Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

16 Eylül 2017

Başlatan bozadi, 19 Eylül 2017, 22:50:27

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

16 Eylül 2017


Tabla başındakiler Laura, Andromeda ve Artemis

Pierre, Joe, Ark, PoB, Data, Scottie, Niall, Majestik Kedi Opal, Harika Köpek Noko

S: (L) Bugün 16 Eylül 2017. [Mevcut olanların gözden geçirilmesi] Başlayalım.

C: Herkese ve kediye merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?

C: Kasyopya'dan Olebeiya

S: [Verilen ismi telaffuz etmeye yönelik çeşitli çabalar]

C: Yakın.

S: (L) Sanırım önce tüm önemli sorularımızı sorsak iyi olur, sonra ben birkaç küçük soruyla bitiririm.

(Scottie) Laura forumda Vicente Fox'un Derin Devletin bir parçası olabileceğini yazdı çünkü büyük bir hevesle Trump'ı kötülüyor vesaire. Ben ise yazdığım yanıtta durumun öyle olmayabileceğini söyledim çünkü belki Vincente Fox ABD'ye "Evet efendim! Hemen efendim!" demekten bıkmış olabilir.

(L) Evet. Vicente Fox videosu gerçekten eğlenceliydi. Ama biliyorsunuz, o gerçekten Derin Devlete yardımcı oluyor çünkü Trump'ın altında bulunduğu baskıları mutlaka biliyor. Ama diğer taraftan Trump dış politikayla ilgili açıklamalarında en hafif deyişle moron gibi davranıyor. Bu durumda, Vicente Fox Trump'ı feci şekilde trollüyor mu yoksa gerçekten Derin Devletin bir ajanı olarak mı faaliyet gösteriyor?

[Noko giriyor ve yanıt sırasında konuşmaya başlıyor]

C: İlki. Bu noktada Trump kadar naif herkesin trollenmeyi hak ettiğini düşünüyor.

S: (L) Yani diğer bir deyişle... Anlamadım.

(Joe) Trump kadar naif herkes mi?

(L) Trump kadar naif olan herkes mi, yoksa Trump'ın kendisi mi trollenmeyi hak ediyor?

C: Aynı. Trump Derin Devlete boyun eğdi.

S: (L) Evet ama göreve gelmeden önce o duvarı inşa etmekten bahsediyordu. İnsanların ona oy verme nedenlerinden biri buydu... İnsanlar onu "duvar inşası" retoriği nedeniyle mi daha çok sevdi yoksa Rusya'yla dost olup askerleri ülkeye geri çekme nedeniyle mi, bunu söylemek zor.

(Joe) Hayır, bence bu daha çok ülke içindeki olaylarla ilgili.

(L) Evet, sanırım insanlar yurtiçi meselelerle daha çok ilgileniyor ve bu kadar çok sayıda yasadışı yabancıdan kurtulmak istiyorlar...

(Joe) Evet.

(L) Duvar inşa etmek falan.

C: Trump gerçekten boyunu aşan bir işe kalkıştı. Daha önce herşeye çok basit bir bakış açısıyla bakıyordu. Şimdi daha fazla şey biliyor ve daha az şey yapabilecek durumda. Yine de kalbi doğru yerde.

S: (Joe) Bu anlamda, onu iktidara getiren insanların mükemmel bir temsilcisi olduğu söylenebilir. Muhtemelen ona oy verenlerin çoğunluğunun kalbi doğru yerde ama dünya ve işleyiş şekli hakkında bilgileri çok eksik.

C: Evet

S: (L) Trump resmen halkın kendisi. Ve insanlar yaşamlarıyla ilgili herhangi birşeyi neden değiştiremediklerinin canlı bir gösterisini yaşıyorlar çünkü herşeyi Derin Devlet kontrol ediyor.

