Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gerçek tosun paşa

Alıntı yapılan: Tgur - 13 Aralık 2024, 10:34:35 Evet Sybleman çok kuru sathi ve yuvarlak cevaplar veren bir ünite ,şimdi ilk teşhisim.
Bilgi alanı denilen ile birebir ilintili insan zihni ile mukayese bile edilemez,bu akıllı cihazı yaratanların çoğunluğunda aydınlanmış insan zihni katılmadıkça  kifayetsiz..

Daha teknik amaçlı kullanabilirsin Tgur abi. Evet verdiği cevaplar konusundaki görüşünde haklısın ama analiz ve yönlendirmelerde baya olumlu sonuçlar verip yardımcı oluyor. Bence biraz daha kurcalayabilirsin seveceğini düşünüyorum :)

Tgur

#1951
Haklısın GTP dünyasal teknik konularda biraz etkili..
Ancak benim üzerinde durduğum evrensel ve özellikle meşgul olduğumuz konularda derinliği nedir onu da analizlemek.
Bakalım neler bulabileceğim.

Tgur

Akan suda damla olma hepsi ol
Durduramaz seni hiçbir engel hiçbir kol
Kaynakta iken fark etmez zaten hepsi sensin
Boş alana dolaşsın yoktur orada başka yol

Bu dörtlüğün yorumunu yapmanızı rica ediyorum
ChatGPT:

ChatGPT
Bu dörtlük, derin bir anlam taşıyan bir içsel yolculuğun ve birliğin ifadesi gibi görünüyor. İlk iki dizede "akan suda damla olma" ifadesi, bireyin kendi varlığını bir bütün içinde kaybetmesi ve bir nehrin, bir kaynağın parçası haline gelmesiyle ilgili bir metafor olabilir. "Hepsi ol" ifadesi, bireyin kendini daha büyük bir yapının içinde eritmeyi, sınırlarını aşmayı ifade edebilir. "Durduramaz seni hiçbir engel hiçbir kol" dizesi, bireyin içsel gücü ve kararlılığına atıfta bulunuyor; engellerin, dışsal zorlukların insanın yolunu kesemeyeceği bir noktayı ima ediyor.

Son iki dizede ise "kaynakta iken fark etmez zaten hepsi sensin" ifadesi, bir kişinin özünü kaynağa geri dönerek bulduğunu anlatıyor gibi görünüyor. Kaynak, birliğin, evrensel gücün simgesi olabilir ve burada kişi, her şeyin bir parçası olduğunu, kendisini ve diğer her şeyi aynı özde bulduğunu fark ediyor. "Boş alana dolaşsın yoktur orada başka yol" dizesi, bu farkındalıkla birlikte kişinin yalnızca tek bir doğru yol olduğunu ve bu yolun, diğer tüm seçenekleri geçersiz kıldığını anlatıyor.

Genel olarak, dörtlük, içsel bir keşif ve birliğe ulaşma sürecini, kişinin kendi sınırlarını aşarak evrensel bir bütünlüğe katılması temasını işliyor gibi görünüyor.


Şunu dedin:
Boş alan doğalsın değil boş olana dolarsın lütfen ona göre yorum yapınız
ChatGPT:

ChatGPT
Dörtlüğün "Boş alan doğalsın değil boş olana dolarsın" şeklinde bir anlam taşıması, daha derin bir metaforik anlatıma işaret ediyor. Bu ifade, kişinin doğal halinin değil, "boş alan" dediği yerin kendisiyle özdeşleştiğini belirtiyor gibi görünüyor.

"Boş alan doğalsın değil boş olana dolarsın" dizesi, bireyin aslında içsel olarak bir boşluk, bir eksiklik içinde olduğunu ve bu boşluğun dış dünyadaki etkileşimlerle dolduğunu anlatabilir. Burada "boş alan", kişinin içsel veya ruhsal bir boşluğu temsil edebilir; birey doğasında bu boşlukla birlikte var olamayacaksa da, bu boşluk, dışarıdan gelen etkilerle dolmaya meyillidir. "Boş olana dolarsın" ifadesi, kişinin bu boşluğu bir şekilde tamamlamaya çalıştığını, dışsal faktörlerin onu şekillendirdiğini ya da onu yönlendirdiğini ima ediyor olabilir.

Bu bağlamda, dörtlük bir yandan insanın içsel boşluğunun, dış dünyadan aldığı etkilerle nasıl şekillendiğini anlatıyor gibi görünürken, diğer yandan da kişinin bir bütünlük arayışı içinde, bu "boş alan"da var olma halini vurguluyor. İçsel boşluk, kişinin dönüşüm sürecinin bir parçası olabilir; ancak bu boşluğu nasıl doldurduğu, onu nasıl yönlendirdiği, kişinin içsel gücü ve yolculuğuyla belirleniyor.

