Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

13 Eylül 2009

Başlatan 4BH, 22 Eylül 2009, 19:05:27

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

4BH

en geç dün aktarmayı planlamıştım ama çeşitli nedenlerle sarktı ve halen bitirmiş değilim. biten, yaklaşık yarı kısmını aktarıyorum. muhtemelen yarın diğer yarısı eklenmiş olacak.
 

4BH

#1
13 Eylül 2009

Laura, Ark, PL, Joe, A___, DD, Allen, Keit, C___, Scottie, G___

S: (L) Merhaba.
C: Bekle. Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Kasyopya 6. yoğunluk aktarımdan Sorya.

S: (L) Pekala. Birşey sormadan önce bize söylemek istediğiniz herhangi birşey var mı?
C: Akışı güçlendirmek için soru sor.

S: (L) Tamam. Öncelikle, A___ {Nefes/meditasyon programını uygulayan bir arkadaş} çok zor bir zaman geçiriyor. Bir tür duygusal çöküntü yaşıyormuş. Aklını kaçırmakta olduğunu düşünmüş. Ona söylediğim şeyler dışında, yaşadığı şey hakkında bilgisel olarak ekleyebileceğiniz birşey var mı?
C: Katı inatçılığı nedeniyle onun deneyimi seninkine benziyor.

S: (L) Tamam, benim katı inatçılığıma benzer katı bir inatçılığı var. Bu nedenle de, benim yaşadığım çöküntüleri yaşayacak, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Anlıyorum.
C: Eğer kişi yanlış temel üzerinde kristalize olursa, bu, çok daha fazla acı anlamına gelir.

S: (L) Onun bir tür temel üzerinde kristalize olduğunu söylüyorsunuz. Ve benim de?
C: Evet.

S: (L) Benzer temeller mi?
C: Hayır.

S: (L) Ama bunun bir tür kristalizasyon durumu olduğunu söylüyorsunuz?
C: Evet.

S: (L) Bu kristalizasyona neden olan neydi? Veya özelliği neydi?
C: Travma durumunda hayatta kalma ihtiyacı.

S: (L) Benden kesinlikle çok daha fazla, en azından eşit derecede travma yaşamış insanlar var, ama onların benzer nitelikte, gerçekten sıradışı ölçüde herhangi bir acı çektiğini görmedim.
C: Onlar kristalize olmadılar, bölündüler.

S: (L) Yani bazı insanlar hayatta kalmak için kristalize oluyor, bazıları ise bölünüyor. Öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Sanırım eğer hayatta kalmak için bölünürsen, tüm yapman gereken kendini tekrar bir araya getirip birleşmek. Ve dolayısıyla bu, kristalize olmuş olan ve herşeyini paramparça eden birinin durumundan daha kolay oluyor, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Forumdaki insanlar arasında, örneğin, farklı deneyimlerin bazılarının nedenlerinden biri de bu sanırım?
C: Evet.

S: (Joe) Belki de bölünen insanların durumunda, tekrar bütünleşme olayı uzun bir süreçte, yavaş yavaş oluyor ve acı miktarı da az oluyor. Kristalize olanlarsa, herşey birden kırılana kadar acıyı bekletiyorlar. (L) Evet, kristalize olanlar muhtemelen daha fazla direnç gösteriyor. Sanırım benim durumum da buydu...
C: Evet.

S: (L) Pekala... Çok hafif deneyimler yaşayanlar var. Bu fazla deneyim yaşamayanların durumu nedir?
C: Tek tek küçük parçacıkları kaynak yapıyorlar. Onlara sabırlı ve azimli olmalarını söyle. Bir noktada geri bakıp katettikleri mesafeyi görecekler. Bu, hafif bir dağ yamacında yukarı doğru yürümek gibi.

S: (L) Onlar şanslı olanlar, desenize!
C: Yapıya ve güçlü duygu potansiyeline bağlı.

S: (L) Bu konu hakkında başka sorusu olan? Sorulması gereken herhangi bir husus? (Ark) Sanırım ben şanslılardan biriyim. (C___) Evet, ben de. (L) Yapmanız gerekeni azar azar yaptınız. (Keit) C___'deyken ben de çıldırıyorum sanmıştım. Şimdi iyi sayılırım. (A___) Ben geçen gece korkunç bir deneyim yaşadım. Joe ile birlikte programı uyguluyordum ve birden, işkence gördüğüm bir vizyona girdim. Tırnaklarım sökülüyordu ve bunu durduramadığım için ağlamaya başladım. Çok travmatikti. Böyle birşey ilk kez başıma geliyor. (DD) Programı ilk kez yaptıktan sonraki gece bir rüya görmüştüm. Tehlikeli bir adamla birlikte bir senaryonun içindeydim. Polis veya ordu gibi birşey tarafından takip ediliyordum. Ve bu kötü şahıs beni boynumdan yakaladı. Elinde ince telden yapılma bir kanca vardı. Kancayı sağ taraftan böbreğime soktu. Sonra geri çektiğinde, kanca bir elektrikli şok aleti gibiydi. Sabah yaklaşık saat 6'da çığlık atarak uyandırdım kendimi. Hayatım boyunca gördüğüm en garip rüyaydı. Ciğerlerimin yettiği kadar çığlık atarak kendimi uyandırdım. Tekrarlanmadı neyse ki. (L) Forumdaki insanların yaşadığı bu gerçekten üzücü rüya ve deneyimlerin bir bölümünün dayandığı belirli bir neden var mı?
C: İlgili geçmiş yaşamların sonunda çözülmeden kalmış acı ve sıkıntıların anıları. Maalesef bu tür bazı deneyimler acı verici, ama bu yöntem, bu amaca yönelik yöntemler arasında en az travmatik olanı. Karanlık rüyalar sistemden temizlendikten sonra herşey daha iyi olacak. Takılınacak ilüzyon kancaları olmayacak.

