Kanallık Çalışması

Başlatan kerem, 21 Ağustos 2022, 00:40:36

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kerem

Merhaba,daha önce'kanallık'la ilgili direkt veya çok yakından tecrübesi olan var mı? Yahut böyle bir merakı/niyeti olan? İçinden çıkamadığım spesifik sorunlar beni evrenin bi yerlerinde rezone olabileceğim birilerini/varlıkları bulma ve iletişim kurma arayışına getirdi.Bu işler tabir-i caizse çocuk oyuncağı değil,bunun farkındayım fakat hayat sizi öyle bir noktaya getirebiliyor ki elinizdeki her şeyi ortaya koyup belli bir eşiği zorlamanız gerekiyor. Nereden başlanır,napılır hiçbir bilgim yok(teorik olarak var sadece),bi yerlerden burada birileriyle ortak bir şey,bir ipucu,bir yol gösterici bulunabilir mi o niyetle yazıyorum. Konuyla alakalı yorum yapmak isterseniz de yazabilirsiniz.
Sevgiler

Tgur

#1
Dostlarımızın her taze isteği mazide olanları süpürür,bence ağ çalışmasının özündeki maksat budur ,zira her an açılmakta olan zihnimizi bilgilerle yoğurmamız gerekli,

kerem dostumuzun bu isteğini duyunca yine tekrarlardayım diye evvel çekindim ama eski yazdıklarımı bakınca GTP dostun sözüne cevaben bu konudaki şu hususu aktarıyorum ve sonra Kanal hakkında düzenlediğim yazıyı "tekrar" belirtiyorum ,

"Evet dostum ben de böyle bir tesbiti bekliyordum, tekrarların sıkıntısı,bunun mekanizması için bir şeyler söylemek lazım,

Tekrarların bir nevi dayatma haline geldiğini ve ritüeller yoluyla KH a bir enerji aktarımı olduğunu biliyorduk,

"C: Öğrenme sürecindesin; "Ritüel yapmamanız iyi" dediğimizi hatırlıyor musun?
S: (L) Yani gücün bilgiden geldiğini ve asıl önemli olanın ve korumanın bilgiyle sağlandığını söylüyorsunuz.
C: Aynen öyle. Bu çok ama çok önemli.
S: (L) Alexandra David Neel, bir lamadan alıntı yaparak, kendi zihinlerimizin çocuklarına ve başkalarının zihinlerinin çocuklarına karşı, üst seviyeli negatif varlıklarca yaratılmış olabilecek düşünce kalıpları gibi şeylere karşı dikkatli olmamız gerektiğini söylüyor. Eğer böyle şeylerin var olduğunu kabul etmezsek gene de bizi avlayabilirler mi?
C: Ritüellerdeki enerji doğrudan Kertenkelelere gidiyor.
S: (L) Tanrı adına yaptığımız dualar bile mi?
C: Dua etmekte bir sakınca yok. Organize din, ritüellere neden saplantı derecesinde önem veriyor sanıyorsunuz?
S: (L) Aynı şey şamanistik uygulamalar ve benzer şeyler için de geçerli mi?
C: Aynen.
S: (L) Havuzumun tekrar temiz hale gelmesi nasıl oldu?
C: Kendi enerjini tekrar topladın.
S: (L) Yani ritüellerle bir ilgisi yoktu?"

Buradaki tekrarların ritüel şeklinde kendine yol yapmış KH uygulamasının mahzurlarını anlayabiliyor muyuz

Ritüel bazı maddeler ile ortamı doldurmak veya tekrarlanan özel hareketlerle istenilenin gerçekleşmesini ummak yani sınırlı bir halde beklentinin her şeyi çözeceğini düşünmek ve o bilinçte takılı kalmaktır, yaptığınız uygulama her şeyi halledecektir arzulu düşüncesi, bunu ben ritüeli ilahlaştırmak olarak da izah edebilirim ritüeli yap o iş bitmiştir ve hayatındaki diğer takıntılı yaşama dön..

