Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

Dünyaya uyum sağlayamamak

Başlatan Anhora, 04 Aralık 2014, 06:28:06

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Anhora

İnsanların kendilerini pazarlama çabalarını ömrüm boyunca şaşkınlıkla izledim. Çevrelerine hiçbir şey katamayışları, sadece kendi egolarını tatmin etmeye çalışmaları ve hitap ettikleri kitlenin de bunu büyük bir beğeniyle karşılaması.. Bana çok seviyesizce ve garip geldi. Daha gelişmiş bir yaşam formu arıyordum hep, daha zeki insanlar. Oysa karşılaştıklarım hep birbirlerini kötülemeye ve birbirinin açığını aramaya çalışan ve bundan prim sağlayan, bundan zevk alan insanlardı. Anlaşamıyordum böyle insanlarla. Çünkü yapmaya çalıştıkları şey, kendilerine de bana da bir şey katmıyordu. Hep; gelişimci, insana inancını kaybetmeyen, hala dünyada iyi bir şeylerin olabileceğine inanan biri oldum. Ve nihayetinde yalnız kaldım. Bazen başka bir dünya arıyorum. Bu dünyadan gitme zamanının geldiğini düşünerek.. Ama bilemiyorum işte. Yanlış zamanda yanlış yerlerde olmak çok kötü. Çevrende de senin motivasyonunu sağlayacak insan sayısının sıfır olması seni böyle depresif duygudurumlara sokuyor.
Ad vitam æternam

Tgur

#1

Sevgili kardeşimiz evvela hoş geldiniz ,hep unutuyoruz bu karşılama mesajını ,ihmal ediyoruz,zira bulunduğumuz ortam kendine hizmet dünyasının belirttiğiniz bozuklukların yoğunluğu ile dolu bir saha,
Bunun kurgu sebepleri ile izahlar sanırım diğer site dostlarımızın katkıları ile de olacaktır ,ancak hemen aklıma gelenleri sıralamak isteğindeyim,

Hissetiklerimize uygun olmayan,daha doğrusu öz istek dediğimiz kendi yapımıza uygun olmayan davranışlarla karşılaştığımızda,yargılayıcı bir bilinç içinde olmamamız gerektiğini ancak yeterli bilgiye ulaştığımızda değerlendirebiliyoruz, daha açık izah ile bir bilincinden haberdar değilsek veya haberdar olsak bile bir kutuba bağlı olma şartlanmışlığı ile dopdolu isek hoşgörü denilen hadiseyi tatbik etmekte biraz kısır davranabiliyoruz ,

Bu da, mevcut olan kendine hizmet dünyasının karmaşalı yaşam özelliğini daha da çözülmez hale getiriyor ve strese girmekten başka çare kalmayan bir yaşam içine dalabiliyoruz..

Bir kutuba bağlanmak ,yaşayabilmek, ezilmemek, mevcut şartlarla idare edilen dünyanın şartlarına uyarak fizik bedenin sürdürülebilmesini sağlamak için mutlak gereklidir ,
Açıkcası bu kutup ,kendine hizmeti çılgın bir şekilde yaşam zannedip yürüyen toplum için baştacıdır, zira başka bir yaşam olgusunun farkındalığı için gerekli enkarnasyonu geçirmeyen veya hep bahsettiğmiz gibi hayvanlıktan insanlığa yeni yeni geçen bireyin öğrenmesi için maalesef içinde geçirmekte müşkülat çektiğimiz zaman olgusu lazımdır,

Ortamımızda öğrenmekte olanlar var,

Bu arada biz herşeyleri öğrendik mi ,katiyetle hayır ,biz de öğrenmekteyiz.

Bu bilgilerle dolu isek buna inanıyorsak mesele yok hoşgörüyü devreye alabiliriz ,inanmıyor veya bilmek için çaba harcamıyorsak strese girmekten başka çare yok,     "gir ağla çık ağla"

Bu son ilave ettiğimiz yurdumuzun Karadeniz yöresindeki bir deyimden alıntıdır,

"yerini eşerse at -söz dinlerse evlat -evde gülerse avrat -nideceksin düğünü-gir oyna çık oyna,
yerini eşmezse at -söz dinlemezsa evlat- evde ağlarsa avrat-nideceksin ölümü-gir ağla çık ağla"

Sevgiler.



