Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

18 Mayıs 2024

Başlatan bozadi, 23 Mayıs 2024, 00:27:30

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi


18 Mayıs 2024

Tabla başındakiler: Laura ve Andromeda

Niall, Joe, Gaby, Ark, PoB, Chu, Scottie, Falkor, Bella

Zoom üzerinden katılan FOTCM Üyeleri:

3DStudent, Adobe, Alana, Alejo, Altair, aluminumfalcon, Anamarija, anartist, AndrewMn, Andrian, Ant22, Anthony, Approaching Infinity, Aragorn, Aya, Beau, Bluefyre, Bobo08, brandon, Breton, cassandra, Cleo, Cosmos, Deliverance, dugdeep, Eboard10, Ellipse, fabric, finduilas495, Gawan, Glenn, grini, Gwenllian, herondancer, Hesper, hesperides, hlat, iamthatis, irjO, Iscreamsandwish, Jacques, JeanneT, JEEP, Jefferson, Jenn, Josi, Juba, Keyhole, KJN, Korzik18, Laurentien2, Laurs, Lilou, LQB, Luis Miguel, Maat, marek760, Mari, Mark, Mark7, Martina, Mike, Mikkael, Mililea, Miracle, mkrnhr, Mrs. Peel, msante, Navigator, Niall, new_to_chess, Nicholas, Nienna, Ollie, OrangeScorpion, Oxajil, PopHistorian, Puma, RedFox, Redrock12, Regulattor, Ryan, rylek, Saman, seek10, seeker2seer, Sinapi, Steph_Rivers, Stoneboss, sToRmR1dR, Temperance, thorbjorn, Timótheos, Tristan, Tuatha de Danaan, Uperios, Voyageur, vulcan59, Whitecoast, williamsj, Windmill knight, Yas, Ysus, Zar

S: (L) Bugün 18 Mayıs 2024. [mevcudun gözden geçirilmesi] Kimse var mı?

C: Evet

S: (L) Peki kimle birlikteyiz?

C: Kasyopya'dan Muynora.

S: (L) Tamam. Oldukça kabarık bir soru listemiz var, o yüzden devam edebiliriz. Şimdi, ilk soru Laurentien2'den geliyor:

(Laurentien2) CME'ler (Koronal Kütle Atımları) Güneş penceresinin açılıp kapanmasıyla ilişkili mi?

(L) Şimdi bir duralım çünkü Güneş penceresi nedir? K'ların küresel cisimlerin merkezlerinin pencere olduğunu söylediklerini biliyorum ama neyin penceresi olduklarını söylediklerini sanmıyorum ve bunu hiç sorduğumuzu da sanmıyorum, değil mi? Yani...

(Laurentien2) Evet Laura, onların başka bir aleme, başka bir yoğunluğa açılan bir pencere olduğunu düşünmüştüm. Ben böyle yorumladım.

(L) Doğru. Sanırım bu konuda daha fazla ilerlemeden önce sormamız gereken ilk soru, küresel cisimlerin (ve hatta sanırım bir anlamda tüm küresel cisimlerin) merkezlerinin pencere olduğunu söylediniz. Peki bu neye açılan bir pencere?

C: Cisme göre değişir.

S: (L) Peki, Güneş'in merkezindeki pencere neye açılan bir kapı ya da bir pencere?

C: Anti-evren cismi.

S: (L) Tamam. Yani Güneş'in merkezi anti-evren bir cisme açılıyor. Bu anti-evren cisim bir anti-Güneş gibi mi?

C: Yakın.

S: (Ark) Ama biliyorsunuz, Güneş gibi küresel bir cisimde bir pencere olduğunda, bu küresel cisim küresel bir cisim olarak kaldığı sürece pencere açık kalır. Ama bu pencereden geçen şey değişebilir veya faaliyete bağlı olarak dalgalanabilir.

C: Evet.

S: (L) Yani pencere açık kalır çünkü işlevi penceredir.

C: Evet.

S: (L) Tamam. Yani, Güneş küresel bir cisim olarak var olmaya devam ettiği sürece Güneş'in penceresinin açılıp kapanması söz konusu değil. Bu nedenle, koronal kütle atımlarıyla ilgili soru Güneş'in pencere durumuyla ilgili değil. Öyleyse bir sonraki soruyu soralım: Koronal kütle atımları basit bir 'patlama'dan daha fazlası mı?

C: Evet.

S: (L) Peki bunlar tam olarak nedir?

C: Helyo-boşluk alanındaki dalgalanmalar.

S: (L) Tamam. Helyo-boşluk alanındaki dalgalanmalar. Peki... [gülüyor] Bunu yapacağım. Helyo-boşluk alanı nedir?

C: Güneş sistemini çevreleyen alan.

S: (L) Tamam. Yıllar önce gönderdikleri Voyager uzay aracı hakkında birşeyler okumuştum. Güneş sisteminin dış kısımlarına doğru gidiyordu ve Güneş'in menziline yaklaşmaya başladığında üzerinde bazı garip etkiler vardı. Buna ne deniyor? Elektriksel erişimi.

(Andromeda) Elektromanyetik alan?

(L) Evet, onun gibi birşey. Evet.

(Scottie) Onun bir adı var.

(Andromeda) Evet, biliyorum.

(L) Tam olarak ne dediklerini hatırlamıyorum. Biliyor musun, tatlım?

(Joe) Helyo-alan.

(Niall) Helyosfer.

(L) Bu kadar. Tamam. Peki bu konunun helyosferin sonuyla bir ilgisi var mı?

C: Evet.

S: (L) Peki bu helyosferin dışında bir boşluk mu var?

C: Evet.

S: (L) Ve bir dalgalanma olduğunu söylüyorsunuz. Bu boşluktan geçip helyosfere giren enerji nereden geliyor?

C: Diğer sistemler.

S: (L) 'Diğer sistemler', güneş sistemleri veya yıldız sistemleri gibi mi?

C: Evet. Ayrıca galaktik akım.

S: (L) Yani, galakside akan bir galaktik akım var, öyle mi?

C: Evet.

S: (L) Ve bu galaktik akım boşluğu geçerek bizim helyosferimize mi giriyor?

C: Evet.

S: (L) Ve sistemimize enerji eklediği için tırmanmalara neden oluyor. Öyle mi?

C: Evet.

S: (L) Ve bu tırmanmalar CME'lere neden olabilir mi?

C: Evet.

S: (L) Peki bu tırmanmalar çok, çok büyük CME'lere de neden olabilir mi?

C: Evet. Bazı tırmanmalar bir yıldızın patlamasına neden olabilir.

S: (L) Çok hoş. Olacak olan bu mu?

C: Hayır.

S: (L) Olmayacağını nereden biliyorsun? [Gülüşmeler]

C: Akım şu anda o kadar güçlü değil.

S: (L) Tamamdır. Laurentien2, mutlu musun? Şimdi herşey yolunda mı?

(Laurentien2) Evet, anladığım kadarıyla mutluyum, Laura. Özür dilerim.

(L) Tamam. Sorunu yeterli titizlikle ele aldığımızdan emin olmak istedim. Ve birkaç küçük şey öğrendik. Tamam. Burada "Niall ve Joe'nun CME hakkında soruları var." yazıyor. Öyleyse sorularınızı sorun, Niall ve Joe.

(Niall) Auroraların geçen hafta olduğu gibi dünya çapında yaygın olarak görüldüğü en son yıl hangisiydi?

C: 1989.

S: (Joe) Dünya'nın elektrik altyapısına zarar verecek olan şey sadece akımın gücü mü?

C: Patlamanın yönü de.

S: (Chu) Bu yüzden herşeyi kızartmadı.

(Joe) Tamam. Geçen haftaki gibi bir olayın insanlar üzerinde herhangi bir etkisi var mı?

C: Tabi ki!

S: (Joe) Ve o etkilerin ne olduğu sorusunun yanıtı şöyle olabilir mi? 'Kişiye göre değişir'?

C: Evet.

S: (Joe) Yani olumlu ya da olumsuz olabilirler mi?

C: Evet.

S: (Joe) Anlıyorum. Temelde DNA değişikliklerini mi içeriyor?

C: Bazen.

S: (Joe) Bu tür şeylerin insanlar üzerindeki en yaygın etkisi nedir?

C: Hızlanma.

S: (Joe) Peki, bu durum Dalga'nın hiperkinetik duyu ve kişinin içinde olanı güçlendirmekle ilgili iddia edilen etkilerine herhangi bir şekilde benziyor mu?

C: Küçük bir benzerlik.

