alemtac'da kendini dovecek

Başlatan Alemtac, 13 Nisan 2009, 18:19:09

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alemtac

#645
KENDİMLE KONUŞMALAR

Kendine hizmet, 4. yoğunluktan sonra sona eriyor. Çünkü spatyomdan sonra gelen 6.yoğunlukta kendine hizmet yok bildiğim kadarıyla. Bu demektir ki yükseliş için Başkalarına hizmet yolunda yürümek gerek. Kendine hizmeti seçen bile dönüp dönüp aynı yerde bulacağından kendini, eninde sonunda Başkalarına hizmete yönelecektir. Hatta diyorum ki, 3. yoğunlukta bile Kendine hizmet aslında bir yerde Başkalarına hizmettir. Hayvan yetiştiricileri örneğin, ilk aklıma gelen örnek; hayvanları kesim için yetiştirir..neden kendine hizmet edip, para için. Hayvanı alan celep, kesim haneye götürür ve kasap a satar, para için. Diğerleri kasaptan parayla alır ve beslenir. Sonuçta başkalarına hizmet etmiş olmazlar mı? Kendine hizmet zayıf bir bünyedir bana göre..Bu 3. yoğunluk saf bir düşünce :) Asıl besin kaynaklarının korku olduğunun bile bile.. Birde şu var, kendine hizmet ve başkalarına hizmeti 3.yoğunlukta var olan her bireyin içinde saklıyor olması durumu. Hangisi ağır basarsa o tarafa gidilmesi ve asıl olan dengede olması. 3. yoğunlukta yapmamız gereken KH ve BH dengesini sağlamaktan başka bir şey değilmiş gibi geliyor bana. Dünyada ağır bir kh dengesizliği varlığını görüyoruz ne yazık ki, işte yapmamız gereken burada...dengeye getirmeliyiz. Önce kendi içimizde...Çoğunlukla düşüncede yaptığım bir şeyi anlatayım; davranışlarından, konuşmalarından ötürü kişinin kh olduğunu düşündüğümü farkederim bazen, yada tam bh dediğim insanlar da olmuştur. Sonra içimdeki ses "nereden biliyorsun, bunun kararını nasıl verebiliyorsun? Neye göre kh ve neye göre bh" diye sorar ve susarım, hemen düşüncelerimi silerim. Karşımızdaki kişiye izleyici olmak en doğrusu, hakkında karar vermek büyüksenmek gibi..Bazen düşünürüm, yüksek benliklerimizin bir parçasıyız diyoruz ya, kendine hizmet varlığında yüksek benliği hala kh midir acaba? Değildir elbet değil mi? Öyleyse kendine hizmet ederek ders alıyor olmalı...tabiki 3. yoğunlukta bu böyle olmalı. 4. yoğunluğa kendine hizmet ederek geçen bir varlık, nasıl bir varlıktır??? Yüzdeleri var bu işin, %95 kendine hizmet edeceksin!!! Vay be, demek geliyor içimden.. Oysa %51 başkalarına hizmet ederek 4. yoğunluğa geçebilmek mümkün. Demek ki başkalarına hizmet sandığımız gibi kolay bir iş değil. Hem dengede oalcaksın, hem başkalarına hizmette %51 olacaksın ki ancak 4. yoğunluğa geçebilesin. Dün gece, artık havalar epey ısındığı için pencere açık oturuyordum. İçeri ince bacaklı, uzun gövdeli, incecik şeffaf kanatları olan, örümcekten bozma bir böcek girdi. Elimle rüzgar yaparak, dışarıya kendi özgür ortamına gitmesi için çabaladım epey. Baktım ki başaramıyorum, kendi haline bıraktım. Sonra bir daha göremedim böceciği, kendi haline bırakınca çıkıp gitmiş olmalı. Şimdi kendime, nasılda başarılı bir bh adayısin demeliyim :)) Ama daha dün annemle beraber babamı çekiştirdik. Sonra geçen gün zorla birşeyler satmaya çalışan çocuğum yaşındaki bir kızı azarladım. Ondan önceki gün, mendil satan bir çocuktan ihtiyacım olmadığı halde mendil aldım. Sanırım 3. yoğunluk bir insanın tablosunun çizmiş oluyorum. Ve kimyasallar önemli rol oynuyor davranışlarımızda. Hepimiz biriz diyoruz ya oraya varmaya daha çooook var gibi. Hala daha iyi/kötü kavramları ile boğuşuyoruz, doğru/yanlış diyoruz...Kh ile kötü insan arasında ne fark var??? Enerji vampirleri le kh arasındaki fark nedir??? Şimdilik bu kadar konştuğum yeter, sıkıntı bastı çünkü...
 

