Kur’an'da 19 Sistemi & Rashad Khalifa

Başlatan kerem, 02 Kasım 2021, 03:16:11

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kerem

#45
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Dionysos



Bence şu yapılabilir. Laura ve arkadaşlarının halka açık bir forumu var. Hristiyanlığın peygamberinin yaşamadığını öğrendik denebilir yani müslümanlığın peygamberi Muhammed kimdi, yaşadı mı öyle biri var mı? o da İsa öyküsünde olduğu gibi başkalarının yaşamı mı? Eğer öyleyse kimin yaşamı? Kuran kitabı nasıl ve kimler tarafından yazıldı ve derlendi gibi açık sorular rica edilebilir . Yanıt ya da iletişim sağlanır sağlanamaz bilmiyorum ama daha spesifik bir soru isteniyorsa RA da Muhammed in gezgin oluşuna ve 6.yoğunluk ay da RA ile iletişim kurduğuna yapılan vurgunun yorumu rica edilebilir. Denenebilir ya da bu akılda tutulabilir.




Olabilir tabi. Dediğim gibi L/L Researche mail attım bu konuyla alakalı,Austin q'uo ya sorulmak üzere soru listesine eklendiğini söyledi. Laura ve ekibine de sorulabilir. Fakat 'Kasyopya son noktayı koymuştur' tarzı kesin yargılara nasıl ulaştın anlamadım açıkçası? Yabancı bir forumda kasyopya celselerinin Ra'nın mesajını çarpıtmaya yönelik negatif varlıkların kanalladığına ilişkin teoriler de vardı mesela. Senin Kasyopya celselerine bu kadar koşulsuz güvenmeni sağlayan şey nedir?

Dionysos

#46
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Olabilir tabi. Dediğim gibi L/L Researche mail attım bu konuyla alakalı,Austin q'uo ya sorulmak üzere soru listesine eklendiğini söyledi. Laura ve ekibine de sorulabilir. Fakat 'Kasyopya son noktayı koymuştur' tarzı kesin yargılara nasıl ulaştın anlamadım açıkçası?


q'uo okuduğum-bildiğim bir yapı değil, şu an baktım google da aradım. Ben q'uo dan acaba Kasyopya mı kastediliyor/kısaltılıyor diye bile düşünmüştüm

Forum; diğer arkadaşlar da açıklık getirebilir ama Kasyopya öncül ve Kasyopya bize göre ama en azından bana göre ayrı bir kulvar. Bana göre ele alacaksak diğer kanallıklar taş tunç çağı bir şeyler yapma çabası bir karmaşa bulantı ve Kasyopya hikaye olarak bir kuantum evreninde geçiyor. Sınıf kulvar tür farkı...İş farkı.. Kasyopyayla bir gün Kasyopya muadili aynı kulvarda bir şey olursa kıyaslamayı tercih ederim o şu an sınıfında tek başka bir şeyle paralelenemez. Kasyopya kanallama olarak kendi sınıfında tek modern ruhçuluğun zirvesidir... Bunu bugün anlamayanların kendi sorunu..

Bunu okuyup sen karar ver ben kendi düşüncemi söyledim.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Yabancı bir forumda kasyopya celselerinin Ra'nın mesajını çarpıtmaya yönelik negatif varlıkların kanalladığına ilişkin teoriler de vardı mesela. Senin Kasyopya celselerine bu kadar koşulsuz güvenmeni sağlayan şey nedir?


Benim Kasyopya celselerine koşulsuz güvendiğimi öne süren varsayımı tanımlamanın anlamsızlığı

Ben Kasyopya ya koşulsuz güven diye bir cümle kurmadım, ifade getirmedim...

Yukarıda dediğime bir ekleme sunayım. Bize Nazi Almanyasının bir prova olduğu söylendi. Buna en benzettiğim paralel yakın bulduğum şey Ottoman imparatorluğu ..
4 KH ın mutlak fetih anlayışı ve mutlak fetih (cihattan) bahseden beslenen bir din ve onun yapılandırdığı bir imparatorluk.. İnsanların çocukların kaçırılıp asker cariye köle yapılması ve diğerleri...
Yani arada bir paralellik var mı ya da o da bir prova mıydı gibi sorular
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#47
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem
'Kasyopya son noktayı koymuştur' tarzı ... yargılara nasıl ulaştığını anlamadım açıkçası?

Senin Kasyopya celselerine bu kadar ... güvenmeni sağlayan şey nedir?


Buna belki Bozadi yanit vermeli forumu ilk elden o temsil ediyorsa ama ben şöyle düşünüyorum.

din.com (din konuşulur)
islam.com (islam ana başlıktır)
budizm.com (Buda haklıdır geçerlidir orada Buda'yı tartışırız)
taovezenogretisi.com (Buranın ne olduğunu biliriz neresidir ve neden bahseder)
felsefe.com (konumuz felsefedir)

baskalarinahizmet.com
kasyopya.com

Bana göre bura biraz "Kasyopya-com" veyukarıdaki ikisini aynı görürüm.
Bana göre "başkalarına hizmet" adı Kasyopya yı temsil ediyor. RA da ki üç cümleyi geçelim bu kavramı elimize veren, çözmemize aracı/yardımcı olan bilgi aldığımız kaynak o.
Forum Kasyopya düzenli çevirilerini yayınlar. Bozadi onun yıllardır çevirmenidir vs..

Yani durum budur.. Ora buradır. Bura o'dur.
Ben öyle biliyorum da ondan..

Bu eğer diğer forum çoğunluğunu ya da Bozadi arkadaşın düşüncelerini temsil etmiyosa bu benim kendi kendime kendime özgü sorunum hepsi bu. Ben öyle algılıyorum. Burada Kasyopya temelli ve tabanlı buluşup paylaşım yaptığımızı sanıyorum ya da öyle düşünüyorum.

Yani Avcılar Lokalini düşün ve Kırkambarlılar cemiyetini düşünelim bunun gibi burası Kasyopya ortamı sanıyorum..
Yani bunun için bir daha açıklama yapmamam gerekir diye düşünüyorum

Bunu ben mi sanıyorum. Forumun adı ve içeriği yansıtmıyor mu bilmiyorum..