(Joe) Çok basit bir kavram ama aleyhinde çok sayıda programlama var: gösteriyi perde arkasından yönetmekte olan ve her zaman yönetmiş olan seçilmemiş politikacılar veya bireyler ve kariyer politikacıları olduğu fikri. Dört yıl sonra gelecek yeni bir adamın aniden herşeyi değiştirme yetkisine sahip olması ve dört yıl sonra gitmesi... Bu bir ülkeyi yönetmenin akıllıca bir yolu değil. Eğer bir ülkeyi yönetmek istiyorsan, uzun süreli bir istikrar olması gerekir. Her dört yılda bir seçim yoluyla iktidara yeni birinin gelmesi ve "Ben herşeyi farklı yapacağım!" demesi ve herşeyin alt üst olması. Bu insanlar Amerika'yı belirli bir rotaya sokmaya ve dünyaya belirli bir şekilde davranmaya epeyce yatırım yapıyorlar ve turuncu saçlı bir ahmağın gelip "Herşeyi değiştireceğim!" demesine izin vermezler. "Hayır, değiştirmeyeceksin!" diyorlar. Bunu uzun zaman önce Kennedy ile öğrendiler bence.

(L) Sanırım sorun şu ki Trump mücadele ettiği şeyi küçümsedi ve ikinci olarak müttefik toplamaya hiç zaman ayırmadı.

(Joe) Buna ihtiyacı olduğunu düşünmedi. Beyaz Saray'a girer girmez "Başkomutan" oldu ne de olsa!

C: Dost kazanmamak bir yana, düşman edinmeye başladı.

S: (L) Demek ki durum çok belirsiz, istikrarsız bir hale geldi. Yüksek basınç sınır noktasında ve ne zaman patlayacağını ve nasıl patlayacağını bilmiyorsun.

(Pierre) Trump doğru yönde gidemiyor. Bu noktada kazanma şansı yok, dolayısıyla şu andan itibaren bir Derin Devlet senaryosu gerçekleşecek. Ve bunun insanlar için ne anlama geldiğini biliyorsunuz.

(PoB) Peki demokratlar ve çılgın solcular Trump'ı yüce divanda yargılatabilir mi?

C: Mükemmel bir kuklayı neden yargılatasın?

S: (Pierre) Bu korkunç birşey. Trump halkın adamı. Onu insanlar seçti. Onunla uyumlular.

(L) Perde arkasındakiler onun demokratlarla dost olup anlaşmalar yapmasını sağladılar. Demokratlar mutlu olacak. Bunun arkasında Derin Devletin olduğu açık.

(Pierre) İnsanlar bir bakıma mutlu çünkü Trump Hillary Clinton gibi değil. Derin Devlet bu yüzden Trump'ı iktidarda tutmak istiyor olabilir ama "kontrol edilmesi" gerekiyor.

(L) Ve basın haberciliğinde küçük bir değişim oldu.

(Joe) Evet, basın sakinleşti.

(L) General Kelly'yi Trump'ın başına diktiler, her dakika ensesinde. Herşeyi o yönetiyor. Ve eminim ki Trump adına tweet atan birilerini de görevlendirmişlerdir. Neyse. Senin soracağın sorular nedir Pierre?

(Pierre) Daha eğlenceli bir konuya geçelim: komet bombardımanları. Yünlü mamutların komet bombardımanı nedeniyle ölümünden bahsetmiştik. Mars'tan Dünya'ya su transferi hakkında birşeyler sormak istiyorum. Bu olay komet bombardımanına göre ne zaman oldu? Kaç yıl önce, kaç yıl sonra?

C: 40 yıl veya daha kısa bir süre içinde.

S: (Pierre) Yani önce komet bombardımanı, sonra Mars'tan su transferi?

(L) Peki bu nasıl oldu?

C: Kozmik ölçülerde elektrik arkı.

S: (Pierre) Su transferini mi kastediyorsunuz? Evet, ark dediğiniz bu sanırım. Dünya ile Mars arasında plazma bağlantısı...

(L) Mars üzerindeki o devasa yara izini bırakan da bu olay mıydı? (O izlere bakıp da korkmayacak kimseyi tanımıyorum! )

C: Evet.

S: (Joe) Mars ne kadar yakındı? Suyun...

(Pierre) Olağandan daha yakındı, çünkü...

(Joe) ...uzayda yüz milyonlarca kilometre kat etmesi gerekir.