S: (L) Yani o zaman gizli, görünmeyen veya bilinmeyen duyguların insanlar üzerindeki kontrolü azalacak ve daha... (Keit) ... daha iyi gerçeklik değerlendirmesi ve reaksiyonları gösterebilecekler?
C: Evet.

S: (L) Forumdaki pek çok insanın giderek zekileştiğini görüyorum. Gerçekten olayları anlıyor, parçaları bir araya getirebiliyor gibi görünüyorlar...
C: Artık ilüzyonu desteklemek üzere enerji gerekmediğinde, bu enerji bilgi ve farkındalık için kullanılabiliyor.

S: (L) Yani insanlar için, sandıklarından daha fazla ümit var. Kendi sandıklarından bile, öyle mi?
C: Yavaş solumanın ve meditasyonun ve duanın en önemli bileşenler olduğunu hatırlayın. Eğer birşeyler fazla hızlı giderse, yuvarlak nefesi kesin ve yalnızca ara sıra yapın. (ç.n. önümüzdeki günlerde, bu nefes, meditasyon ve dua programıyla ilgili çeviriler ilerledikçe, bu hususlarla ilgili bilgilerimiz artacak sanırım.)

S: (L) Eğer birşeyler fazla hızlı giderse... (PL) Tam da fark ettiğim şey. Başlangıçta yuvarlak nefes ve meditasyon yapıyordum sıklıkla. Ve sonra uykuya dalmakta sıkıntı yaşadım. Uyuyana kadar bir iki saat dua ediyordum. Bıçaklanma, vurulma, kesilme, işkenceye maruz kalmayla ilgili o rüyaları da o zaman gördüm. Sanırım bunu ne kadar çok yaparsan, o anıların ve ilüzyonların temizlenmesi de o kadar hızlı oluyor. (L) Yani ne kadar rahatsız olduğuna bakarak kendi ilerleme dereceni değerlendirebiliyorsun. Ve eğer rahatsızsan, yuvarlak nefesi bir süreliğine bırakıyorsun ve sadece meditasyon yapıyorsun. Meditasyon ve dua daha kolay ve yüzey-altı iyileşme süreci sanırım. Doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Allen ilginç bir yazılım buldu. (Allen) Koro yazılımı. (L) Evet. Düzenli meditasyona yönelik ses dosyaları yapma fikrimiz vardı. Bu dosyalarda ben duayı okuyabilirim ve hatta şarkı biçiminde söyleyebilirim. Başka şarkılar da söyleyebilirim. Ve Allen da bunları bu yazılıma yükleyerek bunları melodik, meditasyona uygun bir müzik türü haline getirebilir. Bunun uygun bir fikir olup olmadığını merak ediyoruz?
C: Kesinlikle!!! Hatta bu, gerçekten kozmik frekansların sizin/bizim sesimizle aktarılması için mükemmel bir yol!!

S: (DD) Patsy Kline şarkıları olmadığı sürece!! (gülüşme) (L) Ama ben Patsy Kline'ı kanallamak istiyordum!!! (Allen) Program aracılığıyla senin sesini çoklamam, gerçekten etkinin artmasını sağlayacak mı acaba?
C: Sadece bunu sağlamayacak, aynı zamanda ses katmanları arasına doğrudan frekans değişimi eklememizi de sağlayacak. Neden şimdi bir örnek çalmıyorsunuz?

S: (Allen) Koro örneği mi, yoksa üzerinde çalıştığım müziğin örneği mi?
C: Bizim sesimiz!

S: (Allen) Sizin sesinizin bir örneğini nasıl çalabilirim? Üzerinde çalıştığım bir müzik var ama henüz koro efekti eklemedim. Bahsettiğiniz müzik bu mu, yoksa kaçırdığım birşey mi var?
C: Bugün ne kaydettin?

S: (Allen) Aa! Tamam, herhangi belirli bir şarkı?
C: Sen seç!

S: (Allen) Tamam. Şu an için benim yapabileceğim tek şey gitar çalmak ve Laura'nın biraz yankı ile şarkı söyleyerek bunu tatlılaştırması. Bu işe yarar mı?
C: Evet.

S: (L) İnsanların aşina olduğu bazı şarkıları alıp okumak ve Allen'ın da o şarkılardan birini alıp, bir saatlik bir CD'ye yayması şeklinde bir fikrim vardı. 4-5 dakikalık bir şarkıyı bir saate genişletmek şeklinde. Ve sonra arkaplana da süresi daha uzun bir müzik koymak. Bu iyi bir fikir mi?
C: Çok! Dene!