En basit örneği vereyim. İslam dinini bıraktım ama din.com, musluman.com a gidip islamı tartışmam ve Kasyopyayla paralellik addetmeye ugrasmam ,Kasyopya onu yazıyor diye gidip oraya bildirmem ve ora onların öncelikli mekanıdır ..
Mesela islam.com ay da musluman. com a niye o kitabı (Kuranı) o kadar ciddiye alıp kesin/koşulsuz güvendiklerini de orada sormam ya da sorgulamam değil mi?

Bir felsefe ya da karşı din sitesine giderim ya da orada benle tartışmak isteyen bir musluman olursa memnun olurum ama din.com hayır, muslumuna.com hayır

Mesela gidip musluman.com a peygamberiniz kanallamış o kanallık şimdi Laura çıktı o çıktı bu çıktı ,şu da var çıktı. Olay aynı paralel. Gelin bunu tatışalım desem..

Kasoypya tavan.zirve.nokta.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#48
İkinci olarak şunu söyleyebilirim.

Bir gün birileri çıkıp kendi geniş grubuyla birlikte belki bir viya tahtasıyla düzenli oturumlar deneyip 6. yoğunluk BH kanalladığını (ya da 4 ten 7 ye BH ı kanalladığını) düşündüğünü ya da soru cevap trafiklerinde cevap veren tarafın kendini öyle (yani 6.yoğunluk BH varlıkları ve bizim geleceğimiz vb diye) tanımladığını içeren başka bir kanallık yayınlarsa ve onlarda RA ve Kasyopya ve Ple bizdik, aynıyız devamıyız derse ve grup kanallamalarını kendi özel/kişisel soruları dahil sansürlemeksizin ham görüşme kayıtlarıyla birlikte bir internet sitesinden hızlıca güncel yayınlıyorsa ve erişilebilir bir web sitesi, forum vb bir alandan onalara erişebilirse gerekirse gerçek kimlikleri açık yaptıkları iş sorgulanabilir ve kendileri ile de açık iletişim kurulabilirse ve onların tablasına ve oturumuna da konuk olarak oturulabilir ve kendi sorularımızı sorabilirsek emin olalım Kasyopya kanalına eşit/özdeş özen, dikkat ve de yaklaşımla ben onu da okurum
ve eğer ben de aynı güven bağını da kurarsa onlarda RA'dan daha güvenli ya da RA nın söylediği herhangi bir şeye noktayı koymuş olabilir, bunu düzenleyebilir diyebilirim kimbilir
yani Kasyopya özgü değil. Kanallamaya, iş, genele, bilgiye, soru cevap trafiğine bin özgü değişkene özgü güven.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#49
Hatta diyelim 2037 de Kasyopya kanallığı bitti ve 2043 te yukarıda dediğim gibi yepyeni bir kanallık başladı diyelim

Baktık okuduk ve Kasyopyayanın boşluklarını tamamlıyor ve onu daha da ileri götürüyor.

Diyelim ki adı "keçiboynuzu" kanallığı olsun

ve bir üye gelip bize bir konu da: RA onu dedi, Ple buun dedi; Kasopya da onu dedi desin ve biz de çıkıp hayır keçiboynuzu kanallığı var ve yeni bir dediğiyle o işe nokta koydu kabul ediyoruz ve biz öyle biliyoruz kabul ediyoruz demiş olalım

Bu olabilir .

Durum bu..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#50
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

'Kasyopya son noktayı koymuştur' tarzı ... yargılara nasıl ulaştığını anlamadım açıkçası?

Senin Kasyopya celselerine bu kadar ... güvenmeni sağlayan şey nedir?



Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

din.com (din konuşulur)
islam.com (islam ana başlıktır)
budizm.com (Buda haklıdır geçerlidir orada Buda'yı tartışırız)

baskalarinahizmet.com
kasyopya.com

Bana göre bura biraz "Kasyopya-com" veyukarıdaki ikisini aynı görürüm.
Bana göre "başkalarına hizmet" adı Kasyopya yı temsil ediyor.


Yine bana göre bura q'uo.com
Kuran.com
ya da RA.com
birinyayasisi.com da değil ve

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen webadmin

FORUM ÜYELİĞİ KOŞULLARI

Forumumuz büyük ölçüde ruhçu bakış açısıyla bağlantılı çeşitli konuların incelenip yorumlandığı bir forumdur. Ra Bilgileri, Pleiades Bilgileri ve Kasyopya Bilgileri bu forumu oluşturan ekibin temel ilham kaynakları arasındadır.

https://baskalarinahizmet.com/post.asp?method=TopicQuote&TOPIC_ID=310&FORUM_ID=3


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen 4BH

4BH ekibi olarak, 10'ar yıl arayla gelen ra bilgileri, pleiades öğretileri ve kasyopya bilgilerini bir çeşit "üçleme" olarak görüyoruz. kendi aralarında bazı noktalarda uzlaşmaz görünmelerine, bazı ayrıntılarda belirgin şekilde çelişmelerine rağmen, belirli bir büyük resimde eşsiz bir örtüşümleri olduğunu düşünüyoruz ve bu üçlünün oluşturduğu o ortak paydayı temel almak istiyoruz.

bize göre, 6. yoğunluk varlıkları , dünya insanlığının bilgi talebine en net ve derin yanıtları bu üçlemeyle vermiştir. Buna göre kasyopya celseleri, durumun karanlık yönleri ile ilgili gerçekleri "en çıplak" haliyle veren parçadır.

https://baskalarinahizmet.com/post.asp?method=TopicQuote&TOPIC_ID=7&FORUM_ID=5


Yukarıda denenlere katılıyorum. Yukarıda denenin bu forumu temsil ettiğini düşünüyorum ve onun biçin buradayım

ben kuran.com ys da Q'uo.com a gitmediğime göre

yani bura buradır bu sorunun başka bir açıklaması yok.

Kusuruma bakmayın ve lütfen alınmayın kendimce bir iletişim tavrım var diyelim

ve tabi ki sorulabilir sorgulanabilir ve tabi ki yanıt vermekten mutluluk duyarım ama her seferinde tekrar tekrar yeni gelen bir arkadaşın kendi anlamlandırdığı ruhçuluk bakışı ile buranın değerlerini sorgulaması beni açıkçası yoruyor. O zaman mülkiyetin bir anlamı yok, alan adının bir anlamı yok, içeriğin bu açıkalamaların bir anlamı kalmaz. Ben q'uo com ya da başka bir yerde Kasyopyayı tanıtmıyor ya da öncelemiyorum, buranın bu forumun tanımı amacı bu ve bu doğal olan olması gereken bu. Siz buradasınız, buraya hoşgeldiniz.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#51
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Yabancı bir forumda kasyopya celselerinin Ra'nın mesajını çarpıtmaya yönelik negatif varlıkların kanalladığına ilişkin teoriler de vardı mesela.