Soygun insan aldatma ve kumar paraları ile gerçekleşen islami ritüelleri yapanları düşünün

Yalnız bazı mantra dediğimiz unsurlarla yapılan meditasyon bunun dışında tutulmalıdır, o işte 3Y illüzyonundan sıyrılıp zihni sakin bir şekilde üst bilgileri alacak vaziyete sokmaktır,

Kanaatim bu yaptığım tekrarlarla bir ritüeldeki devam eden bir dayatmayı değil zamanla açılmış/açılacak bir bilinçle evvel fark edemediğimiz örtülü geçtiğimiz kısımlardan yeni yorumlarla yeni bilgiler üzerinde farkındalık olayları sağlamak ,bu yönden gerektiği zaman yine tekrarlara baş vuracağım ,hiç kimse bir şey fark etmezse bile ben o altın arayıp bulmuş gibi yeni bilgi mücevherleri yakalıyorum ,

GTP dostum, şu sıkıntı veren tekrarlardan ve yukarıdaki tekrarımdan bak ne yorum çıkardık oysa şahsen 20, 30 defa okuduğum bölümde bu kısmı hep öylece geçmiştim üzerinde fazla düşünmeden hatta ritüeli karaladığı için biraz da kızarak, çünkü vaktiyle çok ritüel yaptık,

Tekrar söylemek istiyorum bunlar benim şahsi kanaatlerimdir hiç kimseyi bağlamaz ,kopyala yapıştır yoluyla adeta yazılı düşünüyorum ve siz dostlardan hayır bu öyle değil ben şöyle yorumladım şeklinde cevaplar da bekliyorum,

Bu arada belgesellerin ve özellikle altın arayıcıların maceralarının neden çok ilgimi çektiğinin de sebebini buldum adamlar toprağı tekrar tekrar kazıp işleyerek altını buluyorlar,

Sonuçta ilgine ben de teşekkür ederim kardeşim.."

******************************************
Şimdi ise kanal hakkında tekrar;

https://www.baskalarinahizmet.com/index.php?msg=29421

Qui-gon jinn

#2
Sevgili Kerem, kanallık vasıtası ile yüksek seviyedeki varlıklardan bilgi ve tavsiye arama ve alma isteğini takdirle karşılıyorum ve şimdiden bu yönde yapılacak tüm girişimler içinde yüksek başarılar diliyorum.

Hatırladığım kadarı ile bu forumdaki dostlar buluşmalarda esnasında tabla vasıtası ile böyle girişimlerde bulunmuş ama maalesef bir sonuç alamamışlardı ama tabii bu hiç de sonuç alınamayacak değil elbet. Laura örneğine bakarsak kendisi uzun yıllar denemelerde bulunmuş fakat o da bir yere kadar sonuç alamamıştı, lakin denemelerinden vazgeçmemiş ve bir yerde başarı sağlabilmişti. Tam bu işler nasıl oluyor bilgim kısıtlı bir düzeyde ama anladığım kadarı ile sanırım çalışmaya katılanlar arasından en az bir kişinin kanallık yapabilecek yeteneğe sahip olması halihazırda gerekli gibi duruyor. Benim verilen bilgilerden edindiğim izlenim bu yönde ama yanılıyor da olabilirim, emin değilim.

Neyse artık, fakat bir de bence dikkate alınması, üzerinden atlanılmaması gereken çok önemli bir nokta var ki, o da şudur; kanımca nihayetinde burada asıl mevzu her zaman kendi hakikatimize uyanmamız ve artık böyle bir ihtiyaca hiç gerek duymayan bir seviyeye gelmemizdir. Elbette yüksek seviyeli varlıklardan bilgi ve tavsiye alabilmek önemlidir, lakin önceki tüm örneklere baktığımızda sizde görüyor olacaksınızdır ki, verilen tüm bilgi ve tavsiyelerin nihai noktası varlığın kendi gerçeğine uyanması yönünde olmuştur hep. Varoluşta derslerimizi bizim yerimize anlayacak, öğrenecek hiçbir varlık yoktur diye düşünüyorum. Eğer aklımızın varolan herşeyi temsil ettiği bilgisine inanılıyor ise tüm cevapların aslında kendi içimizde mevcut olduğuna ve herşeyden önce en önemli önceliği buna, kendi hakikatimize vermeniz gerektiğine de katılınıyor olduğu düşünüyorum...Tekrardan başarılar diler, sevgilerimi sunarm.

fidelista

#3
Bu işler merak heyecan için yapılacak işler değil,kader ve misyon işi başarılı olamazsınız,bu cabanizda sizi destekleyen bir grubunuz olması lazım hem de sprituel boyuttan yardımınız olması lazım,gerçek bir iş çıkarmak için belki bir çok yaşam hazırlık gerekir,sonrada KH ile ugrasacaksiniz.