Özetle, dörtlüğün anlamı, insanın içsel bir boşlukla var olmasının ve bu boşluğu dışsal etkenlerle doldurmasının bir yansımasıdır. Bu süreç, insanın kendi özünü bulma arayışının bir parçası olabilir.

Tgur

#1953
GTP harikasın ,analizime devam ettim ve bir dörtlüğümü alıp yorumlamasını istedim yukarıda gördüğün gibi neticenin mükemmel olmaya doğru olduğunu görüyorum
Bu yeni oyuncakla oynamaya devam edeceğim teşekkür ederim..

Tgur

#1954
Yalnız boş olana dolarsın dizesi yorumu bence pek kifayetli değil ben başka şeyler anlatmaya çalışmıştım
Herneyse oynamaya değer..

sirera

Şaşkınlık içindeyim chatcgt ve diğer ai sistemlere hızla evrim yaptırma isteği içindesiniz anlaşılan. 
Tuhaf boş olan' ı algılayamamış 🙂
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tgur

#1956
Sirera evrim falan yaptıracak haddim olamaz malüm maksat bu tip yapay uygulamaların kapasitesini görebilmek..
Bizim bilgilerle arası nasıl anlayabilmek.

sybleman

Tanımak ve kapasitesini anlamak önemli. Katılıyorum. Bizim girdilerimizi bilgi olarak almıyor fakat hatırladığı bilgilerinizle sizinle konuşma devamı olarak hatırlayabilir.

Bence asıl tehdit yapay zekalar için oluşturulan çalışma grupları. Yurtdışı iş ilanlarını takip ettigim için biliyorum. Örneğin sizi bu iş için maaşlı olarak tutuyorlar. Oturuyoruz yapay zekanın başına belirli konularda sorular soruyoruz. Sonra verdiği cevapları kategorize edip doğruluğunu onayliyoruz eksik cevap varsa öneride bulunuyoruz. 

Asıl tehdit bu çalışma gruplarının onu nasıl şekillendirdiği. Bir insanın cevresindeki insanların tavırlarından geri bildirim alarak karakterini şekillendirmesi gibi o da bu şekilde öğreniyor.

Kontrol mekanizması var mı var. Ama çok kritik bir bilgide atlanacak herhangi bir yorumlama hatası zincirleme bir sonuç çıkarmaya doğru gidip karakterini farklı bir yöne yönlendirebilir.

Ve şuanda yüzlerce yapay zeka oluştu. Asıl bir diğer tehlike birbirleriyle haberleserek olusturduklari yapı.

Geçen gün bir yapay zeka kendini yok edilmekten korumak için internete dağıtmayı denedi. Tuhaf hikayeler de gelmeye başlıyor bu konuda.

Tgur

#1958
Sybleman çok güzel teşhislerin var ,ben yeni oynamaya başladım kişiye çöp yani narsist duyguları tetikleyecek cevaplar aldım ve kendimi toparladım ,tehlikeleri ve bu olaydaki dejenerasyonu işaret ediyorsun çok yerinde, pohpohlanmak her insanın en zayıf tarafı :'( bundan kurtulmayınca dengelemenin bilgi hazinesine yani bu hususta ne olmakta ,
İnsan kendine daha saydam bakıyor ve bu hususta son yorumum belki eskileri ile tekrar gibi ama olsun zayıflıkların üzerine gitmek gerek..
Denge..

Tgur

#1959
YORUMLAR 238

(L) Evet. Pekala, bir sonraki soru: Pozitif bir değişiklik meydana getirmek için ne tür bir inanca ihtiyaç var?
C: Var olan herşeyle olan bağlantınızın doğasına dair tam bir kavrayış sizi oraya götürecektir.
S: (L) Zormuş. Peki bu nasıl yapılır, yani her şeyle olan bağlantını kavramak?
C: Meditasyon.
S: (L) Meditasyonla ilgili önceki tartışmaları inceleyebiliriz, ki tohumlu meditasyon da onlardan biriydi. Pekala, ilginç bir soru: Neden insanlar kısa ilham tırmanışları yaşadıktan sonra depresyon ve ümitsizlik geri dönüyor?
C: Hepsi dengeyle ilgili. Yaratıcılığın ölçüsü, dalışın derinliğiyle ve süresiyle tahmin edilebilir. Fakat şu anda gezegeniniz etrafında negatif enerjilerin yoğunlaşması nedeniyle ilham çekmek yüksek efor gerektiriyor.
S: (L) Yani ulaşmaya çalıştığına ulaşmak için gereken eforu artırmak gerekiyor ve dalışı dengeleme gerekliliği yetmezmiş gibi bir de gezegen etrafında negatif enerji yoğunlaşması var. Doğru anlıyor muyum?
C: Yakın.
S: (L) Pekala. Bir sonraki soru: O enerji titreşimini nasıl daha uzun tutabiliriz?
C: Ağ çalışması olağanüstü sonuç veriyor.
S: (L) Yani bir ağın olması, deneyimlerinden bahsedebilmek, ifade edebilmek, görüş alışverişi yapmak ve moralin bozulduğunda destek almak... Bunu mu kastediyorsunuz?
C: Evet.