Onların sorunu... kendilerini ilgilendirir ama aşağıda bir yanıt yazdım...

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Bence LL Research'e göre Laura'nın önyargıları daha yoğun gibi geliyor,dolayısıyla aldığı mesajı Laura'nın da çarpıtma olasılığı yüksek.


Kuran -- Tevrat tahrif edilmiştir (oysa Kuran tahrifli)
LL Reasearh (Bu herneyse) - Kasyopya tahrif edilmiştir.

Bana tanıdık geldi..

Mesajı Laura almıyor!
O viya tahtasında en az 2-3 el var...
3 bölü Laura 4 bölü Laura felan..

LL researh o neyse onun düşündüğü onu bağlar..

Ona teori denmez manipülasyon...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#52
Ra'da Yehova'yla ilgili verilen bilgilerde karmaşıklık ve hatta çelişki olduğuna dair görüş belirtmiştim. Az önce Ra'nın Türkçesinde ve İngilizcesinde Yehova'yla ilgili verilen bilgileri incelerken, Ra'nın orijinalinde Yehova'yla ilgili verilen bir bilginin kitaptan makaslandığını fark ettim. Ve bu makaslama, Yehova'yla ilgili "çelişkili bilgi" meselesini iyice netleştiriyor.

LLResearch ekibinden birinin kurduğu lawofone.info sitesinde, Ra celselerinin bantları dinlenerek, celselerde verilen bilgiler kitaplara aktarılırken yapılan bazı "düzenlemeler" bağlamında çıkarılan bilgi parçaları da celse içeriklerinde veriliyor. Law of One sitesinde Yahweh sözcüğünü araştırırken, bu terimin geçtiği ilk celsenin 16. celse olduğunu gördüm. Halbuki İngilizce ve Türkçe kitapta Yehova teriminin geçtiği ilk celse 17. celse. Anladım ki 16. celsenin 13 no'lu sorusu ve cevabı kitaba aktarılırken "makaslanmış". Yehova adının ilk kez geçtiği o soru-cevap kısmında, Yehova olarak bilinen varlığın Oryon grubu tarafından dünyaya gönderildiği belirtilmiş Ra tarafından. Türkçesiyle:

Alıntı YapEklenti:

SORU: Anladığım kadarıyla Konfederasyon karantinasını 75 bin yıl önce koydu. Peki bunun öncesinde Orion grubu bu gezegenin herhangi bir kısmıyla temas kurmaya... Ne zamandan beri bu gezegenle temas kurmaya çalışıyorlar?

RA: Yaklaşık 45 bin yıl önce bir temas girişiminde bulunuldu. Başarısız oldu. Yaklaşık 2600 yıl önce bu grup bu gezegene bir toplumsal bellek bileşimi varlığı gönderdi. Bu çaba bir ölçüde başarılı oldu ama uzay-zaman sürekliliğinde etkisi azaldı. Sizin ölçümünüzle yaklaşık son 2300 yıldır bu grup tıpkı Konfederasyon gibi hasat üzerinde çalışıyor.

SORU: 2600 yıl önce gönderdikleri varlığın adını söyleyebilir misiniz?

RA: Bu varlık sizin insanlarınız tarafından Yehova olarak adlandırılıyor.


Bu soru-cevap altında yapılan açıklamada, buradaki 2600 ve 2300 şeklindeki yıl bildirimlerinin, Ra tarafından bir sonraki celsede 3600 ve 3300 yıl şeklinde düzeltildiği belirtilmiş.


Kitapta ise Yehova'nın adının ilk geçtiği soru-cevap ve devamı şöyle:

Alıntı YapEklenti:

SORU: Nasıralı İsa enkarne olduğu zaman, Orion grubu onu herhangi bir şekilde gözden düşürmeye kalkıştı mı?

RA: Evet.

SORU: Orion grubunun, onun düşüşünü sağlamak için ne yaptığını söyleyebilir misiniz?

RA: Ne olduğunu genel hatlarıyla anlatabiliriz. Burada kullanılan teknik, diğer negatif eğilimli bilgileri temel alarak yeni öğretiyi onun üzerine kurmaktı. Bu bilgileri verenin adına siz "Yehova" diyorsunuz. Bu bilgiler davranışlar üzerine birçok sınırlamalar getiriyor ve üçüncü yoğunluk derecesinde güç kazandırmayı vaat ediyordu; yani kendine-hizmet özelliklerini taşıyordu.


İlki kitaptan makaslanmış olan her iki soru-cevapta Yehova Oryon KH tarafından gönderilen ve yine Ra'nın Oryon KH kökenli olduğunu söylediği 10 Emir'in de kaynağı olan varlık diye tanımlanıyor. Sonraki kısımlarda bununla çelişkili (Konfederasyon'a mensup pozitif bir Yehova'ya dair) bilgiler de veriliyor. Burada aslında bir çelişki olmadığı, Yehova olarak adlandırılan iki ayrı varlık veya varlık grubu olduğu iddia edilebilir ama bence çok bariz biçimde Yehova ile ilgili çelişkili (birbirini tutmayan) bilgiler veriliyor (veya çelişkili biçimde "alınıyor", dinsel önyargılar ve başka sorunlar nedeniyle).

Çelişki meselesi sadece bu üstte alıntıladığım açıklamalar değil, Yehova'yla ilgili Ra'nın verdiği diğer çeşitli bilgilerde de çok tuhaf, kafa karıştırıcı ve bence bariz şekilde şüpheli, çelişkili veya yanlış birşeyler var ve bence bu yanlışlıkların sebebi ya ağır bir KH saldırısı ya da (veya daha doğrusu bu saldırıyla birlikte) medyum Carla'nın dinsel önyargıları. Bilindiği gibi Hristiyanlık ile Yahudilik arasında önemli bir bağ var. Tevrat ve Zebur Hristiyanlar tarafından "Eski Ahit" olarak Kutsal Kitaplarının bir parçası kabul ediliyor, her ne kadar bununla ilgili bir sürü tartışma olsa da. "Tanrı Yehova" çok önemli bir konu ve basitçe "negatif" diye etiketlenmesi kolay değil pek çok Hristiyan için, anlayabildiğim kadarıyla. Ve işte Ra'da Yehova'yla ilgili (bence) çelişkili bilgiler geçiyor olmasının sebebi de bu konudaki güçlü Hristiyanlık değerlerinin, önyargılarının etkisidir.