S: (L) Bu çok bilgilendirici değildi. Bunu kendim de yanıtlayabilirdim. (DD) Telefonu yüzlerine kapat! (gülüşme) (Keit) Peki hangi şarkıyı seçerdin mesela? (L) Pek çok.

[Allen'ın bir CD'ye müzik kaydetmesini bekliyoruz. Sonra herkes ofiste bu müziği dinlemeye gidiyor.]


S: (Keit) Duygusal bir seviyede, Amazing Grace benim üzerimde en çok etki yapanı oldu. (Allen) Sana solo söyletiriz ve birkaçımız da koro halinde sana eşlik edebiliriz. Bir fikir.
C: Pek çok olasılık var ha? "Etki"yi fark ettiniz mi?

S: (Joe) Canavarı sakinleştirmek için müzik!
C: Ruhla iletişim kurmak için müzik.

S: (L) Anlamadım.
C: Sizin/bizim sesimizde, fiziksel kulağın duyamadığı ama ruhu etkileyen frekanslar var.

S: (Joe) Doğru. (Scott) Doğru dürüst şarkı söyleyemeyen ama insanların harika bulduğu bazı müzik grupları var. Yani sırf pazarlamanın ötesinde gruplar. Bu konunun o tür gruplarla bir ilgisi var mı?
C: Evet! Ve bazıları "ilginç" bazı frekansları etkinleştiriyor!

S: (L) Ne anlamda "ilginç"?
C: Kötü amaçlı, planlı ve kasıtlı diyelim.

S: (Joe) Sen hangi müziği düşünüyordun Scottie? (Scottie) Geçen geceki konuşmamızdan sonra ben objektif ve subjektif olarak iyi olan müzik ve bununla ilgili şeyler hakkında düşünüyordum. Bazı popüler müzikler vesaire. İş müziği, grunge müziği, elektrogitar müziği, rap müzik... Farklı popüler müzik türleri. Ve bunların bazıları, şarkı bile söyleyemeyen birileri tarafından yapılıyor. Ve insanlar bunları seviyor. Popüler olan, çeşitli türlerden müzik grupları var. Ama bir bara gidiyorsun, orada biri şarkı söylüyor ve o müzik gruplarından on kat daha iyi. Ama... (L) Meşhur değiller. (Scottie) "Keşfedilme" veya reklam yapma dışında, hiçbir yeteneğe sahip olmayanlar nasıl olup da ünlü oluyor?
C: Laurel Canyon, isteyen?

S: (gülüşme) (Keit) Bugün bunun hakkında konuşuyorduk! (Joe) Evet, hepsini dinlemişler. (C___) Peki, Laura'nın sesi, Gurdjieff'in "objektif müzik" dediği türde bir ses mi olacak?
C: Evet.

S: (Joe) Albümün için bir isim buldum: Laura Canyon! (gülüşme) (L) Sanırım bunu seçeceğim. ... (PL) Demek Laurel Canyon'daki o gruplar, the Mamas and the Papas gibi şarkıcılar, o gruplar finansal olarak destekleniyordu, çünkü müzikleri yoluyla dinleyiciler üzerinde bir tür büyü yapıyorlar, onları manipüle ediyorlar, negatif bazı duygular uyandırıyorlar, öyle mi?
C: Büyüleyiciler. ("spellbinders")

S: (Keit) Belki filmler hakkında sorabilirsin. (L) Ne gibi? (Keit) Filmlerle ilgili olarak Laurel Canyon'dan bahsediyorduk ve aynı etkiyi görmüştük. (L) Laural Canyon filmleri mi yapılmış? (Keit) Orada laboratuar var ya. (Allen) Laurel Canyon'un tepesindeki CIA laboratuarı. (DD) Şu tuhaf Laboratuar. ... (Allen) Hepsi aynı şeyin parçası. (PL) Bazı korku filmleri yaptılar.
C: Evet. Hepsi aynı programların parçaları.

S: (PL) Dinleyicilerde sadece genel negatif duygular mı üretiyor, yoksa daha belirli, kötü amaçlara yönelik mesajlar mı?
C: Daha belirli...

S: (Joe) Parçalanma. (PL) Programlanmış bazı katilleri tetiklemek veya benzer amaçlar için mi?
C: Bazı durumlarda. "Çavdar Tarlasında Çocuklar"ın sesli bir versiyonu gibi. (ç.n.: bir roman)

S: (C___) Çavdar Tarlasında Çocuklar mı? (Allen) John Lennon'ı öldüren adamın o sırada elinde bulunan kitapmış. (L) Gerçekten mi? (Joe) Sirhan Sirhan örneğine de benziyor. (DD) Bunun bir tür MKULTRA tetiklemesi olayı olduğu söyleniyor.
C: Pek çok program için pek çok tetikleyiciler. Şimdi bunların pek çoğunu iptal edecek araçlara sahipsiniz.

S: (L) "Pek çoğunu iptal edecek araçlar" mı? (PL) Karşı müzik. Karşı sinyal. (L) Bunun bir Müzik Grupları Savaşı olacağını mı söylüyorsunuz?! (gülüşme)
C: Anladın! Kozmik bir seviyede de öyle!

S: (L) Çok garip. (PL) Tetikleyicilerden biri katiller için. Ama bunun, spesifik kötü amaçlardan sadece bir tanesi olduğunu söylediler. Diğer spesifik kötü amaçlardan örnekler verebilir misiniz? İnsanlarda intiharı tetikleyebilirler mi?
C: Evet.