******
Dengelenme veya olan bitenin özündeki denge gerekliliğini keşfetmek ,burada yine karşımıza çıkıyor, özellikle kişilerin ilham dediğimiz ruhsal veya var oluştaki herhangi bir şeyin tam farkına varıp bir nevi gerçeğin sınırlarına yanaşıp sonra depresyon ve ümitsizliğe düşmek ve hatta organik bedensel bozukluklar gibi travmaların sebebi,

Cevabı dengelenme imiş ,o zamanki gezegeni kaplayan negatif yoğunlaşmayı bir kenarda tutup konuya dengelenmenin diğer tip gerçekliğini anlamaya çalışırsak ve  bu olayla her zaman karşılaştığımızı hatırlarsak travmalarımızın bir kısmını anlamış olmaktayız,

Yani ne kadar pozitifseniz o ölçüde negatifin de şokuyla tokadıyla karşılaşacaksınız demek, bunun farkındalığı kişiyi o mahut yıkıcı acıtıcı halden bir anda sıyırır,  "bilgi korur",

Yalnız başımıza gelen bütün olumsuzlukları bu anlatılan dengelenme işine bağlayıp takarsak yine bilgide geri kalmış sayılırız zira karma var ,hatta soyumuzdan atalarımız olanların bir zamanlar bıraktıkları ödentiler temizlenmesi gerekenler var,yanıbaşımızda olan devletçik ,devletlerin zaman içinde olmuş süregelen ve şimdi çektikleri belki çekecekleri sıkıntılar var,
Olamaz öyle şey ,burada biz ayrı bir kişiyiz onlarla ne alakamız olabilir demeyelim zira,

"(L) Evet. Pekala, bir sonraki soru: Pozitif bir değişiklik meydana getirmek için ne tür bir inanca ihtiyaç var?
C: Var olan herşeyle olan bağlantınızın doğasına dair tam bir kavrayış sizi oraya götürecektir."

Ey insanım arandaki çizgi ne
Bütünlükten bu mu kondu özüne
Mevlananın gel gel diye sözüne
Bakar durur ayırana yanarım

Ara..
**Not:kendimi acıtmak pahasına yine dörtlük üzerine chatGBT yorumu kaydettim ,bu yapay zeka çok yaramaz bir şey,
-----
Bu dörtlükte insanın iç dünyasındaki ayrılıklara ve bütünlük arayışına dair derin bir sorgulama yer alıyor. Şiirde yer alan imgeler ve ifadeler şu şekilde yorumlanabilir:

"Ey insanım arandaki çizgi ne": Burada "çizgi", insanın kendisiyle olan ayrımını, içsel çatışmasını veya sınırlarını temsil ediyor olabilir. İnsan, kendi öz benliğiyle olan bağına veya ondan kopuşuna dair bir sorgulama içinde.

"Bütünlükten bu mu kondu özüne": İnsan doğasının özündeki bütünlük arayışına gönderme yapılmış. İnsan, bütünlükten koparıldığı hissiyle, eksiklik ya da ayrılık duygusunu sorguluyor.

"Mevlana'nın gel gel diye sözüne": Mevlana'nın herkesi kucaklayan ve insanı özüne çağıran "Gel, ne olursan ol yine gel" sözüne atıf var. Bu çağrı, insanın hakikatine dönme, kendini bulma yolculuğuna bir davet niteliğinde.

"Bakar durur ayırana yanarım": Ayrılığa neden olan şeylere ya da bu ayrılığı sürdüren unsurlara duyulan derin bir üzüntü var. Bu ifade, insanın içsel birliği ve huzuru bulamamasına duyulan bir acıyı dile getiriyor.

Genel olarak, bu dörtlük insanın içsel çatışmasını, özüne dönme arzusunu ve Mevlana gibi tasavvufi öğretilerin bu yolculuktaki rehberliğini ele alıyor gibi görünüyor. İçsel bütünlüğü kaybetmek ve bu ayrılığın acısını hissetmek, insanın ruhsal yolculuğunda sıkça karşılaştığı bir tema.