S: (Joe) Öyleyse güneş patlaması etkileri veya güneş fırtınası etkileri açısından hızlanma ne anlama geliyor?

C: Mevcut olan her ne ise "ivmelenir".

S: (L) Tamam. Sıradaki soru:

(Navigator) Son güneş patlamalarının ardından önümüzdeki 30 gün içinde volkanik ve deprem faaliyetlerinde bir artış olacağını tahmin edenler var. Bunu görecek miyiz?

C: Bir dereceye kadar, evet.

S: (Navigator) Bu son güneş fırtınaları insan sağlığını etkiledi mi?

C: Önceki cevap.

S: (Laurentien2) HAARP deneyinin güneş fırtınasıyla aynı zamana denk gelmesi bir tesadüf müydü, yoksa kasıtlı mıydı?

C: Tesadüftü. HAARP faaliyetini bir ölçüde engelledi.

S: (PopHistorian) Dünya'nın manyetik kutbu 1900 dediğimiz yıldan bu yana ne kadar kaydı?

(L) Bu biraz araştırma ile kolayca cevaplanabilecek bir soru değil mi?

(Ark) Vikipedi! Vikipedi'de bulabilirsin.

(L) Evet, Vikipedi'ye bak.

(Andromeda) K'ların önceki bir celsede 'denizleri, gökyüzünü ve karayı izleyin' derken kastettikleri şeyin son auroralar olup olmadığını sormak ister misiniz? Yoksa daha fazlası mı gelecek?

C: Daha fazlası geliyor!

S: (L) Tamamdır. Şimdi Keyhole'un sorusu:

(Keyhole) Dr. Charles Sanford Porter, "Milk Diet as a Remedy for Chronic Disease" (kronik hastalıklara çare olarak süt diyeti, 1911) adlı kitabında, yalnızca çiğ sütten oluşan bir diyet kullanarak birçok farklı rahatsızlığı olan binlerce hastayı tedavi etme uygulamasını açıklıyor. Dr Bernarr Macfadden tarafından yazılan bir başka kitap "The Miracle of Milk: How to Use the Milk Diet Scientifically at Home" (sütün mucizesi: evde bilimsel olarak süt diyeti nasıl kullanılır)..

(L) Onu hatırlıyorum. O kadar yaşlı olduğum için değil, kitabını gördüğüm için...

(Keyhole) ...birkaç yıl sonra 1923'te yayınlandı ve benzer bir protokolü tanımlıyor.

Dr. Porter sütün ısıtılmasının (pastörizasyon) 'iyileştirici' özelliklerini yok ettiğini tespit etmiş ve çiğ sütte ısrar etmiştir. Çocukluk çağında çiğ süt tüketiminin alerji, astım ve atopik hastalıklar gibi bağışıklık bozukluklarının gelişimine karşı önemli ölçüde koruma sağladığını gösteren en az 42 çalışma var. Bu durum pastörize süt için geçerli değil.

Çiğ süt, birçok faydalı probiyotik bakteri türü de dahil olmak üzere zengin bir mikrobiyotaya sahip. Çiğ süt alımı faydalı bağırsak mikroplarının bolluğunu artırır ve disbiyotik bakterileri azaltır. Pastörizasyon işlemi tüm bu faydaları yok eder.

Çiğ süt/süt ürünleri laktoferrin, immünoglobulinler IgG ve IgA, transfer faktörleri, laktobasil asidofilus, bifidobakteriler, peynir altı suyu, A, D, K2 vitamini, kalsiyum vb. gibi çok sayıda faydalı madde içerir.

Sütün pastörize edilmesi çeşitli proteinleri daha alerjik ve daha az sindirilebilir hale getirir, ayrıca besin biyoyararlanımını azaltır.

Çiğ süt tükettikten sonra bağırsak sağlığında önemli faydalar bildiren epeyce kişi var. Aynı şekilde, pastörize süt ürünlerini tolere edemeyen pek çok kişi çiğ sütü tolere edebildiğini bildirmiş. Bazı doktorların/hastaların uzun süre (Charles Sanford'a göre 42 yıla kadar) %100 süt diyetiyle hayatta kaldıklarına dair kayıtlar var.

Dr. Weston A. Price, bol miktarda süt ürünü tüketen birçok geleneksel kültürün sağlıklı olduğunu ve hastalıksız yaşadığını tespit etmiş.

(L) Sonunda soruya geliyoruz:

(Keyhole) Bu araştırma göz önünde bulundurulduğunda, çiğ inek sütü çoğu insan için iyi mi?

C: Hayır.

S: (Joe) Bazı insanlar için iyi mi?

C: Evet. Çocuklardan özellikle bahsedildiğine dikkat edin. Süt, büyümeyi desteklemek için tasarlanmış bir yenidoğan besinidir. Doğal dünyada canlılar sütten kesildikten sonra artık süt tüketmezler. Bazı kültürlerde, bahsedildiği gibi, yetişkinlerin süt ürünleriyle beslenmede sorun yaşamadığı görülüyor. Göze çarpmayan şey ise, adaptasyon ve sorun yaşayanların elenmesi.

S: (L) Yani Weston Price'ın bahsettiği, 'bol miktarda süt ürünü tüketen geleneksel kültürlerin sağlıklı göründüğü ve hastalıksız yaşadığı' söylenen bu grupta... bu kişiler temelde uyum sağlamış bireylerdi ve kendi kültürel gruplarında önceki nesillerden uyum sağlayamayan herkes aslında öldü ve sadece toleranslı olanlar hayatta kaldı. Öyle mi?

C: Evet.

S: (L) Ve 'çocuklukta çiğ süt tüketiminin bağışıklık bozukluklarının gelişimine karşı önemli ölçüde koruma sağladığını gösteren 42 çalışma' diyor. Ve bu çiğ sütle.

C: Evet ama yine de tehlikeler var. Sütün büyümeyi destekleyici olduğunu unutmayın. Eğer birey tam olarak adapte olmamışsa, bu büyüme destekleyici özellik nahoş yönlere gidebilir.

S: (Andromeda) Ayrıca belirli bir hayvan türü için büyümeyi destekliyor, değil mi? Her farklı süt türü?

C: Evet. Bir inek veya keçinin büyüme takvimi insanınkinden çok farklıdır.

S: (Joe) 'Büyüme desteği nahoş yönlere gidebilir' derken, kanser veya herhangi bir kötü huylu hastalık gibi şeylerden mi bahsediyorsunuz? (Gaby) Ya da inmeler?

C: Evet. Süt proteini düzgün sindirilmezse birikir. İneğin birden fazla midesi var.

S: (Joe) Peki, bu durumda çiğ süt pastörize sütten daha mı tehlikeli? Pastörizasyon engeller mi şeyi....

C: Hayır, mesele o değil. Süt, bazı insanlar için çok kısa süreler için tıbbi olarak faydalı bir şekilde kullanılabilir.

S: (Chu) Ve 'çok kısa'yı daha yavaş hecelediler, sanki vurguluyorlarmış gibi.

S: (Gaby) İnek sütünde iki tür kazein proteini var: A2 beta-kazein ve A1/A2 beta-kazein (daha yaygın olan tür, genellikle 5000 yıl öncesine tarihlenen genetik mutasyonun sonucu olduğu iddia ediliyor) ve ikinci tür insan sağlığı için en zararlı olanı. Bu araştırma göz önünde bulundurulduğunda, hijyenik olarak sağlıklı bir inekten elde edilmiş olsa ve çoğunlukla 'faydalı' kazein içerse bile çiğ inek sütünden faydalanamayacak bir insan profili var mı?

C: Çoğu.

S: (L) Yani, çoğu insan çiğ inek sütünden fayda görmez mi?

C: Evet.

S: (Chu) Ne tür insanlara faydası var öyleyse? Ne tür bir sorunu tedavi ediyorlar ki bunu içmekten fayda sağlayabiliyorlar?

C: Bilgiyi yönetme becerisiyle birlikte genetik bunda bir rol oynuyor.

S: (L) Ne bilgisi?

(Joe) Protein içinde yer alan bilgiler.

(L) Öyle mi? Proteindeki bilgi mi?

C: Evet.

S: (Chu) Yani, temel olarak, bizim için iyi olup olmadığını bilmek çok zor.

(L) Doğru.

C: Kazein tüm proteinler gibi bir alıcı/vericidir. Güçlü sığır yatkınlığı olan kişilerin sütten daha fazla fayda sağlayacağı söylenebilir.

S: (Gaby) Organik portallar mı?

(L) Peki, aynı şey diğer sütler için de geçerli olabilir mi, örneğin keçi yatkınlığın varsa ya da...?

