Korku Kontrolü Getirir / Sevgi Kabulü

Başlatan Tiversonus, 30 Nisan 2009, 18:26:20

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

#45
İnsanın En Güçlü Silahı Topu, Tüfeği, Silahı Değildir: Zihinsel İmaijinasyonudur, Ancak!!!


Gerçekten iyi-niyetli kişiler arasında, çokça dua eden, ritüeller yapan Dünya'da çok kişi vardır. Niyetleri çok temizdir bu insanların. Buna rağmen yaratım kapasiteleri sınırlıdır, neden?

İnsanın en önemli yeteneği "zihinsel yaratım gücü" ve onun uygulama şeklinin en saf hali olan imajinasyonudur. Maddi alemin anti-madde alemi ile varolduğunu bilen bilir. Bunun nasıl çalıştığı pek de önemli değildir, sadece kullanmak yeterlidir. İşte bu kuantum alanı denilen bir "yersiz, zamansız" yere düşünce ile etjki ederek fiziksel alem içerisinde yaratım yapma gücümüz var. Bu bizlerin Tanrısal gücüdür. Varolan her şeyde, en ufak parçadan, en büyük parçaya kadar nufuz etmiş olan bir şeyden ve bunun imajinasyon ile manipülasyonundan sözediyorum, yani zihinsel yaratımdan. İşte bu alana imajinasyon sadece "SEVGİ" ile girebiliyor. Kalbinde, sevgi, şevkat, merhamet dolu duygular ve ruhsal titreşimler taşıyan ve bunun da bir temeli olarak "Bütünün Hayrına" istemler, temelinde imajinasyonlar işe yararlar. Oraya etki yapabilmesi için sevgi ile zihinsel imajinasyon gereklidir ve bu bir "silahtır". Kime göre, karanlık, kaos ve korku ile çalışana göre.

İşte korku ile yapılan ritüeller ve iyi niyetli dualar ve imajinasyonlar pek işe yaramazlar. Karanlık ve korku ile çalışan güçler; insanın elindeki bu silahı etkisezliştirebilmek için; bunu bir şekilde etkisiz kılabilmek adına, bir şekilde bunu yasaklayamamanın da sıkıntısı ile; değiştirmiş ve bozmuşlardır: İşin içerisine KORKU koyarak.

Resmin içerisine Korku girince, ne kadar iyi niyetli olursa olsun etkisizleştirme yapılmıştır.

İşte Dünya'da karanlık ve kaos ile çalışan enerjiler, bu yaratım silahını etkisizleştirebilmek için, devamlı olarak tv lerde gazetelerde korku ve düşük frekansı tetikleyen üreten haberler ile insanları bombardıman ederler. Bu frekans kontrolüdür. Ve hatta, bir yerde belirli bir huzur veya dinginlik var ise nereden geldiğini bilmeden hemen ortalığı karıştıracak bir haber, kitleleri korkuya getirecek bir şey ortaya atıverirler. Neden? Korku, kaos ve karmaşa için. Tamam işte böylece yaratım silahı etkisizleştirilir. Bu bir frekans savaşıdır.

Hint fakiri gibi hayattan koparak bir mağaraya mı gireceğiz. Bir mağarada mı yaşayacağız? Elbette hayır. Hint fakirinin sattığı en önemli ürün; "sabır" dır. Diğerlerini boşverin.

Peki hayatın tüm frekans tuzaklarına rağmen, tv lerle yatıp-kalkacağız? Gazeteler le mi yatıp- kalkacağız? İşte frekans tuzağı var dedik ya.

Denge!!!