Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

alemtac'da kendini dovecek

Başlatan Alemtac, 13 Nisan 2009, 18:19:09

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

#735
Sevgili Alemtac ın "türkçe" vurgulu cevabından sonra, bir deneyimimi paylaşmak istemiş abcak inanın şu n mümkün olabildi, bu benim için...Bu bölümde paylaştığım için de aslında tam huzurlu değilim, yani işgalci, alakasız konu v.b. sebep lerden dolayı.

önce bir kaç ilava, eski yazdıklarımı havada bırakmayan ve aslında müsait oln ilaveler. elma bahçesinin yanında kiraz bhçesi var ve daha küçük ve onsekiz dönüm boş bi yer...Ve beklediğim gibi "sefa hoca" beni geçmiş olsun diye babamı yanıma alarak yanıma geldi. Ve yine beklediğim gibi ortada haberi bana getiren beş aklı başında, aklı karışmış insan var, ama zaten asıl sorulması gereken soru şu olmalı, böyle şeylerin olması durumunda bunun 3. yoğunluğa "yansıması ne olmalı" , kısaca olanı açıkladım şimdi.


Ve şimdi "dil konusu".diyalog şöyle, heyecanlı bir şekilde, önzeelikkle şunu söyleyeyim, benim eski dilde bildiklerim ile senin anlattıkların ararında, aynı, benzer kavramlar olduğunu seziyorum, ya dostum sen anladığım kadarı ile bu  lisanıda biliyorsun, bana eski lisan ile anlatsana...-ben çevremde tek başına konu açmayan, ender kişilerden biriyim ve aslında fazla ziyareti hiç sevmem--


O günlerde içimden şunu dillendiriyordum. bu verimsiz gözüken gevezelikten, Evrensel yasaların izin verdiği MAK. ışık,bilgi,sevgi ve bh sonuçları çıkabilmesi için reh, üstat öğretmenlerim, v.s. v.s. yardım edin...en azından bir farkındalığım oluşuyor ve misafirler beni resmen boğuyorlardı, bunu çok hissettim, neyse...sakince şunu sordum ve te-tek, şimdi SİZ diyelim ki, kendi torunlarınız v.s. 13-14 KUŞAK SONRA AYNI DİLİ KONUŞSUNLAR!!!

 
Sefa hoca, heyecan ile ayağa kalktı, oturduğu koltuktan ve babam ve başka bir öğr.em. bir akraba dinliyor, ben yatakta yatıyorum, sıcak bir ortam. ve hoca " bir dakika " dedi, belli ki matematik ÖNERME nin farındaydı, Ben matematik bilmem ha sözünüde söylemişti, ama işte konuşmanın nerelerinde tam hatırlayamıyorum...


Sonra, sakinleşerek, koltuğuna otudu ve aklında ilk getirdiği "kendince" ÇOK önemli konuda pek de Bilinç Sarmalı İşçisi gibi davranmadığını farketti. Açıln Bilinç sarmalı...Biraz durgunlaştıktan sonra, ayağa kalktı ve müsade istedi ve şu ilginç kelimeleri kollan dı "gülüm bak, ben gittikten SONRA sakın hakkımda,KÖTÜ şeyler DÜŞÜNME", "seni seviyorum" türünden cümleler ve fazla kaygı ifadelerini görünce dayanamadım ve tam o sıralarda gümdemde olan Ramtha dan bir alıntıyı tane-tane söyledim, "Hocam, bakın şimdi, yüksek bir ruh, kendisine 1 krş bile faydası olmayan kişi için çalışan ruhtur"...hoca ayakt, dur hele, tekrar et dedi ve gözünden yaş gelmeye başladı, btişikteki banyoya babam götürdü, belki bir gün sonra daha net anlaşılacak bir mahcubitr-lere düşmüş bir şekilde evden ayrıldı...


not, saat 23-55, aferib bana 1 saatte yazabilmişim..