Anhora

#2
Merhabalar hoşbulduk.
Alıntı YapHissetiklerimize uygun olmayan,daha doğrusu öz istek dediğimiz kendi yapımıza uygun olmayan davranışlarla karşılaştığımızda,yargılayıcı bir bilinç içinde olmamamız gerektiğini ancak yeterli bilgiye ulaştığımızda değerlendirebiliyoruz, daha açık izah ile bir bilincinden haberdar değilsek veya haberdar olsak bile bir kutuba bağlı olma şartlanmışlığı ile dopdolu isek hoşgörü denilen hadiseyi tatbik etmekte biraz kısır davranabiliyoruz
Aslında çok haklısınız. O bilinç düzeyinden ve o düzeye ait olan bütün kavramlardan sıyrıldığımızda hayata çok daha farklı gözlerle bakabiliyoruz. Bazen böyle yargılayıcı olmadan anlayışlı bir şekilde davranıyorum insanlara. Bazen de onları yargılayarak onlara dönüşebiliyorum. En azından bunun farkında olmak bile bir başlangıç.

Alıntı YapBir kutuba bağlanmak ,yaşayabilmek, ezilmemek, mevcut şartlarla idare edilen dünyanın şartlarına uyarak fizik bedenin sürdürülebilmesini sağlamak için mutlak gereklidir ,
Açıkcası bu kutup ,kendine hizmeti çılgın bir şekilde yaşam zannedip yürüyen toplum için baştacıdır, zira başka bir yaşam olgusunun farkındalığı için gerekli enkarnasyonu geçirmeyen veya hep bahsettiğmiz gibi hayvanlıktan insanlığa yeni yeni geçen bireyin öğrenmesi için maalesef içinde geçirmekte müşkülat çektiğimiz zaman olgusu lazımdır,
İşte bu noktada çevresel baskılar devreye giriyor. İnsanlar, bize karşı sorumluluğun var bunları yerine getirmen lazım diye seni zorluyorlar. Bu insanlar; aile, arkadaş çevresi vs olabilir. Malesef sokağa çıktığımızda KH dünyasıyla karşı karşıya olduğumuz için onlar gibi davranmaya başlıyoruz. Yoksa BH frekansında olsak, yalnız kalacağımız acık. Ki zaten o yüzden yalnız kalıyorum ben de [:)]


Alıntı YapBu son ilave ettiğimiz yurdumuzun Karadeniz yöresindeki bir deyimden alıntıdır,

"yerini eşerse at -söz dinlerse evlat -evde gülerse avrat -nideceksin düğünü-gir oyna çık oyna,
yerini eşmezse at -söz dinlemezsa evlat- evde ağlarsa avrat-nideceksin ölümü-gir ağla çık ağla"
Bu sözü babam da bana çok derdi. Biz de doğu karadenizliyiz. Çok doğru bir laf. Evdeki huzur, mutluluk budur [:)]

Çok teşekkür ederim verdiğiniz değerli tavsiyeler için, sizin gibi insanları bulamıyoruz çevremizde. Hayatına geriye döndüğünde mutsuzluklarla karşılaşıyor insan, sanırım şöyle hayatıma bir dönüp bakıp neleri değiştirmem gerektiğini gözden geçirmem lazım.
Ad vitam æternam

Tgur

#3
Fazla iltifat ederseniz K.ların dediği gibi ortalık ısınmaya başlar ve kendine hizmet dünyasının o malüm şikayetçi olduğumuz kendini ortaya çıkarma olgusunda kristalleşmeye başlarım ,oldum bile,

Maksimalde sonsuzluk varsa minimalde de vardır
Yaşam bunu ortada bağlayandır
Dengede olmak ise
Maximaldekini alkışladığımız gibi
Minimaldekini yargılamamaktır

Anhora

Ad vitam æternam

isiklidusler

#5
varolan her şey derslerdir;

--

S: (L) Neysek oyuz. Doğa doğadır. İlerleme ilerlemedir. Ve eğer insanlar sadece biraz gevşeyip dürüstçe ne ya da kimseler öyle olurlarsa ve başkalarının özgür iradesine müdahale etmeden doğalarının gerektirdiğini yaparlarsa, bu herhangi bir beklenti ya da arzuyla bir şeyler yapmaktan daha saf bir varoluş şekli değil midir ; sadece OLMAK, istememek... sadece OLMAK?
C: Evet, ama KH bunu yapmaz.

