Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Hayat Güzeldir

Başlatan zer-zivi, 12 Temmuz 2011, 01:05:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

zer-zivi

#15
Kızım bilgisayara şifre koyduktan sonra  şifreyi unuttuğundan,bir hafta kadar giremedim internete. Kimi bilgisayarcılar şifre kırma proğramını kimisi format atmayı kimiside ikiüç gün bir başka yere götürmeyi önermişti.

 Hepsinede az biraz güven az bviraz güvensizlik duydum. Sonra bir tanıdığım dostum,pc'yi açtığımda, F8 tuşuna sürekli basmamı,ekrandaki güvenli mod seçeneğine,klavyedeki aşağı,yukarı oklarla gelerek enter'lamamı sonra çıkan  seçeneği tekrar enter'lamamı ve ardından masa üstüne gelip,ordanda şifremi denetim masasının ayarlarından  yenilememi söyledi. Ve  bu vesileyle   herşey yoluna girdi. Sırf bilgi eksikliğimizden birilerinin para kazanmaya çalışmalarını düşündüm. Altüst benim yaptığımı yapacaklar  ve iki dakika sürmeyecek bir işlem.Ticaretin bir etiği vardı eskiden şimdiyse etik dışı işlemekte.

Mng tuzları,GDO'lu ürünler vs. bir sürü  sağlıksız ürünler resmi kanalların izniyle satılmakta,kullanılmakta, balık baştan kokar diye boşa dememişler. Aslında bazı teknik bilgileri paylaşabileceğimiz bir sayfa olsa hiç fena olmaz. Mesela  çamaşır makineleri kullanıma bağlı olarak,bir zaman sonra motorunun kömürü bitiyor. On yıllık ç.makinemin kazanı dönmediği halde proğramı  ilerliyordu. Servis  çağırmıştım. Servisçi motorun yanıyor olduğunu ve  118 liraya  değiştirdiklerini söyledi. Bundan dörtyıl öncesiydi. Parayı çok bulduğumdan sadece 10 lira servis ücreti ödedim. Sonra yedek parça satan bir yeri aradım onlarda sağolsun bana yardımcı oldular. Yönlendirikleri yere motoru söküp götürdüm ve kömürünün bitmiş olduğunu söylediler ve 25 liraya yaptırdım.Hatta orada  ç.makinesinin beynini 12 liraya alan birinede rast gelmiştim. Düşünün servisten gelseler onu 80 den aşşağıya değiştirmezler. Ç.Makinesinin  tahliye  lastiğinden,kapak kilidine kadar pek çok parçayı ucuza alıp yada o yerlerde yaptırabiliyorsunuz. Süpürgemin motorunu yenisini bile geçen 25 liraya takdırdım.

Gelelim birde su musluğunun içinde kırılan ek parçaya. Boru çürümüş ve bende  sökerken  kırıldı,parçası içinde kaldı. Servisi aradaım ve 60,70 liraya  tamir edeceklerini söylediler. Altüst sadece kırılan parçayı söküp yerine yenisini takacaklar. Ben yine çok buldum ve eski dostlarımızdan olan Zeki abiyi aradım utanarak. Çünkü ne zaman imdat desem koşar gelir sağolsun ve  parasını verdiğim halde almaz. Onadan nasıl tamir edebileceğimi sordum. Bana  kare bir murç bulmamı ve kırılan musluğun içine bir çekiçle  çakmamı sonrada  ingiliz anahtarıyla çıkartmamı söyledi. Bende   kare murç bulamadım ama 15 cantim uzunluğunda,üçgen bir  eye buldum. Onu çaktım bir güzel,sonrada  su anahtarıyla   söktüm. Yerine yeni sağlam parçayı taktım. Altüst  ondakikamı aldı. 

Teknik bilgimizin eksikliğinden böylelikle daha fazla ücret ödüyoruz. Teknik bilgileri bir sayfada paylaşmayı öneriyorum. Başlık ne olur bilmiyorum. önerisi olan varsa  ,önerisini sunabilir.
 

