Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

Sorular Kapıları Aralar

Başlatan Tiversonus, 04 Nisan 2009, 17:18:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alemtac

#105
garip olaylar hepimizin başında var. Işık işçisimiyiz neyiz diyemi anlamadım. Aslında kemdime boyle demek bile büyüklenmek gibi geliyor :)) Ne zaman isterseniz gönderebilirim. Sevgiler.
 

Tiversonus

#106
Evet bende bu kelimeyi fazlaca kullanmıyorum. Bu kelimeyi hakeden Mevlana ki 800 yıldır ışığı sönmemiş bir sevgi/ışık işçisi veya üstadı idi diyorum. Sonuçta Dünya'nın frekansındaki pozitifliğin frekans üstadları olma yolunda ilerlemek de amacımız diyorum. Diğer türlüsü kanalların bir güzel poh pohu dur diyorum kendime, ama yinede güzel:))

Tiversonus

#107
Bir ülkenin kralı komşusu olan bir ülkeye (Kör topal da olsa cumhuriyetle idare edilen) bağırmış: "Neden demokrasiyi geliştirmiyor sunuz?"....Beyan doğru ama, evet ama bir sorun var ortada, yoksa yok mu?

Soru: Filozofların "yaptıkları" ile "şunları yapın" dedikleri arasında fark var mıdır? Fark yapamadıkları için mi var? Fark yapmak istemedikleri için mi var? Ee filozof yapamıyorsa eseri alan filozof olmayan nasıl yapacak? Fark yok mu acaba? Varsa anlamı nedir, yok ise anlamı nedir?

Kapılar, kapılar hep size suç bulurlar vay zavallı kapılar. Kimbilir tarihte kaç kişi "kapıya çarptım da, ondan gözüm, burnum" demiştir:))))

Tiversonus

#108
Bu cümleyi bugün üçüncü kişiden duydum yani üçüncü değişik kişiden duydum. Ve aslında yakın çevremde bulunan kişilerdi bunlar. Benim sezgim bunu kabul etmiyor, kelimelere dökebilmek üzerine kendime soracağım çünkü henüz yeterince yetkin kelimelere dökemedim. Bu kelimeleri söyleyenin iki tanesi dostum diyebileceğim kişiler. Bir tanesi eski yerden. Ortak düşünce aynı. Doğru mu veya yanlış mı veya verimli mi veya varoluşun amacı içinde verimli mi açılarından düşüneceğim. Egosal veya fikirsel ben farklı seziyorum, hele bir de yanlış ise durum çok vahim olabilir, yani varsayım yerinde değil ise kişileri bulundukları an'a demirleyebilir:

Varsayım: "Nasıl olsa şimdiye kadar Hasat (ruhların hasatı) için kişiler (ruhlar) belli olmuştur."

Soru 1: Hasat için çoktan ruhlar belli olmuşmudur?
Soru 2: Belli olmuş ise "an" ın sonsuza açılması ne anlama gelir?
Soru 3: Hasat durumuna endeksli tavır takınmak, bir beklenti (olumlu veya olumsuz) değil midir?

Tiversonus

#109
Aslında bu görüşü kimin söylediği pek fazla önemli değil; ben de söylemiş olabilirim bir başkası da söylemiş olabilir; olayı kişisel yapmak gereksiz, faydalı da değil. Bir görüş olarak fikirlere bakalım, irdeleyelim derim. Sonuçta faydası veya faydasızlığı çok geniş bir insan kitlesini belki de tüm insanlığı hadi onu da bırakalım direkt kendimizi ilgilendiriyor:))

Alemtac

#110
Yani görüşlerimizi paylaşabiliriz demek oluyor, halbuki ilk söylediğinizde farklı algılamıştım, neyse :))

Şimdiden hasat edilecek ruhların belli olması diye birşey olamaz görüşümce. Çünkü insan gelişimi, ilerlemesi sonsuzdur ve herzaman herkese sonsuz olanak verilir diyorum. Hasat edilme fikri bir ceza gibi algılanmamalı, yani bu seferlik vapuru kaçırdınız sa, bir başkası gelecektir :) Deniz çocukları olduğumuz nasılda belli, treni diyelim :) Aman hasat edilmeyeyim diyerek davranış, gelişim olamaz yada hasat edileceğim diye beklemek de bizi geliştiremez. hepimiz öğrenim gezegeninden Dünya'dan diploma almaya geldik, ama bura da sınıfta kalmak yok...eninde sonunda geçmek var.

Benim görüşlerim böyle :))
 

Tiversonus

#111
Bir aura ölçerimiz yok:)) Veya en azından hasat olmasa bile "karma yasası" ile işleyen bir süreç var iken, insan bir günü dahi olsa yapacağı her iyilik dolu veya karma ödemeye yönelik hareketinin faydasını yine kendi görecektir. Bunu da düşünmek gerekir diye düşünüyorum:)) "Karma Yasası" nı...