Alemtac

#646
Ortaokul yıllarımda ki yurttaşlık bilgisi öğretmenim aklıma geldi. Bu arada sıkıntım gitti...Bu öğretmenim, her ders arasında beni oturduğu öğretmen masasına çağırır ve bana hala daha hatırlayamadığım bir şeyler anlatır ve sonuçta ağlardım. Ne derdi de ağlardım, bilemiyorum ama anneme anlattım ( burada şeytan ifademin olması gerekiyor) ve annem okula gelip öğretmeni azarladı, sonunda ders aralarında ağlamaktan kurtuldum. Şimdi bu öğretmen bir enerji vampiriydi diyebilir miyim? Yüzündeki tebessümü hatırlamama rağmen ??? Eski eşim bir gün "ruhunu basleyen şeyin negatiflik" olduğunu söylemişti, bir başka gün ise sonra anlatacağım olay hakkında öyle bir cümle kurmuştu ki...kimse hakkında iyi, kötü diye bir karara varmamaya karar verdim. Bir gün oğlumuz için bilet almaya gidiyoruz, dönüşte birden kimyasallarım depreşti..başaladım yüksek sesle anlatmaya. Eski eşim ( başka ne diye hitap edeceğimi bilemiyorum, yenisi yok ki) arada mudahale ediyor, düşüncelerime katkıda bulunacak sözle sarf ediyor.." sus sen, şimdi ben konuşuyorum" demem üzerine yüzündeki şaşkınlık ifadesini görünce özür diledim...sonra oğlumuz için alışveriş yapmak üzere bir mağazaya girdik, işte orada zorla birşeyler satmak için uğraşan genç kızla karşılaştık ve ben "bir dakika, ben birşey soracağım.. bilmemne mağazası nerede?", " bilmiyorum ama bizim ürünümüz" diye devam eden kızcağıza "aman istemem, zaten buraya geldiğmize pişman olduk" dedim.. Oradan çıktık, yol üserinde bir büfeye girdik, maden suyu istedim..oğlum yaşındaki satıcı "açıyorum, maden suyunu" deyince " yok açmayın" dedim.. cevap "iyi canım, açma dersen açmayız", aldırmadım, bir de sigara istedim, para üstünü verdiğinde, 50 kr. eksikmiş gibi geldi ve sordum, cevap " maden suyu bedava mı"..şaşırmıştım " neden bu kadar kabasınız", cevap vermedi ve dükkanın içinde köşede yer alan dolap gibi bir yere girdi, bize arkası dönük önüne bakarak durmaya başladı. Sanırım kendide anlam veremiyor du, neden bir müşteriye böyle tepki gösterdiğine. Ben de hala anlayamamıştım ve devam ettim "ben size ne yaptım ki, böyle davranıyorsunuz?" ve eski eşim patladı "nasıl olurda bir müşteriye bu kadar kaba davrasın, bak şimdi o senden maden suyu istedi, açıyorum dedin..." orada kaldı çünkü olay tamamiyle kafasından silinmişti, "neyse boşver" ve delikanlı "ne yapmışım ki, nasıl davranmışım ki", "iyi ya, bir daha gelmem bu dükkana" diyerek dışarı çıktım, o hala bağırıyordu " gelmeyiiinnn, kimse gelmesiiinnn"...yolda olayı tartışarak yürüdük. Sonraki günlerde kızımız geldiği için beraber yemekteyken eski eşim " bak sen benden daha inançlısın ama o gün okadar ters davrandın ki çevrendeki çocuğun yaşındaki insanlara.. bence bu yüzden böyle bir davranışa maruz kaldın" deyince şaşkınlıkla baktım yüzüne ve gülmeye başladım çünkü daha önce negatifle beslendiğini söyleyen adam şimdi bana bunları söyleyen adam dı. Kendi konuma geleyim önce; ben davranışlarımı yansıttım..kendi içimde ne varsa maruz kaldığım oydu..kendi yaratımımı gerçekleştirdim veya kendi yarattıklarıma kurban oldum, ne demeyi seçersek işte. Eski eşim, gelişiyor muy du??? veya ne ise o muy du??? Ben mi görmemiştim bu güne kadar ???
 

