16 Ağustos 2014

Başlatan bozadi, 19 Ağustos 2014, 21:18:10

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#15
Şu veya bu isabetlilik düzeyiyle, "fal" yoluyla karşıdaki şahısla ilgili kişilik ve durum analizi yapabilen, muhtemel gelecek gelişmelerini görebilen kişilerde de aslında bu "uzak görü" yeteneği söz konusu sanırım. Hani adını, şuyunu, buyunu bilen falcılar olur. Eğer gerçek bir yetenek varsa, yani bir sahtekarlık durumu değilse, senin zihnini "okuyarak/görerek" veriyor bu bilgileri. Bunu kendi astral bedenini veya uzantılarını (yani kendi bilinçlerini) kullanarak mı yapıyorlar, yoksa pek çok durumda "cin" diye tabir edilen 3. yoğunluk bedensiz varlıkları mı kullanıyorlar bilmiyorum.

Geleceğin görülebilmesi ise, yine kişinin kendi zihninde var olan projeksiyonların okunması şeklindedir diye tahmin ediyorum. Yani farkında olmasak da, aslında kendi zihnimizde gelecekle ilgili bazı projeksiyonlar yapıyoruz. Karşıdaki şahıs yeterince yetenekliyse bunları okuyup paylaşıyor diye düşünüyorum ben. İncelediği olasılıklardan hangilerinin gerçekleşmesi çok daha muhtemel olduğunu anlayabiliyorlar belki de.

bozadi

#16
Şu an için son olarak, youtube'da çok sayıda "cin çıkarma" videoları var. Bazıları yerli, bazıları yabancı :) Bunların hangisinin gerçekçi, hangilerinin sahte olduklarının incelenmesi gerekir tabi. Şu veya bu düzeyde gerçekçi olanlarda uygulanan "cin çıkarma" yöntemlerinin ne ölçüde sağlıklı yöntemler olduğunun da ayrıca incelenmesi gerekir diye tahmin ediyorum. Ben bir ara birkaç tanesini yine bir kontrol edeyim. Belki bir-iki tanesini burada alıntılar, tartışırız. Hayatınızda, kendinizden veya çevrenizden bildiğiniz örnekler varsa dinlemek isterim doğrusu. Ben bu parazit varlıkların hemen herkeste mevcut olduğunu düşünüyorum. Bazen çok sayıda bile olabiliyormuş okuduğum kadarıyla. Dönem dönem yapıştıkları da oluyormuş. vs. vs.

Kendimde ayrı bir varlık olarak farkına vardığım bir durum olmadı. Ama kimbilir, yarı bilinçli veya bilinçaltından bildiğim veya bir şekilde farkına vardığım halde unuttuğum olmuştur belki. Aklıma somut bir örnek gelirse paylaşırım.

bozadi

#17
Son dedim ama dayanamadım: "cin çıkarma" hakkındaki bazı videolarda, söz konusu cine veya varlığa (cin değil de, ölmüş bir kişinin hayaleti de "yapışmış" olabilir örneğin) soru sorulup cevaplar alınması mevzusu çok ilginç gerçekten. İlgili varlık, yapıştığı beden üzerinden konuşabiliyor. Bu özellikle ileri düzeyde oluyor sanırım. Yani güçlü bir yapışık varlık tüm vücuda neredeyse tam olarak hakim hale geliyor bazı durumlarda veya bazı zamanlarda. Bu tür "diyaloglarda" geçen bilgilerin tümünün doğru olmayabileceği, veya bir kısmının bedenin asıl sahibi olan kişinin bilinciyle karışık olarak geliyor olabileceğinin de göz önünde bulundurulması gerekir diye düşünüyorum.

bozadi

#18
Alıntı YapAsıl önemli olan farkındalıktır diye düşünüyorum.Kişi böyle bir deneyim yaşadığı zaman farkındalık ve bilgi eksikliği olduğu için o konu hakkında birşey yapmıyor/yapamıyor.
Katılıyorum. Ve umarım konuyla ilgili incelemelerimizin sağladığı farkındalık, bu konudaki muhtemel sorunlarımızı keşfetmemize ve çözmemize yardımcı olur.

Alıntı YapPek çok olasılık olabilir.Yapışık bir ruh mu?3,4,5 boyutlarından KH saldırısı mı?Maniplasyon mu?İnsan bilemiyor...
Aynen. Pek çok sebep olabilir. Ama celsede de geçtiği, pek çoğunun ortak özellikleri var. Bazen genel bir yaklaşımla hepsine karşı bir ölçüde savunma gücümüzü gözden geçirip gerekirse artırmaya çalışabiliriz.