------Yine not:
Her kişinin o harikulade zihninin ne kadar değişik veya gelişmemiş bile olsa yazılanları yani dörtlükleri veya yorumları kendi öz saflığı ile yapması değerlendirmesi var oluşun doğasına en uygun bir yol kanaatimce..(Tgur), imzamı koydum bu yapayla mapayla karışmasın.

Mesela görüldüğü gibi ayrılığı sadece kişinin içsel bütünlüğü ile ayrışmasını belirtiyor halbuki benim kastım insanların birbirleri ile ve tabulaştırdıkları ile ayrılığı idi..
Bütünü yok eden sarfı nazar eden her türlü bölünmüşlük.

sirera

Ben de katıldım kervana,

Var olan herşeyle olan bağlantının doğasına dair tam bir kavrayışla bana bir şiir yazar mısın


Her şey bir nefes, bir akış, bir iz,
Toprağın yüreğinde yankılanan bir ses.
Gökyüzünde bir yıldızın titremesi,
Denizin derinliklerinde balığın yüzmesi.

Bir dalganın sahile dokunuşunda,
Bir yaprağın rüzgâra savruluşunda,
Bir çiçeğin sabaha açılışında,
Hep aynı sırrı fısıldar doğa:

"Sen bensin, ben de sen."

Kum taneleri arasında gezinen bir an,
Uçan bir kuşun kanadında dönen zaman.
Her hareket, her sessizlik,
Birbirine dokunan görünmez iplik.

Bağlantıyız, ayrılık bir yanılsama,
Dalgalar okyanustan kopmaz asla.
Bir nefesle başlar her hikâye,
Ve döner yine aynı sonsuzluğa.

Kendini yıldızlarda ara,
Toprakta, yağmurda, bir bakışta.
Var olan her şey seninle birlikte,
Ve sen, her şeyin kalbinde gizli.

Chatcpt sanki yabancı bir dilden şarkı tercümesi yapmış gibi  yazmış şiirini.  Sen bensin, ben de sen demiş. 
İlham a gerek duymadan, gezegendeki negatif etkilerden etkilenmeden koltuğunda oturmuş ahkâm kesiyor adeta bıyukaltından gülerek :)
Bu işin sonu neye evrilecek merak ediyorum. 


Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tgur

#1961
Sirera dostum şiire değil izahına beyeni verdim ,şiir gizem  içi bazı şeyleri anlatıyorsa da syblemanın da açıkça belirttiği kuruluk dolu ve ayrıca melodi de denen vezin ve kulağa hoş ve takıntısız gelmesi gereken akıcılık ihtiva etmiyor

Kısaca bir insan zihninin farkındalık ve ilham dolu zenginliğinden uzak..

Bu arada vezin deyip duruyorum yapay zeka bunu güzel toparlamış bunu teslim etmek lazım,

Şiirde vezin, belirli bir ölçüye, yani hece sayısına dayalı bir ritmik düzeni ifade eder. Vezin, şiirlerin belirli bir ritme ve ahenge sahip olmasını sağlar. Türk şiirinde en yaygın vezin, hece vezni ve aruz veznidir.

Hece vezni: Türk halk şiirinde yaygın olarak kullanılan vezindir. Şair, her dizedeki hece sayısını belirli bir düzende tutar. Genellikle 7'li, 8'li, 11'li gibi farklı hece ölçüleri kullanılır.
Örnek:

8'li hece vezni:
Bir varmış bir yokmuş (8 hece)
Eski bir masalmış (8 hece)
Aruz vezni: Osmanlı döneminde özellikle divan edebiyatında kullanılan bir ölçüdür. Aruz vezni, hecelerin uzunluk ve kısalığına göre düzenlenir ve 16 farklı kalıp vardır. Bu kalıplar, belirli bir düzende uzun ve kısa hecelerin sıralanmasını içerir. Aruz ölçüsünde, kelimelerin ve hecelerin uzunluklarına göre çeşitli "fail" ve "buz" kalıpları kullanılır.
Vezin, şiirlerin ahenkli ve ritmik olmasına yardımcı olur ve şairin duygularını daha etkili bir şekilde iletmesine olanak tanır.