Alemtac

#16
Günaydın, Sevgili Zer :)) Bence öneriler kısmında teknik veya mekanik yardım önerileri başlığı altında bilgileri olanlar paylaşabilir. Herkesce de uygunsa önerilere başlık açabiliriz.
 

zer-zivi

#17
Günaydın demeyi unutmuşum :) Gün aydın olsun  sevgili Alemtaç. Sayfayı bir vakit açalım ve pratik çözümler eşliğinde devam edelim.
 

zer-zivi

#18
Hafta sonu şehir dışından misafirlerim vardı. iki yıl önce bebekleriyle  konuk olan dostlar yine kucaklarında bebekleriyle birlikte hastanye geldiler. İlk iki bebeklerinin ölümüne neden olan rahatsızlık, üçüncü bebeklerindede nüksetmiş. Bir şekilde beyin ile omuriliğin birleştiği noktadaki sinir hücrelerinde bir sorun var. Beyinden gelen  sinyaller omur ilik aracılığıyla  vücuda iletilemiyor. Doktorlar bu bebeğinde aynı şekilde ölebileceğini söylemişler.Tıpta bilinen bir çaresi yok.

Bulunduğum şehirde bir kadın şifacı var. Aslında ona pek itimadım ve itikatım yok ancak insanlar inanarak geldiği için kimisinin şifa bulduğunu duymuştum.Onlarda son çare olarak o  söylenen  kişiye gitmek için tekrar geldiler. O  kişiye inanmadığımı söylemedim çünkü o insanların son çareleri hakkında bir kafa karışıklığı yaratmak istemedim dahadoğrusu. Kendi şifa gücüne inanmayanlar bir şekilde bir başkasının şifasına inanarak ,kendi şifalarını gerçekleştirbilirler inancıyla onlarıda alıp söylenen şifacıya gittik.

Sabahtan akşama kadar bizi ziyarete kabul etmesini bekledik. İçimden sürekli "Benim sana itikatım yok ama lütfen bu insanları red etme,en azından onları huzuruna al,inanmaya ihtiyaçları var" diyerek sürekli telepatik düşünce gönderdim. Akşama doğru,hiçbir ziyaretin  olamayacağını söylediklerinde üzüldüm. Sonra sadece bebeği kabul edeceklerini söylediler ve bebeği yanına verdik. Şifacı  bebeğin sağlığına kavuşacağını söylemiş ve  iyileşince tekrar görmek istediğini belirtti,yardımcıları aracılığıyla. Ailenin bir umudu oldu,dilerim  kendi itikatleri,imanları  bu şifaya katkı sunar.Küçük  bebeğin yürüdüğünü görmek en büyük hediye olur inşallah.

Kendi gücümüze bazen başkaları aracılığıyla ulaşabiliyoruz, aracısız herkes kendi gücünü devreye sokmayı başarması dileğiyle...
 

Alemtac

#19
Şifa dileklerimi gönderiyorum, umarım küçük bebeğin sağlıklı ve mutlu olarak büyüdüğünü duyarız :) Aslında her annenin dünyaya getirdiği bebekleri üzerinde şifa gücü vardır, sadece bu gücü bilmek,  kendi şifa gücüne inanmak ve sevgiyle vermek :)
 

zer-zivi

#20
Evet sevgili Alemtaç, yaradılışta  her varlığın kendisine ve herkese yetecek  şifası var,şifacı sadece sevgiye aracı yeterki onu duyumsasın ve inansın,gerisi kendiliğinden olmakta...
 