Alemtac

#647
Bana göre benim realitem değiştiği için yakınımda olan insanların da davranış, muhakeme biçimleri değişmeye başlamıştı. Mesela annemle değil, artık çok iyi anlaştığım babamla tartişmaya başladık. Demekki annemle olan hesaplaşmam bitmiş, babamla olan başlamıştı... offf yaaa, ne zaman bitecek bu hesaplaşmalar. Bunlara karma da deniyor. Geçenlerde okuduğum bir kanal yazısında, hangisi olduğunu hatırlamıyorum şimdi.. karmaların sona erdiğinden bahsediyor du. Bu arada okadar çok kanal yazısı okuyorum ki hangisi hangisiydi karıştırıyorum ama önemli olan içselleştirebilmek diyorum. Yoksa bu yaşadıkarım karma değil mi? Bir önceki paragrafta olduğu gibi benim yansımalarım mı???
 

ahuela

#648
Bana göre sizin yansımalarınızdan dolayı olabilir.Babanızın da başka yansımalarından da olabilir. Yani niye hep annenizle iken bu sefer babanızla.Ben de bugünlerde öyle şeyler yaşıyorum. Dün sevgilime 1sürü mesaj atıp üzdüm , bana güvenmediği konusunda ,beni sevmediği konusunda aslında susup kaldı. Sana güveniyorum sadece sorunlarım var,şimdi gelemem diyor.Bilmiyorum. Çok sinir ettim mesajlarımla sanırım ki bugünse elim yandı, ona o attığım mesajları hangi elimle yazdıysam o elim yandı, iz kalmasın diye tuz dökerim minik yanıklara ve şimdiye kdar böyle yaptığımda hiç izi kalmamıştı; fakat şimdi izi kaldı.Şimdi şuna gerçekten inanıyorum , ben yalanım gerçek değilm dediğinde sen en gerçeksin demiştim, neden şimdi bana güvenmediğini ileri sürdüm , sırf şimdi gelemiyorum dediği için mi?Kendimi düşünmüşüm , bencilce davranmışım.Hakikaten işi var, fakat derdini anlatamıyor.O da belki bunları yaşadı onunda yansımaları vardı,bilemiyorum.
Yaşadıklarımız aslında bir ayna , zaman açısı farklı belkide.Bu da bir nevi gerçeği yansıtıyor.
Bir de nedenine bakmak lazım,daha kolay oluyor. Geçen stajer arkadaşım hizmetli ablayla tartıştı ve basit birşeydi,aslında tepkileri sert değildi ; fakat tepkilerini sert olarak gördüler.Ben orada olduğum ve sessiz kaldığım için ki bana da orada söz söylendi,ikisi de oalyı anlaatıp bana sordu.Ben şunu dedim , arkadaşımın art niyeti yok yaşı küçük ,annesini yeni kaybetti,ondan dertleri evde bir sürü işi de var.Arkadaşıma ise şunu söylüyorum,o ablanın bir srü derdi var kocası da acillik olmuş ,bize karşı art niyeti yokki.Aslında niyetini kimsenin bilemeyiz, ama bişler yaşıyorsak bir nedeni vardır.
Bu dediklerimi bugün yapmış olabilseydim çok mutlu olur ve sanırm elimi de yakmazdım:)))))
Sevgiler.
 

