Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

16 Ağustos 2014

Başlatan bozadi, 19 Ağustos 2014, 21:18:10

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Celse Tarihi: 16 Ağustos 2014

Laura and Andromeda tablada
Pierre, Perceval, Chu, Data, PoB, Kniall, parallel, Breton, thorbiorn, Mr. Scott, Alana, Timótheos

Kuzey Doğu ABD'den Skype yoluyla katılanlar: Pete, Puck, Renaissance, Nancy2feathers, Emma, seek10, Divide By Zero, Richard S, Jerry, Bear, Nuke, Pegasus ve köpekler Pancho ve Rusty

S: (L) Pekala, bugün 16 Ağustos 2014. Bugünün 1992'de Florida'daki havuzumuzun üzerinden o UFO'nun geçmesinin yıldönümü olduğunu biliyor muydunuz? O UFO'nun havuzumun üzerinden geçmesinden ve ondan sonra hayatımda her türlü garip şeyin olmaya başlamasından beri 22 yıl geçmiş. Yüce İsa! 22 yıl. Pekala... Bakalım tablada neler olacak...

C: Kasyopyalı Gorimliya'dan herkese merhaba.

S: (L) Tamam. Sanırım sizin sorularınızla başlamak istiyoruz. Hazır mısın Puck?

{Özel diyalog atlandı}

(Puck) Soru oto-ilişik ruh çıkarmayla ilgiliydi. Bu güvenli mi veya etkili mi? Bu konuda verebilecekleri herhangi bir tavsiye var mı?

(L) Oto-ilişik ruh çıkarma mı? Tekrar söyler misin. Yeterince net değil.

(Puck) Kendi üzerinde yaptığın ilişik ruh çıkarma (SRT) gibi. Bu güvenli mi veya etkili mi? Bu konuda verebilecekleri herhangi bir tavsiye var mı?

C: Bu "oto-ilişik ruh çıkarmayı" tanımlaman gerekiyor.

S: (L) Bunun ne anlama geldiğini bildiklerinden eminim ama cevap vermeden önce neden bahsettiğinin netleşmesini istiyorlar. Yani tam olarak neyi kastediyorsun? Kendi kendine hipnozdan mı bahsediyorsun? Parazit ruh temizlemeyi meditatif bir durumda yapmaktan mı bahsediyorsun? Yoksa otomatik yazı yoluyla yapmaktan mı bahsediyorsun? Veya ruh tablası yoluyla? Bunu tam olarak nasıl yapmayı kastediyorsun?

(Perceval) Sorunu farklı bir şekilde ifade etmek ister misin?

(Puck) Elbette.

(Perceval) Soru şöyle olmalı: Kendi üzerinde ruh çıkarma yapmak mümkün mü ve mümkünse bunun yolu nedir?

(L) Pekala, bunu iki soru halinde soralım. Kendi üzerinde ruh çıkarma yapmak mümkün mü?

C: Evet.

S: (Perceval) Peki bir insan böyle tuhaf birşey yapmaya teşebbüs edecek olacak olsa, bunu nasıl yapabilir? [Kahkaha]

C: Kişinin öncelikle varlıkları ve durumla ilgili çeşitli parametreleri tespit etmesi gerekir. Bu en iyi meditasyon veya rüya çalışması yoluyla veya hatta bu konuda hassas olan başka bir kişinin inceleme ve sezgisel geri bildirimde bulunması yoluyla yapılabilir. Durum kavrandıktan sonra kişi varlığa hitap edebilir veya çeşitli disiplin uygulamalarından yararlanabilir. Ruhsal hijyen konusunda irade ve disiplinin son derece önemli olduğunu aklınızda bulundurun.

S: (Perceval) İlk kez nerede duymuştum bilmiyorum ama eğer üzerinde ilişik ruhlar varsa, senden elde ettikleri birşey olduğu içindir deniyordu. Yani onları çeken şeyi yapmayı bırakman gerekiyor: kötü alışkanlıklar, kötü tutumlar, programlar...

(L) O zaman giderler.

(Perceval) SRT budur.

(Chu) Kendi kendine SRT yapma üzerinde fazla odaklanmak da kendi üzerinde odaklanmak demek aslında. Temel olarak Çalışmayı yaparsan, giderler.

(L) Bence de.

(Chu) Neden kendi kendine SRT yapma hakkında düşünüyorsun ki?