zer-zivi

#21
Yıllardır görüşmediğimiz ve sorunlu ayrıldığım kişileri gördüm  rüyamda bugün. Ve onları rüyamda gördüğümde bile  bana karşı çok soğuk ve tavırlıydılar. Ancak ilk defa bu kez rüyamda bana tavırlı ve soğuk değillerdi.Sadece anneleri balon gibi şişmişti :) Yerde yatarken onun adına endişe ediyorum "Ya top gibi yuvarlanırsa bu halde" diye :) Hayırlısı, umarım  aradaki sorunların çözülmesine işarettir.Kendi  açımdan sorun yok ben  çoktan  taşımayı bıraktım onlar hala taşıyordu. Dilerim bırakma sırası onlardadır,buna çok sevinirim. Nede olsa az emek vermedik birbirimize...
 

zer-zivi

#22
Tanıdığım bir dostumun teyzesinin oğlu 23 yaşında ve okuryazarlığı yok. Evli ve  iki çocuk sahibi. Bir çocuklarıda bakımsızlıktan ölmüş. Yörük oldukları için göçebelik yaptıklarından bir şekilde  okuma iş sahibi olma imkanı bulamamışlar. Üstelik dördüncü  çocuğuna hamile kalıyor  eşi,korunduğu halde.Parasızlıktan,bilgisizlikten,bilinçsizlikten bebeği aldıramamışlar. Üçbuçuk ay olmuş,şimdiyse bebeklerini hiç bir şey talep etmeden evlatlık vereceklermiş.Çok zor bir durum.Haberlerde yakın bir zamanda yine  açlık ve parasızlıktan bir bebeğinde öldüğü  söylenmişti.  Ne yapılabilir bilmiyorum. Çevredeki tanıdıkları iş bakıyorlar umarım iyi bir iş bulunur.  Onlara kızamıyorum,çünkü  eylemlerimizle suçlu,cehaletimizle masumuz...

 Böylesine  durumlar yaşanırken bizim sevgili  yöneticilerimiz  dünyanın başka yerinde  kahramanlığa soyunmakta,gerçi  çıkarları olmasa bu kahramanlığıda yapmazlar ya haktan hayırlısı. Çıkar kokusu yakında. Duyduğuma görede bağışlar epey ekonomiye katkı sağlayacak meblağdaymış. Gülermisin ağlarmısın...
 

zer-zivi

#23
İnsan olmak ne zahmetli bir şey...:)

Kalabalık yerlerden geçerken bir an durup,insanları seyrederken sanki farklı bir boyuta geçmiş gibi oluverdim.Bunca  kalabalık ve bunca koşuşturmaca,keyfi yada zorunlu alışveriş yapanlar,bir yere yetişme telaşları olanlar,iş hayatının zorunluluğu,yemek yemek zorunda olmak, insanların; okumak,meslek eğitimini tamamlamak zorunda olmaları,acı çekmeleri,mutlu olmak için bir çaba içinde olmaları vs ve... tüm bunların ne anlamı var?

 Öyle bir an geliyor ki "bu bedende ne yapıyorum" diyor insan. Hiç bir anlamı yok ama tek başına anlamı yok, ona anlam veren bütün olması.

Daha öncesinde hayattan zevk almadığım anı hatırladım ve sonra bu yoldan geçmiş bilgelerin sözlerini. Öyle bir an geliyor ki yaşam duruyor ve anlamsızlaşıyor işte o anlamsız  anların ardından mutlak anlam doğuyor gibi bir şeydi. Ego  tabiyatı gereği herşeyde bir anlam,bir neden arar,durur. Ve o anlam ve nedenlerle bizler duygu ve düşünce üretiriz.Acı yada hazzı deneyimleriz. Oysa yaşamda her şeyin tek başına anlamsız ve nedensiz olduğunu keşfettiğimde kendimi işe yaramaz ve mutsuz bir hal içinde buluvermiştim.Bu sahte benliğin ölürken hala  anlam arama çabasından başka bir şey değil.