S: (Joe) Genç insanların beynini etkileme... (Keit) Psikopati ve şiddet gibi... (Allen) Bu kadar ciddi olmayabilir de. Frekans çitinin, müziğin bir parçası.
C: Frekans çiti! [Allen'ın konuşmasıyla aynı anda]

S: (L) Zihinlerini okuyorsun Allen. (PL) Ama bu müzik tüm dünyada mevcut. (L) Evet. Ve bizimki mevcut değil. Daha yapmadık bile! (gülüşme)
C: Zaman harcanıyor! Videolar konusunda ne durumdasınız???!

S: (gülüşme) (A___) Videoları köpek yedi. (gülüşme) (L) Köpek ev ödevimi yedi!
C: Geçersiz yanıt!

S: (L) Ne söyleyeceğimi bilmiyorum!
C: Bunu halledecek yeteneklerine olan inancın nerede?

S: (L) [Sızlanmalar!] (Scottie) Ne yapsak müthiş olurdu biliyor musunuz? Bir CD hazırla ve dağıtmak için kötü iTunes'u kullan. (Allen) Kesinlikle. (Scottie) Ücretsiz olarak da verebiliriz. (Joe) Senin yürümeye başlaman lazım bence. Ve ne kadar kaset yapman gerekiyorsa yap. Yeter ki bir yerden başla. (A___) Biz her zaman bir konu seçip sana sorular yöneltebiliriz. (Allen) Belki de sadece "Başlangıçta..." diye bir başlayıp konunun nereye gideceğine bakman gerekiyordur?
C: Bunu dene!

S: (L) Oooo! Bunu yapmak istemiyorum!! (Keit) Neden? (L) Videoda korkunç görünüyorum! (Koro) Hayır!! (Keit) Biz seni güzelleştireceğiz! (PL) Bunu zaten yaptın! (A___) Güzel görünüyordun! (Allen) Seni görünmek istediğin gibi gösterecek özel bir görüntü filtrem var. (Ark) Sabit. (L) Ne sabit? (Ark) Gelecek sabit. [mırıldanıyor] Bunu yapabilirsin! Bunu yapacaksın! (L) Artık sizinle konuşmak istemiyorum. (Ark) Öpücük istemiyor musun? (Joe) Laura? (Allen) Çektiğimiz son videoyu görmedin!
C: Bunu yapın! Tepkiyi görebilmek için son videoyu yayınlayın!

S: (Allen) Kendisinin henüz görmediği bir video çektik. (DD) İzleyelim! (Allen) Ücretsiz olarak yayınlamaktan bahsettiğimiz video. (A___) Ama o videolardan hiç memnun olmuyor. (Keit) Başkaları karar versin. (Joe) Biz izleme komitesiyiz. (Keit) Ve insanlar gerçekten mutlu olacak! (L) Kendimi bir sirk çalışanı gibi hissediyorum. ... (Ark) Bencil olma tatlım. (L) Bencil mi?! (Ark) Evet! Diğerlerinin senin sahip olduğun şeye sahip olmasına izin vermemek değil mi bu? Aktaracak birşeyin var ve bu da bunun en iyi yolu. (L) Birden yoruldum. (Joe) Konuyu değiştirmek ister misin? (L) Başka bir konu var mı aklında? (Joe) Forumdakiler adına, ruh parçalanması hakkında sormak istediğin soru vardı. (L) Oo, ruh parçalanması! Bunun hakkında bir soru oluşturabilir misiniz? Ya da, Keit, bu konuda uzman sensin. Bir soru sor. (Keit) Benim söylediğim şey temel olarak gerçeğe yakın mı?..
C: Çok doğru. Bir "zekileşme" örneği!

(ç.n.: "çok doğru" diye çevirdiğim kısmın orijinali "pretty darn accurate". Normalde "pretty accurate" ifadesi bu anlama geliyor ama araya argomsu bir vurgulama kelimesi olan 'darn' sözcüğü eklenmiş. kasyopyalıların daha önceki celselerde de bu türden argomsu vurgulama kelimeleri ve ifadeleri kullandığı pek çok yer oldu. Ama her zaman bunların dilimizde tam veya yakın bir karşılığı olmayabiliyor. bu yüzden de daha düz veya resmi bir tarzda aktarmak zorunda kalabiliyoruz.)

S: (Joe) Keit'i kastediyorsunuz, değil mi?
C: Evet.

S: (Joe) Teorin neydi? (L) Illion'un "Darkness over Tibet"inden, alçalan spiralden ve bunun bir seçim olduğundan bahsediyordu ve ...
C: Daha iyi açıklayamazdık!

S: (Scottie) Forumda bunu yazmış mıydın? (Keit) Evet. (Scottie) Bunu nasıl kaçırdım?? (A___) Evet. (Keit) Bunun hakkında söylemek istediğim birşey daha var. (Joe) Ruhların parçalanarak tekrar primal atom haline gelmesi hakkında mıydı?
C: Evet.