S: (A) Çıkardığım sonuç şu: eğer etrafımızda KH varsa, biz ...
C: Hepiniz KH' siniz. Öyle olmasaydı, şu an olduğunuz yerde olmazdınız.

--

"Önemli olan nerede olduğunuz değil, KİM olduğunuz ve ne GÖRDÜĞÜNÜZ!!" demiştik.


 

isiklidusler

#6
başka bir dünya bile aramayan- başkaları için başka dünya arayanlar var!
 

isiklidusler

#7
Alıntı Yap(ne zaman böyle bir duruma- bu durumlara düşsem kafamda kasyopya kalıpları belirir ve gezinir, devinir devinir-durur;)
(Sanırım bu akşam-gece bunalrdan en belirenlerinden biri de, ne hissettiğini ifade etmek-(açıkça ve dürüstçe)hislerine bakmak ve üzerine düşünmek-ifade etmek oldu,

ben şunları diyeceğim; izninizle;(çok şey yazmak-karalamak geldi içimden ve karaladım da hatta ama; (eskiz) umarım post uzar ve birlikte paylaşırız da, (başka şeyler) ama)

öncelikle yukarıdaki ben değildim, (yukarıdaki postta) kendimi kastetmedim (yani)
-denizler (deniz gezmiş ve arkadaşları) üzerine bir belgesel izledim bugün; Ve bir hikaye söyleşi-anlatma tarzı geliştirdim bunun üzerine de; Yani bu post için başka bir yorum ve bakış açısı kurgusu;
ve aklıma geldi/gelince tekrar savunmasını-izledim-dinledim- ve konuşmalar-son sözler-içişleri bakanı ile diyalog bunları taradım; ve tüm bunlar, üzerine yakın çağışımlar içeriyordu;

demek istediğim ise şu; şunlar, izninizle, tekrar ,
izninizle yazıyı bölmek ayırmak için bu yolu (alıntı gibi)kullandım

----

hepimiz benzer şeyleri zaman zaman yaşadık/yaşıyoruz sanıyorum ve hissesiyoruz-dur muhakkak; ya da hissettik belki de;
söylenebilecek çok şey var belki;

geçmişte şunları yazmışım/ifade etmişim, (yakın şeyler-hislerle belki de);
 bi taradım ve izninizle bunları paylaşmak-eklemek istiyorum;

--

Yaşıyorum;
Buna yaşamak denirse;
Mutsuzum ve tedirginiyim;
Savaşıyorum,
Savaşıyorum kendimle ve bi şeylerle;
Dünya da tutunamıyorum ya da tutunamıyor gibi hissediyorum; zorlanıyorum hem (de) çook,
...

---

Kendimi atsam;
kendimden atsam,
kendimi kaldırsam kendimin içinden atsam; (çıkarsam gibi; başka bi yer bulsam başka olmadığım sanki)
kendimin yerine kendimi atsam, kendimim, ne yapsam, ne yaparsam kendimim,
başka yok, başka bulamadım içimde;
kendim olan şey başka olsa da kendim, ne yapmalıyım bilmiyorum;
,
(ben bi yokolup göreyim neler oluyor diyen/yazan biriyle karşılaşmıştım; o aklıma geldi bi an;)

---

tıkandım tıkanç içinde yaşamda;
bi boşluk-(bi) kalabalığa ya da yokluğa bağırıyorum bağır bağır;
(beni anlamıyorlar)
--