Bu anlamsızlık, anlam arama  çabasıyla  sürüyor bir müddet.Yaşamdan tad alamamak hiç  hoş bir süreç değil bu yüzden  sürekli tutunacak bir anlam arıyor insan.Bulsada o dal tekrar kırılıveriyor mutlaka. Herşey tek başına anlamlı değil, herşey bütün olarak anlamlı, bunu keşfetmek için  zorlu bir işkenceden geçmek ne garip! Bunu yaşayan  sadece ben değilim tabiki,hepimizin yaşadığı bir hal.Bu yoldan geçmiş ve geçmekte olanlara selam olsun.....
 

maskesiz

#24
Geçmiş olsun evgili zer_zivi bir an önce sağlığına kavuşasın

sonsuz sevgilerimle....
Sevgi ve ışığın önünde saygıyla eğiliyorum.

zer-zivi

#25
Sağolasın  sevgili maskesiz dilerim sende   sağlığına çabuk kavuşursun,pek bilmiyorum durumunun ciddiyetini  ama  dilerim çok kritik  durumda değilsindir.Sevgiler canııı gönülden dost...
 

zer-zivi

#26
Uyku kaçınca e2 demişlerdi ama  bu saatte gerilim pek akıl karı değil. Bazen düşünüyormuda insanlar uykusuz sabaha kadar ne bulurlar uykudan daha  cazip hala  idrak edebilmiş değilim :)

Günün huzursuzluğu sanırım geceninde keyfini kaçırdı. Gel keyfim gel...:) Hakikatten zormuş, yahu mışıl mışıl uyumak varken bu saatte ayakta olmak pek keyifli bir iş değilmiş,öğreniyoruz işte...:)

 

zer-zivi

#27
Dün  rüyalarda uyarılmaktan bahsederken bu gece rüyamda rahmetli abimi gördüm. Onu nasıl çok özlemişsem,yüksekçe bir yerde onun  ellerinden tutup,başımı göğe  kaldırıp yalvarıyorum. "Lütfen bizi bir daha ayırma,Ona  bir şey olmasın" diyorum. Rüya olduğunun farkında değilim,gerçek gibiydi. Gerçek özlemimi giderdim.  Abim bana üç isim saydı ve "bunlara dikkat et" dedi. İsimleri hatırlayamıyorum.

Ve garip ki pc'nin sık kulanılanlar bölümüne  uzun zamandır  görüşemediğim bir dostumun sayfası ekli çıktı. Kızım benim girdiğim sayfalara girmez,pc'yi eşim  hiç kullanmaz. Ve üstelik  son iki yıldır girmediğim bir forum ve sayfa nasıl olurda,sık kullanılanlarda  en son sıralarda kayıtlı olabilir? Buda ilginç bir durum. Hayırlısı artık...
 

Scyth

#28
Kyanit taşı rüyaları hatırlamana yardımcı olur; Sevgili Zer-zivi.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

zer-zivi

#29
Bu söylediğin taşı almak için bakıcam sevgili Scyth. Ama uzak durmam gereken kişilerden birini buldum. Onunla   bir sohbetimiz oldu amma çok ısrarcıydı. Beni bıktırdı, amacı belli zaten başkası aracılığıyla sanki diyaloğa geçiyor gibi hissettim. İkincisinide tahmin ediyorum ve üçüncüsüde  bir çocukluk arkadaşım ne yazık ki :)

Özellikleri ise aynı burç olmaları :)  Temem dedim  isimlere gerek yok. Sadece  onların yanında kendimi  nasıl hissettiğime dikkat ettim. Bana huzur ve güven yanları yoktu. Çocukluk arkadaşım bana "neden bizim  bütün  arkadaşlarımız önemli kariyerler yapmışken,sen neden  kendini geliştirmedin" demesiyle zaten  onu anladım:) Üzerimde ağır bir etki hissettim ve onun yanında olduğum gibi olamadığımı farkettim. Çocukkende böyleydi,yanından hep kaçasım vardı :) Buda hoşuma giden bir şey değil. Kızım bile  arkadaşımın kızının yaklaşımını beğenmedi,hoşlanmadı. Bu karşılaşmanın yıllar sonra yeniden   gerçekleşmesi kaçınılmaz anladığım. Ama  mesafelerimi koymam gerektiğini biliyorum.