C: Mars geçici olarak çok daha yakındı. Gökyüzünde savaşan tanrılar ve Kronos'un kastrasyonu bu olayla ilgili.

S: (Pierre) Peki Mars'tan Dünya'ya ulaşan bu devasa su akımı...

C: Çoğu kutuplara kar olarak yağdı ve aşamalı olarak okyanuslara sızdı. Su uzayda sıvı halde değildir.

S: (L) Ancak bu şekilde olabilir çünkü sıvı değildi.

(Joe) Peki hangi haldeydi?

(Pierre) Gaz halinde mi?

(L) Muhtemelen buz kristalleri.

(Pierre) Katı.

C: Evet

S: (L) Efendim canım?

(Ark) Evet, buz.

(Pierre) Sanırım soruma yanıt aldım. Bir de, Genç Dryas'ta sıcaklıklar düşerken deniz seviyelerinin yaklaşık 50 m yükselmesinin sebebinin bu su transferi olup olmadığını soracaktım?

C: Evet

S: (Artemis) Yani bazen yağmurumuz uzaydan geliyor.

(L) Bilmiyorum, bazen. Buz parçaları uzaydan her zaman geliyor.

(Artemis) Ve gelirken virüsler getiriyorlar! Veba! [kahkaha]

(L) Kometlere "kirli kartopları" diyorlar. Bunu söyleyenlere göre bu kirli kartopları uzayda dolaşıp istedikleri yere inebiliyorlar. Kutuplardan girdiklerini söylediler az önce... Herhalde bu, Güneş patlamalarının...

(Pierre) Aurora Borealis mi?

(L) Evet, kutuplardan giren şeyler.

(Pierre) Evet, oralarda magnetosfer daha zayıf. Bununla bağlantılı bir soru: son birkaç gündür birkaç X-sınıfı Güneş patlaması oldu. Bu sıradışı Güneş faaliyetine neden olan şeyin Nemesis'le bağlantılı olarak yaklaşan bir komet kümesi olup olmadığını merak ediyordum.

C: Gezegen dizilimlerini kontrol edin ve uzaktaki cismi hesaba katın

S: (L) Yani belirli bir dizilim oldu.

(Pierre) Ve Güneş patlamasını kolaylaştırdı.

(Joe) Gezegenlerin hizalanışı.

(L) Pekala, başka sorular?

(Artemis) Mavi? Kızılötesi?

(L) InfraBed hakkında soru sormak mı istiyorsun?

(Artemis) Kişisel olarak değil.

(Pierre) Kızılötesi konusunda, Reiki ile yakın kızılötesi arasında herhangi bir ilişki olup olmadığını merak ediyorum.

C: Küçük.

S: (Pierre) Tamam, yani farklı şeyler. Çünkü Reiki bilgi alanıyla olan bir bağlantı, kızılötesi ise bir radyasyon veya frekans.

(L) InfraBed bazı insanları uzun süre çok olumlu etkilerken bazı insanların tankı çok çabuk doluyor gibi görünüyor ve buna yalnızca arada sırada ihtiyaç duyuyorlar. Bunun nedeni nedir?

C: Soruyu kendin yanıtladın.

S: (L) Tankları doluyor, o yüzden de buna çok ihtiyaç duymuyorlar.

(Artemis) Neden bazı insanlar buna çok ihtiyaç duymuyor?

C: Çok güçlü fizyoloji.

S: (L) Sanırım mitokondriyle ilgili. Mitokondriyal sorunları ve hastalıkları olan bazı insanlar daha fazla kızılötesi ışına ihtiyaç duyuyor. Güçlü ve sağlıklı mitokondrileri olanlar ise duymuyor.

C: Evet

S: (L) Bu da bir sonraki sorumla bağlantılı. Beyne veya vücuda faydalı olması için metilen mavi kullanma konusu. Metilen mavinin genel olarak çok sayıda insan veya insanların çoğunluğu için alması faydalı bir element olup olmadığını öğrenmek istiyorum.

C: Hayır

S: (L) Neden?