kerem

#4
Yorumlarınız için teşekkürler arkadaşlar.
Bu forumda bu tarz bi çalışmanın yapılması heyecanlandırdı beni Qui,bilmiyordum.Böyle bir arayış bir ihtiyaçtan doğuyor en nihayetinde. Birileri susuzsa ve bu susuzluk eldeki kaynaklarla giderilemiyorsa,o kişi eline tası alıp kapı kapı gezmeye başlıyor,doğanın/hayatın kanunu bu. Üzerine dar gelen gömlek er geç yırtılır,ya da susayan kişi ya ölür susuzluktan ya da onu giderene kadar her yolu dener. Bu da bu hesap işte,Ra'nın terimiyle birer'katalist'bu tarz olaylar.
Böyle bir yola çıkar mıyım,çıkamaz mıyım bilemem,her şey evrenin/tanrı'nın izin verdiği ölçüde oluyor,kişisel arayışlar cevaplanmak zorunda değil.
Yine fidelista'nın belirttiği gibi KH saldırısı meselesi de var olayın içinde,bu tarz çalışmaları bırakın,hiç böyle bir organizasyonun ucundan bile geçmeyen nice 'gezgin'var muhtemelem bu gezegende,kimsenin adını bile duymadığı.KH etkinliği onların da üzerinde bu kaynakların belirttiğine göre,saldırı her an her yerde belki,sadece bilincinde değiliz.
Öte yandan belirttiğim gibi,bu bir hevesten öte bir zorunluluk,depresyondan yorgun bi bedeniniz ve ruhunuz varsa bırakın kanallığı,evden çıkmaya bile zor takat bulursunuz,öte yandan cevapları bulma arzunuz öyle bi seviyeye gelir ki,zor bela yardım istersiniz tüm bitkinliğinizle bulabildiğiniz herhangi bir yerden/kaynaktan.
Velhasıl elinde henüz yeni indiği bir kentte bir kent haritası alarak ile başlamak ve bu kentte gezerken kaybolmamak,yahut enerjisini toparlamak için birtakım arkadaşlar bulmaya çalışmak benimkisi. Bu kentte kaybolanlar da oldu geçmişte,yolunu bi şekilde bulanlar da. Sonunu kestirmek mümkün değil ve asla ve asla keyif/merak amaçlı içinde olunabilecek bir durum da değil.İhtiyaç meselesi.

Qui-gon jinn

#5
Susuzluk deyince aklıma Mevlana üstadın bir sözü geldi, tam aynı kelimelerle olmasada hatırlayabildiğim kadarı ile şöyle idi; "Değil mi ki sende su içme isteği var, bu eninde sonunda suyu bulacağına delalettir." Evet, ama bu hayatta ama başka bir hayatta, yeterki bu istek ve arayış hep devam etsin. Ve yine not düşmek isterim ki, tüm yüksek seviyeli bilgilerde söylendiği gibi bence de bunu bulabileceğimiz yegane yer dışarıda değil, "kendi içimizde" mevcut durumdadır. Şöyle de denir hatta "Dışarısı diye birşey yok, herşey iç"...

Neyse efendim, velhasıl sevgili kerem eğer ille de böyle bir uğraş içine girmeyi arzuluyorsan, anladığım kadarı ile sanırım ya bir grup oluşturmak yada önceden oluşmuş bir gruba dahil olman gerekecek gibi duruyor. Şayet böyle bir girişim olursa ben şimdiden seve seve katılma isteğinde olduğumu da buraya not bırakayım. Çağırılır da durumum müsait olursa eğer katılmak isterim, muhtemelen de olurum, zaten ne işim var ki...:)

Sevgiler.

gerçek tosun paşa

#6
Tgur teşekkürler. Fidelista'nın söylediklerinde de haklılık payı yüksek. Denemek isteyen tabii ki deneyebilir, bir grup oluşturulması daha yararlı olacaktır.

kerem

#7
Teşekkürler Qui,bu olaya açık yaklaşan birileri gördüğüm için sevindim. Eski threadlere baktığımda 2014'te birkaç buluşma düzenlenmiş olduğunu gördüm,dediğin gibi bazı deneyler de yapılmış bir temas yakalayabilmek adına. Bu tarz buluşmalar devam ediyor mu? İlle böyle bir deneyle sonuçlanmasa da müsait bir zamanda oturup tanışmak isterim seninle ve forumdakilerle. En azından bir başlangıç olur,neler yapılabilir/yapılamaz,konuşma imkanımız olur.
Sevgiler

bozadi

#8
Ben İstanbul'dayken yaptığımız birkaç buluşmadan biri bizim evde olmuştu. Bilgisayardan bir ruh tablası çıktısı alıp birşeyin üzerine yapıştırarak bozuk para ve benzer şeyleri de işaretleyici olarak kullanmaya çalışarak acaba en ufak biçimde de olsa bir sonuç alır mıyız, bir işaret görür müyüz diye bi şansımızı denemiştik ama hatırladığım kadarıyla hiçbir "hareket", hiçbir sonuç alamamıştık.