Herkes buna karşı çıkıp duruyor oysa ve ancak gerçekliği biz yapıyoruz ya da yapabiliriz;
bunu şöyle ispatlayabilirim; Dünyada benim gibi kafa dengi 10 kişi-100 kişi ya da 1000 kişi kalsa örneğin istediğimi yaparım; Gerçeği ben yaparım, Olur biter;
Eylem gücü ve para gücü olanlar yapıyor, Bazılarımız da sadece umut ve hayal yatırımı yapıyor;
--

Baştan aşağı çabaya dönüşmüşüz, çaba güdümüz olmuş;
Hayata bi amaç belirlemişiz ya da bi biçimde bi amaç edinmişiz ve onu yapıp duruyoruz;
Kendi bildiğimiz yaşamak işi diyorum ben buna;
Yaşamıyoruz yaşamak işi yapıyoruz; (yaşamak işi çalışıyoruz; (zorla) iterek ve kakalayarak)
Yaşamıyoruz yaşamak işinde çalışıyoruz ya da (işinde çalışarak) yaşıyoruz; kendi bildiğimiz yaşamak işinde çalışıyoruz;

,,,

üzgünlük desem bunu adı olmayacak ve eksik olacak,
kırgınlık desem ondan da var ama tuz dağı değil bi kaç tutam içinde ondan,
özlem desem belki en çok ondan ama o suyu belki ve içindeki özüt başka,
arayış gibi bi şey,
sevgi desem o ne bilmiyorum sadece adı var kimse bana bu sevgi diyemez bu  saatten sonra ondan başka bi şey kalmadan ve ben görmeden,
bir dost bulamadım gün akşam oldu gibi bi şey desem öylede değil, bu bi çeşit yalnızlık gibi ama yalnız olmasanda bitmeyecek bi şey bu

(ve bunlar gibi bi çok şey-)

ve yine yeni karaladım; bu karalama defterine; karalıyorum benzerlerini;

yaşıyorum buna yaşamak denirse; korkak yaralı/ezik (belki de ve) kendinden emin (gibi) ama üzüntülü ve endileşili (belki de bilmiyorum)
ne yapılacağını ne yapacağını bilmeden (yaşıyorum;) (ve) kimse yok bana söyleyen
Kimsem yok
 Kimsem hissettiğim kimsem yok; yapayalnızım
Alıntı YapBen bunları/benzerlerini yazdım bana dediler ki; insan, uluorta dökmez böyle duygularını-hissettiklerini; bir zamanlar sen de yapmazdın böyle; etmezdin bu lafları, empatinin fazlası zararmış-öğrendik! dediler;
evet öyle-kasyopya dan ve kasyopya kalıplarından önce dökmezdim belki; evet; belki şimdi fazlasıyla döküyorum ve belki de dediğiniz gibi ben de kendimi sunuyorum/satıyorum ve pazarlıyorum;

Hiç kimseyi ama hiç kimseyi, (kimi) kimsem/(yakınım) olarak hissetmiyorum ve hissedemiyorum/tanıyamıyorum bir yakınlık/candanlık hissedemiyorum ve bulamıyorum
(Kimseden bir güç, destek, yardım dayanak, yaşama aşkı-desteği-yardımı alamıyorum/ hissedemiyorum ve bulamıyorum
-boğulacak gibi oldum; oluyorum; ne diyeceğimi bilmiyorum;
Sözleri ve öğütleri bana yetmiyor (en yakınımın bile insanlığı-bakışı yetmiyor) ve yavan geliyor-gerçek yakınlık/(empati kurmuyor ve iyileştirmiyor
Paylaştığım bu acıları paylaştığımı (başkalarıyla) bütünsel olarak duyumsayamıyorum ve başka şeyleri; (bana özgü şeyler gibi)
(Ve silinen ifade-ler)
 

isiklidusler

#8
ben izninizle; bu başlık üzerine bakındığım ya da çağrışan ilgili Kasyopya taramalarımı ve 'ilgi'lerini ve çağrışımlarını sunacağım;
ben kendim böyle yapıyorum-düşünüyorum; ve değerlendiriyorum;

izninizle; başlığı okur okumaz ve sonrasında aklıma gelen ve tarmalarla genişleyen kasyoplaya kalıpları ve ilgili çağrışımlarım;