S: (Allen) Tekrar açıklayabilir misin, çünkü ben okumadım. (Keit) Darkness over Tibet'ten bir alıntı yapmıştım. Yazar gelişimde iki ihtimal olduğunu söylüyor: yukarı ya da aşağı. Ve bir bireyin ruhunu kaybetme olasılığı var ama bunun bilinçli bir karar olması gerekiyor. Bu bir seçim. Ve bu karar zorla alınamaz. (L) Ama seni yıpratarak bu kararı aldırabilirler. (Keit) Kesinlikle, ve ben de kendimden örnek verdim zaten. Yaşamlarımızdaki travmatik deneyimlerimizin bizi aşağı doğru gelişimi seçmeye sevk edici bir etkisi olduğunu düşündüğümü söyledim. Ve bu aslında kendi varlık seviyemizin aleyhine birşey. Ruh için çok travmatik. Ruhu çarpıtıyor ve onu aşağı doğru bir konuma koyuyor. Bu olayın nihai sonucu ruhun parçalanması. Dünyada bu kadar çok acı ve patoloji olmasının nedeni de bu, çünkü bu durum ruhları seçmeye zorluyor ve manipüle ediyor. (L) Kendi doğalarının zıddına. (PL) Illion'a göre bir insan varlığı için en kötü şey, kendi ruhuna karşı günah işlemek. (Keit) Ve ruha karşı günah işlemek, kendi varlık seviyenin veya niteliğinin zıddına gitmek demek. Ve kendi iyiliğimiz adına, kendimizi narsist eğilimlerden vs temizlememiz gerekmesinin nedeni de bu. (DD) İnsan kültürüne bu kadar uyuşturucu yerleştirmelerinin nedeni insanları zayıflatmak mı?
C: Evet ve transmarjinal inhibisyon prensiplerini de hatırlayın. (ç.n. transmarginal inhibition [TMI], wikipedia'da psikolojik bir terim olarak, "bir organizmanın güçlü/yoğun çevresel uyaranlara karşı gösterdiği tepki" biçiminde tanımlanıyor.)

S: (L) Bu prensiplerden birine göre, normal şekillerde iradesi kırılamayan köpekler bile, cerrahi, hastalık veya benzer fiziksel travmalara maruz bırakılarak iradeleri zayıflatılabiliyor ve nihayetinde saptırılabiliyor. Yani işkence de bu sürecin bir parçası.
C: Evet.

S: (L) Ve biz şu anda bir işkence kültürü içinde yaşıyoruz. Ruh parçalayıcı bir kültür.
C: Evet.

S: (L) Yani, çarpıtılan, deforme edilen ruhlar var ve bu öyle bir noktaya gelebiliyor ki... Bu insanların pek çoğu, tanrının iradesini insanlara empoze ettikleri için cennete gideceklerini sanıyorlar. Mesih İsa'nın çarpıtılmış bir versiyonunu dünyaya dayatmak için her ne yapıyorlarsa, kendi kendilerini ruhlarının parçalanacağı bir duruma sokuyorlar çünkü sadece İsa'nın öğretilerine zıt gitmekle kalmıyorlar, kendi doğalarının da zıddına gidiyorlar. Bu insanların pek çoğunun iyi niyetli olduğunu düşünüyorum ama otorite konumlarındaki ve kiliselerdeki yüksek konumlardaki patolojik bireyler, doktrinler ve patolojiler yaratan patolojik bireyler tarafından yavaş yavaş, giderek artan şekilde öylesine saptırılıyorlar ki, temelde ruhlarını şeytana satmayı kabul ediyorlar. (Joe) Acaba bu durum, buna doğrudan eşlik etmeyen, zihinleri çarpıtıldığı için bu duruma uyum gösteren popülasyonun sıradan üyeleri olan insanları da kapsıyor mu? Sonuçta gerçekleri görüyorlar. İşkenceyi, CIA'yı, işkence kamplarını görüyorlar...
C: Daha yüksek bir amaca hizmet eden bir sessizlik için iyi bir neden olmadığı sürece, "kötülük" karşısında sessizlik, kötülüğe katılmaya eşittir.

S: (Joe) Bu gerçekten ilginç, çünkü işkence ile ilgili tüm tartışmayı açıklıyor gibi. İnsanlara işkenceyi kabul ettirmeye çalışıyorlar. Ve CIA'nın işkence uyguladığı ve gerçekleri çarpıtarak insanları vicdani olmayan birşeyi kabul etmeye yönlendirdiğine dair ortaya sürekli yeni bilgiler çıkıyor.
C: İşkencenin kabul edilmesi "canavarın işareti."

S: (DD) "24" gibi dizilerin popülerliğinin nedeni de bu olmalı. (Joe) İnsanları koşullandırıyorlar. (DD) O dizi aşırı popüler. (Joe) Tüm bu insanlar başka bir insanın uğradığı işkenceyi izliyorlar ve bundan neşe duyuyorlar. Ve eğer bu katılım ile eşanlamlıysa, o zaman bu insanlar o aşağı doğru giden spirale konuyorlar.
C: Vahiy Kitabı'ndaki "ateş gölü"nü hatırlıyor musunuz? Kılıçla yaşayanların kılıçla öleceklerini hatırlıyor musunuz?

S: (Keit) "Ateş gölü" nedir? (Allen) Vahiy'de İsa'yı kabul etmeyenlerin fırlatılacağının söylendiği göl. (Joe) Yani cehennem.
C: Ruh parçalanması.