Celselerde her ne kadar bir ara herkesin bunu denemesi teşvik ediliyormuş gibi olsa da K'lar daha sonra yaptığı bir açıklmada bu konuda ("kanallık") gerçek yeteneğe sahip kişi sayısının çok az olduğunu söylemişti diye kalmış aklımda.

Ben uzun zamandır Sinop'ta yaşıyorum. İstanbul'daki veya başka şehirlerdeki arkadaşlar kendi aralarında bir buluşma ayarlamak isterlerse forum içi tartışma bölümünde bu konuda bir organizasyon ihtimalini görüşmek isteyebilirler. Ben yakın zamanda böyle bir etkinliğe katılabileceğimi sanmıyorum.

Qui-gon jinn

#9
Bozadi kardeşim Sinop deyince şaşırdım doğrusu, ben senin hala İstanbul'da yaşadığını sanıyordum oysa ki ama heyhat! Desene şairin dediğin gibi çoktan "İstanbul seni kaybetmiş" meğerse, ammavelakin bu durumda da Sinop kazanmış tabii, kutlarım...:) Valla ne diyeyim, umarım bu yer değiştirme sana iyi gelmiştir kardeşim. Bir ara forumda bir komün kurma fikri vardı ve bunun için, kim önermişti şimdi hatırlayamıyorum ama Sinop uygun bir yer denilmişti diye aklımda kalmış. Komün işini bilmiyorum ama Sinop'a kurulacak Nükleer santral işinin durdurulduğunu biliyorum, ki durudurulması belki de hayırlı olmuştur diyorum. Çünkü çeşitli bilgilerden anladığım kadarı ile bu Nükleer santral işleri, sıkıntılı işler ve edindiğim izlenim kadarı ile de bana özelikle de yaklaşan Dünya değişimleri sırasında çok sıkıntılar çıkarabilecek potansiyelleri varmış gibi geliyor açıkcası, bakalım, hayırlısı olsun diyelim.

Neyse Bozadi kardeşim, olmadı biz geliriz Sinop'a diyecektim ama merak edip şöyle bir baktım da az önce otobüs fiyatlarına falan, şaşırdım kaldım iyi mi. Valla biz dışarı neredeyse hiç çıkmadığımız için heralde Türkiye'nin ne kadar battığının pek farkında değilmişiz sanırım, o fiyatlar nedir öyle yav! Benim acilen "Tayyi Mekan" yapabilecek bir seviyeye ulaşmam gerek, yoksa sanırım tüm mal varlığımı bir seyahat neticesinde kaybedebilirim...:)) Neyse kardeşim, biz gelemesek bile, sana da, Sinop'ada en azından selamlarımı gönderebilirim. Selamlar, sevgiler olsun.

Ve Sevgili Kerem kardeşim, elbette buluşmak, tanışmak isterim. Bende Tekirdağ/Çorlu'da ikamet ediyorum, eğer bu halde bana uygun bir durum hasıl olursa neden olmasın, tabii ki siz değerli dostlarla öyle bir buluşmaya iştirak etmek isterim. Lakin organisasyon işini benden beklemeyin, ayrıca bana dair de çokta bir bekletiniz olmasın lütfen, çünkü çoğu kişinin bana söylediği gibi konuştuğum kadar gerçekte yokum ben...:)) Yada hadi kendimizi şey etmeyelim yine, en azından henüz diyelim buna, sonuçta Mevlana üstadın da dediği gibi "İnsan en büyük sır ve en büyük alem", değil mi efendim...(Bu, bu konudaki kendi hakikatimizin önemine dair üçüncü kez dikkati çekişim oluyor sanırım, daha da ne diyeyim artık...)

Velhasıl kanallık konusunda ise Bozadi kardeşimde dile getirmiş, bende bir kez daha tekrar etmek isterim ki, bu konuda yetenekli en az bir kişi gerekli gibi Sevgili Kerem. Öbür türlü bende pek bir sonuç alınacağını düşünmüyorum maalesef, boş boş tablaya bakıp durarız gibi geliyor. Neyse, bu arada Çorlu demişken de es geçilmesin istiyorum lütfen çok esraregiz bir yerdir aslında, bakın sözlüklere falanda konu olmuş zamanında;

https://eksisozluk.com/5-nisan-2020-corludaki-esrarengiz-olaylar-zinciri--6458256...:))

Yalnız dikkatimi çekti biri şöyle yazmış yorumlar da; "En sonunda uzaylı istilası başlıyordur belki? Gerçi uzaylı olsam, Dünya'yı istila etmeye Çorlu'dan başlamazdım galiba." Okuyunca dedim ki kendi kendime, yav kardeşim neden öyle diyorsun, belki uzaylıların çok sağlam "bir nedeni" vardır, olamaz mı yani, nedir bu uzaylılara karşı önyargı...