şunları eklememek çok ama çok eksik olr..Bilgi ve bilimsel gelişme eski dünyada başka bir bölgede hüküm sürüyor, bir süre sonra bu başka dünya bölgelerine taşınıyor, örneğin fiilden kuvve veya kuvveden fiil, kelimeleri Bilgiyi alıp grliştirme çabasında olan İnsan ailesi tarafından kendilerine uydurulyor, kuvve oluyor belki kuvantum...Yani ne deniyor, iliç çinde olsa gidin aıl..eee hadi gittik, çine ne diyeceğiz adama, benimle arapça mı konuş, yada adam 6-7 Milyar para ile CERN de deney yapıyor, bilim, Bilgi ŞİMDİ orada, o bilimsel çalışmaları yürütenlerin, ortaya koyduklarını NASIL ALACAĞIZ?

Alemtac

#736
:))

Çok teşekkür ederim Sevgili Tiversonus, ince düşünceniz ve merak ettiğim Sefa Hoca konusuna verdiğiniz cevap için. Bence bir insana yardım etmişsiniz, umarım anlayışı daim olsun.
 

Alemtac

#737
Türkçe derken; başka dilleri konuşmayalım, anlamayalım, tek dil Türkçe'dir anlamında değil, ancak kritik bilgiler paylaşılırken anlayacağımız şekilde yazılmasında fayda var ancak böylelikle ne alabileceğimizi, neyi ne kadar almamız gerektiğinin ayırdına varabiliriz bana göre. Verilen bilgi basitçe ifade edilmeliki her seviyeden insan, bulunduğu seviyeye göre alması gerekeni alabilsin ve gelişebilsin. Toplamayı öğrenmemiş bir çocuğa, cebir anlatmanın ne faydası olabilir.
 

Alemtac

#738
Bugün aile büyüklerimizi ziyaret ettik ve bayramlaştık :) Bu benim inancım olmasada onlar için yaptığım bir davranış. Kurban bayramının nereden geldiğinin eski sayfalarda paylaşmıştım, bence eski enerji bunlar. Neyse, karıştırmıyayım şimdi...Sevgili annem, eskiden bayramın birinci günü kimseye gidilmediğinden çünkü herkesin kurban kestiğinden falan bahsetti ve "çok şükür herbiriniz için birer kurban kestirttim babanıza. Babanıza kalsa, ne luzumu var dı. Paraya kıyamıyor da ondan".. Babamda cevap yok, suratı asık.. Söz bana düştü " Yok annecim ondan değil, sen sırat köprüsünden geçerken birer kurbana ihtiyacımızı olduğuna inanıyorsun", sessiz bir kafa sallamayla evet.." babamsa sırat köprüsünden geçmek için hiçbir aracıya ihtiyacımız olmadığını, sadece iyi ve dürüst olmamızın yettiğine inanıyor", babamın yüzü aydınlandı.."bense sırat köprüsü olmadığına inanıyorum", ikisininde gözleri açılmış şekilde bana döndü.."bir okuldayız ve derslerimiz ödevlerimiz var, sınavlarımızı veriyoruz. Sonra karne zamanı geliyor, kimi dersten sınıfta kalıyoruz, tekrar okumamız gerekiyor. Aynı sınıfı baştan başlayıp tekrar okuyoruz". Annem, gülerek " oh işi ne kadar da kolaylaştırmışsın", "bence hiç kolay değil. Baştan başlıyacaksın, yeniden bebek olacaksın, aynı hayatı bir daha yaşayacaksın"..sessizlik..
 

Alemtac

#739
Elbette, kimsenin hele bu yaşa gelmiş ve bunca yıl yaşadığı inanca bağlanmış birinin inancını değiştirmem mümkün değil. Ben sadece bu paylaşımımla benim inancımı belirtmek ve bir ümid, tohum ekmeye çabaladım. Şimdiye kadar sustuğum konuları artık, uygun bir dille paylaşma çabası içindeyim. Beşinci çakramda ki tıkanıklık açıldı mı ne :)
 

