gözüküyor.



Benim celsede en çok şu bölüm ilgimi çekti, paylaşmak istedim:

Alıntı YapS: (Ark) Ama bir cevap istiyorum! (L) Doğru olduğunu söylüyorlar. ... (Ark) Pekala, bir sonraki soru. Uzun süre önce, pencereler hakkında bir makale bulmamız gerektiğini söylemiştiniz. N pencereleri olduğunu sormuştuk ve siz de matematiksel pencereler demiştiniz. Bunun kaos, fraktallar ve Mandelbrot'la ilgili olup olmadığını araştırıyordum. Fikrim bu hala. Ve yedi yıldır kesin bir cevaba ulaşamadım, bu pencereler hakkında bir makale bulamadım. Belki de elimde mevcuttur ama farkında değilim. Bunun hakkında başka bir ipucu verebilir misiniz?
C: "Kürenin merkezinin" bir pencere olduğunu hatırla.

S: (Ark) Kürenin merkezi... Yine uzun zaman önce Mandelbrot'a referansta bulunmuştunuz. Hatta insanlar normalde "Mandel" derken, siz onun ismini normalden biraz farklı olarak "Mandlebrot" diye belirtmiştiniz. Yıllardır bu Mandelbrot'u araştırıyorum ve bunun fraktallarla ilgili olduğunu düşündüm. Bu iyi bir başlangıçtı. Ama hala Mandelbrot'un kürenin merkeziyle ne alakası olduğunu bilmiyorum. Sanırım pencerelerle bir şekilde alakalı. İpucu?
C: Merkezden çıkış. Yüzey, "şeylerin/olayların meydana geldiği" ve fraktalların bir araya geldiği yer.



Mail grubundan bir alıntı yapmıştım bir arkadaştan. İşte o mesaj aklıma geldi, bir de Mozaik Bakış...O mesajda şu basit tanım yapılmıştı: Tanrı merkezde bir nokta olarak kabul edilir ise; kürenin "yüzeyi" sonsuz sayıda noktadan oluşmaktadır. Yani Tanrı kendi benzerlerini sonsuz sayıda yaratmış ya da çoğaltmış ya da kendini sonsuz sayıya ama tıpkı kendi şeklinde ve özelliklerinde bölmüştür gibi anlatılıyordu. Basit ama simgesel de olsa bence de çok anlaşılır bir örnek. Nokta ve sonsuz aynı nokta işte yaratılış en basit şekliyle budur. "Sonsuz ve Tek Yaratan" kavramının basit bir anlatımı...Ve fraktal vurgusu da bu nedenle önemlidir ve aslında herşeyin "Merkez" hariç, herşeyin bir ilüzyon olduğuna da vurdu var kanımca.


Olaylar ve şeylerin ve fraktalların olduğu yer ise 7. Bilinç yoğunluğu dışındaki Varoluş Sahnesi gözüküyor. Her ne kadar ilüzyon olsa da gerçekten tüm ihtişamı ile acıtıcı "gerçek" miş gibi bir ilüzyon.


Durum onu gösteriyor ki genel olarak hem Kozmik Büyük Döngü nedeniyle hem de bu tür yapay toplumları kontrol altına alma girişimleriyle "havalar ısınacak" gibi...Aurik alanlarımız bir sürü şeylerden bozuluyor keza fiziksel dengesizlikler ortaya çıkıyor, bir şekilde artan şekilde kaotik değişimler hızlanmadan, bazı önlemleri hayatımıza sokmak bazı şeyleri ise uzaklaştırmak faydalı olacaktır: Aurayı bozan EM alanlarını yaratan şeyleri azaltmak, gerekiyor ise bazılarından vazgeçmek, nefes egzersizleri ve doğal ortamlarda daha fazla bulunmak, tv ve gazeteyi hayatın ancak "bilgisiz kalmamak" sınırında tutmak, gerekiyorsa bazılarını hayattan çıkarmak..Evet çok zor bu tür alışkanlıklardan uzaklaşabilmek...Kısaca daha çok ve daha daha çok denge ile ancak daha fazla dayanılabilir duruma, dirençli duruma gelinebilir...İnanın bir kaç saattir tüm olasıkları kendi çapımda düşünüyorum, örneğin dvd film makinasını bile hayatımdan dışarı çıkarmayı ve planlı sayıda nefes egzersizlerini artırmayı falan düşünüyordum. Gerçekten çok sıkıcı ve şimdi böyle bakalım sonra nasıl olacak...En yakınımda olan birine sordum, sesi duyuyor musun, hayır ne sesi diyor ve aslında ben dışarıdan gelen ses için kulaklık araştırıyordum, şu sanayi tipinden yatarken ve medi yaparken:)