Bakın sesler meslerde oluyor yani;
https://www.milliyet.com.tr/gundem/corluda-esrarengiz-ses-panigi-1440335

Hahaha...Bu mesajı yazarken baya eğlendim açıkcası, keyifli oldu benim için, iyi de geldi gerçekten, sonuçta gece bana daha yeni başlıyor ve bakalım biz şimdi, evet, en son nerede kalmıştık.......

bozadi

#10
Nükleer santral insanların yaşam alanına yeterince uzaksa ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmışsa, "yeşil enerji" denen şeylerden daha verimli, hatta daha sağlıklı oluyor, şeklinde haberlere, yorumlara rastladığım için Kasyopya forumda, bu konuda ne düşüneceğimden emin olamıyorum doğrusu. Sinop'ta planlanan yeterince güvenli mi, emin değilim. Ama evet, vazgeçilmekte olduğuna dair haberler beni de sevindirdi. Burada bu konuda ciddi direnç gösteren bir kitle, bir organizasyon var. Gerçi yine de şimdiye kadar yapılan yatırımların boşa gitmemesi için, ilgili bölgeyi aynı veya benzer amaçlarla kullanma eğilimleri ve buna karşı mücadele olduğunu duydum. Hayırlısı.

Hayat pahalılığı giderek ciddileşecek gibi. Pahalılıktan bir sonraki aşama, ürünsüzlükten dolayı tedarik zincirinin, piyasanın, piyasaların çökmesi olacak sanırım. İşin garibi ABD ve Avrupa'da bunun önizlemesi Türkiye'den daha önce ve ciddi şekillerde yaşanabilir gibi görünüyor. K'ların "ABD'de devrim" ile ilgili bahsettikleri şeye çok yakınız belki de. Hem ABD hem Avrupa ve başka bir sürü başka yer belki. Bizdeki durum nasıl olacak bakalım.

Bu başlıktaki tartışma konusuyla bağlantılı olarak şöyle bir algım var şu an için: üst yoğunluklarla medyumik/kanal bilgisi bağlantısı kurmaya çalışmaktyan ziyade, şimdiye kadar verilen bilgiler arasında sezgimize en uygun olanlara dayalı olarak kendi benliğimizin, varlığımızın "süper güçlerini" nasıl ortaya çıkarabiliriz, ona bakmak lazım gibi geliyor bana. Senin "tayyi mekan" esprini anlamlı buluyorum bu bağlamda. Gerçekten spesifik olarak o yeteneğe sahip olup olmamak değil kastettiğim. Bize mevcut ve giderek karmaşıklaşacak, zorlaşacak koşullarda genel olarak en gerekli olan nitelikler, vasıflar, yetenekler nelelerse, onları ortaya çıkarmak lazım diye düşünüyorum. Dünyadaki düzenin çatır çatır çöküyor olması, dikkatimizi içimize, kendimize, basit ve evrensel hakikate veya hakiketlere vermeyi kolaylaştırabilir. "Kıyametin" bu anlamda çok faydalı, gerekli yönleri olduğunu düşünüyorum. Basit, evrensel, tanrısal iyiliğe yönelimin bu anlamda çok şifalandırıcı bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum. Özellikle Maharaj'ın şu tür açıklamalarına paralel olarak:


Alıntı YapEklenti:

Soran: Ben arzularla doluyum ve onları gerçekleştirmek istiyorum. Bu isteğimi nasıl elde ederim?

MAHARAJ: Arzuladığınız şeyi hak ediyor musunuz? Arzularınızın gerçekleşmeleri için şu ya da bu biçimde çalışmanız gerekir. Enerjinizi koyun ve sonucu bekleyin.

S: Enerjiyi nereden alacağım?

M: Arzunun kendisi enerjidir.

S: O zaman neden her arzu yerine gelmez?

M: Belki yeterince güçlü ve sürekli değildir.

S: Evet, benim sorunum bu. Ben bir şeyler istiyorum ama iş eyleme gelince tembelim.