masterphidias

#740
Sevgili Alemtaç, yukarıda yazdıklarınızı okuyunca birkez daha farkettim yılların ne kadar çabuk akıp gittiğini.Ben de bunları etrafımdaki birçok kişiye anlatmıştım yapabildiğimce. Ama hemen hiç kimse bunlarla ilgilenmedi benim ailemden ve çevremden. Gerçekten de insanın eğer içinden bir arayış gelmiyorsa gerisi boş. Hergün kafasına çaksan onun için birşey ifade etmiyor. Bunda sadece kişisel evrim ve tekamül seviyesinin değil ama ideolojik prangaların büyük rolü olduğunu düşünüyorum. Hele İslam toplumunda müthiş bir şartlanmışlık ve günah korkusu var ki insanların zaten sınırlı olan sorgulama ve iyiyi-gerçeği arama isteklerini tamamen sınırlayıp onları cahilce-sorgulamaksızın kendilerine verilene itaat eden , biat eden kişiler yapıyor bu durum. İnanılmaz önyargılı hayatlar yaşıyoruz genel olarak. Bu önyargılara sahip olan insanlarda bu baraj o kadar güçkü ki  "acaba? olabilir mi? bir dinleyelim bakalım nedir? "gibi sorulara bile imkan vermiyor çoğu.
İslam sözkonusu olduğunda korku faktörü dehşet boyutlarda olduğundan insanlar hiçbir şeyi sorgulamaya veya alternatif bir görüşü dinlemeye bile yanaşmıyorlar.
 

Alemtac

#741
Çok çeşitli arkadaşlarım vardır, kimiyle hiç bir şekilde bu tür sohbetlere girilmez ve onlarla bu tür konuları paylaşmam. Ama öğreninceye kadar bu yaşa geldim Sevgili masterphidias :) Bu arada isminiz anlamı, felsefe masterımı demek?  Anne ve babamın, arkadaş çevremden daha yatkın olduğunu bildiğimden bu tür konuları açıyorum ve yinede bana ne gözle baktıklarını biliyorum :) Yinede çok özel arkadaşlarımın olduğunu söylemeliyim, onlar bazen ailemden daha yakın. Sözlerinizde haklısınız, yinde korkuyu içlerinden atmak için, belkide son çabalarım. Aslında islam diye ayırt etmiyorum, din her yerde her dilde aynı bence.
 

masterphidias

#742
Sevgili Alemtaç,rumuzumun,(her ne kadar artık nickname dense de)anlamı şu: Eskiden beri Antik Yunan ve Roma estetiğine hayranımdır. Phidias Usta, dünyanın 7 harikasından biri olan Zeus heykelinin heykeltraşıdır. Aynı zamanda mimar ve ressamdır.Antik Çağda, benzerleri arasında açık ara en büyük ustadır. Değil onun gibi olmak, çantasını taşımakla bile övünebileceğim olağanüstü bir sanatçıdır. Dehasına hayranım, o yüzden "masterphidias"ı kullanıyorum,anlamı "Phidias Usta" demek, bu şekilde her zaman bu büyük sanatçıyı selamlama ve anma fırsatı yakalıyorum. Yoksa elbette hiçbir öykünme ve benzetme sözkonusu olamaz. Ben yüzyıl çalışsam herhalde ancak onun çıraklığını yakalayabilirim, belki...
 

Alemtac

#743
Aslında biliyor olmam gerekir diye düşünüyorum, GSF mezunuyum ve sanat tarihinde geçmemesi imkansız. Kısa bir araştırma yapınca, Zeus heykelini MÖ.430 yılında bitirdiği ve yapımında kuyumculuk malzemeleri kullandığını ve genellikle altın fildişi gibi kıymetli malzemelerden oluşturduğu sanat eserlerinin olduğunu ve kısaca hayatıyla ilgili bir kaç yazı buldum. Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim :)
 

masterphidias

#744
3D olarak yapılmış bir belgeselde Zeus Tapınağının içindeki Zeus heykelini nasıl inşa ettiği anlatılıyordu.Bu anlamda Antik Yunan ve Roma'yla ilgili 3D  animasyonları gerçekten müthiş buluyorum. Bu belgeselde de devasa boyuttaki heykelin tapınağın içinde karanlıkta kalıp görkemini gösterememesi sorununu heykelin kaidesinin etrafına bir havuz yaptırıp içini zeytinyağıyla doldurarak ışığın dağılımını sağlayarak çözmesini hayranlıkla seyretmiştim.Bu arada GSF de okumamış olmaktan pişmanlık duyduğum bir okuldur.
 