Alıntı YapFal konusuna soğuk bakmışımdır her zaman.Geleceğin sonsuz olasılıklar versiyonları olduğunu ve bu olasılıkların bir kaç tanesini çıkarıp söyleniyor diye düşünüyorum.
Fal ve kaderselliğe genel olarak ben de soğuğumdur maglor. Hayatımda fal baktırdığımı hatırlamıyorum.


Alıntı YapBu projeksiyonlarıda zihnimizde yaparak pek çok olasılığı kapatıyoruz diye düşünüyorum.Yaşadığımız sistemden kaynaklanan bir durum belkide.
Peki farkında olarak ve olmayarak yaptığımız bu şeyden nasıl kurtulabiliriz?Kurtulmalımıyız?
Eğer zihnimizde sürekli olayların ve durumların nasıl sonuçlanacağı ile ilgili fikir yürütmeler yapmak çok güçlü bir alışkanlıksa ve üstelik çoğu zaman da karamsar bir tonda gerçekleşiyorsa, bunu azaltmaya çalışmak faydalı olabilir. "Şimdi ve burada", koşulsuz, mutlak, derin bir huzur ve güven duymamızı sağlayan pratikler geliştirmek dengeleyici etki yapabilir. Yani, her ne kadar bu da kaderci bir bakış açısı olsa da, hayatın, evrenin temel yapısının son derece pozitif, koşulsuz sevgi içeren, bağışlayıcı, iyileştirici, destekleyici bir yapıya sahip olduğuna inanmak, buna güvenmek, tüm sorunlarımızı ve imkansızlıklarımızı aşan böyle güzel bir gerçeklik olduğunu ve bizim de giderek bu farkındalığı temel alan bir anlayışa doğru ilerlediğimize niyet etmek, hangi olayın/durumun neticesinin ne olacağını çok fazla kafaya takmamaya yardımcı olabilir. Bu konuda birbirimize sunabildiğimiz desteğin giderek artacağına inanıyorum ve bunu diliyorum.


Alıntı YapAslında Laura ve ekibinin yaptığı SRT konusuylada ilgili bir araştırma yapmamız herkes için faydalı olur.Tabiki şunuda unutmamak gerekiyor,celsede dedikleri gibi parazit/yapışık ruh gitse bile,sorun devam edebilir çalışmayı sürdürmek gerekir...
Bu konuda kendimizi geliştirecek bir çaba göstermemizden ben de memnun olurum. Hem yerli kaynakları, hem de örneğin İngilizce kaynakları tarayıp faydalı bulduğum şeyleri burada paylaşmak isterim. Ve evet, yapışık ruh olayına çok fazla kafayı takmaya da gerek yok. Yani hemen bu tür sorunlardan tamamen kurtulmayı ve bir daha hiç böyle bir sorun yaşamamayı ummak aşırı (gerçekçi olmayan) bir beklenti olabilir. Kendimizi olduğumuz gibi de sevip sayabilmeliyiz. Varsalar, onları biz çektik. Ve gerekli çalışmayı yapıp kendimizi daima daha iyi hale getirme, bu konuda işbirliği yapma şansımız var ve bu çok güzel bir niyet ve yol.

Ka

#19
Dip not:Bu arada M. sertaç temizelin bedri ruhselmanın anıları olan kitabında bu örnekler bolca bulunmakta, özellikle yapışık ruh seansları ve bu ruhun rehabilite süreci çok dikkat çekicidir, öneririm
 

bigsenfoni

Merhaba arkadaslar,

yogun istek üzerine...:D sizlere uzak görü hakkinda bilgi verecegim.Isteyen herkez saf bir niyet ve istekle duru görü yapabilir.Ama söyliyeyim bayagi bir praktik yapmaniz gerekli!ve öylesine  eylence falan icin ise yada isin icinde kötü niyet varsa bosu bosuna ugrasmayin.. Iradeniz saglam olmali  ruh gözünü actiginiz zaman kapamasinida bilmelisiniz.Cünki belki ileride  herhangi bir negativ bir varlik/ruh  yapistigi zaman o sizin belkide yillarca ugrasip gelistirdiginiz psisik gücleri kötü niyetle kullanabilir.Adi üzerinde negatif varlik hep almak sahip olmak kendi icin hükmetmek ister...Bir de gücün tadina vardimi tam yapisir ve basiniz belaya bile girer...IRADE !