C: Bu iddiayı desteklemek için kullanılan çalışmalar hastalık koşullarıyla bağlantılı. Dikkatli okuyacak olursanız, faydaların patolojisi olanlar için meydana geldiğini, normal kontroller için fazla fayda sağlamadığını göreceksiniz. Metilen mavi ayrıca kan basıncını yükseltir ve faydalı biyomları yok edebilir. Bu nedenle, tüketime gerekçe sağlamak için sonuçların genellenmesi sorumsuzluk.

S: (Joe) Sırbistan'a gitmeden önce metilen mavi mi alıyordun?

(L) Evet. Ama gitmeden birkaç hafta önce bıraktım.

(Joe) Sırbistan'dayken kan basıncın yüksekti.

(Artemis) İyi ki üç kereden fazla almamışım.

(Pierre) Aldığım her defasında kendimi berbat hissettim. Başağrılarımı arttırdı.

(L) Pekala, sonraki soru.

(Andromeda) Ben pek fark hissetmedim ama normalde kan basıncım düşük.

(Artemis) Ayna konusunu tekrar açmak istiyorum. Aynalar başka insanlarla iletişim kuracak şekilde kullanılabilir veya yüklenebilir mi?

C: Evet

S: (Artemis) Diyelim ki biri bir adada mahsur kaldı. Küçük aynasını çıkarıp "Hey, bana yardım edin! Bu adada mahsur kaldım!" Bu işe yarayabilir mi?

C: Eğer uyumlanmış bir alıcı varsa.

S: (Artemis) Yani bir bakıma aynalar yüklenebiliyor. Bunu mu kastediyorsunuz?

C: Evet

S: (Artemis) Yani insanlara yükleme yapılmış aynalar verebiliriz ve böylece yardıma ihtiyaç duyduklarında bu aynaları telefon gibi kullanabilirler, öyle mi?

C: Castaneda'nın Don Juan'ı gibi.

S: (L) Aynanın nasıl yükleneceğiyle ilgili talimatlar veriyor.

(Artemis) Peki, aynı şey su içinde söylenebilir mi?

C: Evet

(Artemis) Yani adada mahsur kalırsan, sahille konuşabilirsin?

C: Evet

S: (Artemis) Tamam.

(Pierre) Deniz kabardığında.

(Artemis) Yani herhangi birimiz mahsur kalırsak, bir aynaya veya suya baksın. [kahkaha] Ve "Bana yardım edin!" desin.

(Joe) Bunu test etmemiz gerek! Arka arazide kendimi mahsur bırakacağım. İmdaaat! Yanıma bir bardak da su alacağım.

(Artemis) Faydalı olabilir!

(L) Pierre, başka sorun var mı?

(Pierre) Charlottesville olayı sırasında bir helikopter düşmüştü, bu sadece bir tesadüf müydü?

C: Evet

S: (Joe) İki günde 15 deniz piyadesinin kaza geçirmesiyle ilgili son olaylar hakkında ne diyeceksiniz? ABD ordusunda bir sürü kaza ve yüzüne gözüne bulaştırma olayları oluyor.

(Pierre) Gemiler.

(Joe) Evet.

C: Psikopatinin zararları!

S: (Pierre) Verimsizlik ve kaos düzeyiyle ilgili. Üstelik bunlar barış zamanında oluyor. Bir savaş durumundaki stres ve baskıyı düşünün! Felaket olurdu.

(L) Evet ve negatif insan seçimi. İşlerini bilmiyorlar ve sen onları yalnızca yeterince psikopat oldukları için seçiyorsun. Ve iyice aptallaşıyorlar. Risk alıp aptalca şeyler yapıyorlar ve...

(Pierre) Forumda yakın zamanda John McCain'in pilotluk geçmişi yayınlandı.

(Joe) İlk sortisinde düşürülmüş.

(Pierre) Tam BEŞ uçak düşürmüş?!

(L) İkincisinden sonra adamı bir daha asla kokpite sokmamalıydılar.

(Pierre) Hayatında toplam yedi saat uçmuş ve bu yedi saat için ON SEKİZ madalya almış!

(Andromeda) Ve beş uçak düşürerek?!

C: Psikopat!

S: (Joe) Kesinlikle öyle. Küçük solucan.

(L) Pekala.