Alemtac

#649
Sonra aklıma çocukken gördüğüm bir takım şeyler geldi, şimdi göremiyor olsam da hatırladığım..bu örneği daha öncede vermiştim, yine bu sitede; masa dediğimiz şey kelimelerle şekilleniyordu. Gerçekte beynimizde şekillendiği gibi değil di, masa aslında bir çok renkli noktacıktan ibaret ti ve serbesttçe hareket ediyor du. Ona o şekli veren beynimiz di. Çevremizde gördüğümüz herşey noktacıklardan ibaret ti ve beni, bizi o noktacıklardan ayırt etmek zor. Herşeyle birdik, ben sen o yoktu. Ne yazık ki unuttum, aklımda kalan sadece anılar... şimdi o zaman gördüğüm gibi göremiyorum. Artık sadece mantık yürütmeye çalışıyorum, ne yazık! Bu gördüklerim kuantlar olsa gerek, bilmiyorum...her davranışımızn, her düşüncemizin yansıması bu olsa gerek. Bildiğimiz realiteler beynimizin ürettikleridir. Bİz onları beynimizin ürettiği hologramlar olarak algılıyoruz. Masaya şekil veren beynim, ilişkilerde de şekil veriyor olabilir mi? Her birimiz kuantlardan ibaretsek...bireysellik bir ilizyon mu??? İllizyon her birimiz için ayrı olabilir mi? Benim illizyonum, senin illizyonun...beynimiz bilgiyi, şimdiye kadar öğrendiğimiz tüm bilgileri içeri alır ve ona şekil verir. Her birimiz kendi realitimizden kendi gerçekliğimizi yaratıyoruz. Her birimiz kendini deniyemleyen tek bilinciz...ölüm diye bir şey yok, yaşam sadece illizyon. Böylece sanırım Sevgili JCA'nın sorusuna da kendimce, kendi bakış açımdan cevap vermiş oldum.
 

Alemtac

#650
Yazınız yeni gördüm Sevgili Ahuela :) biraz sonra detaylı olarak okuyunca cevap vermeye çalışacağım.
 

Alemtac

#651
Sanırım, Sevgili Ahuela; sizin sorunuza da cevap vermişim :) Her birimiz kendi realitemizden kendi gerçekliğimizi yansıtan ve kendini deniyimleyen tek bilinciz. Aslında sizde cevabı biliyorsunuz :) "Bana göre sizin yansımalarınızdan dolayı olabilir.Babanızın da başka yansımalarından da olabilir.", "Yaşadıklarımız aslında bir ayna , zaman açısı farklı belkide." ve çok teşekkür ediyorum.

Sevgiler :)
 

Alemtac

#652
Bir yakınımız inanadığı için, illa onun realetisinden onun davranışlarını yansıtmış olabiliyormuyuz? Ben buna inanmıyorum. Bu onun realitesi, o an için yaşadığı duygular ona aittir. Ben kabul etmediysem ve aynı duyguları taşımıyorsam, sadece ona aittir ve bana hiçbirşey yansıtamamıştır. Daha önce yazdığım bir yazı da olduğu gibi yaşadığımız duygular sadece bize aittir. O an hissettiğimiz öfeke ise biz de öfke olamalıyız. Yani yaşadığımız duyguları içimize sindirmeliyiz. Öfkenin sadece bizden kaynaklandığını bilmeliyiz, o an karşımızdaki kişi ile, söyledikleri ile ilgili duyguların bizim içimizden kaynaklandığını bilmeliyiz. İçimizde bir yerlerde eksik kalan bir şeylere çağrışım yapmıştır söyledikleri. O kişi algıladığımız bir şeylerden söz etmiyordur oysa, bizim içimizdeki eksik neyse onu tamamlıyordur farkında olmadan. Ve bunu farkedene ne mutlu :))
 

Alemtac

#653
15 yaşında gibi gösteren, ilkokul 4.sınıf öğrencisi küçücük bir kız çocuğuymuş meğer. 10 yaşından beklenmedik büyük edaları ve bir o kadar da kocaman sözleri var.

"Derslarin nasıl?"