Müsait vaktimde Ra'nın Yehova konusunda yaptığı (veya yapıyor gibi göründüğü) diğer açıklamalarda çelişkili olarak gördüğüm diğer hususlara dair de bazı görüşlerimi paylaşacağım.

memed

#53
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Çok enteresan bazı bilgiler/görüşler paylaşmışsın memed. Dikkatimi çekenlerden biri hakkında senden biraz daha açıklama rica edeceğim.

Alıntı YapDinlerimiz de malesef , Sirius ,Plaides ,Orion ve reptil türlerinin ek ve eklentileri vardır.

Alıntı YapDiğer bazı dinlerle birlikte İslamın/Kuran'ın oluşumunda Sirius'lu, Pleiades'li, Orion'lu varlık gruplarının etkisi olduğunu söylüyorsun yanlış anlamadıysam. Bu bilginin kaynağı nedir? Söz konusu varlıkların böyle bir müdahalede/etkide bulunduklarını nasıl anlayabiliriz ve bunu neden yapmış olabilirler?
-----------------------------------

---'' "Şi'râ", bazı Cahiliye Araplarının taptığı yıldız, samanyolunun en parlak yıldızıdır.

"O, Şi'râ'nın Rabbidir" Necm Suresi

ifadesiyle, Allah'ın ( ! ), evrenin yaratıcı ve hakimi olduğu vurgulanmaktadır.

Şi'râ, bazı Arap kabilelerinin şans kaynağı saydıkları, bahtlarını kendisine bağladıkları ve bu sebeple taptıkları en parlak yıldız olarak anlaşılmıştır.

Batı dillerinde yazılan meal ve tefsirlerde, Şi'râ karşılığında genellikle "Sirius" kelimesinin kullanılması da bu anlamdan hareketle yapılmış bir çeviridir. ''--
----------------------------------


--Kur'an da Süreyya ( Plaides ) ve Sirius yıldızına atıflar yapılmaktadır.
Ve bu atıfların hepsi olumlu ve yücelticidir.

--Kur'an ın dili '' biz '' dir. Bu bizler'in her biri medeniyetler için kullanılmıstır.

--Hz İdris ( =Hermes ,Totht ) Kur'an'ın en önemli gercekten yasamıs nerdeyse tek gerçek peygamberidir. Kehf suresi ,Hz İdris'in ,Musa ya kalfalık dahi değil ; çıraklık yaptırdıgı bir suredir.En sonunda Musa yı basından atar .O derece de yüksek bir ruhtur. Allah'ın gönderdiği Musa peygamber ,Hermes'in yanında sadece cıraktır ! Ki Musa yasamamıstır .Amac Hermes'e övgüler düzmektir.Ve tarihte unutulmamasıdır .
Hermes aynı zamanda Simya'nın kural koyucusu ve bu gezegen için yaratıcısıdır.( . HZ. İDRÎS'İN (as) HAYATI
Kur'ân-ı Kerîm'de ismi doğrudan iki defa geçen Hz. İdrîs'in, sıddîk ve sabırlı olduğu ifade
edilmektedir (Meryem, 19/56; el-Enbiyâ, 21/85))


--Mevlana Sirius bilgileri ,Muhammed'den övgü ve sevgiyle sözeder.Tek bir olumsuz sözcük yoktur . Ve hatta '' Tüm Cagların Ezoterik Bilgileri''nde yazar Sirius bilgilerinden hemen sonra Muhhamed'e oldukça geniş bir yer ayırır. Tek olumsuz göndermesi kadınlara olan düşkünlüğüdür ki , o kitap özel bir kitaptır ,Sirius kaynaklıdır.

--Plaides bilgileri 2 kitabında ,neredeyse direk olarak , malesef bu dinleri kafanıza gecirenlerden bir tanesi de bizdik der.

-- Ra bilgileri 'nde Muhammed'den sevgi ve saygıyla sözedip , yüceltir .Özel görevli oldugunu ve ısıktan geldigini belirtir.( İnanıp inanmamak bize kalmıs.Ben yasadıgına dahi inanmıyorken ! )

--Lakerda ,Reptilian bilgilerinde ,dinlerin içine yerleştirilmiş şeytanların aslında kendileri oldugunu , büyük anlaşmazlıklar sonucu ,kendilerine ışıgın efendisi diyenlerin ,aslında insan ile reptil baglantısından hoslanmadıkları anlatılır.Ve bunun zaman zaman dogruluk payı oldugunu da .

-- Buna inanmanızı beklemiyorum. Atatürk Sirius kökenli cok yüksek kademeden özel ,savascı bir ruhtur. Şimdi soracagım soruda lütfen kendinizi kandırmadan yanıt verin : Bu gezegen yönetimi ,sevk ve idaresi ile denetim ve egemenlik üzerine kurulu .Bu dogru mu ? Yani bu gezegene hakim olanların ,geçmişte ,istemedikleri hiçbir şeyi plana dahil etmediklerine eminiz.Bir adam tüm dünya cografyasını değiştirdi ve sisteme baskaldırdı .Bunun yukardan direk yardım ile yapılmayacagını hepimiz biliriz. Aynı Kasyopyalıların Sezar'ı gibi.Sirius varlıkları bu gezegenin öncelikli müdahil ve idarecileridir.Ruhsal gelimimizde bas sorumlulardır.Kur'an ve Atatürk aynı kökenden gelir .Birbirine zıtmıs gibi görünen iki güç.
Ölürken söyledigi ''Ve aleyküm esselam '' da bunu dogrular.