S: (L) Ürkütücü. (Allen) İşkenceyi tasvip etmeyen ama yine de gerekli olduğunu düşünerek kabullenen, ya da hiç düşünmemeye çalışan insanları düşünüyorum da... (Joe) Bence bunun gerekli olduğunu düşünen insanlar... (L) Kaybettiler bile. Yalanı yuttular. Eğer bir bilgiye veya benzer birşeye ihtiyacın varsa, ve haklı bir neden varsa, bunu bulmanın yolu işkence değildir! Bir çok engizisyon kaydı var. Bilimsel kanıtlar var. On binlerce insana işkence edildi ve en çirkin yalanları kabul etmeye zorlandılar. O kadar işkence görsem istediğin şeyi söylerim! Ve onlar da uçan süpürgelerde uçtuklarını, şeytanlarla çiftleştiklerini, ay ışığında çıplak dans ettiklerini, birbirlerinin arkasını öptüklerini itiraf ettiler! İşkenceyi sona erdirmek için bunları itiraf ettiler. Ve kabul ettirilen şeylerin hepsi birer saçmalıktı! (Allen) Bilimsel kanıtlar bunu göstermese bile, ve biz "Evet, bilgi elde etmede işkence gerçekten işe yarıyor" diye düşünsek bile, insanlara işkence ediyor oluyoruz! ... (Keit) Patolojik bir durum. Narsist ailelerin çocuklarına yapılan şey, işkence gibi. (L) İşkence! (Keit) Bu bir anlamda onları zehirliyor ve işkence ortamını kabul etmelerini sağlıyor. Bu şeytanın dokunuşu gibi. (L) Kendi ilkelerine aykırı birşey söyletmeye veya yaptırmaya zorlamak için başka bir insana işkence etmek yanlıştır, hangi perspektifle bakılırsa bakılsın. Ve eğer bunu değiştirmek istiyorsan veya bu insanların bakış açısında seni tehdit eden birşey olduğunu düşünüyorsan, bunu değiştirmenin yolu konuşmak, eğitim, bilgi ve veri paylaşımıdır. Onları ruh seviyesinde sahip oldukları şeyin zıddına gitmeye işkenceyle zorlamak değildir! Birini bu şekilde zorlamak temelde ruhun kendi kendini öldürmesidir. İsa Yeni Ahit'te insanlığa ihanet edenler için "hiç doğmasalardı onlar için daha iyi olurdu" diyor. Bu sanki onların ruhunun parçalanacağını söylemek gibi birşey. Gerçekten çok şaşırtıcı. (DD) Parçalanan ruh ne oluyor?
C: Primal madde. Döngüye en baştan başlama. Bilinç kazanmak için geçirilen milyonlarca veya milyarlarca yıl.

S: (DD) Hidrojen atomu gibi birşey olarak mı başlıyorsun? (Joe) Taş oluyorsun. (PL) K'lerin bu yılın başında 2009 için bildirdiği "yıkıcı bir yıl" ifadesiyle bir ilgisi var mı bunun acaba? Böyle birşey söylemişlerdi ve şimdi de ruh parçalanmasından bahsediyoruz. (ç.n.: henüz çevirmediğimiz bir 2009 celsesine referans. parçalanma olarak çevirdiğim 'smash/smashing' fiili, belirtilen celsede diğer bir anlamı olan çarpıcı/olağanüstü/yıkıcı gibi bir anlamda kullanılmış sanırım.) (L) Çok ilginç. Bir sabah kalktığımda kafamda bu sezgi vardı; insanların ruhlarını parçalayıp primal maddeye çevirebileceklerini sanıyorlardı. Ve bu benim için şaşırtıcı bir düşünceydi. Ve bu sezgi, K'lerin bu nitelikte geçeceğini söyledikleri yıl içinde geldi. ... (Joe) Demek onlar için herşey baştan başlayacak...
C: Hepsine olmayacak.

S: (Keit) Ben de bunu sormak istiyordum. Bireysel bir seviyede mi, yoksa hepsine mi olacak şeklinde. (L) Demek bireysel nitelikte olacak.
C: Evet.

S: (L) Başka soru var mı? (Allen) Güzellik uykunu al ki yarın seni videoya çekebilelim! (DD) Ödev vakti geldi! (Keit) Hayır, bir videomuz var zaten, onu hazırlayalım. (L) Köpek ödevimi yedi!! (A___) Bu sana biraz zaman kazandırır. (L) Pekala. Sanırım bu akşamlık bu kadar. Sormadığımız, bilmemiz gereken herhangi birşey var mı?
C: Gelecek haftaya! Hoşçakalın.
 