(L) Parametreleri ve koşulları bilmek faydalı olur sanırım. Bazı insanlar için faydası oluyor. Benim için öyleydi mesela. Yaşadığım bir sağlık sorununun bir ilişik ruhtan kaynaklı olduğunu öğrenmiştim. Bu benim için çok faydalı oldu. Sonra disiplin uygulamaya başladım. O "Sapmış Kardeşin" orada olduğunu biliyordum! [Kahkaha] Ve onun NEFRET ETTİĞİ HERŞEYİ yapacaktım!! Omzumu incittiği her defasında onun canını yakacak şeyler yapıp duruyordum. Beni terk ettiği anı hatırlıyorum. Vücudumdan elektrik geçiyor gibiydi. Üzerime bir yıldırım düşmüş gibiydi. Başımda bir ışık çakması oldu ve o enerji omzum üzerinden bir kolumdan diğerine geçip oradan çıktı. Öylece bitti. Yaşamakta olduğum şiddetli ağrıya rağmen kendimi yüzmeye zorlama disiplini uyguluyordum o sırada. Benim için kolumu o şekilde hareket ettirmek inanılmaz acı vericiydi. Acıdan çığlık atabilecek durumdaydım ve bunu yapmayı sürdürdüm. Bir kulaç daha, bir kulaç daha... Kafamda kendi kendime konuşuyordum: "Pekala cadı! Şunu da al bakalım! Durmaya niyetim yok!" Kafamdan bunları geçiriyordum. Bir çeşit sohbetti. "İstersen pes edebilirsin çünkü ben kesinlikle pes etmiyorum!" İçimden bunu söyledikten hemen sonra gitti. Bu kendi kendine bir ruh çıkarma gibiydi. Yani neler olduğuyla ilgili birkaç tespit yapmak faydalı. Alkol problemin olabilir, kumar sorunun olabilir... Her neyse...

(Chu) Evet ama benim kastettim şey, bunu bir seçenek olarak bırakabilirsin. Evet, belki bir ilişik ruh yüzünden bu ağrıyı yaşıyorum ama önemli olan bir yapışık ruh veya program veya başka herhangi birşey olsun veya olmasın kendimi disipline etmek gibi...

(L) Gurdjieff bundan bahsediyor. Bahsettiği "çok sayıda benlerden" kaç tanesi ilişik ruh kim bilir? Önerdiği yöntem ise disiplin, öz-gözlem, "evet" ile "hayır" arasındaki mücadele, böylece Gerçek Benin doğması ve idareyi ele alması. Bunun bir çeşit SRT olmadığını nereden biliyoruz? Bunu soralım. Gurdjieff'in yöntemi ruh yapışmalarını ortadan kaldırmak için de faydalı mıydı?

C: Evet.

(L) Az önce söylediğim gibi, irade ve disiplin eylemleri, ilgili tüm koşulları gözlemlemek, gerçek benliği öne çıkarmak ve bunun gerektirdiği disiplini uygulamak... Bunları yapınca yapışık ruhlar seninle frekans uyumu yakalayamıyor artık. Doğru mu?

C: Evet.

S: (Perceval) Sanırım SRT kavramsal bir bakış açısından faydalı. Yani "Bu ben değilim!" demek gibi. Bu şekilde düşünüp hareket eden ben olamam.

(L) Onunla konuşmaya başlıyorsun.

(Perceval) Yoksa doğal özelliklerinin sen olduğunu düşünmeye başlayabilirsin. Bunun sen olmayabileceği, dışsal bir etki olabileceği fikri faydalı.

(L) Çok faydalı.

(Perceval) Bir motivasyon kaynağı olarak.

(L) Tıpkı benim o ağrıyla konuşmam gibi. Eğer bir alışkanlığın varsa veya bir özelliğin varsa, onunla konuş. Onu yalıt ve onunla konuş. "Burada PATRON sen değilsin!"

(Perceval) Kötü bir grup insanın etkisine kapılan insanları akla getiriyor. İçki arkadaşları gibi. Kişi içiyor çünkü onlar içiyor... Ama kişi bunu artık yapmak istemediğinde gidiyorlar; artık onunla takılmak istemiyorlar. Onların hoşuna giden şeyi yapmayı bırakır bırakmaz artık senin arkadaşın olmak istemiyorlar. Artık grupta değilsin. Senden ayrılıyorlar.

C: Kesinlikle!

S: (PoB) Yani aslında seni yönlendiren şey ister yapışık bir ruh olsun, ister sahte bir kişilik olsun, ister ebeveyninin sesi olsun... Fark etmez. Hepsiyle aynı şekilde mücadele ediyorsun zaten.

(L) Evet, öyle sanırım. Öyle mi?

C: Evet.

S: (L) İnsanlar bu konuda ne yapabilire gelecek olursak...

(Perceval) Programları üzerinde çalışabilirler. İsterlerse programlarını yapışık birer ruh olarak görebilirler. Ne dersen de, fark etmez. Yeter ki üzerinde çalış. Ebeveynlerimden edindiğim yerleşmiş bir alışkanlık bile olsa bunu yapışık bir ruh olarak düşünebilirim.

(Chu) Onu değiştirmek istiyorum çünkü ben o değilim.

(L) Ben o değilim. Olmak istediğim şey bu değil, o yüzden gitmek zorunda!

(Pierre) Verdiğin örnekte ilginç olan şey şu: Ağrıyı dışsal birşey olarak tanımlamışsın. Çoğu durumda vücudundaki bir ağrıyı zorladıkça daha da kötü ağrır. Ama burada K'ların tanımladığı ilk adımı gerçekleştirmişsin. Tespit veya tanımlama. Yaşadığın şeyin normal olmadığını biliyordun.

(L) Evet. Öyle durumlar vardır ki, ağrın olduğunda uzanıp dinlenmen gerekir. Bir bağ veya destek takman gerekir. Tüm ağrılar benim yaşadığım o ağrı gibi değildir. Yani burada faydalı olan şey onu tespit edebilmekti. Onun bir yapışık ruh olduğunu bilmekti. O olayda elbette bir yaralanma da söz konusuydu ama yaranın iyileşmesi için yeteri kadar zaman geçtiği halde ağrı devam ediyordu.