--Kur'an sürekli ,içten gizli gizli Reptillerden sözeder. Onların dünya hakimiyetine ,kıyamete kadar izin verildiginden ama kiyamette ise , secilmişlerin ,tanrı katında ,tanrı ile beraber olacagından söz eder .Şimdi en yukarda ki "O, Şi'râ'nın Rabbidir" sözünü tekrar tekrar düsünün lütfen .

İlk planda aklıma gelenler sadece bunlar.Daha önce de söyledigim gibi ,simya sürecinde beni en fazla zorlayan ,kabullenmemin en zor oldugu konulardan biridir.

Bu gezegen bir habitat alanıdır.Bu gezegen de özgür irade denilen sey ,bize ait olan degil ,öncelikle üst boyutlardan yapılabilecek herşeyin '' iyilik ve kötülük tanrıdandır '' ifadesi geregi bizi sevk ve idare edenlerin özgür iradesidir. Bu kelime korkunc yanlıs anlasılan bir ifadedir. Büyümemiz ve gelişmemiz için ,bu gezegene bir cok olumsuz diye niteleyebilecegimiz şeyler yerleştirilmiştir. Deney geregi ise ,yaratıcılarımızın koydugu hersey mutlaka amacına ulasacak da değildir.
Onlar da hata yapar ya da hata dediğimiz seyler ,gelişimimizin o aşamasında bilmedigimiz ruhsal gelişimler katabilir.

İslam cok karmasık bir olgudur.
Örneğin eski mısır ,osiris öğretileri ,islamın içine ,yine eski mısır kültüne ait olanlar tarafından derin bir biçimde tasavvuf ve alevilik ile yerleştirilmiştir.Çünkü İslam orduları ,mısırın kapısına dayandıklarında söyledikleri : Ya bize tabi olacaksınız ya da yok olacaksınız zorlamasıyla ,eski mısır rahipleri ,islamın içine sızmıs kendi öğretilerini de yerleştirmişlerdir.

Konu cok uzun.
Ben kendi adıma bilgilerimin dogrulugundan eminim. Ve tek tanrılı dinler ,bizim tüm yaratıcılarımızın ,birbirlerine düsman olsa dahi ,bizim basımıza söyle ya da böyle gecirdikleri bir cuvaldır. Bu da onların karmalarından biridir.

Not : buraya video eklemem mümkün mü ? Youtuba dan silinmiş olan Lakerda Reptil videosu ,mutlaka önyargısız izlemeniz gerektiğini düsünüyorum.Çok yararlı olan '' Puzle '' için boşlukları mükemmel dolduruyor .

memed

#54
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Bu arada, "Atatürk'ün Sansürlenen Mektubu" adlı bir kitabın tartışması geçmişti forumda. Atatürk'ün elyazısının görüntülerini de içeren kitaba göre bu mektupta Atatürk Hz. İsa'nın tarihsel bir gerçekliği olmadığını, havariler tarafından "yaratıldığını" söylüyor (mektubun asıl konusu bu değil tabi).

K'lar uzun süre hakkında pek çok bilgi verdikleri (ve dolayısıyla varlığını doğruladıkları) "İsa" hakkında, daha sonra "aslında öyle biri yaşamadı" şeklinde bir açıklama yaptı ve başlarda bu bilginin hemen verilmemesinin nedeni olarak, özellikle celseler öncesi süreçte ve celse sürecinin de bir kısmı boyunca güçlü Hristiyan eğilimleri olan Laura'nın öyle bir bilgi/iddia karşısında bu çalışmadan vazgeçebilecek olma ihtimali gösterildi. Yani eğer K'lar daha en baştan "Hz. İsa diye biri yaşamadı" demiş olsaydı, Laura'nın dinsel değerleri (ve önyargıları) nedeniyle bu bilgi bağlantısını bırakma ihtimalinin yüksek olduğu söyleniyor anladığım kadarıyla ki bunun hiç de yabana atılmayacak bir açıklama olduğu düşünüyorum.

Hz. İsa diye birinin yaşamadığına dair iddialara o celseden daha öncesinde de rastlamıştım ama çok ilgimi çekmemişti açıkçası. Ama sonra celselerde de konusu geçince ve biraz araştırınca, bu iddianın son derece ciddi bir iddia olduğu sonucuna vardım ve Atatürk'ün de bu yönde bir açıklaması olduğunu öğrendiğimde adeta şok olmuştum. Buna dair bazı kitaplara ve belgesellere de gözattım. Sonuç olarak, aksi yönde güçlü kanıtlara rastlamadıkça ben de bu görüşü paylaşıyorum. Yani anlatıldığı şekliyle Hz. İsa diye bir peygamberin hiç var olmadığı görüşünü benimsiyorum.

Bu bağlamda düşündüğümde, Ra Bilgilerinde Hz. İsa hakkında tıpkı K'ların uzun bir süre yaptıkları gibi varlığını doğrulayıcı beyanlarda bulunulmuş olmasını, özellikle medyum Carla'nın çok yoğun olduğu apaçık olan dinsel (Hristiyan) önyargılarıyla yakından bağlantılı olarak görüyorum. Ra eğer Hz. İsa diye bir şahsın yaşamadığını söylemiş (bunda ısrar etmiş) olsaydı sanıyorum ki Carla bu bilgi bağlantısına medyumluk yapmaya devam etmezdi. Bağlantının sürdürülmesinin faydasının büyüklüğü ile kıyaslanınca, İsa diye birinin yaşamış olmasının veya olmamasının çok önemli bir mevzu olmadığı sonucuna varılabilir. Kaldı ki sadece Ra'yla bağlantı kuran ekibin değil, Ra Bilgilerinin hitap ettiği esas batılı kitle için de Hristiyanlık değerleri genellikle çok önemli olduğundan, sadece Carla değil, alıcı kitlenin ciddi bir kısmı da bu bilgi kaynağına şiddetli bir olumsuz önyargıyla bakacaktı çok muhtemel olarak.