M: Arzunuz açık-seçik ve güçlü olmadığı zaman o şekillenemez. Üstelik, eğer arzularınız kişiselseler, kendi heves ve zevkiniz içinseler, onlara verebileceğiniz enerji ister istemez sınırlıdır; sizin sahip olduğunuzdan fazla değildir

S: Ama çoğu zaman sıradan insanlar arzu ettikleri şeylere ulaşıyorlar.

M: Onu uzun bir süre ve çok fazla istedikten sonra. O zaman bile başarıları sınırlıdır.

S: Bencil olmayan arzular için ne diyeceğiz?

M: Siz ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. İnsanlığın arzusunu kendi arzunuz edinin ve onun için çalışın. O zaman asla başarısızlığa uğramazsınız.





Alıntı YapEklenti:

M: En iyiyi isteyin. En yüce mutluluğu, en büyük özgürlüğü. Emel ve arzu taşımamak en büyük mutluluktur.

S: Arzulardan kurtulmuşluk değil benim istediğim özgürlük. Ben özlemlerimi gerçekleştirmek için özgürlük istiyorum.

M: Özlemlerinizi gerçekleştirmek için özgürsünüz. İşin doğru su, başka bir şey yaptığınız yok.

S: Çalışıyorum ama beni umutsuzluğa düşüren engeller var.

M: Onları yenin.

S: Yapamıyorum, fazla zayıfım.

M: Sizi zayıf kılan ne? Zayıflık nedir? Başkaları arzularını gerçekleştiriyorlar, siz neden yapamıyorsunuz?

S: Enerjim yetersiz olmalı.

M: Enerjinize ne oldu? Nereye gitti? Siz onu birbirleriyle çelişen birçok arzu ve arayış içinde dağıtmadınız mı? Sizin sonsuz enerji birikiminiz yok ki?

S: Neden yok?

M: Hedefleriniz, amaçlarınız küçük ve düşük düzeyli. Bunlar fazla enerji çekmezler kendilerine. Ancak Tanrı'nın enerjisi sonsuzdur - çünkü O kendi için hiçbir şey istemez. O'nun gibi olun, o zaman bütün arzularınız gerçekleşir. Hedefleriniz ne denli yüksek, arzularınız ne denli geniş ise onların gerçekleş meleri için o kadar çok enerjiniz olur. İyi olanı isteyin, o zaman bütün evren sizinle birlikte çalışacaktır. Fakat kendi zevkinizin peşindeyseniz, onu zor yoldan kazanmak zorundasınız. Arzulamadan önce hak edin, layık olun.


Qui-gon jinn

#11
Sevgili Bozadi usta Maharaj'dan paylaştığın alıntıdaki bir söylevi okurken, K'ların benim de daha önce paylaştığım bir aktarımını hatırladım ve içimde tamamen aynı şeyden bahsettikleri yönünde yoğun bir hissiyat oluştu açıkcası, bence aynı lambadan çıkan iki ışık demeti gibiler. Yani yok değilse benimde adım Qui-gon jinn değil kardeşim dermişim...:)

"Ancak Tanrı'nın enerjisi sonsuzdur - çünkü O kendi için hiçbir şey istemez. O'nun gibi olun, o zaman bütün arzularınız gerçekleşir."

S: (DM) Başkalarına hizmetin neyi kapsadığını açıklar mısınız?
C: Kendiyle hiç ilgilenmemek. (17 Aralık 1994)

Neyse kardeşim, santrali, devrimi bilmem de (Ankara dikkat etsin kendine :) kendi hakikatimize dair sözlerinde benzer duygu ve düşünceleri paylaştığımızı açıkca görüyorum, hepsi söylediğiniz gibidir. Bende özelikle bu konu başlığında hemen her seferinde aynı noktaya dikkati çekmeye çalışıyorum hep. Tamam belki Pasifik'teki UFO üssünün tam koordinatları gibi spesifik bilgiler elinizde yoktur ama ben kendi hakikatimize uyanmamız için yeterli düzeyde bilginin halihazırda biz insanlara zaten bolca verildiğini düşünüyorum. Onun dışında artık ruhsal tekamülünü gerçekleştirerek, Mooji babanında söylediği şekilde artık kendini yardıma muhtaç olma halinden azad kılacak gayret ve çalışma kanımca kişinin tamamen kendisine kalmış durumdadır. Tüm o üstatlar ve gerçek kanal bilgilerine bakarsak sürekli ve en çok tekrar edilerek verilen bilgilerde hep bu yönde değil midir? Hepsinin cevabı kendi içinizde, kendi kanalınıza ulaşın, ihtiyacınız olan herşeye sahipsiniz vs. vs. ve daha nice niceleri...