--

"endişe" kalıpları- genel olarak (tüm) metinler "endişe" (kelimesi) araması-taraması
"ifade etmek" kalıbı/kalıpları "ifade et" araması
evrensel hayat yasasına güven yasası
ışık her yerdedir-herşeydedir; başka yer yok; gibi anlamalar ve çağrışımlar içeren düşünce kalıpları; "nerede olduğunuz önemli değil;" - kalıbı
ve tabi ki ilk aklıma gelen iyukarıda paylaştım; ve tekrar ediyoruz varolan her şey birer derstir;
"tam şu an en önemli olan nedir? sorusu;" kim-kimim-kimiz sorusunun cevabı/cevapları, neredeyim/neredeyiz sorusunun cevabı olabilir tabi;

bi kaç alıntı çıkarırsam iznizle;
-

Sizin zaman algınızla 3 yıldır sürekli ve ısrarlı bir şekilde söylediğimiz gibi, varoluşunuzun kritik kavşaklarında saldırı en şiddetli hale gelir. Şimdi bundan daha azını mı beklemelisiniz? Bizce hayır.

-

tutsaksanız gerçek sizi ögür kılar;

-

C: O halde durumuna bak ve sözlü olarak neden kendini üzülmek zorunda hissettiğini ifade et.

-

C:Yine, lütfen, camın patlamasına neyin neden olduğu sorusuyla ilgili derinlerindeki hisleri ifade etmeni istiyoruz. Sence neydi?

-

C:İlginç... Kişi sadece kendini ifade ettiğinde ne kadar büyük ilerleme kaydettiğinizi anlayın!! Sadece hislerini ifade ederek mozaik gerçekliğe giden kapıyı açtın. Bazılarının bu noktaya ulaşması çok uzun zaman alıyor.

-

S: (L) Biraz "rahatlamamızı" söylediğinizde, frekanslarımızı mı ima ediyordunuz ?
C: Eh, değiştirelemeyecek olan ve gerçek büyük resim içerisinde aslında önemsiz olan durumlar karşısında endişeye kapılmamak önemli bir şey. Eğer ki şu an bulunduğunuz 3. Yoğunluk gerçekliğinin yüzeyi yakında yırtılıp, parçalara ayrılacaksa, bu size neden dert olsun ki, veya konumuzla daha ilgili olarak; neden sizi böyle korkutuyor ki ? Sizlerin bu 3. Yoğunluk KH düşünce tarzının ötesine geçiyor olmanız gerekiyor.

-

ve en çok şuna takıldım sanırım ve emin değilim ama; - 14 Haziran 1997

C: Ama, Chloe, ya Dünya'da olmayanlar?

S: (Chloe) Onlar da aynı süreçteler.
C: Evet.

S: (Chloe) Onların farklı efsaneleri mi var?
C: Farklı herşeyleri var... Ama son analizde, aslında tamamen aynı şey!

(ve öncesi-tüm celse belki;) -ki ayrıca (parçalı bi ruh grubunun üyleri olmak kavramı)

6. yoğunluğa sorulan orada olmak nasıl? eğlenceli mi? gibi ya da benzeri bir soru ve yanıt olarak verilen
siz orada nasılsınız ki? orada olmak nasıl ki? siz orada olmaktan mutlu musunuz? benzeri tam hatırlaymadığım ifade;  ama burdan yine orada yada burada olmak önemli değil/farklı değil aslında gibi şeyler anlaşılıyordu yanılmıyorsam;

şimdi buradan "parçalı bir 6b ruhunun/varlığının üyeleri olmak" nedir?

ve saldırı ve "guyana"

(genel olarak yer değiştirmekle ilgili kalıplar- kavramlar ve tavsiyeler;
  ( aslında bi şeyi değiştirmeycek-iyileştirmeycek olarak yorumlanır; ya da yakın; )

burada güzel bir tartışma buldum forumda;
http://www.baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=76

frank'in bu dünya iyileşmeden/koşullar değişmeden iyileşmöeyecek ya da tam anlamıyla iyileşmeyecek olması (ki saldırılara bitmeyen ve bitmeycek olan hatta artacak saldırılara da vurgu olabilir)

