Ölümsüz Üstatlarin Yasam ve Ögretisi

Başlatan Kardelen65, 16 Haziran 2009, 18:39:56

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kardelen65

Sevgili Arkadasalar, hepinizi kalpten selamliyorum, guruba bugün üye oldum. :)
Hayatimda su siralar her gün bir aksilik yasiyorum. Gecen hafta, cok canim sikilmisken, mesaj konusu olarak adindan bahsettigim kitabi kitapligimdan cektim aldim.(Ölümsüz Üstatlarin Yasam ve Ögretisi, Akasa Yayinlari) Kitabimi hala okuyorum. Hem inaniyor, hem de karamsar yaklasiyorum. Bu kitabi okuyaniniz var mi? Düsüncelerinizi alabilir miyim?
Sevgilerimle...
 

Tiversonus

#1
Öncelikle aramıza hoşgeldiniz diyorum, sevgi ile selamlıyorum. Hayır ben bu kitabı okumadım. Umarım okuyan bir arkadaşımız vardır ve yardımcı olabililer. Siz yine de paylaşabilirisiniz elbette ve fikirlerimizi paylaşırız ama benim diyeceğim şudur ki; siz bizlerden pek farklı değilsiniz, hem inanıp ve hem de karamsar olma konusunda. Ama işte bazen benzer şeyleri düşünen kişiler olarak mesajlaşmamız bile bazen rahatlatıcı olabiliyor. Yalnız olmadığımızı bilmek gibi.

Kardelen65

#2
Sevgili Tiversonus, cevabiniz icin tesekkür ediyorum. Araniza katilmaktan cok memnunum. Sizi Uzaklardan selamliyorum, Almanya`nin Münih sehrinden. Kitap ölümsüz Üstat`larin ögretisi iki kelimeyle söyle anlatilabilir: Tanri'nin ne oldugunu ve bizimde bu tablodaki yerimizle iligili inanclarimizi derin bir bicimde dönüsüme ugratabilecegimizi, Sonra I'am, yani BEN'im bilincinin titresimi, icimizdeki Tanri'nin bedenimiz vasitasiyla mucizeler yaratmasi-yaratabilmemiz... Hayatimda, bilincli veya bilincsiz bir cok muziceler yarattigimi biliyorum. Beni süpheye düsüren; ölümsüz Üstatlarin yaslarinin 700, 600, 120 felan gibi olmasi, ve her yere evrensel titresim olusturarak gidebilmeleri. Mesala konu edilen Üstat ailesi-anne, kizkardes, yegen, eniste vs. Herbiri disgörünüs olarak 20 ile 40 yaslarinda görünüyorlar, istedikleri yerlere gidebiliyorlar, duvar, dik yamac gibi engel tanimiyorlar. Bu Üstatlar ölümsüzler, hatta bizim boyutu terk ederlerken kusursuz Tanri bedeninide beraberlerinde götürmüsler. Iste benim beynimi karistiranda bedenleri ile beraber boyut degistirebilmeleri... Bu konu hakkinda bilgi sahibi olan var mi? Sevgilerimle:)
 

Tiversonus

#3
Evet şimdi konu kafamda canlandı: "BEN" ve Ölümsüz Üstad'lar. Sanırım ülkemize bir tanesinin gelebileceğini söyleyen bir alıntı (üstadın öğrencisinin) sitede yayınlanmıştı. Yanılmıyorsam "derki" dergisinde çıkmıştı. Ve orada öğrenci olduğunu ve yıllarını verdiğini söyleyen -ki üstadlığa çok uzak olduğunu söylüyordu- eğitmenin anlatımlarını biliyorum. Biraz Simya ile ilgili bir konu olarak görüyorum aslında. Ve ben kişisel olarak bunun bir sorumluluk taşıdığına inanıyorum. Hayatımız içerisinde, akıp giden, karmaşa dolu, türlü türlü frekans tuzakları ile döşenmiş hayatımız içerisinde gerçekten kişisel olarak bana uzak kalan bir şey gibi geliyor. Elbette kişisel görüşüm bu. Bizler hala dengeli bir varlık olma yolunda mücadele ederken, koşulsuz sevgi de zorlanırken, egosal ve kimyasal arınmadan uzak iken bence bu bana çok uzak bir konu gibi duruyor. Belirli diyetler ile bedenin, cinsel perhizlerin, şehir hayatının kirli elektromanyetik alanından uzak doğal bir ortamda ve tam bir adanmışlık ile bu işi yapanların olduğunu biliyorum. Ve karanlık olarak adlandırılan enerjilerin de bu frekans tutuculuk görevindeki varlıklar ile uğraşmaya meyilli olduklarını da biliyorum. Tüm bildiğim bunların var olduğu ancak uygulamasının çok zor ve fedakarlık istediği.