(Artemis) Tamam, teşekkür ederiz.

C: Hoşçakalın.

CELSE SONU

Orijinal celse metni: https://cassiopaea.org/forum/index.php/topic,44841.0.html?PHPSESSID=o40jeopgfeegsgsfcplcq5hua3

Scyth

#1
Çeviri için teşekkürler.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Neron

#2
Çeviri ıçin teşekkürler bozadi.

Haddim olmayarak bir konuda ukalâlık edeyim. Khronos'un hadım edilmesi değil, hadım etmesi olması gerekiyor. Yukarıda okuyunca baktım, kronos babası uranos'u hadım edip yerine geçmiş. Ekşi sözlük'de olay esprili bir dille şöyle anlatılmış:

"mehtaplı bir gecede uranos'un kıçında bitler uçuşurken gelir kronos.elindeki orağı kafasına veya midesine geçirmek yerine direk uranosun erkeklik organına geçirir...böylelikle uranos iktidarını kaybeder ve yerine kronos geçer.uranos'un kopan organı denizde önce köpüğe dönüşür,sonra o köpüklerden afrodit oluşur."

Denizde köpük ve o köpükten de Afrodit oluşuyor. K'lerin işaret ettiği simgesellik bu mu acaba?

Bu arada "derin devlet" deyimi Mahir Kaynak'a ait diye biliyorduk ama o galiba ingilizceden çevirmiş. Orjinal metne baktım, "deep state" yazıyor. Yoksa onlar bizden mi alıp ingilizceye uyarladı acaba? Ama sanırım ilk tahminin doğrudur.. yâni Mahir Kaynak onlardan alıp türkçeye kazandırmıştır.

Son olarak infrabed nedir, onu bulamadım. Türkçe bir site göremedim internette. Infrared çıkıyor daha çok.
 

bozadi

#3
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Neron

Haddim olmayarak bir konuda ukalâlık edeyim. Khronos'un hadım edilmesi değil, hadım etmesi olması gerekiyor. Yukarıda okuyunca baktım, kronos babası uranos'u hadım edip yerine geçmiş.
Evet, olayı araştırmadan "castration of Chronos" ifadesini "Kronos'un hadım edilmesi" olarak çevirdim ama belirttiğin gibi ilgili olayda Kronos hadım edilen değil, edenmiş. Teknik olarak sıkça kullanılan "kastrasyon" karşılığını kullanarak çeviride değişiklik yaptım. Düzeltme için teşekkür ediyorum.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Neron

infrabed nedir, onu bulamadım. Türkçe bir site göremedim internette. Infrared çıkıyor daha çok.

K forumda açılan bir konu başlığı bu:

https://cassiopaea.org/forum/index.php/topic,44627.0.html

İnfrared (kızılötesi) ışıkla donatılmış bir tür tedavi yatağı. "Yakın kızılötesi" (near infrared) denen ışınların vücutta iyileştirici etkileri olduğu görüşüne dayalıymış. K forumda oldukça popüler bir başlık. Müsait zamanımda ayrıntılı inceleyip görüşlerimi paylaşmayı düşünüyorum.

bona fide

#4
bende teşekkür ederim bozadiye. üstteki yatak olayına gelince kendi çapımda araştıma da diyememki şimdi (gerçek araştırma deney ve gözlem yapanlara haksızlık etmiş olurum)hadi okuduğum üç beş yazıyla diyim, içerisinde kobalt geçen tüm ürünlere endişeyle yaklaşıyorum. yani tamam insan vucudu dışardan alıyor lakin her vucudun ne kadara ihtiyacı olacağını bilemeyizki. iyi olacağını düşünerek böylebir yatağı deneyen birisi vucudunda kobalt oranı fazlaysa http://www.metalurji.org.tr/dergi/dergi137/d137_4651.pdf kobalt başlığını okusun önce yada b12 ölçümü yaptırsın