(Perceval) Sanırım SRT'yle ilgili sorunlardan biri, belki de tüm sorunlarının yapışık ruhlarla ilgili olduğunu düşünen insanlara çok çekici gelmesi. Tüm yapmaları gereken birkaç telefon görüşmesi yapıp tüm sorunlarını çözmek. Yani benlik üzerinde "Çalışma" fikrini birkaç telefon görüşmesiyle özdeşleştirip sonra da "Ben tamamım. Temizlendim!" demek. Bu tür bir SRT çalışmasının dezavantajı bu olabilir; bir telefon görüşmesi. Ne kadar kolay. Yapman gerekeni bir başkası senin için yapıyor veya öyle görünüyor.

(L) Bence eğer kişi Çalışmayla ilgileniyorsa, o zaman bu yöntem faydalı olur. Yani eğer frekanslarını değiştirmek için gerekli çalışmayı yaptıysalar, yapıyorlarsa ve yapacaklarsa. Ve ilişen varlığa "Ne zaman geldin? Ne yapıyordum? Kendimi nasıl savunmasız bıraktım?" gibi sorular sorarak bazı bilgiler alınabilir.

(Pierre) O varlığı çeken frekansı veya kişilik özelliğini tespit ediyorsun...

(L) Evet, faydalı olan şey de bunu anlamak. SRT'ye ihtiyacın varsa parametreleri bulman gerekiyor demelerinin nedeni de bu sanırım.

(Perceval) Şurası kesin görünüyor: Eğer yapışık ruhun varsa, o zaman üzerinde çalışılması gereken bir meselen var demektir. Yapışık ruhtan kurtulmak, meselenin kendisinden kurtulmak anlamına gelmeyebilir. Diyelim ki suratın asıktı veya karamsardın ve sonra bir parazit ruh geldi. Sonradan o parazit ruhun gitmesi meselenin çözüldüğü anlamına gelmez. Daha o gelmeden o sorunun vardı zaten. Sadece o ruhtan kurtulmak sorunun çözüldüğü anlamına gelmiyor. Kendin üzerinde çalışmaya da devam etmen gerekiyor.

S: (L) Farkında olmakla ilgili en iyi Çalışma biçimi nedir? Yani son defasında bunun hakkında konuşmuştuk, değil mi? Son defasında ne demişlerdi? Kilit husus farkındalık.

(Pierre) Dünyayı olduğu gibi görmek.

(L) Bilinçli bir şekilde gerçeği toplamak ve diğerleriyle onun hakkında bağlantı kurmak.

(Perceval) Bir de, biri kendini kötü hissettiğinde, ona moral verecek birşey yap demişlerdi. Bu empatiyle ilgili birşey. Diğerlerine yönelik empati. Duygusal merkezin uyandırılması.

Alıntı

Alıntı Yap Celse Tarihi: 26 Temmuz 2014
 
[...]
S: (L) Bu da benim aklıma bir başka soru getirdi. Sürekli aklımda olan şeylerden biri; çok sayıda grup üyesinin faydalı şeyler yapma, örneğin ağa yardımcı olma, gruba yardımcı olma, Çalışmaya yardımcı olma, süreci sürdürme konusunda karşılaştıkları zorluk. Bazen başlıyorlar ama sonra yitip gidiyorlar. Bazen çok büyük, çok çabuk, çok hızlı birşey deniyorlar ve sonra cesaretleri kırılıyor... Dolayısıyla buradaki grup olarak kendimizi yıllardır ve hatta en zorlayıcı koşullar altında bile bu işe adamamızı sağlayan şeyin ne olduğunu merak ediyorum. Bir insanın, bunu söylediğim için beni bağışlayın ama, kıçını kaldırıp işleri yürütmesi için sahip olması gereken nitelik nedir? İhtiyaç duyulan nitelik nedir?

C: Uyanmış vicdan.

S: (L) Fakat vicdanlarımızı uyandırmayı nasıl başardık ve diğer insanlar bunu nasıl yapabilir?

C: Nasıl başladığınızı hatırlayın, dünyanın vicdanı olarak kendiliğinizden hareket ettiniz.

S: (L) Açıklayabilir misiniz?

C: Neden sizin varoluş düzleminizde meydana gelen herşeyi görmek için çaba göstermeye başladığınızı hatırlayın.

S: (L) SOTT mu? Signs of the Times sayfam mı?

C: Evet.

S: (L) Çünkü insanların bir kahrolası günden diğerine geçerken neler olduğunu hatırlamadıklarını görebiliyordum! Neler olduğunun hergün kendilerine hatırlatılmasına ihtiyaç duyuyorlardı.

C: Vicdanınızı geliştiren şey de buydu. Ve buna yardımcı olanlar da bu sürecin içinde.

S: (Andromeda) Neler olup bittiğiyle ilgili sürekli uyanık kalman gerekiyor.

(L) Her zaman ve HERŞEY hakkında uyanmak ve uyanık kalmak zorundasın. Kendini uykuya bıraktığın her dakika vicdanını uyutuyorsun. Kişilik çözülmesi vicdanını uykuya daldırıyor. Tamam, bu konuda sormak istediğim buydu. Devam edelim.