Dedigim gibi,herkez duru görü yapabilir, zamanda ileri ve geride bile gidebilirsiniz gelecegi görebilir gecmisi degistirebilirsiniz!Tabi  bu ileri safhalarda...belkide bilmeyerek yapmisinizdir ama farkinda degilsinizdir...ise cok sevdiginiz ve sevgi baglantisi/kalp cakrasi birlesmis  olan  bir kisiyle baslaya bilirsiniz.(cocugunuz olabilir, esiniz olabilir, sevgiliniz olabilir arkadasiniz olabilir...)cok sakin olan biryere uzanin fazla isik olmasin beyninizi bosaltin,uyku ile uyaniklik arasindaki safhada o kisiyi düsünün nerede oldugunu düsünün tahmin etmeyin/beklenti olmasin sadece onun nerede oldugunu ve ne yapmakta oldugunu düsünün ama dedigim gibi sizi  kimse rahatsiz etmesin ortam cok sessiz olmali, bütün vucudun/frekansiniz huzurlu olmasi lazim ...

Frekans bozuculardan uzak biryer( yani ceptelefonuz kapali, televizyon kapali, W-lan kapali, baz istasyonundan uzak,canak anteninden uzak, flerosan lamba kapali,radyo kapali,(Radarlardan uzak) alkollu olmamaniz lazim,sitrestli olmamaniz lazim, farkinda  ve yari meditatif durumda olmaniz lazim,iyi niyetli olmaniz lazim!ve hergün alistirma yapmaniz lazim, ilerlemelerinizi aklinizda tutmaniz veya yazmaniz lazim cok ince ayrintisina kadar!ne  düsünüyordum, nasil yatiyordum,neden kesildi nedenen basladi falan filan...

Aslinda konu zeki enerjiyle/tac sakrasi ve kalp sakrasiyla  büyük alakali ama siz bir baslayin!!! Rehberler size yolu gösterir.tabi siz kendinizde bu konuyla ilgili derin arastirma yapmaniz ve rehberlere bu iste ciddi oldugunuzu kanitlamaniz gerek...

Sakin bayanlar hamamini söle bi izliyeyim demeyin Tokati yersiniz...:D Bu konuda ciddiyim!


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun


DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#21
Bilgi ve öneriler için teşekkürler bigsenfoni.

bozadi

#22
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Ka

Dip not:Bu arada M. sertaç temizelin bedri ruhselmanın anıları olan kitabında bu örnekler bolca bulunmakta, özellikle yapışık ruh seansları ve bu ruhun rehabilite süreci çok dikkat çekicidir, öneririm
Ka, şu anda elinde bu kitaplar varsa, yapışık ruh çıkarmayla ilgili kısımları tarayıp bu ortama aktarman mümkün mü? Resim formatında aktarırsan, gerekirse ben OCR programlarıyla düz metne çevirip kontrol okumasını da yapabilirim.

Sertaç Temizel'in anladığım kadarıyla Bedri Ruhselman'dan aldığı veya öğrendiği bilgilerle yazılan bu kitap serisinin (Ruh ve Dünya) 4 cildi var gibi görünüyor. Yakınlardaki bir kitapevine gittim, hiçbiri yoktu. Bahsettin bölümleri içeren cilt veya ciltleri tespit edip almak istemiştim. Eğer ilgili cilt veya ciltler sende de şu an yoksa, daha büyük bir kitapçıya yolum düşünce kontrol edip alacağım.

Ka

#23
Sevgili bozadi okuduğum tüm kitapları ilgisi olan herkese hediye ettiğimden şuan elimde yok ama özellikle "ruhlar arasında" kitabında baya örnekler olduğunu hatırlıyorum. Sertaç beyin tüm kitaplarını okudum ve en sonunda kendisiylede tanıştım. Eğer aklınızda bir soru varsa mail atabilirsiniz çok büyük bir incelikle cevap veriyot ve çok kibar bir adam. Kendisinde baya ses kaydının arşivininde olduğunu biliyorum. Tüm araştırmalar ve celseler eski büyük bantlara kaydedilmiş ve mp3 dönüştürmüşler sanırım. Daha çok bilgi almak isteyenler "türkiyede ruhçuluk " kitabını tavsiyede ederim. Yanılmıyorsam 60 larda devlet eliyle yayınlanmış bir celse kitabıda bulunuyor. daha fazla spoiler vermeyim kitabı bulamayan olursa bu son kitabı ben hediye ederim. Okuması daha zevkli.
 

maiterya

#24
Ruhlar Arasında kitabı pdf olarak var,kitapta ağırlıklı olarak geri düzeyli ruhların öldükten sonra yaşadıkları karmaşalar anlatılıyor ,yapışık ruh çıkarmakla ilgi bir şey göremedim,kitap yazıldığı zaman için ileri olsa bile günümüz bilgi seviyesi için oldukça eski diyebilirim.