zaten manyetik yatakların çocuklar ve hamilelerin kullnımına uygun değildir diye okumuştum. misal B12 kobalt bulunur insanlarda referans aralığı 197-771 pg/ml geçenlerde bir sitede herkes kendi kendnin doktoru olmuş, yok 800 yok 1100 lerde olması gerekir doktorlar bilmiyor bilmem ne bunun fazlasının zehir olacağını düşünmeden kirli bilgiyle başkalarınıda dolduruşa getiriyorlar.
yukardaki yatak hakkında linkte yatak alt paneli neodyum mıknatıslarla donatılmış yazıyordu ve 45 metre olmak üzere 9 makara kızıl ötesi led şerit almışlar iki farklı manyetik alan ve yatacak olan kişinin kendi manyetik çekimini de eklersek çok yoğun elektromanyetik yüklemesi olabileceğini düşündüğümden ve bunun art niyetli tümörleri bünyeye davet edebileceği gibi riskler aklıma takıldı ondan kafanızı karıştırmak istedim. bide bu manyetik sağlık ürünlerinin ucu hep alamanlara varıyor düşman değilim elbette fos bir pazarlama tezgahı gibi geliyor bana. tamam kestim.
 

Tgur

#5
Bozadi ellerine sağlık ,gücün eksilmesin..

beyrutkapı

#6
Emeğine sağlık sevgili bozadi
 

Majisyen

#7
Çeviri için teşekkürler :)
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

bigsenfoni

#8
Çeviri için teşekkürler sevgili Bozadı...Şu ayna konusu yıllardır kafama takılıyor,hatta bu yılın basından itibaren uyumlanma ve tecrübe için boy aynamı yatağımın yanına koymuştum,taki bir kac önceki celselerden birinde negatif varlığın benim enerjimi kullanarak beni izlediğinden bahsetmelerine kadar.O celseyi okuduktan sonra boy aynamı yine yerine koymuştum nedeni ise, izlenme konusundaki zamanla olusan hislerimi doğrulayıcı bir celse idi.Ama her zaman olmuyordu,gidip gelen bir durumdu zanndersem frekansım ve varlığın aurama/enerji alanıma girebikmesi ile alakalı bir durum.Bu arada bu varlığın uzun yıllardan beri cevremde olduğunun farkındayım gerci cevremde böyle varlıklar cokk ama...belkide aynı varlık deyildirler.Ama evin icine girebilmesi icin ya benim frekansıma uygun bir frekansta olması(pozitif), yada uzun zamandır auramın/enerji alanımın icinde olması gerekir yada eterik bedenim olması gerekir.

Konuyu fazla dağıtmadan,ayna ile olan uyumlanma tecrübemi anlatayım.İlk önce aynadan gelebilecek negatif varlıklara bariyer/kalkan olması icin aynanın önüne tuz şeridi cektim.Sonra yatmadan/uyumadan önce her gece kendimi yada auramı izledim.Zamanla aynada bazı işıklar ve karanlıklar görmeye başladım.(bunun dışında ayna ile aramda 2 metre mesafe var)Sonra aynadakı selületimin dalgalandığını ve değişken olduğunu görmeye başladım.(yüzüm ve cevre değisiyor/dalgalanıyordu).Bir kac ay sonra kendi ruhumu ilk defa gördüm.(Frekansıma/enerjime göre bazen ısıl ışıl, bazende karanlık cansız ışıklar)Bazen de o gözlerimden gelen ısık karanlığa dönüşüyordu.Şüpelendiğim durumlarda o zamanlar oluyordu sanki o gördüğüm varlık başka bir varlıktı ve benim aynadaki yansımamı manipule ediyordu.Genelde bu olduğunda aynada/cevremde karanlık ısıklarda görüyordum.Bu işin birde aura ile alakası var gibi,ayna bir yansıma yapıyor ama ``aura bir arayüz`` gibi,anlatması zor ama deniyeceğim;Auramın icindeki izleyen ben/benlik/boyut var,1.2.3.4.5.6 yoğunluk icerisindeki olan değişken sonsuz/değişken boyutlar var,Bilgi/farkındalığımın/ruhumun gördüklerimi cözümlemesi var yada anlam vermesi/vermeye calışması var ve bir seylere ``Simdide``odaklanma/konsantire olma konusu var.Bunların hepsini üzerinde düşüp kavradıktan sonra aynada internet gibi herseyi görülebilineceğini zannediyorum.Ama dediğim gibi püf noktası kendi farkındalığımız ve enerji alanımızın/auramızın durumu....