Alemtac

#745
Evet, dün gece bilgi toplarken okumuştum. Ayrıca istediği ücreti fazla bulan ve sadece ön yüzlerini görebildiğimiz bir heykel için istediğin para fazla diyen devrin hükümdarına verdiği cevapta ilginç : Tanrı görüyor ya...

GSF, sadece her okulda olduğu gibi teknik ve genel kültür veriyor. Şekilde görüldüğü gibi eksik kalabiliyoruz :) içimizdeki yaratıcılığı ortaya çıkartmak için sanat eğitimi almamız şart değil bana göre. Bergama'da Kozak yaylasında yaşayan, köylü bir heykeltraştan bahsedildiğini duydum ve gidip görmeyi istiyorum eserlerini. Hiçbir eğitim almamış bu kişinin yaptığı heykeller birer sanat eseriymiş :)
 

masterphidias

#746
Googleda yaptığım araştırmada o heykeltraş hakkında birşey göremedim doğrusu. Ama Bergama'yı 21 yıl önce gezmiştim. Bir Antik Çağ âşığı olarak o muhteşem yerleri görünce duyduğum heyecanı hatırlıyorum. Tıpçıların simgesi olan çift yılanlı mermer taş ve bir çok eser vardı. Ancak, inanılmaz bir biçimde antik şehrin bitişiğinde bir tank birliği de vardı. Dünyada başka yerde asla olmayacak birşey bizde olmuştu. Herbiri 30-40 tonluk tankların her yürüyüşünde antik şehrin sarsılıp zarar gördüğünü yanımızdaki Bergamalı ve arkeolog adayı arkadaşımız anlatmıştı. Kızıl Avlu ve Bergama Akropolü gerçekten de nefes kesici yerler,o yüksekliğe su çıkarmış olmaları ve dünyanın en dik amfitiyatrosunu o tepede kurmuş olmaları çok büyüleyici.Bu geçmişteki "modern" eserlerin yanında günümüz Bergama'sının gecekondu mahalleleri uzanıyordu ve görüntü çok berbattı.
 

Alemtac

#747
Granitten yapıyormuş. Granit ne kadar sert bir taştır bilirsiniz. Atatürk'ünde bir heykelini yaptığını söylemişlerdi. Bulduğum sayfada ki ona mı ait bilemiyorum.

http://www.panoramio.com/photo/8067871

Atatürk heykelini yapan Prof. Dr. Tankut Öktem'miş .Neyse, gidersem anlatırım :)

http://ozanguven.com.tr/blog/2007/07/kaya-uzerinde-ataturk-heykeli/
 

masterphidias

#748
Valla ona mı ait ben de bilemiyorum ama rahatlıkla söyleyebilirim ki granitten heykel yapmaya kalkan biri heykeltraş olamayacağı gibi yaptıklarına da en azından ben heykel demem. Çünkü granit kadar ruhsuz, soğuk,estetik yoksunu, keskin hatlı ve Nazi suratlı malzeme yoktur herhalde.Tankut Öktem ve sovyet heykelciliği kökenli eserlerle içiçe geçmiş bir malzemedir bana göre.Aman aman...
 

Alemtac

#749
Allianoi'yi görme şansım olmuştu benimde. Susuzluktan dert yanan köylünün yanında, binlerce yıllık tarıh :) Alliaonoi, hidroterapi merkeziymiş ve üzerinden beş kültür geçmiş. En önemli katkıyı Romalı'lar yapmış. Yanlış hatırlamıyorsam, birbirine geçilen 4 adet hamam vardı. Doğal sıcak su kaynağından faydalanmasını bilmişler ve sıcak hamamların arasında, ılık hamam ve soğuk, taşlık dediğimiz hamamları yerleştirmişler.

http://www.allianoi.org/