Kardelen65

kitabi sonuna kadar okumaya kararliyim, bende icinden almam gerekenleri aldigimi düsünüyorum. Haklisiniz simya ile ilgili. Icimizdeki simyacidan bahsediyor. Üstatlar bir lokantada yemek yiyorlar, hesabi sihirbazcilik gibi o anda ellerinde olusan paralarla ödüyorlar... Haklisiniz, icim o tür varliklarin olabilecegini söylüyor, fakat banada karanlik geliyor o türler ve onlari nedense gecen hafta cok incinmeme-kirilmama ragmen:) yardima cagiramadim, icimde anlayamadigim bir güvensizlik olustu. Kitabi israrla okumama ragmen, onlara kendimi kapattim. Ben kendimin en iyi yol göstereni oldugumu biliyorum, yine icime ve kendime güvendim, simdi o kirilganlik halinden normale dönme asamasindayim. Nede olsa insaniz, alinabiliriz, kirilabiliriz, beni kiranlara yinede sevgimi göndererek isikla saldim onlari, dahada rahatladim. Alman atasözü söyle der; bir zarar mutlaka bir mükafattir...
 

Mordevrim

#5
Şu linkteki röportajda konu ile ilgili bir kaç şey var sevgili Kardelen65. Sevgili Tiversonus da bu röportajı kastetmişti sanırım.

https://www.baskalarinahizmet.com/kanal-bilgileri/olum-ve-varolus-uzerine-fikirlerbilgiler/

Not: Bu arada sevgili Tiver, bu başlık ait olduğu alt-ana başlıkta görünmüyor. Kendi mesajlarımı aratarak bulabildim.

Ve ayrıca SORGULUYORUZ alt-ana başlığında 6 başlık olduğu görünmesine rağmen içine girildiğinde sadece 3 başlık görünüyor.
 

Tiversonus

#6
Sanırım, daha önce "yönetici" ayarları ile bir ayar istenmeden bozulmuş, elbette tahminim bu. Sözkonusu başlığı "Kanal Bilgileri" bölümüne atadım, yine gözükmeyen konular var ise belki başka bir bölüm açar ve oranın altına atarız ve gözükmesini sağlarız, bence her yazılan yayınlanır ve görünebilir olmalı.

Ayrıca sevgili Mordevrim senin alıntıladığın Melotonin'den sonra (bunu babama okumuştum) bizim baba melotonin sipariş veriyor yazlıktan ve alıp yolluyorum ona, o da ihtiyar arkadaş grubuna bu bilgileri veriyor diye düşünüyorum. Bakın fayda nerelere uzanabiliyor:)) Teşekürler.

Gülay

#7
sevgili kardelen65

Öncelikle hoş geldin aramıza,
Ve okuduğun kitap 3 küçük cilt halinde satılıyor umarım hepsini almışsındır ve birinci cildinden başlamışsındır, eğer öyle okumuyorsan kafan karışmış olabilir:))
Ayrıca bu yaşanılanların gerçek olduğu, ve 1900 lü yılların başında bir grup İngiliz bilim adamının Hindistana yaptığı görev gezisi anlatılıyor ve yaşanılan herşey kayda geçirilmiş ve ingiliz hükümetinin desteğiyle sanırım bu gezi finanse edilmiş...

Buradan tüm arkadaşlara bu kitabı öneriyorum, benim izmire pınar ve alemtaca gönderdiğim kitaplar arasında bu kitaplar da var, ve sanırım pınarıda çok etkiledi, alemtaç okudumu bilmiyorum:)))

sevgili kardelen, Kitaplarda anlatılan simya ve mucizelerle ilgili daha güncel olan ve daha akla yatkın şekilde açıklayıcı olan başka bir kitabı öneriyorum size, 'holografik evren' Michael Talbot-ruh ve madde yayınları...
 