Uyumlanma konusu bence,benim ayna ile uyumlanmam deyilde, aynanın benim uğraşlarımla/calışmam ile bana/aurama uyumlanlası durumu...birde niyet faktörü var.Ve bu düşünceleri takip ettiğimde, kahinlerin kendi auralarını uyumlayıp izleyebildikleri fikrine ulaşıyorum.Bu uyumlanma toprağa,suya,aynaya,cama,taşa/kristale,epifize/3.göz...ilede olabilir diye düşünüyorum/tahmin ediyorum.

Psikopatlar konusu bence, dünya varlıklarının beynine yerlestirilmis/indirilmiş bir beyin virüsü/program gibi birsey.Ve bu virüslü portallarda/yarı-ademlerde kesinlikle cok tehlikeli yada cok tehlikeli biolojik silahlara/askerlere dönüsebiliyorlar.

Ve bu virüslü insan kılıklı rezillerin güc merkezlerini ele gecirdiklerini yada Karanlık güclerin/enerjilerin bu aracları kullanarak kolektif bilinci, yapay bir bilincle/matrixle 70 bin yıldır ele gecirdiklerini/gecirmeye calıstiklarini hatırlatmak isterim!!!

24 saat izleniyorum,negatifliğe tahrik ediliyorum,yasamımı bloke etmeye ve cehenneme cevirmeye calışıyorlar vede bu makinalar ne yaptıklarının farkında bile değiller,vede bir yerden kontrol/kumanda ediliyorlar!!!

Gözünüz açık,kalbiniz temiz olsun dostlarım...
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

gerçek tosun paşa

#9
Çeviri ve emeklerin için teşekkürler bozadi. Trumpın uzun süredir üstünde durulması ve şimdi yapacak çok birşey yok gibisinden bir noktaya bağlanması dikkatimi çekti.

macka

#10
TEŞEKKÜRLER BOZADİ
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

Ysengrimus

#11
Ellerinize sağlık, harika bir çeviri ve düzenleme. Teşekkür ederiz.
Enter the core of nature,
No earthly mind can enter,
But I will wear the sun,
Bound to others,
We see many things

yucelulu

#12
Teşekkür ederim.
 

bozadi

#13
Ben de sizlere teşekkür ediyorum arkadaşlar.

Arayis

#14
Herkese selamlar. Cok sukur evdeyim 3 gündür kendıme bıraz geldım. 1000 kusur sayfa okudum celselerı. Bazı yorumlarda bulunmak istiyorum ve bazı sorular tabi. Bundaki amacım tabiki sizin iç dünyanıza güvendiğimden bazı kesfetmem gereken seyleri sayenizde (daha evvel kesfettıgınızı bılerek) kısa zamanda kesfetmek cunku zaman az :)

Ayrıca isim sırasında yasadıgım bir olayı anlatacağım baskasına anlatsam dalga gecerler o yüzden ilk burda anlatacagm. Bunun algı yanılması olabileceğini düşünüyorum ama sizin yorumunuza da güveniyorum. Gercek hayatta bunu kimseye anlatmadım

Celseler de dogruluk yuzdesı vs konuları vardı. Bir de celsenın dogruluk oranının celseye katılanların psikolojik durumlarıyla düşünce durumlarıyla doğrudan ilgili oldugu söylendi. Bu durumda hiç bir gerçeğin saf olamayacağını söyleyebilirmiyiz siz ne düşünüyorsunuz? Yani bulunduğumuz yoğunlukta saf gerçeklik mümkün değilmidir.

Beklenen dalga konusunda sunları sormak istiyorum. Öngördükleri tarih aralığında olmadı bu ya da ben farketmemiş olabilirim. Zaten kendileri de bunun kesin olmadığını söylediler bunda sorun yok. Son celseleri de okumadım daha oralara gelmedim ama acaba hala bu konuda bir yorumları var mı. Siz bu dalga konusunda ne düşünüyorsunuz temel olarak.