Tiversonus

#3
Elbette bu zamanlarda birine bir şey önermek kadar da zor bir şey yoktur ve bu anlaşılır bir şey. Ama radikal ve köklü yaşam değişikliklerini yapmaz isek, durum zor gözüküyor, dayanması zor yani...Köklü ve radikal değişimler, herşey daha fazla denge için...Burada kişi, kendi olanak ve olasılıklarına göre bence planlama içinde olmalı ve uygulamaya da yavaşça başlamalı. Eklenmeler ile büyük yol alınabilir. Tam bir yaşam tarzı değişikliği de oldukça travmatik olabiliyor.

JCA

#4
Kasyopyalıların söylediklerine göre ben birden fazla ruh sahibiyim. Birden fazla ruh ihtiva ediyorum. Gel gitli ruh halim ve yaşantım bunun bir kanıtı adeta.

Eğer diğer benliklerimle bir anlaşmaya varamazsam dağılmam an meselesi. Dayanabildiğim kadar. Kimi ölmeden önce ölür ve kimi de öldükten sonra ölür. Aslen ikisinin arasında pek bir fark yok. Fark sadece seçimde.

Şu saatten sonra benim için ikisi de çok farklı değil. Yok olmak bile güzel.

 

Yolcu

#5
Evet  teknolojinin  bize sağladığı kolaylıklardan vazgeçmek çok zor. Beş arkadaş bir yerde oturuyoruz ve cep telefonundan konu açıldı. Hadi bundan nasıl vazgeçeyim diyordu içimizden biri. Teknoloji insan yaşamında çok fazla boş zaman yaratırken  pahalı bir yaşamıda beraberinde getirerek insanların daha fazla  emek harcayarak (robot gibi) o boş zamanlarında köle gibi çalışmasınıda beraberinde getirdi. Üretkenlikten uzakta sürekli tüketici bir toplum yaratıldı. Alım gücü olmayınca, kimse bir şey satın alamayacak. Bu sistemin işine gelmeyecek bir  durum. Sonuçta dünyayı havaya uçurmazsak gelecekte teknoloji yararlı bir biçimde kullanılmaya başlanacak ve  gelecek nesiller ücretli kölelik yapmadan daha fazla zihinsel, ruhsal gelişme için zaman harcayacaklardır.

Klonlama da aklmıa geldi ancak tüpbebek yöntemide bunlar arasına giriyormu diye düşündüm. Tüpbebek yöntemiyle dünyaya gelen  çocukların  zihinsel ve  duygusal tepkilerini inceleyen, araştıran birileri varmıdır? Araştırmak lazım. Bir şeylere hep sahip olmaya çalışıyoruz ama sonuçları nedir bunu hiç düşünmüyoruz.

Kişilik bölünmelerinden  anladığım  iki zıt kişiliğin  aralarındaki büyük fark; ikisininde veya  diğerlerininde  birbirine çok zıt uç noktalar olduğu. Bir türlü birbirine uyum sağlayamamasıdır düşüncem.

İnsanın çok farklı duygu ve düşünceleri  peşi sıra deneyimlemesi bu bölünmüşlük olamaz. En azından aralarındaki  uçurum   çok olmadığı sürece, dengeli, uyumlu geçişler olabilir. Sevinci  yaşarken birden ağlayabilirsiniz de. Zamanla tüm farklı  duygusal ve zihinsel kişilikler birbiriyle dengeli  hale gelince insan yaşamın güzelliğini anda farkedecektir.
 

Tiversonus

#6
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen JCA

Kasyopyalıların söylediklerine göre ben birden fazla ruh sahibiyim. Birden fazla ruh ihtiva ediyorum. Gel gitli ruh halim ve yaşantım bunun bir kanıtı adeta.

Eğer diğer benliklerimle bir anlaşmaya varamazsam dağılmam an meselesi. Dayanabildiğim kadar. Kimi ölmeden önce ölür ve kimi de öldükten sonra ölür. Aslen ikisinin arasında pek bir fark yok. Fark sadece seçimde.