[Kısa mola! Poncho ve Rusty merhaba diyor... "HAWW!]

(L) Tamam, bu konuda sormak istediğiniz başka bir soru? Benim bağlantılı bir sorum var. Diyelim ki bir insanın ciddi sıkıntıya neden olan sorunları var ve o sorunların parametrelerini tespit etmekte de zorluk yaşıyor. O tür "görüntülemeleri" kendi aramızda, örneğin forumda da yapmak mümkün olabilir mi?

C: Evet, eğer özellikle hassas bir birey "uzaktan görüntüleme" denebilecek şeyi yapmaya yaklaşık yarım saat ayırmaya gönüllü olursa. Herhangi bir varlık çıkarma teşebbüsünde bulunmaları gerekmez, sadece keşif.

S: (L) Yeterince hassas kişiler var mı aramızda?

C: Çoğu üye gerekli niteliklere sahip. Bireylerin birbirleri için sunabilecekleri bir hizmet bu. Uyarı! : Yalnızca bir birey ilerleme kaydedemiyorsa veya bir blokajı aşamıyorsa bu yönteme başvurulmalı.

S: (L) Süremiz daraldığı için, kaç sorunuz kaldığını öğrenebilir miyim?

(Puck) Birkaç soru.

(L) Tamam, soralım.

(Puck) ShellyFest'teki genel surat asıklığının nedeni neydi?

C: Frekans uyuşmazlıkları ve bölgedeki ciddi bir frekans çiti.

S: (L) Yani insanlar frekans olarak uyumlu değillerdi. Bunun nedeni frekans çiti miydi?

C: Çoğunlukla.

S: (L) Pekala, sıradaki?

(Puck) Ebola virüsünün hızla yayılmasına neden olan şey nedir?

C: Mutasyon geçiriyor ve daha öldürücü hale geliyor.

S: (L) Yani güçleniyor mu?

C: Evet.

S: (L) Milyonlarca insanı öldürmeye yönelik olarak geliştirilen bir durum mu bu?

C: Çok sayıda kişiyi, elbette. Bir yanda insan türünün virüsleri olarak psikopatlar ile diğer yanda o bulaşıcı türün etkinleştirilip yayılması arasındaki benzerlik ilginç, değil mi?

S: (L) Bu da "Yukarıda nasılsa, aşağıda öyledir" gibisinden etkileşimli şeylerden biri mi yani? Psikopatlar daha tehlikeli hale geldikçe ve toplumda yaygınlaştıkça, ebola da fizyolojik alemde daha etkili hale mi gelecek? Kastettiğiniz şey bu mu?

C: Evet, yeterince yakın.

S: (L) Yani ebolanın ve takip eden diğer patojenlerin ilerleyişinin durdurulması için, insan toplumunun psikopati sorununa çare bulması gerekecek, doğru mu? Zihin virüsü, Wetiko virüsü...

C: Evet.

S: (Puck) BRICS hakkında bir sorumuz var. BRICS liderleri insanlığın kolektif geleceğini iyileştirmeye gerçekten ilgi duyuyorlar mı?

C: Kısmen ama sizin aleminizdeki diğer herşeyde olduğu gibi, karışık motivasyonlar ve birbiriyle zıtlaşan amaçlar söz konusu.

S: (Puck) Bir celsede, sanırım 2010 yılındaki celselerden birindeydi, K'lar psikopatların genel nüfus içindeki yüzdelerini vermişlerdi. Aynı rakamların hala geçerli olup olmadığını merak ediyoruz.

C: 4KH faaliyetlerinin "indirilmesi" dahil çeşitli faktörler nedeniyle artıyor.

S: (L) Yani organik portallar KH ruh telkinlerine veya bağlantılarına araç olabilirler. Ya psikopati nedeniyle kendi ruhlarını ve bilinçlerini öldürüp KH araçları haline gelen insanlar?

(Perceval) Peki ya savaşlarda öldüğü söylenen, öldükten sonra yeniden canlandırılıp sonradan "aktive" edilmek üzere ortalığa salınan insanlar?

(L) Evet...

C: Tümü birer faktör.

S: (L) Putin Jül Sezar'ın soyundan mı geliyor? [Kahkaha]

C: Hayır, ama aynı ruh grubunun üyesi.

S: (L) Başka sorunuz var mı?

(Puck) Benim başka sorum yok. [sorularla ilgili konuşma]

(seek10) Twitter kampanyamızın herhangi bir etkisi oldu mu?

C: Evet, azim ve düzenli enerji aktarımları yoluyla büyüyecek.

S: (L) Bu geceki celseyi kapatmadan önce herhangi son bir tavsiyeniz veya söyleyecek son birşeyiniz var mı?

C: Günlük olarak üç seviyede daha fazla farkında olma çalışması yapın:

1. Beden ve yakın çevre
2. Dünyadaki olaylar
3. Evren ve ruh.

S: (L) "Ruh"un "beden ve yakın çevre" ile birlikte olması gerekmez mi

C: Hayır, evrensel bilinç ilk adımlar yoluyla elde edilir.