(Andromeda) ...ya da deve, öküz ya da geyik yatkınlığı [gülüşmeler]?

(Joe) Peki ya hindistan cevizi?

(L) Hindistan cevizinin bununla ne alakası var?

(Andromeda) O süt değil! Su.

(Joe) Hindistan cevizini severim. Hindistan cevizine karşı güçlü bir yatkınlığım mı var? [Gülüşmeler]

(L) Hindistan cevizi sütü protein mi?

(Joe) Bilmiyorum. Hayır.

(L) Hiç sanmıyorum.

(Andromeda) Kesinlikle ineklere yatkınlığım yok.

(L) Yani, bu belirsiz bir durum ve tabi ki çiğ süt pastörize sütten daha iyidir. Kısa süreler için ilaç olarak kullanılabilir. Eğer tüketilecekse, çocukken tüketilmeli, çünkü inek sütü bile olsa çocukların fayda gördüğü görülüyor. En azından yetişkinlerden daha iyi. Ve süte iyi adapte olmuş gibi görünen insan grupları tam da bu şekilde adapte olmuşlar. Kendi kültürlerinde bunu tolere edemeyen herkes ölmüş.

(Andromeda) Ben ölürdüm.

(L) Evet, ben de ölmüş olurdum.

(Steph_rivers) Çiğ sütün fermantasyonu, laktik bakterilerin kazein proteinlerini ve laktozu zararsız/sindirilebilir hale getirecek seviyelere kadar parçalamasına yardımcı olur mu?

C: Pek sayılmaz.

S: (gottathink) Çiğ süt ve faydalarıyla ilgili olarak, kaynağın keçi, koyun, inek, manda vb. olması fark eder mi?

(L) Sanırım ona büyük ölçüde cevap verdiler.

(Persej) Weston Price'ın 'aktivatör X' adını verdiği madde nedir? Ve işte aktivatör X'in bir açıklaması: "Sütte ne kadar aktivatör X bulunduğu konusunda ne toplam güneş ışığı saatinin ne de sıcaklığın başlıca kontrol faktörü" olmadığını belirledi. Bunun yerine, 'en etkili faktörün süt hayvanlarının otlak yemi olduğu tespit edildi. Hızla büyüyen, yeşil ya da hızla kuruyan otlar en etkili olanlardır. Peki bu aktivatör X nedir?

C: Bilgi! Belirli nitelikteki otların bunu sağladığı gerçeğine dikkat edin. Bu prensibi gıdalara uygulayın. Çalışmalar çoğunlukla çok az değer taşıyor çünkü denekleri kendileri seçiyor. Gerçekten rastgele bir grup neredeyse hiç görülmez. Bir maddenin bileşenlerinin tartılması ve ölçülmesi, bilgi potansiyelleri dikkate alınırsa bir gösterge olabilir. Domuz etinin gelişmiş insanlar için sığır etinden ya da diğer birçok etten daha iyi olmasının nedeni budur. Domuzun bilgisi insanın yönüyle daha uyumludur. Domuz eti benzer alıcı kapasiteye sahip proteinlerden oluşur.

S: (Scottie) Yani, domuz pastırması yiyin!

(Andromeda) Iberico!

(Niall) Domuz eti bizim için sığır etinden daha mı iyi?

(L) Keyhole, başka sorun var mı? Tüm cevaplarını aldın mı?

(Keyhole) Domuz eti hakkında kısa bir soru. Domuz yağının yağ asidi bileşimi hakkında soru sorabilir misiniz? Çünkü az önce domuz etinin genel olarak sığır etinden daha iyi olduğunu söylediler ama domuz yağının bileşimi, yağ asitlerinin oranı araştırmada birçok kronik sağlık sorunuyla ilişkilendiriliyor. Bu nedenle, merada beslenmemiş domuz eti tüketmenin - örneğin süpermarketten alınan domuz eti - yemlerinin yağ asidi bileşimini değiştirdiği ve araştırmaya göre bunun gerçek bir sorun olduğu düşünüldüğünde, insanlar için hala sağlıklı olup olmadığını sorabilir misiniz?

(L) Bunu basit sorulara ayırabilir miyiz? Süpermarketten alınan domuz eti uygun mu?

C: Hayır

S: (L) Yani, temel olarak otlakta beslenen domuz eti mi olması gerekiyor?

C: Evet

S: (L) Yani, temel olarak ideal koşullar olabilecek şeylerden mi bahsediyorsunuz?

C: Evet

S: (L) Peki ya yağ asidi bileşimi?

C: Diyet çeşitliyse, sorun olmaz.

S: (Keyhole) Üzgünüm, hızlı bir soru. Otlakta yetiştirilmiş domuz eti bulmak son derece zor, peki hangisi daha iyi: Sığır eti mi yoksa süpermarket domuz eti mi?

(L) Otla beslenen sığır eti ya da süpermarket domuz eti. Şimdi buna bir parametre daha eklemiş oldun.

C: Otla beslenen her iki açıdan da daha iyidir. Ama yokluğunda domuz eti daha iyidir.

S: (L) Çalışmaların ve çalışma konularının seçimi hakkında söylediklerini hatırlayın.

(Andromeda) Yumurtanın neden çoğumuz için kötü olduğunu sorabilir miyiz?

(L) Güzel soru. Yumurta neden çoğumuz için bu kadar kötü?

C: Yumurta sürüngenlerle bağlantıları olan başka bir türün potansiyel yavrusudur.

S: (L) Yani, yine bilgi mi?

C: Evet

S: (L) Ve yumurtada yoğunlaşıyor mu?

C: Evet

S: (L) Tıpkı ineklerle ilgili bilgilerin sütte yoğunlaşması gibi mi?

C: Evet

S: (Joe) Tahıllar ve benzeri et dışı gıdalarda ciddi bir bilgi var mı? Bu, bilgi açısından dikkate alınması gereken birşey mi?

C: Dikkate alınması iyi olur, evet.

S: (L) Tohumların bitkilerin potansiyel yavruları olduğunu biliyoruz.

(Andromeda) Ve bitkiler bir yöne ya da diğerine gidebilir.

(L) Ve tahılların, bilirsiniz, oldukça zararlı olduğu kanıtlanmış...

(Chu) Ama etten alınmayan bazı vitaminler bazı sebzelerden alınıyor.

(L) Evet, öyle. Ama sebzeler tahıllardan farklı. Yani pek çok kök sebze, yapraklı sebze veya meyve... tohumları veya potansiyel yavruları yemeyi gerektirmeyen şeyler. Yani, belki de... Diğer canlıların yavrularını tüketmekle ilgili bir tür kozmik yasa mı var?

C: Yakın

S: (Chu) Peki, örneğin brüksel lahanası maruldan daha mı kötü?

(L) Evet.

(Chu) Çünkü bir sürü bebekten oluşuyor.

(Andromeda) Bir ısırıkta bir sürü bebek. [gülüşmeler]

(Chu) Domuz yağı veya don yağı ile kızartma yaptığınızda pişirme farkı ne olur? Hangisi daha iyi?

C: Karışım ideal olacaktır.

S: (Joe) 50/50?

C: Evet

S: (Chu) Hayvan yağlarını tekrar kullanmak kötü mü?

C: Evet

S: (Andromeda) Domuz pastırması yağını bile mi?

C: Hayır

S: (Andromeda) Biliyordum!

(L) Yeni işlenmiş olması nedeniyle.

C: Evet

S: (Andromeda) Ve dumanlı. [gülüşmeler]

C: Evet

S: (L) Tamam.

(Temperance) Domuzla ilgili sorularınıza ek yapabilir miyim? Domuz diyetleri hakkında öğrendiklerimden anladığım kadarıyla, sadece otla hayatta kalmaları mümkün değil. Bu doğru mu?

C: Yakın. İnsanlar gibi omnivorlar.

S: (Temperance) Tamam. Diyetlerini dengelemek için en uygun tahıl takviyesi nedir?

C: Tahıldan kaçının. Sebze verin.

S: (Joe) Ve meşe palamudu.

(L) Meşe palamudu meşe ağaçlarının tohumlarıdır.

(Temperance) Sütü insanlardan daha iyi sindirebilirler mi?

C: Evet

S: (Temperance) Tamam. Süt inekleri olan insanların fazla sütü veya fazla peynir altı suyunu domuzları yağlandırmak için kullandıklarına dair birşeyler duyduğumu hatırlıyorum. Sanırım bunu yapmanın bir yolu da bu ve ben de tahıllardan kaçınmaya çalışacağım. Çok teşekkür ederim.