Şu saatten sonra benim için ikisi de çok farklı değil. Yok olmak bile güzel.



[:)] Bence bu size göre bir şey...yani şöyle düşündüm az önce, bir çok ruh parçasına sahip olan bunun farkına kolay kolay varamaz ki...elbette ruh uzamanı değilim. Ama bildiğim bir şey var ki bu çok net, Spiritüalistler o kadar çok "kendilerini sorgulama" hassasiyeti taşır lar ki, işte bu onları evhamlı, biraz parayonik )ne yapayım anca bu kadar inceltebildim) v.b yaparlar...kendini sorgulayan insanlar, farkındalık dolu insanlardır. Ve siz hiç bir şizofrein ben şizofrenim dedğini duydunuz mu, o farkında olamaz...bence siz kendini hassasiyetli sorgulama yapmışsınızdır ve dalgalı duygusal durumlar vardır ama büyük büyük olasılılkla...bir düşünün bu sizin çıkarımınız ve parçalı olan bunu çıkaramaz. düşüncem bu yönde...

Tiversonus

#7
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Yolcu

[yellow]Evet  teknolojinin  bize sağladığı kolaylıklardan vazgeçmek çok zor. Beş arkadaş bir yerde oturuyoruz ve cep telefonundan konu açıldı. Hadi bundan nasıl vazgeçeyim diyordu içimizden biri. Teknoloji insan yaşamında çok fazla boş zaman yaratırken  pahalı bir yaşamıda beraberinde getirerek insanların daha fazla  emek harcayarak (robot gibi) o boş zamanlarında köle gibi çalışmasınıda beraberinde getirdi. Üretkenlikten uzakta sürekli tüketici bir toplum yaratıldı. Alım gücü olmayınca, kimse bir şey satın alamayacak. Bu sistemin işine gelmeyecek bir  durum. Sonuçta dünyayı havaya uçurmazsak gelecekte teknoloji yararlı bir biçimde kullanılmaya başlanacak ve  gelecek nesiller ücretli kölelik yapmadan daha fazla zihinsel, ruhsal gelişme için zaman harcayacaklardır.

Klonlama da aklmıa geldi ancak tüpbebek yöntemide bunlar arasına giriyormu diye düşündüm. Tüpbebek yöntemiyle dünyaya gelen  çocukların  zihinsel ve  duygusal tepkilerini inceleyen, araştıran birileri varmıdır? Araştırmak lazım. Bir şeylere hep sahip olmaya çalışıyoruz ama sonuçları nedir bunu hiç düşünmüyoruz.[/yellow]

Kişilik bölünmelerinden  anladığım  iki zıt kişiliğin  aralarındaki büyük fark; ikisininde veya  diğerlerininde  birbirine çok zıt uç noktalar olduğu. Bir türlü birbirine uyum sağlayamamasıdır düşüncem.

İnsanın çok farklı duygu ve düşünceleri  peşi sıra deneyimlemesi bu bölünmüşlük olamaz. En azından aralarındaki  uçurum   çok olmadığı sürece, dengeli, uyumlu geçişler olabilir. Sevinci  yaşarken birden ağlayabilirsiniz de. Zamanla tüm farklı  duygusal ve zihinsel kişilikler birbiriyle dengeli  hale gelince insan yaşamın güzelliğini anda farkedecektir.

Evet sözlerinize katılıyorum. Çok zıt parçalı ruhlar çok istisna dır ve asla böyle yerlere uğramayabilirler. düzenli bir işte çalışamazlar. Diğerleri tüm Kendine Hizmet Kapitalist düzenin Ruhu parçalamaya yönelik ortamında olan dalgalı durumlardır. Bir insanın vicdanı ve kendini sorgusu var ise, tüm zihinsel ve duygusal iniş çıkışları bir şekilde hep hayatımızda oldu. VE İÇERİ DÖNÜK SORGUSU OLANLAR kanımca vicdanlı ama duygusal dengesizlik yaşayabilen kişilerdir. Bu nedenle dygusal temizlik önerilir. Bir şekilde ana rahminden beri bir sürü kırılmışlıklarımız, incinmişliklerimiz birikmiştir.