Ra Bilgileri'nde (ve aslında bu tür herhangi bir kapsamlı ve genele açık bilgi kaynağında) hiçbir yanlış, eksik, çarpık bilgi olmadığı düşüncesinin/beklentisinin gerçekçilikten uzaklığına dikkat çekmek istedim. Kaldı ki, daha önce de konusu geçtiği gibi Ra Bilgilerinin bizzat kendi içinde de bilgi iletiminde aksaklıkların, çarpıklıkların, yanlışıkların olduğu bizzat Ra tarafından da söyleniyordu / kabul ediliyordu ve üstelik bu yanlışlıkların tamamının konusunun/tartışmasının geçmemiş olması da son derece muhtemeldir çünkü bunlar üzerinde odaklanılması, alıcı grubun moralini bozacaktı. Yeterince büyük bir fayda söz konusu olduğunda, bazı daha küçük ölçekli zararların göze alınması son derece makuldür ve Ra Bilgilerinde böyle "zararlar" (yanlışlar) olmuş olması ama celselerde bunlar üzerinde pek durulmamış olması da son derece doğaldır.

K'lar "Terazi'ye özgü dengeleme hareketi, yapısı itibariyle, bir miktar kandırma içermek zorunda." diye birşey söylüyor. "Terazi burcu"na dair bir özellikten bahsediliyor ve "dengeleyicilik eğilimi, yapısı gereği bir miktar aldatma/çarpıtma içermek zorundadır" gibi bir anlamı var. Yani rehberliği veren taraf, rehberliği alan tarafa bilgi verirken, amacını gerçekleştirme sürecinde bir miktar aldatma/çarpıtma yapmak zorunda kalır. Bu tıpkı anne-babaların çocuğun eğitim sürecinde bazen çocuğa "beyaz yalanlar" söylemek zorunda kalması gibi. Çocuğun kendi iyiliği için. Özellikle Hristiyan bir çocuk açısından düşünülecek olursa, Noel baba hakkında soru soran çocuğa "Noel baba diye biri yok aslında." deyip çocuğu üzmenin gereği yoktur. Çocuk inanmışsa ve bu inancından fayda görüyorsa (tersini söylemek faydadan ziyade zarara neden olacaksa), hayali birşeyi gerçekmiş gibi kabul etmeniz doğal ve kaçınılmazdır.

Ra Bilgilerindeki (ve kısmen K bilgilerindeki) "Hz. İsa" meselesi de böyle bana göre, mevcut bilgi ve inancıma göre. Üstelik Ra Bilgilerinde (ve yine K bilgilerinde), alıcı ekibin ve aynı zamanda alıcı "kitlenin" inançları, beklentileri gereği çarpıtılmış tek bilgi örneğinin Hz. İsa olmadığından da eminim. Ama bu durum bu bilgi kaynaklarının paha biçilmez değerde olduğu gerçeğini değiştirmiyor kesinlikle.



---------------------------Bozadi bu muhtesem bir benzetme olmus. Dinler de bu şekilde ,tüm yaratıcılarımızın bir oyunu ve ruhsal gelişim programında bir gereklilik oldugunu düsündükleri ama şimdi ki bize acıklayamadıkları bir olgu. Sahiplenmiyorlar ama zamanında insanlıga dayattıkları ve sürü halinde etkileyebilecekleri bir şey olarak görmüşler.

memed

#55
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

Ben sana bir 19 mucizesi anlatayım.

Laura bu celselere ,kendi celselerine, tam 19 yıl dikkatle baktı ve tam 19 yıl sonra bir soru sorabildi. İsa diye biri gerçekte yaşadı mı?

Eminim Laura da celselerine, kendi kanallığına, yaptığı işe ,aldığı veriye bu süreçte güveniyordu ama İsa'ya Hristiyanlığa inanıyordu ve Hristiyan ahlakıyla yetişmiş/yetiştirilmiş bir hristiyandı. Kilisesini Paleo Hristiyanlık olarak tescilledi ve kendini Paleo Hristiyan Şamanı olarak betimledi.

Buna inanç diyoruz. Vurgu yapılmayan bir kaynakta Pleiades ya da Şafağı Getirenler ve onlar orada eski paradigmalarınız diyorlar.. Eminim hepimiz dinsel, dinsel newagesel vb/vs bir çok inançtan zor ve mücadeleli bir süreçle zaman içinde ayrılabildik ve kopabildik çünkü bu bir cümle bilgi almayla bir gün de olmuyor.

Kuran'ın yazarlarını nasıl yazıldığını derlendiğini bilmiyoruz. Kuran bu saatten sonra 19 üzeri 19 ( hatta ondokuzun ondokuzuncu katının ondokuzuncu katı kadar) sistemli sistem içerse yarın ne olacağından başlayıp herşeyi yazsa içinde beş yeni dil on yeni şifre/şifreleme çıksa ve bunlar çözülüp uzayın ve evrenin haritası ve tüm yıldızların koordinatını ve daha fazlasını vs içerse yine de gözümde Kasyopya yorumumla içeriği yukarıda yazdıklarımdır.....


--------------------------------

Size katılmamak mümkün mü ? Ben bu gezegende iyi bir birey olursam ,cennette memeleri yeni çıkmıs genc kızlar sunacak bir yaratıcı ne korkunc bir şeydir.

kerem

#56
Atatürk'ün hayatındaki 19'lar hakkında ne düşünüyorsun peki memed? Bu da bir planın parçası mıydı,hedefleri ne idi?

memed

#57
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Çok enteresan bazı bilgiler/görüşler paylaşmışsın memed. Dikkatimi çekenlerden biri hakkında senden biraz daha açıklama rica edeceğim.

Diğer bazı dinlerle birlikte İslamın/Kuran'ın oluşumunda Sirius'lu, Pleiades'li, Orion'lu varlık gruplarının etkisi olduğunu söylüyorsun yanlış anlamadıysam. Bu bilginin kaynağı nedir? Söz konusu varlıkların böyle bir müdahalede/etkide bulunduklarını nasıl anlayabiliriz ve bunu neden yapmış olabilirler?

----------------------------
Aklımızda hep tutmamız gereken bilgilerden bir tanesi de şudur :

Dünya habitatı , yaklasık 12 uygarlıgın ,kendilerinden DNA vs moleküler eklenti sundukları bir plandır.
Bu plan ilk basta kardesce giden bir anlaşmadır. Yani tohumlamalar ,gen transferleri ve galaksiler arası bir habitat alanı yaratma ve tür deneylerinin yapıldıgı bir yerdir.
Sonrasında ise planı kendine mal etmek ve buranın egemenliğini tek basına almak amacıyla 309.000 yıl önce ,dalga ile beraber, 4. boyuta yapılan bir çeşit askeri müdahale ile deneyin yönü değişmiştir.