-homeopatik ilaç olmak; dünya için; bu anlamda eriyik olması, yani homeopatik'n eriyik ve karışık oalrak karışmış olması zaten durumuna vurgu

belki en vurgulu kalıp buydu; (aklıma gelen ve celse dersem alınmayın;) - 10 Mayıs 2014

Ümitsizliğe doğru kaydığınızı hissettiğiniz bir sonraki seferde ne hissettiğinizi diğerlerine söyleyin ve bir başkasının aynı hislerden muzdarip olmasını önlemek için yapabileceğiniz birşey düşünün.

sorununuz yer değiştirme isteği değil-isteğine ilişkin değil belki, ve belki çözümü de bu değil; yani başka bi dünyada olmak değil çözümü ve sonucu bunun; bilmiyorum ve bilemem tabi;
çevresel koşullar iyileşse de değişse de biz kendimizleyiz ya da kendimiz kendimizleyiz ve olduğumuz yerde-kenimizizn içindeyiz, kendimiz değişmedik (aslında) gibi anlam;

ve son olarak gerçek empatinin doğuşu
--

S: (L) Neden bu kadar çok çocuğum oldu?
C: Bu senin çeşitli seviyelerde seçtiğin birşey.

S: (L) Bu çok büyük bir sorumluluk.
C: Büyük bir sorumluluk, ama sonuç olarak pek çok ders aldın. Bu enkarnasyon öncesinde, bir sonraki seviyeye yükselmede, popüler ifadesiyle "hızlı bir yol" istedin. Bunu isteyen diğer herkese söylendiği gibi sana da bunun gerçekten zorlu olacağı söylendi. Ve kendi karakteristiğinle, senin fikrine göre, bu zorluğun onların algıladığı kadar büyük olmayacağı şeklinde yanıt verdin. Ama elbette, o mesajı verenler daha üst yoğunluklardandı ve dolayısıyla, senden çok daha fazla farkındalığa ve bilgiye sahiplerdi.

S: (L) Çiğneyebileceğimden fazlasını mı ısırdım yani?
C: Bu fazla varsayıcı bir ifade olur. Sonuçta çiğneme süreci henüz bitmedi, değil mi?

S: (L) Evet. Ama bu hiç bitmeyen, çok büyük bir endişe kaynağı benim için.
C: Ama durum zaten hiç farklı olmadı, öyle değil mi?
 

Anhora

Anyone can be complicated. Simplicity is hard.
Ad vitam æternam

isiklidusler

#10
"Bu adamlar Dino,
Ellerinde ışık parçaları,
Bu karanlıkta, Dino,
Bu adamlar nereye gider?
Sen de, ben de Dino
Biz de, biz de Dino
Gördük açık maviyi.?

Paris, 13 Mayıs 1958 / Nazım Hikmet

--

Büyük insanlığın toprağında gölge yok
                    sokağında fener
                    penceresinde cam
ama umudu var büyük insanlığın
                    umutsuz yaşanmıyor.
 
Nazım
--

Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm
alaca karanlığımda oynadığım dramın.

Bitkiler,,
hayvanlar ,,,
evler ,,
aletler ,,,

bir de denizler bir de bardaktaki su
bir de yıldızlar
bir de dağların uykusu

bir de her şeyle her yerde KARMAKARIŞIK İNSAN
yani alınteri
yani kitaplardaki ışık

yani doğru yalan
yani dost düşman
yani hasret sevinç keder

gelip geçtim kalabalığın içinden
gelip geçen kalabalıkla beraber.