"Sınıfımın ve okulun birincisiyim, İzmir'de 18.ciyim, Ege bölgesinde...." diye devam edip giden cümlesinde herhangi bir gurur, böbürlenme ifadesi yok.

"Ne olmayı planlıyorsun"

"Önce doktor olmaya karar vermiştim ama sonra dünyanın çekirdeğine inmenin daha yararlı olacağını düşündüm"

"Neden?"

"İnsanlar, bilim adamları henüz dünyanın kabuğunu bile kıramadılar. Dünyanın çekirdeğine inebilrisek daha yararlı bir iş yapmış oluruz diye düşündüm"

"Peki bu mesleğin bir adı var mı?"

"Henüz araştırmadım."

"Jeoloji veya atom mühendisliği olabilir mi?"

"Şimdilik adının ne olduğunu bilmiyorum, ama ne önemi var ki? Yapmak istediğim iş bu.."

"Diyelim ki ulaştın, dünyanın içinde tıpkı güneş gibi bir ataş var, nasıl korunacaksın?"

"Soğuk aletler kullanmak lazım yada sıcaklığı, ateşi iten birşeyler"

Bu küçük harika kızla konuşmalarımız, gelecek planlarına ulaşması için neler yapması gerektiği üzerine devam etti. Küçük kız; hedefine varman için dualarım seninle :)
 

Alemtac

#654
"Bir kez daha, her ne düşünürseniz ve hissederseniz onu yaratırsınız. Yani kendinizi iyi hissettiğinizde, gerçekliğiniz iyi olmaktır. Kendinizi kötü hissettiğinizde ise gerçekliğiniz pek de iyi gözükmez. Bu, kendinizi iyi hissettiğiniz andakiyle aynı gerçeklik olsa bile! Bu yüzden her zaman nasıl hissettiğinizi gözleyin ve hissetme alanında olun. Eğer birileri sizi kızdırırsa öfkenin içinizden geldiğini bilin. Eğer dış dünyanızda onlara kızıyorsanız kendi öfkeli veçhenizi canlandırmaktasınız, halbuki kendinizi bu durumdan çıkarıp öfkeli veçhenizi bularak, bu enerjiyi sizi kızdıran kişiyi değiştirmek yerine bu öfkeyi şifalandırmaya harcarsanız, bir daha asla aynı nedenle öfkelenmezsiniz. Bütün enerjinizi öfkeyi çözmeye ve kendinizi şifalandırmaya harcamış olursunuz. Aksi taktirde kendi öfke veçheniz iç dünyanızda gittikçe daha fazla güç kazanır."

KRYON

Teşekkürler...
 

Alemtac

#655
Düşünmüşüm dür; "Hayal ettiğim için mi gerçek oldu, olacağı bildiğim için mi gerçekleşti"...

Genellikle hayata bakışı pozitif olan biriyimdir, arada bir olur negatif düşünmelerim. Aklıma gelen bu tür düşünceleri hemen silerim ama yine düşünürüm; başka boyutta gerçekleşiyorsa, her bir yaratımımız bir başka boyut oluşturuyorsa?

Negatif düşünce dediğim nedir ki, bana göre felaket olan başkasının hayrına ise ??
 

Alemtac

#656
Kızımla aZ önce yaptığımız konuşmlardan duyduğum mutluluğu paylaşmak istedim :)

Bir yaşıdı olan arkadaşı hayata veda anlamında konuşmalar yapmıştı;

"ölmek isteyen ölür, kafasına bir kurşun sıkar ve ölür..böyle konuşmalara gerek yok" anladın mı diyor du"..."bir arkadaşımın babası böyle yapmıştı, bu kız bir kez denemişti 7-8 tane ilaç içmişti ama ölmedi, gerçekten ölmeyi istememişti çünkü."