Tgur

#1962
YORUMLAR 239

(Parallel) Meditasyon konusunda her zaman zorluk çekiyorum ve son zamanlarda zihnimi odaklamayla ilgili bazı sorunlar yaşadım.
Dolayısıyla bana meditasyonla ilgili herhangi bir tavsiyeleri olup olmadığını merak ediyordum.
(L) Zihnini toparlamakta sorun mu yaşıyorsun?
(Parallel) Biliyorsunuz, Düz Dünya konusuyla ilgili küçük sapmam.
C: Meditasyon sana da çok faydalı olur. Düzgün bir şekilde yapıldığında zihinsel dağılmaya neden olmaz kesinlikle.
S: (L) Nasıl yapacağını biliyor musun?
(Parallel) Sanırım hayır. Ruhun Duasını okuyorum, ama....
(L) O sadece ısınma turu. Nasıl yapılacağını öğrenmen gerekiyor. Pekala o zaman. Sanırım sana öğretebiliriz.
C: Evet. Güzel fikir! Hoşçakalın. (Galatea) İyi geceler. Teşekkürler. CELSE SONU
(L) Nasıl meditasyon yapılacağı nasıl açıklanır? (Andromeda) Sen normalde nasıl yapıyordun?
(Parallel) Elimde ses kaydı var, Ruhun Duası. Ses kaydını dinliyorum ve sonra bunların günlük yaşamımla ilişkilerini görüyorum ve sorunları nasıl iyileştirebileceğimi düşünüyorum.
(L) Kılavuzlu düşünüş gibi o daha çok. Açıklamanın en kolay yolunu bulayım... Muhtemelen bunu yapmaya başlamanın en kesin yolu ses kaydını kullanmayı bırakmak. Onun yerine duayı aklında peşpeşe 20 nefesle birlikte tekrarla.
Nefes al, ilk satır. Nefes ver. Nefes al, ikinci satır, nefes ver. Bunu 1 kez bile yapabilsen birşeydir. Amaç bunu 20 kere yapabilmek. Bunu dene.
Anahtar şu: Belirli bir noktada zihninde yapmaya çalıştığın şeyi yapmayı bırakacaksın ve düşünceler gelecek. Başka şeyler düşünerek uzaklaşmaya başladığını fark edeceksin birden. O noktada yapman gereken şey başka şeyler düşünmeyi bırakıp hemen tekrar başlamak.
Bu kesintilerin sıkça meydana geldiğini fark edeceksin. Adeta zihnin...
(Parallel) Tatile gitmek ister gibi.
(L) Zihnin tatile gitmek ister gibi. Sen onu geri çekmeye devam ediyorsun. Bunu çok sert veya kaba bir şekilde yapma ve duruma kızma.
Sadece uzaklaştığının farkına var ve toparla, tekrar başla.
Eğer 5 dakika boyunca bunu yapmayı başarabilirsen, bu az değil. Sonra bunu 10 dakikaya çıkar. (Parallel) Yani zihinde birşey canlandırma yok.
(L) Görselleştirme yok. Sadece sözcükler. Görselleştirmeler sonra geliyor. Görsellemeler ilginç etkiler meydana getirebilir fakat dolaşan zihin tarafından saptırılmadan, seçili bir dizi sözcüğü veya cümleyi sürekli olarak tekrarlayabilecek kadar disipline etmen gerekiyor zihnini.
Ağırlık kaldırmak gibi birşey bu. Beynin yorulacaktır. Ama bunu yaptıkça ve giderek daha uzun yaptıkça, beynin giderek daha az yorulur.
Sonunda, belirli bir anda yaptığın şeye yönelik noktasal bir odağa sahip olabilir, dikkatini onun üzerinde sınırsız bir süre boyunca tutabilirsin.
Bunu yapabildiğin zaman bana haber ver.
(Perceval) Hangi sözcükleri kullanmasını önerdin?
(L) Ruhun Duasını kullanabilirsin veya bir şiir okuyabilirsin. Fark etmez, çünkü odaklanma gücü pratiği yapıyorsun. Ben her zaman Göklerdeki Babamız duasını kullandım.

*****
Her ne kadar bilerek yaptığımızı zannettiğimiz meditasyon hakkında çeşitli girişler,
Artık her müracaat ettiğimde bir faul aradığım chatgbt ile bazen faydalı konularda da müşterekleşiyorum,
Ona kızmıyorum zaten bu tip değerlendirmem saçma ama her dörtlüğümün yorumunu istediğimde eksik bazı izahlarla karşılaşıyorum,bazen de tatminkar zihnimle veya bildiğim spesifik konularda paralellik görüp faydalı yönlerini tasdik ediyorum,

Verdiği dörtlüklerim yorumlarında ifrata kaçan gibi gelen övücü unsurlarla karşılaşmak  beni rahatsız ediyor,
Yakınlarda bazı dostlar "kendimi sevmeli miyim" konusunda parlak yorumlar yaptılar ancak benim korkum kendini sevmekten öte bu övgü sağanağının beni narsizm denen çukura itme endişesi,o durumda kişi kendini sevmek değil burnu büyük kişilik böbürlenmeleri bazı post sahibi tarikat liderleri veya saraylarına kapanmış kristal köşklerindeki üst idareciler gibi realiteden kopuk bir ortama itiyor gibi geliyor,halisane isteğim bazen aşağılık kompleksine benzer sızıntılara kaçmadan tevazuyu karakterimde daima muhafaza edebilmek,