Sevgiler olsun.

bozadi

#12
Maharaj'ın açıklaması ile K'ların açıklaması arasındaki paralelliğe dikkat çektiğin için teşekkürler Qui. Evet, bence de temelde aynı şeyden bahsediyorlar. Daha önce K'ların ve Maharaj'ın açıklamaları arasındak tespit ettiğim şaşırtıcı benzerlikteki bazı vurguları paylaşmıştım:
https://www.baskalarinahizmet.com/index.php?msg=18685

Zaman zaman benzer örneklerin çoğaltilebileceğini fark ediyorum ama çok umursamıyorum. Olur da paylaşacak birkaç yeni somut örneği not edip bir araya getirirsem, senin dikkat çektiğin bu örneği de ekleyeceğim kesinlikle.


Alıntı YapEklenti:

Bende özelikle bu konu başlığında hemen her seferinde aynı noktaya dikkati çekmeye çalışıyorum hep. Tamam belki Pasifik'teki UFO üssünün tam koordinatları gibi spesifik bilgiler elinizde yoktur ama ben kendi hakikatimize uyanmamız için yeterli düzeyde bilginin halihazırda biz insanlara zaten bolca verildiğini düşünüyorum. Onun dışında artık ruhsal tekamülünü gerçekleştirerek, Mooji babanında söylediği şekilde artık kendini yardıma muhtaç olma halinden azad kılacak gayret ve çalışma kanımca kişinin tamamen kendisine kalmış durumdadır. Tüm o üstatlar ve gerçek kanal bilgilerine bakarsak sürekli ve en çok tekrar edilerek verilen bilgilerde hep bu yönde değil midir? Hepsinin cevabı kendi içinizde, kendi kanalınıza ulaşın, ihtiyacınız olan herşeye sahipsiniz vs. vs. ve daha nice niceleri...

Tamamen aynı fikirdeyim. Olur da bizden biri veya bizler gibi biri nitelikli bir kanal bilgisi bağlantısı kurarsa ilgimizi çeker elbette ama hem bunun ihtimalini çok yüksek görmüyorum hem de senin yaptığın açıklamaya paralel olarak, buna çok heves de duymuyorum açıkçası. Elimizde yolumuza ışık tutan veya tutabilecek "fazlasıyla" bilgi, ipucu, rehberlik mevcut. Önemli olan önce bunları ne ölçüde değerlendirebildiğimize bakmak.

Bizler BH'leştikçe, BH kutbiyetimizi artırdıkça, doğal kanal bağlantımızı da kuruyor, derinleştiriyor, güçlendiriyor olacağız. K'lar da sürekli bunu vurgulayıp durdu bir sürü celsede. K'ların tavsiyelerine uygun olarak celse katılımcılarının araştırmalar ve birlikte tartışma ve sorgulamalar yoluyla ulaştıkları sonuçların isabetliliği giderek arttıkça, K'lar "Bize ne ihtiyacınız var ki?!" gibisinden yarı şaka yarı ciddi yorumlar yaptılar. Bizim de temel ihtiyacımız bununla ilgili bence.

Kerem'i bu konudaki çabasından caydırmaya çalışmak gibi bir niyetle söylemiyorum bunu. Bu konuda neden yüksek bir motivasyon duymadığımı açıklamak istedim sadece.

bozadi

#13
Qui, belirttiğim listeye şimdi tekrar göz atarken, senin tespit ettiğin paralelliğe de rastlayıp paylaştığımı fark ettim; unutmuşum. Ama senin buna dikkat çekmen yine de çok iyi oldu, tekrar teşekkürler.

(DM) Başkalarına hizmetin neyi kapsadığını açıklar mısınız?
C: Kendiyle (kendi çıkarıyla) hiç ilgilenmemek.

(L) BH modunda sadece verenler var.

C: Biri birşey verdiğinde, HERHANGİ BİR netice beklememek en iyisi.

S: (L) Peki aydınlanmış bir BH varlığının özelliği nedir?
C: Yalnızca veren akıllı bir varlık.

(TR) ...tam BH profili nedir? (L) Kendine tamamen ilgisizlik.
C: Evet.



M: Ancak Tanrı'nın enerjisi sonsuzdur - çünkü O kendi için hiçbir şey istemez.
M: Aynı şekilde, gerçeğe varmış insan egosuzdur
M: Onlar kendileri için bir şey istemezler, hatta başkalarına yardım sevincini bile; Tanrı'nın iyi olduğunu bilerek huzur ve barış halindedirler.
M: Benim dünyamda sevgi tek kuraldır. Sevgi talep etmem, onu veririm. Böyledir benim doğam.
M: ...Bencillik tüm kötülüklerin kaynağıdır.