S: (L) Anlamadım.

(Chu) Beden ve çevre üzerinde çalışman gerekiyor, sonra öncelikle daha geniş kapsamda dünyayı anlaman gerekiyor. Ondan sonra evrensel bilinç ve ruh geliştirebilirsin.

(L) Ooo. Yani evrensel bilince ulaşmak, yani gerçek ruhsal ilerleme kaydetmek için vizyon alanını giderek genişletmen gerekiyor.

C: Kesinlikle. Yalnızca içeri bakmanız gerektiğini söyleyenler tekil bir balon içinde yaşıyorlar.

S: (L) Pekala. Başka herhangi birşey?

C: Hayır. Hoşçakalın.

(L) Sayonara! Uzun bir celseydi. Mr. Scott'un bunu yazıya geçirmesi iki gün alacak.

(Mr. Scott) PFFF! [Kahkaha]

(L) Takma kafaya. Yalnızca bir gününü alır. Mr. Scott bu işte usta. Herkese öpücükler! Hepiniz eğlenenin biraz! Ve GERÇEKTEN çok iyi sorularınız için teşekkürler! İyi bir celseydi. Bay bay!

[Teşekkürler, Hoşçakalınlar, Skype seansının sonlandırılması]

Orijinal celse linki: http://cassiopaea.org/forum/index.php/topic,35757.0.html

maskesiz

#1
Celse çok hoşuma gitti. Özellikle farkındalığın tekrar altının çizilmesi ve sadece içimize bakmanın yetmiyeceğinin söylenmesi çok hoş. Ben sadece içime bakıp balon içinde yaşamak istemiyorum:))))
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

Scyth

#2
Çeviri için teşekkürler. Ebola virüsü hakkında verilen bilgi merak ettiğim bir soruya cevap oldu.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

beyrutkapı

#3
harika olan şu ki, acı ve yalanın bu gezegende sonsuza kadar sürmeyeceğini bilmek... aslında her şey kasyopyalıların önceki öngörülerine uygun olarak adım adım ilerliyor. psikopatlar ve ebola dahil... ayrıca kendi adıma kişisel  çalışmanın önemiyle ilgili mesajı bir kez daha almış oldum. acaba diyetin tüm çalışmalar içinde önemi ne kadar? sanırım bunu da kişi kendi deneyimleriyle anlayabilir ancak.

ve ayrıca çeviri için teşekkürler sevgili bozadi. emeğine sağlık.
 

Scyth

#4
Diyet savunmayı güçlendiriyor. Hem fiziksel hem ruhsal.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Arulnool

#5
Bozadi bize emeğinle ve yüreğinle yardımcı olduğun için sana minnetarım. Teşekkür ederim.
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...

beyrutkapı

#6
Bilmiyorum forumda bir yerde paylaştın mı ama diyetle ilgili bilgilerini yazman beni memnun eder scyth.
 

bozadi

#7
Ben de hepinize ilgi ve desteğiniz için teşekkür ediyorum arkadaşlar. Birlikte yapıyoruz.

Tgur

#8
Bozadi teşekkürler,sıcağı sıcağına hatırlatmak maksadı ile ,

C: [harfler çok çabuk geliyor] Denge! Günün bir kısmı düşünmeye ayrılabilir ama çok uzun değil. Wetiko Virüsü şudur: kendini ve subjektif kişisel meseleleri takıntı haline getirmek. Ümitsizliğe doğru kaydığınızı hissettiğiniz bir sonraki seferde ne hissettiğinizi diğerlerine söyleyin ve bir başkasının aynı hislerden muzdarip olmasını önlemek için yapabileceğiniz birşey düşünün. [harfler şimdi daha yavaş geliyor] Böylece gerçek empatinin doğuşuna tanıklık edeceksiniz.


Scyth

#9
Tahıl ürünleri ve işlenmiş şeker tüketmeyin. Patates,pirinç,bulgur'uda diyetinizden çıkarın. Ağırlıklı olarak faydalı yağ oranı yüksek besinler tüketin. Bunlar kemik suyu, ceviz, et vb olabilir. İlgilenenler ketojenik diyeti web'ten araştırabilir. Hatta Sott.net'te yeni ketojenik tariflerin  paylaştığı kısımlar var orayada bakabilirsiniz. Bu diyeti yapacak olanlar mutlaka günlük limon tüketmeli yoksa böbrek taşına sebep oluyor. Hepsi bu.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#10
Wetiko virüsüyle ilgili açıklamayı buraya alıntılaman çok isabetli oldu Tgur.