Tiversonus

#8
Sevgili JCA,

Benim geçmişte benzeri içsel kendimi sorugulamalarımda aklıma gelmeyen çok basit ama o kadar da fazla itibar etmediğim bir şeyi size önermek istiyorum, elbette herkese, zira böyle durumlarda hiç ama hiç akla gelmez...Du etmek, Yüksek Benliğimize saf, temiz, net olarak dua etmek, nasıl olacağını sorgulamayalım ve hatta hiç nasıl olacağını dahi düşünmeyelim, bırakalım üst yoğunluk Ben'liklerimiz nasıl yapıyorlarsa yapsınlar işlerini. Evren'e, 6. Yoğunluk Benliklerimize, Başmelekler Ailesinden Mavi ışın temsilcisi Mikaile...Ve bunda yanlış yok, dengeli bir duruma gelene kadar üst yoğunluk Benlik'lerimizden yardım istemekte yanlış yok. Evet dua öneriyorum, böyle durumlarda.

JCA

#9
@Tiversonus

Evet sanırım haklısınız. Kendime biraz fazla yüklendim. Özellikle zihin ağırlıklı bir insan olarak ki bu da sorunun önemli bir noktasını teşkil ediyor ve bu da  karmaşaya neden oluyor. Zihnin kapasitesi belli sonuçta.

Dua etmenin öneminin artık farkındayım. Eskiden öyle bakmıyordum. Bunu hatırlatmanız güzel oldu. Epey rahatlatıyor insanı. Her ne kadar kavrayamayacağımız bir gizemi olsa da bir gerçek. Artık inanıyorum buna.
 

Alemtac

#10
Sevgili dostlar; belki biliyorsunuz, belki bilmiyorsunuz..Türkiye'de ilk tüp bebek yapan doktor, benim babam. Ve bildiğim kadarıyla anlatmaya çalışacağım; annenin sağlam olan yumurtasından alınan hücre ile, babanın sağlam olan spermlerinin laboratuar ortamın da birleştirilmesiyle meydana gelen hücrenin, ana rahmine yerleştirilmesiyle gerçekleşiyor. Sonuçta 9 ay boyunca ana rahminde bekleyen bebek doğuyor. Başka bir yolla evlat sahibi olma yolları olamayan insanlara..diyeceksiniz ki, yurtlar da bekleyen onca evlat edinebilecek bir sürü bebek var :) yinede kendileri çocuk sahibi olma imkanına sahip olan ancak annenin yumurtalarının üretme imkanı az veya babanın yumurtayı dölleyebileyecek sperm sayısı az ve yinede çocuk sahibi olma şansı olan insanların seçme şansı. Şimdi burada bu yolla doğan çocukların ruh hali ne olabilir, düzgün bir aile ortamında yetişen, onca yıl beklenmiş, sevgi içinde büyütülen çocuk ancak şımarık olabilir. Ve ilave olarak, seçme hücrelerden...yani yaşama şansı yüksek olan hücrelerden seçildiği için ailenin (anne ve babanın) en iyi, en sağlam özelliklerini taşıdığı için, son derece zeki ve güzel çocuklar olduklarına ben bizzat şahidim. Ruhları var mı?? :)) anne karnında 9 ay beklemiş, başka bir şey demiyorum. Elbette var, onlar o annenin ve babanın çocuğu. Sonuçta ufak bir yardımla, yine o annenin ve babanın ürünü :)
 

Yolcu

#11
Ruhsuzluk diye bir şey olamayacağı kesin. Düşünsenize  sonsuz bir yaradılış var ve bu yaradılış bilinçli enerjiden oluşmakta. Durumlar bundan ibaretse ruhsuzluk denilen şey ne istediğini bilmeyen, vicdansızlık-vicdanlı, empatili-empati eksikliği, şefkat-şefkat eksikliği, merhamet-merhametten yoksunluk, acı vermekten- acı çekmekten zevk duyan duyguların ikisinide uç noktalarda deneyimliyor anlamında olmalı. Yada  kontrolsüz ne yapacağını bilmeyen, iradesini  kullanmayı bilemeyen ve  başka enerjilerin etkisiyle sürekli  duygu ve düşüncelerinin arasında büyük uçurumlar doğmuş varlık diyebiliriz de. Hat safhada dengesiz  titreşen bir varlıktır (normal insanlar olarak bizdede az da olsa mevcuttur). Böyle düşününce onlara  sadece şefkatle dolu bir merhamet duymaktayım. Onların içlerinde azapları çok büyük bence. Dış dünya ile bütün olmayı bırakın kendi içlerinde bütün olamamak bu çok ızdırap verici ve cehennem azabı olmalı!