Nazım
 

isiklidusler

#11
nazım'ı dinelrken; (http://www.youtube.com/watch?v=pVOIOJ-Uqoo)

herkes kendi derdien düştü bu yangın yerinde;
biz de öyle;
ben de öyle;

denizde boğuluyorken büyük insanlık;

bu yazdıklarınızı ben yazsam örneğin
   -biz yazsak;
     bakardım kendime;
       bakardık;
ve derdim  kendime;
   derdim; ki,
ben kendi derdimdeyim; yangıyerinde yada denizden kaçmaya çıkmaya çabalıyorum;

denizden dışarda deniz var ama denizde insanlar;

ben denizde değilken denizde insanlar;
denizde boğulan insanlar;

o zaman siz bir karaya gidin de bize yardım çağırın
  bekliyoruz;

isiklidusler - 7 ara 14
 

isiklidusler

#12
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anhora

Anyone can be complicated. Simplicity is hard.

ben bilmiyorum o dili ve şöyle çevirdi google;

Herkes karmaşık olabilir . Sadelik zordur.

o halde;
gidin ve bakın orda neler oluyor gittiğiniz yerde; bize de haber verin-erişin-ulaşın-ulşmayı deneyin;
oradan bize yardım edin-etmeyi deneyin;
olur mu?
gitmelimiyiz kalmalımıyız bize de yardım edin;

umarım gidin ve mutlu olun gittiğiniz yerde emi!
geride kalanları bizleri düşünemyin/aldırmayın/umursamayın biz iyiyiz burda, mutluyuz, dünyaya dayanabiliyoruz ve katlanabiliyoruz-düşünmeyin; biz iyiyiz; bizler iyiyiz; mutluca ve özgürce yaşayın orda-oralarda; bize de anlatın emi!
selamda söyleyin oradakilere; bizi düşünemsinler-bize aldırmasınlar; biz iyiyiz-bizler iyiyiz; burda; uyumlanabiliyoruz, idare ediyoruz;
zaten uyumlanamaynalrımızda çıkma(gitmek) istiyor
 

isiklidusler

#13
very simply; (ata ol!u dinlerkenden; http://www.youtube.com/watch?v=E5KS-6hwXhY)

belki yapılması gereken görevler vardır;
bir parkur görevi gibi; bir oyun gibi de;
üstlenilmiş dersler, görevler ve ödevlerde vardır-olabilir;
bunun gibi bir parkur; etap
ve etap geçilmeden-görev tamamlanmadan çıkılmıyordur-kaçılmıyordur da ama;
çıkış-kaçış-exit tabi ki vardır ve bırakılabilir oyun(game)(ama final değildir işte; ya da finish)

ama belki de bu öğrenilmek istenmişse; başarılmak istenmişse;
yani bu parkur;
bu parkurda/kulvarda yaşamak ve yarışmak istenmişse;
kişi kendini burada da denemek istemişse;
;onu bitirmeden yapmadan yaşamak ve başarmadan çıkmak tekrar bir başlangıca ve yeniden yapışa ve denemeye gebe midir;
ama belki de bu değildir;
belki başka parkurlar ve yapışlarda vardır -gidilip onlarda yapılabilir; (eğlenceyle-eğlenerek)

kişi kendini bir parkurda sınar (sınamak ister;) kendini-hazır hisseder; yapmak ister
ya da tam o parkura gelmiştir sıra;
ama tüm bunlar değil belki de mesele; (bu parkurun içindedir işte şimdi)
ve başkaca da çok şey söylenebilir bunlarla ilgili;

ama parkuru ve diğer yarışçıları-çeşitlemeleri izlemek eleştirmekte güzel mesele;
benim gibi başkalarının da yapamayışlarına bakıyorum ve düşenlere gülüyorum;
düşmek gülünçtür,
düşe kalka;
ama giderseniz gidin işte siz bilirsiniz ve selam söyleyin;
alkış yapan seyirci olun bari;

düşen kalkar
biz mi el verelim;

yapmıyorsanız da yapmayın, kim size ne diyebilir-ne isterseniz onu yapın bari! değil mi?
dizleriniz mi kanıyor, pansuman mı yapalım;
yarışamıyorsanız pansumancı-çok yarıştıysanız ve yaşlandıysanız ve artık koşamıyorsanız antenör felan da olabilirsiniz hatta hala;
tüm bunlarda olmak istemiyorsanız ve başka şeyler arıyorsanız; ne arıyorsunuz? çok merak ettim?
karışık bir takım ve oyun değil mi? belki de takım takım oyunu oynamıyor!