Bu arada, bende celsenin sonlarında geçen

1. Beden ve yakın çevre
2. Dünyadaki olaylar
3. Evren ve ruh.

kısmındaki "ruh" (spirit) terimiyle ilgili bir açıklamada bulunmam gerektiğini fark ettim. İngilizcede ruh çoğunlukla "soul" veya "spirit" kelimeleriyle ifade ediliyor. İkisi pek çok durumda aynı anlamda kullanılabilmekle birlikte, "soul" genelde bireysel ruhu ifade ediyor veya ruhun bireysel yönü. "Spirit" sanırım pek çok durumda daha birey ötesi (muhtemelen daha "yüksek") bir anlama sahip. Örneğin yukarıda celseden yaptığım alıntıdaki "ruh" kavramı, sanki grup ruhu veya evrenin ruhu (evrensel bilinç) anlamında kullanılmış gibi geldi bana.

bozadi

#11
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Scyth

Tahıl ürünleri ve işlenmiş şeker tüketmeyin. Patates,pirinç,bulgur'uda diyetinizden çıkarın. Ağırlıklı olarak faydalı yağ oranı yüksek besinler tüketin. Bunlar kemik suyu, ceviz, et vb olabilir. İlgilenenler ketojenik diyeti web'ten araştırabilir. Hatta Sott.net'te yeni ketojenik tariflerin  paylaştığı kısımlar var orayada bakabilirsiniz. Bu diyeti yapacak olanlar mutlaka günlük limon tüketmeli yoksa böbrek taşına sebep oluyor. Hepsi bu.

Açıklama için teşekkürler Scyth. Kısa, öz ve güzel bir tanımlama olmuş bence. Hala ketojenik diyet disiplinim yok ama niyetim var. Limonla ilgili açıklamayı da faydalı buldum. Severim. Çaya ve bazen suya sıkıyorum (veya dilim olarak koyuyorum) genelde.

Ka

#12
Üstad eline sağlık, zevkle okudum, sorulan en garip sorunun bile yol açtığı kelebek etkisi ve bize kendi hayatımızı sorgulatması ne garip.eminim bu satırları okuyanlar yarın daha büyük pozitif birşeye sebep olacaktır.
Ebola ve ışıd i benzettim bende,birde amerikada büyüyen olaylar. Sanki Ms.2150 kitabının tam tersi bir ütopyadayız. Bence yapışık ruhların en büyük sebepleri sosyal medya. daha ben egosu olan bir yerde herkes ava dönüşüyor. yiyip içip gezdkleriyle övünenler "paylaşım" kelimesini anlamınıda değiştiriyorlar. Paylaşılanlar sadece egolar. (nerden nereye geldi konu teşekkür edicektim sadece)
 

bozadi

#13
Eyvallah Ka.

Celselerde bazen alakasız bir soruya verilen yanıtta çok ilginç açılımlar sunulabiliyor ve bu çok ilham verici olabiliyor gerçekten.

Amerika'da son günlerde ırkçılığa dayandırılan polis cinayetleri ortalığı birbirine kattı. Kendi ülkemizdeki polis cinayetlerine benzeyen nefret suçları bunlar. Celselerden ve tartışmalardan hatırladığım kadarıyla ABD doğal ve toplumsal yıkım ve kargaşa süreçlerinde giderek çok daha açık-seçik bir polis devletine dönüşecek. Filmlerdeki gibi, bir yanda "devlet güçleri" ve taraftarları ile diğer yanda Direnişçilerin olduğu bir kutuplaşma meydana gelmiştir ve bu güçler karşılaştıkları her yerde birbiriyle çatışmaktadır. Böyle bir durumun ABD'de meydana geleceğinden bir şüphem yok ama Türkiye'nin durumu ABD'den çok farklı olur mu, bundan da şüpheliyim.

Tayyip/AKP hareketi Türkiye'de AKP öncesinde mevcut olan "Laikçi" Polis (Asker) Devletine bir tepki olarak doğdu bir bakıma. Gücünü, halk desteğini o noktadan buldu. Ama şimdi kendisi belki çok daha berbat bir "Dinci" Polis Devletine doğru hızla sürüklüyor ülkeyi. İnsanları o Polis Devletinin taraftarları ve karşıtları şeklinde ikiye kutuplaştırıyor var gücüyle. Aslında laik maskeli faşizm ile din maskeli faşizmin bir farkı yok ambalajdan başka. Ortak payda değişmiyor: Bitmeyen baskılar, işkenceler, katliamlar. Bizim ülkemizin kendisinden kaynaklı bir mesele de değil bu temelde. Tüm dünyanın binlerce yıldır devam eden kaderi. Global faşizm ahtapotunun, yani şeytanın her ülkede kolları var. Hangi ideolojinin elbisesiyle icra edildiğinin bir önemi yok, yeter ki işkence ve kan akmaya devam etsin. Komünizm teşebbüsünün de ne kadar kolay faşizme dönüşebildiğine tanıklık etti insanlar. İdeolojilere hala bir ölçüde bağımlılığımız olsa da, ideolojiler üstü de düşünebilmek gerekiyor bence.

Global Konsorsiyum Tayyip'i istiyor mu, istemiyor mu? Hem evet, hem hayır gibi görünüyor. İstiyorlar, çünkü ne kadar kolayca şeytanlıklar yapıp yine de zeytinyağı gibi üste çıkabildiğini ve halktan da destek alabildiğini görüyorlar. Bu tam aradıkları şey. Ama Tayyip'in "ayarsızlığı" bir yandan hoşlarına giderken, bir yandan da onları huylandırıyor. Çünkü Tayyip ruhen çok geri bir tip. Yetişkin biri değil, bir çocuk. Bir Fethullah değil yani. Sabrı ve disiplini yok dolayısıyla. Tayyip'in çelişkilerinin, yalanlarının, ikiyüzlülüklerinin ne kadar kısa sürede ve kolayca ifşa edilebildiğinin yüzlerce örneği haber konusu oldu. Bu durum global faşistlerin çıkarlarına hem uyuyor hem de tehdit edici bazı yönleri de var. Çünkü yalanın, ikiyüzlülüğün, kaypaklığın bu kadar aleni olması, pek çok kişiyi uyandıracaktır.