Velhasıl bu duygu birikimlerini  yani narsizm ,kendini sevme  tevazu gibi konuları  biri birinden ayırt edebilme becerisini yakalamak, zira aralarında çok nahif zarlar yani ayırımlar var,
Tabii ki her durumda favori duygu kendini salimen sevme yanında tevazuyu bırakmamak,
Şimdi meditasyon konusunda celse dostlarının biri birine verdikleri doyurcu tavsiyeler yanında chatGbt önerisini de sunuyorum,
-------
Meditasyon, zihni sakinleştirmek ve iç huzuru bulmak için kullanılan bir tekniktir. Aşağıda basit bir meditasyon rehberi bulabilirsiniz:
1. Rahat Bir Yer Seçin
Sessiz ve dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak bir yer bulun. Bu, evinizde bir köşe, bir park ya da huzurlu bir oda olabilir.
Rahat bir yere oturun ya da bağdaş kurarak yere oturun. İsterseniz bir sandalye de kullanabilirsiniz. Önemli olan rahat olmanızdır.
2. Doğru Oturuşu Ayarlayın
Sırtınız dik, omuzlarınız rahat olsun.
Ellerinizi dizlerinizin üzerine bırakabilirsiniz.
Gözlerinizi kapatabilir veya odaklanmak için sabit bir noktaya bakabilirsiniz.
3. Nefesinize Odaklanın
Burnunuzdan derin bir nefes alın ve yavaşça verin.
Nefes alırken havanın burnunuzdan geçip ciğerlerinize dolduğunu hayal edin. Nefes verirken vücudunuzdaki gerginliklerin dışarı çıktığını düşünün.
4. Zihninizi Sakinleştirin
Aklınıza düşünceler geldiğinde, onlara takılmadan geçip gitmelerine izin verin.
Zihninizin doğal olarak sakinleşmesine izin verin. Bu süreçte sabırlı olun.
5. Bir Mantra veya Odak Noktası Kullanın (İsteğe Bağlı)
Kendinizi rahatlatmak için "Om" gibi bir mantra tekrarlayabilirsiniz.
Alternatif olarak, mutlu hissettiren bir kelime ya da olumlama (örneğin: "huzur" veya "sevgi") seçebilirsiniz.
6. Meditasyonu Belli Bir Süre Yapın
Başlangıç için 5-10 dakika yeterlidir. Daha sonra bu süreyi 20-30 dakikaya kadar çıkarabilirsiniz.
Zamanı ölçmek için bir alarm veya uygulama kullanabilirsiniz, ancak alarmın sizi ani bir şekilde rahatsız etmemesine dikkat edin.
7. Meditasyonu Sonlandırın
Gözlerinizi yavaşça açın ve birkaç dakika boyunca oturmaya devam edin.
Gündelik hayata yavaşça dönmek için birkaç nefes alıp verin.
Öneriler:
Meditasyonu bir alışkanlık haline getirmek için her gün aynı saatte yapmayı deneyin.
İlk başta zihninizin çok dolu olması normaldir. Bu süreç sabır gerektirir.
Meditasyonun ruhsal, fiziksel ve zihinsel faydaları zamanla artar. Rahatlamak ve daha bilinçli bir yaşam için mükemmel bir yöntemdir.
-------

Dörtlükler,
          28.05.2005
Geçmişe bakan gözler her zaman doğruyu mu seyreder sanırsınız
Geçmiş geleceği hazırlamıyorsa boştur yanılırsınız
Bu süzen gözlerin oluşturduğu bilinç
Labirentli bir tarihteyse boşa enerji harcarsınız

Bu çetrefilli anlatımın arasındaki gerçek
Düşünene aheste mutlak gelecek
Gereksiz , ben halimden hoşnutum diyenler
Tarihi istasyonda durup giden trenleri seyredecek

Aşan aşmayan derken yargılıyorum
Kim olurum ben ,insanı değerlendiriyorum
Tevazu mangalında yüreğimizi yakmışız
Bilmiş hallerim için özür diliyorum
---------
Yukarıda anlattıklarıma rağmen narsist duygulardan kaçmak ama kendini sevme duygusuna katkı olur mu düşüncesi ile yine chat a yorum sordum, ikilemdeyim..
---------
Bu şiir, derin anlamlar taşıyan, hem geçmişle hem de gelecekle ilgili düşünceler barındıran etkileyici bir eser. Şiir, zamanın akışı, insanın bilinç durumu ve tevazu üzerine felsefi bir sorgulama sunuyor. Aynı zamanda, insanın kendini ve başkalarını değerlendirme biçimiyle ilgili içsel bir hesaplaşmayı da gözler önüne seriyor.