 

maiterya

#25
Kasyopya celselerinde zaman zaman sözü geçen frekans çiti nedir ayrıntılı bilgisi olan varmı ?
 

bozadi

#26
Ruhselman öncülüğündeki "Türk ruhçuluğu" denebilecek çalışmaları çok takdirle karşılıyorum ve ülkemizde böyle birşeye öncülük edilmiş olmasından, ciddi bir kurumsal çaba harcanmış olmasından, dileyenlere ruhçuluğun temel bilgilerinin sunulabilmiş olmasından gurur duyuyorum. Hala bu bağlamda sunulan eserlerden yararlanılabilecek pek çok husus olduğundan şüphe duymuyorum ama bu forumda esas alınan belli başlı kanal bilgilerinin, bize sınırlı yerel kaynaklarda sunulabilenden çok daha net, çok daha derin, çok daha doğrudan gerçekleri anlatabildiğini düşünüyorum ve bundan dolayı da çok mutluyum. Yerli ruhçulukta şimdiye kadar göremediğim veya dikkatimi çekmeyen ve bu nedenle de beni biraz "üzen" mesele ise, negatif güçlerin dünyada hali hazırda (ve binlerce yıldır) devam eden egemenliklerinden bahsetmemeleri, negatifliği-kötülüğü sanki yalnızca "ruhsal olgunlaşmamışlık" gibi basit bir meseleymiş gibi sunmalarıdır. Kısacası, global psikopatiyi, katliamları, işkenceleri bu kadar hafife almalarıdır. Evet, belki tüm bu konularda bilgi verme konusunda bir takım ciddi "baskılar" altındaydılar ama madem o kadar cesaret gösterip ruhsal yolculuktan, tekamülden, reenkarnasyondan bahsediyorsun, o zaman bi zahmet dünyanın ne durumda olduğundan da bahsedeceksin. Ve dünyanın neden o durumda olduğundan. Elbette bu kadar berbat bir duruma düşmede insanlığın kendisi birinci sorumludur ama derler ya, "hırsızın hiç mi suçu yok?!" Dünyaya egemen olmuş psikopatlar, faşistler hoşgörülmesi, hatta yardım edilmesi gereken "cahiller" mi yalnızca?! Yoksa negatiflik en az pozitiflik kadar bilinçli bir "tercih" mi, özgür iradeyle yapılan?! Eğer öyleyse, negatifliği, faşizmi, psikopatlığı "olgunlaşmamışlıkla" açıklamaya çalışmak ne kadar doğru? Ve bu ne kadar faydalı bir yaklaşım biçimi dünyanın veya insanlığın içinde bulunduğu vahşi koşullarda?

maiterya

#27
Evet Bozadi kitaplardaki celseler bana göre çok basit düzeyede kalıyor,bugün elimizde çok daha ileri bilgi kaynakları var ve ayrıca olayların diğer yönlerinide bilmek gerekiyor,celseleri sadece ölüm sonrasını ve tekamülü araştırmak olarak ele alsakda elimizde daha derin bilgiler içeren kitaplar olduğunu düşünüyorum,izmirde derneklerine bir çok kez gidip toplantılarınada katıldım ama bazı şeylere hiç dokunmamaya özen gösteriyorlar,belirttiğin gibi bu konuları ülkemizde başlatmaları açısından değerli ama günümüze hitap edecek kapasitede değil.
 