Ben Tayyip'i "hayırlı" buluyorum aslında. Bir çeşit "Şaban" (veya Anti-Şaban) tiplemesi gibi görüyorum ve yaptığı ettiği herşeyden pozitif bir şekilde yararlanılabileceğini düşünüyorum (zehri bala dönüştürmek, fırsatlardan yararlanmak). Tayyip siyaseti ve devlet yönetimini siyaset alanından çıkarıp tüm insanların günlük bazda konuşup olumlu-olumsuz eleştirdiği birşey haline getirdi. Hak-hukuk tartışmaları yoğunlaştı. Ordunun 1980 yılında global faşizmin en önemli yerel taşeronlarından biri olarak yaptığı faşist darbeden, katliamlardan, işkencelerden sonra gençliğin veya insanların genelinin "sindirildiği", siyasi eleştiriden ve muhafalet etmekten, itiraz etmekten, hak aramaktan korkar hale getirildiği bir süreç yaşanmıştı. Tayyip de her ne kadar benzer bir "faşo ağa" statüsüne erişmeye çalışsa da, faşizm yolundaki onulmaz çiğliği, aşırı hevesliliği, acemiliği, aceleciliği ve disiplinsizliği yüzünden tam ters etkilere de neden oluyor. Bir Gezi Parkına "neden olmak" basit birşey değil. Polislerine katlettirdiği çocuklar için onbinlerce insanı sokaklara dökmek her devlet liderinin başarabileceği birşey değil.

Diğer Vahabi zihniyetli devletlerle birlikte IŞİD şeytanını besleyip büyütüp sonra o şeytan sayesinde "din" ile "faşizmin" ne kadar kolay birleştirilebildiğinin tüm dünyaya gösterilmesine neden olmak herkesin başarabileceği birşey değil. Besledikleri karga şimdi gözlerini oyacak hale geldi çünkü dinin şeytanlığa alet edilmesinin ne kadar kolayca gerçekleştiğinin ifşa olması, kendi ülkemizdeki tüm kesimlerden pek çok insanın da iktidarın dinci diktatörlüklerine çok daha eleştirel bir gözle bakmasına neden oluyor ve olacak.

Özelde Tayyip'in, genel olarak AKP hükümetinin "şeytanlıkları" aslında kıymetini bilecekler için büyük bir nimet bence.

Hiçbir hükümet de melek değildi. Hiçbir hükümet bu ülkeyi "kurtaramazdı". Çünkü mesele sadece yerel bir mesele değil. Sorun sadece yerel bir sorun değil. Tüm dünyayı, tüm insanlığı binlerce yıldır inim inim inleten, aşağılayan, ezen, parçalayan, yok eden bir mesele. Karanlık güçlere yularımızı kaptırmışız bir şekilde insanlık olarak. Bu celsede geçtiği gibi, bir yapışık ruhu bedenden çıkarmayı başarmak, o yapışık ruhu en başta kendimize çeken açıklarımızın kapanması anlamına gelmeyebilir. Aynı şekilde Tayyip'i veya AKP'yi iktidardan indirmek de onların iktidarda yaptıklarını yapabilmelerini sağlayan sorunları ortadan kaldırmaz. Körü körüne AKP karşıtlığından varlık bulan muhalefetten de aynı derecede tiksiniyorum. Sanki kendileri sevgi, anlayış, barış, dostluk, birlik taraftarıymışlar gibi!.. Hele ki CHP, faşizme hizmeti profesyonel düzeyde icra etmiş bir zihniyetin devamı olarak dönüp geçmişinin özeleştirisini yapacağı yere hala körü körüne o geçmişi savunan, hala ideolojik dayatmalarla hareket eden ve ısrarla hiçbir yanlış yapmadığını iddia eden Tayyipçiklerle dolu! Farklı ideoloji elbiseleri içinde birbirlerinin boğazına yapışıp duran çok sayıda Tayyip görüyorum ben!

Tayyip'in/AKP'nin şeytanlıklarını tırmandırmalarını neden nimet olarak gördüğümü söyleyeyim. Çünkü bu bir meydan okuma! Çünkü orman kanunu! Hadi bakalım! Ben bunu yapıyorum! Yapabileceğin birşey var mı!? Senin kudretin nedir?! Cürmün nedir!? Ahan da ben sana kötülük yapıyorum! Ahan da sana zarar veriyorum. İşkence ediyorum! Katlediyorum! Kimsin sen!? Nesin?!