(Joe) Meşe palamuduyla beslenen domuzlarımız, yavru meşe ağaçlarını yedikleri için kötüler mi?

C: Hayır.

S: (Joe) O yasa domuzlar için geçerli değil.

C: Evet

S: (Niall) Onlar ağaçtan kendisi düşüyor, koparılmıyor.

(Andromeda) Balık konusunda ne söylersiniz? Balık ve balık yağı?

(L) Bunu bize daha önce de anlatmışlardı; balık yarı-yeterli bir ikame. İnsan sadece balıkla yaşamaz. Yani, mümkün olduğunca domuz pastırması alın. [gülüşmeler] Tamam, diğer sorulara geçelim.

(PopHistorian) Birçok forum üyesi taşikardi, özellikle de atriyal fibrilasyon başlangıcı bildirdi. İlaç şirketleri son yıllarda afib hastalarını daha fazla hedef alıyor. Birçok makale bunu yeni bir salgın olarak adlandırıyor. Taşikardi insidansı gerçekten artıyor mu ve neden?

(L) Gerçekten yükseliyor mu?

C: Evet

S: (L) Neden?

C: COVID aşısı.

S: (L) Peki ya COVID aşılarını yaptırmazsan?

C: Başkalarından bulaşıyor.

S: (L) Yani, aşı yaptırmasan bile, başkalarının yaptırdığı aşıların içerikleri dökülme yoluyla sana bulaşır mı?

C: Herkes kalp desteği de dahil olmak üzere bir tür aşı karşıtı takviye protokolü almalı.

S: (Gaby) Alıç meyvesi gibi.

(Joe) CoQ10, alıç meyvesi.

(L) Kanınızı temiz tutan nattokinaz gibi birkaç farklı şey.

(Gaby) Plazmalojenler.

(L) Ve kalbine yardımcı ol.

(Andromeda) CoQ10, L-karnitin, balık yağı, NAC.

(L) Evet.

(Niall) O aşı faşistleri, temelde istediklerini elde ettiler: Herkes aşının etkilerine maruz kalıyor.

(L) Bir dereceye kadar. Bu doğru mu? Herkes temelde aynı etkilere maruz kaldı mı?

C: Evet.

S: (L) Aşı yaptıranlar yaptırmayanlara göre daha mı kötü durumda?

C: Evet

S: (L) Aşı yaptırmayanların koruması daha mı fazla?

C: Evet

S: (L) Hmm. Bunların hiçbiri hoş değil.

(PopHistorian) Forum araştırmamızda bu sorunu önlemek veya tedavi etmek için özellikle farkında olmamız gereken birşey var mı?

(L) Sanırım sadece ne yapacağımızı söylediler. Ele almadığımız birşey var mı?

C: Hayır.

S: (L) Tamamdır.

(Windmill Knight) K'lar Jordan Peterson'ın harika bir ruha sahip olduğunu ama aynı zamanda duyguları tarafından çok fazla yönlendirildiğini ve bu nedenle nesnel gerçeklikle başa çıkmakta zorlandığını söylemişti. Son zamanlarda, İsrail-Filistin çatışmasıyla ilgili olarak, Netanyahu'yu 'onlara cehennemi yaşatmaya' teşvik etmek, Filistinlileri mağduru oynamakla suçlamak veya soykırım karşıtı göstericileri 'küskün, çocuksuz, bilinçsizce boyunduruk altına alınma özlemi çeken zavallılar' olarak nitelendirmek gibi, en hafif tabirle hedeften büyük ölçüde sapmış ve empatiden yoksun bazı açıklamalar yaptı. Birçoğumuz, şiddetli benzodiazepin yoksunluğu semptomları nedeniyle tıbbi komaya girmeden önceki Jordan Peterson'ın artık olmadığı izlenimine sahibiz. Özellikle de Bibi Netanyahu ve Ben Shapiro gibilerle arkadaş olduğundan beri çok farklı. Görüşlerini çarpıtan gerçekten sadece duyguları mı yoksa burada başka birşey mi var?

C: Peterson koma sırasında yoğun bir programlamaya maruz kaldı.

S: (L) Yani başka bir varlıkla değiştirilmedi?

C: Hayır

S: (L) Sadece yoğun programlamaya tabi tutuldu, 4. yoğunluk tarafından sanırım?

C: Evet.

S: (L) Sorusu olan?

(seek10) Aşı karşıtı protokol hakkında bir soru sorabilir miyim?

(L) Evet

(seek10) Bu protokolü ne sıklıkla yapmalıyız?

C: En az 6 ay boyunca her gün.

S: (L) Ark ve ben bunu iki yıl kadar yaptık. Yani, iki yıl boyunca her gün aldık.

(Beau) Michael Jackson reşit olmayanlarla cinsel ilişkiye girdi mi hiç ?

C: Çok az.

(Beau) Onu pedofil olarak suçlamaya yönelik çabalar var mıydı?

C: Evet

S: (L) Ama reşit olmayan kişilerle cinsel ilişkiye girmişse, o zaman pedofildir.

C: Tam olarak değil. Sadece kafası karışıktı.

S: (L) Yani gerçek bir pedofil değildi, sadece kafası karışıktı. Öyle mi?

C: Evet.

S: (L) Tamam. Bu neden yapıldı? Bu suçlamalar neden yapıldı?

C: Çünkü kafa karışıklığından kurtuluyordu ve güçleniyordu.

S: (L) Yani, onlara karşı bir güç haline gelmiş olabilir mi?

C: Evet

S: (L) Çocuklarla ilgili o durumlara yönlendirildi mi?

C: Evet

S: (L) Kendisi de çocuk sayılırdı...

C: Evet

S: (L) Tamam, sıradaki:

(Approaching Infinity) 1) Geçmiş celselerde altı tür kaçırma olduğunu söylemiştiniz ama yalnızca üçü gerçekten ayrıntılı olarak tartışıldı. Birincisi, alfa durumu indüksiyonu, diğer adıyla 'seviye 3' kaçırılma, yani bilinçli veya rüya görürken uzaktan manipülasyon. İkincisi ruh kopyalama ya da 'sanal gerçeklik' kaçırması; ruh izi BARM (Boyutötesi Atomik ReMolekülerizasyon) aracılığıyla çıkarılır, beden 4Y'de kopyalanır, sonra ruh 3Y bedene yeniden yerleştirilir. Üçüncüsü ise 3Y bedenin BARM aracılığıyla 4Y'ye götürüldüğü fiziksel kaçırılma.

(L) 3Y bedenin 4Y'ye BARM aracılığıyla götürülmesinin zorunlu olup olmadığını bilmiyorum. Bence 4Y'ye sadece, bilirsiniz, basitçe... Bu ayrımdan emin misin?

(Approaching Infinity) Bağlam itibariyle kalıcı kaçırılma olarak kabul edilen Kayıp 411 vakalarında, yeniden molekülerizasyon sürecinden ve boyutsal sınırların aşılmasından bahsediliyor. Bu yüzden, bunun 4Y'ye götürülme türlerinden en azından bir tanesi olduğunu varsayıyorum.

(L) Tamam, soralım. Üçüncüsünün 3Y bedenin BARM yoluyla 4Y'ye götürüldüğü fiziksel kaçırılma olduğunu söylüyor. Olan şey bu mu?

C: Hayır.

S: (L) Ne oluyor?

C: 3Y beden 4Y'ye alınır.

S: (L) Yani BARM olmadan. O kadar mı?

C: Evet

S: (L) Yani BARM üçüncü tür kaçırma olaylarında kullanılmıyor ama insanları kaçırmak için teknoloji kullanıyorlar. Yani portallar açıyorlar, onları bir portaldan çekiyorlar, bunun gibi birşey mi?

C: Evet.

S: (L) Çekici ışınları falan mı var?

C: Evet.

S: (L) Yani insanları demonte etmek zorunda değiller?

C: Hayır

S: (Approaching Infinity) Celselerde çoğunlukla çatışma sırasında öldürülen veya kaybolan kişilerle ilgili birkaç olası varyasyondan daha bahsediliyor. İlk olarak, ruhun 5Y'ye gitmeden önce alındığı ve yeniden canlandırılan bedene yerleştirildiği yeniden canlandırma var. İkincisi, yeni, yedek bir beden yaratılması dışında yeniden canlandırmaya benzeyen beden çoğaltma/klonlama. Üçüncüsü ise, örneğin fiziksel bedenin BARM olmadan 4Y bir alana götürülmesi, bir yeraltı üssüne götürülmesi gibi tamamen 3Y bir kaçırma olabilir. Bunlar doğru mu?

C: Yeterince yakın!