Tüp bebek yapılırken, sadece anne ve babanın enerjileri birleştirilmiyor, onu birleştiren birde doktorun enerjisi var. Bir anlamda başka  enerjiylede etkileşiyor. Sokakta yan yana yürürken, umumi yerlerde aynı koltukları kullanırken her varlığın enerjisi birbirine karışmakta. Umumi yerlerde ortak kullanım  alanlarında zihinsel imgelerle  temizleme, arındırma  yapıyor ve kendimide korumaya alıyorum.

Yani bir hücrenin döllenmesinde bir üçüncü, dördüncü kişi etkinse bu  kişilik bölünmesi yaratırmı. Diyelim  doktorların ve  ebeveynlerin enerji titreşimleri birbirlerine yakınsa bu bölünme mümkün olmayabilir. Ana-baba ve  işlemi gerçekleştiren doktorlar arasında  enerji  ferekansı farkı çok  fazlaysa bu bölünme  muhtemel. Yemek yaparken zevk alarak (sevgimizi katarak) yapıyorsak o yemeğin lezzeti bir başka güzeldir. İstemeyerek, öfkeli, kızgın, mutsuz ruh hallerinde bir yemek deneyelim bakalım o zaman da güzelmi oluyor. Su deneyini hatırlarsnız bu  işlem  her yerde her işte geçerliliği olan bir durumdur  düşüncem.
 

Alemtac

#12
Doktor olan kişinin enerjisi karışıyor mu bilemiyorum ama doktor hastasına yardım etmek için eğitim alan, o anda tek düşüncesi insan hayatını kurtarmaktan başka bir şey olmadan, bir yerde başkalarına hizmete kendini adamış kişidir bana göre. Muaynehanesi olan doktorun, yani para almak için hizmet veren doktorun bile tek düşüncesi hastasının hayatıdır. Çocuk sahibi olmaya çalışan bir çifte evlat verebilmenin mutluluğunu hiç bir para karşılayamaz. Doğumu hiç bir kadın kendi başına yapamaz, doğumhanede olan anestezistten tutun, hemşireye ve doğumu yaptıran doktora kadar her kesin enerjisi ortamda mevcutken, tek beklentileri bebeğin ağlamasını duymaktır. Siz de diyorsunuz ya, umumi yerlerde her varlığın enerjisi birbirine karışmakta diye, şimdi soruyorum size, böyle ulvi bir amaç için hizmet edenlerin enerjilerinin karışmasını tercih etmez misiniz...tabi karışıyorsa, sonra ki ortamlarda o kadar çok karışık enerjiler ile karşılaşacak bebeğin anne ve babasının enerjisinden başka alacağı ilk enerji onun doğum anını en az anne ve babası kadar umutla bekleyen birinin enerjisi olmasından kişilik bölünmesi çıkarmı.
 

Yolcu

#13
Çıkabilirde çıkmayabilirde; dikkat ederseniz olumlu yada olumsuz  düşünmediğimi görebilirsiniz. İki  farklı sonuçları değerlendirerek yazdım düşüncelerimi. Her varlığın artı ve eksi enerjileri belli oranda birbirine karışmakta, birbirinin enerjisini etkilemekte. İşini sadece para kazanmak için  icra eden doktorların olduğu gibi işini gerçekten  insanlara hizmet için yapan doktorlar da vardır.

İşini kh'li icra edenin  uygulamasında bölünme olası bir durum olabilir, işini bh'li icra edenin uygulamasında bh varlıklı bir varlık dünyaya gelebilir de. Bunların yanında  anne ve babanın genetiğinin özellikleri, karmik bağları ve de eksi-artı  kutupları da önemlidir.
 

Tiversonus

#14
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Yolcu

Ruhsuzluk diye bir şey olamayacağı kesin. Düşünsenize  sonsuz bir yaradılış var ve bu yaradılış bilinçli enerjiden oluşmakta. Durumlar bundan ibaretse ruhsuzluk denilen şey ne istediğini bilmeyen, vicdansızlık-vicdanlı, empatili-empati eksikliği, şefkat-şefkat eksikliği, merhamet-merhametten yoksunluk, acı vermekten- acı çekmekten zevk duyan duyguların ikisinide uç noktalarda deneyimliyor anlamında olmalı. Yada  kontrolsüz ne yapacağını bilmeyen, iradesini  kullanmayı bilemeyen ve  başka enerjilerin etkisiyle sürekli  duygu ve düşüncelerinin arasında büyük uçurumlar doğmuş varlık diyebiliriz de. Hat safhada dengesiz  titreşen bir varlıktır (normal insanlar olarak bizdede az da olsa mevcuttur). Böyle düşününce onlara  sadece şefkatle dolu bir merhamet duymaktayım. Onların içlerinde azapları çok büyük bence. Dış dünya ile bütün olmayı bırakın kendi içlerinde bütün olamamak bu çok ızdırap verici ve cehennem azabı olmalı!