Alemtac

#112
Evet ya birde karma yasası var !!! Borcunuzu ödemeğe çalışıyorsunuz, bir tane tokat yiyorsunuz :) şimdi hasat mı edelim tokat atanı ?

Bu işlere öyle kolay karar verilemez demek istiyorum.
 

Tiversonus

#113
Şu konuda var; insanın tek bir hareketinin karmik sürecine ne kadar etkiler meselesi. Yani hangi hareket hangi şekilde auramıza (ve aslında ışığımızı hangi ölçüde değiştiriyor) bilemiyoruz.

Alemtac

#114
Potansiyel enerjisinin ancak % 10'luk bir kısmıyla varlık bu dünyada yaşarken, şuurunun da tamamım değil sadece % 10'luk daraltılmış kısmım kullanabilir. Dolayısıyla sahip olduğu pekçok ruhsal yeteneklerini bu dünya yaşamında kullanamama durumuyla karşı karşıya kalır. Bütün bunların sonucu olarak, kendisini sadece bedenden ibaret bir varlık olarak görme yanılgısı içine dahi düşebilir. Oysa ki ben dediği bilinci asıl ruhunun sonsuz imkanlarından sadece ama sadece çok küçük bir kısmıdır...

Tüm yaşantıları boyunca yaptıkları ve dersleri ile esiri bedeninde, aurasının ışığı - rengi oluşur ve bu ışık ruhsal durumumuzla da ilgi olarak değişir.

Şimdi tek bir haraketimize bağlı olarak, tüm yaşantılarımızda yaşadıklarımızla oluşan ışığımızın değişebileceğini hiçmi hiç sanmıyorum. Bu tek bir davranışımızın da karmamız gereği olup olmadığını bilemiyorsak üstelik.

 

Tiversonus

#115
Bilseydik kopya olurdu:)) Yalnız şu önemli kanımca, hayat derslerinden diyelimki bir veya iki tanesi kalmış bir ruh, hangi şekilde bu dersi geçmiş sayılır? Bence sonsuz olay olasılığı var. Bir tek olayın bir dersi aldığını/öğrettiğini dışlamamak gerekir diye düşünüyorum bu olasılık her zaman var.

Diğer bir durum ise kademeli azltma uygulanabilir. Yani geçemeyeceği çok aşikar (üst boyutlardan bakılarak) olanlar sahneden çekilebilir. Böylece ortalarda olan kişileri için bir "geçiş" dönemi olabilir. Sanırım 4. yoğunluk bir nevi yarı/ruhsal bir yer olmasının anlamı burada. Tekrar bedenlenmeyecek seçim işte bu dörtte seçiliyor olabilir.

Alemtac

#116
Evet, sonsuz olasılık olduğunu düşünüyorum, sonsuz olanağın sunulduğunu düşündüğüm gibi.

Bir üst yoğunluktan bir alt yoğunluğa düşme olamaz diye düşünüyorum, bu sebele bedenlenecek, bedenlenmeyecek ayırımı, bulunduğumuz yoğunlukta gerçekleşecektir diye düşünüyorum. Ancak bu her seferinde sonsuz kere yaşanacak. Tren kaçmıyor :) Birkere 3.yoğunluk bedenimizi terkettikten sonra ve hele 4.yoğunluğa geçtiysek, daha ne :)) 4. yoğunluk bir geçiş yoğunluğudur, ancak seçim yeri değildir diyorum.

Ancak görevle gelenler, bulundukları üst yoğunluğa göre olan alt yoğunlukta doğabilir, yani bedenlenir. Onlarda hayat derslerinden geçerler, ancak görevlerine hazırlanmaktan başka birşey değildir burda amaç.

 

Alemtac

#117
Burada çeşitli fikirler var, 3. yoğunlukta artık Dünya diye bir gezegenin var olamayacağı gibi. Deniliyor ki 3. yoğunlukta hasat edilenler başka bir 3. yoğunluk gezegende bedenlenecekler. Sizce bu olabilir mi? Doğrumudur ?
 

Tiversonus

#118
Bu söyleyeceklerim sezgim:))

"Eğer zaman yok ise" başı da yok sonu da:))

Alemtac

#119
(Laurie Gilmore kanalıyla) BEN METETRON " UM. BENDEN,PLANETİNİZ VE ÜZERİNDEKİ YAŞAM YÜKSELİRKEN İÇİNDEN GEÇİLEN DURUMLARLA İLGİLİ YARDIMCI OLACAK BİLGİLER VERMEM RİCA EDİLDİ.BU GEZEGEN VE ÜZERİNDEKİ TÜM YAŞAM TÜRLERİ YÜKSELİŞ HALİNDELER.YÜKSELİŞ,TÜM 1. VE 2. BOYUT HAYAT FORMLARININ 3.BOYUT FORMUNA GEÇECEĞİ ANLAMINA GELİR.

Yukarıdaki sözler doğrultusunda diyebilirimki Dünya'da 3. boyut formunda insan kalmayacak.