Şuanda halen deneyin ucu acık görünmektedir ve 309.000 yıl önce oldugu gibi ,bu sefer cok daha ciddi bir kölelik olasılıgı bizim planımızda halen devam etmektedir.

Bildigim kadarıyla dinlere neden gerek duydukları çok karmasık bir konudur.

Çünkü basarılı da olmamıs ve KH 'in ekmeğine yag sürmüştür . Atatürk ,bu cografyanın ortadogu bataklıgından uzak kalması , 2000 li yıllar geldiginde insanların aydınlıga daha yakın olabilmesi ,sorgulayabilmesi ve yükselmeye yardımcı gelecek görevli ruhların bu cografya da doğabilmeleri amacıyla gönderilmiştir ( Bence) .

Dinlerin amaçlarını anlatabilmem cok zor.Çünkü size net bir kanıt gösteremem .
Sadece seziyorum ,biliyorum .

Bir olgu ile ilgilenirken ,soguk kalmak,etki tepki mekanizmasından uzak durmak cok zorlu bir süreçtir.
Malesef hepimizin , insanlıgın gecmişi ile ve özellikle dinler ile barısması gerekiyor . Ben hayatımın hiçbir döneminde inanmamıs birisi olarak ,bu gezegende kendime koydugum ve simya ile ugrasmak zorunda kaldıgım ve bunu kur'an sız yapamayacagımı anladıgım ve cok zorlandıgımı ifade etmek zorundayım.

Kur'an la yüzleştiginiz zaman , İNSAN ile yüzleşirsiniz ve insanın yaratıcıları ile yüzleşirsiniz.

Baska bir konu baslıgı altında bunu da içeren 65 milyon yıl öncesine uzanan bir hikaye anlatmak istiyorum.Çünkü bizlere anlatılmayan çok çok fazla sey var ve puzle ın parçalarını bir araya getirmek cok cok zor.

memed

#58
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Atatürk'ün hayatındaki 19'lar hakkında ne düşünüyorsun peki memed? Bu da bir planın parçası mıydı,hedefleri ne idi?

---------------------------

Kendi bildigim ve ögrendigimce Atatürk hakkında aralara bişiyler serpiştirdim. Eğer biliyorsam ya da bildigimi sanıyorsam , daha spesifik sorabilirsiniz .Sordugunuz soru zaten yukarda,yazdıklarımda var gibi geldi bana .Eksik kaldıysa ya atlamısımdır ya da bilmiyor da olabilir.

Ben hiç bir şeye inanmam ama tesadüflere de inanmam :19.5.1919

Atatürk'ün hayatından tarih ve sözlerin, 19 ile bağlantısı hakkında da bâzı örnekler:

Doğum tarihi: 1881 (19x99).
1881'de yani 19. yüzyılın bitimine 19 yıl kala doğmuştur.
1900'de 19 yaşında Harbiye'ye girmiştir.
Ölümü 1938'de (19x102) 57 (19x3) yaşında gerçekleşmiştir.
1919'dan 19 yıl sonra ölmüştür.
Doğum ve ölüm yılları (1881 ve 1938), 19 sayısının katlarıdır.
İstiklâl Harbi'nın başlangıcı kabul edilen Samsun'a çıkması hadisesi 19 Mayıs 1919'da gerçekleşti.
Cenaze töreninde 19 notalı 19'uncu Chopin marşı çalındı.[16]
Mareşal ve Gazilik unvanını 19 Eylül 1921'de aldı.
Çanakkale Savaşı'nda 19'uncu fırkayı (tümen) kurmuş ve komuta etmiştir. Ayrıca 38'inci (19x2) piyade alay komutanlığı ve 57'nci (19x3) piyade alay komutanlığı yaptı.
Atatürk'ün söylediği veciz sözlerinden "Ne Mutlu Türküm Diyene" ile "İstikbal Göklerdedir" 19 harftir.
Büyük Nutuk'un sonundaki Türk Gençliğine hitabesi de başlangıç cümlesiyle beraber 19 cümledir.
İsminin ve soyismin harf sayısı: 19'dur: "Mustafa Kemal Atatürk."

gerçek tosun paşa

#59
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen memed

K'larda gecen bir diyalog :

S: (L) Diğer bir deyişle, eğer normal insanlar bir araya gelip bu çeşitli patolojik inanç sistemlerini ve dinleri, "senin gerçeğin" "benim gerçeğim" gibi şeyleri aşmazlarsa, gezegenimiz ve türümüz için bir ümit kalmayacak, öyle mi?

C: Evet. Tüm bunlar, dünyayı bir cehenneme çevirip yönetimine geçmek isteyen üst boyutlardan efendilerinin etkisi altındaki patolojik tipler tarafından yaratıldı ve yayıldı. Rüyalarında göremeyecekleri kadar başarılı oldular. İhtiyaç duyulan şey, pek çok insanın yüksek merkezleriyle doğrudan bağlantılar kurmaya başlaması. Bu şimdiye kadar "çalışma" ile yapıldı ama bu süreci hızlandırmak ve ihtiyaç duyulan yardımı sağlamak için başka yöntemler var.

-------------------------------------------

Dinler insanlıgın basına gecirilmiş bir cuvaldır.Bu gercek ,ancak dinler ya da kitapları, gerçek yaratıcının elinden çıkmadıgı gibi, tamamen insanlıgın yarattıgı
bir bilgi de değildir. ( Din baska şey ,dindar baska şeydir.Dine inanan birisi de ,belki görevli oldugu için ,belki içerigini yumusatmak için özel görevli dahi olabilir.Yani kimin kim oldugunu asla bilemeyiz ve yargılayamayız .)

Dinlerimiz de malesef , Sirius ,Plaides ,Orion ve reptil türlerinin ek ve eklentileri vardır.

Geçmiş ,gelecek üzerine aktarılan bilgiler ile derlenir.Yani geçmiş ,gelecek tarafından dizayn edilir.Ve bir dolu zaman - mekan dolanıklıgında coklu evrenler yaratır..
Bunu anlamak cok önemlidir.
Dinler geçmişe yöneltilen hologramlardır.
Ben kendi adıma Muhammed diye birinin yasamadıgına eminim.Ve Musa'nın ve hatta İsa'nın.