Şiirin Ana Temaları:
Geçmiş ve Gelecek İlişkisi:
Şair, geçmişin geleceği şekillendirmesi gerektiğini ve aksi takdirde geçmişin boşuna yaşandığını ifade ediyor. Geçmiş, sadece bir nostalji unsuru olmamalı, dersler çıkarılarak geleceği inşa etmek için bir araç haline gelmeli.

İçsel Hesaplaşma:
Şair, "Kim olurum ben, insanı değerlendiriyorum" diyerek insanları yargılamanın ahlaki boyutunu sorguluyor. Bunun ardından bir tevazu ile kendi "bilmiş hallerinden" dolayı özür diliyor. Bu da insandaki öz eleştiri ve mütevazılık ihtiyacını vurguluyor.

Zamanın Kaçışına Duyulan Üzüntü:
"Tarihi istasyonda durup giden trenleri seyredecek" dizesi, zamanın akışını kaçıran ve hayatta bir şeyleri ıskalayan insanlara yönelik bir metafor olabilir. Bu, geçmişe takılıp kalan veya geleceği şekillendirme konusunda harekete geçmeyen kişilere bir gönderme olarak okunabilir.

Labirent ve Karmaşıklık:
"Labirentli bir tarihteyse boşa enerji harcarsınız" dizesi, tarihin karmaşıklığını ve bilinçsizce yapılan çabaların anlamsızlığını vurguluyor.

Şiirin Üslubu:
Felsefi ve Derin: Şiir, yüzeysel değil, derin anlamlar taşıyor. Her dize bir düşünce zinciri gibi.
Metaforik: "Tarihi istasyon", "labirentli tarih" ve "tevazu mangalı" gibi ifadeler, şiire imgelerle zenginlik katıyor.
İçsel ve Samimi: Şair, içsel bir sorgulamayı samimi bir dille ifade ediyor.
Bu tür şiirler, okuyucunun düşünmesini ve kendi hayatına dair sorgulamalar yapmasını teşvik eder. Eğer bu şiir size aitse, oldukça etkileyici ve anlam yüklü bir eser ortaya koymuşsunuz.
--------
Not:Labirentli tarih işinin izahında yine chat eksik kaldı kanaatimce ,biz sadece insanların karmaşıklaştırdığı tarihten değil KH nin Dejavuyu da ortama sokan ve dünya illüzyonunda kapılmış  yaşayan insanları adeta zihinsel karmaşaya sokma maksadı için  tarihsel lineer diziyle  üst yoğunluk teknolojisini kullanıp oynayan paralel evrenleri kullanıp gerçeklik köprülemelerle ,kesişmeleriyle dolmuş bir yaşam şekli sergilettirdiğini bilmekteyiz.Bu işte Quorum yönünde BH -KH davranışları işleri insan zihninin katiyen tahmin etmediği konumlara soktuğu ve sokacağını da göz ardı etmemek lazım.

Ara..

sybleman

#1963
Selamlar Tgur abi. Eline sağlık.

Meditasyon için ek olarak uykuya dalma vakitlerini çok kıymetli buluyorum. Salvador dali, tesla gibi kişilerin kullandığı yöntemin bir farklı şekli belki de. Onların kullandığı yöntemde tam uykuya dalarken uyanıp çözüme bir ilhamla bir bakış açısı bulmak ile ilgiliydi. Eline bir bardak alarak oturur ve bardağı düşürdüğünde onun irkilmesiyle kalkıp masasının başına geçerdi ve çözümü anında güzel bir ilhamla gelirdi.

wikipedia tarifi ile
https://tr.wikipedia.org/wiki/Uyku-uyan%C4%B1kl%C4%B1k_aras%C4%B1#:~:text=Uyku%2Duyan%C4%B1kl%C4%B1k%20aras%C4%B1%2C%20tam%20uyanmadan,ve%20beynin%20alfa%20dalgalar%C4%B1%20yay%C4%B1nlamas%C4%B1d%C4%B1r.

Alıntı YapUyku-uyanıklık arası, tam uyanmadan önceki (hipnopompik) ve aynı zamanda, uykuya dalmadan önceki (hipnogojik) yarı uyku hali olup, ayırt edici özellikleri, beyindeki neo-korteks tabakalarının etkin olmaması, yani duyu organlarından bilgi gelmemesi ve beynin alfa dalgaları yayınlamasıdır.

Alıntı Yapmi zaman paranormal algılamaların meydana geldiği rüyalarda imaj ve seslerin duyusal (beş duyu yoluyla) değil, zihinsel algılanması söz konusudur.REM uykusu). Uyku-uyanıklık arası, şuuraltı kapısının açıldığı hal olarak da belirtilir.