Aynı dönemlerde bir çok kişiye kanallama şeklinde benzer bilgilerin (elbette farklar vardır) verilmesi normal bir durummu. Ve kasyopyalılar dikkat ettiğim kadarıyla baska bilgi veren kaynaklardan konu acıldıgında sanki hoslanmıyolar gibi his doğuyor bende. Neden böyle hissediyorum ?

Şimdi size yasadığım olayı anlatmak istiyorum; 23/09/17 gece 0200-0300 arası bir saat tam net hatırlamıyorum. 0000-0400 vardiyasındayım. batı afrika da nijerya körfezinde seyir halindeyiz. Ama sahilden çok uzakta verdik rotayı çünkü korsanlık faaliyetleri oluyor bide çok küçük balıkcı tekneleri cirit atıyor oralarda. Köprüüstünde 2 adet bilgisayarımız vardı bir tanesinde seyir programı açıktır diğeride normal kullanım için. Bu normal olanda müzik açtım. Uykum aralansın diye sancak tarafta bulunan kethıl a bastım su kaynasın kahve yapayım diye. düğmesine bastım sonra ön tarafa doğru kollarımı koydum geminin puruvasına doğru baktım 5 sn geçmedi tam puruva hizasının en tepesinde ileride ama bir ışık parladı ve iz bırakarak denize düştü. ben zaten karanlıktan korkarım normalde kalbim küt küt atması lazımdı ama sakin kalmaya çalıştım. yaklasık 3 sn düşüsünü izledim.kitlendim kaldım o 3-4 sn. göktaşı sandım ama bu yakındı o yüzden dedim bu denizde dalga yapar şimdi diye geldi hemen aklıma. hemen denizi gözlemeye basladım bir yandan düşünüyorum dalgayı görürsem ne yaparım nası bir manevra yapmam gerekir diye. insanları uyandırırım alarma basarım vs.

sonra 5 dk falan geçti. harita masassının yanına geçtim. tepe lambasını açtım. lambayı açtım 3-5 sn sonra sağ bileğim üzerinde ani bir yanma hissettim. iç tarafında. hemen bileğime baktım elle birleşme noktasında 2 adet uzun onun 1,5 parmak altında da 2 adet kısa. bunların ortasında da bunlardan daha kısa bir tek çizik gördüm.

işte bu anda bende film koptu. dedim ya zaten karanlıktan korkuyorum hemen açtım tüm ışıkları harita masasının arkasındaki koltuğa yaslandım sırtımı verdim oraya. bir yandan da elimi nereye çarptımda bu izler oldu diye düşünüyordum. acı vardı. kesik jilet kesiği gibi ama öylede değil. kızarıklıktan tam net görünmüyorlardı

ertesi gün kızarıklıklar geçmiş ve izler kalmıştı. ve sonra farkettimki aynı elimin bu izlerin olduğu yerin daha gerisinde aynı şekilde bir çizik daha oluşmuştu.bunlar da aynı onun gibiydi. o izden hiç bir eser kalmamıştı ama vaktinden önce üstündeki kabuk gibi şeyi soyarsam gne aynı şekil kabuk oluşuyordu çok ince bir kabuk iyileşene kadar çıkıyordu. iyileşinde iz gidiyordu. bir kaç gün oldu en son çıkanlar gözlenebilir durumdaydı su an tamamen yok oldu. izler çok düzgünde yatay sekilde.

şonra daha da düşündüm sağ kalçamın bele yakın kısmında 3 adet delik gibi şeyler çıktı nizami üst üste dikey şekilde. bu izler kaybolmadı.

şimdi bunu anlattım çünkü acaba algı yanılmasımı yaşıyorum. ama gördüğüm o düşen şey gerçekti bu izler gerçekti. nasıl olabildi bu anlamıyorum. Okuduklarımdan mı etkilendim acaba cünkü kaçırılmalardan çok sık bahsediliyor bunu yapanların zaman sorunu olmadığından bahsediliyor. sonra düşündüm acaba orada 3 sn içerisinde bir sürü şey olduda ben mi hatırlamıyorum diye.

ÇOK UZUN OLDU ÇOK ÖZÜR DİLERİM