"zaten,,bu benim inancım..hayatını tam yaşamadan sonlandıran yeniden yaşamak zorunda kalır..yani, düşünsene yeniden aynı zorlukları yaşayacaksın..yeniden mücadele"

"aynen, bence de ne gerek var. Mesela ben, 16 yaşındayken çok zorlu yani 16 yaşıma göre zor gelen bir olay yaşamıştım"

"evet, biliyorum"

"şimdi tekrar aynı veya benzer zorluklarla karşılaştım ama o zamanki kadar etkilenmedim"

"evet"

"hayat bence bilgisayar oyunu gibi" (işte beni vuran cümlesi bu oldu :))) )devam etti

"karşılaştığım zorlular veya çekeceğimi bildiğim acılar bile bana eğlenceli geliyor, çünkü biliyorum ki sonucunda mutluluk var..her acının sonunda birşeyler öğrenmiş oluyorum ve böylece öğreniyorum, bir sonraki acı bana önceki kadar etki etmiyor"

Hemen, unutmadan yazmak için koştum bilgisayar başına..sesleniyor içerden "nereye gittin".. :)

 

Alemtac

#657
Neyse, başka bir şeylere daldı..az önceki yazdığım şey nedense bana bencilce geldi. Yani hayatına son vermek isteyen bir kız var ve ben kızımın arkadaşının davranışlarından dolayı söylediklerinden yaptığı yorum üzerine mutluluk duyuyorum. Ama bende kızımın söylediklerine katılıyorum. Arkadaşına yardımcı olabilecek birkaç söz söyledim, söylediklerimi aynen yazdı..
 

Tiversonus

#658
"karşılaştığım zorlular veya çekeceğimi bildiğim acılar bile bana eğlenceli geliyor, çünkü biliyorum ki sonucunda mutluluk var..her acının sonunda birşeyler öğrenmiş oluyorum ve böylece öğreniyorum, bir sonraki acı bana önceki kadar etki etmiyor"

beni etkileyen cümle ise bu oldu:)) Evet, yeni kuşak DNA ları ile Yeni Çağ'a daha hazır gibiler.

Nasa her kazalı uçuşundan yaptığı çıkarımlar ile çok daha hatasız uçuşlarını gerçekleştiriyor. Malum teknoloji üretiyor...Gerçekten öğrenme böyle geri besleme niteliğinde deneyimlere kurulu, az ya da çok...Ve hem bilimsel hem de spiritüel bir çıkarım...

Selamlar...

ahuela

#659
Sevgili Alemtac abla , inanın yazınız bir durum üzerine geldi.Bir tanıdğım da bana şöyle yazmış
''Ağlıyordum ve inanın kötüydüm..
Ben de geçenlerde ölmek istemiştim ,tam da istemiyordum fakat bu hayatın bitmesi gerekiyor diyordum ve beni sevdiğim adam kurtardı.
Neden böyle yaptığımının da nedenini buldum aslında ; ona da söyledim ama benden uzaklaştı ..:(((
Yani sevmiyor gibi..
Hayır seviyorum diyor. Birisi niye seviyorum deyip teli birden kapatsın ki,ya cidden işi var.Yada maçlar benden daha önemli.yada hastalığımdan korkuyor ,kopamıyor ama yaklaşamıyor da.Doktora daha gidemedim,seviyorsa niye destek olmuyor?
Niye birden teli kapattı,acaba iyileşip iyileşmediğimi mi görmeye çalışıyor, yoksa inanmıyor mu bu sefer sabredecek mi diye yapıyor.
Gerçi psikolojik eğitimi almış , ben ona kendimi tamamen bırakacağım sanırım.Bir doktordan bile daha iyi anlayabilir beni belki de.Tabiki doktora gideceğim fakat onun beni aramamasında, nasılsın dahi demedi bgn uykum var yine de çaldırınca aradım demesi.Gerçekten uykusu mu vardı da yoksa diğer söylediklerim mi.''

 Aslında buna ne diyeceğimi düşünürken ,çünkü bu kız da intihar etmeye kalkışmıştı.(Ki bir arkadaşının tanıdığı intiharı anlatırken iyice içine sinmiş.)Sizin yazınızı gördüm ,aslında ben bu günlerde şunu yapmaya çalışıyordum.İncinmek ve incitmemek yoktur.Hepsinin bir nedeni vardır .Ozaman niye inciniyorsun?
Rica etsem , o sözleri paylaşır mısınız ? Ben de yardım etmek istiyorum da arkadaşıma.