4BH

#2
evet, kalan yarısı eklendi! : )
 

bozadi

#3
"ruhların parçalanması" konusu oldukça "çarpıcı"ydı doğrusu.

bizim, spiritüalizmden en çok fayda gördüğümüz hususlardan biri, bedenimizden ibaret olmadığımız, sonsuz/zamansız bir ruh varlığı olduğumuz bilgisi.

kasyopyalıların söylediği şey bununla çelişiyor gibi görünebilir ama durum bu değil. şöyle birşey geçiyor:

"gelişimde iki ihtimal var: yukarı ya da aşağı. Ve bir bireyin ruhunu kaybetme olasılığı var ama bunun bilinçli bir karar olması gerekiyor. Bu bir seçim. Ve bu karar zorla alınamaz."

bu kararı alanlar, bu seçimi yapanlar sadece kh varlıkları. ve kh varlıklarının da hepsi değil, kh içinde bilinçsel ilerlemeye karşı direnen varlıklar. burada sanırım özellikle 4 KH kertenkele varlıkları kastediliyor. çünkü onların kh içinde ilerlemeye, yani 5. yoğunluk bilincine ilerlemeye karşı da direnç gösterdikleri, 4. yoğunluğa yapışıp kalmaya çalıştıkları, bu yüzden büyük bozulmalara/yozlaşmalara maruz kaldıkları, dünya insanlığı üzerindeki inanılmaz baskıcı ve sömürücü çabalarının nedeninin de bu olduğu söylenmişti daha önceki celselerde. ve kh içinde bilinçsel gelişime direnenlerin, yukarı doğru değil de aşağı doğru gidenlerin son durağının karadelikler ve primal atoma çevrilme olduğu söylenmişti. konu bundan ibaret.

kertişlerle tam işbirliği içinde olan, negatifliğe adanma yolundaki insanların bir bölümü de (en kararlı, en yıkıcı olanlarından başkası olamaz herhalde) onlarla aynı yolun yolcusu olacak deniyor görebildiğim kadarıyla. bunlar yukarı değil, aşağı doğru gidiyor. kendi tercihleri. başka varlıkların varlıklarını yok etmeye adanmış olanlar, bunu aslında kendi varlıkları için kaderleştiriyorlar. ve bunu gördükleri halde bundan vazgeçmiyorlar. o zaman buyrun kardeşim, yok edin kendinizi! özgür irade!!!

Tiversonus

#4
C: Daha yüksek bir amaca hizmet eden bir sessizlik için iyi bir neden olmadığı sürece, "kötülük" karşısında sessizlik, kötülüğe katılmaya eşittir.

C: İşkencenin kabul edilmesi "canavarın işareti."



Celsenin vurucu sözlerinden iki tanesi kanımca bunlar. En azından bireysel dahi olsa, hiç bir kınama eylemine girişilmemesi de sözkonusu olsa, bazı insanların bu tür içsel de olsa "onaylayıcı ya da kabul edici" tavırlar içerisinde bir seçim yaptıklarına şahit oldum. İki taraktörün zincirler ile çekerek kollarının koparıldığı ya da köprüaltında müşteri bekleyen kadınların birirlerinin kafataslarını yerdeki asfaltta kırdukları "extrem" video kanalları illegal olmayan bir şekilde hit seyirci kapıyorlar. Bunları seyreden bir kişi ile sohbetimde; "hiiiç, seyretmek hoşuma gidiyor" demesi de ilginçti.

Evet, herşey seçimlerden ibaret ve "ruh merkezli" olmak ta bir seçim.

rinda

#5
"ruh parçalanması" çok etkileyici ve de çarpıcı bir söz. ruh ne kadar parçalara ayrılırsa o kadar deneyim biriktirir, tekamül o kadar çabuk olur aslında. Her bir parça bir merkez olsa, merkeze toplanacak bilgi birikimleri de bir o kadar fazla olacaktır. Her bir ruh kendi içinde bir bilgi havuzudur.
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Tiversonus

#6
"ruh parçalanması" ile "ruh bölünmesi" aynı şeyler midir? Aslında söylediğiniz bir açıdan "doğru" ancak "Tam mı dır?" diye düşünüyorum... Yani ruh sayısının fazla olması ile o fazla sayıdaki ruhun bilinç sarmalında üst seviyelerde olmasının farkını veya benzerliğini düşünmek gerekir.

Yani ruhun kendini kopyalama süreci ile de bu deneyim fazllalığına ulaşılabilinir. Ya da 1. yoğunluk (örneğin taş) olmak ile ruh ne kadar deneyim biriktirebilir?

Her halükarda herşey bir seçim!!!

Tiversonus

#7
Örneğin 3. yoğunluk olan ben'den 1000 tane mi olsun isterim; ya da ne bileyim işte "cennetvari" bir yerde olan 1 tane Ben mi olsun?

Sizce hangisi??? :)) :))

Tiversonus

#8
Veya 1000 koyun mu olmak isterdiniz yerine 1 insan mı?

:)) Bazen "bazı" insanlara bir hakaret olsun diye "hayvan" denilir, işte geçenlerde bunu düşünüyordum: Bu "bazı insanlar" için ve bazı hayvanlar için ele alındığında, hayvanlara hakaret dahi sayılabilir. Yani çoğu zaman bir hayvanın yapmayacağı şeyleri yapanlar var ve "hayvana kurban olsunlar"...

rinda

#9
ben sadece niceliği olmayan nitelikli ruh olmak isterdim
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

bozadi

#10
sevgili rinda, Tiversonus'un da belirttiği gibi, sizin bahsettiğiniz ruh bölünmesi (ruh uzantılarının/duyargalarının çoğalması), bu celsede geçen, mutlak gerici kh varlıklarının kaderi olan ruhsal/varlıksal parçalanmadan çok ayrı bir olay. hatta bir anlamda zıt durumlar :))

belirttiğiniz gibi, (özellikle 6. seviye) varlıklar çoklu benliklere/deneyim duyargalarına sahipler. aynı anda çok farklı boyutlarda, fiziksel ve eterik alemlerde deneyim birimleri bulundurabiliyorlar gibi görünüyor. bizim yüksek benliğimizin de, nitekim, yine bu dünyada veya başka dünya veya alemlerde başka enkarnasyonları olması bile mümkün. "ruh eşi" durumuyla ilgili tanımlardan biri de bununla ilgili sanırım.