bozadi

#28
Frekans çiti (frequency fence), Pleiades Öğretileri 1 kitabında "frekans perdesi" diye geçiyor. Dünyaya göz diken negatif üst boyut varlıklarının dünya etrafına koydukları iddia edilen bir "frekans çiti". Aslında belki "çitten" ziyade, "çitler arasında kalan sahada" meydana getirilen etkileri kasteden bir terim. Evrenden gelen bilgi sinyallerini almayı zorlaştırıcı bir özelliğe sahip olduğu iddia ediliyor. İnsanları belirli bir "frekans aralığına" mahkum eden bir engelleyici yapı olarak tanımlanıyor. Yani insanların uyanmasını, evrensel gerçekleri anlamasını veya hatırlamasını zorlaştıran bir katman gibi. Tüm dünya gezegeni üzerinde, her yerde eşit etkiye sahip böyle bir yapı olup olmadığı biraz muallak. Ve frekans çitinin sadece genel olarak gezegen etrafına mı, yoksa dünyanın çeşitli ve belirli bölgeleri üzerine konabilen birşey olup olmadığı da biraz belirsiz sanırım. Örneğin Kasyopyalılar ABD'de ve ABD'nin belirli bölgelerinde frekans çitinin daha güçlü/etkili olduğunu belirtiyorlar. Bana bu noktada, evrenden gelen sinyalleri engelleyici bir gökyüzü katmanından ziyade belirli bireyler veya topluluklar üzerine (ve hatta içine) uygulanan bir frekans baskısı gibi geliyor daha çok. İnsanların "üzerine" değil, "aralarına" yerleştirilen birşey gibi. Bir "frekans sahası" gibi. O saha içinde bulunan insanların frekansları, o sahanın dayattığı frekanslardan etkileniyor. İnsanlar belirli (bir şekilde daha negatif) bir tarzda düşünmeye ve davranmaya zorlanabiliyor.

Bunun biraz dolaylı ama daha somut bir örneği olarak, etrafımızı saran "baz istasyonları", radyoaktif etkiler ve çeşitli başka sinyaller, bir frekans çiti (veya sahası) yaratıyor anladığım kadarıyla. Kasyopyalılar cep telefonu ve benzer pek çok kablosuz teknolojilerin etkisine maruz kaldığımızda, zihnimizin ayrıntılı/incelikli düşünme yetisinde belirli bir kayıp meydana geldiğini söylüyorlar. Yani düşünce kabiliyetinde bir miktar "körleşme/kabalaşma" meydana geliyor. Seçicilik, ayırt edicilik bir miktar zayıflıyor.

4KH'nin uyguladığı frekanslar veya frekans sahaları da tahmin ediyorum bir şekilde insanlığı uyuşturucu, hipnotize edici, negatifliğe sevk edici bazı özelliklere sahip.

KUTİ

#29
bedri ruhselmanın pek çok kitabı var sevgili maiterya...
onun ekolüyle tanışmam 2003 yılına rastlar,daha sonra pek çok kitabına ulaşmak için çok çaba sarf etmiş neticede başarılıda olamamıştım.o zamanlar şimdiki gibi internet ortamında bu denli yaygın bilgiler yoktu.velhasıl antalyadan istanbula gitme imkanımda olmadığından vakıflarını bol bol aramıştım oradaki yetkililerden israrla kitaplarının fotokopisini yada önceki basımlarından mevcut kitapları ücreti karşılığında hararetle istemiştim.ne yazıkki görevli kişi ancak istanbula gelirsem vakıf kütüphanesinde belli günlerde okuyabileceğimi vs anlatmıştı...sonra vaktiyle beraber çalıştığımız şuan konyada yaşayan büyüğüm yasemen hanım sadıklar planıyla tanıştırdı beni (ergün arıkdalın medyumluğunda  10 yılı aşkın sürede alınan) dili ağırdı fakat muazzam faydalar elde ettim.sonra 2005 mi 2006 mı tam hatırlamıyorum bozadinin askerliğinin son haftalarında izinliyken internet kafeden budur adlı sitede başladığı yazılarını takip etmeye başladım (diğer forumdaki üyelerle yaşadığı tartışmalardan tutda yazdığı çoğu yazısını gün be gün takip ettim) dolayısıyle pleidas ra kasyopya grubu bilgilerlede o dönemden itibaren haşır neşir olmaya başladım. diyeceğim şu ki adları farklı olsada bu gruplar birbirinden farklı yada eksik değiller yada eski ,anladığım kadarıyle belirli bir müfredatı belirli bir zamanda sırayla uygulamaya koyuyorlar,fakat kasyopyanın en önemli farkı ve güzelliğide burada...hali hazırda mevcut anda olmaları yani güncel bilgileri olayları değerlendirip,anlık ipuçlarıda vermeleri...yani diyeceğim o ki bu bilgi kaynaklarında muhatap ilgili kişilerin realitelerinin çeşitliliğine göre farklı farklı bilgiler mevcut...benim içinse epeydir daha önemli olan  bu mevcut bilgilerin, bozadinin tgurun alemtaçın senin ve diğer forumdaşların belleğinden çıkan ,bilinç süzgeçlerinden geçen yorumlanmış hali...

ka nın söylediği olayı içeren kitaplar hangisi bende emin olamadım ama bahsettiği hikayeyi içeren celseleri okumuştum...(obsesyon cin yapışmış ruh vs çıkarma işlemi yapıyorlardı)