Tüp bebek yapılırken, sadece anne ve babanın enerjileri birleştirilmiyor, onu birleştiren birde doktorun enerjisi var. Bir anlamda başka  enerjiylede etkileşiyor. Sokakta yan yana yürürken, umumi yerlerde aynı koltukları kullanırken her varlığın enerjisi birbirine karışmakta. Umumi yerlerde ortak kullanım  alanlarında zihinsel imgelerle  temizleme, arındırma  yapıyor ve kendimide korumaya alıyorum.

Yani bir hücrenin döllenmesinde bir üçüncü, dördüncü kişi etkinse bu  kişilik bölünmesi yaratırmı. Diyelim  doktorların ve  ebeveynlerin enerji titreşimleri birbirlerine yakınsa bu bölünme mümkün olmayabilir. Ana-baba ve  işlemi gerçekleştiren doktorlar arasında  enerji  ferekansı farkı çok  fazlaysa bu bölünme  muhtemel. Yemek yaparken zevk alarak (sevgimizi katarak) yapıyorsak o yemeğin lezzeti bir başka güzeldir. İstemeyerek, öfkeli, kızgın, mutsuz ruh hallerinde bir yemek deneyelim bakalım o zaman da güzelmi oluyor. Su deneyini hatırlarsnız bu  işlem  her yerde her işte geçerliliği olan bir durumdur  düşüncem.

Ne düşündüğümü paylaşmak istiyorum...Uzun yıllar tüp bebek tedavisini takip ettim, sanırım başarısız dört beş uygulama yapıldı eşime.  Ve hiç birine sezgisel isteyerek gitmemiştim, sezgisel diyorum ama kelimelere dökemiyordum. Simsiyah baştan aşağı zarlar ile gelenleri gördüm, toplumun her kesiminden gelenleri kısaca. Hep bir sahiplenme güdüsü sanıyorum ve bu bende oldukça azdı. İşte o bekleme salonlarındaki eziyetler ve inanın hasta oldum. Orada kayda değer tek şey, kapitalist pazar olmanın ve diğer shiplenme işlerinin yanında annelik duygusu oldu, Evet annelik duygularını çok yakından hissettim o bekleme salonlarında. İlginçtir, çok zeki çocuklar tanıdım, ortalamanın üstünde zekilik. Onların toplantılarında çekilen fotoğrafları asılır duvarlara. Ve akşam ki Alemtac'ın yazısına katılıyordum, sizin yazınızı okuyana kadar. Ama sezgimin dili oldunuz ve bu sinerji için teşekür ediyorum. Evet orada, uygulamayı yapan doktor ve zeki ekibin enerjisi siniyor olmalı diye derince düşünüyorum şimdi...Sonsuz Zeka'ya ulaşan eril ve dişil enerjilere bir armağandır çocuklar, özellikle Aşk Çocukları. Ve bu sezgim dolayısı ile hiç bir zaman Aşk olmadan çocuk sahibi olmayı da düşünmedim, bir sürü bilimsel hatasızlık belgesi olmasına rağmen. Elbette bir yavruyu evlatlık almanın temelleri çok daha başka bir hareket noktaları taşıyor. Bunuda yapacak fırsatım ya da ortamım olmadı. Ama o kadar çok çocuk dostum var ki, kendimi sahiplenme duygusu ile hiç tanımadım zaten ve onlardan öğrenir ve onlara öğretirim. Örneğin, bazen yazı yazarken, masanın üzerine oturmuş bir birisi ile masada trambet çalarız ve aslında o büyüktür, ben çocuk. Ailenin diğer üyelerinin çocuklarına arkadaşlık ederim.
 

Sevgili Yolcu, enerjisel bakışınızdan ve paylaşımınızdan dolayı teşekür ederim. Bence bir kalemde kenara atılamayacak veriler ile dolu.