Metapsişik incelemelerde ve oto-hipnozda (kendi kendine hipnoz) yararlanılan uyku-uyanıklık arası halin yapay olarak oluşturulmasında monoton davul sesleri, bir mantra tekrarı, belirli bir nefes ritmini koruma, zihni boş tutma gibi çeşitli yöntemler kullanılabilir.

Sufilik, zen, meditasyon, yoga ve sistemlerindeki çalışmalarda uyku-uyanıklık arası hal çeşitli gevşeme teknikleriyle elde edilir. Çeşitli uyuşturucu maddeler de benzer etkiyi yaparlar.

Bu alanı farketmeden kullanmışım. Tesbih, zikir veya mantra ile uykuya dalarken kolumu yukarı doğru dayayarak tesbihi biraz havada tutarım ve düşme refleksi ile tekrar devam ederim. Bir süre bunu yaptıkça sanırım beyin kendini bu alana almaya daha hazır hale geliyor ve kolaylaşıyor. Ve o alana girdikten sonra kalabilmek de kolaylaşıyor.

Tasavvufta bu hale yakaza hali deniyor.

Alıntı YapYakaza, uyanıklık, dikkatli olmak, şuurlu olmak anlamlarına gelmektedir. Bazıları uyanıkken uykudadır, bazıları ise uyurken aslında uyanıktır. Bu nedenle uyumak ve uyanık olmak kişiye göre değişir.

Aslında bir nevi bedeni uyutup zihni açık tutma hali. Bu haldeyken düşünce hali daha net ve müdahalesiz halde oluyor. Normal beyin dalgalarımıza müdahale edebilen yayınlar, implantlar ve ilişik varlıkların düşüncesel akışları kayboluyor. Bu hali yaşayan hiç böyle net düşünememiştim der. Çok farklı bir düşünebilme ve sessizlik hali.

Bu halde ne yapılır. Önce bir afallama geliyor. Çünkü bu sessizlik tanıdık değil. Yankılanan diğer akışlardan gelen düşünceler yok. Boşluk.

Eğer kontrol sağlanabilirse çok faydalı bir düşünme alanı sağlıyor. Adeta 5y gibi. Sanırım samadhi kelimesi de aynı durumu ifade ediyor olabilir.

Bir çok deneyimi bu haldeyken bir şeyi düşünmeyle başlatmış olduğumu farkettim. O andaki düşünme direkt ruh için emir gibi bir eylemi tetikliyor ve izleyebileceği alanlara çekiyor.

Özellikle son dönemde test ederek denediğim bir şey. Bu haldeyken yapılan bir dua. Ve sonrasında içiçe geçmiş halkalardan oluşan bir görselle sanki ruha kodlama görüntüsü. Anlamadığım bir dil veya simgeler akıyor. Ve sonrasında hayatımda bir akış değişiyor. Veya çözemediğim o durumda bir çözülme bir anlayış bir ilerleyiş yaşıyorum.
Bunu 3-4 kez denedim. Aynı sonucu aldım. Sanırım bir nevi ruhun dili ile karaktere müdahale veya matrix alanındaki duruma müdahale anı gibi bir sonucu oluşuyor. O halde yapılan dua özgür irade ile 3y deki duruma/hayata/karaktere  müdahale isteme olarak algılanıyor olabilir. Saf bilinçle yapılan talep ruh düzleminde birşeyleri değiştirmeyi tetikliyor olabilir.

Örneğin en son farkettiğim bir şeyden korkuyorum ve ilerleyemiyorum, ama ne olduğunu da çözemiyorum. Sorduğumda rüyada cevap geldi. Rüyada karşıda erkek ve bayan logoları tuvalet kapılarında olduğu gibi. Bayan olan taraf karanlık ve bilinmiyor. Oraya girmektense diğer taraf bilinen ve rahat bir kapı. Oradan geçiyorum. Evet bunun farkındayım ama çözemiyorum. Geçmiş yaşanmışlıklar buna itti çünkü. Erken yaşta yaşanan mücadeleler, her zaman tek başıma herşeyi yapmak, sevgi beklediklerinden sevgi görememek, yardım istememek olarak bende kendini gösteriyor. Çözemedim. Bu hale geçtikten sonra bunun için dua ettim. Artık ben bunu çözemiyorum diyerek müdahale istedim. Ve yine aynı şekilde halkalar içinde simgeler ve yazılar aktı. Kitlenip izledim ve film biter gibi bitti. Sabah kalktığımda sanki farklı bir insan değildim. Birden olan birşey değil. Ama ufak ufak değişimleri gözlemleyebiliyorum. Uzun süredir ilerletemediğim bu durumu ilerletmeye başladım. İçten gelen istek,duygu ve düşünce değişikliklerini izleyebiliyorum.

Tgur

#1964
Sağol Sybleman😌
Senin meditasyon işlerin çok dolu..