Kısacası, insanların "düzenden" uyanıp kendilerini ve birbirlerini gerçekten korumak, sevmek, desteklemek için ne yapabileceklerini düşünmesi gerekiyor. Bizi dinlere, ideolojilere böldüler ve birbirimize düşman kıldılar. Öylesine bir hayat anlayışını bünyemize enjekte edip benimsettiler ki durup da bariz gerçeği göremiyoruz. Hep birlikte cehenneme sürüklendiğimizi göremiyoruz. Beynimizde o kadar çok "program" dönüyor ki, sade gerçeklere körleştik. İşkenceye duyarsızlaştık, katliamları sindirdik. Yaşamakta olduğumuz hayatın ne kadar büyük bir sahtekarlık ve işkence üzerine kurulu olduğunu göremiyoruz. Büyük bir aile olarak birbirimize değil yardımcı olmak, sevmek, kollamak, birbirimizin ateşinin altına odun atıyoruz. İşte bize bunları yapıyorlar, yaptırıyorlar.

Büyük bir hipnotik telkin etkisi altındayız ve sahte ve kötü olanı "olağan" diye kabullenmiş durumdayız. Beyinlerimizin içinde sayısız at gözlüğü var. Bu berbat halde, yani hemen uyanamayacağımız bu kabusun içinde, birlikte gerçekten iyi olana parça parça, adım adım ilerleyebileceğimize, giderek bu kabustan uyanabileceğimize, yücelebileceğimize inanıyorum. Söylendiği kadar kolay değil ama imkansız da değil kesinlikle. Hayatımız ya bu. Bizim ve sevdiklerimizin hayatı. Biziz. Hayatımızı ite, köpeğe, şeytana yem etmeyeceğiz. Uyanacağız ve gerekeni yapacağız.

bozadi

#14
Sevgili maglor, "uzaktan görüntüleme" veya "uzak görü" gibi bazı karşılıkları olan terim İngilizcede en çok "remote view" veya "remote viewing" diye geçiyor diye biliyorum. "Uzak görü" diye google'da aratırsan kısmen bazı bilgiler bulabileceğini tahmin ediyorum.

Bildiğim kadarıyla en çok kastedilen manası, bir yerle, bir kişiyle veya bir durumla bilgi edinmek maksasıyla oraya astral olarak seyahat edip gerekli incelemeyi yapmak veya görmek.

Özellikle de bunu tesadüfi olarak değil de, iradeli olarak, bilinçli olarak (yani bu konuda bir yetenek sahibi olarak) yapabilme durumu kastediliyor. Hepimiz hayatımızın bir veya birkaç noktasında bunu yapmışızdır aslında. Yani örneğin bazı rüyalarımızda astral olarak seyahat ederken dış çevremizdeki bir yeri, bir kişiyi, bir durumu (şu veya bu objektiflik düzeyinde) gözlemlemişizdir. Ama "uzak görü" konusunda yetenekli olan kişiler bunu neredeyse her istedikleri zaman yapabiliyorlar sanırım. Veya oturup konsantre olduklarında. Bazı insanlarda bu yetenek olabileceği halde kontrol altına alınmamış olabilir. Yani tesadüfi, dağınık, düzensiz bir şekilde deneyimleniyor olabilir.

Böyle bir yetenek bende yok. En azından bildiğim kadarıyla yok. Ne düzenli, ne düzensiz. Olmasını ister miydim, istemez miydim, bilemiyorum. Fena olmazdı gibi görünüyor aslında :) Forumumuzda bu konuda yetenekli arkadaşlarımız varsa veya bu konuda düzenli veya düzensiz deneyimleri olup bunları paylaşmak isteyen varsa, dinlemek isterim.

Şimdi Kasyopyalıların bu celsede kastettiği manada "uzak görü" ise, bu konuda yetenekli olan birinin, yani yeterince uzak görülü bir şahsın, örneğin Kasyopya forumda yapışık ruh konusunda bir şikayetini veya yardım talebini bildiren bir kişiye (o kişi dünyanın neresinde bulunuyor olursa olsun) yardımcı olmak için, o kişinin bedenine (fiziksel ve astral beden) "bakarak" yapışık ruhlarla ilgili bilgi edinmesi ve bunu paylaşması anlamına geliyor görebildiğim kadarıyla. Ben şunu merak ediyorum bununla ilgili: "Uzak görü" mutlaka astral bedenin fiziksel bedenden ayrılıp, kontrol edilecek şahsın bulunduğu yere ziyaretini mi gerektiriyor? Yoksa "uzak görülü" kişi oturduğu yerden, fiziksel bedenini tam olarak terk etmeden, neredeyse günlük bilinci yerindeyken, adeta birer psişik uzuv gibi astral bedeninin veya bilincinin bir kısmını da gönderip gerekli bilgileri alabiliyor mu? Bunu anlamış değilim. Ama görünüşe göre bu iş telefonla bile yapılabiliyor. Yani uzak görülü bir kişiyle telefon bağlantısı kuruyorsun, telefon görüşmen sırasında seni "muayene" edebiliyor psişik olarak ve durumla ilgili bilgi verebiliyor ve hatta ilgili yapışık varlığı vücudundan çıkarabiliyor. Ben böyle birşeye şahsen denk gelmedim ama daha önce internette İngilizce kaynaklarda bu tür şeyler okumuştum. Kasyopyalılar da daha önceki bir celsede uzaktan yapışık ruh çıkarma yapılabileceğini söylemişlerdi ama başbaşa daha etkili olabileceğini söylemişlerdi sanki. Yeteneğe bağlı birşey sanırım.