Dionysos

#14
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen kerem

Merhaba,daha önce'kanallık'la ilgili direkt veya çok yakından tecrübesi olan var mı? Yahut böyle bir merakı/niyeti olan? İçinden çıkamadığım spesifik sorunlar beni evrenin bi yerlerinde rezone olabileceğim birilerini/varlıkları bulma ve iletişim kurma arayışına getirdi. Bu işler tabir-i caizse çocuk oyuncağı değil, bunun farkındayım fakat hayat sizi öyle bir noktaya getirebiliyor ki elinizdeki her şeyi ortaya koyup belli bir eşiği zorlamanız gerekiyor. Nereden başlanır, napılır hiçbir bilgim yok(teorik olarak var sadece),bi yerlerden burada birileriyle ortak bir şey,bir ipucu,bir yol gösterici bulunabilir mi o niyetle yazıyorum. Konuyla alakalı yorum yapmak isterseniz de yazabilirsiniz.
Sevgiler


Merhaba

* Öncelikle zaten okuduğumuz bir kanallık var.
* Bunu taban alırsak bu işin üzerine koyabilecek bir kanallık işi? Büyük bir ekip çalışması gerektirecek
* Olursa neden olmasın ama yani 40 yıllık hayatım ve şu celseleri okuduktan sonraki olaylar, ilişkiler, eylemler, iletişimler trafiklerine bakarak en ufak ihtimal yada ışık yok sanmıyorum,

Kanallıkla ilgili yakın uzak tecrübe konusunda nasıl bir yorum yapılacağına emin değilim çünkü K'ların dediği gibi bazılarımız farkında olmadan kanallar. Yani çok yakın ya da direkt tecrübesi olanlar bunu yani kanalladığını bilmiyor olabilir. Bu durumda direkt tecrübesini size aktaramıyor olabilir..
Farkında olarak kanallamanın direkt olması ya da tecrübe olmasına gelince. Bu çok kafa karıştırıcı. Ekip? Var mı?

Niyet?
Ekibin niyeti var mı?

Evrenin bir yerlerine rezone olmanın ne olduğunu bilmiyorum, tam anlamadım ya da bu ifade kafamı karıştırdı ve yazana olumsuz bir şey yazmamak için bocaladım

Bulma, iletişim kurma gibi ifadelerin hepsi bireysel/kişisel ve şu anlamda tam olarak bunu isteyen diğerleriyle birleşme/ağ uygun kavram oalbilir ve bunu da geçelim kanallama ifadesinde BH/KH gibi bir set çekilmediğini görüyorum ama şunu söyleyebilirim. Benim anladığım kadarıyla eğer 4BH adayıysak belki bir miktar doğal olarak kanallarız. Yani bunu celseler anlatıyor. 6. seviye ile sıkı bir kontak gelişiyor. Bunu celseler anlstıyor de bunu kanallama olarak almazdım. Eğitimin, öğrenimin, sürecini evrimin, doğal ilerlemenin her ne diyorsak onun parçası. Tersi bir kanllamanın anlamını anlamıyorum.

Nereden başlanır?
Ekip bul, dostlar topla, dostlarla birleş

Napılır?
Ekibe danış, ekiple tartış konuş

Neden kanallamak istiyorsun?

Evrenin bir yerlerine rezone olabileceğim birileri bulma , iletişim kurma. O halde bu kavramı açıklamalısın, anlamadım

İnsanlarla, diğerleriyle, diğerlerimizle -zaten her an- iletişim kurabiliyoruz ve temel evrensel gerçekleri tüm açıklığıyla zaten iletmiş hazır bağlı kontağımız/kanalımız var.

Celseler bize dedi ki; İçimizde.4.,5.,6.seviye ruhları var ve belki de öğretmek için can atıyorlar ya da ruhlar bu yolu öğrenmek için seçti, bazıları o nedenle enkarne oldu. Bilmiyorum belki de doğal kaderdir anlamamış olabilirim ama şunu söyleyebilirim. Eğer içimizde bir 6. seviye ruhu/ruhları varsa ve iletişim kurulursa evrenle rezone olmak gibi olabilir ama kişi bir evren yaratabilirse

Yani ipucu, ortak bir şey, konuyla ilgili yorum şu. Lütfen celseleri tan tane aşama zaman zaman sırayla okuyun. Yani bu kanallık ve iletişim orada yapılmışı var, hepimize ve hepimiz için:. Orada yeterincesi ve gerektiği kadarı var. Hepimiz için.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com