Rakamlara gelecek olursak , bu boyutta yapacagınız her işte ,ritüellere özen göstermek ve onları toplum nezdinde dikkat cekici bir biçimde kullanmak zorundasınızdır.
Örneğin 11 Eylül olayları bir ayindir , bu ayinin tüm rakamları özenle seçilmişlerdir.( ucakları 19 hava korsanı kacırdı gibi.En son 7 numaralı FBI binası ,olaydan 7 saat sonra çöktü !! gibi )
Bilirsiniz bu 19 meselesi Atatürk içinde cok dillendirildi ve onun hayatında ki 19 lara baktıgım zaman dehşete düşüyorum.

Tuhaf olan ise , Kur'an'ın yazımında etkili olan medeniyetlerden bir tanesi Sirius'ken , bu gezegene gönderdikleri bilge varlık Kur'an düsmanı nerdeyse ...( İsteyen olursa Atatürk'ün Kur'an ve Muhammed hakkında ki agır ithamlarını ,kendi el yazısı metinleri paylaşabilirim. )
Dinler cok cok karmasık ve sürüncemeli bir konu.

Diyelim siz bir din yarattınız ,gelecekten gecmişe bir holografik eklentiyle , diğer karsıt uzay medeniyeti grup, işin içine girip holografik bir eklentide onlar sokabilir.Ve yarattıgınız din tamamen satanizme bile yönlendirilebilir .

Dinlerin özleri kabul etmeseler bile hem KH hem de BH ler tarafından manipüle edilmiştir.
Örneğin dinlerin minicik amaclarından birisi de , yasayan zeki türün frekans değerlerini düşük tutarak , insana daha da musallat olması beklenen güçleri uzak tutmaktır.
Ve sahiplerimizin , bizim tanrı geni denen ama aslında inanç ve tapınma geni diyebilecegimiz DNA mızda ki açıklıktan yararlanma istegi duydukları için .

Şu anda ki Plaides ve Sirius'luların bizimle ilgilenmelerinin nedenlerinden biri de ,insanlıga karsı yapılan ve bu evrensel etik degerlere uymayan '' karma''larını gidermektir.

Bu gezegende eli kirlenmemiş,etik degerlere aykırı şeyler yapmamıs tek bir medeniyet dahi yoktur !

Konuyu açtıgınız için teşekkür ederim Kerem :)



Bence net alkışlık bir cevap, harika eline sağlık.

Tüm katılım gösteren arkadaşlar da konuya derinlik katmış.


Kısaca söylemek gerekirse RA ile Kas. celseleri arasında bence bu kadar büyük bir fark yok. Fark olduğu sanılan yerler bile dikkatle incelenirse aynı noktaya referans verebiliyor. Bunun sağlamasını kendimce yıllar önce yapmıştım.

Yine bozadinin yaklaşımı kerem için güzel bir noktayı aydınlatıyor bence.

Gezgin konusunda dikkat etmeniz gereken bir nokta var. Öncesinde BH varlıklarıyla doğrudan bir iletişim kurabilmek için zaten gezgin olmanız gerekir. Gezgin olmayan biri sadece KH ile doğrudan iletişim kurabilir.

Her gezgin yüksek vazifeli bir varlık değildir fakat her yüksek vazifeli varlık bir gezgindir.

Bana kalırsa nasıl Nasıralı İsa gibi çeşitli pozitif kutuplu varlıkları referans alarak bir İSA anlatımı ortaya çıktıysa, RA'nın bahsettiği Muhammet'te pekala alternatif bir karakterin betimlemesi olabilir.

Örneğin; Atatürk gibi kimselerin 4BH varlığı olma ihtimali her zaman yüksektir. Buna Einstein gibi iz bırakmış, fark yaratan kişiler de eklenebilir. Enerji kullanımı açısından daha uygundurlar. Yönelim ve kararlılıkları daha enerji açısından tazedir. 6Y varlıkları bu işler için pek kullanılmaz daha sıradan yaşamlara reenkarne olurlar. Çünkü bedene çok düşük bir miktar enerji yüklemeleri gerekir. Etkin bir 6Y varlığının reenkarne olarak gücünün çok çok azını bile kullanabilecek olmasını muhtemelen beden kaldıramaz ve bir nevi patlar :) Bunun gerçekleşmediğini düşünürsek bile özgür iradeyi delecek büyük bir hile(hack) olacaktır.


Şimdi numaralar filan gerçekten pek önemli değil. Yukarıda anlattığım matematik daha önemli geliyor bana.

Muhtemel BH varlıklarının karakter analizleri üzerinden matematik yaparsak daha iyi anlaşılabileceğini düşünüyorum.

İsa, Atatürk vs. nasıl karakterler? 4BH olarak New Age zırvalıklarına benziyorlar mı? Yoksa gerçekten oldukça katı ve uçuk adamlar mı?

Ben şunu yıllardır söylüyorum şu an Atatürk yaşasa bir çok Atatürkçü muhalif kendisini asla sevmezlerdi.

Bakın fazla sükut duranın ağzına ağzına vururlar :) Mesele her zaman tercih edebilecek güce ve iradeye sahip olup bir şekilde karar alabilmektir. Yoksa hayvanlar da bir açıdan bakınca karar alabiliyor yalnızca bizim algıladığımız şekilde bir mantıkla değil. Sürekli söylediğim KH-BH yolu aynıdır tek farkı tercihler belirler dememin bir sebebi de budur.

Özetle ben baş yaratıcının kitap gönderme, peygamber gönderme gibi bir derdinin olduğunu düşünmüyorum fakat bu yüksek planların bir şeyleri gözden kaçırabileceği anlamına gelmemeli. Bizim gezegenimiz de dahil olmak üzere tüm varlıklar kendi istek ve arzuları noktasında bir frekansta titreşiyorlar ve bu titreşim de muhtemel koşullar için bir referans noktası oluşturuyor. BH olmanın özgür iradeyi asla delmemek olduğunu da unutmamak gerekir fakat KH varlıkları karmik olarak kar-zarar oranlarını hesaplayıp bunları kendi çıkarları doğrultusunda manipüle ediyorlar.

K.ların dediği gibi insanlık bu tercihi yaptığı için bu düzeni yaşıyor ve genel kitle bundan çok memnun, memnun olmayanlar da kabullenmiş ve alternatif idealler geliştiremiyor-gerek duymuyor.