S: (Approaching Infinity) Alfa durumu indüksiyonu neden kaçırılma olarak tanımlanıyor? Kaçırılma bir parçamızın alındığını ima eder. 'Seviye 3' tamamen 3Y'de gerçekleştiği anlamına mı geliyor?

C: Orada kaçırılma ifadesi bilince atıf yapıyor.

S: (L) Yani sadece bilincinizi alıyorlar, öyle mi?

C: Evet.

S: (Approaching Infinity) Parlak, atletik erkeklerin kaybolduğu ve suda ölü bulundukları Kayıp 411 vakalarında, birçoğunun kayıp oldukları süre boyunca hayatta olduklarına ve cesetleri bulunmadan kısa bir süre önce öldüklerine dair tıbbi kanıtlar var. Hayatta oldukları süre boyunca, ki bu süre bazen günler ya da birkaç hafta sürebiliyor, onlara ne oldu?

C: Yiyecek kaynağı.

S: (L) Ama yenmediler.

C: Duygusal yiyecek. Ayrıca üreme deneyleri.

S: (L) Niall ve Joe, Albias hayvanları hakkındaki sorularınız nelerdir? Albias hayvanları nelerdir?

(Joe) Bu yılın Ocak ayında 600 koyun korkuyla bir tünel seranın arkasına sığınmış. Ve hepsi korkudan ölmüş. Ve o zaman bunun sebebinin bir köpek olduğunu iddia ettiler. Kimse köpek görmemiş ama etrafta vahşi köpekler olduğunu söylediler.

(L) 600 koyun köpek onları korkuttuğu için mi ölmüş?!

(Joe) Evet. Daha yakın bir zamanda ise 600 tavuğun bir grup başıboş köpek tarafından öldürüldüğü iddia edilen bir olay yaşandı. Olayın iki yıl öncesine dayandığı söyleniyor ama bu vahşi köpekler hiç yakalanmamış.

(Chu) Koyun da olabilir, keçi de, tavuk da...

(Joe) Öldürülenlerin sayısı bir köpek ya da köpek sürüsü için pek olası görünmüyor. Ve merak ediyoruz, acaba insanların sandığından başka birşey mi?

(L) Bu nedir?

C: Çevrenin geçici olarak 4Y'ye alınması sırasında 2Y varlıkları bunu kaldıramıyor.

S: (L) Tamam. Çevrenin transferine neden olan nedir?

C: Yerel aktivite nedeniyle 4Y sızıntısı.

S: (L) Ne tür bir yerel faaliyet? Ritüeller yapan insanlardan falan mı bahsediyoruz?

C: Yakın

S: (Joe) Cadılarla falan ilgili birşey yok muydu?

(L) Ürpertici!

(Chu) Bilmiyorum ama hayvanlardan bazıları da yaralanmıştı.

(Niall) Bu durum bazı satanist gruplar tarafından istismar edilen atlarla ilgili mi?

C: Evet

S: (Joe) O bölgede, evet.

(Niall) 2020/2021'de COVID yılı boyunca Fransa'nın her yerinde.

S: (L) Tamam, sıradaki soru: hlat 17 Temmuz 2022 tarihli celseyle ilgili soru sormak istiyor:

Alıntı Yap17 Temmuz 2022 celsesinden

(hlat) Biraz aptalca gelebilecek bir sorum var. Kızım olağandışı bir deneyim yaşadı ve ne olduğunu öğrenmek istiyor. Bir sabah yatağında uyanmış ve erkek kardeşinin kapıda durduğunu görmüş. Kardeşi ona çıtır parmak tavuk pişirmeyle ilgili birşey söylemiş ve sonra koşarak gitmiş. Kızım birkaç saniye sonra yataktan kalkmış, koridordan geçmiş ve erkek kardeşini ve ikinci kız kardeşi oturma odasında görmüş. Erkek kardeşine ona çıtır parmak tavuk pişirmeyle ilgili birşey sorup sormadığını sormuş ve kardeşi öyle birşey sormadığını söylemiş. Diğer kız kardeş, erkek kardeşin tüm o süreç boyunca kendisiyle beraber oturduğunu, onun odasına gitmiş olamayacağını söylemiş. Orada ne oldu?

C: Bilokasyon. Erkek kardeş çıtır parmak tavuklarını yiyebildi mi?

(hlat) 2022'de oğlumun bilokasyon yaşamasına neden olan faktörler nelerdi?

C: Doğal eğilim.

S: (L) Bilokasyon yeteneğine doğal bir eğilimi mi var?

C: Evet. Ama giderek azalacak. Kızın onu görebilmiş olması da ilginç!

S: (hlat) Bilokasyon 4Y'nin veya bir 4Y sızıntısının  etkisi mi?

C: Şart değil. Ruhun yetenekleri.

S: (hlat) Bir kişi 4Y sızıntısı yaşadığında, tüm ortam veya çevre de geçici olarak dördüncü yoğunluğa mı geçer, aynı ortamdaki diğerleri bunu algılamasa bile?

C: Evet

S: (L) Yani algılama yeteneği de önemli?

C: Evet

S: (L) Kız hakkında da söylediğiniz gibi.

(hlat) Yaklaşan dalga bizi 3Y'den 4Y'ye taşıyacak. Öncül dalgalar da bizi geçici olarak 3Y'den 4Y'ye götürüyor mu?

C: Kısmen, evet. Ayrıca bu devam etmekte olan bir süreç.

S: (Joe) Yani 5Y'de 4Y'yi algılayabilmekten bahsettiklerinde olduğu gibi, bunun önceden farkında olman gerekiyor. Bu durumda, başka bir gerçeklik olarak 4Y fikrinin farkında olan insanlar... Bu farkındalık bazı tutarsızlıkları ve bu tür şeyleri anlamalarına da yardımcı olur mu?

(L) Evet.

(Joe) Ve ayrıca herşeyi normalleştirmek yerine tutarsızlıklara dikkat etmek, değil mi?

(L) Evet.

(Joe) Bu önemli bir faktör.

S: (L) Miracle soruyor:

Alıntı Yap
27 Nisan 2024 celsesinden

S: (irjO) Zaman hattımızda, Mercan Kalesi'nin inşası dışında, "ses odaklayıcı dalga" tekniği bir inşa yöntemi olarak en son ne zaman düzenli olarak kullanıldı?

C: MÖ 1100

S: (irjO) Neden kullanmayı bıraktık?

C: Felaketler nedeniyle teknoloji kaybedildi. Ayrıca genetik bileşen zayıfladı. Arada sırada anormal bir şekilde ortaya çıkıyor. Tanık: Leedskalnin.

S: (L) Yani bu teknolojinin genetik bir bileşeni mi vardı?

C: Evet

S: (L) Yani, bunu yapanlar o genetiğe sahip olan belirli kişiler miydi?

C: Evet


(Miracle) Forumda 'ses dalgası odaklama' genetiğine sahip olan var mı?

C: Birkaç kişi.

S: (irjO) Ses dalgalarına odaklanma genlerini taşıyan bir kişi bu genlere sahip olduğunu bilir mi?

C: Genelde hayır.

C: (irjO) Organik bir portalın bilinci ölümden sonra bireysel kimliğini sürdürür mü?

S: (L) Sanırım bunu zaten konuşmuştuk. Ruh havuzuna gittikleri gerçeğini konuştuk. Bu celselerde var. Tartışılmıştı.

(irjO) Bu soruyu sormamın nedeni geçmiş yaşam terapileri ve regresyonlarla ilgili pek çok kitap okumuş olmam ve bu terapiye giren herhangi bir kişinin organik portal olup olmadığını tespit etmenin hiçbir yolu olmaması. Yani sorum temel olarak şu: Organik portallar da geçmiş yaşamları hatırlayabilirler mi?

(L) Evet ama daha şimdi onların geçmiş yaşamları olmadığını söyledik.

(Andromeda) Belki bazı görüntüler vardır. Eğer daha önce etrafta var olan bir grup farklı enerjilerse...

(L) Ruh havuzlarının diğer kısımlarının geçmiş yaşamlarını kendilerininki gibi hatırlayabilirler mi?

C: Evet

S: (L) Ve hatta birbiriyle çelişen birkaç geçmiş yaşamı bile hatırlayabilirler çünkü ruh havuzunun diğer üyelerinin veya hatta yakından ilişkili oldukları diğer insanların geçmiş yaşamlarını da hatırlayabilirler.

C: Evet

S: (irjO) Ruh havuzuna gittiklerinde, ruhlu bireyler gibi dersleri üzerinde düşünebiliyorlar mı?