Kardelen65

Sevgili Gülay,
Aranizda katildigim icin bende cok mutluyum. Saf temiz, sevgi dolu enerjilerinizi hissediyorum hepinizin. Cok düzeyli bir site ve tekrar ediyorum, bende bu guruba ait oldugum icin bir kez daha mutlulugumu belirtiyorum. Kitabin birinci cildi elimde, onu okuyorum. Bana bir an sanki bir bilim kurgu filminin senaryosunu okuyormusum gibi geldi. Fakat dün gece kitabin 21. bölümünü okudum, cok etkilendim. Ikinci ve ücüncü ciltlerini ve tavsiye ettiginiz kitabi mutlaka Türkiye\'den siparis edecegim. Kitap tavsiyenizden dolayi ayrica tesekkür ederim.
 

Kardelen65

#9
Kitabin cok begendigim 21. Bölümünden kesitler, kitabi okumayanlar ile paylasmak istedim:)
... Hayat sizi üzüp tasalandiriyor, üzerinizde agir bir baski mi yapiyor? Karsiniza cikan sorunlarla yüzlesmek icin cesaret ve kuvvete mi ihtiyaciniz var? Hasta misiniz ya da korkuyor musunuz? Eger öyleyse, kalbinizi acin ve yol gösteren O'na dua edin. Tanri'nin sonsuz sevgisi sizi sarip sarmalar. Korkmaniz gerekmez, O, "Onlar cagirmadan ben yanitlayacagim ve onlar daha konusmadan Ben isitecegim" dememis midir?
... Istediginiz, ihtiyac duydugunuz seyi alacaginizdan asla kusku duymayin. Daha fazlasini yapin-isteyin.Sunu bilin ki, hepimizin yasadigimiz, hareket ettigimiz ve var oldugumuz Görünmez, Evrensel Öz'de, insanin arzulayabilecegi her iyi ve mükemmel sey bulunur veo o, imanla, görünür formda tezahür ettirilmeyi bekler.
... Pavlus'dan alinti: "Eger insanlarin ve meleklerin dilleriyle koussam, fakat sevgim olmazsa yankilanan bir gonk ya da cinlayan bir zil olmus olurum. Eger Tanri-vergisi bir kehanet yetegengim olsa, ve tüm gizemlri ve tüm bilgiyi bilsem, ve eger daglari yerinden oynatacak imanim olsa, fakat sevgim olmasa, ben bir hic olurum. Ve eger tüm mallallarimi yoksullara dagitsam, ve bedenimi de yanmak üzere atese teslim etsem, fakat sevgim olmazsa, bunun bana hic bir yarari olmaz. Sevgi sabirlidir, sevgi sefkattir. O kiskanc degildir, o övünmez, kibirlenmez. O kaba davranmaz, kolayca öfkelenmez, yanlislarin hesabini tutmaz, kendi cikarini gözetmez. O,haksizliga sevinmez, fakat gercek karsisinda sevinir. O daima korur, daima güvenir, daima umut eder, daima sebat eder. Sevgi asla basarisizliga ugramaz. O asla son bulmaz.
... Sultan Süleyman'i düsünün. O, deneyiminin gecesinde, piril piril sevgi dogasinin -kendisine degil, Tanri'ya ve insanlara hizmet etmek isedigini bildirdi- o evrensel bilinc katina dogru genismesine izin vermisti. Bu ona sinirsiz bir servet, ve isteyebileceginin ötesinde bir yasam be onur getirmisti. O, Sevgi'nin bilgeligini görüp tanimis, ve Sevgi ona sinrisi bir sevet sunmustu.
... Sevmek, Tanri'nin sinirsiz hazinelerinin kapilarini acar. Eger seversek, vermemek elimizde degildir; vermek ise kazanmaktir. O zaman, vererek, o sonsuz, "ölctügümüz ölcüyle ölcülme" yasasini harekete geciririz. Hic bir alma düsüncesi olmadiginda, almaktan kacinmak olanaksizdir; cünkü, verdiginiz bolluk size bu yas a gerceklestirildigi icin geri dönecektir: "Verin ki size de verilsin. Cünkü siz "ölctügünüz ölcüyle ölcüleceksiniz."...