yukarı doğru giden varlıklar nasıl giderek daha fazla var oluyorsa, aşağı giden varlıklar da giderek yok oluyorlar. ama kimse onlara bunu dayatmıyor. aksine kendileri bunu istiyor ve dayatıyorlar. ben bunun olabilirliğine inanmakta fazla zorlanmıyorum. ama onların durumunu kendi durumumuza benzeterek yeterince kavrayabileceğimizi de sanmıyorum.

örneğin yeterli bilinci oluşturmamış bazı okuyucular, "benim de çeşitli kötülüklerim, negatifliklerim, kh'liklerim oldu ve oluyor, o halde ben de mi yok olacağım????" diye son derece yanlış, yıkıcı düşünce kalıpları geliştirebilir. ben biraz da bunun için, konuyu açmak, genişletmek için yorum yazdım.

bu fenomende, tanrısal/varoluşsal olarak bir kötülük, haksızlık, yanlışlık, adaletsizlik durumu yok görebildiğim kadarıyla.

bozadi

#11
kh'deki problemlerden biri de varolmaktan keyif almamak, "eğlenememek". hatta ciddi ölçüde işkencesel bir varoluş biçimi. ama aynı zamanda arzulu bir düşünüş/yaşayış modu olduğu için, bizim havayı fark etmediğimiz gibi onlar da kendi durumlarının negatifliğinin pek bilincinde değiller.

mutlak yok oluş biçiminde olmasa bile, kh ile varolmayış arasında her zaman bazı ilişkiler kurulabilir.

örneğin bh bir yönüyle de neşedir, eğlencedir. ve dünya insanlığının kh ile ilişkisinin en doğal sonuçlarından biri de insanların nitelikli bir şekilde var olamamaları, eğlenememeleri, hayattan keyif alamamalarıdır sanırım.

"yaşamıyoruz biz", "hayat mı bu?" "buna yaşamak denirse" gibi deyimlerimizin pek çoğu bir biçimde yeterince varolamayışımızla ilgili. kh ile olan ilişkimizden dolayı.

Tiversonus

#12
Elbette sevgili rinda, zaten çoğu zaman birlikte düşünce egzersizi yapıyoruz, hep birlikte. İşte herşeyin ortaya serilmesi ile ancak "gerçek" bir seçim yapılmış sayılabilir. Ne yazıkki, her ne kadar seçimleri ile desek te, bilgili bir insanın seçimi ile bilgisiz bir insanın seçimi aynı olamaz diye düşünüyorum. Yani aslında konuyu açtığın da iyi oldu ve düşünmemizi tetikledi ve neyi seçtiğimizi ya da neyi ret ettiğimizi bilerek seçim yapmak için de bir fırsat oldu.

Ve "neşe" olayı vurgusu ve keyif alamama olgusu gerçekten yerinde. Neşe, coşku belki de kanal bilgileri bakımından en yoğun frekanslar Pleiades ve Kasyopya aktarımlarında vardır. Ve bu beni(frekans) gerçekten cezb ediyor. O bir frekansın bize yansıması olarak, söylenenlerin de ötesinde bir işaret kanımca:))

cesur

#13
Merhabalar,

Bu kişiler kimdir bilen varmı?
veya bu kişilerle iletişim kurma imkanı varmı?

kendi siteleri olabilir, onlarla ilgili bilgi olabilir.

Laura, Ark, PL, Joe, A___, DD, Allen, Keit, C___, Scottie, G___

Teşekkürler
 

cesur

#14
S: (L) "Pek çoğunu iptal edecek araçlar" mı? (PL) Karşı müzik. Karşı sinyal. (L) Bunun bir Müzik Grupları Savaşı olacağını mı söylüyorsunuz?! (gülüşme)
C: Anladın! Kozmik bir seviyede de öyle!

S: (L) Çok garip. (PL) Tetikleyicilerden biri katiller için. Ama bunun, spesifik kötü amaçlardan sadece bir tanesi olduğunu söylediler. Diğer spesifik kötü amaçlardan örnekler verebilir misiniz? İnsanlarda intiharı tetikleyebilirler mi?
C: Evet.

S: (Joe) Genç insanların beynini etkileme... (Keit) Psikopati ve şiddet gibi... (Allen) Bu kadar ciddi olmayabilir de. Frekans çitinin, müziğin bir parçası.
C: Frekans çiti! [Allen'ın konuşmasıyla aynı anda]

Benim de bu satırlar ilgimi çekti.

" Beyaz ses - ley hatları " diye bir kitap okumuştum, konu, uzaktan beyne etki etmek, yönlendirmek, intiharlar, cinayetler gibi.
ve müzikle yukarıda anlatılan olayın benzerini bende yaşadım.
bwgen diye bir program var, müzeklerin içine yerleştiriliyor.