C: Hayır, tüm havuz tek bir birim olarak öğrenir.

S: (Windmill Knight) K'lar nükleer patlamaların diğer yoğunluklarda veya boyutlarda etkileri olabileceğini, boyutsal bariyerleri kırabileceklerini ve hatta orada hasara neden olabileceklerini doğruladılar. Nükleer patlamalarda ölen insanlar 5Y'ye geçerken nükleer enerji nedeniyle zorluk çekiyor ya da bir tür ek etkiye maruz kalıyor mu?

C: Evet. Ve bu tür bombaları kullanmak büyük bir "günah"tır.

S: (L) Başka bir deyişle, bu tür patlamaların verdiği zarar o kadar kötü ki, o patlamaların gerçekleştirilmesine dahil olanlar çok ama çok ciddi karmik yükler alıyor. Burada vurgulamaya çalıştığınız şey bu mu?

C: Evet

S: (Keit) Peter Garyaev'e ('dalga genomu'nun yaratıcısı, Dilsel Dalga Genetiği üzerine makalelerin yazarı) göre, DNA molekülü konuşma yapıları, düşünceler ve imgelerle kodlanmıştır ve Garyaev bunlara da bilgiyle etki edilebileceğini iddia etmektedir. Garyaev bize, düşünce ve doğru konuşmanın yardımıyla kendinizi iyileştirebileceğinizi garanti ediyor. Organlarınızla, onları sağlıklı olmaya ikna etmeye çalışır gibi konuşmanız gerekir. 'Garyaev organları, kemikleri ve vücut bölgelerini iyileştirebilen 'Garyaev Matrisleri' (DNA müziği) yarattı. Birincil kayıt, polarizasyonlarını (spin durumlarını) değiştiren fotonlar üretebilen özel bir lazer tarafından gerçekleştirilir, yani herhangi bir cismi (hücreler ve dokular, biyoaktif maddeler, fotoğraflar, vb) araştırırken bilgi kaydeder. Belirli bir kişinin sağlıklı durumunun kuantum temsilini oluşturur ve ardından normal/sağlıklı duruma dönerek sapmaları düzeltir.

Sorular: Garyaev'in çalışması meşru mu ve araştırmaya değer mi?

C: Evet ama ayıklanmaya ihtiyacı var.

S: (Keit) 'Garyaev Matrisleri'ni dinlemek faydalı olur mu?

C: Zararı olmaz. Tedavi eder mi? Birçok faktöre bağlı.

S: (Keit) İlgili her türlü ekipmanı satan resmi bir enstitü var. Bunlar meşru mu yoksa dolandırıcılık mı?

C: Satıcılar.

S: (Keit) Ekipmanlarını denemek faydalı olur mu?

C: Pek değil.

S: (Keit) 'Garyaev Matrisleri'nin işe yaradığını varsayarsak, enstitü orijinal kayıtların sadece kendilerinde olduğunu ve internette bulduklarımızın kopya ve sahte olduğunu ve sonuçların tahmin edilemez olduğunu iddia ediyor. Bu doğru mu ve sadece onların kayıtları mı satın alınmalı?

C: Kısmen, ama aynı zamanda gelir akışını koruyorlar.

S: (Keit) Garyaev doğal bir ölümle mi öldü?

C: Evet

S: (Keit) 15 Nisan 2000 tarihli celsede, Rus manyetik laboratuarının Sayan ya da Sayany adı verilen bir dağ silsilesinde bulunduğu teyit edildi. Aynı bölgede Ergaki adı verilen bir dağ silsilesi de var. Bazıları burayı ve genel olarak Sayan dağlarını Şambala efsanelerine benzer şekilde eski uygarlıklara bağlayan pek çok efsane ve hikaye var. Ve Sayan dağlarının çevresi de Altay dağlarıyla bağlantılı. Ergaki'de, eski uygarlıklar tarafından bilinen bir teknolojinin parçası olarak kullanıldığı varsayılan çeşitli garip taş yapılar var. 60'lı yıllara ait bir hikayede, yakınlarda bir inşaatın devam ettiği ve işçilerin 'Uyuyan Sayan' adı verilen kayalar dizisinden çıkan bir ışın gördükleri ve ışının tüm alanı aydınlattığı anlatılıyor. Bir saat sonra, o zamanlar genellikle üst düzey yetkililere ait olan "Volga" arabalarıyla birileri gelmiş. İşçilere gördüklerini unutmalarını söylemişler. Bu hikaye doğru mu?

C: Kısmen.

S: (Keit) O ışın neydi?

C: Ara sıra çalışan antik teknoloji tarafından yayıldı.

S: (Keit) Altay-Sayan bölgesi Atlantis uygarlığının bir parçası mıydı?

C: Hayır

S: (Keit) Sayan dağları Putin'in de en sevdiği tatil yeri. Bunun nedeni sadece doğa mı, yoksa başka nedenler de var mı? Eğer ek nedenler varsa, bunlar nelerdir?

C: Doğa ve antik çağrışımların farkındalığı.

S: (L) Yani doğayı seviyor ve farkında ve oraya gidiyor çünkü bu ona bir bağlantı hissettiriyor ya da öyle birşey mi?

C: Evet

S: (Ryan) Hem Cleckley hem de Laura'nın tahmin ettiği gibi Platon reşit olmayanlarla cinsel ilişkiye girdi mi?

C: Evet

S: (Ryan) Eğer öyleyse, bu durum onun eserlerinin Batı tarihi boyunca birçok büyük Yunan düşünürün aksine sansürden kaçmış gibi görünmesine ne kadar katkıda bulundu?

C: Evet, çok fazla.

S: (L) Yani çalışmalarının hayatta kalmasına çok katkıda bulundu.

(Ryan) Platon günümüze ulaşan çalışmalarının yüzde olarak ne kadarını başkalarından intihal etti?

C: Yüzde 80.

S: (L) O kadar da yaratıcı değilmiş ha? [gülüşmeler]

(Niall) Ve hepimiz Platon'un Cumhuriyetinde yaşıyoruz!

(PopHistorian) Neredeyse 70 yıldır kullanılan ve görünüşe göre hızla itibar kazanan Bağlanma Stili sistemi ne kadar geçerli veya yararlı? Bu sistem, dört stilin mutlak kategoriler olmadığı, daha çok bir spektrumdaki odak noktaları gibi olduğu ve stillerin ruh hallerine ve mevcut koşullara bağlı olarak spektrum içinde hareket edebileceği teorisi uygulandığında daha yararlı mı olur?

(L) Pekala, o sistem bir spektrum olarak uygulanırsa daha mı yararlı olur?

C: Evet

S: (L) Bu konuda söyleyebileceğiniz özel birşey var mı?

C: Yüzde 60'ı genetik miras, sadece yüzde 40'ı geliştirme.

S: (L) Bu son soruydu! Ha-ha-ha! [gülüşmeler]

(Joe) Benim iki sorum var. Çok kısa.

(L) Ooo...

(Joe) Ben ve Andromeda ve diğerleri bir süreliğine buradan ayrıldığımızda, geri döndüğümüzde, uzaktayken farklı hissettiğimizi fark ediyoruz. Ve geri döndüğümüzde sanki... bir tür... bunu nasıl tarif edersin?

(Andromeda) Ağır.

(Joe) Bir tür ağırlık gibi.

(Chu) Sanki daha fazla yerçekimi varmış gibi.

(Joe) Kendimizi daha çok baskı altında hissediyoruz. [gülüşmeler]

(L) Yani burada baskı altında hissediyorsunuz ve başka bir yerde daha özgür hissediyorsunuz?

(Joe) Hayır. Ama bir fark olduğunu fark ettik. Bu yüzden merak ediyoruz, bilirsiniz... başkaları da bunu deneyimledi. Yani, bunun elle tutulur bir yanı var mı ya da bu algının kaynağı ne olabilir diye merak ediyoruz.

C: Yükleri bırakmak. Hayatlarınız dünyanın ve özellikle de grubunuzun ağırlığını üstlenmeyi içeriyor. Ayrıca muhtemelen koruyucu balonu ve korumanın ağırlığını da hissediyorsunuz.

S: (L) Yani ayrıldığınızda sorumluluklarınızdan kurtulduğunuzu mu hissediyorsunuz?

(Andromeda) Hayır. Bilmiyorum.

(L) Her dakika dikkatinizi vermek zorunda değilsiniz.

(Joe) Demek bir koruma ağırlığı var.

(Scottie) Birbirini korumak gibi birşey mi?

(Andromeda) Basınçlanma gibi mi?

(Joe) Koruyucu balon nedir?

(L) Her SRT yaptığımızda burada oluşturduğumuz.

(Joe) Tamam.

(L) Nerelerdesin? Burada değil misin?

(Joe) İlle o olduğunu söylemediler. Başka bir koruyucu balon olabilir, farklı bir balon. [gülüşmeler]

(L) Bahsettiğiniz bizim yarattığımızdan farklı bir koruyucu balon mu?

(Joe) Yoksa birden fazla mı var?

C: Birden fazla. Ayrıca büyüyen 4Y atmosfer nedeniyle yerçekimi biraz daha fazla.

S: (Joe) Hmm.

(Andromeda) Yerçekimi artmış gibi hissettiriyor.

(Joe) Bu güneş patlamaları sırasında bazen yerçekimi artıyor mu?

C: Belki.

S: (Joe) Diğer tek soru annemin iyi olup olmadığıydı.

C: Aslında çok iyi!

S: (L) Peki öldüğünde onu gerçekten gördüm mü?

C: Evet.

S: (L) Çünkü çok neşeli görünüyordu. Yani neredeyse gülüyor gibiydi. Bazen yemek yapmak, anne olmak gibi konularda küçük bir rekabet yaşardık. Ve sonra bana dedi ki, tamam, artık anne sensin! [gülüşmeler]

(Andromeda) Bunu söylediğini hayal edebiliyorum.

C: P hepinizi seviyor ve nihayet tam olarak istediği şeyi yapıyor, herkese olumlu duygular göndermek de dahil.

S: (L) Hiç unutmayacağım. Hala makinelere bağlıydı ve henüz makineleri kapatmamışlardı. Ve dedim ki, geri gelecek misin? O da "Şaka mı yapıyorsun?!" dedi. [gülüşmeler] Aynen böyle dedi: 'Şaka mı yapıyorsun?'

(Joe) Nereye geri gelecek misin?

(L) Vücuduna, yani onu uyandırabilirdik. Çünkü vücudu makinelere bağlı olarak hala hayattaydı. Tamam. Bilmemiz gereken ama sormadığımız birşey var mı? Varsa sorulmuş sayın.

C: Peşpeşe birçok yerde sınayıcı olaylar geliyor. Aptallaştırılmış bir nüfusu uyandırmak kolay değil. Birçoğu hayatta kalamayacak. Birbirinize iyi bakın. Hoşçakalın.

S: (L) Yani, henüz bitmedi. Şişman kadın şarkı söylemedi!

CELSE SONU

Orijinal celse metni: https://cassiopaea.org/forum/threads/session-18-may-2024.54672/


bozadi

Kontrol okumasını / düzeltmeleri yarın yapabileceğim.

sybleman

#2
Eline sağlık @bozadi 

Proteinlerdeki bilgi blokları mevzusu oldukça detaylı gelmiş. Domuz eti konusu toplumsal ve kodlanmış bilgilerimize çok ters. Bana çok iç açıcı gelmedi. Haram olmasındansa herşeyi yiyen bir hayvan olması kötü bir his bırakıyor. Leş bile yiyebilir kemikleriyle. Dedikleri gibi bizim gibi omnivor ama işte düşününce tiksindirici geliyor.

Alıntı YapS: (Windmill Knight) K'lar nükleer patlamaların diğer yoğunluklarda veya boyutlarda etkileri olabileceğini, boyutsal bariyerleri kırabileceklerini ve hatta orada hasara neden olabileceklerini doğruladılar. Nükleer patlamalarda ölen insanlar 5Y'ye geçerken nükleer enerji nedeniyle zorluk çekiyor ya da bir tür ek etkiye maruz kalıyor mu?

C: Evet. Ve bu tür bombaları kullanmak büyük bir "günah"tır.

S: (L) Başka bir deyişle, bu tür patlamaların verdiği zarar o kadar kötü ki, o patlamaların gerçekleştirilmesine dahil olanlar çok ama çok ciddi karmik yükler alıyor. Burada vurgulamaya çalıştığınız şey bu mu?

C: Evet

https://amerikabulteni.com/2016/06/02/hirosimada-bir-amerikali/

Alıntı Yap31 Temmuz'da hedef şehir olarak seçildi ve 2 Ağustos günü karar kesinleşti. 5 Ağustos'u 6 Ağustos'a bağlayan gece Hiroşima'da hava açık ve berraktı. Şehir, dünyanın bir kaç saat sonra tanışacağı nükleer çağın sembolü olacağından habersiz uykudayken, Enola Gay adlı uçak, 'Little Boy (ufaklık)' kod adlı yüküyle Mariana Adalarındaki üsten havalandı.

Kalkıştan yaklaşık 6 saat sonra uçaklar Hiroşima üzerindeydi. 'Ufaklık', planlandığı gibi saat 08:15'te 9400 metre yukarıdan aşağı bırakıldı. Atom bombası, patlatılma yüksekliği olan 580 metreye 45 saniyede ulaştı. O sabah annesiyle tartıştığı için evden kapıyı vurup öfkeyle çıkan 13 yaşındaki Tomiko Morimoto, o gün sağ kurtulan birçok Hiroşimalı gibi, bir patlama sesi hatırlamıyor. Birçoğunun en net hatırladığı gözleri kör edercesine beyaz ışık, korkunç bir basınç ve sıcaklık. Bir de soludukları havayı dolduran elektrik kokusu...

Bu konunun tekrar gündeme gelmesi boşuna değil. Asla olmayacak olan ihtimallerden biri olması dileğiyle.

Umarım ruhları bu olayın etkisini atlatabilir ki halen atlatamadıklarından bahsetmişlerdi. Ne büyük vahşet. Bu kadar merhametsiz olmak akıl alır gibi değil.

Tgur

#3
Teşekkürler Bozadi,

Sybleman nükleer bombanın çok geniş etkileri var önemli bir noktayı vurgulamışsın,

        25.07.2004
  Şimdi kıyam ve hızlı evrim zamanı    (kıyam=bilinçte ayağa kalkma)
  Mevcudatın tümü buna katılmalı 
  Toprak negatifinden temizleniyor
  Ama bağrında atomu patlatan insan artık anlamalı


  Yani depremler kader değil neticedir
  Dengeye dünya da mutlak gelmelidir
  Nükleer ile boşluk açılmışsa derinliklerde
  Maalesef insan felaketleri beklemelidir


  Satıhda patlayan atom sadece insan öldürmüyor
  Doğada örülü manyetiği de söndürüyor
  Hele karbondioksit örtüsü kalınlaşınca
  Güneşin sıcağı yok olmayıp iklimi saptırıyor

Dionysos

Çeviri için teşekkürler
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

gerçek tosun paşa

Bozadi hazır yazıyorken hem Laura podcast çevirileri için verdiğin emek hem de celse çevirisi için teşekkürler.

Arkadaşlar podcast çevirisi için gerçekten ciddi bir emek veriyor Bozadi. Sunucu Jay ile Türkçe altyazı için görüşecektim farklı dillerdeki altyazıları çok sıcaklar ama neredeyse 2 saat süren bir yayında timecode denen metin-video senkronizasyonuyla birlikte anlaşılır bir metin ortaya çıkarmak hiç kolay değil. Bozadi yine de büyük bir fedakarlıkla forum için tüm konuşmaları çevirip yine burada bizlerle buluşturuyor. Bu sebeple buradan özverisi için ayrıca herkesin görebileceği biçimde tekrar teşekkür etmek istiyorum.

Dionysos

Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 23 Mayıs 2024, 19:32:22 Bozadi hazır yazıyorken hem Laura podcast çevirileri için verdiğin emek hem de celse çevirisi için teşekkürler.

Arkadaşlar podcast çevirisi için gerçekten ciddi bir emek veriyor Bozadi. Sunucu Jay ile Türkçe altyazı için görüşecektim farklı dillerdeki altyazıları çok sıcaklar ama neredeyse 2 saat süren bir yayında timecode denen metin-video senkronizasyonuyla birlikte anlaşılır bir metin ortaya çıkarmak hiç kolay değil. Bozadi yine de büyük bir fedakarlıkla forum için tüm konuşmaları çevirip yine burada bizlerle buluşturuyor. Bu sebeple buradan özverisi için ayrıca herkesin görebileceği biçimde tekrar teşekkür etmek istiyorum.

Bu site (google konuşmayı metne çevirme teknolojisi yoluyla oluşturulmuş) zaman kodlu altyazıları (ya da en azından İngilizce konuşma metinlerini -küçük kusurlarla tabi-) sağlayabilir.

https://downsub.com/
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

gerçek tosun paşa

Alıntı yapılan: Dionysos - 23 Mayıs 2024, 20:54:07
Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 23 Mayıs 2024, 19:32:22 Bozadi hazır yazıyorken hem Laura podcast çevirileri için verdiğin emek hem de celse çevirisi için teşekkürler.

Arkadaşlar podcast çevirisi için gerçekten ciddi bir emek veriyor Bozadi. Sunucu Jay ile Türkçe altyazı için görüşecektim farklı dillerdeki altyazıları çok sıcaklar ama neredeyse 2 saat süren bir yayında timecode denen metin-video senkronizasyonuyla birlikte anlaşılır bir metin ortaya çıkarmak hiç kolay değil. Bozadi yine de büyük bir fedakarlıkla forum için tüm konuşmaları çevirip yine burada bizlerle buluşturuyor. Bu sebeple buradan özverisi için ayrıca herkesin görebileceği biçimde tekrar teşekkür etmek istiyorum.

Bu site (google konuşmayı metne çevirme teknolojisi yoluyla oluşturulmuş) zaman kodlu altyazıları (ya da en azından İngilizce konuşma metinlerini -küçük kusurlarla tabi-) sağlayabilir.

https://downsub.com/


Selam @Dionysos , bu ve benzeri otomatik metin oluşturuculardan haberim var. Hatta otomatik çeviriciler ve yapay zekalarla ilgili denemeler de yaptım. Zaten Jay'den Youtube tarafından oluşturulan konuşma metinlerini de altyazı olarak aldım o konuda sorun yok. Fakat bu çevirilerin bazı kısımları çok iyi olurken bazı kısımları oldukça kötü. Ortalama 3000 satır içerisinde onları nizami bir biçimde düzenlemek gerekir. Gündelik dilde konuşulan 2 saatlik bir videonun altyazı olabilecek biçimde tabiri caizse transpoze edilmesi ciddi bir mesai. Sıkıntı buradan kaynaklı.

arinmak

çeviri için teşekkürler.

Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 23 Mayıs 2024, 19:32:22 Bozadi hazır yazıyorken hem Laura podcast çevirileri için verdiğin emek hem de celse çevirisi için teşekkürler.

Arkadaşlar podcast çevirisi için gerçekten ciddi bir emek veriyor Bozadi. Sunucu Jay ile Türkçe altyazı için görüşecektim farklı dillerdeki altyazıları çok sıcaklar ama neredeyse 2 saat süren bir yayında timecode denen metin-video senkronizasyonuyla birlikte anlaşılır bir metin ortaya çıkarmak hiç kolay değil. Bozadi yine de büyük bir fedakarlıkla forum için tüm konuşmaları çevirip yine burada bizlerle buluşturuyor. Bu sebeple buradan özverisi için ayrıca herkesin görebileceği biçimde tekrar teşekkür etmek istiyorum.

cas forumda hazır metin olduğunu , celse gibi çevrildiğini düşünüyordum ( hiç kolay olmadığının farkındayım.)

bu  başka seviye olmuş , durumu belirttiğin teşekkürler gtp.

bozadi emeklerin için tekrar tekrar teşekkürler. saygiyla eğiliyorum.
 

bozadi

Podcast röportajının yazılı bir referans olarak forumda bulunması önemli. Mevcut İngilizce altyazıyı ve Kasyopya forumda paylaşılan biraz daha düzeltilmiş altyazıları kullanıyorum. Deepl ile çevirip üzerinde düzenleme yapmaya çalışıyorum. Hazır İngilizce altyazılar olmasaydı, bu çalışmayı yapmam neredeyse imkansız olurdu. Zorluk çıkaran şey, konuşmaların büyük bölümünde cümlelerin sürekli kesintiye uğraması. Bir cümle başında veya ortasındayken farklı bir cümleye başlanması, hatta o cümlenin de yarım bırakılıp kısa veya uzun başka şeyler araya sokulması... Konuşma dilinde çok sık olan şeyler. Zaman kazandıran otomatik çevirinin makul çeviriler yapabilmesi için cümlelerin (cümle öğelerin) az çok düzgün bir şekilde sıralanması, cümle arasına cümle veya cümlecikler sokulmaması gerekiyor. O durumları manüel olarak düzenleyip çeviriye uygun hale getirmeye çalışıyorum. Bazı yarım ifadelerin çıkarılmasını gerektiriyor bu durum. Bu ve buna benzer küçük kayıplar olabiliyor ama anlatılan şeyin mümkün olduğunca anlaşılabilir olmasına çaba gösteriyorum, anlatılanı her zaman tam olarak kavrayamasam da.

Bu röportaj sayesinde Laura'nın deneyimleriyle ilgili bilmediğim bazı şeyleri öğrenmek değerli oluyor. Çevirisini yapmak da daha dikkatli bir okuma/değerlendirme gerektiriyor. Biraz zahmetli ama değerli benim açımdan.

alper

selamlar, celse ortalarında bahsedilen özellikle kovid döneminde kalp çarpıntısı, nefes darlığı gibi sorunu bende kısa bir dönem gece uyurken yaşadım (aşı olmadım) cevap olarak
C: Herkes kalp desteği de dahil olmak üzere bir tür aşı karşıtı takviye protokolü almalı
denmiş. CoQ10 hapları veya alıç meyvesi iyidir denmiş
konuyla ilgilenen varmı,sizce gerek varmı

Dionysos


Selam @Dionysos Gündelik dilde konuşulan 2 saatlik bir videonun altyazı olabilecek biçimde tabiri caizse transpoze edilmesi ciddi bir mesai. Sıkıntı buradan kaynaklı.
[/quote]

Selam, anlıyorum.
Bunun hakkında biraz fikrim var.
Film altyazı senkronu ve anlamadığım kimi videoların indirilip metne sonra altyazıya çevrilmesi vb küçük uğraşlarım var ve oldu.

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

Alıntı yapılan: alper - 25 Mayıs 2024, 11:28:38 selamlar, celse ortalarında bahsedilen özellikle kovid döneminde kalp çarpıntısı, nefes darlığı gibi sorunu bende kısa bir dönem gece uyurken yaşadım (aşı olmadım) cevap olarak
C: Herkes kalp desteği de dahil olmak üzere bir tür aşı karşıtı takviye protokolü almalı
denmiş. CoQ10 hapları veya alıç meyvesi iyidir denmiş
konuyla ilgilenen varmı,sizce gerek varmı
Ben de kovid aşısı olmadım ama celsede de konusu geçtiği gibi çevremizde aşı olanlardan yayılan etkilere (aşı içeriğindeki spike proteinlerine) maruz kalmak kaçınılmaz gibi göründüğü için, şimdiye kadar celselerde veya K forumda bahsedilen çeşitli takviyeleri (vitaminler, mineraller, vs.) bazen almaya çalışıyorum ama genelde biraz duyarsızım bu konuda. "CoQ10" ve "alıç" konusunu bu bağlamda ilk kez duyuyorum. Biraz araştırıp deneyebilirim.

sirera

Çeviriler için verdiğin emekler Bozadi, ne kadar büyük destek ilerleyişimiz, varlığımız, huzurumuz için, sonsuz teşekkürler sana.
Çok sakin bir gölde en ufak bir kıpırtı oluşturmamak için sarfedilen çabayı her celsede havalandıran tatlı bir rüzgar gibi.
Alper CoQ10 uzun zaman kullanmıştım 10 yıl kadar enerji için muhteşemdi. Daha önce iğneli çam da önermişlerdi diye hatırlıyorum covid kancalarından arınmak için. Arada taze iğneli çam yapraklarından salata yapıp yemeli diye düşünüyorum ama henüz yapmadım. Alıç ta ne hoş meyvedir💚 dağlardan.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Dionysos

Alıntı yapılan: bozadi - 23 Mayıs 2024, 00:27:30
18 Mayıs 2024

'Garyaev organları, kemikleri ve vücut bölgelerini iyileştirebilen 'Garyaev Matrisleri' (DNA müziği) yarattı. B
Sorular: Garyaev'in çalışması meşru mu ve araştırmaya değer mi?

C: Evet ama ayıklanmaya ihtiyacı var.

S: (Keit) 'Garyaev Matrisleri'ni dinlemek faydalı olur mu?

C: Zararı olmaz. Tedavi eder mi? Birçok faktöre bağlı.

S: (Keit) İlgili her türlü ekipmanı satan resmi bir enstitü var. Bunlar meşru mu yoksa dolandırıcılık mı?

C: Satıcılar.


Az önce sanırım  bir böcek olmalı ve muhtemelen daha iyisini ücretsiz yayınlıyordu.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com